• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

En güzel halime aşık oldu. Peki ya en yorgun halimi de sevebilir mi?Boşanma korkusuyla evlilik hayali kurulur mu? Kafamda sorular...

başkaları için kendinizi paralamayı bırakın bence

birde ne zamana kadar böyle gidecek ki o bu korku hep içinizde olacak ya ayrılın yada sebeb sadece buysa kabul edin ve bu durumu açık açık konuşun
 
Bence karşınıza çıkan herkesi üniversitedeki erkek arkadaşınızla kıyaslıyorsunuz.Unutmanızı tavsiye ederim.
7 8 sene önceki erkek arkadaşımı unutamamış olmam gibi bir durum söz konusu değil şu an nerede ne yapıyordur onu bile bilmiyorum açıkçası. Merak da etmiyorum. Hayatımıza bir dönem giren insanları hatırlamamız hâlâ sevdiğimiz ya da özlediğimiz anlamına gelmez. Hatırlıyorum ama bir şey ifade etmiyor. 18 yaşımdaki aklımla bugünkü aklım, hislerim çoğu kişi gibi benim de aynı değil takdir edersiniz ki. Burada onun üzerinden örnek verme sebebim 18 yaşındaki bir üniversiteli gencin bile çocuk aklıyla sevgilisine yani o dönem bana tavrı, 29 yaşındaki yetişkin bir erkeğin (şu anki sevgilim) tavrından daha doğru geliyor. Konunun ufacık bir yerinde verdiğim bir örnekten çok zorlama bir anlam çıkarmışsınız.
 
7 8 sene önceki erkek arkadaşımı unutamamış olmam gibi bir durum söz konusu değil şu an nerede ne yapıyordur onu bile bilmiyorum açıkçası. Merak da etmiyorum. Hayatımıza bir dönem giren insanları hatırlamamız hâlâ sevdiğimiz ya da özlediğimiz anlamına gelmez. Hatırlıyorum ama bir şey ifade etmiyor. 18 yaşımdaki aklımla bugünkü aklım, hislerim çoğu kişi gibi benim de aynı değil takdir edersiniz ki. Burada onun üzerinden örnek verme sebebim 18 yaşındaki bir üniversiteli gencin bile çocuk aklıyla sevgilisine yani o dönem bana tavrı, 29 yaşındaki yetişkin bir erkeğin (şu anki sevgilim) tavrından daha doğru geliyor. Konunun ufacık bir yerinde verdiğim bir örnekten çok zorlama bir anlam çıkarmışsınız.
Haklısınız. Kimseyle kıyaslama gereği duymadan; dış güzelliğin herşey olmadığını, her insanın birbirine benzemeyeceğini, gerçek sevginin karşısındaki insanı her türlü haliyle sevmek olduğuna inanarak, böyle insanları hayatınıza almak istemenizi ben de taktir ediyorum.
 
Haklısınız. Kimseyle kıyaslama gereği duymadan; dış güzelliğin herşey olmadığını, her insanın birbirine benzemeyeceğini, gerçek sevginin karşısındaki insanı her türlü haliyle sevmek olduğuna inanarak, böyle insanları hayatınıza almak istemenizi ben de taktir ediyorum.
Teşekkür ediyorum yorumunuz için aynı noktada buluşabilmemize sevindim🙏
 
Merhaba değerli hanımlar,

Bir ilişkim var 5 ay olacak yaklaşık. Güzel anlaşıyoruz, fikir olarak çok zıtlaşmıyoruz genel olarak saygılı centilmen biri ve ikimiz de kamu görevlisiyiz, meslektaşız. Her şey iyi hoş yani fakat erkek arkadaşım evlilik lafı açmaya başladı son 3 haftadır. Önce üstüne çok kafa yormadım, dikkate almadım çünkü hem çok az zaman oldu hem de evlilik düşünmüyordum en azından önümüzdeki 2 3 yıl.

Geçen hafta yine konu açtı ben de değiştirdim konuyu. "Hep böyle yapıyorsun, evlilik öcü mü, konusunun açılmasına bile tahammül edemiyorsun niye bu kadar hevessizsin bu benim canımı sıkıyor" dedi. Ben de daha hazır hissetmediğimi söyledim. "Hazır olmak diye bir şey yok hayatta, hiçbir zaman beklediğin o en mükemmel eksiksiz an gelmiyor. Çok düşündüğün her konuyu beyin erteler. Bizim maddi sorunumuz yok, evim arabam kariyerim var ve sevdiğim biri var uzatmak istemiyorum daha fazla bu sevgililik sürecini çünkü kendimden eminim. Sen emin olmadığına göre demek ki beni yeteri kadar sevmiyorsun" dedi.

Ne alakası var diye başladım ve tartışma çıktı sonra "tamam kapatalım konuyu" dedi ama o da bozuldu ben de bozuldum. Bazı arkadaşlarıma fikir danıştığımda şımarıklıkla, ne istediğini bilmemekle, ciddiyetsizlikle yargılandım. Beni anlamadılar daha doğrusu ben esas sebepleri paylaşmaya çekindim. Bu yüzden size danışmak istedim. Kendim oturup uzun uzadıya düşündüm. Sevgilimi gerçekten çok seviyorum, bir erkekte hoşuma gidecek çoğu özelliğe sahip ama bir yandan da ona tamamen bağlanmamak için kendimi hep mesafeli tuttuğumu fark ettim.

