Evliliğim bitmek üzere! Lütfen Yardım Edin

nusearsln

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
25 Aralık 2020
9
2
31
Merhaba, Öncelikle okuyacağınız için teşekküler. Eşimle Üniversite 2.sınıftan itibariyle 2yıl nişanlı kaldık ve mezun olunca evlendik. Birbirimizi severek evlendik. Tabi ki nişandı sözdü bu süreçlerde ailelerimiz birbirlerine ısınamadı ama biz yinede devam ettik. Eşimin ailesi çanakkalede yaşıyor, benim ailem istanbulda. Ailesi, 5senelik söz nişan nikah kına süreçlerinde sadece 3kere gelmiş bulundular. 1. beni istemeye geldiklerinde(isteme/nişan bir arada oldu)
2. Si nikahıma geldiler ve 3.sü kına geceme geldiler. Ailem göçmen bir ailedir ve eşimin aileside göçmendir. Kültürlerimiz benzer ama eşimle ben kültürlerimize sıkı sıkıya bağlı insanlar değildik, ailemizin bildiklerine saygı duyarak hareket ederdik(makul şeylerse).
eşimin ailesi kasaba gibi küçük bir yerde yaşayan ve oranın örf adetlerine alışık bir ailedir. Benim ailem ise şehirde yaşayan ama yinede örf ve adetlerine bağlı ailedir. (Bilmeniz için yazıyorum)
Eşimin ailesi beni istemeye geldiklerinde hem isteme hem nişan yapıcaktık.
Geldikleri gün biraz sıkıntılar yaşadık, eşimin ablası yani büyük görümcem evimi, benim kendi odamı kurcalarken yakaladım ve bu davranışını ailemden herkes görmüş çok utanmıştım. Daha sonra ise kayınbabam beni isterken(yaşlı birisidir ama dinçtir) durup dururken bir muhabbet açarak “kerhane” ile ilgili bir espiri yaparak herkesi şaşkına uğrattı. Nişanı neden istemede yaptığımı soracaksanız, istanbul a gidip gelmek zormuş o yüzden geldikleri gibi halletmek istemişler (bir daha gelmemek için)
Aileme altınla alakalı ne istersiniz vs gibi gelenektendir soruları sorulmadı, annem size yakışanı takın demişti ve Nişanımda bana sadece 1 bilezik takıldı. (Biz ailece bilmiyorduk 1 bilezik takacaklarını, tabi damada kol saati taktık)
Nişanlıyken örf adetlerimiz olan gelin bayram hediyesi (bir danteldir veya tülbent veya da bir bluzdur gönderilmedi. Kısacası Hiç bişey bana gönderilmedi. İstemeye de yangından mal alır gibi hemen gelip gittiler. Lütfen yanlış anlaşılmasın bu sözüm; ben dul birisi değilim, ilk evliliğim ama yaşananlar çok can sıkıcıydı. Eşimle ben çok iyi anlaşıyorduk ta ki aileler devreye girinceye kadar. Eşimin babası çok despot bir insandır ve eşim ondan korkar ne derse yapar, bunu bilmiyordum.
nişanlıyken kendi ailemle kayınbabamlara biz kendimiz gittik yaşça büyüktür belki adımı bizden bekliyorlardır diye ama maalesef öyle değilmiş yinede bize hiç gelmediler bu süreçte. Nikah zamanımız geldi çattı, nikahımız için ailesi il dışından geldi, geldiler ama ailemle yaşadığım ev 3. Katta diye o kata çıkamazlarmış asansör yokmuş diye teyzemin benim kendi öz teyzemin evine gitmek istediler, tabi ki de dedik buyur ettik. Yemesinden içmesine herşeylerini hallettik. Tabi benim bütün hazırlıklarım çöp oldu, kuaför randevum makyaj vs. Teyzemlerin orda tanımadığım kişilere yaptırdım ve sonucu hüsrandı zaten neyse. Teyzemde herşeyleri hazırladık ama ailesi sanki bize hizmetçiymişiz gibi tavır almaları, eşimin hiçbir şeye karışmaması beni çok şaşırttı ve ilk kötü günümüze adım atmış olduk şöyle ki; teyzemden çıkıp nikah salonuna geldik, nikahımız oldu herşey güzel teyzemlere geri geldik. Eşim, kız kardeşi ve abladı balkonda oturmuşlar birşey konuluyorlar, bende eşime seslendim yanıma gelmesi için. Gelincede, canım sana takılanları (3 çeyrek) verirmisin bende bana takılanları aldım bunları kaldırayım dedim. Bana direk dediği şu oldu yüksek sesle; ben onları annemlere verdim, onlar üstüne ekleyip altın yapıcaklar. Ve o iki kardeşide bana balkondan pişkin pişkin bakıyorlar. Teyzemin evi küçük herkes duydu rezil oldum. Bana davranışı ve bana danışmadan hareket etmesi beni çok üzdü üzüntüden ağlıyarak 2 saat uyumuşum. Gece 12-1 gibi gidecekler otogara hepberaber yolcu etmeye gittik vs pek yansıtmadım. Kendi ailemle kalınca herkes bu yapılanın ayıp olduğunu, geline yani bana danışmadan damadın yani eşimin neden böyle hareket ettiğini sorup durdular ama ben nereden bile bilirdim ki.
Kına gecemde eşim ve ailesi kınama geç geldiler. Dış çekim yapamadık bu yüzden. Kınada hiçbirşey bana takılmadı. Kendi kendime oynadım o gün bitsin gitsin diye. Dini nikahımızda eşimin ailesinin memleketinde oldu.
eşimin akrabasının evinde kaldık ailemle. İmam kayınbabamın arkadaşıymış, (ben pek mehir vs düşüncesinde birisi değildim, dedim ya aileler işlere karıştı) yengem yanımda geldi nikah sırasında ve yengem düğünde takılanları mehir olarak istediğini belirtti ben hiç konuşmadım. Kayınbabam o sırada imama kaş göz yaptı ve olmaz çok fazla dedi, arayı bulup anlaşın dedi. Yengem sustu çünkü o an çıkarın verin denmiyor bu allah katında bir söz diye imam efendinin soruna verilmiş cevaptı ama imam beğenmedi. Bende fark etmez dedim. Bana 1 bilezik senindir dedi imam efendi ve ben olay büyümesin diye sustum. Nikah kıyıldı odadan çıktım. Biran önce düğün olsun diye bekliyordum ki aileler artık müdahile etmesin, eşimle ben şu konulardan uzaklaşmak için sabrediyorduk sanıyordum meğer tek sabreden benmişim. Eşimin böyle paragöz olduğunu bilmiyordum. Düğünde takılar takılıyor ama sadece erkeğe takı takılıyor ben pistin ortasında heykel gibi kaldım, sadece kendi ailemin bana taktığı takı vardı. Kayınvalidem cumhuriyet altını vs bunları hep eşime taktı. Yine ses etmedim, taksınlar nasıl olsa eşimle evliyiz ikimizin herşey diye düşündüm.
eşim memur, ben atanamadım öğretmenim. Yaşım 27. Eşim sürekli evde benden altınları saklıyor. Her ay altınları sayıyor. Çok zoruma gidiyodu böyle davranması. Birgün işteyim beni arıyor, altınlar eksik diye eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Geldim beraber saydık ve altınlar tam çıktı eksik yoktu. Keşke eksik çıksaydıda yediğim laflar bari yerini bulmuş olurdu, annemi hırsızlıkla suçladı ama ne oldu kendisi eksik saymış, insanlara iftira atıyor, tabi tartışmasınıda yaşadık eşimle. Neyse arada zaman geçti En sonunda benden sakladığı altınları evi temizlerken buldum, bende ordan alıp başka yere koydum ve söyledim başka yere kaldırdığımı. Aradan zaman geçti görümcemin kızı nişanlanacaktı ve eşime şimdiden hazırlığını yap takını al demiştim. Tam 6 ay geçti ve sonuç; takısını filan almamış. Bana dediği cümle şu oldu. “Çeyrek ver ordan senin malın değil onlar sana hesap vermem ben” bende ona, önce kibarca istemesini ve önceden takısını almasını söylediğimi söyledim ayrıyettende birikimimizi böyle hemen kullanmamasını söyledim ve sonuç; Beni darp etti, küfürler etti hatta beni boşamakla tehdit etti. Ailemi eve çağırdım tabi bu sırada o evden kaçtı. Beni boşayacaksa boşasın diye düşünüyordum ama boşamadı. 1 hafta sonra (görümcemin kızının nişanına 1 gün kala) ailemin evine geldi ve yalandan babamdan özür diledi (babam nişana gitmemizi ailesine saygısızlık yapmamam gerektiğini söyledi ve git dedi) ve eve dönüp nişan için il dışına yola çıktık. Nişan günü ne fark ettim dersiniz, benim nişan pastam, benim nişan hediyeliklerim birebir kopya. Oturdum sadece izledim, eşimle aram zaten kötü belli etmemeye çalışıyorum takı zamanında ise gözüme soka soka kızlarına öyle bir nişan takıları taktılar ki (kayınvalidem kayınbabam görümcelerim) hepsi mübarek kuyumcu gibilerdi. Tutamadım eşime dedim gör bak nişan takısı böylr olur beni bi ayıbım varmışçasına aldınız dedim.

sinirden tabi o cümleyi kurdum yoksa eşimi seviyordum, düzeliceğine inanıyordum. Ailemde sevdiğim için ses çıkarmadılar.

kendi evimize döndük 1 ay birbirimizle konuşmadık. Kendi ailemin yardımlarıyla arabuluculuk etmesiyle aramızı düzelttik. Eşimin ailesi asla aramızın düzeltmeye adım bile atmadılar.
Ve en güncel olan da kısaca şöyle anlatayım;
Tam tamına 6-7 aydır kavga etmiyoruz herşey iyi gidiyor diyordum, eşimin telefonu bozuktu ona süpriz hediye olsun diye biraz çeyrek bozdurup eşime telefon aldım ve yılbaşı gelmeden eşimin telefonu artık kullanılmıyacak duruma geldi, bende dedim kendine gidip telefon filan almasın bari önceden vereyim telefon hediyesini dedim. Ne yazık ki kursağımda bıraktı. Neden ona sormadan yapmışım neden habersiz altınları elle işim. Ne gerek varmış filan. Telefonuda attı koltuğun üstüne öylece maf etti süprizimi. Şuan konuşmuyoruz, afedersiniz benden ayrı uyuyor telefon olayından dolayı ve aldığım telefonda attığı koltuğun üstünde hala öyle duruyor. Çok zoruma gidiyo. Napıcamı şaşırdım kaldım. Sevmekde bir yere kadar diye düşünüyorum
 
