Öncelikle evlendikten sonra değişmeyen erkeklere helal olsun demekle başlıyorum. Çünkü önceleri erkeklerin evlenene kadar rol yaptıklarını bir nevi köprüyü geçene kadar ayıya dayı dediklerini düşünen ben şimdi ise aslında değişeceklerini kendilerinin bile bilmediği düşüncesindeyim.
Şahsen benim eşim beyazken siyah oldu, sıcakken soğuk oldu, uzunken kısa oldu birbirinin tamamen zıttı hangi ifade varsa o oldu diyebilirim.
Biz evlenmeden önce aynı evin içerisinde bile kaldık. Bekarken, sevgililer gününde çiçek hediye alan insan evlendikten sonra "ben sevgililer gününe sinir oluyorum benim eşime ne zaman çiçek hediye alacağımı bir gün belirleyemez. Alan kişilerde sırf mecburiyetten alıyor." Der oldu.
Evlenmeden önce "kadın yemek yapmak, temizlik yapmak zorunda değil, dinimizde bile bunun bir zorunluluğu yok, her şey paylaşılmalı, bir erkek neden yemek yapmadın diye kadına kızmaya hakkı yok" derken , temizlik, yemek her iş ortaklaşa yapılırken, evlendikten sonra ben çalışırken onun çalışmadığı zamanlarda yorgunluktan yemek yapamadığımda, "hiç bir şeye elini sürmüyorsun, yemek temizlik ben yapıyorum, ev arkadaşı gibiyiz, kendimi kadın gibi hissediyorum" der oldu.
Evlenmeden önce haftada bir gün izin günümüzde sürekli yeni yerlere gidip, birlikte her hafta başka bir etkinlik yaparken, evlendikten sonra "evde dinlenmek istiyorum" oldu.
Evlenmeden önce yaptığım, başardığım iyi şeylerden konuşulurken, iltifat alırken, evlendikten sonra başarısızlıklarım, eksi yönlerim, zayıf olduğum konular yüzüme vurulmaya başlandı.
Evlenmeden önce çocuk istiyorum diyen eşim, evlendikten sonra hamile kaldıktan sonra "sen beni kandırdın ben 2 sene istemiyordum" der oldu.
En çok zoruma giden lafı da, ben onun hayatıma girmesiyle bazı şeyleri yoluna soktum, alkol çok fazla kullanıyordum, psikolojim bozuktu depresyondaydım, borçlarım vardı, onun desteği ile bu kötü alışkanlıklardan ve olaylardan kurtuldum ve bana 2 sene sonra " ben sana merhamet ettim, acıdım" demesi oldu.
Daha anlatsam roman olur da bu kadarı yeterli olur diye düşünüyorum. Bir yorumda birisinin annesinin damat kesilmemiş karpuza benzer dediğini okudum, benimki KELEK çıktı maalesef...