Mesela güzelliğe, bakıma çok çok önem veren ve takık biri kendisi de yakışıklı ve fiziksel görünüşüne önem verir ben de bunu bildiğimden hep önem verdim. Beni hiç pijamayla ne bileyim saçım başım dağınık, yorgun bıkkın görmedi. Böyle zamanlarım olmuyor mu? Tabii ki oluyor robot değiliz insanız neticede ama ona göstermedim işte çünkü soğur diye korktum, bir gün çevremde bekar bir arkadaşımızdan bahsederken "sanki 3 çocuk annesi gibi salmış kendini" şeklinde bir cümle kurdu mesela. Ben de belki içten içe beni de öyle yargılamasından korktuğumdan hep en iyi hâlimle gördü.

Üniversitede sevgilimle buluşurken bazen direkt ev hâlimle aşağı inerdim mesela hiç de sorun etmezdi. Ben seni her hâlinle seviyorum derdi ama şu anki erkek arkadaşımdan hiç böyle bir cümle duymadım. Ne kadar güzel olduğumdan başarılı olduğumdan vs bahseder över ama bunlar bana sevgi hep koşula bağlı gibi hissettiriyor. Ona söylesem bunları, kafanda kurmuşsun der ama öyle değil işte. Her buluşacağımız zaman özen süslen tamam bunlar güzel şeyler ben de seviyorum ama evlenirsek ben evin içinde de 7/24 manken gibi olma zorunluluğunun baskısını hissetmek istemiyorum.

Çok iştahlı biri değilim bazen işten çok yorgun dönüyorum bir şeyler atıştırıp uyuyorum. Ya da ev dağınık olabiliyor. Ev hanımlarını ayakta alkışlıyorum ya da hem işe hem evine çocuklarına yetişebilenleri çünkü bir evi yönetmek de gerçekten zor. Ben her gün onun istediği o düzene uyum sağlayabileceğimi zannetmiyorum
Başak burcu ve aşırı detaycı titiz, mükemmeliyetçi biri.

Bir de bunlar bir yana sanırım kendimi olası bir duygusal hasardan sakınmaya çalışıyorum. Bir gün bir yanlışını yakalarsam boşanacağım zaten boşanma sıkıntılı yıpratıcı bir süreç. Kendini bilen bilmeyen konuşacak, aile üzülecek, tekrar eski düzenine dönmek zaman alacak, çocuğumuz olsa adam hayatına devam edecek ama benim üzerimde bir de çocuğun sorumluluğu olacak gibi gibi. Şimdi öyle değil ama "bitti" deyip arkamı dönüp hayatıma kolayca devam etme kolaylığım var. Evlenmeden boşanmayı mı düşünüyorsun diyeceksiniz, haklısınız da. Ne yapayım elimde değil:(

Böyle bir ihtimal de var sonuçta ve bir erkeği çok sevsem de tamamen güven duyamıyorum. Mesele sanırım bu. Hep bir kol mesafesi bırakıyorum aramda duygusal ilişki kurduğum insana ki hatasını görürsem çok acı çekmeden uzaklaştırabileyim. Hâlbuki ben de istiyorum koşulsuz bağlanmak, inanmak..
Aldatılma travmam da yok aslında ama bilmiyorum sanırım annem ve babamın iyi ve huzurlu bir evlilik kuramadığını gördüğümden bende çok küçükken evlilik kurumuna olan inanç sarsılmış.

Merak ettiğim ise evli olanlarınız evlenmeden önce sevgilisine koşulsuz güveniyor muydu ya da evlilikte eşinize tamamen güveniyor musunuz bu bendeki gibi soru işaretleri, korkular kaygılar sizde de oldu mu? Nasıl aştınız? Ve güzel hanımlar, evlilikte her zaman mükemmel olamamak bazen de bir şeylerin eksik olması, hep çok müthiş görünememek ya da evin hep düzenli olmaması erkekleri soğutuyor mu? Bana biraz tecrübelerinizden bahseder misiniz?
Uzun zamandır kapalı hesabım sadece okuyucu olarak buralardaydım. Bugun sizin yazınıza denk gelince hesabıma giriş yaptım. Sevgi böyle bir şey değil ama.. evet ilgi alaka özen sevgimizi aşkımızı besler ama gün gelir yorgun olup hasta olduğunuzda ya da motivasyonunuz olmadığında özenli giyinip süslenmek için sevginiz / sevgisi azalmamalı nihayetinde hepimiz insanız. Evet insan her an temiz olmalı ama her an şık ve güzel olamayabilir ki bu zaten anneler için günlük yapılması zor bir şey. Siz en doğal halinizle bir gün karşısına çıkmayı deneyin o zaman test edersiniz size karşı olan sevgisi sadece görsel mi değil mi
 
Birazda paspal takılin yanında bakalım tavrı değişecek mi? Hep saç baş yapılı şıkır şıkır görmesin sizi.
 
