• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

En güzel halime aşık oldu. Peki ya en yorgun halimi de sevebilir mi?Boşanma korkusuyla evlilik hayali kurulur mu? Kafamda sorular...

Ben normalde güzel ve bakımlı bi kadınım ama sevgilim her halimi görüyor mesela kıllardan kurtulamıyorum bacak vs yok ama genitalde asla pürüzsüz olmuyor yetişkin bi kadınım çocuk değilim her gün jilet yapamam ya gelip bunun lafını etse kızarım ki bazen bilerek ağzını arıyorum geçenlerde iş oraya gidince söyledim bekle almadım istemiyorum rahatsız olma diye sırfff ne yapacak ne söyleyecek diye kötü bir şey deseydi ya da bunu hissetseydim bırakırdım aksine böyle yakışmış dedi 🤣 kim her zaman mükemmel olabilir ki? Evlilik bu hastalık sağlık felç geçirenler var geçen gördüm çok güzel bi kadın Evlilik yıl dönümü yemeğinde kaza geçirmiş ampute olmuş. Arladaşım doğurdu kokudan yanına yaklaşamaz haldeydik duş alsa da kokuyordu hormonlar yüzünden 1 2 aya düzeldi. Napıcaz kocamız bizi beğenmez diye çocuk yapmayacak mıyız kilo almayacak mıyız? Kendine saygısı olan zaten kendine bakar kilosuna dikkat eder ama sağlık bu depresyona da girersin kortizon kullanırsın şişersin eee yani. Bu adam belki bi kaza geçirecek kilo alacak. O dert etsin ben evlenicem diye
 
Kendisi yakışıklı, çevreden onay ve ilgi gören biri. Kariyeri de olduğu için egosu yüksek. Öyle hovarda biri değilmiş önceden de ortak çevremiz var oradan biliyorum ama kendini çok beğeniyor. Tabii ki bu başkaları hakkında konuşma hakkını vermez ona ama kendince güzelllikle ilgili yorum yapmayı kendine hak görüyor
Ay sövesim geldi. Bu konunun bir adım sonrası narsist kocamdan boşandım.
 
Geçen hafta yine konu açtı ben de değiştirdim konuyu. "Hep böyle yapıyorsun, evlilik öcü mü, konusunun açılmasına bile tahammül edemiyorsun niye bu kadar hevessizsin bu benim canımı sıkıyor" dedi. Ben de daha hazır hissetmediğimi söyledim. "Hazır olmak diye bir şey yok hayatta, hiçbir zaman beklediğin o en mükemmel eksiksiz an gelmiyor. Çok düşündüğün her konuyu beyin erteler. Bizim maddi sorunumuz yok, evim arabam kariyerim var ve sevdiğim biri var uzatmak istemiyorum daha fazla bu sevgililik sürecini çünkü kendimden eminim. Sen emin olmadığına göre demek ki beni yeteri kadar sevmiyorsun" ded
Öhöm öhöm öhöm...Diğer her şeyi geçip burada bir duralım.
İsterse milyonlarca oynasın,beş ayda evlilik mi olur?Bu kadar büyük bir kararı sadece onun evi,arabası var diye alamazsınız.Hazır hissetmiyorsanız beklemek en doğal hakkınız.Bir de "Beni sevmiyorsun." falan diye manipülasyona başlamış.Uzak durun bence.
 
Merhaba değerli hanımlar,

Bir ilişkim var 5 ay olacak yaklaşık. Güzel anlaşıyoruz, fikir olarak çok zıtlaşmıyoruz genel olarak saygılı centilmen biri ve ikimiz de kamu görevlisiyiz, meslektaşız. Her şey iyi hoş yani fakat erkek arkadaşım evlilik lafı açmaya başladı son 3 haftadır. Önce üstüne çok kafa yormadım, dikkate almadım çünkü hem çok az zaman oldu hem de evlilik düşünmüyordum en azından önümüzdeki 2 3 yıl.

Geçen hafta yine konu açtı ben de değiştirdim konuyu. "Hep böyle yapıyorsun, evlilik öcü mü, konusunun açılmasına bile tahammül edemiyorsun niye bu kadar hevessizsin bu benim canımı sıkıyor" dedi. Ben de daha hazır hissetmediğimi söyledim. "Hazır olmak diye bir şey yok hayatta, hiçbir zaman beklediğin o en mükemmel eksiksiz an gelmiyor. Çok düşündüğün her konuyu beyin erteler. Bizim maddi sorunumuz yok, evim arabam kariyerim var ve sevdiğim biri var uzatmak istemiyorum daha fazla bu sevgililik sürecini çünkü kendimden eminim. Sen emin olmadığına göre demek ki beni yeteri kadar sevmiyorsun" dedi.