Son düzenleme:
Merhaba, Öncelikle okuyacağınız için teşekküler. Eşimle Üniversite 2.sınıftan itibariyle 2yıl nişanlı kaldık ve mezun olunca evlendik. Birbirimizi severek evlendik. Tabi ki nişandı sözdü bu süreçlerde ailelerimiz birbirlerine ısınamadı ama biz yinede devam ettik. Eşimin ailesi çanakkalede yaşıyor, benim ailem istanbulda. Ailesi, 5senelik söz nişan nikah kına süreçlerinde sadece 3kere gelmiş bulundular. 1. beni istemeye geldiklerinde(isteme/nişan bir arada oldu)
2. Si nikahıma geldiler ve 3.sü kına geceme geldiler. Ailem göçmen bir ailedir ve eşimin aileside göçmendir. Kültürlerimiz benzer ama eşimle ben kültürlerimize sıkı sıkıya bağlı insanlar değildik, ailemizin bildiklerine saygı duyarak hareket ederdik(makul şeylerse).
eşimin ailesi kasaba gibi küçük bir yerde yaşayan ve oranın örf adetlerine alışık bir ailedir. Benim ailem ise şehirde yaşayan ama yinede örf ve adetlerine bağlı ailedir. (Bilmeniz için yazıyorum)
Eşimin ailesi beni istemeye geldiklerinde hem isteme hem nişan yapıcaktık.
Geldikleri gün biraz sıkıntılar yaşadık, eşimin ablası yani büyük görümcem evimi, benim kendi odamı kurcalarken yakaladım ve bu davranışını ailemden herkes görmüş çok utanmıştım. Daha sonra ise kayınbabam beni isterken(yaşlı birisidir ama dinçtir) durup dururken bir muhabbet açarak “kerhane” ile ilgili bir espiri yaparak herkesi şaşkına uğrattı. Nişanı neden istemede yaptığımı soracaksanız, istanbul a gidip gelmek zormuş o yüzden geldikleri gibi halletmek istemişler (bir daha gelmemek için)
Aileme altınla alakalı ne istersiniz vs gibi gelenektendir soruları sorulmadı, annem size yakışanı takın demişti ve Nişanımda bana sadece 1 bilezik takıldı. (Biz ailece bilmiyorduk 1 bilezik takacaklarını, tabi damada kol saati taktık)
Nişanlıyken örf adetlerimiz olan gelin bayram hediyesi (bir danteldir veya tülbent veya da bir bluzdur gönderilmedi. Kısacası Hiç bişey bana gönderilmedi. İstemeye de yangından mal alır gibi hemen gelip gittiler. Lütfen yanlış anlaşılmasın bu sözüm; ben dul birisi değilim, ilk evliliğim ama yaşananlar çok can sıkıcıydı. Eşimle ben çok iyi anlaşıyorduk ta ki aileler devreye girinceye kadar. Eşimin babası çok despot bir insandır ve eşim ondan korkar ne derse yapar, bunu bilmiyordum.
nişanlıyken kendi ailemle kayınbabamlara biz kendimiz gittik yaşça büyüktür belki adımı bizden bekliyorlardır diye ama maalesef öyle değilmiş yinede bize hiç gelmediler bu süreçte. Nikah zamanımız geldi çattı, nikahımız için ailesi il dışından geldi, geldiler ama ailemle yaşadığım ev 3. Katta diye o kata çıkamazlarmış asansör yokmuş diye teyzemin benim kendi öz teyzemin evine gitmek istediler, tabi ki de dedik buyur ettik. Yemesinden içmesine herşeylerini hallettik. Tabi benim bütün hazırlıklarım çöp oldu, kuaför randevum makyaj vs. Teyzemlerin orda tanımadığım kişilere yaptırdım ve sonucu hüsrandı zaten neyse. Teyzemde herşeyleri hazırladık ama ailesi sanki bize hizmetçiymişiz gibi tavır almaları, eşimin hiçbir şeye karışmaması beni çok şaşırttı ve ilk kötü günümüze adım atmış olduk şöyle ki; teyzemden çıkıp nikah salonuna geldik, nikahımız oldu herşey güzel teyzemlere geri geldik. Eşim, kız kardeşi ve abladı balkonda oturmuşlar birşey konuluyorlar, bende eşime seslendim yanıma gelmesi için. Gelincede, canım sana takılanları (3 çeyrek) verirmisin bende bana takılanları aldım bunları kaldırayım dedim. Bana direk dediği şu oldu yüksek sesle; ben onları annemlere verdim, onlar üstüne ekleyip altın yapıcaklar. Ve o iki kardeşide bana balkondan pişkin pişkin bakıyorlar. Teyzemin evi küçük herkes duydu rezil oldum. Bana davranışı ve bana danışmadan hareket etmesi beni çok üzdü üzüntüden ağlıyarak 2 saat uyumuşum. Gece 12-1 gibi gidecekler otogara hepberaber yolcu etmeye gittik vs pek yansıtmadım. Kendi ailemle kalınca herkes bu yapılanın ayıp olduğunu, geline yani bana danışmadan damadın yani eşimin neden böyle hareket ettiğini sorup durdular ama ben nereden bile bilirdim ki.
Kına gecemde eşim ve ailesi kınama geç geldiler. Dış çekim yapamadık bu yüzden. Kınada hiçbirşey bana takılmadı. Kendi kendime oynadım o gün bitsin gitsin diye. Dini nikahımızda eşimin ailesinin memleketinde oldu.
eşimin akrabasının evinde kaldık ailemle. İmam kayınbabamın arkadaşıymış, (ben pek mehir vs düşüncesinde birisi değildim, dedim ya aileler işlere karıştı) yengem yanımda geldi nikah sırasında ve yengem düğünde takılanları mehir olarak istediğini belirtti ben hiç konuşmadım. Kayınbabam o sırada imama kaş göz yaptı ve olmaz çok fazla dedi, arayı bulup anlaşın dedi. Yengem sustu çünkü o an çıkarın verin denmiyor bu allah katında bir söz diye imam efendinin soruna verilmiş cevaptı ama imam beğenmedi. Bende fark etmez dedim. Bana 1 bilezik senindir dedi imam efendi ve ben olay büyümesin diye sustum. Nikah kıyıldı odadan çıktım. Biran önce düğün olsun diye bekliyordum ki aileler artık müdahile etmesin, eşimle ben şu konulardan uzaklaşmak için sabrediyorduk sanıyordum meğer tek sabreden benmişim. Eşimin böyle paragöz olduğunu bilmiyordum. Düğünde takılar takılıyor ama sadece erkeğe takı takılıyor ben pistin ortasında heykel gibi kaldım, sadece kendi ailemin bana taktığı takı vardı. Kayınvalidem cumhuriyet altını vs bunları hep eşime taktı. Yine ses etmedim, taksınlar nasıl olsa eşimle evliyiz ikimizin herşey diye düşündüm.
eşim memur, ben atanamadım öğretmenim. Yaşım 27. Eşim sürekli evde benden altınları saklıyor. Her ay altınları sayıyor. Çok zoruma gidiyodu böyle davranması. Birgün işteyim beni arıyor, altınlar eksik diye eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Geldim beraber saydık ve altınlar tam çıktı eksik yoktu. Keşke eksik çıksaydıda yediğim laflar bari yerini bulmuş olurdu, annemi hırsızlıkla suçladı ama ne oldu kendisi eksik saymış, insanlara iftira atıyor, tabi tartışmasınıda yaşadık eşimle. Neyse arada zaman geçti En sonunda benden sakladığı altınları evi temizlerken buldum, bende ordan alıp başka yere koydum ve söyledim başka yere kaldırdığımı. Aradan zaman geçti görümcemin kızı nişanlanacaktı ve eşime şimdiden hazırlığını yap takını al demiştim. Tam 6 ay geçti ve sonuç; takısını filan almamış. Bana dediği cümle şu oldu. “Çeyrek ver ordan senin malın değil onlar sana hesap vermem ben” bende ona, önce kibarca istemesini ve önceden takısını almasını söylediğimi söyledim ayrıyettende birikimimizi böyle hemen kullanmamasını söyledim ve sonuç; Beni darp etti, küfürler etti hatta beni boşamakla tehdit etti. Ailemi eve çağırdım tabi bu sırada o evden kaçtı. Beni boşayacaksa boşasın diye düşünüyordum ama boşamadı. 1 hafta sonra (görümcemin kızının nişanına 1 gün kala) ailemin evine geldi ve yalandan babamdan özür diledi (babam nişana gitmemizi ailesine saygısızlık yapmamam gerektiğini söyledi ve git dedi) ve eve dönüp nişan için il dışına yola çıktık. Nişan günü ne fark ettim dersiniz, benim nişan pastam, benim nişan hediyeliklerim birebir kopya. Oturdum sadece izledim, eşimle aram zaten kötü belli etmemeye çalışıyorum takı zamanında ise gözüme soka soka kızlarına öyle bir nişan takıları taktılar ki (kayınvalidem kayınbabam görümcelerim) hepsi mübarek kuyumcu gibilerdi. Tutamadım eşime dedim gör bak nişan takısı böylr olur beni bi ayıbım varmışçasına aldınız dedim.

sinirden tabi o cümleyi kurdum yoksa eşimi seviyordum, düzeliceğine inanıyordum. Ailemde sevdiğim için ses çıkarmadılar.

kendi evimize döndük 1 ay birbirimizle konuşmadık. Kendi ailemin yardımlarıyla arabuluculuk etmesiyle aramızı düzelttik. Eşimin ailesi asla aramızın düzeltmeye adım bile atmadılar.
Ve en güncel olan da kısaca şöyle anlatayım;
Tam tamına 6-7 aydır kavga etmiyoruz herşey iyi gidiyor diyordum, eşimin telefonu bozuktu ona süpriz hediye olsun diye biraz çeyrek bozdurup eşime telefon aldım ve yılbaşı gelmeden eşimin telefonu artık kullanılmıyacak duruma geldi, bende dedim kendine gidip telefon filan almasın bari önceden vereyim telefon hediyesini dedim. Ne yazık ki kursağımda bıraktı. Neden ona sormadan yapmışım neden habersiz altınları elle işim. Ne gerek varmış filan. Telefonuda attı koltuğun üstüne öylece maf etti süprizimi. Şuan konuşmuyoruz, afedersiniz benden ayrı uyuyor telefon olayından dolayı ve aldığım telefonda attığı koltuğun üstünde hala öyle duruyor. Çok zoruma gidiyo. Napıcamı şaşırdım kaldım. Sevmekde bir yere kadar diye düşünüyorum
Allah aşkına kendini böyle bir evlilik için heba etme kaç kurtar kendini zerre da yerin yok gözünde kendimi okudum gibi resmen bak tecrübe konuşuyor ben etmedim pismanim 2 çocuk var sende çoluk çocuk da yok balık bastan kokar arkadaşım o adam değişmez
 
