Babamı sevmemekte kesinlikle haklıyım, peki ya annemi sevmemekte de haklı değil miyim?

Biz kendi yaşadığımız ve hissettiğimiz koşullara göre anne ve babamızı değerlendiriyoruz. Onlarsa kendi koşulları, öğrendikleri ve bildiklerine göre yaşamış ve bizi yetiştirmişler. Bu yüzden bizim onlara karşı düşüncelerimizi anlamaları imkansız, sorsak bizi nankör olmakla da suçlayabilirler. Bize yaptıkları haksızlıklar onlara o kadar olağan gelir ki kafayı yememek imkansız gelir kimi zaman.

Anne ve babanızdan nefret etmenizi anlayabiliyorum, ama onlara nefret dolu davranmayın, inanın bu sizi yorar. Mesafe koyun aranıza. Sanki sıradan bir akraba gibi. Kin ve nefret öfke yükünü getirir omuzlara. Bu yükü taşımayın. Bu daha çok yorar sizi sürekli sorgularsınız işin içinden çıkamazsınız. Bir yabancı hayatınıza ne kadar müdahil oluyorsa o mesafede tutun ailenizi. Sizin sağlığınız için bence önemli olan güçlü olumsuz duyguları canlı tutmak değil nötr olmaktır. Şahsi yorumumdur.
 
Benim annem de beni hiç sevmedi.cunku hiç sevgi görmemis.siddetin her türlüsünu gordum üstelik annem"ne güzel dovdum" diye övünür hep iyi bir şey yaptığını düşünürdü.ben çok çektim ondan.babam ise çok şefkatli bir insandı.nirmal bir insan annemle yapamaz,annem hasta çünkü belli.ama babam annemi bırakmadı.onlar birbirlerini tamamladılar.ancak babam hep pasif ve ezik kaldı.beni hiç koruyamadi.
Sadece mesleğimle alakali konulaeda bana siper oldu. İşimi yapabilmem icin bana destek oldu.onu seviyorum.
Ama annemi sevmiyorum.onu hiç görmesem ozlemem bile.
Bence sizin Annenizin de iyi yönleri var. Daha önce bir üyenin de dediği gibi sevgiyi bu kadar öğrenebilmis, size verebileceği bu.
İns sınavı kazaniesiniz.kendinizw farklı bir şehirde bir hayat kurun.ve asla yanınıza tasinmalarina müsaade etmeyin.
Onlarla yilda bir kaç kere görüşün.eger yakın bir şehir olursa ayda bir iki kere falan.ama kesinlikle aynı şehir olmasın. Allah korusun sınav vs olmazsa da (ins kazanırsınız🙏) aynı sehirde kalmak zorunda olursanız, bie ise grin.
Mümkün olduğunca az görüşün ailenizle.
Hatta araştırın, farklı şehirlerde yaşayan arkadaşlarınızla görüşün.bir iş bulabilirseniz oraya taşının.
Hiç görüşmeyin diyemiyorum.cumku onun da bizde açtığı travmalar oluyor
Kendimize anne ve babamizin yarattığı travmaları tekrarlayacak insanları cekebiliuoruz.bu nedenle terapi de alin


Merhabalar, bu konuyu paylaştıktan sonra çok şey oldu. Hayatım çok değişti. Eklediğim konularda biraz biraz bahsetmiştim. Evimden, şehrimden oldum.

Sağlık Bakanlığı ilk alımı birkaç hafta önce yaptı. Ben maalesef ki o alımda atanamadım. İstanbul yazsam atanıyormuşum ama İstanbul'u yazmamıştım. İkinci alım için umut beslemeye çalışıyorum.

Ailem ile görüşmeyi aslında hiç istemem. Zaten farkındayım ki onlarda benimle görüşmeye meraklı değiller. Beni sevdiklerini sanmıyorum. Sadece isterler. Çünkü artı bir maaş kimse için fena olmaz.

Paylaşımınız için çok teşekkür ediyorum.
 
Biz kendi yaşadığımız ve hissettiğimiz koşullara göre anne ve babamızı değerlendiriyoruz. Onlarsa kendi koşulları, öğrendikleri ve bildiklerine göre yaşamış ve bizi yetiştirmişler. Bu yüzden bizim onlara karşı düşüncelerimizi anlamaları imkansız, sorsak bizi nankör olmakla da suçlayabilirler. Bize yaptıkları haksızlıklar onlara o kadar olağan gelir ki kafayı yememek imkansız gelir kimi zaman.