Ne alakası var diye başladım ve tartışma çıktı sonra "tamam kapatalım konuyu" dedi ama o da bozuldu ben de bozuldum. Bazı arkadaşlarıma fikir danıştığımda şımarıklıkla, ne istediğini bilmemekle, ciddiyetsizlikle yargılandım. Beni anlamadılar daha doğrusu ben esas sebepleri paylaşmaya çekindim. Bu yüzden size danışmak istedim. Kendim oturup uzun uzadıya düşündüm. Sevgilimi gerçekten çok seviyorum, bir erkekte hoşuma gidecek çoğu özelliğe sahip ama bir yandan da ona tamamen bağlanmamak için kendimi hep mesafeli tuttuğumu fark ettim.

Mesela güzelliğe, bakıma çok çok önem veren ve takık biri kendisi de yakışıklı ve fiziksel görünüşüne önem verir ben de bunu bildiğimden hep önem verdim. Beni hiç pijamayla ne bileyim saçım başım dağınık, yorgun bıkkın görmedi. Böyle zamanlarım olmuyor mu? Tabii ki oluyor robot değiliz insanız neticede ama ona göstermedim işte çünkü soğur diye korktum, bir gün çevremde bekar bir arkadaşımızdan bahsederken "sanki 3 çocuk annesi gibi salmış kendini" şeklinde bir cümle kurdu mesela. Ben de belki içten içe beni de öyle yargılamasından korktuğumdan hep en iyi hâlimle gördü.

Üniversitede sevgilimle buluşurken bazen direkt ev hâlimle aşağı inerdim mesela hiç de sorun etmezdi. Ben seni her hâlinle seviyorum derdi ama şu anki erkek arkadaşımdan hiç böyle bir cümle duymadım. Ne kadar güzel olduğumdan başarılı olduğumdan vs bahseder över ama bunlar bana sevgi hep koşula bağlı gibi hissettiriyor. Ona söylesem bunları, kafanda kurmuşsun der ama öyle değil işte. Her buluşacağımız zaman özen süslen tamam bunlar güzel şeyler ben de seviyorum ama evlenirsek ben evin içinde de 7/24 manken gibi olma zorunluluğunun baskısını hissetmek istemiyorum.

Çok iştahlı biri değilim bazen işten çok yorgun dönüyorum bir şeyler atıştırıp uyuyorum. Ya da ev dağınık olabiliyor. Ev hanımlarını ayakta alkışlıyorum ya da hem işe hem evine çocuklarına yetişebilenleri çünkü bir evi yönetmek de gerçekten zor. Ben her gün onun istediği o düzene uyum sağlayabileceğimi zannetmiyorum
Başak burcu ve aşırı detaycı titiz, mükemmeliyetçi biri.

Bir de bunlar bir yana sanırım kendimi olası bir duygusal hasardan sakınmaya çalışıyorum. Bir gün bir yanlışını yakalarsam boşanacağım zaten boşanma sıkıntılı yıpratıcı bir süreç. Kendini bilen bilmeyen konuşacak, aile üzülecek, tekrar eski düzenine dönmek zaman alacak, çocuğumuz olsa adam hayatına devam edecek ama benim üzerimde bir de çocuğun sorumluluğu olacak gibi gibi. Şimdi öyle değil ama "bitti" deyip arkamı dönüp hayatıma kolayca devam etme kolaylığım var. Evlenmeden boşanmayı mı düşünüyorsun diyeceksiniz, haklısınız da. Ne yapayım elimde değil:(

Böyle bir ihtimal de var sonuçta ve bir erkeği çok sevsem de tamamen güven duyamıyorum. Mesele sanırım bu. Hep bir kol mesafesi bırakıyorum aramda duygusal ilişki kurduğum insana ki hatasını görürsem çok acı çekmeden uzaklaştırabileyim. Hâlbuki ben de istiyorum koşulsuz bağlanmak, inanmak..
Aldatılma travmam da yok aslında ama bilmiyorum sanırım annem ve babamın iyi ve huzurlu bir evlilik kuramadığını gördüğümden bende çok küçükken evlilik kurumuna olan inanç sarsılmış.

