havalar güzeldi ya....son zamanlarda bir yaz klasiğimiz olmuştu.olmuştu da artık zor...kışa girdik gireceğiz.....
hemen her çarşambaları kızımı arabasına koyup o günü bizim ilan ediyoruz.o akşam için yemeğim varsa o gün daha bizim:))
yürüyüş yolumuz bayağı var.olsun.zevkle geçiyor yolda zaman..deniz arabasında şimdi...aman...bir görün.nasıl mutlu...gezmeye gidiyor ya...evde çantamızı hazırlıyoruz.meyvamız,kuruyemişimiz,tam buğdaylı yoğurdumuz.annesinin mayaladığı yoğurdu....öyle böyle değil,manda yoğurdu...deniz hayatımıza girdi gireli çok şey değişti.manda sütü hiç içmemiştim ben.çokk güzelmiş.
hıı ne diyordum...çantamız hazır.suyumuz da..bazı bazı deniz hatırlatıyor çantayı...anne tanta ! diye....heyecanlı heyecanlı...tabiii içinde mamaları var ya..

yoldayız...az ileride evcil hayvanların satıldığı dükkan var.her önünden geçişimizde tavşanları izleriz.bak bu uyuyor görüyormusun deniz diye diye türlü türlü anlatıyorum ona.biraz ilerisinde de bir park..
b,r zamanlar öbünden içim buruk geçtiğim çocuk parkı...ara ara türlü bahanelerle bankına oturup yaşlı gözlerle çocukları izlediğim park....
bitti...
nefesimi sonuna kadar alabiliyorum artık içinden geçerken o parkın.hieyyyt çekilin yoldan der gibi kızımla yarıyoruz yanımızdan geçenleri....bir kere sıtf çekirdek çıtlatmaya geldik kızımla...çekirdek te yemezdim ya ben.hemen bir sivilve çıkacak diye heh hehe....dün akşam deniz babası ve ben geç bi vakitte kAPIMIZIN ÖNÜNDEKİ PARKTA İDİK.(büyük çıktı silmiyorum)hih!gü ya kıza aldık.tetirtet diye...çoğunu ben yedim...inanamıyorum ya....
y,ne atlamadan devam edeyim....
parktan çıktık.

yol devam ediyor.sağ tarafımızda bir oyuncakçı çıkarmış dükkanın önüne birkaç parça oyuncak...denizle baktık bir süre...yok!durun...daha oyuncakçıya gelmeden bir okulu geçtik.demir parmaklı kapının önünde durduk beş on dakika...ona okulu okumayı aşılıyorum sürekli.o da çok ilgili.bir an önve büyümek okula gitmek istiyor.ben daha fazla istiyorum.okulun kapısında biraz anlkatımdan yaklaşık elli yüz adım sonrası oyuncakçı önündeydik.
bir saz ilgimi çekti.müzik aleti.biraz tıngırdattım ona.hoşuna gitti.men dedi.verdim.biraz baktı.istedi.ben gitmemiz gerektiğini söyledim tatlı kızıma.hadi dedim saza söyleyelim bizi burada beklesin.biz onu sonra alacağız.ilk gördüğümde bir de denizin ilgisini görünce almam kesin gibiydi dönüşte.ama daha bir sağlıklı düşününce vazgeçtim.sazın telleri var.ve bu tehlike demek.denizin de ne olduğu önemli değil çoğu şeyi ağzın a sokma parmaklama boynuna dolama gibi huyları var.çocuk bu.teli gerebilir.n eolur ne olmaz.saza bekle bizi diyerek yolumua devam ettik.
çok az gittik.trafik ışıkLARINDAYIZ.denize kırmızıda yeşilde ne yapmamız gerektiğini öğrettim.(daha önce yazmadım değil mi?)
kırmızı yanınca dur!bekle!
yeşil yanınca geç!
öğrendi ya....nerde kırmızıyı görse dur bekle diyor.çok akıllı tatlım...cevizler fındıklar bademler boşa gitmemiş.artı sevgimle...süper akıllı bir kız deniz.karşı ya geçtik.ışığı kaçırmayalım diye nasıl tatlı tatlı hızlanıyoruz..şoför amcaları iyi insanlar....saniye bekliyorlar bizi...yolları açık olsun....
yola devam....sağda büyük bir, süpere yakın bir market var.girer bakarız.ilgisini çeken tüm oyuncakları veririm.hehhehehe.inceler inceler...sonra çıkarken bırakırız.hehhehehhe.
evde seper dolusu var...sadece benimle oynuyor!
yani ender oynuyor oyuncaklarıyla....ben daha çok zeka geliştirici dil ve beyin gelişimiile ilgili şeylerle ilgileniyorum.onlara daha çok yöneliyorum.ikayeler alıyorum resimli.evde anlatıyorum sonra o bana anlatıyor.gibi...
söyle bir turlar çıkarız büyükçe marketten.eh ihtiyaç dahilinde varsa bişeyler onu da alır arabasının altına koyarız.
o kadar yazıyorum ....güme gitmesin.elektirk filan gider de...göndereyim.hemen devam ediyorum