Eşe aşırı bağlılık

Aşk değil, psikolojik bi sorun bu. Eşini seven herkes, ona birşey olursa ne yaparım diye düşünür ama onsuz yaşamayı da başarır sırası gelince...

Hayattaki en büyük acı evlat, ondan sonra ana-baba acısı bana göre. Ne kadar sevsen de, aşık olsan da eş bunlardan sonra gelir.
 
Doktorlar kendin farkındasın çözmeye calis dedi iste. Ben de fikrinizi alayım dedim.
 
Aşk bağımlılığı; yaş, cinsiyet, statü farkı demeden hem erkekleri hem de kadınları tutsak haline getiriyor. Normal aşkın ötesine geçen aşk bağımlıları, aşık olduğu kişiye odaklandığı için bir süre sonra iş yapamaz hale geliyor. Sosyal çevresiyle de uyumsuzluk yaşayan aşk bağımlıları, bağımlılık nedeniyle kendi benliğini, kişiliğini yok sayıyor. Bu durum onları; hoşlanan, seven ve normal aşkı yaşayan kişilerden ayıran temel özellikleri olarak ortaya çıkıyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Psikiyatri Kliniği'nden Doç. Dr. Kültegin Ögel, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesinde aşk bağımlılığına dikkat çekiyor ve bu bağımlılığın da tedavi edilmesi gereken bir durum olduğunu söylüyor. Ögel, aşka bağımlı olanları normal aşktan ve sevmekten ayıran farklılığı şöyle açıklıyor: “Aşkla patolojik aşk her an için birbirinin içine girebilir. Ancak aşk bağımlılığında tek kişilik bir ilişki vardır. Kişi kendisini yok farz eder, sadece karşısındaki kişi vardır. Normal aşktan farkı, bağımlılık nedeniyle kişinin günlük yaşamın bozulması, sorumlulukların yerine getirilememesi, işten ayrılma, intihar girişimi gibi yaklaşımlarda bulunmasıdır. Oysa, normalde sevmek çok daha farklı bir durum. Birini sevdiğiniz zaman ilişkide hem siz, hem sevdiğiniz vardır.”

Aşk bağımlılığının bir neden değil bir sonuç olduğuna değinen Doç. Dr. Kültegin Ögel, “Aşk bağımlılığının altında başka sorunlar yatıyor. Kişi ağır depresyon yaşayabiliyor, ayrılık kaygısı yaşayan, bağlanma sorunları olan kişilerde çok görülüyor. Kaygı bozuklukları, yalnız kalamama, adlandırılamayan sürekli huzursuzluklar, başka noktalar da çıkabiliyor” diyor.

Bu konuyu bir araştırın isterseniz belki bir farkındalık yaratabilir..
 
Çok teşekkür ediyorum mesajınız için arastiricam
 
Bence abartılacak bir durum yok, benim de annem bana der bana çok bağlısın bana bir şey olursa çok üzülürsün bu kadar sevme diye.. Bazıları amma da abartmış sevgi budur zaten, korkmayın Allah bozmasın :)
 
Doktorlar kendin farkındasın çözmeye calis dedi iste. Ben de fikrinizi alayım dedim.
böyle bir şey yok
o doktorlar kafayı yemiş yahu
hangi şehirdesiniz siz
size psikolog önericem
normal değil yani
şöyle birşey var bir kere insanın bir beyin kimyası var o yüzden isteseniz de istemeseniz de bazen değiştiremeziniz bazı şeyleri huyları takıntıları vs
çünkü beyin o şekilde şartlanmıştır öyle farkındayım hadi değiştireyim demekle olmaz yani adam gibi düzgün yol yordamlı tedavi gerekir
çok saçmalamışlar..
 
Ankara'dayım doktor tavsiyesi edebilirsiniz sevinirim hakikaten. Gayet övülen doktorlara gittim ama...
 

Katılıyorum.
A Armin28 Nasıl bir doktora gittiniz merak ettim. Burda anlattığınız gibi anlattıysanız hiç bir doktor kendin çöz demez.
İnançlı bir insanım diyorsunuz bu yaptığınızın ne kadar yanlış olduğunu bilmeniz gerekiyor.
"Kimi benden çok Seversen, onu senden alırım. Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım."
O'ndan çok sevmiyorum diyeceksiniz ama inanın öyle görünmüyor.
 
Bağlılık ve bağımlılık aynı şey değil.
Benim annemde babama bağımlı
Tüm dünyası babam. Derdi babam işi gücü babam
Yıllardır bana da gina geldi ama huyu böyle.. ablamda onun yolunda gidiyor
İnşallah ben öyle olmam
 
Gayet kaliteli doçent psikiyatlar psikologlar bir de kaç tanesine gittim. Rahat 6 7 kişiye gittim. Antidepresan aldim kendi israrimla ona rağmen ayrılık döneminde öyle kotuydumki. Doktora diyorum ben haftalardır hıçkıra hıçkıra ağlıyorum sinir krizi geciyorum. Öyle bir şey mümkün değil diyor. O kadar sürmez diyor tek şahidim ailem bu konuda.
 

