- Katılım
- 5 Eylül 2023
- Mesajlar
- 128
- Emoji Skoru
- 98
- Puanlar
- 28
- Konu Sahibi papatya gibi beyaz veince
- #1
Herkese merhabalar, ben 30 yaşında, 8 yıllık evli, çalışan bir kadınım.
Bu başlığı dertleşmek için açıyorum zira kendimi çok tükenmiş ve yapayalnız hissediyorum, etrafımda eşim dostum ailem var ama ben hepsinden farklı ve uzak hissediyorum, çünkü benim yaşadığım şeyleri yaşayan kimse yok.
Genetik bir hastalığım var, kanım pıhtılaşmıyor, sürekli bir yerlerim kanıyor doğduğum günden beri. 10 bin kişide bir görülen nadir bir hastalık, bizim ailede benden başka iki kişide var, ikisi de bebeklik döneminde vefat etmiş, tek yaşayan benim.
Buna bağlı, çocukluğum hastanelerde geçti, annem hep öldü ölecek bu çocuk diye korkardı. 2 kez yoğun bakımda yattım.
Allah'a şükürler olsun ki yaşım büyüdükçe kanamalarım azaldı, okudum, güzel bir meslek sahibi oldum, evlendim...
Tam ben de herkes gibi normal bir hayat yaşamaya başladım, derken...
2021 yılında bebek düşünmeye başladık, ama nasıl heyecanlıyım nasıl mutluyum, kendimi bildim bileli anne olmak istiyorum çünkü. Her ay gebelik testi yapıyorum, her negatifte biraz daha üzülüyorum. 6 ay bu şekilde geçti, bir gün şiddetli bir karın ağrısıyla acile gittim, 10 cm bir çikolata kistim olduğunu öğrendim, birkaç ay sonra ameliyata alındım, hastalığımdan dolayı çok kanamam oldu, ölümden döndüm. Ameliyattan sonra 6 ay doğum kontrol hapı kullandım, sonra 2022'nin sonlarında tekrar denemeye başladık, olmayınca 2023 yılında aşılama tedavisine başladık. İlk aşılamada overlerim çok fazla uyarıldı, 1 tane olgunlaşması gerekirken 6 folikül oluştu, ciddi karın ağrısı yaşadım o foliküller yırtıldı, o ay iptal oldu, birkaç ay sonra tekrar aşılama denedik, olmadi, birkaç ay sonra tekrar aşılama, yine olmadı. Böyle böyle 3 aşılamayı bitirdik.
2024 sonunda tüp bebek işlemine geçiş yaptık. Yumurtalarım toplandıktan hemen sonra ciddi bir batın içi kanama geçirdim, 2.5 litre kan kaybettim, apar topar ameliyata alındım, 4 gün yoğun bakımda yattım, neredeyse ölüyordum, hatta yaşamam mucizeydi.
Doktorlar biraz ara vermem gerektiğini söyledi. Sonrasında hematoloji profesörlerinden bir heyet toplandı, bana "gebe kalman senin için de bebek için de riskli, senin karnındaki antikorlar bebeğegeçebilir ve bebeğin beyin kanaması geçirebilir, biz gebeliği önermeyiz sana ancak yine de son karar senin" dediler.
Çok düşündüm, riskleri ve tedavileri detaylıca araştırdım ve bu yola girmeye karar verdim.
2024 yılında 3 tane 3. gün embriyomuz oluşmuştu, onları naklettirmeyi planlıyorduk. Bu ay yapılan ultrasonda 2 tane kocaman kistim ve hidrosalpenks? göründü. Doktorum ertelemedi ama benim bir haftadır karnım ağrıyor, karnımda yolunda gitmeyen bir şeyler var, bu transfer ertelenecek gibi hissediyorum.
Buraya kadar anlattıklarım işin maddi boyutu, benim ruhsal dünyama gelecek olursam, kendimi inanılmaz tükenmiş hissediyorum, hiçbir şeyden zevk alamıyorum, sanki herkes başka bir hayatı yaşıyormuş da ben farklı bir hayatı yaşıyormuşum gibi geliyor. Etrafımdaki herkesin çocuğu var, herkes mutlu, ben de mutlu görünüyorum ama içimde bitmeyen bir acı var, bu acıyı kimse anlamıyor, kendi ailem bile. Ne olacak, çocuğun olmayıversin diyorlar...
Oysa kendilerinin olmasa ne yaparlardı acaba?
Çocuğumun olmaması ayrı bir dert, endometriozis olmam ve buna bağlı karın ağrılarım ayrı dert, kanamaya yol açan hastalığım ayrı dert...
İnançlı bir insanım ama artık gerçekten tükenmiş hissediyorum, dayanamıyorum Allah’ım diyorum.
Çocuksuzluk çok zor imtihan, bir kadın olarak kendini çok yetersiz hissediyorsun, amaçsız hissediyorsun. Bunu yaşamayan kişiler gerçekten anlamıyor.
Uzunca bir süre psikoterapi de aldım ama bence bu travmaların, bu tükenmişliğin bir çözümü yok...
İntihar günah ve yasak olmasaydı çoktan çekip gitmek isterdim bu hayattan.