Merak ettiğim ise evli olanlarınız evlenmeden önce sevgilisine koşulsuz güveniyor muydu ya da evlilikte eşinize tamamen güveniyor musunuz bu bendeki gibi soru işaretleri, korkular kaygılar sizde de oldu mu? Nasıl aştınız? Ve güzel hanımlar, evlilikte her zaman mükemmel olamamak bazen de bir şeylerin eksik olması, hep çok müthiş görünememek ya da evin hep düzenli olmaması erkekleri soğutuyor mu? Bana biraz tecrübelerinizden bahseder misiniz?
Neden hiç şunu düşünmedim? " Onun saçı dökülse de sever miyim? 9 aylık hamile göbekli bile olsa sever miyim? Bir gün bir kaza geçirse ve yatalak kalsa onu bırakıp gider miyim yoksa evliliğe devam eder miyim?

İlişki çok kişisel bir şey. Benim için sorun olan senin için olmaz, senin için olan benim için sorun olmaz. Ama tek değişmeyen şey şu; " eğer bir ilişkide bu kadar çok soru işaretin varsa o ilişki senin için doğru, iyi bir ilişki değildir".
 
Merak ettiğim ise evli olanlarınız evlenmeden önce sevgilisine koşulsuz güveniyor muydu ya da evlilikte eşinize tamamen güveniyor musunuz bu bendeki gibi soru işaretleri, korkular kaygılar sizde de oldu mu? Nasıl aştınız? Ve güzel hanımlar, evlilikte her zaman mükemmel olamamak bazen de bir şeylerin eksik olması, hep çok müthiş görünememek ya da evin hep düzenli olmaması erkekleri soğutuyor mu? Bana biraz tecrübelerinizden bahseder misiniz?
Kimseye koşulsuz %100 güvenilmez, hep bir hata payı bırakılmalıdır çünkü insanlar kusursuz ve mükemmel değildir, yıllar içinde duygular değişebilir fikirler değişebilir.
Karşı taraftan ziyade siz kendinizden eminseniz kendinize güveniyorsanız korkularınız da olmaz kaygılarınız da.

Dediğim gibi kimse mükemmel ve kusursuz değildir, ev haliniz başka olur dışarıya çıkarken ki haliniz başka olur, kaldı ki niye sadece kendinizi müthiş görünmesi gereken taraf olarak görüyorsunuz.
Evlenirseniz sevgiliniz hep böyle mi kalacak sanıyorsunuz veya uyuyana kadar takım elbiseli mi oturacak ? Eve gelince eşofmanını giyip kendini koltuğa atacak, belki uyurken horlayacak ya da gaz çıkaracak, zamanla belki saçları dökülecek göbek yapacak.

Eğer bir soğuma olacaksa, erkeğin soğuma hakkı kadar kadının da soğuma hakkı var, sevgilinizi daha şimdiden aklınızda mükemmelleştirir kendinizi ona layık bulmazsanız, zamanla özgüveninizi kendinize olan saygınızı yitirirsiniz.
 
valla evlilik eşlerin birbirinin her halini ve her yerini gördüğün bir müessesedir. bir şey olmaz erkekler genelde bu kadar detaylara takılmıyor tek bir noktaya odaklanıyor. karikatürdeki moda dönüyorlar.
Kadın kilo aldığı için dertleniyormuş. O sırada sevgilisi demiş ki; " sevdiğim alan arttı, ne güzel". Al sana bakış açısı. Ne herifler var Allah'ım yarabbim!🤣
 
Merhaba değerli hanımlar,

Bir ilişkim var 5 ay olacak yaklaşık. Güzel anlaşıyoruz, fikir olarak çok zıtlaşmıyoruz genel olarak saygılı centilmen biri ve ikimiz de kamu görevlisiyiz, meslektaşız. Her şey iyi hoş yani fakat erkek arkadaşım evlilik lafı açmaya başladı son 3 haftadır. Önce üstüne çok kafa yormadım, dikkate almadım çünkü hem çok az zaman oldu hem de evlilik düşünmüyordum en azından önümüzdeki 2 3 yıl.

Geçen hafta yine konu açtı ben de değiştirdim konuyu. "Hep böyle yapıyorsun, evlilik öcü mü, konusunun açılmasına bile tahammül edemiyorsun niye bu kadar hevessizsin bu benim canımı sıkıyor" dedi. Ben de daha hazır hissetmediğimi söyledim. "Hazır olmak diye bir şey yok hayatta, hiçbir zaman beklediğin o en mükemmel eksiksiz an gelmiyor. Çok düşündüğün her konuyu beyin erteler. Bizim maddi sorunumuz yok, evim arabam kariyerim var ve sevdiğim biri var uzatmak istemiyorum daha fazla bu sevgililik sürecini çünkü kendimden eminim. Sen emin olmadığına göre demek ki beni yeteri kadar sevmiyorsun" dedi.

