• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

“Keşke sen annem olsaydın”

Kasiyer ve mutlu olamaz ki… Şu şartlar altında kasiyer ve geçim derdinden delirmek üzere olur ancak. Para her zaman mutsuzluk getirmez ancak parasızlık her zaman mutsuzluk getirir.
Size katılıyorum geçim sıkıntısı çeker ama öte yandan ruhen hasta olmasından iyidir anlamında dedim. Benim kuzenim asosyal ve özgüveni çok düşük bir genç, böyle baktığımda çekingen ve özgüveni düşük bir insan olmasindansa daha sıradan bir iş yapsın ama ruhu daha mutlu olsun isterdim.. Kıyaslama açısından söyledim aslında.. Yoksa tabii iyi bir iş olsun, para olsun, mutluluk, huzur olsun, en güzeli..
 
Size katılıyorum geçim sıkıntısı çeker ama öte yandan ruhen hasta olmasından iyidir anlamında dedim. Benim kuzenim asosyal ve özgüveni çok düşük bir genç, böyle baktığımda çekingen ve özgüveni düşük bir insan olmasindansa daha sıradan bir iş yapsın ama ruhu daha mutlu olsun isterdim.. Kıyaslama açısından söyledim aslında.. Yoksa tabii iyi bir iş olsun, para olsun, mutluluk, huzur olsun, en güzeli..
İşte geçim sıkıntısı ruhen hasta ediyor insanı. Problem orda.
 
İşte geçim sıkıntısı ruhen hasta ediyor insanı. Problem orda.

Örnek/kıyas olarak gösterildiği için verdim o cevabı, velev ki; 2 insan var. Varsayımlar üzerinden..

Biri doktor ama çekingen, mutsuz
Biri kasiyer ama bir şekilde mutlu

Böyle 2 seçenek olsaydı tercihim 2.'si olurdu anlamında yazmıştım
 
Örnek/kıyas olarak gösterildiği için verdim o cevabı, velev ki; 2 insan var. Varsayımlar üzerinden..

Biri doktor ama çekingen, mutsuz
Biri kasiyer ama bir şekilde mutlu

Böyle 2 seçenek olsaydı tercihim 2.'si olurdu anlamında yazmıştım
Kasiyerin belki babadan kalma evi, arsası falan vardır ☺️ aza kanaat eden biridir vs vs
 
Hanımlar, bu konu benim için artık gerçekten düşünceli bir hâl aldı. Sizden samimi yorumlar bekliyorum.
Ben 22 yaşında anne oldum, 26 yaşında ikinci kızımı dünyaya getirdim. Hayatımdan memnunum, eşimi yine seçerdim; fakat şimdi aklım olsa bu yaşta evlenmezdim. Çok erken hayata atıldığımı sonradan fark ettim.
Asıl konuma gelmek istiyorum.
3,5 yaşındaki kızımı akşam 9.30’da yatırmaya çalışıyorum ama yatmak istemediğinde “illaki yatacaksın” diye zorlamıyorum. Biraz esnetebiliyorum.
Yemekten önce çikolata diye ağladığında “önce yemek, sonra çikolata” diye diretmiyorum. Bazen küçük bir parça çikolata veriyorum, ardından yemeğini yediriyorum. Zaten kızım yemeğini gerçekten güzel yer, bunu biliyorum.
Yakın zamanda oyuncak almış olsam bile, çok beğendiği bir oyuncak olursa bazen dayanamayıp alıyorum.
Dışarı çıkıp parka gitmek istediğinde, işim olsa bile “götüremem” demekte zorlanıyorum. Hatta yeni doğan kardeşi olmasına rağmen, kardeşi henüz 1 haftalıkkken bile parka gittik.
Ev temizliğine çok dikkat ederim. Kızım halıyı boyadığında ya da bilerek bir yaramazlık yapıp eve zarar verdiğinde güzelce uyarırım ama asla el kaldırmam, buna çok karşıyım.
Bazen kendi kendime soruyorum:
Ben mi çok gevşek davranıyorum?
Bunu düşünmeme sebep olan şeyler de var.
Bir tanıdığımızın oğlu annesine “Sen kötü annesin, X’in annesi (yani ben) çok iyi, sen onun gibi değilsin” demiş.
Yakın arkadaşım Kamrhan da “Sen kızını hiç kırmıyorsun, ağzından hiç ‘hayır’ dediğini duymadım” dedi.
Ama şuna da inanıyorum: Kızım, hayır demediğim hâlde şımarık bir çocuk değil. Beni genel olarak dinler, üzmez.
Bugün de bir tanıdığımızın 14 yaşındaki kızı bana şunu söyledi:
“Sen çok iyi bir annesin, hem de gençsin. Keşke benim annem olsaydın. Benim annem benimle hiç dertleşmez, beni dinlemez ama sen öyle değilsin. Kızların çok şanslı.”
Bunları duyunca ister istemez kafam karıştı.
Ben bugüne kadar kendimi bu konuda hiç yargılamamıştım. Ama şimdi dışarıdan bakıldığında yanlış mı yapıyorum diye düşünmeye başladım.
Mesela neden “Saat 9.30, kesin yatakta olacaksın ve yatacaksın” diyemiyorum?
Neden bazı konularda daha yumuşak davranıyorum?
Gerçekten merak ediyorum.
Dışarıdan gözle, sizce yanlış mı yapıyorum?
E iyi annesin demişler kotu bir sey mi demişler? İyi annesin demesi üzerine mi sorgulamaya başladın kendini? Of bu sitede her gün başka saçmalıklara yelken açıyoruz sayenizde
 