Ben sınav donemindeyken kendimi çok salardim🤣 sevgilim beni oyle çok gördü. Hatta komik resimler atardı, sınav dönemi sen ,sınavdan sonra sen diye🤣 hepimizin daha güzel göründüğü, bazen de özensiz göründüğümüz zamanlar oluyor. Gerçekten seven erkek takılmıyor bence bunlara. Ayrıca erkekler, bu zamanda, çok fazla kızla görüşmüş ve belli şeyler yaşamış oluyor. Kimsenin mükemmel olmadığını biliyorlar yani. Hem onlar kendileri için bu endişeleri yaşıyorlar mi? Kiz arkadasim beni beğenmez, yada karim benden tiksinir diye korkuyorlar mi.cogu erkek 30 dan sonra salıyor kendini. Biz kadınlar kendimize bu kadar yuklenmemeliyiz bence. Her zaman kusursuz olamayız, kusursuz gorunmek zorunda da değiliz.
 
Uzun zamandır kapalı hesabım sadece okuyucu olarak buralardaydım. Bugun sizin yazınıza denk gelince hesabıma giriş yaptım. Sevgi böyle bir şey değil ama.. evet ilgi alaka özen sevgimizi aşkımızı besler ama gün gelir yorgun olup hasta olduğunuzda ya da motivasyonunuz olmadığında özenli giyinip süslenmek için sevginiz / sevgisi azalmamalı nihayetinde hepimiz insanız. Evet insan her an temiz olmalı ama her an şık ve güzel olamayabilir ki bu zaten anneler için günlük yapılması zor bir şey. Siz en doğal halinizle bir gün karşısına çıkmayı deneyin o zaman test edersiniz size karşı olan sevgisi sadece görsel mi değil mi
Çok teşekkür ediyorum yorumunuz için yazdıklarınız o kadar doğru ki🙏
 
valla evlilik eşlerin birbirinin her halini ve her yerini gördüğün bir müessesedir. bir şey olmaz erkekler genelde bu kadar detaylara takılmıyor tek bir noktaya odaklanıyor. karikatürdeki moda dönüyorlar.
Ahahaha bu karikatürü aylar önce görüp eşime attığımda gülme krizine girmişti çünkü aynısını sık sık yaşıyoruz😂
 
Ben eskiden çok güzel bi kızdım çok küçük ysştan beri sevgiliyiz her halimi gördü evlenmeden önce aynı evde yaşadık ben evde neredeyse çıplak gezerdim çünkü inanılmaz görünüyordum uzun boyluyum zayıftım popom memem büyüktür kıl vs derdim yoktu selülit çatlak sarkıklık yoktu beni beğenir mi derdim yoktu hiç. 6 sene sonra bebek yaptık haliyle değiştim çarpılmış gibi memelerimin ucu kapkara oldu kıllarım çıktı popom tepsi gibi oldu ama yine beni beğenir mi derdim olmadı hatta hamileyken bana sana çok yakışıyor tanrıça gibi oldun vs derdi inanmazdım doğum sonrası göbeğim kaldı ben kendimi beğenmedim ama o beğenmiyor demedim beğenmezse defolur gider bu kadar. Evlenirken ona mükemmel ev hanımı mükemmel güzellikte biri olacağım sözü vermedim. Bana bu ev niye pis niye yemek yok neden bakımsızsın diyrmez valla. Beğenmiyorsa kapı orada. Ki benim eşim de yakışıklı uzun boylu sporunu yapan ametör olarak vücut geliştiren bi adam ev işi de yapar eder kendime eş seçtim efendi seçmedim. O dert ediyo mu eşime en iyi evi arabayı alabilir miyim diye
Ben 24 yaşındayım 21 yaşımdan beri doğum kontrol hapı kullanıyorum hormon bozukluğum var yüzümde göğsümde sırtımda tüylenmeler var çok kilo aldım sivilce izlerim kaldı selülitlerim çoğaldı varislerim oluştu ve ben kendimden nefret ediyorum beğenmiyorum psikolojik olarak çok kötüyüm neden beni beğensinler diyorum özgüvenim diplerde öncesen inceciktim pürüssüzdü vücudum neden bögle odlum diye isyan ediyorum nesen ben diye ben iimdiden böyleysem hamilelikte ne olurum diye düşünüyroum delireceğim kpss çalışıyroum ama odaklanamıyorum 😭
 
Merhaba değerli hanımlar,

Bir ilişkim var 5 ay olacak yaklaşık. Güzel anlaşıyoruz, fikir olarak çok zıtlaşmıyoruz genel olarak saygılı centilmen biri ve ikimiz de kamu görevlisiyiz, meslektaşız. Her şey iyi hoş yani fakat erkek arkadaşım evlilik lafı açmaya başladı son 3 haftadır. Önce üstüne çok kafa yormadım, dikkate almadım çünkü hem çok az zaman oldu hem de evlilik düşünmüyordum en azından önümüzdeki 2 3 yıl.