Ne alakası var diye başladım ve tartışma çıktı sonra "tamam kapatalım konuyu" dedi ama o da bozuldu ben de bozuldum. Bazı arkadaşlarıma fikir danıştığımda şımarıklıkla, ne istediğini bilmemekle, ciddiyetsizlikle yargılandım. Beni anlamadılar daha doğrusu ben esas sebepleri paylaşmaya çekindim. Bu yüzden size danışmak istedim. Kendim oturup uzun uzadıya düşündüm. Sevgilimi gerçekten çok seviyorum, bir erkekte hoşuma gidecek çoğu özelliğe sahip ama bir yandan da ona tamamen bağlanmamak için kendimi hep mesafeli tuttuğumu fark ettim.

Mesela güzelliğe, bakıma çok çok önem veren ve takık biri kendisi de yakışıklı ve fiziksel görünüşüne önem verir ben de bunu bildiğimden hep önem verdim. Beni hiç pijamayla ne bileyim saçım başım dağınık, yorgun bıkkın görmedi. Böyle zamanlarım olmuyor mu? Tabii ki oluyor robot değiliz insanız neticede ama ona göstermedim işte çünkü soğur diye korktum, bir gün çevremde bekar bir arkadaşımızdan bahsederken "sanki 3 çocuk annesi gibi salmış kendini" şeklinde bir cümle kurdu mesela. Ben de belki içten içe beni de öyle yargılamasından korktuğumdan hep en iyi hâlimle gördü.

Üniversitede sevgilimle buluşurken bazen direkt ev hâlimle aşağı inerdim mesela hiç de sorun etmezdi. Ben seni her hâlinle seviyorum derdi ama şu anki erkek arkadaşımdan hiç böyle bir cümle duymadım. Ne kadar güzel olduğumdan başarılı olduğumdan vs bahseder över ama bunlar bana sevgi hep koşula bağlı gibi hissettiriyor. Ona söylesem bunları, kafanda kurmuşsun der ama öyle değil işte. Her buluşacağımız zaman özen süslen tamam bunlar güzel şeyler ben de seviyorum ama evlenirsek ben evin içinde de 7/24 manken gibi olma zorunluluğunun baskısını hissetmek istemiyorum.

Çok iştahlı biri değilim bazen işten çok yorgun dönüyorum bir şeyler atıştırıp uyuyorum. Ya da ev dağınık olabiliyor. Ev hanımlarını ayakta alkışlıyorum ya da hem işe hem evine çocuklarına yetişebilenleri çünkü bir evi yönetmek de gerçekten zor. Ben her gün onun istediği o düzene uyum sağlayabileceğimi zannetmiyorum
Başak burcu ve aşırı detaycı titiz, mükemmeliyetçi biri.

Bir de bunlar bir yana sanırım kendimi olası bir duygusal hasardan sakınmaya çalışıyorum. Bir gün bir yanlışını yakalarsam boşanacağım zaten boşanma sıkıntılı yıpratıcı bir süreç. Kendini bilen bilmeyen konuşacak, aile üzülecek, tekrar eski düzenine dönmek zaman alacak, çocuğumuz olsa adam hayatına devam edecek ama benim üzerimde bir de çocuğun sorumluluğu olacak gibi gibi. Şimdi öyle değil ama "bitti" deyip arkamı dönüp hayatıma kolayca devam etme kolaylığım var. Evlenmeden boşanmayı mı düşünüyorsun diyeceksiniz, haklısınız da. Ne yapayım elimde değil:(

Böyle bir ihtimal de var sonuçta ve bir erkeği çok sevsem de tamamen güven duyamıyorum. Mesele sanırım bu. Hep bir kol mesafesi bırakıyorum aramda duygusal ilişki kurduğum insana ki hatasını görürsem çok acı çekmeden uzaklaştırabileyim. Hâlbuki ben de istiyorum koşulsuz bağlanmak, inanmak..
Aldatılma travmam da yok aslında ama bilmiyorum sanırım annem ve babamın iyi ve huzurlu bir evlilik kuramadığını gördüğümden bende çok küçükken evlilik kurumuna olan inanç sarsılmış.

