size bir tükenmişlik hikayesi anlatmaya geldim.
20 gün once doğum yaptım.
3 numara kızımız dünyaya geldi
(3.5 ve 1.5 yaş iki oğlan ardından)
doğumdan 15 gün önce bakıcımız gitti,
yenisine çocuklar tam alışamadan doğum oldu, doğumdan 5 gün sonra da eşim bedelli askerlik dolayısı ile gitmek zorunda kaldı
(tüm tsk personeli yakınlarından özür diliyorum, adına askerlik demişler, biliyorum 20 gün alt tarafı.)
yeni bebek, kıskanç iki abi, yeni yardımcı, yeni doğum yapmış ben, eksik baba ile bugün 18. günü tamamladık.
ama sanırım bir 18 ay gibi geldi.
her şey yolunda sezaryen doğum.
önceki 2 doğum gibi rahat toparlanan ben.
başımda bekleyen beni yiyip bitiren anne/kayınvalide yok. ara ara gelip yokladılar o kadar.
ama çocuklarla tükendim.
nasıl davranacağımı şaşırdım.
eşimle bugüne kadar ebeveynliği hep takım olarak yürüttük.
ben yemeğini yedirdiysem o banyosunu yaptırdı, o dışarı çıkardıysa ben oyun oynadım, ben kitap okuduysam o uyuttu.
genelde kuralları eşim koydu, ben biraz daha esnek olan taraftım. çocuklar üzerinde otoritem zayıf. ama güçlü olmasına da hiç ihtiyacım olmamıştı.
az önce çocukları uyuttuktan sonra duş almak için banyoya girdim.
aynada yüzüm yabancı geldi. uykusuzluk, gerginlik, kansızlık, yorgunluk,düşünceli hal, her şey birbirine karışmış.
son 4-5 gün.
çok şey istemiyorum,
biraz daha sabır.
gece uykusuna çocukları yatıracağım diye gün boyu gerilmemek.
gece boyu sürekli bir o odaya bir bu odaya gitmek zorunda kalmamak.
gün boyu çocukları mutlu edeyim, bugün ne yapsak diye düşünmemek...
kalıcı bir hasar olmadan şu dönemi atlatmak.
geçer di mi?
ah bir de şu kayan yüzüm gözüm düzelecek mi :))
he bir de sakin olun şampiyonlar, lohusa depresyonunda falan değilim :))
(inkar kaçıncı aşamaydı? :) )