Geçen hafta yine konu açtı ben de değiştirdim konuyu. "Hep böyle yapıyorsun, evlilik öcü mü, konusunun açılmasına bile tahammül edemiyorsun niye bu kadar hevessizsin bu benim canımı sıkıyor" dedi. Ben de daha hazır hissetmediğimi söyledim. "Hazır olmak diye bir şey yok hayatta, hiçbir zaman beklediğin o en mükemmel eksiksiz an gelmiyor. Çok düşündüğün her konuyu beyin erteler. Bizim maddi sorunumuz yok, evim arabam kariyerim var ve sevdiğim biri var uzatmak istemiyorum daha fazla bu sevgililik sürecini çünkü kendimden eminim. Sen emin olmadığına göre demek ki beni yeteri kadar sevmiyorsun" dedi.

Ne alakası var diye başladım ve tartışma çıktı sonra "tamam kapatalım konuyu" dedi ama o da bozuldu ben de bozuldum. Bazı arkadaşlarıma fikir danıştığımda şımarıklıkla, ne istediğini bilmemekle, ciddiyetsizlikle yargılandım. Beni anlamadılar daha doğrusu ben esas sebepleri paylaşmaya çekindim. Bu yüzden size danışmak istedim. Kendim oturup uzun uzadıya düşündüm. Sevgilimi gerçekten çok seviyorum, bir erkekte hoşuma gidecek çoğu özelliğe sahip ama bir yandan da ona tamamen bağlanmamak için kendimi hep mesafeli tuttuğumu fark ettim.

Mesela güzelliğe, bakıma çok çok önem veren ve takık biri kendisi de yakışıklı ve fiziksel görünüşüne önem verir ben de bunu bildiğimden hep önem verdim. Beni hiç pijamayla ne bileyim saçım başım dağınık, yorgun bıkkın görmedi. Böyle zamanlarım olmuyor mu? Tabii ki oluyor robot değiliz insanız neticede ama ona göstermedim işte çünkü soğur diye korktum, bir gün çevremde bekar bir arkadaşımızdan bahsederken "sanki 3 çocuk annesi gibi salmış kendini" şeklinde bir cümle kurdu mesela. Ben de belki içten içe beni de öyle yargılamasından korktuğumdan hep en iyi hâlimle gördü.

Üniversitede sevgilimle buluşurken bazen direkt ev hâlimle aşağı inerdim mesela hiç de sorun etmezdi. Ben seni her hâlinle seviyorum derdi ama şu anki erkek arkadaşımdan hiç böyle bir cümle duymadım. Ne kadar güzel olduğumdan başarılı olduğumdan vs bahseder över ama bunlar bana sevgi hep koşula bağlı gibi hissettiriyor. Ona söylesem bunları, kafanda kurmuşsun der ama öyle değil işte. Her buluşacağımız zaman özen süslen tamam bunlar güzel şeyler ben de seviyorum ama evlenirsek ben evin içinde de 7/24 manken gibi olma zorunluluğunun baskısını hissetmek istemiyorum.

Çok iştahlı biri değilim bazen işten çok yorgun dönüyorum bir şeyler atıştırıp uyuyorum. Ya da ev dağınık olabiliyor. Ev hanımlarını ayakta alkışlıyorum ya da hem işe hem evine çocuklarına yetişebilenleri çünkü bir evi yönetmek de gerçekten zor. Ben her gün onun istediği o düzene uyum sağlayabileceğimi zannetmiyorum
Başak burcu ve aşırı detaycı titiz, mükemmeliyetçi biri.

Bir de bunlar bir yana sanırım kendimi olası bir duygusal hasardan sakınmaya çalışıyorum. Bir gün bir yanlışını yakalarsam boşanacağım zaten boşanma sıkıntılı yıpratıcı bir süreç. Kendini bilen bilmeyen konuşacak, aile üzülecek, tekrar eski düzenine dönmek zaman alacak, çocuğumuz olsa adam hayatına devam edecek ama benim üzerimde bir de çocuğun sorumluluğu olacak gibi gibi. Şimdi öyle değil ama "bitti" deyip arkamı dönüp hayatıma kolayca devam etme kolaylığım var. Evlenmeden boşanmayı mı düşünüyorsun diyeceksiniz, haklısınız da. Ne yapayım elimde değil:(

Böyle bir ihtimal de var sonuçta ve bir erkeği çok sevsem de tamamen güven duyamıyorum. Mesele sanırım bu. Hep bir kol mesafesi bırakıyorum aramda duygusal ilişki kurduğum insana ki hatasını görürsem çok acı çekmeden uzaklaştırabileyim. Hâlbuki ben de istiyorum koşulsuz bağlanmak, inanmak..
Aldatılma travmam da yok aslında ama bilmiyorum sanırım annem ve babamın iyi ve huzurlu bir evlilik kuramadığını gördüğümden bende çok küçükken evlilik kurumuna olan inanç sarsılmış.