Merak ettiğim ise evli olanlarınız evlenmeden önce sevgilisine koşulsuz güveniyor muydu ya da evlilikte eşinize tamamen güveniyor musunuz bu bendeki gibi soru işaretleri, korkular kaygılar sizde de oldu mu? Nasıl aştınız? Ve güzel hanımlar, evlilikte her zaman mükemmel olamamak bazen de bir şeylerin eksik olması, hep çok müthiş görünememek ya da evin hep düzenli olmaması erkekleri soğutuyor mu? Bana biraz tecrübelerinizden bahseder misiniz?
Aranızdaki ilişki gerçek değil.Senin vitrinine aşık olmuş.Yaşlandığında yollarını ayıracak mı mesela?Güzelliğe takıntı derecesinde önem veren erkek bana hep itici ve sevimsiz gelmiştir..Tabi bu benim şahsi fikrim.Linç yemeyeyim.Sabahtan akşama kadar iki dirhem bir çekirdek evin içinde dolaştığımı düşünemiyorum
 
Aranızdaki ilişki gerçek değil.Senin vitrinine aşık olmuş.Yaşlandığında yollarını ayıracak mı mesela?Güzelliğe takıntı derecesinde önem veren erkek bana hep itici ve sevimsiz gelmiştir..Tabi bu benim şahsi fikrim.Linç yemeyeyim.Sabahtan akşama kadar iki dirhem bir çekirdek evin içinde dolaştığımı düşünemiyorum
Mümkün değil bende düşünemiyorum. Tüm gün regl ağrısıyla uğraştım ,dağınık haldeyim eşim çay yapıp elime verdi,ne bu halin diye eleştirmedi Zaten evlilik bu değil mi??Diken üstünde durduğum evlilik benim hapishanem olurdu. ..
 
Mümkün değil bende düşünemiyorum. Tüm gün regl ağrısıyla uğraştım ,dağınık haldeyim eşim çay yapıp elime verdi,ne bu halin diye eleştirmedi Zaten evlilik bu değil mi??Diken üstünde durduğum evlilik benim hapishanem olurdu. ..
Kesinlikle👏🏻👏🏻Kendin olmadığın bir evlilik mahkumiyettir.
 
Ev halinizi birkaç kere gösterip tepkisini ölçün diyecektim ama başkalarını aşağılama kısmını okuyunca vazgeçtim. Sizinle dalga geçer, sizden soğur. Bir süre sonra da sizi terk eder. Bu daha travmatik olur.

Böyle bir erkek arkadaşım olsa sizin yaptığınızı yapardım. Evlenip mutsuz olamam hatta ilişkiyi sonlandırırdım da.

Başkalarına kulak asmayın. Muhtemelen dış görünüşü kaynaklı kaçırılmaması gereken av olarak görülüyor. Affedersiniz ama huyuna tükürdüğümle yaşanmaz.
 
Benim böyle bir ilişkim olmuştu. Çok sürmedi ama. Zaten genellikle yetersiz ve özgüvensiz hissederim. Öyle görünmesem de. Ve bu adam korkularımı tetikledi. Ya şöyle ya böyle demekten rahat hissedemedim. En son terketti de rahatladım. Üstimden bir yük kalkmış gibi oldu. Hatta o kadar rahatladım ki, o bile şaşırmıştı. Geri dönmye çalışmıştı...

Ama eşimde hiç öyle hissetmedim. Hep rahattım. Süslendim de, saldım da. Zaten çocuk doğurunca neler oluyor neler..size tedirgin hissettiren biriyle evlenmeyin derim
 
Merhaba değerli hanımlar,

Bir ilişkim var 5 ay olacak yaklaşık. Güzel anlaşıyoruz, fikir olarak çok zıtlaşmıyoruz genel olarak saygılı centilmen biri ve ikimiz de kamu görevlisiyiz, meslektaşız. Her şey iyi hoş yani fakat erkek arkadaşım evlilik lafı açmaya başladı son 3 haftadır. Önce üstüne çok kafa yormadım, dikkate almadım çünkü hem çok az zaman oldu hem de evlilik düşünmüyordum en azından önümüzdeki 2 3 yıl.

Geçen hafta yine konu açtı ben de değiştirdim konuyu. "Hep böyle yapıyorsun, evlilik öcü mü, konusunun açılmasına bile tahammül edemiyorsun niye bu kadar hevessizsin bu benim canımı sıkıyor" dedi. Ben de daha hazır hissetmediğimi söyledim. "Hazır olmak diye bir şey yok hayatta, hiçbir zaman beklediğin o en mükemmel eksiksiz an gelmiyor. Çok düşündüğün her konuyu beyin erteler. Bizim maddi sorunumuz yok, evim arabam kariyerim var ve sevdiğim biri var uzatmak istemiyorum daha fazla bu sevgililik sürecini çünkü kendimden eminim. Sen emin olmadığına göre demek ki beni yeteri kadar sevmiyorsun" dedi.

