AÖF mezunu öğretmen?

Tam aradığım cevap. Acaba ne oldu dedim okurken ve çok sevindim. Ben de bu yolda ilerliyorum teşekkür ederim bana yönlendirici oldu yazmanız
 
Suç kimsede degil. Suç, bu hakkı öğretmenlik eğitimini sistemli olarak almayanlara verenlerde. Artık hiçbir şeye şaşırmıyorum bu sistemde
 
Zaten sistemi de bilmiyorum diyorsunuz bilmediğiniz ve çok yabancı olduğunuz bı alana neden geçiş yapmaya çalışıyorsunuz anlamıyorum. Eğitim fakültesi mezunuyum yillqrdirda ogretmenlil yapiyorum ama hala derse giderken saatlerce araştırma yaparim nasil anlatsam diye. Ne anlattiginizla birlikte nasıl aknlattiginz da çok onemlidir ki asıl zor olan ve egitim fakültesi mezinlwrini AÖF mezunundan ayıran bu noktadır. Kadrolilarin ücretlileri ezmesinden önce elinizi vicdanında koyup bı düşünün doktor olmayan bir insanin amleiyat yapması ne kadar doğru bir davranışsal öğretmen olmayan birinin de öğretmenlik yapması o kadar kabul edilemezdir. Kendi alaninizda uzmanlaşmaya çalışırsanız kariyeriniz açısından çok daha verimli olacaktır. Çocukların da geleceğiyle oynamayın. Zaten bu ülkenin en büyük sorunu insanlarin fikir sahibi olmadığı konularda kendilerini ortaya atmasidir. Herkes kendi işini yapsın lutfen
Sanırım okuduğunu anlayamamak böyle bir şey! Her kişinin mesleğe başlayacağı zaman kaygı duyması normal ki "kusolurgidersin" adlı kişi mesleğe yeni başlayacağı için, içinde bulunduğu durumu dile getirmiş. Fakat ne yazık ki toplulumuzdaki bazı kişiler her şeyin kendilerine ait, her mesleğin sadece kendilerine özel olduğunu düşünüyorlar ve hadsizce ithamlarda bulunabiliyorlar. T.C. YKS'ye giren her öğrencinin belli bir şartta aöf bölümlerinden dilediğini tercih edebileceğini yasa olarak sunmuş ve bu hak aöf okuyanlara verilmiş. Devletin verdiği hakkı sorgulamak kimsenin haddine değil. Aöf okumak kolay diyenlere cevabım! Bu bölümler 2009 senesinde açıldı taban puanım 358.444 olmasına rağmen çalışmak durumunda kaldığım için aöf bölümlerinden birini tercihlerim arasına yazdım. 2009'da yeni açılmış bir bölümün takdir edersiniz ki geçmişe dayalı çıkmış soruları olamaz. Örgünde okuyan sadece vize ve final haftası çalışan, ailesinin gönderdiği paralarla gününü gün eden örgün öğrencilerden en büyük farkım hiç kimsenin anlatmadığı ve Edebiyat Fakültesi Bölümü olarak okuduğumuz için derslerimiz tabii ki daha detaylı ve eğitim fakültelerine göre çok daha zordu. Düşünün ki milletin örgünde geçemediği dersleri aöf öğrencileri canla başla günlerce,haftalarca,aylarca çalışarak yalnızca kendi başarısıyla geçebiliyor. Bölümümü 2010 senesinde bitirdim ve farklı bir üniversiteden pedagojik formasyonumu alabildim ama ne şartlarla! Bölümümü bitirdikten sonra bulunduğum özel okullarda öğretmenliğimi en iyi şekilde yapmaya başladım hatta okullarda zümre başkanı olarak devam ettim yılmadım senelerce çalıştım sonrasında özel bir kolejin müdür yardımcılığını devraldım. Yeni mezun örgün öğretmenlerin iş başvurularını değerlendirip onların idealistliğini kırmadan onlara hep destek oldum çünkü biliyorum ki diploma sadece bir kapıdır merdivenlerden kişinin kendine kattıkları çıkarır. Yoksa siz sanıyor musunuz ki her örgün üniversite mezunu çok donanımlı, diksiyonuna dikkat eden, başarılı ve azimli...Her neyse bir süre bu şekilde eğitim hayatıma başarı dolu bir şekilde devam ettim, aynı zamanda okuldan eve her geldiğimde KPSS ve ÖABT sınavlarına azimle çalıştım. Yıl 2019 Şubat 86,43674 puanla Gaziantepteki bir liseye edebiyat öğretmeni olarak atandım. Değerli aöf mezunu meslektaşlarım hiçbir şey imkansız değil, çevrenizdeki kan emici vampirlere ve özgüven eksikliğinden dolayı etrafındakileri aşağılayan kişilere karşı sağır kurbağayı oynayın. (bkz. sağır kurbağa hikayesi) Kimse kimseden üstün değildir, üstünlük takvadadır. İnsan kalbinde ne taşırsa onun ekmeğini yer. Sağlıcakla ve iyi niyetle kalın.
 
