Kabullenmek

Kabullenmek bana göre ne yaparsan yap yıkamayacağın odandaki duvarla cedelleşmeyi bırakmak demek. O duvara direndikçe, onu ittikçe kolun, bileğin yorulur ama ona hiçbir şey olmaz. Ve aslında duvar orada öylece durmaktadır. İttiğimiz için, direndiğimiz için canımız acır, yoruluruz, duvar var olduğu için değil. Onu iten biziz. O değil. Odada uğraşacak milyon tane başka şey var ve odağımızı, gücümüzü, yıkamayacağımız duvarlara vermek yerine kendimize yeni hayat alanları, nefes alacak duraklar sağlayabiliriz.

Ayrıca hayatı bir arabada seyir halinde olmaya benzetiyorum ben. İstesek de istemesek de manzara sürekli değişecek. Eğer yeni yollara girebilirseniz. Evet bir kaza olmuştu, belki kötü kokulu bir bataklıktan geçtiniz bir müddet önce. Ama hala yoldasınız ve çiçek kokulu tarlalara da düşürebilirsiniz yolunuzu. Kupkuru bir ağaç görüp etkilendiniz ama ilerde görkemli ağaçlar da var. Arabayı durdurup o kupkuru ağaca bakmaya devam ederseniz manzaranız da hep o ağaç olacak. Ama devam ederseniz zamanla ağacı unutup başka gerçekliklere yelken açarsınız ve unutursunuz.
 

Harika bir betimleme diyorum
 
Bir şeyi veya bir insanı değiştirmeye çalışmamak, yaşananları anlamak ve kendine itiraf edebilmek, gerçeklerden kaçmamak, razı olmak aslında kabul etmek. Geçmişte bir evlilik yaptınız, iyi ve kötü anlar geçirdiniz bunun sonucunda kötü olanlar daha ağır geldiğinden boşandınız. Ne yaşadınız bilemiyorum belki karşınızdaki kötü bir şey yaptı belki sadece hal ve hareketleri düşüncesi size uygun değildi. Bunu ancak şimdiyle örneklendirerek kabullenebilirsiniz. Boşanmamış olsaydınız bir şeyler değişir miydi yoksa aynı mı kalırdı veya daha beter bir hale mi gelirdi? Muhtemelen daha beter bir hale gelirdi. Yıllar sonra siz siz olmaktan çıkardınız yanınızda çocuklarınızla mutsuz bir hayat geçirirdiniz. Eğer herşey çok güzel olsaydı zaten boşanmazdınız kimse boşanmak için evlenmiyor neticede. Karşınızdaki insan belki size uygun olmayan belkide kötü bir insandı size iyi gelmeyeceğini anlayıp karakterini ve değişmeyeceğini, aslında o kişi hayatınızda olduğunda herşeyin daha kötü olabileceğini kabullendiğiniz ve serbest bıraktığınızda yas enerjisinden çıkarsınız. Bir kez o enerjiden çıkabildiğinizde bir daha asla geriye dönüp bakmazsınız. Hatta o insana karşı iyi veya kötü herhangi bir duygu beslemez, ona karşı nötrsünüzdür. Aslında anlattığım şeyi tam olarakta anlatamadım ama bunu yapmayı öğrendiğinizde beni daha iyi anlayacaksınız. Bu kadar düşünün ama bu şekilde değil. Keşke boşanmasaydık acaba şöyle olsaydı daha farklı olur muydu diye düşünmeyin gerçekten realist düşünün. Duygusal boşlukta insanlar sadece karşı tarafın iyi yanlarını hatırlar sizin kendinize o kişinin kötü yanlarını da hatırlatıp kabul ettirmeniz gerekli. Kimisi direkt kabul edebiliyor kimisi yıllar geçse de anlattığım şeyi anlayıp uygulayamıyor ne yazık ki. Umarım siz en kısa sürede bu düşüncelerden kurtulup kendinize tam anlamıyla yeni bir sayfa açabilirsiniz
 
ben he şeyimi kaybettim
bildiğin her şeyim dediğim birini
ilk zamanlar yaşadığım acı tarifsiz idi
hayat sanki onla birlikte durdu ve bitti
sonrası ise tam bir boşluk
bir dönem her şey anlamsız gelmeye başladı
dünyadaki tüm renkler kayboldu sanki onla birlikte
sadece bu hayatın biteceği günü bekledim
yaşamak adeta bir mezar gibi idi benim için

aradan biraz süre geçti
hiç geçmez dediğim o acılar geçti
yeniden gülebildim
nefes almaya başladım
tatil planları bile yaptım
yaşama döndüm kısacası

sonra geriye dönüp baktım ve yaşama döndüğüm için kendime kızdım
yaşadıklarım normal mi bilmiyorum ama
tek bildiğim şey
canımın artık eskisi gibi yanmadığı
şu an daha iyiyim
kendimi daha dingin ve de mutlu hissediyorum

geriye dönüp baktığımda acılarımı hatırlıyorum ama eskisi kadar ağlayamıyorum aynı acıya
belki de alıştım devamlı kanayan yarama bilmiyorum

umarım hayat çok büyük güzellikler getirir size
 
`