Anne ve babanızdan nefret etmenizi anlayabiliyorum, ama onlara nefret dolu davranmayın, inanın bu sizi yorar. Mesafe koyun aranıza. Sanki sıradan bir akraba gibi. Kin ve nefret öfke yükünü getirir omuzlara. Bu yükü taşımayın. Bu daha çok yorar sizi sürekli sorgularsınız işin içinden çıkamazsınız. Bir yabancı hayatınıza ne kadar müdahil oluyorsa o mesafede tutun ailenizi. Sizin sağlığınız için bence önemli olan güçlü olumsuz duyguları canlı tutmak değil nötr olmaktır. Şahsi yorumumdur.
Sadece herkesten kurtulmak istiyorum şu an. Yüzlerini görmek bile beni yıpratıyor.

Paylaşımınız için çok teşekkür ederim.
 
Haftalar önce bir konu açmıştım (Becerebilirsem buraya eklerim, hatırlayan olursa diye) . Okuduğum mesajlarınız bana iyi geldi. Şimdi bu konuyu açıyorum çünkü çok bunaldım ve sanırım paylaşım yaptıktan sonra aşağıda "Evet, haklısın." yazılarını görmeye ihtiyaç duyuyorum.

Yaptığım paylaşım buydu. Sorunum şu ki şimdilerde sürekli annem ile kavga ediyorum. Çünkü zaman geçtikçe sanıyorum daha tahammülsüz oldum ve çocukken sinip sustuğum ne varsa bugün bağırmak ihtiyacındaymışım gibi hissediyorum. Ona açık açık onu sevmediğimi ve bundan sonra onu görmezsem çok mutlu olacağımı söylüyorum. Karşılığında saatlerce ne kadar saygısız, nankör, hayırsız olduğumu dinliyorum. Hayatında benim gibi annesine düşman başka bir kız çocuğu daha görmemiş. Onun değerini, o öldükten sonra anlayacakmışım ama çok geç olacakmış. Peki hangi değeri?

Ben şiddet görürken neden hep sustuğunu ve izlediğini soruyorum mesela. Başta bu şiddet olayını tamamen inkar ediyor. Sanırım onun için de babam kişisi için de şiddet bir insanı ağaca asıp kırbaçlamak galiba. Daha hafifleri şiddet tanımına girmiyor. Sonra beş on büyük olayı hatırlatıyorum. Herkesin çocuğunu dövdüğünden falan bahsediyor, bilmem hangi çocukların anne baba tarafından nasıl dövüldüğünü anlatıyor. Bu şiddeti normal karşılamam gerektiği yaklaşımı karşısında daha çok çıldırıyorum. Şiddet normal değil. Sağlıklı insan davranışı değil. Bunun bilincinde olmak için çok muhteşem bir zekaya sahip olmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Daha da zorladığımda saçma sapan onlarca şey daha duyuyorum. "Ben sana hiç el kaldırdım mı, sinirlenince babanla beni bir kefeye koyuyorsun sadece onu suçla." diyor bir. Bir huzurumuz bozulmasın istedim diyor, bir benim söz hakkım yoktu diyor, bir bilmem ne diyor. Anne olunca beni de görecekmiş. Pardon ama neyi görecekmiş? Farz edelim ki ben anne oldum yıllar sonra ve ondan bile daha beter bir anne oldum, bu onun da kötü anne olduğu gerçeğini değiştirecek mi?

Babam dünyanın görüp görebileceği en pislik yaratık. O da çok hoş zamanlar geçirmedi, bunu inkar etmiyorum. Ama bir kere bile bana kendini siper etmedi hiçbir şey için. Bir zamanlar bir kedi beslemiştik. Kedinin hamile olduğunu aylar sonra fark ettim. Sonra birden değişti, doğum sancısı çekiyor olduğunu fark ettik. Yavrularına nasıl sahip çıktığını, koca koca insanların karşısında nasıl panter kesildiğini anımsıyorum.