Son düzenleme:
Kimseyi "insan" olmanın ötesinde bir şey sandığımız yok.
Herkesin durumunu bilemeyiz ve her durumu kapsayıcı yazamayabiliriz , her durumu kapsayıcı yazmak zorunda da değiliz.
Tıkır tıkır sigorta primi kesintisiz senelerce ödenenler , iş güvencesi olanlar zaten öğretmen olabilmek için 3 ayrı sınava hazırlanma sınava hazırlanma zahmetine zaten girmeyecektir.
3 üniversite mezunuyum çalışmak zorundayım iş beğenme lüksüm yok.. Ama sınavları da bırakmadım. Şu anki şartları düşünürsek üniversite mezunu ve kalifiyeli olmana bakmadan asgari ücret veren özel sektörde kalmak onca emeğe ziyan olur, sınava çalışmak zahmet olmaz..
 
Sanırım okuduğunu anlayamamak böyle bir şey! Her kişinin mesleğe başlayacağı zaman kaygı duyması normal ki "kusolurgidersin" adlı kişi mesleğe yeni başlayacağı için, içinde bulunduğu durumu dile getirmiş. Fakat ne yazık ki toplulumuzdaki bazı kişiler her şeyin kendilerine ait, her mesleğin sadece kendilerine özel olduğunu düşünüyorlar ve hadsizce ithamlarda bulunabiliyorlar. T.C. YKS'ye giren her öğrencinin belli bir şartta aöf bölümlerinden dilediğini tercih edebileceğini yasa olarak sunmuş ve bu hak aöf okuyanlara verilmiş. Devletin verdiği hakkı sorgulamak kimsenin haddine değil. Aöf okumak kolay diyenlere cevabım! Bu bölümler 2009 senesinde açıldı taban puanım 358.444 olmasına rağmen çalışmak durumunda kaldığım için aöf bölümlerinden birini tercihlerim arasına yazdım. 2009'da yeni açılmış bir bölümün takdir edersiniz ki geçmişe dayalı çıkmış soruları olamaz. Örgünde okuyan sadece vize ve final haftası çalışan, ailesinin gönderdiği paralarla gününü gün eden örgün öğrencilerden en büyük farkım hiç kimsenin anlatmadığı ve Edebiyat Fakültesi Bölümü olarak okuduğumuz için derslerimiz tabii ki daha detaylı ve eğitim fakültelerine göre çok daha zordu. Düşünün ki milletin örgünde geçemediği dersleri aöf öğrencileri canla başla günlerce,haftalarca,aylarca çalışarak yalnızca kendi başarısıyla geçebiliyor. Bölümümü 2010 senesinde bitirdim ve farklı bir üniversiteden pedagojik formasyonumu alabildim ama ne şartlarla! Bölümümü bitirdikten sonra bulunduğum özel okullarda öğretmenliğimi en iyi şekilde yapmaya başladım hatta okullarda zümre başkanı olarak devam ettim yılmadım senelerce çalıştım sonrasında özel bir kolejin müdür yardımcılığını devraldım. Yeni mezun örgün öğretmenlerin iş başvurularını değerlendirip onların idealistliğini kırmadan onlara hep destek oldum çünkü biliyorum ki diploma sadece bir kapıdır merdivenlerden kişinin kendine kattıkları çıkarır. Yoksa siz sanıyor musunuz ki her örgün üniversite mezunu çok donanımlı, diksiyonuna dikkat eden, başarılı ve azimli...Her neyse bir süre bu şekilde eğitim hayatıma başarı dolu bir şekilde devam ettim, aynı zamanda okuldan eve her geldiğimde KPSS ve ÖABT sınavlarına azimle çalıştım. Yıl 2019 Şubat 86,43674 puanla Gaziantepteki bir liseye edebiyat öğretmeni olarak atandım. Değerli aöf mezunu meslektaşlarım hiçbir şey imkansız değil, çevrenizdeki kan emici vampirlere ve özgüven eksikliğinden dolayı etrafındakileri aşağılayan kişilere karşı sağır kurbağayı oynayın. (bkz. sağır kurbağa hikayesi) Kimse kimseden üstün değildir, üstünlük takvadadır. İnsan kalbinde ne taşırsa onun ekmeğini yer. Sağlıcakla ve iyi niyetle kalın.
Gerçekten harikasınız .Başarınız ayrı bir güzellik mütevazı,iyi ve hoşgörülü olmanız çok ayrı bir güzellik.İster örgün ister AÖF hiç farketmez sizin gibi güzel insanları ve öğretmenleri takdir ediyor ve gurur duyuyorum.Sonsuz başarılar diliyorum 🌺🌺🌺
 