Merak ettiğim ise evli olanlarınız evlenmeden önce sevgilisine koşulsuz güveniyor muydu ya da evlilikte eşinize tamamen güveniyor musunuz bu bendeki gibi soru işaretleri, korkular kaygılar sizde de oldu mu? Nasıl aştınız? Ve güzel hanımlar, evlilikte her zaman mükemmel olamamak bazen de bir şeylerin eksik olması, hep çok müthiş görünememek ya da evin hep düzenli olmaması erkekleri soğutuyor mu? Bana biraz tecrübelerinizden bahseder misiniz?
Sevgiliniz çok hadsiz. Ben hazırım sen de ol diye sizi azarlamis resmen. Evlenmek zorunda mısınız yahu. Bence sevgiliniz mantık evliliği yapıyor
Siz de en mükemmel seçenekleriniz kacirmamak için acele ediyor. Bana evlenilecek biri gibi gelmedi. Özellikle kendinizi yetersiz hissettiren biri ile asla evlenmeyin. Olduğunuz gibi seven biri size çiçek actirir zaten . Bu adamın yanında kendinizi rahat hissetmeniz siniz belli. Ayrılın derim ben. Ayrıca çok agresif geldi. Ne demek evlilik baskısı yahu kim oluyorki o. Hayır evlilik teklifi etse kabul etmek zorunda mısınız mesela değilsiniz. Şimdiden neyin sözünü istiyor da adım istiyor.
 
Ben normalde güzel ve bakımlı bi kadınım ama sevgilim her halimi görüyor mesela kıllardan kurtulamıyorum bacak vs yok ama genitalde asla pürüzsüz olmuyor yetişkin bi kadınım çocuk değilim her gün jilet yapamam ya gelip bunun lafını etse kızarım ki bazen bilerek ağzını arıyorum geçenlerde iş oraya gidince söyledim bekle almadım istemiyorum rahatsız olma diye sırfff ne yapacak ne söyleyecek diye kötü bir şey deseydi ya da bunu hissetseydim bırakırdım aksine böyle yakışmış dedi 🤣 kim her zaman mükemmel olabilir ki? Evlilik bu hastalık sağlık felç geçirenler var geçen gördüm çok güzel bi kadın Evlilik yıl dönümü yemeğinde kaza geçirmiş ampute olmuş. Arladaşım doğurdu kokudan yanına yaklaşamaz haldeydik duş alsa da kokuyordu hormonlar yüzünden 1 2 aya düzeldi. Napıcaz kocamız bizi beğenmez diye çocuk yapmayacak mıyız kilo almayacak mıyız? Kendine saygısı olan zaten kendine bakar kilosuna dikkat eder ama sağlık bu depresyona da girersin kortizon kullanırsın şişersin eee yani. Bu adam belki bi kaza geçirecek kilo alacak. O dert etsin ben evlenicem diye
Ben de senin gibiyim 24 yalımdayım ve hormon bozukluğum olduğu için yüzğmde göğsümde sırtımda kıllanmalar sivilceler var tedavi yan etksii olarak selülitlerim varislerim sivilce izlerim oluştu hamilelikte görülen bazı problemleri şimdi yaşıyorum ileride hamile kalsam daha mı kötü olacağım diye düşünüyorum psikolojik olarak çok kötüyüm kendimi beğenmiyorum kümsede beğenmez diye düşünüyorum iğreniyorum resmen kadın olmaktan nefret ettim isyan ediyorum meren ben yaşıyorum bunları çok yoruldum biliyor musunuz
 
7/24 makyajli, maşali evde Bihter gibi gezilmesini bekleyen erkekler bana da normal gelmiyor ha kadin evde bir tabaği dahi şurdan şuraya koymuyorsa evde hizmetliler dört dönüyorsa bence bekleyedebilir. 😄😄 Neyse yani standart hayatlardan bahsediyorsak dedigim gibi evde devamli davete gidecek gibi dolanma beklentisi normal degil ama pasakli sac bas karisik dolanip beni her halimle sevsin beklentisi de normal degil benim icin yine de tercih eden erkekler/kadinlar olabilir kendileri bilecek.

Ben bir kadin olarak eşimi her haliyle filan sevemem kimse kusur bakmasin yiyip yiyip 100 kilo olacak, kotu kokacak, bakim yapmayacak ama neymis asigim diye gozum gormeyecek?😄😄😄 Bende öyle bir dünya yok acikcasi.
Hastalik vs tabi ki işin içine katmiyorum (cocuk dogurmuş olmak tek basina bir hastalik degil)

Benim yeme bozuklugum vardi bir ara acayip zayif takiliyordum mesela tutup eşim zorbalamadi o zamanlarda da iltifat aliyordum ama kocam begeniyor nasilsa diyip yeme bozuklugumu devam ettirmedim düzelttim eşimden önce bu kendi sagligim için önemliydi zaten. Eşten ziyade insan kendi vucuduna saygi duysa zaten sorun kalmaz. Fazla zayiflik gibi fazla kilo da yemekle ilgili bir sorun.
 
Merhaba değerli hanımlar,

Bir ilişkim var 5 ay olacak yaklaşık. Güzel anlaşıyoruz, fikir olarak çok zıtlaşmıyoruz genel olarak saygılı centilmen biri ve ikimiz de kamu görevlisiyiz, meslektaşız. Her şey iyi hoş yani fakat erkek arkadaşım evlilik lafı açmaya başladı son 3 haftadır. Önce üstüne çok kafa yormadım, dikkate almadım çünkü hem çok az zaman oldu hem de evlilik düşünmüyordum en azından önümüzdeki 2 3 yıl.