Ne alakası var diye başladım ve tartışma çıktı sonra "tamam kapatalım konuyu" dedi ama o da bozuldu ben de bozuldum. Bazı arkadaşlarıma fikir danıştığımda şımarıklıkla, ne istediğini bilmemekle, ciddiyetsizlikle yargılandım. Beni anlamadılar daha doğrusu ben esas sebepleri paylaşmaya çekindim. Bu yüzden size danışmak istedim. Kendim oturup uzun uzadıya düşündüm. Sevgilimi gerçekten çok seviyorum, bir erkekte hoşuma gidecek çoğu özelliğe sahip ama bir yandan da ona tamamen bağlanmamak için kendimi hep mesafeli tuttuğumu fark ettim.

Mesela güzelliğe, bakıma çok çok önem veren ve takık biri kendisi de yakışıklı ve fiziksel görünüşüne önem verir ben de bunu bildiğimden hep önem verdim. Beni hiç pijamayla ne bileyim saçım başım dağınık, yorgun bıkkın görmedi. Böyle zamanlarım olmuyor mu? Tabii ki oluyor robot değiliz insanız neticede ama ona göstermedim işte çünkü soğur diye korktum, bir gün çevremde bekar bir arkadaşımızdan bahsederken "sanki 3 çocuk annesi gibi salmış kendini" şeklinde bir cümle kurdu mesela. Ben de belki içten içe beni de öyle yargılamasından korktuğumdan hep en iyi hâlimle gördü.

Üniversitede sevgilimle buluşurken bazen direkt ev hâlimle aşağı inerdim mesela hiç de sorun etmezdi. Ben seni her hâlinle seviyorum derdi ama şu anki erkek arkadaşımdan hiç böyle bir cümle duymadım. Ne kadar güzel olduğumdan başarılı olduğumdan vs bahseder över ama bunlar bana sevgi hep koşula bağlı gibi hissettiriyor. Ona söylesem bunları, kafanda kurmuşsun der ama öyle değil işte. Her buluşacağımız zaman özen süslen tamam bunlar güzel şeyler ben de seviyorum ama evlenirsek ben evin içinde de 7/24 manken gibi olma zorunluluğunun baskısını hissetmek istemiyorum.

Çok iştahlı biri değilim bazen işten çok yorgun dönüyorum bir şeyler atıştırıp uyuyorum. Ya da ev dağınık olabiliyor. Ev hanımlarını ayakta alkışlıyorum ya da hem işe hem evine çocuklarına yetişebilenleri çünkü bir evi yönetmek de gerçekten zor. Ben her gün onun istediği o düzene uyum sağlayabileceğimi zannetmiyorum
Başak burcu ve aşırı detaycı titiz, mükemmeliyetçi biri.

Bir de bunlar bir yana sanırım kendimi olası bir duygusal hasardan sakınmaya çalışıyorum. Bir gün bir yanlışını yakalarsam boşanacağım zaten boşanma sıkıntılı yıpratıcı bir süreç. Kendini bilen bilmeyen konuşacak, aile üzülecek, tekrar eski düzenine dönmek zaman alacak, çocuğumuz olsa adam hayatına devam edecek ama benim üzerimde bir de çocuğun sorumluluğu olacak gibi gibi. Şimdi öyle değil ama "bitti" deyip arkamı dönüp hayatıma kolayca devam etme kolaylığım var. Evlenmeden boşanmayı mı düşünüyorsun diyeceksiniz, haklısınız da. Ne yapayım elimde değil:(

Böyle bir ihtimal de var sonuçta ve bir erkeği çok sevsem de tamamen güven duyamıyorum. Mesele sanırım bu. Hep bir kol mesafesi bırakıyorum aramda duygusal ilişki kurduğum insana ki hatasını görürsem çok acı çekmeden uzaklaştırabileyim. Hâlbuki ben de istiyorum koşulsuz bağlanmak, inanmak..
Aldatılma travmam da yok aslında ama bilmiyorum sanırım annem ve babamın iyi ve huzurlu bir evlilik kuramadığını gördüğümden bende çok küçükken evlilik kurumuna olan inanç sarsılmış.

Merak ettiğim ise evli olanlarınız evlenmeden önce sevgilisine koşulsuz güveniyor muydu ya da evlilikte eşinize tamamen güveniyor musunuz bu bendeki gibi soru işaretleri, korkular kaygılar sizde de oldu mu? Nasıl aştınız? Ve güzel hanımlar, evlilikte her zaman mükemmel olamamak bazen de bir şeylerin eksik olması, hep çok müthiş görünememek ya da evin hep düzenli olmaması erkekleri soğutuyor mu? Bana biraz tecrübelerinizden bahseder misiniz?
Arkadaşımın sevgilisi görüntülü de konuşurken arkadaşımı yorgun görmüştü kız baya yorgundu gözleri şişmişti. Ertesi gün bahane bulup ayrılmıştı o geldi şimdi aklıma.
 
