İnşallahhh az kaldı bekliyoruz bizde senin kavuştugun günü ....Sevincez senle birlikteŞimdi geçen gün rüyamda annem arıyor kızın geldi ama başka bebeklerde var senden önceki aileleri çağırıyorlar onlar alsın ocağın 10 unda seni arıcaklar diyor
Sende böyle yazınca aklıma geldi
Acaba Ocak ayında geliyor mu
Gerçi uyanır uyanmaz baktım ocağın 10 u pazar gününe denk geliyor
Bacım ya nekadar iyisinevt ağlıyorum bir yavrunun annesinin kollarından ayrılıp gelmesine ağlıyorum ona kavuşmak için gün sayarken bu duygularıda yaşıyorum kollarımın dolmasını bekliyorumAllahım sen büyüksün yarabbim hakkımızdan hayırlısını ver bizlere ve evlatlarımıza...
İnşallah.Arkadaşlar slm bu aralar sıralarla ilgili bilgisi olan var mı, inşallah hızlanmıştır
Arkadaşlar slm bu aralar sıralarla ilgili bilgisi olan var mı, inşallah hızlanmıştır
Merhaba,
Evlat ednme konusu, bugün görüdüğüm bir Suriyeli çocuk videosundan sonra aklıma girdi.
1 tane oğlum var. Geçen hafta 1 yaşını bitirdi. 2. Çocuğumu neden evlat edinmeyeyim diye düşündüm. O kadar çocuk var ki çünlü iyi bakılmaya muhtaç, her gördüğümde içim parçalanıyor. 1 tanesini bile kurtarsam o hayattan, o çocuğun hayatını değiştirecek bir adım olacak.
Fakat böyle bir konuyu kocama nasıl açarım bilemiyorum. Hemen kestirip atmasını isteiyorm. Nasıl ikna edebilirim sizce??
Cogu yerinde gozlerimin dolmasindan yazilari zor okudum.okadar guzel yazmiski hayallerimizdeki gibi.hep imrendigimiz kiskandigimiz aileler gibi olmuslar.Bilmiyorum okuyanınız vardır belki ama yine de bi alıntı yapmak istiyorum Elif Ada'nın annesi sayfasında okudum ve paylaşmak istedim. Eşleri bu süreçte kararsız kalan anne adaylarının eşlerine okutması gereken bi yazı bence..
Merhaba Elif Ada'nın annesi,
Eşim bana "sen neden duygularını yazmıyorsun? Sen de oğlumuzu anlat ki diğer erkeklerde heveslensin, hep kadınlar duygularını paylaşacak değil ya" dedi. Ben de "Ömer’imi anlatacak kelime bulamam, ne desem ona olan hasretimi ve sevgimi anlatamam ‘’dedim. Aradan epey bir zaman geçti.
Düşünüyorum da eşim çok haklı. Burada oğlumla birlikte onu da yazmak isterim. Eğer şu anda oğlumuzu kucaklıyorsam ve mutluysam bunu ona borçluyum. Bu süreç de o hep tek başına mücadele etti. Ben hep yanındaydım ama her zaman gergin ve stresliydim. Oysa bütün tedaviler onun üzerinden yürüyordu. Hormon iğnelerini kullanan o, operasyon geçiren o, bana sadece örnek vermek kalıyordu. Bu da yetmezmiş gibi bir de beni rahatlamaya çalışıyordu. Normal yoldan yavrumuzun olmasının zor olduğunu öğrendiğimde dünyam başıma yıkılmıştı. Ama o yıkılmadı, yılmadı ve ayakta kaldı, beni tedavi olmamız konusunda ikna etmeye çalıştı. Ben ne yaptım; onu hiç dinlemedim ve hep üzdüm.
Tedavi olmaya karar verdiğimde yıllar geçmişti. Bizim için zorlu bir süreç başlamıştı. Eşim için desem daha doğru olur. Her önerilen hekime gittik.. Her türlü doğal tedaviyi uyguladık. Yıllarca bütün paramızı, zamanımızı tedavi uğruna harcadık. Ben her defasında pes ettim ama o hiç pes etmedi. Her tedavi sürecinde önce umutlanıyor sonra hüsran yaşıyorduk. Nihayet 7. Tüp bebek hüsranından sonra ben tamamen bıraktım. Eşimi de bu kadar çok ilaç ve hormonun sağlığını bozacağı konusunda ikna etmeye çalıştım. Şimdi düşünüyorum da bunu yapmakta çok geç kalmışım, ne kadar bencilmişim. Eşim için yeni bir süreç başlamıştı, bu beni evlat edinmeye ikna süreciydi. Nasıl olurdu ? Çevrem ne derdi? Başkasının çocuğuna nasıl yavrum derdim. Onların temiz ve günahsız olduğunu düşünmeden başkalarının kirini, günahını bu meleklere yükleyerek böyle bir yargıya varıyordum. Aslında çevre kendimdi. Bu yavrulardaki sahipsizliğini, kimsesizliğini görmeyen vicdanımdı.