Merhaba, Öncelikle okuyacağınız için teşekküler. Eşimle Üniversite 2.sınıftan itibariyle 2yıl nişanlı kaldık ve mezun olunca evlendik. Birbirimizi severek evlendik. Tabi ki nişandı sözdü bu süreçlerde ailelerimiz birbirlerine ısınamadı ama biz yinede devam ettik. Eşimin ailesi çanakkalede yaşıyor, benim ailem istanbulda. Ailesi, 5senelik söz nişan nikah kına süreçlerinde sadece 3kere gelmiş bulundular. 1. beni istemeye geldiklerinde(isteme/nişan bir arada oldu)
2. Si nikahıma geldiler ve 3.sü kına geceme geldiler. Ailem göçmen bir ailedir ve eşimin aileside göçmendir. Kültürlerimiz benzer ama eşimle ben kültürlerimize sıkı sıkıya bağlı insanlar değildik, ailemizin bildiklerine saygı duyarak hareket ederdik(makul şeylerse).
eşimin ailesi kasaba gibi küçük bir yerde yaşayan ve oranın örf adetlerine alışık bir ailedir. Benim ailem ise şehirde yaşayan ama yinede örf ve adetlerine bağlı ailedir. (Bilmeniz için yazıyorum)
Eşimin ailesi beni istemeye geldiklerinde hem isteme hem nişan yapıcaktık.
Geldikleri gün biraz sıkıntılar yaşadık, eşimin ablası yani büyük görümcem evimi, benim kendi odamı kurcalarken yakaladım ve bu davranışını ailemden herkes görmüş çok utanmıştım. Daha sonra ise kayınbabam beni isterken(yaşlı birisidir ama dinçtir) durup dururken bir muhabbet açarak “kerhane” ile ilgili bir espiri yaparak herkesi şaşkına uğrattı. Nişanı neden istemede yaptığımı soracaksanız, istanbul a gidip gelmek zormuş o yüzden geldikleri gibi halletmek istemişler (bir daha gelmemek için)
Aileme altınla alakalı ne istersiniz vs gibi gelenektendir soruları sorulmadı, annem size yakışanı takın demişti ve Nişanımda bana sadece 1 bilezik takıldı. (Biz ailece bilmiyorduk 1 bilezik takacaklarını, tabi damada kol saati taktık)
Nişanlıyken örf adetlerimiz olan gelin bayram hediyesi (bir danteldir veya tülbent veya da bir bluzdur gönderilmedi. Kısacası Hiç bişey bana gönderilmedi. İstemeye de yangından mal alır gibi hemen gelip gittiler. Lütfen yanlış anlaşılmasın bu sözüm; ben dul birisi değilim, ilk evliliğim ama yaşananlar çok can sıkıcıydı. Eşimle ben çok iyi anlaşıyorduk ta ki aileler devreye girinceye kadar. Eşimin babası çok despot bir insandır ve eşim ondan korkar ne derse yapar, bunu bilmiyordum.
nişanlıyken kendi ailemle kayınbabamlara biz kendimiz gittik yaşça büyüktür belki adımı bizden bekliyorlardır diye ama maalesef öyle değilmiş yinede bize hiç gelmediler bu süreçte. Nikah zamanımız geldi çattı, nikahımız için ailesi il dışından geldi, geldiler ama ailemle yaşadığım ev 3. Katta diye o kata çıkamazlarmış asansör yokmuş diye teyzemin benim kendi öz teyzemin evine gitmek istediler, tabi ki de dedik buyur ettik. Yemesinden içmesine herşeylerini hallettik. Tabi benim bütün hazırlıklarım çöp oldu, kuaför randevum makyaj vs. Teyzemlerin orda tanımadığım kişilere yaptırdım ve sonucu hüsrandı zaten neyse. Teyzemde herşeyleri hazırladık ama ailesi sanki bize hizmetçiymişiz gibi tavır almaları, eşimin hiçbir şeye karışmaması beni çok şaşırttı ve ilk kötü günümüze adım atmış olduk şöyle ki; teyzemden çıkıp nikah salonuna geldik, nikahımız oldu herşey güzel teyzemlere geri geldik. Eşim, kız kardeşi ve abladı balkonda oturmuşlar birşey konuluyorlar, bende eşime seslendim yanıma gelmesi için. Gelincede, canım sana takılanları (3 çeyrek) verirmisin bende bana takılanları aldım bunları kaldırayım dedim. Bana direk dediği şu oldu yüksek sesle; ben onları annemlere verdim, onlar üstüne ekleyip altın yapıcaklar. Ve o iki kardeşide bana balkondan pişkin pişkin bakıyorlar. Teyzemin evi küçük herkes duydu rezil oldum. Bana davranışı ve bana danışmadan hareket etmesi beni çok üzdü üzüntüden ağlıyarak 2 saat uyumuşum. Gece 12-1 gibi gidecekler otogara hepberaber yolcu etmeye gittik vs pek yansıtmadım. Kendi ailemle kalınca herkes bu yapılanın ayıp olduğunu, geline yani bana danışmadan damadın yani eşimin neden böyle hareket ettiğini sorup durdular ama ben nereden bile bilirdim ki.
Kına gecemde eşim ve ailesi kınama geç geldiler. Dış çekim yapamadık bu yüzden. Kınada hiçbirşey bana takılmadı. Kendi kendime oynadım o gün bitsin gitsin diye. Dini nikahımızda eşimin ailesinin memleketinde oldu.
eşimin akrabasının evinde kaldık ailemle. İmam kayınbabamın arkadaşıymış, (ben pek mehir vs düşüncesinde birisi değildim, dedim ya aileler işlere karıştı) yengem yanımda geldi nikah sırasında ve yengem düğünde takılanları mehir olarak istediğini belirtti ben hiç konuşmadım. Kayınbabam o sırada imama kaş göz yaptı ve olmaz çok fazla dedi, arayı bulup anlaşın dedi. Yengem sustu çünkü o an çıkarın verin denmiyor bu allah katında bir söz diye imam efendinin soruna verilmiş cevaptı ama imam beğenmedi. Bende fark etmez dedim. Bana 1 bilezik senindir dedi imam efendi ve ben olay büyümesin diye sustum. Nikah kıyıldı odadan çıktım. Biran önce düğün olsun diye bekliyordum ki aileler artık müdahile etmesin, eşimle ben şu konulardan uzaklaşmak için sabrediyorduk sanıyordum meğer tek sabreden benmişim. Eşimin böyle paragöz olduğunu bilmiyordum. Düğünde takılar takılıyor ama sadece erkeğe takı takılıyor ben pistin ortasında heykel gibi kaldım, sadece kendi ailemin bana taktığı takı vardı. Kayınvalidem cumhuriyet altını vs bunları hep eşime taktı. Yine ses etmedim, taksınlar nasıl olsa eşimle evliyiz ikimizin herşey diye düşündüm.
eşim memur, ben atanamadım öğretmenim. Yaşım 27. Eşim sürekli evde benden altınları saklıyor. Her ay altınları sayıyor. Çok zoruma gidiyodu böyle davranması. Birgün işteyim beni arıyor, altınlar eksik diye eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Geldim beraber saydık ve altınlar tam çıktı eksik yoktu. Keşke eksik çıksaydıda yediğim laflar bari yerini bulmuş olurdu, annemi hırsızlıkla suçladı ama ne oldu kendisi eksik saymış, insanlara iftira atıyor, tabi tartışmasınıda yaşadık eşimle. Neyse arada zaman geçti En sonunda benden sakladığı altınları evi temizlerken buldum, bende ordan alıp başka yere koydum ve söyledim başka yere kaldırdığımı. Aradan zaman geçti görümcemin kızı nişanlanacaktı ve eşime şimdiden hazırlığını yap takını al demiştim. Tam 6 ay geçti ve sonuç; takısını filan almamış. Bana dediği cümle şu oldu. “Çeyrek ver ordan senin malın değil onlar sana hesap vermem ben” bende ona, önce kibarca istemesini ve önceden takısını almasını söylediğimi söyledim ayrıyettende birikimimizi böyle hemen kullanmamasını söyledim ve sonuç; Beni darp etti, küfürler etti hatta beni boşamakla tehdit etti. Ailemi eve çağırdım tabi bu sırada o evden kaçtı. Beni boşayacaksa boşasın diye düşünüyordum ama boşamadı. 1 hafta sonra (görümcemin kızının nişanına 1 gün kala) ailemin evine geldi ve yalandan babamdan özür diledi (babam nişana gitmemizi ailesine saygısızlık yapmamam gerektiğini söyledi ve git dedi) ve eve dönüp nişan için il dışına yola çıktık. Nişan günü ne fark ettim dersiniz, benim nişan pastam, benim nişan hediyeliklerim birebir kopya. Oturdum sadece izledim, eşimle aram zaten kötü belli etmemeye çalışıyorum takı zamanında ise gözüme soka soka kızlarına öyle bir nişan takıları taktılar ki (kayınvalidem kayınbabam görümcelerim) hepsi mübarek kuyumcu gibilerdi. Tutamadım eşime dedim gör bak nişan takısı böylr olur beni bi ayıbım varmışçasına aldınız dedim.

sinirden tabi o cümleyi kurdum yoksa eşimi seviyordum, düzeliceğine inanıyordum. Ailemde sevdiğim için ses çıkarmadılar.

kendi evimize döndük 1 ay birbirimizle konuşmadık. Kendi ailemin yardımlarıyla arabuluculuk etmesiyle aramızı düzelttik. Eşimin ailesi asla aramızın düzeltmeye adım bile atmadılar.
Ve en güncel olan da kısaca şöyle anlatayım;
Tam tamına 6-7 aydır kavga etmiyoruz herşey iyi gidiyor diyordum, eşimin telefonu bozuktu ona süpriz hediye olsun diye biraz çeyrek bozdurup eşime telefon aldım ve yılbaşı gelmeden eşimin telefonu artık kullanılmıyacak duruma geldi, bende dedim kendine gidip telefon filan almasın bari önceden vereyim telefon hediyesini dedim. Ne yazık ki kursağımda bıraktı. Neden ona sormadan yapmışım neden habersiz altınları elle işim. Ne gerek varmış filan. Telefonuda attı koltuğun üstüne öylece maf etti süprizimi. Şuan konuşmuyoruz, afedersiniz benden ayrı uyuyor telefon olayından dolayı ve aldığım telefonda attığı koltuğun üstünde hala öyle duruyor. Çok zoruma gidiyo. Napıcamı şaşırdım kaldım. Sevmekde bir yere kadar diye düşünüyorum
Anlaşmıyorsanız bebek olmadan en iyisi ayrılmak bence ailesinin ağzına bakan biri anladığım kadarıyla yıllarca katlanıp kendine yaparsın huylu huyundan vazgeçmez o sana gerçek yüzünü nikah günü göstermiş zaten
 
Öncelikle altınlar her zaman gelinindir “yok senin değil” falan demesin boşuna hepsi senin! Sen böyle bi adama nasıl katlanıyosun? Kendine saygın varsa, hazır çocuk da yokken bitir bu işi. Bu böyle gider, bu gibi tiplerin de asla düzeleceğini sanmıyorum. Altınlara takmış durumda, sana ve ailene yapılan saygısızlığın farkında bile değil, evlenmiş ama hala annesinin babasının ağzına bakıyo hepsini geçtim seni darp etmiş bu bile yeterli bi sebep benim için. Kendine güveni yok belli ki, lütfen sende kendine yazık etme gençliğini heba etme böyle bi adam için. Anneni altınları çalmakla suçlayan adamdan hayır gelmez bunu unutma! Seni annen doğurdu, ailen büyüttü niye? Elin adamı gelip kızının hayatını karartsın diye mi? Tekrar diyorum seviyorum diyip katlanma bu adama. 🌺 Allah yardımcın olsun...
 
Merhaba, Öncelikle okuyacağınız için teşekküler. Eşimle Üniversite 2.sınıftan itibariyle 2yıl nişanlı kaldık ve mezun olunca evlendik. Birbirimizi severek evlendik. Tabi ki nişandı sözdü bu süreçlerde ailelerimiz birbirlerine ısınamadı ama biz yinede devam ettik. Eşimin ailesi çanakkalede yaşıyor, benim ailem istanbulda. Ailesi, 5senelik söz nişan nikah kına süreçlerinde sadece 3kere gelmiş bulundular. 1. beni istemeye geldiklerinde(isteme/nişan bir arada oldu)
2. Si nikahıma geldiler ve 3.sü kına geceme geldiler. Ailem göçmen bir ailedir ve eşimin aileside göçmendir. Kültürlerimiz benzer ama eşimle ben kültürlerimize sıkı sıkıya bağlı insanlar değildik, ailemizin bildiklerine saygı duyarak hareket ederdik(makul şeylerse).
eşimin ailesi kasaba gibi küçük bir yerde yaşayan ve oranın örf adetlerine alışık bir ailedir. Benim ailem ise şehirde yaşayan ama yinede örf ve adetlerine bağlı ailedir. (Bilmeniz için yazıyorum)
Eşimin ailesi beni istemeye geldiklerinde hem isteme hem nişan yapıcaktık.
Geldikleri gün biraz sıkıntılar yaşadık, eşimin ablası yani büyük görümcem evimi, benim kendi odamı kurcalarken yakaladım ve bu davranışını ailemden herkes görmüş çok utanmıştım. Daha sonra ise kayınbabam beni isterken(yaşlı birisidir ama dinçtir) durup dururken bir muhabbet açarak “kerhane” ile ilgili bir espiri yaparak herkesi şaşkına uğrattı. Nişanı neden istemede yaptığımı soracaksanız, istanbul a gidip gelmek zormuş o yüzden geldikleri gibi halletmek istemişler (bir daha gelmemek için)
Aileme altınla alakalı ne istersiniz vs gibi gelenektendir soruları sorulmadı, annem size yakışanı takın demişti ve Nişanımda bana sadece 1 bilezik takıldı. (Biz ailece bilmiyorduk 1 bilezik takacaklarını, tabi damada kol saati taktık)
Nişanlıyken örf adetlerimiz olan gelin bayram hediyesi (bir danteldir veya tülbent veya da bir bluzdur gönderilmedi. Kısacası Hiç bişey bana gönderilmedi. İstemeye de yangından mal alır gibi hemen gelip gittiler. Lütfen yanlış anlaşılmasın bu sözüm; ben dul birisi değilim, ilk evliliğim ama yaşananlar çok can sıkıcıydı. Eşimle ben çok iyi anlaşıyorduk ta ki aileler devreye girinceye kadar. Eşimin babası çok despot bir insandır ve eşim ondan korkar ne derse yapar, bunu bilmiyordum.
nişanlıyken kendi ailemle kayınbabamlara biz kendimiz gittik yaşça büyüktür belki adımı bizden bekliyorlardır diye ama maalesef öyle değilmiş yinede bize hiç gelmediler bu süreçte. Nikah zamanımız geldi çattı, nikahımız için ailesi il dışından geldi, geldiler ama ailemle yaşadığım ev 3. Katta diye o kata çıkamazlarmış asansör yokmuş diye teyzemin benim kendi öz teyzemin evine gitmek istediler, tabi ki de dedik buyur ettik. Yemesinden içmesine herşeylerini hallettik. Tabi benim bütün hazırlıklarım çöp oldu, kuaför randevum makyaj vs. Teyzemlerin orda tanımadığım kişilere yaptırdım ve sonucu hüsrandı zaten neyse. Teyzemde herşeyleri hazırladık ama ailesi sanki bize hizmetçiymişiz gibi tavır almaları, eşimin hiçbir şeye karışmaması beni çok şaşırttı ve ilk kötü günümüze adım atmış olduk şöyle ki; teyzemden çıkıp nikah salonuna geldik, nikahımız oldu herşey güzel teyzemlere geri geldik. Eşim, kız kardeşi ve abladı balkonda oturmuşlar birşey konuluyorlar, bende eşime seslendim yanıma gelmesi için. Gelincede, canım sana takılanları (3 çeyrek) verirmisin bende bana takılanları aldım bunları kaldırayım dedim. Bana direk dediği şu oldu yüksek sesle; ben onları annemlere verdim, onlar üstüne ekleyip altın yapıcaklar. Ve o iki kardeşide bana balkondan pişkin pişkin bakıyorlar. Teyzemin evi küçük herkes duydu rezil oldum. Bana davranışı ve bana danışmadan hareket etmesi beni çok üzdü üzüntüden ağlıyarak 2 saat uyumuşum. Gece 12-1 gibi gidecekler otogara hepberaber yolcu etmeye gittik vs pek yansıtmadım. Kendi ailemle kalınca herkes bu yapılanın ayıp olduğunu, geline yani bana danışmadan damadın yani eşimin neden böyle hareket ettiğini sorup durdular ama ben nereden bile bilirdim ki.
Kına gecemde eşim ve ailesi kınama geç geldiler. Dış çekim yapamadık bu yüzden. Kınada hiçbirşey bana takılmadı. Kendi kendime oynadım o gün bitsin gitsin diye. Dini nikahımızda eşimin ailesinin memleketinde oldu.
eşimin akrabasının evinde kaldık ailemle. İmam kayınbabamın arkadaşıymış, (ben pek mehir vs düşüncesinde birisi değildim, dedim ya aileler işlere karıştı) yengem yanımda geldi nikah sırasında ve yengem düğünde takılanları mehir olarak istediğini belirtti ben hiç konuşmadım. Kayınbabam o sırada imama kaş göz yaptı ve olmaz çok fazla dedi, arayı bulup anlaşın dedi. Yengem sustu çünkü o an çıkarın verin denmiyor bu allah katında bir söz diye imam efendinin soruna verilmiş cevaptı ama imam beğenmedi. Bende fark etmez dedim. Bana 1 bilezik senindir dedi imam efendi ve ben olay büyümesin diye sustum. Nikah kıyıldı odadan çıktım. Biran önce düğün olsun diye bekliyordum ki aileler artık müdahile etmesin, eşimle ben şu konulardan uzaklaşmak için sabrediyorduk sanıyordum meğer tek sabreden benmişim. Eşimin böyle paragöz olduğunu bilmiyordum. Düğünde takılar takılıyor ama sadece erkeğe takı takılıyor ben pistin ortasında heykel gibi kaldım, sadece kendi ailemin bana taktığı takı vardı. Kayınvalidem cumhuriyet altını vs bunları hep eşime taktı. Yine ses etmedim, taksınlar nasıl olsa eşimle evliyiz ikimizin herşey diye düşündüm.
eşim memur, ben atanamadım öğretmenim. Yaşım 27. Eşim sürekli evde benden altınları saklıyor. Her ay altınları sayıyor. Çok zoruma gidiyodu böyle davranması. Birgün işteyim beni arıyor, altınlar eksik diye eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Geldim beraber saydık ve altınlar tam çıktı eksik yoktu. Keşke eksik çıksaydıda yediğim laflar bari yerini bulmuş olurdu, annemi hırsızlıkla suçladı ama ne oldu kendisi eksik saymış, insanlara iftira atıyor, tabi tartışmasınıda yaşadık eşimle. Neyse arada zaman geçti En sonunda benden sakladığı altınları evi temizlerken buldum, bende ordan alıp başka yere koydum ve söyledim başka yere kaldırdığımı. Aradan zaman geçti görümcemin kızı nişanlanacaktı ve eşime şimdiden hazırlığını yap takını al demiştim. Tam 6 ay geçti ve sonuç; takısını filan almamış. Bana dediği cümle şu oldu. “Çeyrek ver ordan senin malın değil onlar sana hesap vermem ben” bende ona, önce kibarca istemesini ve önceden takısını almasını söylediğimi söyledim ayrıyettende birikimimizi böyle hemen kullanmamasını söyledim ve sonuç; Beni darp etti, küfürler etti hatta beni boşamakla tehdit etti. Ailemi eve çağırdım tabi bu sırada o evden kaçtı. Beni boşayacaksa boşasın diye düşünüyordum ama boşamadı. 1 hafta sonra (görümcemin kızının nişanına 1 gün kala) ailemin evine geldi ve yalandan babamdan özür diledi (babam nişana gitmemizi ailesine saygısızlık yapmamam gerektiğini söyledi ve git dedi) ve eve dönüp nişan için il dışına yola çıktık. Nişan günü ne fark ettim dersiniz, benim nişan pastam, benim nişan hediyeliklerim birebir kopya. Oturdum sadece izledim, eşimle aram zaten kötü belli etmemeye çalışıyorum takı zamanında ise gözüme soka soka kızlarına öyle bir nişan takıları taktılar ki (kayınvalidem kayınbabam görümcelerim) hepsi mübarek kuyumcu gibilerdi. Tutamadım eşime dedim gör bak nişan takısı böylr olur beni bi ayıbım varmışçasına aldınız dedim.