Geçen hafta yine konu açtı ben de değiştirdim konuyu. "Hep böyle yapıyorsun, evlilik öcü mü, konusunun açılmasına bile tahammül edemiyorsun niye bu kadar hevessizsin bu benim canımı sıkıyor" dedi. Ben de daha hazır hissetmediğimi söyledim. "Hazır olmak diye bir şey yok hayatta, hiçbir zaman beklediğin o en mükemmel eksiksiz an gelmiyor. Çok düşündüğün her konuyu beyin erteler. Bizim maddi sorunumuz yok, evim arabam kariyerim var ve sevdiğim biri var uzatmak istemiyorum daha fazla bu sevgililik sürecini çünkü kendimden eminim. Sen emin olmadığına göre demek ki beni yeteri kadar sevmiyorsun" dedi.

Ne alakası var diye başladım ve tartışma çıktı sonra "tamam kapatalım konuyu" dedi ama o da bozuldu ben de bozuldum. Bazı arkadaşlarıma fikir danıştığımda şımarıklıkla, ne istediğini bilmemekle, ciddiyetsizlikle yargılandım. Beni anlamadılar daha doğrusu ben esas sebepleri paylaşmaya çekindim. Bu yüzden size danışmak istedim. Kendim oturup uzun uzadıya düşündüm. Sevgilimi gerçekten çok seviyorum, bir erkekte hoşuma gidecek çoğu özelliğe sahip ama bir yandan da ona tamamen bağlanmamak için kendimi hep mesafeli tuttuğumu fark ettim.

Mesela güzelliğe, bakıma çok çok önem veren ve takık biri kendisi de yakışıklı ve fiziksel görünüşüne önem verir ben de bunu bildiğimden hep önem verdim. Beni hiç pijamayla ne bileyim saçım başım dağınık, yorgun bıkkın görmedi. Böyle zamanlarım olmuyor mu? Tabii ki oluyor robot değiliz insanız neticede ama ona göstermedim işte çünkü soğur diye korktum, bir gün çevremde bekar bir arkadaşımızdan bahsederken "sanki 3 çocuk annesi gibi salmış kendini" şeklinde bir cümle kurdu mesela. Ben de belki içten içe beni de öyle yargılamasından korktuğumdan hep en iyi hâlimle gördü.

Üniversitede sevgilimle buluşurken bazen direkt ev hâlimle aşağı inerdim mesela hiç de sorun etmezdi. Ben seni her hâlinle seviyorum derdi ama şu anki erkek arkadaşımdan hiç böyle bir cümle duymadım. Ne kadar güzel olduğumdan başarılı olduğumdan vs bahseder över ama bunlar bana sevgi hep koşula bağlı gibi hissettiriyor. Ona söylesem bunları, kafanda kurmuşsun der ama öyle değil işte. Her buluşacağımız zaman özen süslen tamam bunlar güzel şeyler ben de seviyorum ama evlenirsek ben evin içinde de 7/24 manken gibi olma zorunluluğunun baskısını hissetmek istemiyorum.

Çok iştahlı biri değilim bazen işten çok yorgun dönüyorum bir şeyler atıştırıp uyuyorum. Ya da ev dağınık olabiliyor. Ev hanımlarını ayakta alkışlıyorum ya da hem işe hem evine çocuklarına yetişebilenleri çünkü bir evi yönetmek de gerçekten zor. Ben her gün onun istediği o düzene uyum sağlayabileceğimi zannetmiyorum
Başak burcu ve aşırı detaycı titiz, mükemmeliyetçi biri.

Bir de bunlar bir yana sanırım kendimi olası bir duygusal hasardan sakınmaya çalışıyorum. Bir gün bir yanlışını yakalarsam boşanacağım zaten boşanma sıkıntılı yıpratıcı bir süreç. Kendini bilen bilmeyen konuşacak, aile üzülecek, tekrar eski düzenine dönmek zaman alacak, çocuğumuz olsa adam hayatına devam edecek ama benim üzerimde bir de çocuğun sorumluluğu olacak gibi gibi. Şimdi öyle değil ama "bitti" deyip arkamı dönüp hayatıma kolayca devam etme kolaylığım var. Evlenmeden boşanmayı mı düşünüyorsun diyeceksiniz, haklısınız da. Ne yapayım elimde değil:(

Böyle bir ihtimal de var sonuçta ve bir erkeği çok sevsem de tamamen güven duyamıyorum. Mesele sanırım bu. Hep bir kol mesafesi bırakıyorum aramda duygusal ilişki kurduğum insana ki hatasını görürsem çok acı çekmeden uzaklaştırabileyim. Hâlbuki ben de istiyorum koşulsuz bağlanmak, inanmak..
Aldatılma travmam da yok aslında ama bilmiyorum sanırım annem ve babamın iyi ve huzurlu bir evlilik kuramadığını gördüğümden bende çok küçükken evlilik kurumuna olan inanç sarsılmış.