Sonra benim neden istediğim okula gidemediğimi sorguluyorum. Okuduğum okullar en iyi okullarmış. Böyle hep nereye gittiysem kazanmamışım da şansa gitmişim, nankörlük yapmamalıymışım gibi anlatıyor.

Geçen kardeşim "Tüm kadınlar çalışıyor. Sen neden çalışmıyorsun?" diye sordu ve "Bu yaşta (46) çalışmamı mı istiyorsunuz, sizde namus yok mu?" yanıtını aldı. Evlendiğinden beri çok iğrenç bir evliliği olmasına rağmen çalışmak fikri aklından hiç geçmedi. Bundan on yıl öncesinde de ben tarafından çalış ve boşan, kurtulalım fikri her çıktığında sanki küfretmişim gibi davranırdı yani şu an ki yaşına özel değil. Her zaman bize bir maaşı olsa baba kişisini anında kapının önüne koyacağını falan söyler. İyi dd kimin durup dururken bir maaşı oluyor ki? Burada benim iki üç katım yaşında olan çalışan kadınlar var ve belki bu yazdıklarımı okuyanı vardır. Allah aşkına emeklilik yaşı belli, zaten bu yaşlar hepimizin çalışması gereken normal yaşlar, şu an çalışan kadınlar çalışıyor diye çocukları namussuzluk mu yapmış oluyor?


Bir de çok mutsuzsam neden her dışarı çıktığımda, geçen yıllarda okula staja gittiğimde saatlerce kendimi süslediğimi soruyor. Evet, kendimle uğraşmayı seviyorum. Gittiğim her yerde de hep çok dikkat çektim, hep tonla iltifat aldım. Çünkü kendimden başka sevdiğim değer verdiğim kimsem yok. Üzgün ve mutsuz olduğumu ifade etmek için okula geceliğimle mi gitmeliydim mesela?

Bunlar gibi yüzlerce şey sayabilirim. "Sınava odaklanman gerekiyor, niye böyle tartışmalara giriyorsun? Her şey belli zaten. " diyor iç sesim. Ama elimde değil. Gerçekten elimde değil yani o kadar çok sustum ki nefretimi biraz daha içimde taşıyamıyorum.

Aklım " Sadece sen haklısın. Ne desen haklısın." diyor. Ama bazen çok zorladığımda ağlayıp sızlanmaya başlıyor. Acaba çok mu katı davranıyorum diye de içimde bir yer bir miktar sızlıyor ama bu inanılmaz kısa sürüyor.

Çevrede de "Kızın çalışmaya başlayınca sana da yardım eder, rahatlarsınız." diyenler var. Onlar beni daha da çok cinnetlik moda getiriyor. Bana kim yardım etti? Benim için kim fedakarlık yaptı? Üstelik çok iyi anne babaların bile çocukları yaşlılıkları için yatırım olarak gördükleri bir gençlik projesi değil, olmamalı. Kaldı ki bunlar...

Babamı soracak olursanız, onunla geçmişte çok şiddetli kavgalarımız oldu. Artık onun suratına bakmak bile içimden gelmiyor.

Yüksek ihtimal bu satırlara kadar dayanıp inen olmadı. Ama olsun, en azından içimi dökmüş oldum.
Annenin çaresiz olmasından sustuğunu zannediyorum cunku anne oldum ben de sımdı daha ıyı anladım. Meslek sahıbıyım avukatım. Ben de boşandım kocam kumar bagımlısydı. Aılem sahip çıktı onlarla yaşıyorum bır bucuk yaşında oğlum var ben meslek sahıbı oldugum ıcın ve aılem aahıp çıktığı ıcın cesaret buldum annene kızma onu anlayabılıyorum kadının işi gücü yoksa cekıyor işte
 
Anne dediğin taşı sıkıp suyunu çıkarıp evlatlarına bakan kişiye denir benim gözümde.. Sadece doğurmak yeterli değil yani.. O kadar iyi anlıyorum ki hislerinizi.. Kendi ayaklarınızın üzerine bastığınız anda arkanıza bakmayın bence.
 