sinirden tabi o cümleyi kurdum yoksa eşimi seviyordum, düzeliceğine inanıyordum. Ailemde sevdiğim için ses çıkarmadılar.

kendi evimize döndük 1 ay birbirimizle konuşmadık. Kendi ailemin yardımlarıyla arabuluculuk etmesiyle aramızı düzelttik. Eşimin ailesi asla aramızın düzeltmeye adım bile atmadılar.
Ve en güncel olan da kısaca şöyle anlatayım;
Tam tamına 6-7 aydır kavga etmiyoruz herşey iyi gidiyor diyordum, eşimin telefonu bozuktu ona süpriz hediye olsun diye biraz çeyrek bozdurup eşime telefon aldım ve yılbaşı gelmeden eşimin telefonu artık kullanılmıyacak duruma geldi, bende dedim kendine gidip telefon filan almasın bari önceden vereyim telefon hediyesini dedim. Ne yazık ki kursağımda bıraktı. Neden ona sormadan yapmışım neden habersiz altınları elle işim. Ne gerek varmış filan. Telefonuda attı koltuğun üstüne öylece maf etti süprizimi. Şuan konuşmuyoruz, afedersiniz benden ayrı uyuyor telefon olayından dolayı ve aldığım telefonda attığı koltuğun üstünde hala öyle duruyor. Çok zoruma gidiyo. Napıcamı şaşırdım kaldım. Sevmekde bir yere kadar diye düşünüyorum
Sizinkisi evlilik den çok ticarete dönmüş
 
Tek kelimeyle bitirin zor olcak ama bitirin cok uzuldum boyle okuyunca inanamiyorum biliyomusunuz benm sevdigim adam yapmaz diyoruz ama gun geliyo donuyo degisyor Allah kimseyi dogru yoldan sasirtmasin...
 
Merhaba, Öncelikle okuyacağınız için teşekküler. Eşimle Üniversite 2.sınıftan itibariyle 2yıl nişanlı kaldık ve mezun olunca evlendik. Birbirimizi severek evlendik. Tabi ki nişandı sözdü bu süreçlerde ailelerimiz birbirlerine ısınamadı ama biz yinede devam ettik. Eşimin ailesi çanakkalede yaşıyor, benim ailem istanbulda. Ailesi, 5senelik söz nişan nikah kına süreçlerinde sadece 3kere gelmiş bulundular. 1. beni istemeye geldiklerinde(isteme/nişan bir arada oldu)
2. Si nikahıma geldiler ve 3.sü kına geceme geldiler. Ailem göçmen bir ailedir ve eşimin aileside göçmendir. Kültürlerimiz benzer ama eşimle ben kültürlerimize sıkı sıkıya bağlı insanlar değildik, ailemizin bildiklerine saygı duyarak hareket ederdik(makul şeylerse).
eşimin ailesi kasaba gibi küçük bir yerde yaşayan ve oranın örf adetlerine alışık bir ailedir. Benim ailem ise şehirde yaşayan ama yinede örf ve adetlerine bağlı ailedir. (Bilmeniz için yazıyorum)
Eşimin ailesi beni istemeye geldiklerinde hem isteme hem nişan yapıcaktık.
Geldikleri gün biraz sıkıntılar yaşadık, eşimin ablası yani büyük görümcem evimi, benim kendi odamı kurcalarken yakaladım ve bu davranışını ailemden herkes görmüş çok utanmıştım. Daha sonra ise kayınbabam beni isterken(yaşlı birisidir ama dinçtir) durup dururken bir muhabbet açarak “kerhane” ile ilgili bir espiri yaparak herkesi şaşkına uğrattı. Nişanı neden istemede yaptığımı soracaksanız, istanbul a gidip gelmek zormuş o yüzden geldikleri gibi halletmek istemişler (bir daha gelmemek için)
Aileme altınla alakalı ne istersiniz vs gibi gelenektendir soruları sorulmadı, annem size yakışanı takın demişti ve Nişanımda bana sadece 1 bilezik takıldı. (Biz ailece bilmiyorduk 1 bilezik takacaklarını, tabi damada kol saati taktık)
Nişanlıyken örf adetlerimiz olan gelin bayram hediyesi (bir danteldir veya tülbent veya da bir bluzdur gönderilmedi. Kısacası Hiç bişey bana gönderilmedi. İstemeye de yangından mal alır gibi hemen gelip gittiler. Lütfen yanlış anlaşılmasın bu sözüm; ben dul birisi değilim, ilk evliliğim ama yaşananlar çok can sıkıcıydı. Eşimle ben çok iyi anlaşıyorduk ta ki aileler devreye girinceye kadar. Eşimin babası çok despot bir insandır ve eşim ondan korkar ne derse yapar, bunu bilmiyordum.
nişanlıyken kendi ailemle kayınbabamlara biz kendimiz gittik yaşça büyüktür belki adımı bizden bekliyorlardır diye ama maalesef öyle değilmiş yinede bize hiç gelmediler bu süreçte. Nikah zamanımız geldi çattı, nikahımız için ailesi il dışından geldi, geldiler ama ailemle yaşadığım ev 3. Katta diye o kata çıkamazlarmış asansör yokmuş diye teyzemin benim kendi öz teyzemin evine gitmek istediler, tabi ki de dedik buyur ettik. Yemesinden içmesine herşeylerini hallettik. Tabi benim bütün hazırlıklarım çöp oldu, kuaför randevum makyaj vs. Teyzemlerin orda tanımadığım kişilere yaptırdım ve sonucu hüsrandı zaten neyse. Teyzemde herşeyleri hazırladık ama ailesi sanki bize hizmetçiymişiz gibi tavır almaları, eşimin hiçbir şeye karışmaması beni çok şaşırttı ve ilk kötü günümüze adım atmış olduk şöyle ki; teyzemden çıkıp nikah salonuna geldik, nikahımız oldu herşey güzel teyzemlere geri geldik. Eşim, kız kardeşi ve abladı balkonda oturmuşlar birşey konuluyorlar, bende eşime seslendim yanıma gelmesi için. Gelincede, canım sana takılanları (3 çeyrek) verirmisin bende bana takılanları aldım bunları kaldırayım dedim. Bana direk dediği şu oldu yüksek sesle; ben onları annemlere verdim, onlar üstüne ekleyip altın yapıcaklar. Ve o iki kardeşide bana balkondan pişkin pişkin bakıyorlar. Teyzemin evi küçük herkes duydu rezil oldum. Bana davranışı ve bana danışmadan hareket etmesi beni çok üzdü üzüntüden ağlıyarak 2 saat uyumuşum. Gece 12-1 gibi gidecekler otogara hepberaber yolcu etmeye gittik vs pek yansıtmadım. Kendi ailemle kalınca herkes bu yapılanın ayıp olduğunu, geline yani bana danışmadan damadın yani eşimin neden böyle hareket ettiğini sorup durdular ama ben nereden bile bilirdim ki.
Kına gecemde eşim ve ailesi kınama geç geldiler. Dış çekim yapamadık bu yüzden. Kınada hiçbirşey bana takılmadı. Kendi kendime oynadım o gün bitsin gitsin diye. Dini nikahımızda eşimin ailesinin memleketinde oldu.
eşimin akrabasının evinde kaldık ailemle. İmam kayınbabamın arkadaşıymış, (ben pek mehir vs düşüncesinde birisi değildim, dedim ya aileler işlere karıştı) yengem yanımda geldi nikah sırasında ve yengem düğünde takılanları mehir olarak istediğini belirtti ben hiç konuşmadım. Kayınbabam o sırada imama kaş göz yaptı ve olmaz çok fazla dedi, arayı bulup anlaşın dedi. Yengem sustu çünkü o an çıkarın verin denmiyor bu allah katında bir söz diye imam efendinin soruna verilmiş cevaptı ama imam beğenmedi. Bende fark etmez dedim. Bana 1 bilezik senindir dedi imam efendi ve ben olay büyümesin diye sustum. Nikah kıyıldı odadan çıktım. Biran önce düğün olsun diye bekliyordum ki aileler artık müdahile etmesin, eşimle ben şu konulardan uzaklaşmak için sabrediyorduk sanıyordum meğer tek sabreden benmişim. Eşimin böyle paragöz olduğunu bilmiyordum. Düğünde takılar takılıyor ama sadece erkeğe takı takılıyor ben pistin ortasında heykel gibi kaldım, sadece kendi ailemin bana taktığı takı vardı. Kayınvalidem cumhuriyet altını vs bunları hep eşime taktı. Yine ses etmedim, taksınlar nasıl olsa eşimle evliyiz ikimizin herşey diye düşündüm.
eşim memur, ben atanamadım öğretmenim. Yaşım 27. Eşim sürekli evde benden altınları saklıyor. Her ay altınları sayıyor. Çok zoruma gidiyodu böyle davranması. Birgün işteyim beni arıyor, altınlar eksik diye eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Geldim beraber saydık ve altınlar tam çıktı eksik yoktu. Keşke eksik çıksaydıda yediğim laflar bari yerini bulmuş olurdu, annemi hırsızlıkla suçladı ama ne oldu kendisi eksik saymış, insanlara iftira atıyor, tabi tartışmasınıda yaşadık eşimle. Neyse arada zaman geçti En sonunda benden sakladığı altınları evi temizlerken buldum, bende ordan alıp başka yere koydum ve söyledim başka yere kaldırdığımı. Aradan zaman geçti görümcemin kızı nişanlanacaktı ve eşime şimdiden hazırlığını yap takını al demiştim. Tam 6 ay geçti ve sonuç; takısını filan almamış. Bana dediği cümle şu oldu. “Çeyrek ver ordan senin malın değil onlar sana hesap vermem ben” bende ona, önce kibarca istemesini ve önceden takısını almasını söylediğimi söyledim ayrıyettende birikimimizi böyle hemen kullanmamasını söyledim ve sonuç; Beni darp etti, küfürler etti hatta beni boşamakla tehdit etti. Ailemi eve çağırdım tabi bu sırada o evden kaçtı. Beni boşayacaksa boşasın diye düşünüyordum ama boşamadı. 1 hafta sonra (görümcemin kızının nişanına 1 gün kala) ailemin evine geldi ve yalandan babamdan özür diledi (babam nişana gitmemizi ailesine saygısızlık yapmamam gerektiğini söyledi ve git dedi) ve eve dönüp nişan için il dışına yola çıktık. Nişan günü ne fark ettim dersiniz, benim nişan pastam, benim nişan hediyeliklerim birebir kopya. Oturdum sadece izledim, eşimle aram zaten kötü belli etmemeye çalışıyorum takı zamanında ise gözüme soka soka kızlarına öyle bir nişan takıları taktılar ki (kayınvalidem kayınbabam görümcelerim) hepsi mübarek kuyumcu gibilerdi. Tutamadım eşime dedim gör bak nişan takısı böylr olur beni bi ayıbım varmışçasına aldınız dedim.