Yıllar sonra Sosyal Hizmetler Kurumuna müracaat etmeye gittiğimizde yaşımız ilerlemişti... Ben yine gergin ve stresli, eşim ise mutlu ve umutluydu. İlk günden hayal kurmaya başlamıştı. Yüreğinde büyütüyordu hiç görmediği, koklamadığı yavrusunu. Annelik bu olsa gerek, bunu bizim anlamamız imkansız. Müracaatımızdan yıllar sonra görmemiz için oğlumuzu getirdiklerinde yürekte büyüyen bebeklerin anne rahminde büyüyenden farksız olduğunu anladım. Eksik kalacağını düşündüğüm, sevginin yüreğimizde bir çığa dönüştüğünü fark ettim. Hani üstünüzden bir yük kalkar rahatlarsınız ya, karanlık da ışığı görürsünüz ya, işte ben o haldeydim. Kucağıma aldım. "Oğlum bizi 20 yıl nerelerde bekledin, parklarda mı yattın? nereye saklandın?’’ dedim. O çelimsiz hali ve minik elleriyle parmağımı o kadar güçlü sıktı ve bana gülümsedi ki...
Kendimi dışarıya zor attım, saatlerce ağladım. İlk kez mutluluktan ağlıyordum. Aslında o hiçbir yerde değildi, yanı başımızda yüreğimizde büyüyen yılların hasreti idi. Oğlumuzun bebekliği zor geçti, eşim hiç yüksünmedi. Gecesini gündüzüne katarak ona anne sıcaklığını hissettirdi. Bende elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım. Şimdi yakışıklı ve sağlıklı bir oğlumuz var çok şükür.
20 yıl evlat hasreti çektim ama hiç burnumun direği sızlayarak, evlat isteyemedim, dua edemedim. Gerçekten yürekten dualarımı hep Ömer Faruk'um için ettim. Oğlum için ettiğim her dua da sızlıyor burnumun direği...
Ömer’im bizi aile yaptı. Gördüğü her canlının annesini ve babasını soruyor. Her nesneyi ailesi ile ilişkilendiriyor. Kendince değişik boyutta üç çizgi çizerek "annem, babam ve ben" diyor.
İşten eve gelmeyi iple çekiyorum. Koşarak ‘’babam” diyerek bana sarılmasını dünyaya değişmem. Onunla ilgili anlatacağım çok şey var ama buraya sığmaz. Fakat hastalandığımda benim için nasıl kaygılandığını, üç yaşında olmasına rağmen, bizden habersiz eniştesine telefon ederek,’’ enişte babamı durtar ( kurtar, hastaneye dötür (götür)" dediğini, eniştesinin gecenin bir yarısı kapımızı çalmasıyla öğrendik. "Biz KOCAMAN bir aileyiz" diyor. Babası için kaygılanıyor daha ne isterim. Şimdi harcadığımız parayı, çektiğimiz çileyi tamamen unuttum. İyi ki tedavilerimiz sonuçsuz kalmış yoksa yavrumuz olmazdı diyorum.
Mutluluğumuza bakıp "keşke daha önce müracaat etseymişiz" diye düşünüyorum. Sonra bundan vazgeçiyorum "o zaman Ömer bizim olmazdı" diyorum. Oğlumuzu bize gönderilen bir ödül olarak düşünüyorum. Onu o kadar çok seviyorum ki, ifade edecek kelime bulamıyorum. Her konuşmama’’ babası kurban olsun oğluna’’ diyerek başlıyorum. Canınızı bile veresiniz geldikten sonra nerede doğmuş, kimden olmuş, kız olmuş, erkek olmuş..vs ne önemi var! Onunla o kadar bütünleşiyorsunuz ki bunu ben anlatamam. Bu duygu tatmadan anlaşılamaz. Benim için Ömer’den önce ve Ömer’den sonra var artık. Bizi aile yapan oğluma, hiç pes etmeden mücadelesini bırakmayan yürekli eşime ve bu süreçte bizi yalnız bırakmayan ailem ve arkadaşlarıma teşekkür ederim. Benim durumumda olsun ya da olmasın tüm erkelere şunu demek isterim;
çevre baskısına boyun eğmeyin, eşinize destek olun, sevginizi şarta bağlamayın. Yeter ki isteyin hasretini çektiğiniz şeyin yüreğinizde büyüdüğünü göreceksiniz.