Merak ettiğim ise evli olanlarınız evlenmeden önce sevgilisine koşulsuz güveniyor muydu ya da evlilikte eşinize tamamen güveniyor musunuz bu bendeki gibi soru işaretleri, korkular kaygılar sizde de oldu mu? Nasıl aştınız? Ve güzel hanımlar, evlilikte her zaman mükemmel olamamak bazen de bir şeylerin eksik olması, hep çok müthiş görünememek ya da evin hep düzenli olmaması erkekleri soğutuyor mu? Bana biraz tecrübelerinizden bahseder misiniz?
1)bence de hazır hissetmiyorum diye bir şey yok hangimiz hazırdı ki? Hop içinde buluverdik kendimizi.
2)evlilik öyle bir şey ki afedersin gaz kaçırsan bile göze batmıyor çünkü birbirinizi çırılçıplak görüyor, hissediyorsunuz. O artık sizden bir parça oluyor. Eğer bu raddeye gelemeyecek kadar samimi hissetmiyorsanız zaten o kişiyle evlenmemelisiniz.

Bir sevgilimle çok mesafeliydik, onunlayken sürekli tetikte hissederdim. Onunla evlenme fikri beni korkuturdu. Mesela tüylü bir kadının yanaklarımda göğüslerimde bile kıl var. O kişi beni yanaklarımda sakal çıkıyor diye bıraktı açıkça söylemese de kılı fark ettikten sonra ayrıldı benden.

Ama şimdi eşim asla böyle şeylere takılmaz, lazere giderken sakalımı kısaltırken istersen ben yapayım bile diyor. Geleceğim yer şu, bir adamla ömür geçirmek isteyecek kadar yakın hissetmiyorsanız hislerinize güvenin. Evlilik tetikte olabileceğin bir mecra değil. Evleneceğiniz kişi sizin eviniz oluyor.
 
Ben de senin gibiyim 24 yalımdayım ve hormon bozukluğum olduğu için yüzğmde göğsümde sırtımda kıllanmalar sivilceler var tedavi yan etksii olarak selülitlerim varislerim sivilce izlerim oluştu hamilelikte görülen bazı problemleri şimdi yaşıyorum ileride hamile kalsam daha mı kötü olacağım diye düşünüyorum psikolojik olarak çok kötüyüm kendimi beğenmiyorum kümsede beğenmez diye düşünüyorum iğreniyorum resmen kadın olmaktan nefret ettim isyan ediyorum meren ben yaşıyorum bunları çok yoruldum biliyor musunuz
Tedavi dene yapacak bir şey yok şuan hayatında biri yoksa çocuğu dğşğnme bakalım evlenecek misin daha
 
Merhaba değerli hanımlar,

Bir ilişkim var 5 ay olacak yaklaşık. Güzel anlaşıyoruz, fikir olarak çok zıtlaşmıyoruz genel olarak saygılı centilmen biri ve ikimiz de kamu görevlisiyiz, meslektaşız. Her şey iyi hoş yani fakat erkek arkadaşım evlilik lafı açmaya başladı son 3 haftadır. Önce üstüne çok kafa yormadım, dikkate almadım çünkü hem çok az zaman oldu hem de evlilik düşünmüyordum en azından önümüzdeki 2 3 yıl.

Geçen hafta yine konu açtı ben de değiştirdim konuyu. "Hep böyle yapıyorsun, evlilik öcü mü, konusunun açılmasına bile tahammül edemiyorsun niye bu kadar hevessizsin bu benim canımı sıkıyor" dedi. Ben de daha hazır hissetmediğimi söyledim. "Hazır olmak diye bir şey yok hayatta, hiçbir zaman beklediğin o en mükemmel eksiksiz an gelmiyor. Çok düşündüğün her konuyu beyin erteler. Bizim maddi sorunumuz yok, evim arabam kariyerim var ve sevdiğim biri var uzatmak istemiyorum daha fazla bu sevgililik sürecini çünkü kendimden eminim. Sen emin olmadığına göre demek ki beni yeteri kadar sevmiyorsun" dedi.

Ne alakası var diye başladım ve tartışma çıktı sonra "tamam kapatalım konuyu" dedi ama o da bozuldu ben de bozuldum. Bazı arkadaşlarıma fikir danıştığımda şımarıklıkla, ne istediğini bilmemekle, ciddiyetsizlikle yargılandım. Beni anlamadılar daha doğrusu ben esas sebepleri paylaşmaya çekindim. Bu yüzden size danışmak istedim. Kendim oturup uzun uzadıya düşündüm. Sevgilimi gerçekten çok seviyorum, bir erkekte hoşuma gidecek çoğu özelliğe sahip ama bir yandan da ona tamamen bağlanmamak için kendimi hep mesafeli tuttuğumu fark ettim.

Mesela güzelliğe, bakıma çok çok önem veren ve takık biri kendisi de yakışıklı ve fiziksel görünüşüne önem verir ben de bunu bildiğimden hep önem verdim. Beni hiç pijamayla ne bileyim saçım başım dağınık, yorgun bıkkın görmedi. Böyle zamanlarım olmuyor mu? Tabii ki oluyor robot değiliz insanız neticede ama ona göstermedim işte çünkü soğur diye korktum, bir gün çevremde bekar bir arkadaşımızdan bahsederken "sanki 3 çocuk annesi gibi salmış kendini" şeklinde bir cümle kurdu mesela. Ben de belki içten içe beni de öyle yargılamasından korktuğumdan hep en iyi hâlimle gördü.