Ben sizin şımarık ne istediğini bilmeyen biri olduğunuzu hissetmetmedim yazdıklarınızdan. Bence gayet aklı başında düşünerek adım atıyorsunuz. Bu ciddiyetsizlik değil daha ciddi ve temkinli yaklaşmaktır.
İlk 5 ayda evlilik baskısı yapan erkek itici bence. Yaşını bilmiyorum ama yine de bu acele neden?
Bak sana tavsiyem şu.
1-Kafanı karıştıran konuları önce bir çöz. Yanında özensiz durmadım hep fazla özenliydim diyorsun. Biraz sakinleş sadeleş ani bir program yapın yanına eşofmanla git bir akşam kahvesine mesela. Ne bileyim insan devamlı şıkıdım olmaz ki sinemaya da mı süslü gidiyorsunuz 😄?
2- evlilik konusu açılınca istemiyormuşsun gibi davranma evlenmek istediğini senin de ciddi düşündüğünü bilsin. Yoksa oyalanmak istemiyorum kafasına girip uzaklaşabilir. Benim de eşim biz sevgiliyken daha ilk aylarda ben ciddiyim amacım öyle gönül eğlendirmek değil seninle bir hayat kurmak istiyorum demişti. Hep evleneceğimizi bilerek ama yine de sevgililiğimizin tadını çıkararak 3 yıl geçirdik. Kendimizi hazır hissettiğimizde birbirimizden emin olduğumuzda evlendik. Ama eşim bana evlilik düşünsüğünü söylediğinde olumsuz yaklaşsaydıö muhtemelen gidee evlenmek isteyen başka kız bulurdu bu kızın ciddiyete niyeti yok deyip 😄 he ben de onun evlenmek istediğini bilmesem ben se ayrılırdım neden oyalayayım kendimi. Bence net olması senin içim cok buyuk avantaj. Sen sevgilinle konuş bazı konularda çekincelerin olduğunu evlenmek istediğini ama daha çok yeni bir ilişki olduğunu söyle. Hala daha ısrar ederse de kaç git. Öyle hemen evlenmek isteyen adamın mutlaka bir bokluğu vardır... Pisliği ortaya dökülmeden oldu bittiye gelsin istiyor da olabilir...
Ne kadar güzel şeyler yazmışsınız, çok çok teşekkür ederim sizin ve diğer bütün üyelerin nasihatleri, tecrübeleri farklı açılardan bakmamı sağladı. Çok haklısınız🌸
 
Öhöm öhöm öhöm...Diğer her şeyi geçip burada bir duralım.
İsterse milyonlarca oynasın,beş ayda evlilik mi olur?Bu kadar büyük bir kararı sadece onun evi,arabası var diye alamazsınız.Hazır hissetmiyorsanız beklemek en doğal hakkınız.Bir de "Beni sevmiyorsun." falan diye manipülasyona başlamış.Uzak durun bence.
Çok ince bir noktayı yakalamışsınız teşekkür ediyorum aslında ben de böyle düşündüm başta ve bir arkadaşıma aynen böyle anlattım. Karşılığında aldığım cevap "ee adam haklı evlilik için gerekli her şey var para güç aşk daha ne istiyorsun ki, ayrıntılarla boşuna kafanı yoruyorsun erkeklerin geneli bu görsel canlılar ve güzelliğe daha takıklar seninki ekstra takık olabilir belki ama o kadarını da çekiver bir zahmet adam gayet düzgün" dedi...
 
Neden hiç şunu düşünmedim? " Onun saçı dökülse de sever miyim? 9 aylık hamile göbekli bile olsa sever miyim? Bir gün bir kaza geçirse ve yatalak kalsa onu bırakıp gider miyim yoksa evliliğe devam eder miyim?