Ayrılık zamanınız geçmiş artık. Bir süre insanlar sinir krizi geçirip kusana kadar ağlayabiliyorlar bu dönemlerde. Öyle ya da böyle geçmiş. Şu anda hayatınızın akışını etkileyecek bir durum var mı? Yoksa sadece ölüm durumunda ne yaparım kaygısı mı?
 
Ölüm ve boşanma durumunda ne yaparım kaygısı var. Çok şükür ki gecti. Ayrilik o zamanlardaki halimi bildiğim için içimde bir korku var. Yine o hale gelme korkusu...
 
Ölüm ve boşanma durumunda ne yaparım kaygısı var. Çok şükür ki gecti. Ayrilik o zamanlardaki halimi bildiğim için içimde bir korku var. Yine o hale gelme korkusu...

Kaygı ne için olursa olsun insanın için kemiren bir duygu. İlk önceliğiniz bu kaygıyı eşinize yansıtmamak olsun. Bunaltmayın adamı. Durup durup sen olmazsan ben ne yaparım, yapamam yaşayamam demeyin. Önce bir tatlı gelir de her gün duyunca bunalır insan. Kaygınızla kendi içinizde mücadele etmeye çalışın. Başaramadığınızı düşünürseniz de terapi alın. Doktora değil 45-50 dakikalık seanslarla sizi dinleyecek psikologlara gidin. Kaygınızı onlarla paylaşın ve bununla mücadele etmek için onlardan yardım alın. Bakın ütünün fişini çektim mi, suyu açık bıraktım mı diye endişelenen insanlar bile terapi alıyorlar. Küçük bir şey gibi görünebilir ama her seferinde evden çıkmadan iki kere kontrol ettiriyorsa, yoldan döndürüp bir daha kontrol ettiriyorsa, Dönülmeyecek bir yerdeyseniz eve gidene kadar hiç unutmadan kaygı ile yaşamaya sebep oluyorsa fişi çektim mi kaygısı için bile terapi alınır. İlaç kullanacak boyutta olmayabilir ama yaşam kaliteniz için terapi gerekiyor eğer en başta söylediğim şeyleri yapamıyorsanız.
 
Ankara'dayım doktor tavsiyesi edebilirsiniz sevinirim hakikaten. Gayet övülen doktorlara gittim ama...
özelden yazdım
psikolog önerisi yazdım maalesef biliyorum masraflı ama bi iki seans olsun bir gidip çözüm fikri almanızı öneririm
 
Arkadaşım inançlı bir insanim bu konularda bilgiliyim de çok şükür. Zaten bu da korkutuyor beni. kalpte faniye karşı böyle bir sevgi dinen olamaz . Çok kötü yerlere gider. Ama ne ara baglandigimi bile anlamadan bu hale geldim. Cozmem gereken en büyük sorunum olarak bakıyorum bu duruma
 
Sevgili Armin, durumunuzun farkındasınız ve bilinçli bir insana benziyorsunuz.. İlk ayrılık döneminizde aşırı derecede kaygı yaşamışsınız, hatta bu ayrılığı ölüm acısı gibi deneyimlemişsiniz. Ve hala da bu kaygılarla boğuşuyorsunuz. Oldukça travmatik bir şekilde geçmiş o ayrılık döneminiz. Burdan bir tespitte bulunmak hiç sağlıklı olmaz ve haddim değil ancak ; Bu yaşadığınız anksiyetedir, yani kaygı bozukluğu. Bunun için antidepresan kullanırsınız ancak yaşadığınız bu anksiyete bir sonuçtur. Nedenini ise terapilerle bulabilirsiniz. Ve asıl neden tespit edilmeden bu durum sadece ilaçlarla ortadan kalkmaz. Psikoloji eğitimi alan biri olarak size bilişsel terapiyi öneririm. Uzman bir psikolog bulun ve bu sorunu halledip beyninizdeki bu hapishaneden kurtulup özgürlüğünüze kavuşun.
 
Anlıyorum sizi ben de 4 yıllık evliyim, hala o evdeyken mutfağa girip iş yapamıyorum. 4 yıldır bir kez onu yalnız bırakıp bi yere gitmisligim yok. O da sağolsun çok ilgili, cok sevgisini belli eden bir insan. Birbirimize resmen yapışık yaşıyoruz. Çocuğumuz olsun istiyorum ama bu hayata çok alıştık, nasıl olacak bilmiyorum.
Ama eşim bana hep deger verdi. Ailemden bile çok. Kizmadi, gururumu incitmedi, yanlisimi yuzume vurmadi. Hep yapıcı oldu,hep guvendi,hep onardı. Bence bu yüzden bagliligimiz. Mesela annem beni böyle buyutseydi,anneme vu derece yapışık olurdum diye düşünüyorum
 
Arkadaşım aynen benim esimde ailemden çok değer verdiğim. Ailem gayet iyi bir aile ama valla annemden çok şefkat gördüm. Adam ana baba arkadaş unutturdu. Fazlasıyla iyi masallah bundan oluyor herhalde. Birbirimizin anası babası kardeşi arkadaşı her şeyi olduk herhalde ondan boyke
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…