Yetişkinlik değil , çocuk okula başlasın akla kara belli olur.
Okul çağı çocukluk,ergenlik vs kişilik kaç kez değişiyor. Çocuğun kişiliğinin çoğunluğu oturduğunda üniversitenin son yılları olur, bittikten sonra olur o dönemlerde artık yorum yapabiliriz evet iyi bir insan yetiştirdim yada hata yaptığım yerler oldu keşke böyle yapmasaydım diye. Yoksa ergenlikte hepimiz isyankar,depresif,maceracı vs olmuşuzdur o dönemlerde yaşananlarla anneliğin ne kadar hakkından gelindiğini anlayamayız. Ama tek bildiğim çocuk gerekli konularda kuralı sever kendini geliştirirken.
 
Örnek/kıyas olarak gösterildiği için verdim o cevabı, velev ki; 2 insan var. Varsayımlar üzerinden..

Biri doktor ama çekingen, mutsuz
Biri kasiyer ama bir şekilde mutlu

Böyle 2 seçenek olsaydı tercihim 2.'si olurdu anlamında yazmıştım
Mutlu ,mutsuz ayrımı yapmamıştım ben 😂 doktor ama daha çekingen
Kasiyer ama ozguvenli.
Mutluluk çok göreceli çok ozguvenli bir Kasiyer 12 saat ağır çalışma + patron baskısı + fazla iş yükü + değeri az olan maas + evli 1 cocuk babası + kira + faturalar = yorgun Mutluluk
 
Örnek/kıyas olarak gösterildiği için verdim o cevabı, velev ki; 2 insan var. Varsayımlar üzerinden..

Biri doktor ama çekingen, mutsuz
Biri kasiyer ama bir şekilde mutlu

Böyle 2 seçenek olsaydı tercihim 2.'si olurdu anlamında yazmıştım



😄😄 Aklima bu geldi.
 
Kasiyerin belki babadan kalma evi, arsası falan vardır ☺️ aza kanaat eden biridir vs vs

Ya hic yokluk gormedinizzzz ya calismadiniz biseyler var. 😄 Kasiyerlik yapip mutlu olani ben görmedim genelde belki kucuk sakin yerlerdeki kucuk bi dukkanda mutlu biri vardir. 😄
Lakin buyuk sehirlerde zincir market, magazalarda pembe gozlukte taksa mutlu olunacagini dusunmuyorum ne para ne huzur elde edemedigin bi meslek.
O kadar ev arsa varsa kasiyer olacagina baska bi yol bakabilir.
 
Mutlu ,mutsuz ayrımı yapmamıştım ben 😂 doktor ama daha çekingen
Kasiyer ama ozguvenli.
Mutluluk çok göreceli çok ozguvenli bir Kasiyer 12 saat ağır çalışma + patron baskısı + fazla iş yükü + değeri az olan maas + evli 1 cocuk babası + kira + faturalar = yorgun Mutluluk
Çekingenlik de zor bir durum ama tabii seviyesi de önemli, özgüveni düşürür, özgüveni düşük insan da mutsuz. Aslolan mutluluksa herkes mutlu olacağı noktayı seçsin aslında..
 