Umarım burada beni anlayan birileri olur, aynısını yaşayan olduğunu zannetmiyorum ama belki benzerini yaşayanlar vardır...
Herkese sevgiler.
Bu başlığı dertleşmek için açıyorum zira kendimi çok tükenmiş ve yapayalnız hissediyorum, etrafımda eşim dostum ailem var ama ben hepsinden farklı ve uzak hissediyorum, çünkü benim yaşadığım şeyleri yaşayan kimse yok.
Genetik bir hastalığım var, kanım pıhtılaşmıyor, sürekli bir yerlerim kanıyor doğduğum günden beri. 10 bin kişide bir görülen nadir bir hastalık, bizim ailede benden başka iki kişide var, ikisi de bebeklik döneminde vefat etmiş, tek yaşayan benim.
Buna bağlı, çocukluğum hastanelerde geçti, annem hep öldü ölecek bu çocuk diye korkardı. 2 kez yoğun bakımda yattım.
Allah'a şükürler olsun ki yaşım büyüdükçe kanamalarım azaldı, okudum, güzel bir meslek sahibi oldum, evlendim...
Tam ben de herkes gibi normal bir hayat yaşamaya başladım, derken...
2021 yılında bebek düşünmeye başladık, ama nasıl heyecanlıyım nasıl mutluyum, kendimi bildim bileli anne olmak istiyorum çünkü. Her ay gebelik testi yapıyorum, her negatifte biraz daha üzülüyorum. 6 ay bu şekilde geçti, bir gün şiddetli bir karın ağrısıyla acile gittim, 10 cm bir çikolata kistim olduğunu öğrendim, birkaç ay sonra ameliyata alındım, hastalığımdan dolayı çok kanamam oldu, ölümden döndüm. Ameliyattan sonra 6 ay doğum kontrol hapı kullandım, sonra 2022'nin sonlarında tekrar denemeye başladık, olmayınca 2023 yılında aşılama tedavisine başladık. İlk aşılamada overlerim çok fazla uyarıldı, 1 tane olgunlaşması gerekirken 6 folikül oluştu, ciddi karın ağrısı yaşadım o foliküller yırtıldı, o ay iptal oldu, birkaç ay sonra tekrar aşılama denedik, olmadi, birkaç ay sonra tekrar aşılama, yine olmadı. Böyle böyle 3 aşılamayı bitirdik.
2024 sonunda tüp bebek işlemine geçiş yaptık. Yumurtalarım toplandıktan hemen sonra ciddi bir batın içi kanama geçirdim, 2.5 litre kan kaybettim, apar topar ameliyata alındım, 4 gün yoğun bakımda yattım, neredeyse ölüyordum, hatta yaşamam mucizeydi.
Doktorlar biraz ara vermem gerektiğini söyledi. Sonrasında hematoloji profesörlerinden bir heyet toplandı, bana "gebe kalman senin için de bebek için de riskli, senin karnındaki antikorlar bebeğegeçebilir ve bebeğin beyin kanaması geçirebilir, biz gebeliği önermeyiz sana ancak yine de son karar senin" dediler.
Çok düşündüm, riskleri ve tedavileri detaylıca araştırdım ve bu yola girmeye karar verdim.
2024 yılında 3 tane 3. gün embriyomuz oluşmuştu, onları naklettirmeyi planlıyorduk. Bu ay yapılan ultrasonda 2 tane kocaman kistim ve hidrosalpenks? göründü. Doktorum ertelemedi ama benim bir haftadır karnım ağrıyor, karnımda yolunda gitmeyen bir şeyler var, bu transfer ertelenecek gibi hissediyorum.
Buraya kadar anlattıklarım işin maddi boyutu, benim ruhsal dünyama gelecek olursam, kendimi inanılmaz tükenmiş hissediyorum, hiçbir şeyden zevk alamıyorum, sanki herkes başka bir hayatı yaşıyormuş da ben farklı bir hayatı yaşıyormuşum gibi geliyor. Etrafımdaki herkesin çocuğu var, herkes mutlu, ben de mutlu görünüyorum ama içimde bitmeyen bir acı var, bu acıyı kimse anlamıyor, kendi ailem bile. Ne olacak, çocuğun olmayıversin diyorlar...
Oysa kendilerinin olmasa ne yaparlardı acaba?
Çocuğumun olmaması ayrı bir dert, endometriozis olmam ve buna bağlı karın ağrılarım ayrı dert, kanamaya yol açan hastalığım ayrı dert...
İnançlı bir insanım ama artık gerçekten tükenmiş hissediyorum, dayanamıyorum Allah’ım diyorum.
Çocuksuzluk çok zor imtihan, bir kadın olarak kendini çok yetersiz hissediyorsun, amaçsız hissediyorsun. Bunu yaşamayan kişiler gerçekten anlamıyor.
Uzunca bir süre psikoterapi de aldım ama bence bu travmaların, bu tükenmişliğin bir çözümü yok...
İntihar günah ve yasak olmasaydı çoktan çekip gitmek isterdim bu hayattan.
Umarım burada beni anlayan birileri olur, aynısını yaşayan olduğunu zannetmiyorum ama belki benzerini yaşayanlar vardır...
Herkese sevgiler.