Üniversitede sevgilimle buluşurken bazen direkt ev hâlimle aşağı inerdim mesela hiç de sorun etmezdi. Ben seni her hâlinle seviyorum derdi ama şu anki erkek arkadaşımdan hiç böyle bir cümle duymadım. Ne kadar güzel olduğumdan başarılı olduğumdan vs bahseder över ama bunlar bana sevgi hep koşula bağlı gibi hissettiriyor. Ona söylesem bunları, kafanda kurmuşsun der ama öyle değil işte. Her buluşacağımız zaman özen süslen tamam bunlar güzel şeyler ben de seviyorum ama evlenirsek ben evin içinde de 7/24 manken gibi olma zorunluluğunun baskısını hissetmek istemiyorum.

Çok iştahlı biri değilim bazen işten çok yorgun dönüyorum bir şeyler atıştırıp uyuyorum. Ya da ev dağınık olabiliyor. Ev hanımlarını ayakta alkışlıyorum ya da hem işe hem evine çocuklarına yetişebilenleri çünkü bir evi yönetmek de gerçekten zor. Ben her gün onun istediği o düzene uyum sağlayabileceğimi zannetmiyorum
Başak burcu ve aşırı detaycı titiz, mükemmeliyetçi biri.

Bir de bunlar bir yana sanırım kendimi olası bir duygusal hasardan sakınmaya çalışıyorum. Bir gün bir yanlışını yakalarsam boşanacağım zaten boşanma sıkıntılı yıpratıcı bir süreç. Kendini bilen bilmeyen konuşacak, aile üzülecek, tekrar eski düzenine dönmek zaman alacak, çocuğumuz olsa adam hayatına devam edecek ama benim üzerimde bir de çocuğun sorumluluğu olacak gibi gibi. Şimdi öyle değil ama "bitti" deyip arkamı dönüp hayatıma kolayca devam etme kolaylığım var. Evlenmeden boşanmayı mı düşünüyorsun diyeceksiniz, haklısınız da. Ne yapayım elimde değil:(

Böyle bir ihtimal de var sonuçta ve bir erkeği çok sevsem de tamamen güven duyamıyorum. Mesele sanırım bu. Hep bir kol mesafesi bırakıyorum aramda duygusal ilişki kurduğum insana ki hatasını görürsem çok acı çekmeden uzaklaştırabileyim. Hâlbuki ben de istiyorum koşulsuz bağlanmak, inanmak..
Aldatılma travmam da yok aslında ama bilmiyorum sanırım annem ve babamın iyi ve huzurlu bir evlilik kuramadığını gördüğümden bende çok küçükken evlilik kurumuna olan inanç sarsılmış.

Merak ettiğim ise evli olanlarınız evlenmeden önce sevgilisine koşulsuz güveniyor muydu ya da evlilikte eşinize tamamen güveniyor musunuz bu bendeki gibi soru işaretleri, korkular kaygılar sizde de oldu mu? Nasıl aştınız? Ve güzel hanımlar, evlilikte her zaman mükemmel olamamak bazen de bir şeylerin eksik olması, hep çok müthiş görünememek ya da evin hep düzenli olmaması erkekleri soğutuyor mu? Bana biraz tecrübelerinizden bahseder misiniz?

GÜNCELLEME:
Değerli Hanımlar yorumlarınız için çok teşekkür ediyorum. Burada tavsiyelerinizden sonra erkek arkadaşımla konuştum. Şaşırdı ve kahkaha atarak "Buna mı takıldın bin yıl düşünsem böyle bir bahane aklıma gelmezdi. Kendi kendine kuruntu yapmışsın evlilik fikrini aklından uzaklaştırmak için" dedi.🙄
Benim, yanında hissettiğim bu ama dedim. O da "ben hiçbir zaman sana her gün çok şık olmalısın, şıkır şıkır gezmelisin böyle bir beklentim var demedim. Sen hep çok şıktın çok hoştun ben de demek ki buna zaman ayırabiliyor, kendiyle ilgilenmeyi seviyor ne güzel diye düşündüm. Bakımlı kadına hangi erkek bakımsız ol der ki manyak mıyız?" deyip yine kahkaha attı. Ev hâlinde kimseden salon beyefendisi ya da hanımefendisi olması beklenemez, ben nasıl her gün saçımı yapıp tıraş olamazsam sen de makyajla vs istesen de uğraşamazsın ki gerek yok zaten. Elimiz yüzümüz zaten düzgün ve güzel, temiz olalım çok dağınık olmayalım yeter dedi
. Evlilik için de "yani hep sevgili kalamayız ben hadi yarın nikah masasına demiyorum ama en azından oraya bağlanacağına dair senden de bir söz, aramızda ciddi bir adım olsun istiyorum" dedi. Yani son durum bu.
150 boyumla 180+ filinta gibi kocaya ve ailesine benim gibisini buldunuz diye her namazdan sonra iki rekat da şükür namazı kılın diyorum ,bu kaçıncı seviye ozguvensizlik🤣
 
Tedavi dene yapacak bir şey yok şuan hayatında biri yoksa çocuğu dğşğnme bakalım evlenecek misin daha
Yok şu an hayatımda biri ama kusurlarım ve hastalığım yüzünden kendimi hiç sevilmeyecek değer verilmecek birisi gibi hissediyorum 😔
 
Back
X