Ya hic yokluk gormedinizzzz ya calismadiniz biseyler var. 😄 Kasiyerlik yapip mutlu olani ben görmedim genelde belki kucuk sakin yerlerdeki kucuk bi dukkanda mutlu biri vardir. 😄
Lakin buyuk sehirlerde zincir market, magazalarda pembe gozlukte taksa mutlu olunacagini dusunmuyorum ne para ne huzur elde edemedigin bi meslek.
O kadar ev arsa varsa kasiyer olacagina baska bi yol bakabilir.
Çocukluğumda yokluk gördüm, kariyerimde de kurumsal şirkette yöneticilik seviyesinde çalıştım uzun yıllar.. Ben de çok iyi bir statüde olmasına rağmen düşük özgüvenli ve bu nedenle mutsuz insan tanıyorum, çok iyi para kazanıyor ancak iletişim sıfır, mutsuz, birşeyleri aşamamış. Kasiyerlik de zor, çok büyük kesim de maddi açıdan zor durumdadır, mutsuzdur ona da katılıyorum ancak dediğim gibi 2 insan kıyasladım ve sonunda mutlu olanı seçtim. Herkes önündeki örneklere göre yorum yapıyor biraz da..
 
Çocukluğumda yokluk gördüm, kariyerimde de kurumsal şirkette yöneticilik seviyesinde çalıştım uzun yıllar.. Ben de çok iyi bir statüde olmasına rağmen düşük özgüvenli ve bu nedenle mutsuz insan tanıyorum, çok iyi para kazanıyor ancak iletişim sıfır, mutsuz, birşeyleri aşamamış. Kasiyerlik de zor, çok büyük kesim de maddi açıdan zor durumdadır, mutsuzdur ona da katılıyorum ancak dediğim gibi 2 insan kıyasladım ve sonunda mutlu olanı seçtim. Herkes önündeki örneklere göre yorum yapıyor biraz da..

Sizin cevrenizde kasiyerlikten mutlu olan var mi cidden ben gormedim. Bilen varsa baskalari da yazsin. 😄 Ornekle neyi anlatmak istediginizi anladim da bu devirde Turkiye sartlarinda insani dusunduuryor. 😄
 
Sizin cevrenizde kasiyerlikten mutlu olan var mi cidden ben gormedim. Bilen varsa baskalari da yazsin. 😄 Ornekle neyi anlatmak istediginizi anladim da bu devirde Turkiye sartlarinda insani dusunduuryor. 😄
var evet ama küçük şehirde, karadeniz'in bir ilinde ama evleri, babadan kalma fındıkları falan var, böyle tanıdıgım 2-3 insan var. Büyükşehirde imkansız zaten..
 
Okul çağı çocukluk,ergenlik vs kişilik kaç kez değişiyor. Çocuğun kişiliğinin çoğunluğu oturduğunda üniversitenin son yılları olur, bittikten sonra olur o dönemlerde artık yorum yapabiliriz evet iyi bir insan yetiştirdim yada hata yaptığım yerler oldu keşke böyle yapmasaydım diye. Yoksa ergenlikte hepimiz isyankar,depresif,maceracı vs olmuşuzdur o dönemlerde yaşananlarla anneliğin ne kadar hakkından gelindiğini anlayamayız. Ama tek bildiğim çocuk gerekli konularda kuralı sever kendini geliştirirken.
Evde kuralsız büyüyen çocuk, okula uyum sürecinde zorluk yaşar. O yüzden öyle yazmıştım, kastettiğim okula uyum süreciydi.
 
Örnek/kıyas olarak gösterildiği için verdim o cevabı, velev ki; 2 insan var. Varsayımlar üzerinden..

Biri doktor ama çekingen, mutsuz
Biri kasiyer ama bir şekilde mutlu

Böyle 2 seçenek olsaydı tercihim 2.'si olurdu anlamında yazmıştım

Aklını kaybetmeyen biri kesinlik ilk seçeneği tercih eder. Çekingenlik üzerine biraz çalışılırsa gayette yenebileceğiniz bir özellik. Ama parasızlık öyle değil, mutsuzlukla beraber bir çok sorunu beraberinde getiriyor sadece buda değil parasızlık berbat insanları hayatınıza çeker ve kişiyi kullanılmaya müsait duruma getirir. Bundan hayatı boyunca kurtulmayan yada kurtulsada atlatmayan insanlar var.
 