Annenin çaresiz olmasından sustuğunu zannediyorum cunku anne oldum ben de sımdı daha ıyı anladım. Meslek sahıbıyım avukatım. Ben de boşandım kocam kumar bagımlısydı. Aılem sahip çıktı onlarla yaşıyorum bır bucuk yaşında oğlum var ben meslek sahıbı oldugum ıcın ve aılem aahıp çıktığı ıcın cesaret buldum annene kızma onu anlayabılıyorum kadının işi gücü yoksa cekıyor işte
Anne dediğin taşı sıkıp suyunu çıkarıp evlatlarına bakan kişiye denir benim gözümde.. Sadece doğurmak yeterli değil yani.. O kadar iyi anlıyorum ki hislerinizi.. Kendi ayaklarınızın üzerine bastığınız anda arkanıza bakmayın bence.

Ben bu konuyu açtıktan sonra Birilerine Anlatmazsam Çatlayıp Öleceğim Artık Lütfen Akıl Verebilir Misiniz?
Bu konuda da bahsettiğim gibi tonla şey yaşandı. Baba kişisinin yüzünü altı yedi aydır görmedim. Şu an bambaşka bir ildeyim ve annemin yanındayım. Bunu söylerken bir miktar vicdanım acıyor ama hislerim bu şekilde : Ona bakınca bile kanser oluyormuşum gibi hissediyorum ve onu gerçekten hiç sevmiyorum. Tek istediğim atanmak ve gitmek. Bunun için bana minik bir dua bırakırsanız çok mutlu olurum.
 
Haftalar önce bir konu açmıştım (Becerebilirsem buraya eklerim, hatırlayan olursa diye) . Okuduğum mesajlarınız bana iyi geldi. Şimdi bu konuyu açıyorum çünkü çok bunaldım ve sanırım paylaşım yaptıktan sonra aşağıda "Evet, haklısın." yazılarını görmeye ihtiyaç duyuyorum.

Yaptığım paylaşım buydu. Sorunum şu ki şimdilerde sürekli annem ile kavga ediyorum. Çünkü zaman geçtikçe sanıyorum daha tahammülsüz oldum ve çocukken sinip sustuğum ne varsa bugün bağırmak ihtiyacındaymışım gibi hissediyorum. Ona açık açık onu sevmediğimi ve bundan sonra onu görmezsem çok mutlu olacağımı söylüyorum. Karşılığında saatlerce ne kadar saygısız, nankör, hayırsız olduğumu dinliyorum. Hayatında benim gibi annesine düşman başka bir kız çocuğu daha görmemiş. Onun değerini, o öldükten sonra anlayacakmışım ama çok geç olacakmış. Peki hangi değeri?

Ben şiddet görürken neden hep sustuğunu ve izlediğini soruyorum mesela. Başta bu şiddet olayını tamamen inkar ediyor. Sanırım onun için de babam kişisi için de şiddet bir insanı ağaca asıp kırbaçlamak galiba. Daha hafifleri şiddet tanımına girmiyor. Sonra beş on büyük olayı hatırlatıyorum. Herkesin çocuğunu dövdüğünden falan bahsediyor, bilmem hangi çocukların anne baba tarafından nasıl dövüldüğünü anlatıyor. Bu şiddeti normal karşılamam gerektiği yaklaşımı karşısında daha çok çıldırıyorum. Şiddet normal değil. Sağlıklı insan davranışı değil. Bunun bilincinde olmak için çok muhteşem bir zekaya sahip olmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Daha da zorladığımda saçma sapan onlarca şey daha duyuyorum. "Ben sana hiç el kaldırdım mı, sinirlenince babanla beni bir kefeye koyuyorsun sadece onu suçla." diyor bir. Bir huzurumuz bozulmasın istedim diyor, bir benim söz hakkım yoktu diyor, bir bilmem ne diyor. Anne olunca beni de görecekmiş. Pardon ama neyi görecekmiş? Farz edelim ki ben anne oldum yıllar sonra ve ondan bile daha beter bir anne oldum, bu onun da kötü anne olduğu gerçeğini değiştirecek mi?

Babam dünyanın görüp görebileceği en pislik yaratık. O da çok hoş zamanlar geçirmedi, bunu inkar etmiyorum. Ama bir kere bile bana kendini siper etmedi hiçbir şey için. Bir zamanlar bir kedi beslemiştik. Kedinin hamile olduğunu aylar sonra fark ettim. Sonra birden değişti, doğum sancısı çekiyor olduğunu fark ettik. Yavrularına nasıl sahip çıktığını, koca koca insanların karşısında nasıl panter kesildiğini anımsıyorum.