İlişki çok kişisel bir şey. Benim için sorun olan senin için olmaz, senin için olan benim için sorun olmaz. Ama tek değişmeyen şey şu; " eğer bir ilişkide bu kadar çok soru işaretin varsa o ilişki senin için doğru, iyi bir ilişki değildir".
Şimdi siz deyince ilk kez düşündüm sanırım bu soruyu. Öncesinde hiç dikkat etmemiştim farkındalık yarattınız çok teşekkür ediyorum. Tanıştığımızda daha zayıf bir adamdı sonra iş stresinden bir ara 7 kilo aldı, fark ediliyordu. Yine de hiç sorun etmedim kilo ver demedim. O da 2 ay sonra düzeldi zaten ama düzelmese bile onu o şekilde de kabul edip severdim. Kendim üzerinden evhamlanmamın sebebi ise iltifatları hep maddi şeyler üzerine. Çok güzelsin, fiziğini çok beğeniyorum kilo alma sakın, ne güzel sağlıklı besleniyorsun sporunu yapıyorsun ama hiç ne kadar merhametlisin ne iyi kalplisin vs hani maneviyata bir iltifat yok. Bu da, beni görünüşüm için mi seviyor düşüncesi yaratıyor ve bir gün bir sıkıntı çıkarsa terk edilir miyim ya da aldatılır mıyım korkusu yaratıyor.
 
Kimseye koşulsuz %100 güvenilmez, hep bir hata payı bırakılmalıdır çünkü insanlar kusursuz ve mükemmel değildir, yıllar içinde duygular değişebilir fikirler değişebilir.
Karşı taraftan ziyade siz kendinizden eminseniz kendinize güveniyorsanız korkularınız da olmaz kaygılarınız da.

Dediğim gibi kimse mükemmel ve kusursuz değildir, ev haliniz başka olur dışarıya çıkarken ki haliniz başka olur, kaldı ki niye sadece kendinizi müthiş görünmesi gereken taraf olarak görüyorsunuz.
Evlenirseniz sevgiliniz hep böyle mi kalacak sanıyorsunuz veya uyuyana kadar takım elbiseli mi oturacak ? Eve gelince eşofmanını giyip kendini koltuğa atacak, belki uyurken horlayacak ya da gaz çıkaracak, zamanla belki saçları dökülecek göbek yapacak.

Eğer bir soğuma olacaksa, erkeğin soğuma hakkı kadar kadının da soğuma hakkı var, sevgilinizi daha şimdiden aklınızda mükemmelleştirir kendinizi ona layık bulmazsanız, zamanla özgüveninizi kendinize olan saygınızı yitirirsiniz.
Satır aralarında bazı cümleleri birkaç kez okudum. Çok sağ olun Mune Hanım öyle güzel noktalara değinmişsiniz ki.🙏 Ben hep kendi üzerimden düşünüp canımı sıkmışım, hiç onun da değişebileceğini soğuyabileceğim ihtimalini düşünmemişim..
 
Çok ince bir noktayı yakalamışsınız teşekkür ediyorum aslında ben de böyle düşündüm başta ve bir arkadaşıma aynen böyle anlattım. Karşılığında aldığım cevap "ee adam haklı evlilik için gerekli her şey var para güç aşk daha ne istiyorsun ki, ayrıntılarla boşuna kafanı yoruyorsun erkeklerin geneli bu görsel canlılar ve güzelliğe daha takıklar seninki ekstra takık olabilir belki ama o kadarını da çekiver bir zahmet adam gayet düzgün" dedi...
O arkadaşı hayatınızdan çıkarın,çünkü aklı başında bir fikir değil.Güzelliğe fazla takıksa kadına nefes aldırmaz ne yüzde kırışıklığı ne alınan 100 gramı ne saçta beyazı kabul etmez,kafasındaki kalıba uyması için kadını boğar, sıkar istediğinin dışına çıkarmaz bu hayat ona zevk verecekse arkadaşınız alsın ,görsün hanyayı konyayı....
 
Şimdi siz deyince ilk kez düşündüm sanırım bu soruyu. Öncesinde hiç dikkat etmemiştim farkındalık yarattınız çok teşekkür ediyorum. Tanıştığımızda daha zayıf bir adamdı sonra iş stresinden bir ara 7 kilo aldı, fark ediliyordu. Yine de hiç sorun etmedim kilo ver demedim. O da 2 ay sonra düzeldi zaten ama düzelmese bile onu o şekilde de kabul edip severdim. Kendim üzerinden evhamlanmamın sebebi ise iltifatları hep maddi şeyler üzerine. Çok güzelsin, fiziğini çok beğeniyorum kilo alma sakın, ne güzel sağlıklı besleniyorsun sporunu yapıyorsun ama hiç ne kadar merhametlisin ne iyi kalplisin vs hani maneviyata bir iltifat yok. Bu da, beni görünüşüm için mi seviyor düşüncesi yaratıyor ve bir gün bir sıkıntı çıkarsa terk edilir miyim ya da aldatılır mıyım korkusu yaratıyor.
Adam sadece vitrine dış görünüşe odaklı bu işin sonu sadece size zarar verecek
 
Back
X