Sizin cevrenizde kasiyerlikten mutlu olan var mi cidden ben gormedim. Bilen varsa baskalari da yazsin. 😄 Ornekle neyi anlatmak istediginizi anladim da bu devirde Turkiye sartlarinda insani dusunduuryor. 😄
Aslında üstlerde yazmıştım mesele özgüven ile gelen mutluluksa eğer örneğim kız kardeşim kasiyer olarak başladı iş hayatına ama hep özgüvenli ve hırslı bir kızdı şuan müdür. Gelir olarak bir doktordan daha fazla kazanıyor. Yani kasiyer kalmak değildi yukarda bahsedilen. Atılgan özgüvenli olmanın artısıydı benim anladığım.
 
Hanımlar, bu konu benim için artık gerçekten düşünceli bir hâl aldı. Sizden samimi yorumlar bekliyorum.
Ben 22 yaşında anne oldum, 26 yaşında ikinci kızımı dünyaya getirdim. Hayatımdan memnunum, eşimi yine seçerdim; fakat şimdi aklım olsa bu yaşta evlenmezdim. Çok erken hayata atıldığımı sonradan fark ettim.
Asıl konuma gelmek istiyorum.
3,5 yaşındaki kızımı akşam 9.30’da yatırmaya çalışıyorum ama yatmak istemediğinde “illaki yatzaacaksın” diye zorlamıyorum. Biraz esnetebiliyorum.
Yemekten önce çikolata diye ağladığında “önce yemek, sonra çikolata” diye diretmiyorum. Bazen küçük bir parça çikolata veriyorum, ardından yemeğini yediriyorum. Zaten kızım yemeğini gerçekten güzel yer, bunu biliyorum.
Yakın zamanda oyuncak almış olsam bile, çok beğendiği bir oyuncak olursa bazen dayanamayıp alıyorum.
Dışarı çıkıp parka gitmek istediğinde, işim olsa bile “götüremem” demekte zorlanıyorum. Hatta yeni doğan kardeşi olmasına rağmen, kardeşi henüz 1 haftalıkkken bile parka gittik.
Ev temizliğine çok dikkat ederim. Kızım halıyı boyadığında ya da bilerek bir yaramazlık yapıp eve zarar verdiğinde güzelce uyarırım ama asla el kaldırmam, buna çok karşıyım.
Bazen kendi kendime soruyorum:
Ben mi çok gevşek davranıyorum?
Bunu düşünmeme sebep olan şeyler de var.
Bir tanıdığımızın oğlu annesine “Sen kötü annesin, X’in annesi (yani ben) çok iyi, sen onun gibi değilsin” demiş.
Yakın arkadaşım Kamrhan da “Sen kızını hiç kırmıyorsun, ağzından hiç ‘hayır’ dediğini duymadım” dedi.
Ama şuna da inanıyorum: Kızım, hayır demediğim hâlde şımarık bir çocuk değil. Beni genel olarak dinler, üzmez.
Bugün de bir tanıdığımızın 14 yaşındaki kızı bana şunu söyledi:
“Sen çok iyi bir annesin, hem de gençsin. Keşke benim annem olsaydın. Benim annem benimle hiç dertleşmez, beni dinlemez ama sen öyle değilsin. Kızların çok şanslı.”
Bunları duyunca ister istemez kafam karıştı.
Ben bugüne kadar kendimi bu konuda hiç yargılamamıştım. Ama şimdi dışarıdan bakıldığında yanlış mı yapıyorum diye düşünmeye başladım.
Mesela neden “Saat 9.30, kesin yatakta olacaksın ve yatacaksın” diyemiyorum?
Neden bazı konularda daha yumuşak davranıyorum?
Gerçekten merak ediyorum.
Dışarıdan gözle, sizce yanlış mı yapıyorum?
Siz esnek, katı olmayan bir annesiniz benim anladığım. Sınır koymak güzeldir. Ben de yemekten önce muz, ya da kocaman çikolata vermiyorum mesela. Ama dün ufacık çikolata istedi. Niye kırayım kalbini. Esnek olmak sizi iyi anne yapıyor bence. Başkasına veya kendine zarar vermediği sürece ben de genelde evet derim. Ve kızı genelde sakin ve iyi huylu.
 
Back
X