Ömer Faruk'un Babası
herkese selamlar güzel haberlerle dolu bir hafta geçirelim inşallah . geçen cuma nihayet başvurumuzu yapıp evrak listesini aldık. İstanbulda yaşıyoruz bu arada eşim benden daha heyecanlıydı onu nikah masasındaki kadar heyecanlı gördüm :)) kendiside bir evlenirken böyle heyecanlandım birde şimdi dedi zaten :)) görüştüğümüz hanım çok soğuk sert bir hanımdı psikologmuş kendisi ama oraya gelen insanların neler yaşadığını bilmez gibi bir hali vardır umarım danışmanımız o olmaz. Çünkü danışmanlar psikolog yada sosyal hizmet uzamanı oluyor dedi. İstanbul anadolu yakası için Erenköy ruh sinir hastalıklarından bağımlılık ve psikiyatri raporu alınıyormuş başvuru yapacaklara bilgi olsun ben bunu forumda araştırmıştım tam net cevap bulamamıştım. Evraklar onaylandıktan sonra 6ay 1 senede ev ziyareti oluyor dedi bekleme süresini hiç söylmedi Ayrıca bebeğin cinsiyetini sordu ama terk/rıza olayını sormadı evrklar tamamlanıp gittiğimzde danışmanımız belli olacakmış ozaman seçecekmişiz işte böyle kızlar hepimizin süreci sular seller gini aksın inşallah
Güzel dilekler için teşekkür ederim hayat ışıltısı bu arada hafta güzel haberle başladı bile :))Arkadaşlar çok güzel bir haberle başladım bugün güne. Belki yazmaya fırsatı olmaz diye müjdeyi ben vereyim dedim.HAYATIMIN MASALI bugün kızına kavuştu :) Hayırlı uğurlu olsun inşallah, prensesi ile mutlu sağlıklı upuzun bir hayat diliyorum.
Darısı tüm bekleyen bizlerin başına inşallah :)
bu arada hayat ışıltısı sizinle hayatımın masalı aynı ilden yakın zamanlarda başvurmuşsnz tercihlerde benzer inşallah yakın zamanda sıra sizde :))
Hayırlı olsun başvurunuz. Bizim de ilk görüşmemiz biraz soğuk geçmiş gibi hissetmiştik ama sonraki görüşmeler daha sıcaktı. Belki de aynı uzmandır sizinkiyle:))herkese selamlar güzel haberlerle dolu bir hafta geçirelim inşallah . geçen cuma nihayet başvurumuzu yapıp evrak listesini aldık. İstanbulda yaşıyoruz bu arada eşim benden daha heyecanlıydı onu nikah masasındaki kadar heyecanlı gördüm :)) kendiside bir evlenirken böyle heyecanlandım birde şimdi dedi zaten :)) görüştüğümüz hanım çok soğuk sert bir hanımdı psikologmuş kendisi ama oraya gelen insanların neler yaşadığını bilmez gibi bir hali vardır umarım danışmanımız o olmaz. Çünkü danışmanlar psikolog yada sosyal hizmet uzamanı oluyor dedi. İstanbul anadolu yakası için Erenköy ruh sinir hastalıklarından bağımlılık ve psikiyatri raporu alınıyormuş başvuru yapacaklara bilgi olsun ben bunu forumda araştırmıştım tam net cevap bulamamıştım. Evraklar onaylandıktan sonra 6ay 1 senede ev ziyareti oluyor dedi bekleme süresini hiç söylmedi Ayrıca bebeğin cinsiyetini sordu ama terk/rıza olayını sormadı evrklar tamamlanıp gittiğimzde danışmanımız belli olacakmış ozaman seçecekmişiz işte böyle kızlar hepimizin süreci sular seller gini aksın inşallah
Ne güzel bir haber. Mutlu olsunlar inşallah. Bizi unutmasınlar da buluşma hikayesini anlatsınlar:))Arkadaşlar çok güzel bir haberle başladım bugün güne. Belki yazmaya fırsatı olmaz diye müjdeyi ben vereyim dedim.HAYATIMIN MASALI bugün kızına kavuştu :) Hayırlı uğurlu olsun inşallah, prensesi ile mutlu sağlıklı upuzun bir hayat diliyorum.
Darısı tüm bekleyen bizlerin başına inşallah :)
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?