Ailelerimizi seçebilseydik şuan ki ailemizi ya da şuan ki çocuklarınız sizleri seçer miydi?

Magnifiaque

💛🫀
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
17 Şubat 2020
4.401
15.417
25
Hayatta secme sansim olsa kendi ailemle devam ederdim ama esimin ailesini secmek isterdim
Ben kaderci bir insanim Evet ama
Annenin kaderi kiza gecer diye dusunmuyorum annenizin elinde meslegi yoktu mecburdu konusma hakki yoktu Belkide ama siz oyle degilsiniz kendi hakkinizi kendiniz arayacak durumdasiniz
 

hamis

her işimi kendim yaparım .
Anneler Kulübü
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
6 Temmuz 2009
3.364
2.603
Yine dunyaya gelecek olsam anne babami secerdim kesinlikle
Yalnız babamin bu kadar çok iyi niyetli ve annesine aşırı bağlı olmasininistemezdim
Lakin annemi cok ezdirdi
Su zamanlarda artik iyi niyetinden herkes faydalanmaya çalışıyor
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 369 gün geçti.

Serenad5

Canım oğlum..
Kayıtlı Üye
31 Ocak 2016
3.812
6.927
Bir de merak ettiğim, o taraftan bakınca bu hikayede haksızlık ediyor olabilir miyim sizce ?
Evet zor yaşadıklarınız ama.ben bu sikolojim bozuldu olayının abartıldığını düşünüyorum siz en azından maddi olarak sıkıntı yaşamamışsınız ya da babanız eziyet ermemiş...biz maddi manevi neler yaşadık anlatsam toman olur şimdi ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatmamız gerekirdi..şimdiki ailemi seçmezdim annem dışında babamla evlenmeseydi belki başka bir hayatımız olırdu bilemiyorum..ve bence doğduğun ev evet bir nebze kaderin oluyor daha güzel bi ailede büyümüş birini yakıştıramıyorsun kendine haliyle yanlış seçimşer yapıyorsun zincirleme gidiyor böyle ha bu zinciri kırabilen yok mudur illa ki vardır ama daha azınlıkta
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 1650 gün geçti.

Loadinggg

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
17 Mayıs 2020
54
69
33
Ben babanizda cok buyuk hatalar gormedim, her anne babanin yapabilecegi turden seyler gibi gorunuyor. Benim de babam mukemmelliyetci bi insan. 30 kusur yasinda halen onun gozlerinde onay ararim bazen :) ne hissettiginizi cok iyi anliyorum ama o da bir insan neticede. Egrisiyle dogrusuyla, hatasiyla sevabiyla. "Kendimize sefkat gosterelim" ama bu sefkati anne babamiza da gostermeliyiz bence. Cok ekstrem hatalari olmadigi surece..
 

yenGEnC

Guru
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
17 Ağustos 2011
9.040
38.002
Bir yerde bir yazı okumuştum. ''Bir insanın kendi ailesi, geçmişte ki roller nasılsa doğru olanın o olduğuna inanırmış, evleneceğimiz insanda bile ya babamız gibi birini ararmışız, yada iyisiyle kötüsüyle tamamıyla zıttını.''
Bu olayla ilgili ben de bir konu açmıştım geçen ay 😅
Valla ben seçsem kesinlikle babamı seçerdim, dünyadaki en büyük şansım bebeklikten beri bize yakın arkadaşı gibi davranan bir baba. Bu aralar aynı muhitte calisiyoruz, her akşam evde görmesine rağmen yine de karşılaşınca yüzünde güller açar, koşar kucaklar falan 🥰 amaa onun daha uyumlu,daha sakin, daha anlayışlı bir eş seçmesini isterdim. Annem fazlasiyla dediğim dedik bir insandir. O uzgunse herkes uzulmeli, bir kişiye küssün,tüm ev halkina terör estirir. O mutluysa da herkes mutlu olmalı. Ona göre her zaman tek ve mutlak haklı vardır o da kendisidir😅 Ve tabii kendine bayılır. Bizi överken bile 'tabii ki güzelsin,çünkü benim kızımsin. Seni ben doğurdum' der 😂 bir huyumu beğenmesin, 'ben nasıl böyle çocuk doğurdum!!!' der. 30 yaşına geliyorum, o kadar kısa zamandır farkında ki benim ondan bağımsız bir birey olduğumu, kendi hayatımın ,kendi fikirlerim olacağını, artık bebeklikteki gibi onun bir uzvu olmadığımı, hatta hala bazen unutuyor🙄🙄 Ergenligim, üniversite yıllarım,üni bitip tekrar aynı eve taşındığım yıllar...annem, anne gibi değil de adeta big brother gibiydi, devamlı seni izliyor, hayatını didikliyor... 30 yaşıma geldim bir kere 'ben birisinden hoslaniyorum' bile demedim ona. Hep bir şeyleri gizledim, ya da bir derdim varsa anlatmadım, inanılmaz kötü bir dinleyicidir. Misal, kırk yılın başında iş ile ilgili canımı sıkan bir şeylerden bahsettim, cidden de anlatıp rahatladim. Ertesi gün hemen başladı 'kizim mesleğini yapsana, bu iş için mi okudun sen! , KPSSye girsene, beraber işletme açalım'
Yani ben beni eleştir ya da önerilerle gel diye anlatmadım ki, sadece dinlenme ihtiyaciyla anlattım.
Bu yüzden normalde çok paylaşımcı bir insan olmama rağmen,evde asla bir şey paylaşmam, annem beni asla tanimaz. Hatta sıradan bir KK takipçisi bile hayatım hakkında annemden daha çok bilgiye sahiptir 😇
Bu nedenle seçme imkanım olsa babamı kesinlikle seçerdim ama annemi seçmezdim. Yine de,çevremde hep gordugum pasif, kendini savunmaktan aciz, dünyaya çile çekmiş olmak için gelen- kurban rolüne sarılmış annelerden daha iyi olduğunu düşünüyorum. En azından güçlü ve akıllı bir kadın ve onun için hiç endiselenmedim, başına ne gelirse gelsin,o bir yolunu zaten bulur diye dusunuyorum. Yakın arkadaş çevremde kendi hayatının zorlukları yetmezmiş gibi bir de aklının bir köşesinde hep 'annem ne yapar?' diye düşünen arkadaşlarım var. Onlari gozlemledikce bunun da bir nimet olduğunu anlıyorum .
Sizin konuya gelince, araba almanizdan belki de gerçekten korkmustur,iyi bir sürücü olduğunuza inanamamis olabilir. Ben de işim gereği trafik kazalarıyla ilgileniyorum, o hevesle alınan arabalar çoğu insanın tabutu oluyor, bu gerçeği farkındayım. Her gün binlerce insan ya kendi hatası,ya başkasının hatasıyla o arabalarda uzvunu ya da canını kaybediyor. Bir o kadar insan sabah güzel bir güne baslamisken yolda yaşadığı bir anlık dikkatsizlik sonucu birilerinin canına kiyiyor ve hapsi boyluyor. İşin içinde olduğum için babanızın korkusunu anlıyorum. Bence siz de bu konuda anlayış gösterin. Zaten dilediğinizi yapıp almışsınız.
Benim annem de bisikletimden çok rahatsız olur, caldirdigimda sevinmişti hatta. Çünkü başıma bir şey gelmesinden korkar. Ama ben yine de binerim:) 'negatifi cagirma' diye terslenirim ona ama neden bisikletimden nefret ettiğini de bildiğim için esasında çok kizamam.
Sizin durum da bundan ibaret bence.
O binme dedi diye binmeyecek değilim, siz de babanız hayır demiş ama almissiniz. Daha da dert edecek bir şey yok...
Acilma konusunda da ne yapıp edip söyleyin mutlaka, çünkü evden kapalı çıkıp dışarıda acilmak sizin de öz sayginizi düşürür bir yerde. Bu yasta, böyle bir şeye maruz kalmak sizi de yıpratır.
Bence ailenize sinirinizin özünde bu var. Kendiniz olamıyorsunuz ve sebebi aileniz, bu yüzden sinirlisiniz.
Ben de annemin bize hala uzvu muamelesi yapıp anksiyiteleriyle kucakladigi için dünyayı görme arzuma rağmen gönlümce gezemiyordum, fırsatları kaçırıyordum. Şehirler arasi bile ya yalan söylüyor-gizliyordum, ya da kavga hiir gür, 'icimde kötü bir his var kızım,gitme' psikolojik baskısıyla kös kös evden çıkıyordum. O zamanlar mesela anneme karşı içimde gerçekten büyük bir öfke vardı. Çünkü hayal ettiğim hayatı yasamamdaki tek engeldi. Sonra, 25 yaşındayken bir cesaret işten istifa edip uzun bir Avrupa turuna yazıldım, taksitleri odeye odeye sonra gelmek üzereyken anneme haber verdim.
Tepkisi tbaii oldu, veda bile etmedi. Ama sandığım kadar da kötü değildi. Sonrasında daha az tepkiler aldım, firsatlari degerlendirdim. Şimdiyse ha Ankara'ya gideceğim demişim ha amsterdama, annem için bir olay değil...
Benim mesela hep hayal ettiğim bu özgürlüğe kavuştuktan sonra anneme olan öfkem azaldı. Hatta son yıllarda hiç olmadigi kadar iyiyiz.
Eminim sen de açılma kararini soyleyip eninde sonunda sana saygı duymalarını sağladıktan sonra çok rahatlatacaksin ve babana olan hırsın yerini daha güzel duygulara bırakacak.
Tecrübe konuşuyor^^ o yüzden hiç erteleme, nasılsa kaçış yok, yap o konusmayi En Büyük KK
 

morportakal

Guru
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
5 Ağustos 2016
9.742
26.876
Sahi kız çocukları gerçekten annesinin kaderini mi yaşıyor bu hayatta? Sizler annelerinizle nasılsınız? Yada kızlarınızla?
ve benim annemin kaderini yaşamamam adına var mı önerileriniz?


Konuyu okuyamadim cok uzun.
Bu kisma cevap vereyim, kizlar annesinin kaderini yasamiyor.
Kabugunu kiramayan herkes bir yere sıkısıyor, sıkısmayın. Gücünüzden emin olun, yeter.

Benim annem ozguvensiz, sorunlara ragmen babamdan cok zor bosanan bi kadin. Bosaninca cok bocaladi, sendeledi, cok zor topladi. Halbuki yeni hayati cok daha iyi olacakti.

Ben 29 yasindaki esimi kaybettim. Onun 60 yasindaki dagilmasini yasamadim. Koyvermedim kendimi.
 

Minel_ask

Previously lilla
Kayıtlı Üye
1 Nisan 2010
3.119
3.384
Konu sahibi arkadaşım bence kendi kararlarini gayet güzel kendi veren ve bunun için çaba gösteren birisiniz.babanizin tutumuda belki yaşadıklarındandır bilmiyorum.ben olsam babam benim arabamı istediğinde mutlu olur onure olurdum.siz ise kin ve kötü duygular hissediyorsunuz.babanızı affedin ve kişisel kusurlarını birazda olsa babam hata etti geçti gitti diye düşünebilirsiniz.kin ve kötü duygularinizin mimari albabaniz ve onun mükemmelliyetci otoriter tavrı.zaten sizin araba almanızı istememesinde de o otoriteyi görebiliyorum.şoyle düşünün şuan bukadar güçlü olmanızda babanızın size hayır demesinin etkisi var ve size katkısı olmuş aslında.yalniz şu başörtü meselesi çok kafamı karıştırdı.uzuldum yani.ben çocukluğumdan beri kapaliyim ama hep Rabbimin bir emri diye çocukta olsam bilinçle kapandım ve örtüm benim ayrılmaz bir parçam gibi.fakat sizde öyle değilse eğer bir secimmi yapsanız yani kararmi alsanız.orda şapkalı,burda açık,diğer yerde kapalı bu böyle olmaz.oncelikle Meriss ne istiyor ve Meriss kim bu sorunun cevabını almalısınız.psikolog fatih civelekoglu nu dinleyiniz efendim.cok faydasını göreceksiniz.
 

deva4652

All is well💫
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
28 Haziran 2020
185
232
Konunuz o kadar tanıdık geldi ki .. Ben hep babam gibi biriyle evlenmekten çok korkmuştum, duam da hep o yöndeydi. Şükür ki tamamen zıt karakterde biriyle evlendim. Bekarken bende hep düşünürdüm annemin kaderini mi yaşayacağım acaba? Babalarımız hemen hemen aynı karakterde. Benim ki daha bile kötü olabilir :) (Malesef) düğünümü ben yaptım bir kuruş desteği olmadı. Ablamın bileziğini taktı o da sırf ben rezil olmayalım dedim diye. Geri iade ettim tabi sonra. Maddi, manevi öyle bir baskı ile büyüdüm ki bunun etkilerini şimdi gözlemliyorum. Panik atağım var ve inanılmaz Asosyalim. Hep aşağılanacağım korkusu yüzünden topluluk önünde konuşma yapamadım anında kalp çarpıntısı, kulak çınlaması oluyordu. Eve giriş, çıkış saatlerimize öyle karışırdıki bir süre sonra çıkmayaya başladım iş dışında. Aşağılamaları, hakaretleri bitmedi. Ailemden uzaktayım şimdi. Bunu ben istedim. Şuan çok rahatım ama kendi içimde hapis gibiyim aşamıyorum bazı şeyleri. Çocukluk, aile önemli. Tek temennim ileride bir gün çocuğum olursa eğer, her anlamda mutlu olmasını sağlamak olacak 🎈
 

hamis

her işimi kendim yaparım .
Anneler Kulübü
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
6 Temmuz 2009
3.364
2.603
Konuyu okuyamadim cok uzun.
Bu kisma cevap vereyim, kizlar annesinin kaderini yasamiyor.
Kabugunu kiramayan herkes bir yere sıkısıyor, sıkısmayın. Gücünüzden emin olun, yeter.

Benim annem ozguvensiz, sorunlara ragmen babamdan cok zor bosanan bi kadin. Bosaninca cok bocaladi, sendeledi, cok zor topladi. Halbuki yeni hayati cok daha iyi olacakti.

Ben 29 yasindaki esimi kaybettim. Onun 60 yasindaki dagilmasini yasamadim. Koyvermedim kendimi.
Başınız sağ olsun Allah rahmet eylesin çok üzüldüm eşiniz için..
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 369 gün geçti.

Pikileta

what doesnt kill you makes you STRONGER
Kayıtlı Üye
1 Şubat 2019
330
252
25
gecen gün aniden aklıma gelip hüngür hüngür ağladığım mesele..işin kötüsü hep en şanslı olduğunu düşünüp öyle olmadıgını idrak etmek. babam maddi yönden elinden geleni yapsa da manevi olarak cook yaraladı. ne sevgi ne destek. hep elalem için yasadık. giyim kusam eve giriş saati konusma sekli. sevgilimiz olursa öldürceğini söylerdi namusumuza laf gelirse. okulda cok basarılıydık bunla hava atardı ama bize ve anneme yaptıkları unutulmaz... ihtiyaclarımızı alırdı ama yüüzümüze vururdu sizin için ömrümü harcadım bu yasta çalışıyorm ölürsem ölürüm diye herkesin ortasında. hatta dayım utanıp derdi öyle deme diye kızardı. annem çilekeş fedakar iyi yapma hep ezilmiş. bizim için tahammül ettiğini söyler hep. bu yüklerin altında mükemmeliyetçi,onaylanma ihtiyacı ile yanıp tutuşan kaygılı kontrolcü, başarısızlık korkusundan iş yapamayan biri oldum. hep yalan dolan. çevrem beni farklı tanır duygusallıgımı gizlerim hep duygusuz özgüvenli rahat lider gibi davraıp ailemi övüp kimsye içimi açamadan geçiyo günlerim. suan aramız daha iyi ama ekonomik baüımsızlığımı elde edip erkenden hayatımı kurduğum için. seçer miydim ? sanmıyorum. kendimle savaşım bitmiyo ne istedğimi bile bilmiyorum
 

Mrs-21

Öğretmen Xanım :)
Kayıtlı Üye
25 Haziran 2010
2.709
2.446
30
Herkese merhabalar:KK200: Bir psikolog yada bir psikiyatriye gittiğimizde, yada film repliklerinde bolca duyduğumuz ''çocukluk'' kavramı ne çok önemliymiş. Bugün bir sıkıntı yaşadığımızda neden onlarca yıl geçmişe dönüp ''çocukluğundan bahseder misin biraz?''' derler bunu artık biraz biraz çözebiliyorum sanırım.
Konuya bodoslama girmem gerekirse; ben küçükken kendimi çok şanslı hissederdi , çevredemde ki arkadaşlarımla kendimi kıyasladığımda hep daha mutlu olduğumu hisseder ve babamı taparcasına severdim. Annem ise bir kız kardeşim olmadığı için benimle hep arkadaş gibi olmuştur. Hatta çocukken bir zamanlar, neden bu kadar şanslı olduğumu düşünürdüm.
Gel zaman git zaman çok sinirli olan abim (2 abim var) bizden ayrıldı iş gereği. Biz ise diğer abimle ailemizin yanında devam ediyoruz. Zaman geçtikçe bizler büyümeye başladıkça aslında o kadar da şanslı olmadığımı farketmeye başladım.
Babam fazlasıyla mükemmelliyetçi, evde de akrabalar arasında da her zaman lafı geçen biri olmuştur ve insanlar genel olarak babamın duruşundan bile çekinirler. buna babamı 1 kez gören arkadaşlarım da dahil. Her zaman ceketiyle gezen, gezip tozmayı seven, lüks yaşamayı seven biri olmuştur hep.
Çocukken maddi açıdan hiçbir şeyde gözümüz kalmadı, 1 isterdik 3 alırdı vs. Ama bizlere manevi açıdan yakın olmadı pek, hiçbir zaman gerçek anlamda nasıl olduğumuzu sormadı
Annem ise erken yaşta annesini kaybetmiş, kendini bizlere adamış fakat kıymetini bilmeyen bir eşe sahip olduğundan psikolojik sıkıntılar yaşıyor yıllardır. Dönem dönem tedavi görüyor, biz hep arkasında durmaya çalışıyoruz ama yıllarca ezilmiş bir kadın. Hatta 1 ay önce boşanma kararı aldılar ama sonradan tekrardan bu kararından döndüler.

Ben ise 25 yaşındayım, hayatta çocukluk dönemim hariç hiçbir zaman şans yüzüme gülüpte işlerim kendiliğinden yürümemiştir, her şeyi tırnaklarımla kazıyarak hırsımla yapmış biriyim. Yaşıma nazaran mesleğimde oldukça iyi bir konumdayım. Fakat bu konuma gelebilmek için çok sıkıntılar yaşadım. Ben mesleğe ilk atılana kadar daha önce hiç birey olmamıştım ki, şuanda tam anlamıyla olabildin mi derseniz cevabım ''hayır'' ama neyse işte
ne isteyip ne istemediğimi bile bilmiyordum ki kendimi savunamazdım, hakkım olanı bile yediklerinde gıkım çıkmazdı. Hal böyle bir de plus olarak iş hayatında hep çok zor karakterlerle karşılaştım. Hayır diyemeyen bir insandım bir dönem ruhsal açıdan sekteye uğradım hal böyle olunca, antidepresanlar falan toparladım.
Kendimi çok güçsüz hissediyordum. Zamanla kendi kişiliğimi geliştirmeye yöneldim, neden böyle olduğuma dair hiçbir sorgulama yapmadan.

Yorulduğumu hissediyorum. Çocukluğumda ki hislerin tepetaklak olduğunu görüyorum. Her ne kadar güçlü gibi dursam da bir olay yaşadığımda ki verdiğim tepkilerin yada babamın mükemmelliyetçiliğinin bana işlemiş olduğunu düşündükçe sinirlenip bunu değiştirmeye çalışıyorum.
Bir yerde bir yazı okumuştum. ''Bir insanın kendi ailesi, geçmişte ki roller nasılsa doğru olanın o olduğuna inanırmış, evleneceğimiz insanda bile ya babamız gibi birini ararmışız, yada iyisiyle kötüsüyle tamamıyla zıttını.''

Babam gibi bencil ve dışardan mükemmel biri olmak istemiyorum. Ama ben ''ben'' olamıyorum. Şuana kadar tesettürlüydüm. Lise 1 gibi tesettüre girmiştim. O kadar küçük yaşta kapanmamın nedeni ise ailemi sevindirmekti, çevrem tesettürlü olduğu için bende böyle olmalıydım. Babam her akşam elinde eşarpla gelirdi, daha da sarılmam için.

Zaman geçtikçe, üniv bitip iş hayatına da atılınca ben aslında kendi benliğimin farkına varamamış olduğumu hissettim, insanlar ne der? babam kızar, annem istemez derken hep kendimi arka plana atıp, ilk sıraya başkalarını koymuştum. Ama o ilk sıraya koyduklarımın başını çekenler arasında ki babam yanımda olması gereken hiçbir zaman yanımda olmadı.
Araba almak istedim. Hayır olmaz, yaşın çok erken, ilerde alırsın, kaza yaparsın vs vs bütün kötü ihtimalleri önüme sürüp beni vazgeçirmeye çalıştı ve hal böyle olunca ben babamdan araba konusunda asla destek isteyemeceğimi anladım. O dönemlerde çok sıkı çalıştım araba için para biriktirdim, kredi çektim artık araba alacaktım. İstediğim araba için o zamanlarda çok ufak bir meblağ, babam için çok çok ufak bir meblağdı hatta, babam biliyosunuz mükemmel bir insan olduğu için çevresinde borç ihtiyacı olan babama koşar ve asla çevirmez geleni, o meblağ babam için beğendiği ceketin ücretiydi. Ama o zaman açık kalan 2-3 bin lira için elini cebine dahi atmadı. İstemedim de babamdan, abimle halletmiştik. Ama demesi gerekmez mi ya bir babanın o dönemde ''kızım eksiğin var mı? hangi arabayı alacaksın? nereden alacaksın? diye. ben gidip bir arkadaşımla almıştım arabamı. Allahtan o dönem kötü bir insanla karşılaşmamışım tomarla parayla başka bir şehire araba almaya gitmiştik çünkü.

Neyse arabayı aldım geldim evin camının önüne, binbir hevesle çıkın cama diye aradım bizimkileri. Annem abim camda, babam hiç kendini göstermeyecek şekilde sadece bir kafasını uzatıp ne aldığıma bakıp anında içeri girdi.
Ben zaten kendi arabamı alana kadar çok çok nadir araba kullanmışım. Babamdan arabasını bile 1 kez olsun istemedim, eğer ihtiyacım varsa kendi arabamı kendim alırım, ona ağız eğmem dedim ve aldım

O zaman bir tedirginlik var tabii, gözüm gibi zaten o araba, sanki arabayı ben değil o beni kullanıyor. O denli korkuyorum arabadan. Bir desteğe, güzel cümleye ihtiyacım vardı sadece. Arabayı otoparka bırakıp geldiğimde benimle saatlerce hiç konuşmadı, sonradında ''kaza olur bişey olur ben karışmam, beni dinlemedin'' dedi.

Sigorta yaptıracaktım ama kenarda ki köşede ki ne para varsa araba için almıştım zaten borç olarak annemden ve abimden. Arabayı aldık iyi güzel, sigorta ne olucak? babama söylemiştim o zaman, kendi sigortacısına yaptıracaktı. Bende de o dönem kredi kartı yok, banka kartı var. Hesapta ne varsa anca onunla işlem yapabiliyorsun. Babamdan arabam için tek istediğim; babam zaten kendi gidecekti sigortacıya, bende kendi kredi kartıyla ödeyip 3 taksit yapmasını istedim 3 ay hiç aksatmadan vericem dedim. 'Yok dedi benim ekstrem dolu, ben taksit işiyle uğraşamam''.okeyledim onu da hallettim bir şekilde o dönem.

Şimdi covit olduğundan işe gidemiyor. Kendi işi de yok, eski lüksü azalmaya başladı emekli oldu eski birikmişleri de var öyle geçiniyor. Babamın arabasını abim kullanıyor. Benden işi oldukça hiç çekinmeden arabamın anahtarını istiyor.
Bir kız babası hakkında böyle düşünmemeli biliyorum, ama her ne kadar istemesem de sanırım bende onun gibi pis düşünüyorum; istememeli ya ben arabamı alırken gram desteğini göstermedi bana ne maddi ne manevi sadece köstek oldu. Arkadaşlarıyla gezmeye giderken de istememeli benden. 7 kat yabancı gelsin veririm arabamı asla sakınmam, ama babam istemesin benden. o ilk günlerde bana yaşattığı ''ya kaza yaparsam, babam heh işte ben demiştim'' demesin diye arabayı otoparktan çıkaramamıştım korkudan. Şimdi de biri sorduğunda sanki kendi almışçasına ''kızımın arabası diye pohpohlanıyor''

konu tabii ki sadece bu da değil bu yaşımıza geldik hala kendi istediği olsun ister. Hiç kimseyi beğenmez, o beğenmediği insanlardan çok daha beter bir kişiliği var , insanlara tahammülü sıfır, bir şeyi duymadığımızda 2.söylerken bağırıp kızarak söyleyen biri. Annem onun yüzünden psikiyatriye giderken kadına ''hastasın sen kendine bir çeki düzen ver'' diye diye o kadını da bitirdi



Şimdi düşünüyorum da ben bu evde kendi benliğimi bırakın, o adama benziyorum gibi hissediyorum. 1 kere geldiğim şu hayatı istediğim gibi yaşayamıyorum.
İşe, arkadaşlarımın yanına açık gidiyorum. Evden çıkarken şapka takıyorum hala söylemedim ona, tepkisinden korkuyorum.

Bir ilişkim oluyor onun gibi tepeden bakıyorum bazen karşımdakine. Gereksiz yere fazla yükseliyorum tartışmalarda, sağlıklı bir ilişki kuramıyorum. Uzun bir ilişkim vardı babam araştırdı ailesinin borçları vardı çocuğun iyi bir işi hayatı yoktu. Olmaz dedi. Ben asla yanında değilim he ama eğer ille de evlenicem dersen, ben arkanda değilim bunu bil dedi. Çevremdekiler bunu baban seni ne kadar da seviyor, başka baba olsa ne hali varsa görsün der evlendirir dediler. Ama babam kendi adına leke düşürüp ...'nın kızının evlendiği adama bak, şu bu otelde bile düğün yapamadı demesinler diye onunla evlenmeme müsaade etmedi.

Ayrı eve çıkayım desem muhtemelen evlatlıktan reddeder beni, o bir yana annem ne yapacak bu adamla onu bilmiyorum

Başlıkta ki soruma gelecek olursak; hayır ben böyle bir babayı seçmezdim. Her kararımda iyisiyle kötüsüyle varlığını hissedebileceğim bir babam olsun isterdim. Lütfen evlat yetiştirirken çok dikkat edin. Ben bu psikolojiyi hala es geçemiyorum. Her ne kadar dışardan güçlü dursam da, hayat kalitesi ne kadar iyi olsa da o çocukluk evresi unutulmuyor.
Bir kavga sırasında hep suçlu olan ben gibi hissediyorum, haksız olan hep benmişim gibi geliyor. Bu yaşanılanlar unutulmuyor. Benim önümde ki en büyük örnekte annem. Doktoru bir kere benimde seansa gelmemi istedi, birlikte girdik annemle. Annem o sırada hıçkıra hıçkıra ağlarken babasının onu istemediğinden bahsediyordu.


Sahi kız çocukları gerçekten annesinin kaderini mi yaşıyor bu hayatta? Sizler annelerinizle nasılsınız? Yada kızlarınızla?
ve benim annemin kaderini yaşamamam adına var mı önerileriniz?
Asla kendi ailemi seçmezdim onlar yüzünden hiç kimseye kendime bile güvenmediğim için tedirgin kırgın duygusal ve yorgun biriyim belki bu sebeple çocuklarım da ilerde sorsalar beni seçmezler dediğim oluyor :KK43:
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 1442 gün geçti.

Dasmeer

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
3 Kasım 2019
9.760
15.703
34
Kimse mükemmel değil biz de değiliz
Kusurlarımızla varız bu hayatta.
Her anne baba kendi öngörüsüne göre bizim hayatımızı sekillendiriyor
Yani art niyet olmadığı sürece ailemizi olduğu gibi kabul etmeliyiz.
Ben ailemin kendi yaşadıkları döneme göre bir kaç tık üzerinde olduklarını görüyorum.
Benim babam da mukemmelliyetci kişilik ozelikle eğitim konusunda taviz yoktu
Çocukken başarıya karşı aşağılık duygusunu çok yaşıyordum
Basarisiz olunca babama ne diyeceğim korkusu vardi akademik anlamda.
Şuan iyiki öyle yapmış diyorum.
Babamın en büyük öğretisi kız cocuklari okumalı okutulmali idi.
İyiki onun kızıyım şükür.
Şuan hayata özgüvenli bakiyorsam başıma ilerde birşey gelirse enazindan kendi hayatımı kurabilecegim bir işim var.
İyiki ben böyle bir ailenin çocuğuyum diyorum.
 

sonanda

Guru
Pro Üye
29 Nisan 2013
14.667
27.377
Yarin basimiza ne gelecegini bilmiyoruz. Eger herseyi bu kadar dusunseydik hayat yasanmaz olurdu. Oluruna birakmayi ogrenmek lazim. Dusunseniz de hesap da yapsaniz hayat bildigi gibi ilerliyor. Yarinin ne getirecegi belli degil. Cok kasmamak lazim.