sinirden tabi o cümleyi kurdum yoksa eşimi seviyordum, düzeliceğine inanıyordum. Ailemde sevdiğim için ses çıkarmadılar.

kendi evimize döndük 1 ay birbirimizle konuşmadık. Kendi ailemin yardımlarıyla arabuluculuk etmesiyle aramızı düzelttik. Eşimin ailesi asla aramızın düzeltmeye adım bile atmadılar.
Ve en güncel olan da kısaca şöyle anlatayım;
Tam tamına 6-7 aydır kavga etmiyoruz herşey iyi gidiyor diyordum, eşimin telefonu bozuktu ona süpriz hediye olsun diye biraz çeyrek bozdurup eşime telefon aldım ve yılbaşı gelmeden eşimin telefonu artık kullanılmıyacak duruma geldi, bende dedim kendine gidip telefon filan almasın bari önceden vereyim telefon hediyesini dedim. Ne yazık ki kursağımda bıraktı. Neden ona sormadan yapmışım neden habersiz altınları elle işim. Ne gerek varmış filan. Telefonuda attı koltuğun üstüne öylece maf etti süprizimi. Şuan konuşmuyoruz, afedersiniz benden ayrı uyuyor telefon olayından dolayı ve aldığım telefonda attığı koltuğun üstünde hala öyle duruyor. Çok zoruma gidiyo. Napıcamı şaşırdım kaldım. Sevmekde bir yere kadar diye düşünüyorum
Hayretle okudum sonuna kadar Allah yardımcınız olsun eşiniz hala Kendi karakterini tam oturtamamış onun bunun ağzıyla yürüyor Bi kere hetgün altınları saymak dünya malına bu kadar çok düşkün olmak ve bunun için önüne çıkan herkese kolayca iftira atabilmesi felan bilmiyorum düzelir mi Allah ıslah etsin ama senin elinde mesleğin var ne yap et kendini kurtarmaya bak bu süreçte kesinlikle çocuk yapma ama baktın adam düzelmiyor zorlama kaç kurtar kendini Rabbim yardımcın olsun 😓😓
 
Merhaba, Öncelikle okuyacağınız için teşekküler. Eşimle Üniversite 2.sınıftan itibariyle 2yıl nişanlı kaldık ve mezun olunca evlendik. Birbirimizi severek evlendik. Tabi ki nişandı sözdü bu süreçlerde ailelerimiz birbirlerine ısınamadı ama biz yinede devam ettik. Eşimin ailesi çanakkalede yaşıyor, benim ailem istanbulda. Ailesi, 5senelik söz nişan nikah kına süreçlerinde sadece 3kere gelmiş bulundular. 1. beni istemeye geldiklerinde(isteme/nişan bir arada oldu)
2. Si nikahıma geldiler ve 3.sü kına geceme geldiler. Ailem göçmen bir ailedir ve eşimin aileside göçmendir. Kültürlerimiz benzer ama eşimle ben kültürlerimize sıkı sıkıya bağlı insanlar değildik, ailemizin bildiklerine saygı duyarak hareket ederdik(makul şeylerse).
eşimin ailesi kasaba gibi küçük bir yerde yaşayan ve oranın örf adetlerine alışık bir ailedir. Benim ailem ise şehirde yaşayan ama yinede örf ve adetlerine bağlı ailedir. (Bilmeniz için yazıyorum)
Eşimin ailesi beni istemeye geldiklerinde hem isteme hem nişan yapıcaktık.
Geldikleri gün biraz sıkıntılar yaşadık, eşimin ablası yani büyük görümcem evimi, benim kendi odamı kurcalarken yakaladım ve bu davranışını ailemden herkes görmüş çok utanmıştım. Daha sonra ise kayınbabam beni isterken(yaşlı birisidir ama dinçtir) durup dururken bir muhabbet açarak “kerhane” ile ilgili bir espiri yaparak herkesi şaşkına uğrattı. Nişanı neden istemede yaptığımı soracaksanız, istanbul a gidip gelmek zormuş o yüzden geldikleri gibi halletmek istemişler (bir daha gelmemek için)
Aileme altınla alakalı ne istersiniz vs gibi gelenektendir soruları sorulmadı, annem size yakışanı takın demişti ve Nişanımda bana sadece 1 bilezik takıldı. (Biz ailece bilmiyorduk 1 bilezik takacaklarını, tabi damada kol saati taktık)
Nişanlıyken örf adetlerimiz olan gelin bayram hediyesi (bir danteldir veya tülbent veya da bir bluzdur gönderilmedi. Kısacası Hiç bişey bana gönderilmedi. İstemeye de yangından mal alır gibi hemen gelip gittiler. Lütfen yanlış anlaşılmasın bu sözüm; ben dul birisi değilim, ilk evliliğim ama yaşananlar çok can sıkıcıydı. Eşimle ben çok iyi anlaşıyorduk ta ki aileler devreye girinceye kadar. Eşimin babası çok despot bir insandır ve eşim ondan korkar ne derse yapar, bunu bilmiyordum.
nişanlıyken kendi ailemle kayınbabamlara biz kendimiz gittik yaşça büyüktür belki adımı bizden bekliyorlardır diye ama maalesef öyle değilmiş yinede bize hiç gelmediler bu süreçte. Nikah zamanımız geldi çattı, nikahımız için ailesi il dışından geldi, geldiler ama ailemle yaşadığım ev 3. Katta diye o kata çıkamazlarmış asansör yokmuş diye teyzemin benim kendi öz teyzemin evine gitmek istediler, tabi ki de dedik buyur ettik. Yemesinden içmesine herşeylerini hallettik. Tabi benim bütün hazırlıklarım çöp oldu, kuaför randevum makyaj vs. Teyzemlerin orda tanımadığım kişilere yaptırdım ve sonucu hüsrandı zaten neyse. Teyzemde herşeyleri hazırladık ama ailesi sanki bize hizmetçiymişiz gibi tavır almaları, eşimin hiçbir şeye karışmaması beni çok şaşırttı ve ilk kötü günümüze adım atmış olduk şöyle ki; teyzemden çıkıp nikah salonuna geldik, nikahımız oldu herşey güzel teyzemlere geri geldik. Eşim, kız kardeşi ve abladı balkonda oturmuşlar birşey konuluyorlar, bende eşime seslendim yanıma gelmesi için. Gelincede, canım sana takılanları (3 çeyrek) verirmisin bende bana takılanları aldım bunları kaldırayım dedim. Bana direk dediği şu oldu yüksek sesle; ben onları annemlere verdim, onlar üstüne ekleyip altın yapıcaklar. Ve o iki kardeşide bana balkondan pişkin pişkin bakıyorlar. Teyzemin evi küçük herkes duydu rezil oldum. Bana davranışı ve bana danışmadan hareket etmesi beni çok üzdü üzüntüden ağlıyarak 2 saat uyumuşum. Gece 12-1 gibi gidecekler otogara hepberaber yolcu etmeye gittik vs pek yansıtmadım. Kendi ailemle kalınca herkes bu yapılanın ayıp olduğunu, geline yani bana danışmadan damadın yani eşimin neden böyle hareket ettiğini sorup durdular ama ben nereden bile bilirdim ki.
Kına gecemde eşim ve ailesi kınama geç geldiler. Dış çekim yapamadık bu yüzden. Kınada hiçbirşey bana takılmadı. Kendi kendime oynadım o gün bitsin gitsin diye. Dini nikahımızda eşimin ailesinin memleketinde oldu.
eşimin akrabasının evinde kaldık ailemle. İmam kayınbabamın arkadaşıymış, (ben pek mehir vs düşüncesinde birisi değildim, dedim ya aileler işlere karıştı) yengem yanımda geldi nikah sırasında ve yengem düğünde takılanları mehir olarak istediğini belirtti ben hiç konuşmadım. Kayınbabam o sırada imama kaş göz yaptı ve olmaz çok fazla dedi, arayı bulup anlaşın dedi. Yengem sustu çünkü o an çıkarın verin denmiyor bu allah katında bir söz diye imam efendinin soruna verilmiş cevaptı ama imam beğenmedi. Bende fark etmez dedim. Bana 1 bilezik senindir dedi imam efendi ve ben olay büyümesin diye sustum. Nikah kıyıldı odadan çıktım. Biran önce düğün olsun diye bekliyordum ki aileler artık müdahile etmesin, eşimle ben şu konulardan uzaklaşmak için sabrediyorduk sanıyordum meğer tek sabreden benmişim. Eşimin böyle paragöz olduğunu bilmiyordum. Düğünde takılar takılıyor ama sadece erkeğe takı takılıyor ben pistin ortasında heykel gibi kaldım, sadece kendi ailemin bana taktığı takı vardı. Kayınvalidem cumhuriyet altını vs bunları hep eşime taktı. Yine ses etmedim, taksınlar nasıl olsa eşimle evliyiz ikimizin herşey diye düşündüm.
eşim memur, ben atanamadım öğretmenim. Yaşım 27. Eşim sürekli evde benden altınları saklıyor. Her ay altınları sayıyor. Çok zoruma gidiyodu böyle davranması. Birgün işteyim beni arıyor, altınlar eksik diye eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Geldim beraber saydık ve altınlar tam çıktı eksik yoktu. Keşke eksik çıksaydıda yediğim laflar bari yerini bulmuş olurdu, annemi hırsızlıkla suçladı ama ne oldu kendisi eksik saymış, insanlara iftira atıyor, tabi tartışmasınıda yaşadık eşimle. Neyse arada zaman geçti En sonunda benden sakladığı altınları evi temizlerken buldum, bende ordan alıp başka yere koydum ve söyledim başka yere kaldırdığımı. Aradan zaman geçti görümcemin kızı nişanlanacaktı ve eşime şimdiden hazırlığını yap takını al demiştim. Tam 6 ay geçti ve sonuç; takısını filan almamış. Bana dediği cümle şu oldu. “Çeyrek ver ordan senin malın değil onlar sana hesap vermem ben” bende ona, önce kibarca istemesini ve önceden takısını almasını söylediğimi söyledim ayrıyettende birikimimizi böyle hemen kullanmamasını söyledim ve sonuç; Beni darp etti, küfürler etti hatta beni boşamakla tehdit etti. Ailemi eve çağırdım tabi bu sırada o evden kaçtı. Beni boşayacaksa boşasın diye düşünüyordum ama boşamadı. 1 hafta sonra (görümcemin kızının nişanına 1 gün kala) ailemin evine geldi ve yalandan babamdan özür diledi (babam nişana gitmemizi ailesine saygısızlık yapmamam gerektiğini söyledi ve git dedi) ve eve dönüp nişan için il dışına yola çıktık. Nişan günü ne fark ettim dersiniz, benim nişan pastam, benim nişan hediyeliklerim birebir kopya. Oturdum sadece izledim, eşimle aram zaten kötü belli etmemeye çalışıyorum takı zamanında ise gözüme soka soka kızlarına öyle bir nişan takıları taktılar ki (kayınvalidem kayınbabam görümcelerim) hepsi mübarek kuyumcu gibilerdi. Tutamadım eşime dedim gör bak nişan takısı böylr olur beni bi ayıbım varmışçasına aldınız dedim.

sinirden tabi o cümleyi kurdum yoksa eşimi seviyordum, düzeliceğine inanıyordum. Ailemde sevdiğim için ses çıkarmadılar.