Sonra benim neden istediğim okula gidemediğimi sorguluyorum. Okuduğum okullar en iyi okullarmış. Böyle hep nereye gittiysem kazanmamışım da şansa gitmişim, nankörlük yapmamalıymışım gibi anlatıyor.

Geçen kardeşim "Tüm kadınlar çalışıyor. Sen neden çalışmıyorsun?" diye sordu ve "Bu yaşta (46) çalışmamı mı istiyorsunuz, sizde namus yok mu?" yanıtını aldı. Evlendiğinden beri çok iğrenç bir evliliği olmasına rağmen çalışmak fikri aklından hiç geçmedi. Bundan on yıl öncesinde de ben tarafından çalış ve boşan, kurtulalım fikri her çıktığında sanki küfretmişim gibi davranırdı yani şu an ki yaşına özel değil. Her zaman bize bir maaşı olsa baba kişisini anında kapının önüne koyacağını falan söyler. İyi dd kimin durup dururken bir maaşı oluyor ki? Burada benim iki üç katım yaşında olan çalışan kadınlar var ve belki bu yazdıklarımı okuyanı vardır. Allah aşkına emeklilik yaşı belli, zaten bu yaşlar hepimizin çalışması gereken normal yaşlar, şu an çalışan kadınlar çalışıyor diye çocukları namussuzluk mu yapmış oluyor?


Bir de çok mutsuzsam neden her dışarı çıktığımda, geçen yıllarda okula staja gittiğimde saatlerce kendimi süslediğimi soruyor. Evet, kendimle uğraşmayı seviyorum. Gittiğim her yerde de hep çok dikkat çektim, hep tonla iltifat aldım. Çünkü kendimden başka sevdiğim değer verdiğim kimsem yok. Üzgün ve mutsuz olduğumu ifade etmek için okula geceliğimle mi gitmeliydim mesela?

Bunlar gibi yüzlerce şey sayabilirim. "Sınava odaklanman gerekiyor, niye böyle tartışmalara giriyorsun? Her şey belli zaten. " diyor iç sesim. Ama elimde değil. Gerçekten elimde değil yani o kadar çok sustum ki nefretimi biraz daha içimde taşıyamıyorum.

Aklım " Sadece sen haklısın. Ne desen haklısın." diyor. Ama bazen çok zorladığımda ağlayıp sızlanmaya başlıyor. Acaba çok mu katı davranıyorum diye de içimde bir yer bir miktar sızlıyor ama bu inanılmaz kısa sürüyor.

Çevrede de "Kızın çalışmaya başlayınca sana da yardım eder, rahatlarsınız." diyenler var. Onlar beni daha da çok cinnetlik moda getiriyor. Bana kim yardım etti? Benim için kim fedakarlık yaptı? Üstelik çok iyi anne babaların bile çocukları yaşlılıkları için yatırım olarak gördükleri bir gençlik projesi değil, olmamalı. Kaldı ki bunlar...

Babamı soracak olursanız, onunla geçmişte çok şiddetli kavgalarımız oldu. Artık onun suratına bakmak bile içimden gelmiyor.

Yüksek ihtimal bu satırlara kadar dayanıp inen olmadı. Ama olsun, en azından içimi dökmüş oldum.
Yazdığınız herseyi okudum vede nasil yazdiniz helal olsun diyorum size soyleyecegim tek birsey var kendi hayatiniza bakin ayaklarinizin uzerinde durun gerekirse ayri eve cikin ne biliyim kadin siginmaya gidin ciddiyim cunku benim gibi sikintilariniz düşüncelerinizin sjze zarar vermesini istemem
 
Haftalar önce bir konu açmıştım (Becerebilirsem buraya eklerim, hatırlayan olursa diye) . Okuduğum mesajlarınız bana iyi geldi. Şimdi bu konuyu açıyorum çünkü çok bunaldım ve sanırım paylaşım yaptıktan sonra aşağıda "Evet, haklısın." yazılarını görmeye ihtiyaç duyuyorum.

Yaptığım paylaşım buydu. Sorunum şu ki şimdilerde sürekli annem ile kavga ediyorum. Çünkü zaman geçtikçe sanıyorum daha tahammülsüz oldum ve çocukken sinip sustuğum ne varsa bugün bağırmak ihtiyacındaymışım gibi hissediyorum. Ona açık açık onu sevmediğimi ve bundan sonra onu görmezsem çok mutlu olacağımı söylüyorum. Karşılığında saatlerce ne kadar saygısız, nankör, hayırsız olduğumu dinliyorum. Hayatında benim gibi annesine düşman başka bir kız çocuğu daha görmemiş. Onun değerini, o öldükten sonra anlayacakmışım ama çok geç olacakmış. Peki hangi değeri?

Ben şiddet görürken neden hep sustuğunu ve izlediğini soruyorum mesela. Başta bu şiddet olayını tamamen inkar ediyor. Sanırım onun için de babam kişisi için de şiddet bir insanı ağaca asıp kırbaçlamak galiba. Daha hafifleri şiddet tanımına girmiyor. Sonra beş on büyük olayı hatırlatıyorum. Herkesin çocuğunu dövdüğünden falan bahsediyor, bilmem hangi çocukların anne baba tarafından nasıl dövüldüğünü anlatıyor. Bu şiddeti normal karşılamam gerektiği yaklaşımı karşısında daha çok çıldırıyorum. Şiddet normal değil. Sağlıklı insan davranışı değil. Bunun bilincinde olmak için çok muhteşem bir zekaya sahip olmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Daha da zorladığımda saçma sapan onlarca şey daha duyuyorum. "Ben sana hiç el kaldırdım mı, sinirlenince babanla beni bir kefeye koyuyorsun sadece onu suçla." diyor bir. Bir huzurumuz bozulmasın istedim diyor, bir benim söz hakkım yoktu diyor, bir bilmem ne diyor. Anne olunca beni de görecekmiş. Pardon ama neyi görecekmiş? Farz edelim ki ben anne oldum yıllar sonra ve ondan bile daha beter bir anne oldum, bu onun da kötü anne olduğu gerçeğini değiştirecek mi?

Babam dünyanın görüp görebileceği en pislik yaratık. O da çok hoş zamanlar geçirmedi, bunu inkar etmiyorum. Ama bir kere bile bana kendini siper etmedi hiçbir şey için. Bir zamanlar bir kedi beslemiştik. Kedinin hamile olduğunu aylar sonra fark ettim. Sonra birden değişti, doğum sancısı çekiyor olduğunu fark ettik. Yavrularına nasıl sahip çıktığını, koca koca insanların karşısında nasıl panter kesildiğini anımsıyorum.

Sonra benim neden istediğim okula gidemediğimi sorguluyorum. Okuduğum okullar en iyi okullarmış. Böyle hep nereye gittiysem kazanmamışım da şansa gitmişim, nankörlük yapmamalıymışım gibi anlatıyor.

Geçen kardeşim "Tüm kadınlar çalışıyor. Sen neden çalışmıyorsun?" diye sordu ve "Bu yaşta (46) çalışmamı mı istiyorsunuz, sizde namus yok mu?" yanıtını aldı. Evlendiğinden beri çok iğrenç bir evliliği olmasına rağmen çalışmak fikri aklından hiç geçmedi. Bundan on yıl öncesinde de ben tarafından çalış ve boşan, kurtulalım fikri her çıktığında sanki küfretmişim gibi davranırdı yani şu an ki yaşına özel değil. Her zaman bize bir maaşı olsa baba kişisini anında kapının önüne koyacağını falan söyler. İyi dd kimin durup dururken bir maaşı oluyor ki? Burada benim iki üç katım yaşında olan çalışan kadınlar var ve belki bu yazdıklarımı okuyanı vardır. Allah aşkına emeklilik yaşı belli, zaten bu yaşlar hepimizin çalışması gereken normal yaşlar, şu an çalışan kadınlar çalışıyor diye çocukları namussuzluk mu yapmış oluyor?


Bir de çok mutsuzsam neden her dışarı çıktığımda, geçen yıllarda okula staja gittiğimde saatlerce kendimi süslediğimi soruyor. Evet, kendimle uğraşmayı seviyorum. Gittiğim her yerde de hep çok dikkat çektim, hep tonla iltifat aldım. Çünkü kendimden başka sevdiğim değer verdiğim kimsem yok. Üzgün ve mutsuz olduğumu ifade etmek için okula geceliğimle mi gitmeliydim mesela?

Bunlar gibi yüzlerce şey sayabilirim. "Sınava odaklanman gerekiyor, niye böyle tartışmalara giriyorsun? Her şey belli zaten. " diyor iç sesim. Ama elimde değil. Gerçekten elimde değil yani o kadar çok sustum ki nefretimi biraz daha içimde taşıyamıyorum.

Aklım " Sadece sen haklısın. Ne desen haklısın." diyor. Ama bazen çok zorladığımda ağlayıp sızlanmaya başlıyor. Acaba çok mu katı davranıyorum diye de içimde bir yer bir miktar sızlıyor ama bu inanılmaz kısa sürüyor.

Çevrede de "Kızın çalışmaya başlayınca sana da yardım eder, rahatlarsınız." diyenler var. Onlar beni daha da çok cinnetlik moda getiriyor. Bana kim yardım etti? Benim için kim fedakarlık yaptı? Üstelik çok iyi anne babaların bile çocukları yaşlılıkları için yatırım olarak gördükleri bir gençlik projesi değil, olmamalı. Kaldı ki bunlar...

Babamı soracak olursanız, onunla geçmişte çok şiddetli kavgalarımız oldu. Artık onun suratına bakmak bile içimden gelmiyor.

Yüksek ihtimal bu satırlara kadar dayanıp inen olmadı. Ama olsun, en azından içimi dökmüş oldum.
Valla hepsini okudum. Alintiyi da devamini da... seni cok ama cok iyi anliyor ve hissedebiiyorum. ayni seyleri bende yasadim. Evden kurtulmak icin 20 yasinda evlendim daha beter oldu. Sokaga bile cikamaz oldum hergun dayak azarlama... birde kemerle vururdu bana. Korkuyordum cok. Babam demisti el evine git evini arayacaksin diye. 1 sene sonra bosandim. Birikmis param vardi. 1 yillik okulum vardi onu da hem calisarak hen okuyarak bitirdim. Ayrildigimj bir muddet sonra soyledim ama aile evine de donmedim. Aradan 15 yil gecti hep yalniz yasadim ozgur oldum arabami aldim istedigim yere gittim ulke ulke gezdim. Ve en sonunda sevdigim kisiyi buldum. Yani hicbirsey kolay olmadi savasmak mmucadele etmek zorunda kaldim hep... hep kendimi savummak istedim ve en sonunda basardigimi dusunuyorum. Brnce kpssye calis cok calis inadina calis mucadele et hersey kolay olsaydi hicbirseyin tadi kalmazdi. Bazen alin teriyle bisey kazanmak o kazandiginin degerini arttiriyor.
 
Arkadaslar ben 2016 yilinda evlendim 21 yasinda yani ondan once birini seviyordum ailem istemedi cocugun babası onceden bir icilen zararli şeyi ictigi icin bu cocukta icer birde çöpte cqlisiyor diye istemediler ben konusuyordum gizli gizli ailem beni istanbula halamin yanina gonderdiler hem halamin ogluna bakmam hemde kafam dan silip atarım belki diye gittim enistem bana tacizde bulundu beni kandirdi ileride sevgilin esinlede bunlari yasiyacaksin diye bende kendinde hata buluyorum razı geldim sustum malesefki halada kimse bilmiyorum ailem beni o çocuktan kurtarayim derken hayatımı dahada cok zehir etti haberleri yok memlekete döndüm 2 işte çalıştım sonra beni istemeye geldiler görücü usulü tanimiyordum esimi o zaman bile o çocukla konusuyordum ailem istemiyorum cocugu diye oylede boylede yanmişim zaten dedim evlendim esimle o cocugun yanindan gecerken el ele gectigimiz gun oldu yüzüğü takardim disari gidince cocuk gibi ya evlendim tabi nişanimda ailem le esimin ailesi arasında bi ufak tartisma oldu kuruyemis icin az getirmissiniz diye aile uyesinden biride bu kuruyemisinicine bilmem ne yapiyim demisti ailemdeki kisi o yuzden bi kırgınlık oldu arada esimin ailesi ilr de anlasamadik esim evin tek oğluydu bu arada en sonunda ben ilac icim ve babama esime mesaj yazdim ilac icicem diye gelip beni hastaneye götürüp midemi yikatmislardi esimin aileside eve gelmek yok gidin ayrilin dedi 3 ay babamin evinde kaldim esim ev bulana kadar ama ordada sorunlar yasadim tabi neyse baska bir yer aldik oturuyoruz 2 bucuk senedir suan ki sorunum evdeyim bir yere beraber cocuklarimla tek gittigimi hatirlamam 7 senedir düğüne gitmiyorum dayimin oğlunun düğünü var gidelim dedim evde olursak gideriz diyor ailemle gideyim gidersek beraber gideriz diyo bi iki gundurde gitme isi yok diyor ailemde amcamin esi calistigi icin babaann3m bakiyor kizina kizi 2 yasinda yengemin babaannem annemi arar gelsin kizin altini degissin benim kiziminda dişi curuk agzina bakinca geri duruyor boyle kizin agzi kokuyor diye gelip birgun cocuklari alip disari götürmezler dede sonucta soguklar sevgilerini belli etmezler ben bile oraya gidince kizlar bi ses yapip konusuyorlar sus falan diyor babam cocuklari sevmez yani sarilsa opse bi gidince oper hosgeldiniz o yani babam yani sonucta bana da oyle bi elini omuzuma atsa bi opse yok yani oyle iste canlarım
 
Arkadaslar ben 2016 yilinda evlendim 21 yasinda yani ondan once birini seviyordum ailem istemedi cocugun babası onceden bir icilen zararli şeyi ictigi icin bu cocukta icer birde çöpte cqlisiyor diye istemediler ben konusuyordum gizli gizli ailem beni istanbula halamin yanina gonderdiler hem halamin ogluna bakmam hemde kafam dan silip atarım belki diye gittim enistem bana tacizde bulundu beni kandirdi ileride sevgilin esinlede bunlari yasiyacaksin diye bende kendinde hata buluyorum razı geldim sustum malesefki halada kimse bilmiyorum ailem beni o çocuktan kurtarayim derken hayatımı dahada cok zehir etti haberleri yok memlekete döndüm 2 işte çalıştım sonra beni istemeye geldiler görücü usulü tanimiyordum esimi o zaman bile o çocukla konusuyordum ailem istemiyorum cocugu diye oylede boylede yanmişim zaten dedim evlendim esimle o cocugun yanindan gecerken el ele gectigimiz gun oldu yüzüğü takardim disari gidince cocuk gibi ya evlendim tabi nişanimda ailem le esimin ailesi arasında bi ufak tartisma oldu kuruyemis icin az getirmissiniz diye aile uyesinden biride bu kuruyemisinicine bilmem ne yapiyim demisti ailemdeki kisi o yuzden bi kırgınlık oldu arada esimin ailesi ilr de anlasamadik esim evin tek oğluydu bu arada en sonunda ben ilac icim ve babama esime mesaj yazdim ilac icicem diye gelip beni hastaneye götürüp midemi yikatmislardi esimin aileside eve gelmek yok gidin ayrilin dedi 3 ay babamin evinde kaldim esim ev bulana kadar ama ordada sorunlar yasadim tabi neyse baska bir yer aldik oturuyoruz 2 bucuk senedir suan ki sorunum evdeyim bir yere beraber cocuklarimla tek gittigimi hatirlamam 7 senedir düğüne gitmiyorum dayimin oğlunun düğünü var gidelim dedim evde olursak gideriz diyor ailemle gideyim gidersek beraber gideriz diyo bi iki gundurde gitme isi yok diyor ailemde amcamin esi calistigi icin babaann3m bakiyor kizina kizi 2 yasinda yengemin babaannem annemi arar gelsin kizin altini degissin benim kiziminda dişi curuk agzina bakinca geri duruyor boyle kizin agzi kokuyor diye gelip birgun cocuklari alip disari götürmezler dede sonucta soguklar sevgilerini belli etmezler ben bile oraya gidince kizlar bi ses yapip konusuyorlar sus falan diyor babam cocuklari sevmez yani sarilsa opse bi gidince oper hosgeldiniz o yani babam yani sonucta bana da oyle bi elini omuzuma atsa bi opse yok yani oyle iste canlarım
Inanki anlayamadim hicbirsey :KK43: nokta yok virgul yok okunmuyor gercekten
 
X