Bugün çok kötüyüm..
Sanırım ben dayanamayacağım Şüca'm..
Neden bu kadar kötü oldum bilmiyorum.
Belki de aylardır bu konu konuşulurken hep sakin kalmamdan.
Seni teselli ederken güçlü durmaya çalıştım içime attım.
Acıdığını biliyordum içimin ama bugün kendimle başbaşa kalınca...
Acımın bu kadar büyük olduğunu derin olduğunu bilmiyordum, bu kadar yıkıcı.
Ve hiç bu kadar güçsüz olabileceğimi düşünmemiştim Şüca'm...
Senden ayrı..
Bu şehirde bir başıma...
Gözlerime bakarken pırıl pırıl parlayan o gözlerin olmadan ne yapacağım?
Buz gibi havalarda ellerimi nefesinle ısıtman ne olacak?
Ben ne olacağım Şüca'm...
Peki ya sen bensiz ne olacaksın, bunu düşünmek daha acı..
Senin gözlerinde aşkı gördüm ben, bana olan sevdanı, yangınını..
Bana bu kadarı açıklarken gözünün nemlenmesini, kendini tutmanı, beni içine gömer gibi sımsıkı kendine bastırmanı..
Kalp atışlarını dinlerken hızlanmasını...
Ben sadece..sadece artık ne yapacağımı bilmiyorum.
Yazmak istiyorum sürekli..konuşmak istiyorum..
Yüzünü görmek istemiyorum çünkü biliyorum ki her gördüğümde daha çok özlememe neden olacak o gözlerin..
Gözlerinle kaşlarının arasını çok seviyorum.......
Ama içim senden yana çok rahat biliyor musun bir tanem?
Senin benim olduğunu biliyorum :)
Hep öyle saf, öyle temiz seveceğini, sevileceğimi....
Sen benim yarim, benim Şüca'm, benim saftiriğim, benim ömrüm, benim nefesimsin....
Ben de sadece ama sadece senin Damla'nım...