kendi evimize döndük 1 ay birbirimizle konuşmadık. Kendi ailemin yardımlarıyla arabuluculuk etmesiyle aramızı düzelttik. Eşimin ailesi asla aramızın düzeltmeye adım bile atmadılar.
Ve en güncel olan da kısaca şöyle anlatayım;
Tam tamına 6-7 aydır kavga etmiyoruz herşey iyi gidiyor diyordum, eşimin telefonu bozuktu ona süpriz hediye olsun diye biraz çeyrek bozdurup eşime telefon aldım ve yılbaşı gelmeden eşimin telefonu artık kullanılmıyacak duruma geldi, bende dedim kendine gidip telefon filan almasın bari önceden vereyim telefon hediyesini dedim. Ne yazık ki kursağımda bıraktı. Neden ona sormadan yapmışım neden habersiz altınları elle işim. Ne gerek varmış filan. Telefonuda attı koltuğun üstüne öylece maf etti süprizimi. Şuan konuşmuyoruz, afedersiniz benden ayrı uyuyor telefon olayından dolayı ve aldığım telefonda attığı koltuğun üstünde hala öyle duruyor. Çok zoruma gidiyo. Napıcamı şaşırdım kaldım. Sevmekde bir yere kadar diye düşünüyorum
Sen iyi degilsinn.O adami da altinlarida hayatından at.Adam para manyağı!Saygisiz terbiyesiz sonradan görme Naaaa kişilik offf yazamıyorum dahasını.Sende böyle devam edeceksen atanirsan maaşıni hazine gibi sakla o adama tek kuruş verme
 
Ben boşan diyenlere karşıyım.
Bence en güzeli eşini eşinin ailesinden ayir. bağlarını kopar. Çünkü bence eşini bu hale onlar getiriyor.
Okudukça bende aynısını yaşadım dedim. Benimde kaynana aşırı cimridir. Bende takı vs olmadan evlendim.
Eşimde annesiyle aynı dusuncedeydi anası ne derse aynisni tasdiklerdi.
Bir sene uğraştım ve eşime annesinin gerçek yüzünü gösterdim kendi yanıma cektim çok şükür su an oda bana hak veriyor ve bu para mevzusunda çok değişti fikirleri değişti. İlk başta bizimde kavgalarımiz oldu ama ben huzuru onu benim yanıma çekip ailesinin gerçek yüzünü göstermekte buldum. Çok şükür su an onlardan ayrı rahatım.
 
Merhaba, Öncelikle okuyacağınız için teşekküler. Eşimle Üniversite 2.sınıftan itibariyle 2yıl nişanlı kaldık ve mezun olunca evlendik. Birbirimizi severek evlendik. Tabi ki nişandı sözdü bu süreçlerde ailelerimiz birbirlerine ısınamadı ama biz yinede devam ettik. Eşimin ailesi çanakkalede yaşıyor, benim ailem istanbulda. Ailesi, 5senelik söz nişan nikah kına süreçlerinde sadece 3kere gelmiş bulundular. 1. beni istemeye geldiklerinde(isteme/nişan bir arada oldu)
2. Si nikahıma geldiler ve 3.sü kına geceme geldiler. Ailem göçmen bir ailedir ve eşimin aileside göçmendir. Kültürlerimiz benzer ama eşimle ben kültürlerimize sıkı sıkıya bağlı insanlar değildik, ailemizin bildiklerine saygı duyarak hareket ederdik(makul şeylerse).
eşimin ailesi kasaba gibi küçük bir yerde yaşayan ve oranın örf adetlerine alışık bir ailedir. Benim ailem ise şehirde yaşayan ama yinede örf ve adetlerine bağlı ailedir. (Bilmeniz için yazıyorum)
Eşimin ailesi beni istemeye geldiklerinde hem isteme hem nişan yapıcaktık.
Geldikleri gün biraz sıkıntılar yaşadık, eşimin ablası yani büyük görümcem evimi, benim kendi odamı kurcalarken yakaladım ve bu davranışını ailemden herkes görmüş çok utanmıştım. Daha sonra ise kayınbabam beni isterken(yaşlı birisidir ama dinçtir) durup dururken bir muhabbet açarak “kerhane” ile ilgili bir espiri yaparak herkesi şaşkına uğrattı. Nişanı neden istemede yaptığımı soracaksanız, istanbul a gidip gelmek zormuş o yüzden geldikleri gibi halletmek istemişler (bir daha gelmemek için)
Aileme altınla alakalı ne istersiniz vs gibi gelenektendir soruları sorulmadı, annem size yakışanı takın demişti ve Nişanımda bana sadece 1 bilezik takıldı. (Biz ailece bilmiyorduk 1 bilezik takacaklarını, tabi damada kol saati taktık)
Nişanlıyken örf adetlerimiz olan gelin bayram hediyesi (bir danteldir veya tülbent veya da bir bluzdur gönderilmedi. Kısacası Hiç bişey bana gönderilmedi. İstemeye de yangından mal alır gibi hemen gelip gittiler. Lütfen yanlış anlaşılmasın bu sözüm; ben dul birisi değilim, ilk evliliğim ama yaşananlar çok can sıkıcıydı. Eşimle ben çok iyi anlaşıyorduk ta ki aileler devreye girinceye kadar. Eşimin babası çok despot bir insandır ve eşim ondan korkar ne derse yapar, bunu bilmiyordum.
nişanlıyken kendi ailemle kayınbabamlara biz kendimiz gittik yaşça büyüktür belki adımı bizden bekliyorlardır diye ama maalesef öyle değilmiş yinede bize hiç gelmediler bu süreçte. Nikah zamanımız geldi çattı, nikahımız için ailesi il dışından geldi, geldiler ama ailemle yaşadığım ev 3. Katta diye o kata çıkamazlarmış asansör yokmuş diye teyzemin benim kendi öz teyzemin evine gitmek istediler, tabi ki de dedik buyur ettik. Yemesinden içmesine herşeylerini hallettik. Tabi benim bütün hazırlıklarım çöp oldu, kuaför randevum makyaj vs. Teyzemlerin orda tanımadığım kişilere yaptırdım ve sonucu hüsrandı zaten neyse. Teyzemde herşeyleri hazırladık ama ailesi sanki bize hizmetçiymişiz gibi tavır almaları, eşimin hiçbir şeye karışmaması beni çok şaşırttı ve ilk kötü günümüze adım atmış olduk şöyle ki; teyzemden çıkıp nikah salonuna geldik, nikahımız oldu herşey güzel teyzemlere geri geldik. Eşim, kız kardeşi ve abladı balkonda oturmuşlar birşey konuluyorlar, bende eşime seslendim yanıma gelmesi için. Gelincede, canım sana takılanları (3 çeyrek) verirmisin bende bana takılanları aldım bunları kaldırayım dedim. Bana direk dediği şu oldu yüksek sesle; ben onları annemlere verdim, onlar üstüne ekleyip altın yapıcaklar. Ve o iki kardeşide bana balkondan pişkin pişkin bakıyorlar. Teyzemin evi küçük herkes duydu rezil oldum. Bana davranışı ve bana danışmadan hareket etmesi beni çok üzdü üzüntüden ağlıyarak 2 saat uyumuşum. Gece 12-1 gibi gidecekler otogara hepberaber yolcu etmeye gittik vs pek yansıtmadım. Kendi ailemle kalınca herkes bu yapılanın ayıp olduğunu, geline yani bana danışmadan damadın yani eşimin neden böyle hareket ettiğini sorup durdular ama ben nereden bile bilirdim ki.
Kına gecemde eşim ve ailesi kınama geç geldiler. Dış çekim yapamadık bu yüzden. Kınada hiçbirşey bana takılmadı. Kendi kendime oynadım o gün bitsin gitsin diye. Dini nikahımızda eşimin ailesinin memleketinde oldu.
eşimin akrabasının evinde kaldık ailemle. İmam kayınbabamın arkadaşıymış, (ben pek mehir vs düşüncesinde birisi değildim, dedim ya aileler işlere karıştı) yengem yanımda geldi nikah sırasında ve yengem düğünde takılanları mehir olarak istediğini belirtti ben hiç konuşmadım. Kayınbabam o sırada imama kaş göz yaptı ve olmaz çok fazla dedi, arayı bulup anlaşın dedi. Yengem sustu çünkü o an çıkarın verin denmiyor bu allah katında bir söz diye imam efendinin soruna verilmiş cevaptı ama imam beğenmedi. Bende fark etmez dedim. Bana 1 bilezik senindir dedi imam efendi ve ben olay büyümesin diye sustum. Nikah kıyıldı odadan çıktım. Biran önce düğün olsun diye bekliyordum ki aileler artık müdahile etmesin, eşimle ben şu konulardan uzaklaşmak için sabrediyorduk sanıyordum meğer tek sabreden benmişim. Eşimin böyle paragöz olduğunu bilmiyordum. Düğünde takılar takılıyor ama sadece erkeğe takı takılıyor ben pistin ortasında heykel gibi kaldım, sadece kendi ailemin bana taktığı takı vardı. Kayınvalidem cumhuriyet altını vs bunları hep eşime taktı. Yine ses etmedim, taksınlar nasıl olsa eşimle evliyiz ikimizin herşey diye düşündüm.
eşim memur, ben atanamadım öğretmenim. Yaşım 27. Eşim sürekli evde benden altınları saklıyor. Her ay altınları sayıyor. Çok zoruma gidiyodu böyle davranması. Birgün işteyim beni arıyor, altınlar eksik diye eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Geldim beraber saydık ve altınlar tam çıktı eksik yoktu. Keşke eksik çıksaydıda yediğim laflar bari yerini bulmuş olurdu, annemi hırsızlıkla suçladı ama ne oldu kendisi eksik saymış, insanlara iftira atıyor, tabi tartışmasınıda yaşadık eşimle. Neyse arada zaman geçti En sonunda benden sakladığı altınları evi temizlerken buldum, bende ordan alıp başka yere koydum ve söyledim başka yere kaldırdığımı. Aradan zaman geçti görümcemin kızı nişanlanacaktı ve eşime şimdiden hazırlığını yap takını al demiştim. Tam 6 ay geçti ve sonuç; takısını filan almamış. Bana dediği cümle şu oldu. “Çeyrek ver ordan senin malın değil onlar sana hesap vermem ben” bende ona, önce kibarca istemesini ve önceden takısını almasını söylediğimi söyledim ayrıyettende birikimimizi böyle hemen kullanmamasını söyledim ve sonuç; Beni darp etti, küfürler etti hatta beni boşamakla tehdit etti. Ailemi eve çağırdım tabi bu sırada o evden kaçtı. Beni boşayacaksa boşasın diye düşünüyordum ama boşamadı. 1 hafta sonra (görümcemin kızının nişanına 1 gün kala) ailemin evine geldi ve yalandan babamdan özür diledi (babam nişana gitmemizi ailesine saygısızlık yapmamam gerektiğini söyledi ve git dedi) ve eve dönüp nişan için il dışına yola çıktık. Nişan günü ne fark ettim dersiniz, benim nişan pastam, benim nişan hediyeliklerim birebir kopya. Oturdum sadece izledim, eşimle aram zaten kötü belli etmemeye çalışıyorum takı zamanında ise gözüme soka soka kızlarına öyle bir nişan takıları taktılar ki (kayınvalidem kayınbabam görümcelerim) hepsi mübarek kuyumcu gibilerdi. Tutamadım eşime dedim gör bak nişan takısı böylr olur beni bi ayıbım varmışçasına aldınız dedim.

sinirden tabi o cümleyi kurdum yoksa eşimi seviyordum, düzeliceğine inanıyordum. Ailemde sevdiğim için ses çıkarmadılar.

kendi evimize döndük 1 ay birbirimizle konuşmadık. Kendi ailemin yardımlarıyla arabuluculuk etmesiyle aramızı düzelttik. Eşimin ailesi asla aramızın düzeltmeye adım bile atmadılar.
Ve en güncel olan da kısaca şöyle anlatayım;
Tam tamına 6-7 aydır kavga etmiyoruz herşey iyi gidiyor diyordum, eşimin telefonu bozuktu ona süpriz hediye olsun diye biraz çeyrek bozdurup eşime telefon aldım ve yılbaşı gelmeden eşimin telefonu artık kullanılmıyacak duruma geldi, bende dedim kendine gidip telefon filan almasın bari önceden vereyim telefon hediyesini dedim. Ne yazık ki kursağımda bıraktı. Neden ona sormadan yapmışım neden habersiz altınları elle işim. Ne gerek varmış filan. Telefonuda attı koltuğun üstüne öylece maf etti süprizimi. Şuan konuşmuyoruz, afedersiniz benden ayrı uyuyor telefon olayından dolayı ve aldığım telefonda attığı koltuğun üstünde hala öyle duruyor. Çok zoruma gidiyo. Napıcamı şaşırdım kaldım. Sevmekde bir yere kadar diye düşünüyorum
Sen nekadar saf ve temiz bi insansın. Sabrını takdir ettim vallah ✨ eşin değerini anlamamış malesef :KK43:
 
