Emektar hırkam

Chocolita

Hızlı koşan atın boku seyrek düşer
Pro Üye
30 Ocak 2017
5.897
143.197
1994 yılının bir Eylül akşamında, hafif bir esinti hastahanenin perdesini araladı. Yavaşça içeri süzülüp tatlı bebeğin saçlarını okşadı ve ona "merhaba" dedi.. Sonra küçük Eylül bebeği 3 aylık olduğunda üşümesin diye pespembe bir hırka giydirdi annesi.. Bebek bu sıcacık hırkayı çok sevdi ve uzun zaman üstünden çıkarmadı..

Derken aradan yıllar geçti.. Bebek büyüdü. Artık bir genç kız olmanın heyecanını yaşıyordu. Günlüğünden yeni sayfalar açıyor, hayallerini, umutlarını bir bir yazıyordu.. Hevesleri vardı. Zaman zaman mutluluk veren, zaman zaman kırılan hevesleri..
Sıradan bir zamanda sıradışı bir hayal dünyasına sahipti ve kırılan hayalleri için dünyaya kızmak saçma olurdu.

Sonra uzaktaki ışıklar.. Kırmızı, beyaz, yeşil.. Milyonlarca.. Birine odaklanır ve o uzaktaki ışığın nereden geldiğini merak ederdi. Acaba ne vardı oralarda.. Gece yarısı olmuştu ve mahallenin ışıkları çoktan sönmüştü. Ama o ışıklar sonsuzluk gibiydi.. Acaba uzaktaki ışıklar yakından bakıldığında da o kadar güzel miydi..

Derken olgunluk denen koca devir vurdu başa ve bu genç kadının artık daha gerçekçi hayalleri vardı. Daha kısıtlı hayaller.. Uzaktaki ışıklara gelince, artık ne olduğunu biliyordu. Yine de bilmediği dönemlerde kurduğu hayaller için kendine kızmıyor, büyüdüğü için evrenle yaptığı anlaşmanın işleyişine saygı duyuyordu. Gerçekler artık heyecan verici değilse evreni kim suçlayabilirdi ki..

Evlendi. Evlilik hayali bu denli güzellikle gerçekleşebilmeyi başarmış nadide hayallerinden biriydi.

Ve sonra..

2016 yılının bir Eylül akşamında hafif bir esinti hastanenin perdesini araladı. Yavaşça içeri süzülüp Miraç bebeğin saçlarını okşadı ve ona "merhaba" dedi. Sonra küçük Eylül bebeği 3 aylık olduğunda üşümesin diye pespembe bir hırka giydirdi annesi.. Miraç bebek bu sıcacık hırkayı çok sevdi ve sanırım uzun zaman üstünden çıkarmayacak..

Bu 23 yıllık emektar bir hırkanın zamanda yolculuk hikayesi
 
Son düzenleme: