Sanırım öyleymiş çok farklıyız. Ya bunu bilerek kabul etmek ya da uzak durmak..
aslinda farkliyiz diye düşünme. her cift zamanla birbirine benziyor zaten.
bana sevgilim hic yabanci gibi gelmiyor. Hatta bazen unutup turkce konusuyorum:) dün çok utanacak bir sey yasadim mesela, davette yanimda getirdigim kişi beni rezil etti:) oradan cikip sevgilimin kapisindan girer girmez "bugun cok utandiim" dedim hemen girdim dibine anlattim. O da güldü, dalga gecti, "simdi utaniyorsun ama bu anıyı hep gülerek anlatacaksin" dedi, rahatlatti.
insana sevgilisi zaten farkli gelmez, farkli hallerine bile alisir zamanla.
benimki eskiden asla dedikodu yapmazdi, birilerinin ozeliyle soru sorsam "bu beni ilgilendirmez ki" derdi. Simdi dedikodusu varsa once bakkaldan cekirdek alir oyle gelir

yani kestirip atmaya gerek yok sirf farkli olduğunuz icin. bir orta yol bulunur
Benim gözlemim bu insanlar aktivite yaparak ilişki geliştiriyor sanki öyle sürekli oturup konuşmak onlara anlamsız geliyor
genelde almanlar yürüyerek iletisim kurarlar. dag bayir yürür sevgililer.
bizde ilk bulusmada ozenilir ya - guzel yerlere gidilmesi beklenir. onlarda ilk bulusmada para harcanmazmis. ya da erkek bir sey ismarlasa, kizin cok üstüne düsse kizlar "iyy maco" gibi bakarlarmis.
onlarda ilk bulusma "bize gel tv izleyelim" olurmus genelde



tanidigim alman bir cift var, ayni evde evli gibi yasiyorlar. onlarin hikayesini dinledim mesela - birbirlerini sevdiklerinden beraber yasamaya karar veren cift gibi degil de sevgilisi "bu eve gel kirasi daha uygun" dedi diye tasinmis kiz o eve.
ya da sevgilim buraya tasinmadan önce eski ev arkadasi ve onun sevgilisiyle beraber kaliyordu. kizla cocuk 2 yildir falan ayni evde yasiyor - evliden farki yok yani. ama her pazartesi markete giderlermis, evin ortak ihtiyaçlarını alir 3e bolerlermis. sonra herkes kendi sepetini gecirir, onlarin ayri ayri odermis. yani kiz mesela kahvaltida misir gevregi alip kendi yiyorsa onu sevgilisinden ayri sepette gecirirmis

hayatlari half / half olan insanlar.
iki arkadaş kahve icti, biri odedi mesela. odeyen kisi paypalini paylasirmis hesabina atarmissin - bu onlarin normaliymis:))
tabii her eyalet baska baskadir. onlarinki hic gocmeni olmayan, eski duvarın sovyet tarafında kalan, zamaninda fukaralık görmüş bir köyü. belki bu cimrilik pintilik onlara ozeldir daha gelismis yerlerde yoktur:)
ama tabii her insan baska baskadir. biz nasil Türk iliskilerinde biseyleri sevmiyorsak almanlar da alman iliskilerinde bir seyleri sevmiyorlar.
benim sevgilim bir türkle oldugu icin cok mutlu. bize cok normal gelen seyler onun icin hediye gibi; mesela beraber sofraya oturup yemek yemek. cocuklu aile degilsen kimse ayni sofrada yemek yemezmis bir davet sofrasi yoksa. kendi evinde mesela sevgilim kendi yemegini yapip ayakta yermis, ev arkadasi kiz kendi yemegini yapip odasinda yermis, kizin sevgilisi ayri yapar bilgisayar basinda yermis falan. ayni yemegi yeseler bile alip sofraya geçmek yerine acikan istedigi zaman alip isitir, kendi kosesine cekilirmis. Sevgilim kendi gecmisinde ya da yakin cevresinde tanik oldugu iliskilerde hic gormemis her gun masaya oturup oturup uzun uzun yemek yiyen, konusan ciftler. - hele ki kahvalti yapan. kahvalti dedigi ya ekmek ustu peynir koyup ayakta yemek, ya da quark icine yulaf meyve falan doldurmak.
oysa bizde sofra kurulur, bir saat konusulur. bu bile ona cok büyük bir nimet gibi gelir, her firsatta söyler sofrada yemek yemekten ne kadar mutlu olduğunu (eve ilk tasindiginda ben gelmediysem mutfakta ayakta yerdi. "Sen sims karakteri misin, niye ayakta yiyorsun" diye diye bıraktırdım bu huyunu)
oyle yani...