Merhaba, Öncelikle okuyacağınız için teşekküler. Eşimle Üniversite 2.sınıftan itibariyle 2yıl nişanlı kaldık ve mezun olunca evlendik. Birbirimizi severek evlendik. Tabi ki nişandı sözdü bu süreçlerde ailelerimiz birbirlerine ısınamadı ama biz yinede devam ettik. Eşimin ailesi çanakkalede yaşıyor, benim ailem istanbulda. Ailesi, 5senelik söz nişan nikah kına süreçlerinde sadece 3kere gelmiş bulundular. 1. beni istemeye geldiklerinde(isteme/nişan bir arada oldu)
2. Si nikahıma geldiler ve 3.sü kına geceme geldiler. Ailem göçmen bir ailedir ve eşimin aileside göçmendir. Kültürlerimiz benzer ama eşimle ben kültürlerimize sıkı sıkıya bağlı insanlar değildik, ailemizin bildiklerine saygı duyarak hareket ederdik(makul şeylerse).
eşimin ailesi kasaba gibi küçük bir yerde yaşayan ve oranın örf adetlerine alışık bir ailedir. Benim ailem ise şehirde yaşayan ama yinede örf ve adetlerine bağlı ailedir. (Bilmeniz için yazıyorum)
Eşimin ailesi beni istemeye geldiklerinde hem isteme hem nişan yapıcaktık.
Geldikleri gün biraz sıkıntılar yaşadık, eşimin ablası yani büyük görümcem evimi, benim kendi odamı kurcalarken yakaladım ve bu davranışını ailemden herkes görmüş çok utanmıştım. Daha sonra ise kayınbabam beni isterken(yaşlı birisidir ama dinçtir) durup dururken bir muhabbet açarak “kerhane” ile ilgili bir espiri yaparak herkesi şaşkına uğrattı. Nişanı neden istemede yaptığımı soracaksanız, istanbul a gidip gelmek zormuş o yüzden geldikleri gibi halletmek istemişler (bir daha gelmemek için)
Aileme altınla alakalı ne istersiniz vs gibi gelenektendir soruları sorulmadı, annem size yakışanı takın demişti ve Nişanımda bana sadece 1 bilezik takıldı. (Biz ailece bilmiyorduk 1 bilezik takacaklarını, tabi damada kol saati taktık)
Nişanlıyken örf adetlerimiz olan gelin bayram hediyesi (bir danteldir veya tülbent veya da bir bluzdur gönderilmedi. Kısacası Hiç bişey bana gönderilmedi. İstemeye de yangından mal alır gibi hemen gelip gittiler. Lütfen yanlış anlaşılmasın bu sözüm; ben dul birisi değilim, ilk evliliğim ama yaşananlar çok can sıkıcıydı. Eşimle ben çok iyi anlaşıyorduk ta ki aileler devreye girinceye kadar. Eşimin babası çok despot bir insandır ve eşim ondan korkar ne derse yapar, bunu bilmiyordum.
nişanlıyken kendi ailemle kayınbabamlara biz kendimiz gittik yaşça büyüktür belki adımı bizden bekliyorlardır diye ama maalesef öyle değilmiş yinede bize hiç gelmediler bu süreçte. Nikah zamanımız geldi çattı, nikahımız için ailesi il dışından geldi, geldiler ama ailemle yaşadığım ev 3. Katta diye o kata çıkamazlarmış asansör yokmuş diye teyzemin benim kendi öz teyzemin evine gitmek istediler, tabi ki de dedik buyur ettik. Yemesinden içmesine herşeylerini hallettik. Tabi benim bütün hazırlıklarım çöp oldu, kuaför randevum makyaj vs. Teyzemlerin orda tanımadığım kişilere yaptırdım ve sonucu hüsrandı zaten neyse. Teyzemde herşeyleri hazırladık ama ailesi sanki bize hizmetçiymişiz gibi tavır almaları, eşimin hiçbir şeye karışmaması beni çok şaşırttı ve ilk kötü günümüze adım atmış olduk şöyle ki; teyzemden çıkıp nikah salonuna geldik, nikahımız oldu herşey güzel teyzemlere geri geldik. Eşim, kız kardeşi ve abladı balkonda oturmuşlar birşey konuluyorlar, bende eşime seslendim yanıma gelmesi için. Gelincede, canım sana takılanları (3 çeyrek) verirmisin bende bana takılanları aldım bunları kaldırayım dedim. Bana direk dediği şu oldu yüksek sesle; ben onları annemlere verdim, onlar üstüne ekleyip altın yapıcaklar. Ve o iki kardeşide bana balkondan pişkin pişkin bakıyorlar. Teyzemin evi küçük herkes duydu rezil oldum. Bana davranışı ve bana danışmadan hareket etmesi beni çok üzdü üzüntüden ağlıyarak 2 saat uyumuşum. Gece 12-1 gibi gidecekler otogara hepberaber yolcu etmeye gittik vs pek yansıtmadım. Kendi ailemle kalınca herkes bu yapılanın ayıp olduğunu, geline yani bana danışmadan damadın yani eşimin neden böyle hareket ettiğini sorup durdular ama ben nereden bile bilirdim ki.
Kına gecemde eşim ve ailesi kınama geç geldiler. Dış çekim yapamadık bu yüzden. Kınada hiçbirşey bana takılmadı. Kendi kendime oynadım o gün bitsin gitsin diye. Dini nikahımızda eşimin ailesinin memleketinde oldu.
eşimin akrabasının evinde kaldık ailemle. İmam kayınbabamın arkadaşıymış, (ben pek mehir vs düşüncesinde birisi değildim, dedim ya aileler işlere karıştı) yengem yanımda geldi nikah sırasında ve yengem düğünde takılanları mehir olarak istediğini belirtti ben hiç konuşmadım. Kayınbabam o sırada imama kaş göz yaptı ve olmaz çok fazla dedi, arayı bulup anlaşın dedi. Yengem sustu çünkü o an çıkarın verin denmiyor bu allah katında bir söz diye imam efendinin soruna verilmiş cevaptı ama imam beğenmedi. Bende fark etmez dedim. Bana 1 bilezik senindir dedi imam efendi ve ben olay büyümesin diye sustum. Nikah kıyıldı odadan çıktım. Biran önce düğün olsun diye bekliyordum ki aileler artık müdahile etmesin, eşimle ben şu konulardan uzaklaşmak için sabrediyorduk sanıyordum meğer tek sabreden benmişim. Eşimin böyle paragöz olduğunu bilmiyordum. Düğünde takılar takılıyor ama sadece erkeğe takı takılıyor ben pistin ortasında heykel gibi kaldım, sadece kendi ailemin bana taktığı takı vardı. Kayınvalidem cumhuriyet altını vs bunları hep eşime taktı. Yine ses etmedim, taksınlar nasıl olsa eşimle evliyiz ikimizin herşey diye düşündüm.
eşim memur, ben atanamadım öğretmenim. Yaşım 27. Eşim sürekli evde benden altınları saklıyor. Her ay altınları sayıyor. Çok zoruma gidiyodu böyle davranması. Birgün işteyim beni arıyor, altınlar eksik diye eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Geldim beraber saydık ve altınlar tam çıktı eksik yoktu. Keşke eksik çıksaydıda yediğim laflar bari yerini bulmuş olurdu, annemi hırsızlıkla suçladı ama ne oldu kendisi eksik saymış, insanlara iftira atıyor, tabi tartışmasınıda yaşadık eşimle. Neyse arada zaman geçti En sonunda benden sakladığı altınları evi temizlerken buldum, bende ordan alıp başka yere koydum ve söyledim başka yere kaldırdığımı. Aradan zaman geçti görümcemin kızı nişanlanacaktı ve eşime şimdiden hazırlığını yap takını al demiştim. Tam 6 ay geçti ve sonuç; takısını filan almamış. Bana dediği cümle şu oldu. “Çeyrek ver ordan senin malın değil onlar sana hesap vermem ben” bende ona, önce kibarca istemesini ve önceden takısını almasını söylediğimi söyledim ayrıyettende birikimimizi böyle hemen kullanmamasını söyledim ve sonuç; Beni darp etti, küfürler etti hatta beni boşamakla tehdit etti. Ailemi eve çağırdım tabi bu sırada o evden kaçtı. Beni boşayacaksa boşasın diye düşünüyordum ama boşamadı. 1 hafta sonra (görümcemin kızının nişanına 1 gün kala) ailemin evine geldi ve yalandan babamdan özür diledi (babam nişana gitmemizi ailesine saygısızlık yapmamam gerektiğini söyledi ve git dedi) ve eve dönüp nişan için il dışına yola çıktık. Nişan günü ne fark ettim dersiniz, benim nişan pastam, benim nişan hediyeliklerim birebir kopya. Oturdum sadece izledim, eşimle aram zaten kötü belli etmemeye çalışıyorum takı zamanında ise gözüme soka soka kızlarına öyle bir nişan takıları taktılar ki (kayınvalidem kayınbabam görümcelerim) hepsi mübarek kuyumcu gibilerdi. Tutamadım eşime dedim gör bak nişan takısı böylr olur beni bi ayıbım varmışçasına aldınız dedim.

sinirden tabi o cümleyi kurdum yoksa eşimi seviyordum, düzeliceğine inanıyordum. Ailemde sevdiğim için ses çıkarmadılar.

kendi evimize döndük 1 ay birbirimizle konuşmadık. Kendi ailemin yardımlarıyla arabuluculuk etmesiyle aramızı düzelttik. Eşimin ailesi asla aramızın düzeltmeye adım bile atmadılar.
Ve en güncel olan da kısaca şöyle anlatayım;
Tam tamına 6-7 aydır kavga etmiyoruz herşey iyi gidiyor diyordum, eşimin telefonu bozuktu ona süpriz hediye olsun diye biraz çeyrek bozdurup eşime telefon aldım ve yılbaşı gelmeden eşimin telefonu artık kullanılmıyacak duruma geldi, bende dedim kendine gidip telefon filan almasın bari önceden vereyim telefon hediyesini dedim. Ne yazık ki kursağımda bıraktı. Neden ona sormadan yapmışım neden habersiz altınları elle işim. Ne gerek varmış filan. Telefonuda attı koltuğun üstüne öylece maf etti süprizimi. Şuan konuşmuyoruz, afedersiniz benden ayrı uyuyor telefon olayından dolayı ve aldığım telefonda attığı koltuğun üstünde hala öyle duruyor. Çok zoruma gidiyo. Napıcamı şaşırdım kaldım. Sevmekde bir yere kadar diye düşünüyorum
İçim daraldı ben okurken sen nasıl yaşadın bütün bunları neden bu kadar hoşgörülü oldun baştan beri seni ezen ezene birde üstüne anneni hırsız tutmak da ne oluyor hayat olmaz mutluk olmsz böyle insanla
 
Sen nekadar saf ve temiz bi insansın. Sabrını takdir ettim vallah ✨ eşin değerini anlamamış malesef :KK43:
Daha 1,5 yıllık evliyiz ve sürekli kavga ediyoruz. Her tartışmamızda bana tavır alıyor ve benimle konuşmayıp görmezden geliyor. Bıktım bu davranışlarından. Oysa ki herşeyine katlandım sevdiğim için. Yaşıda benden 10yaş büyük. Yaşına aldanıp güvendim daha olgun anlayışlıdır hoyrat değildir diye ama maalesef hep bambaşka şeylerle karşılaştım. Eşimin kız kardeşleri, kızları vs yani eşimin aile fertleri beni sevmiyor. Nedeni de şu, ben okumuş mesleğini eline almış ve arkasında dağ gibi ailesi olan bir insanım, beden eğitimi öğretmeni olduğum içinde sporsal faaliyelerim çok oluyor. (Art niyetli bir durumum yok, maçlar oluyor katılıyorum, spor etkinlikleri filan bunlar benim mesleğimin içinde olan şeyler biraz erkeksi yapım var mesleğimden dolayı) ailesi haklarımı bildiğimden, vs. Dolayı bana uyuz oluyor ve gelin olarak benimsemiyorlar. Dediğim gibi ailelerimiz zaten birbirlerine ısınamamıştı. Annem nişandayken bana demişti kızım bu iş olmaz diye ama ben direttim devam ettim...
 
İçim daraldı ben okurken sen nasıl yaşadın bütün bunları neden bu kadar hoşgörülü oldun baştan beri seni ezen ezene birde üstüne anneni hırsız tutmak da ne oluyor hayat olmaz mutluk olmsz böyle insanla
Zaten bunu ailemin yanındayken eşimin yüzüne vurdum, anne bak bu sana hırsız dedi ve kalkıp senin evinde senin yemeğini yiyor diye.
birde kalkıp ailemin evini terk etmeye çalıştı babam durdurdu. Sonrasında özür diledi ama ne fayda. Böylesine iğrenç şeyler mide bulandırıyor. O olaydan sonra misal ben eşimin ailemin yanına gelmesini artık hiç istemiyorum.
 
Allah aşkına kendini böyle bir evlilik için heba etme kaç kurtar kendini zerre da yerin yok gözünde kendimi okudum gibi resmen bak tecrübe konuşuyor ben etmedim pismanim 2 çocuk var sende çoluk çocuk da yok balık bastan kokar arkadaşım o adam değişmez
Ablası bana eşimle çocuk yapmamız anlamında bir manada bulundu ve evin içinde odada herkes var çok asabım bozuldu sinirle ağzımdan, çocuğu siz büyütmeyeceksiniz ben büyüteceğim bırakın da ben karar vereyim dedim.
Eşiminde yüzüne söyledim sana güvenmiyorum, çocuk olursa sen bana bakmazsın dedim. Bu konuda çok katıyım. Evliliğiz sallantıda gerçi ne zaman rayına oturdu anlamış değilim. Yenisiniz birbirinize alışacaksınız diyorlar ama biz 2014ten beri birbirimizi tanıyoruz daha ne kadar alışacağız.
 
Boşanmak için ne gibi adınlar atmalıyım? Bu konuda bir bilgisi olan var mı?
yalnız ben eşimden çekiniyorum, nişanlıyken bir sözlü kavgamız oldu ve bana silah çekip alnıma dayadı. Ailemin yanındayken boşanma davası açabilirmiyim?
 
Sen nekadar saf ve temiz bi insansın. Sabrını takdir ettim vallah ✨ eşin değerini anlamamış malesef :KK43:
Ne yazık ki koparmam mümkün değil, ailesi ile aynı şehirde bile yaşamıyoruz. Sürekli telefondan görüşüyorlar. Babası her hafta arar. Ablası sürekli kontrol eder eşimi. Anneside ona keza aynı. En kötüsü de beni eşime kötülemeleri.
Bana ve aileme yaptıkları bir çok saygısızlık var ve farkındalar. Ben artık haftada 1 aramayıp, ayda 1 arıyorum. Bunu kalkıp eşime söylemişler, eşimde bana söyledi ve yine tartışmıştık.
 
Merhaba, Öncelikle okuyacağınız için teşekküler. Eşimle Üniversite 2.sınıftan itibariyle 2yıl nişanlı kaldık ve mezun olunca evlendik. Birbirimizi severek evlendik. Tabi ki nişandı sözdü bu süreçlerde ailelerimiz birbirlerine ısınamadı ama biz yinede devam ettik. Eşimin ailesi çanakkalede yaşıyor, benim ailem istanbulda. Ailesi, 5senelik söz nişan nikah kına süreçlerinde sadece 3kere gelmiş bulundular. 1. beni istemeye geldiklerinde(isteme/nişan bir arada oldu)
2. Si nikahıma geldiler ve 3.sü kına geceme geldiler. Ailem göçmen bir ailedir ve eşimin aileside göçmendir. Kültürlerimiz benzer ama eşimle ben kültürlerimize sıkı sıkıya bağlı insanlar değildik, ailemizin bildiklerine saygı duyarak hareket ederdik(makul şeylerse).
eşimin ailesi kasaba gibi küçük bir yerde yaşayan ve oranın örf adetlerine alışık bir ailedir. Benim ailem ise şehirde yaşayan ama yinede örf ve adetlerine bağlı ailedir. (Bilmeniz için yazıyorum)
Eşimin ailesi beni istemeye geldiklerinde hem isteme hem nişan yapıcaktık.
Geldikleri gün biraz sıkıntılar yaşadık, eşimin ablası yani büyük görümcem evimi, benim kendi odamı kurcalarken yakaladım ve bu davranışını ailemden herkes görmüş çok utanmıştım. Daha sonra ise kayınbabam beni isterken(yaşlı birisidir ama dinçtir) durup dururken bir muhabbet açarak “kerhane” ile ilgili bir espiri yaparak herkesi şaşkına uğrattı. Nişanı neden istemede yaptığımı soracaksanız, istanbul a gidip gelmek zormuş o yüzden geldikleri gibi halletmek istemişler (bir daha gelmemek için)
Aileme altınla alakalı ne istersiniz vs gibi gelenektendir soruları sorulmadı, annem size yakışanı takın demişti ve Nişanımda bana sadece 1 bilezik takıldı. (Biz ailece bilmiyorduk 1 bilezik takacaklarını, tabi damada kol saati taktık)
Nişanlıyken örf adetlerimiz olan gelin bayram hediyesi (bir danteldir veya tülbent veya da bir bluzdur gönderilmedi. Kısacası Hiç bişey bana gönderilmedi. İstemeye de yangından mal alır gibi hemen gelip gittiler. Lütfen yanlış anlaşılmasın bu sözüm; ben dul birisi değilim, ilk evliliğim ama yaşananlar çok can sıkıcıydı. Eşimle ben çok iyi anlaşıyorduk ta ki aileler devreye girinceye kadar. Eşimin babası çok despot bir insandır ve eşim ondan korkar ne derse yapar, bunu bilmiyordum.
nişanlıyken kendi ailemle kayınbabamlara biz kendimiz gittik yaşça büyüktür belki adımı bizden bekliyorlardır diye ama maalesef öyle değilmiş yinede bize hiç gelmediler bu süreçte. Nikah zamanımız geldi çattı, nikahımız için ailesi il dışından geldi, geldiler ama ailemle yaşadığım ev 3. Katta diye o kata çıkamazlarmış asansör yokmuş diye teyzemin benim kendi öz teyzemin evine gitmek istediler, tabi ki de dedik buyur ettik. Yemesinden içmesine herşeylerini hallettik. Tabi benim bütün hazırlıklarım çöp oldu, kuaför randevum makyaj vs. Teyzemlerin orda tanımadığım kişilere yaptırdım ve sonucu hüsrandı zaten neyse. Teyzemde herşeyleri hazırladık ama ailesi sanki bize hizmetçiymişiz gibi tavır almaları, eşimin hiçbir şeye karışmaması beni çok şaşırttı ve ilk kötü günümüze adım atmış olduk şöyle ki; teyzemden çıkıp nikah salonuna geldik, nikahımız oldu herşey güzel teyzemlere geri geldik. Eşim, kız kardeşi ve abladı balkonda oturmuşlar birşey konuluyorlar, bende eşime seslendim yanıma gelmesi için. Gelincede, canım sana takılanları (3 çeyrek) verirmisin bende bana takılanları aldım bunları kaldırayım dedim. Bana direk dediği şu oldu yüksek sesle; ben onları annemlere verdim, onlar üstüne ekleyip altın yapıcaklar. Ve o iki kardeşide bana balkondan pişkin pişkin bakıyorlar. Teyzemin evi küçük herkes duydu rezil oldum. Bana davranışı ve bana danışmadan hareket etmesi beni çok üzdü üzüntüden ağlıyarak 2 saat uyumuşum. Gece 12-1 gibi gidecekler otogara hepberaber yolcu etmeye gittik vs pek yansıtmadım. Kendi ailemle kalınca herkes bu yapılanın ayıp olduğunu, geline yani bana danışmadan damadın yani eşimin neden böyle hareket ettiğini sorup durdular ama ben nereden bile bilirdim ki.
Kına gecemde eşim ve ailesi kınama geç geldiler. Dış çekim yapamadık bu yüzden. Kınada hiçbirşey bana takılmadı. Kendi kendime oynadım o gün bitsin gitsin diye. Dini nikahımızda eşimin ailesinin memleketinde oldu.
eşimin akrabasının evinde kaldık ailemle. İmam kayınbabamın arkadaşıymış, (ben pek mehir vs düşüncesinde birisi değildim, dedim ya aileler işlere karıştı) yengem yanımda geldi nikah sırasında ve yengem düğünde takılanları mehir olarak istediğini belirtti ben hiç konuşmadım. Kayınbabam o sırada imama kaş göz yaptı ve olmaz çok fazla dedi, arayı bulup anlaşın dedi. Yengem sustu çünkü o an çıkarın verin denmiyor bu allah katında bir söz diye imam efendinin soruna verilmiş cevaptı ama imam beğenmedi. Bende fark etmez dedim. Bana 1 bilezik senindir dedi imam efendi ve ben olay büyümesin diye sustum. Nikah kıyıldı odadan çıktım. Biran önce düğün olsun diye bekliyordum ki aileler artık müdahile etmesin, eşimle ben şu konulardan uzaklaşmak için sabrediyorduk sanıyordum meğer tek sabreden benmişim. Eşimin böyle paragöz olduğunu bilmiyordum. Düğünde takılar takılıyor ama sadece erkeğe takı takılıyor ben pistin ortasında heykel gibi kaldım, sadece kendi ailemin bana taktığı takı vardı. Kayınvalidem cumhuriyet altını vs bunları hep eşime taktı. Yine ses etmedim, taksınlar nasıl olsa eşimle evliyiz ikimizin herşey diye düşündüm.
eşim memur, ben atanamadım öğretmenim. Yaşım 27. Eşim sürekli evde benden altınları saklıyor. Her ay altınları sayıyor. Çok zoruma gidiyodu böyle davranması. Birgün işteyim beni arıyor, altınlar eksik diye eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Geldim beraber saydık ve altınlar tam çıktı eksik yoktu. Keşke eksik çıksaydıda yediğim laflar bari yerini bulmuş olurdu, annemi hırsızlıkla suçladı ama ne oldu kendisi eksik saymış, insanlara iftira atıyor, tabi tartışmasınıda yaşadık eşimle. Neyse arada zaman geçti En sonunda benden sakladığı altınları evi temizlerken buldum, bende ordan alıp başka yere koydum ve söyledim başka yere kaldırdığımı. Aradan zaman geçti görümcemin kızı nişanlanacaktı ve eşime şimdiden hazırlığını yap takını al demiştim. Tam 6 ay geçti ve sonuç; takısını filan almamış. Bana dediği cümle şu oldu. “Çeyrek ver ordan senin malın değil onlar sana hesap vermem ben” bende ona, önce kibarca istemesini ve önceden takısını almasını söylediğimi söyledim ayrıyettende birikimimizi böyle hemen kullanmamasını söyledim ve sonuç; Beni darp etti, küfürler etti hatta beni boşamakla tehdit etti. Ailemi eve çağırdım tabi bu sırada o evden kaçtı. Beni boşayacaksa boşasın diye düşünüyordum ama boşamadı. 1 hafta sonra (görümcemin kızının nişanına 1 gün kala) ailemin evine geldi ve yalandan babamdan özür diledi (babam nişana gitmemizi ailesine saygısızlık yapmamam gerektiğini söyledi ve git dedi) ve eve dönüp nişan için il dışına yola çıktık. Nişan günü ne fark ettim dersiniz, benim nişan pastam, benim nişan hediyeliklerim birebir kopya. Oturdum sadece izledim, eşimle aram zaten kötü belli etmemeye çalışıyorum takı zamanında ise gözüme soka soka kızlarına öyle bir nişan takıları taktılar ki (kayınvalidem kayınbabam görümcelerim) hepsi mübarek kuyumcu gibilerdi. Tutamadım eşime dedim gör bak nişan takısı böylr olur beni bi ayıbım varmışçasına aldınız dedim.

sinirden tabi o cümleyi kurdum yoksa eşimi seviyordum, düzeliceğine inanıyordum. Ailemde sevdiğim için ses çıkarmadılar.

kendi evimize döndük 1 ay birbirimizle konuşmadık. Kendi ailemin yardımlarıyla arabuluculuk etmesiyle aramızı düzelttik. Eşimin ailesi asla aramızın düzeltmeye adım bile atmadılar.
Ve en güncel olan da kısaca şöyle anlatayım;
Tam tamına 6-7 aydır kavga etmiyoruz herşey iyi gidiyor diyordum, eşimin telefonu bozuktu ona süpriz hediye olsun diye biraz çeyrek bozdurup eşime telefon aldım ve yılbaşı gelmeden eşimin telefonu artık kullanılmıyacak duruma geldi, bende dedim kendine gidip telefon filan almasın bari önceden vereyim telefon hediyesini dedim. Ne yazık ki kursağımda bıraktı. Neden ona sormadan yapmışım neden habersiz altınları elle işim. Ne gerek varmış filan. Telefonuda attı koltuğun üstüne öylece maf etti süprizimi. Şuan konuşmuyoruz, afedersiniz benden ayrı uyuyor telefon olayından dolayı ve aldığım telefonda attığı koltuğun üstünde hala öyle duruyor. Çok zoruma gidiyo. Napıcamı şaşırdım kaldım. Sevmekde bir yere kadar diye düşünüyorum
Gerçekten inanılmaz. Yaşadıklarınız çok üzücü ve atlatılması zor. Fakat kendinizi o kadar çok ezdirmişsiniz ki susarak, kabullenerek. Bende bir çok problem yaşadım ve 4 sene olacak evliliğime. Annem babam ayrı olduğu için beni de çok ezmeye kalktılar ya da ben aynı evde oturduğumuz için kendimi yalnız hissediyordum. Ama hiçbir zaman ezdirmedim kendimi.. Şunu unutmamak gerekiyor. Hayatta nefes aldığın sürece varsın. Ve bu süre içerisinde kimseye ihtiyacın yok. Eğer sen kendine hak ettiğin değeri vermezsen, başkaları vermedi diye üzülmenin bir mantığı yok.. Bence karşına al ve konuş. Seni seven kendini düzeltir zaten. Tabii yaşayan sensin ve sen daha iyi bilirsin.
 
X