Konu çok eski ama yazmadan edemedim. Öğretmen değilim, ancak 7 yıldır milli eğitim kadrosunda okullarda görev yapan bir sağlıkçıyım. 7 yıldır öğretmen ve öğrencilerle, sistemle iç içeyim. Ben de sürekli eğitiimler veriyorum. Eşim ise eğitim fakültesi mezunu bir öğretmen. Ve bu 7 yılda gördüğüm bir şey varsa o da fakülte de öğrendiğiniz teorik bilgilerin pratik de çok da işe yaramadığı. Okul ortamı, öğrenci profili sizin teorik bilgilerinizi fakültede öğrendiğiniz gibi uygulamanıza iziin vermiyor. Aksine tecrübe edindikçe öğrenilen bir şey öğretmenlik. Oyüzden 'eğitim fakültesi mezunu değilsin, öğretmen olamazsın' diye karşısındakini küçümseyenlerin amacını sadece ego tatmini olarak görüyorum. Tabi ki yoldan geçenin öğretmen olmasını savunmuyorum. Ama bu konuda kendini geliştiren istekli ve azimli, en önemlisi de bu işi seven insanlara haksızlık edemezsiniz.
 
Konu çok eski ama yazmadan edemedim. Öğretmen değilim, ancak 7 yıldır milli eğitim kadrosunda okullarda görev yapan bir sağlıkçıyım. 7 yıldır öğretmen ve öğrencilerle, sistemle iç içeyim. Ben de sürekli eğitiimler veriyorum. Eşim ise eğitim fakültesi mezunu bir öğretmen. Ve bu 7 yılda gördüğüm bir şey varsa o da fakülte de öğrendiğiniz teorik bilgilerin pratik de çok da işe yaramadığı. Okul ortamı, öğrenci profili sizin teorik bilgilerinizi fakültede öğrendiğiniz gibi uygulamanıza iziin vermiyor. Aksine tecrübe edindikçe öğrenilen bir şey öğretmenlik. Oyüzden 'eğitim fakültesi mezunu değilsin, öğretmen olamazsın' diye karşısındakini küçümseyenlerin amacını sadece ego tatmini olarak görüyorum. Tabi ki yoldan geçenin öğretmen olmasını savunmuyorum. Ama bu konuda kendini geliştiren istekli ve azimli, en önemlisi de bu işi seven insanlara haksızlık edemezsiniz.
Son cümleniz her şeyi güzelce özetliyor: Bu işi seven yapmalı bu mesleği, statü severler değil.. Eğitim fakültesi mezunu, formasyon alanı da eleştiriyor.. Formasyon stajımdaki dersine girdiğim hoca da aynı sizin dediğiniz gibi bu meslekte tecrübe ile pişiyorsun demişti😊
 
Lise 3 ' e kadar Türk Dili ve Edebiyatı dersine dair hiçbir şey anlamama rağmen lise 4 'te okulumuza gelen öğretmenimiz sayesinde çokta kalabalık olmayan bir sınıftık onların adına da söylüyorum resmen bizim için devrim yapmıştı hocamız... :KK24:

Bundan önceki bazı yorumlarda dediğiniz gibi en basiti bu alandaki en iyi üniversitelerden birinde egıtım gordugunu sureklı anlatan yasadıgı universıte ortamından övguyle bahseden hocamız bırakın ezbere anlatmayı bılmem kacıncı sayfanın özetını cıkarın takıldıgınız bırsey olursa sorun dıye zorakı doldurdugu ders saatını sıyası gorusu kendıne uygun ogrencılerle goy goy yaparak dolduran ve hatırlamak ıstemedıgım hocamdı... :KK34:

Bu derste bize katkısı olan hocamın hıkayesıyse,doğu'da aılesının okutmadıgı ve kacarak batı'da kendı kendıne bır yurtta kalarak hem AÖF'de okuyup hemde çalışarak hayatta kaldıgını ve hatta hıc unutmam sınavlara hazırlanırken de Yalın-Zalim sarkısının cok moda oldugunu ve sureklı bu sarkıyı calan kısıler yuzunden zor calıstıgını 😊 soylemıstı...

Saygıyla anıyorum ...İnşallah çok mutludur...Demem o ki bu dünyada herkes aynı şartlar altında yasamıyor..!!!!!!!!


İyi ki de AÖF varmış ve iyi ki de o hocamız hayatımıza dokunmuş...Hatta buralara bile yazmama vesile olmuş:KK19:
 
merhaba arkadaşlar aranızda aöf mezunu olup öğretmenlik yapan var mı? Mezun oldum ama henüz formasyon alamadım en azından deneyim olsun diye ücretli öğretmenliğe başvurdum ama sıfırım şuan ders anlatırım onda sıkıntı yok ama sistem hakkında hiçbir fikrim yok. Bir de kadrolular ücretlileri zaten küçük görüyorlar hem aöf mezunu hem de ücretli olunca neyle karşılaşacağımı bilmiyorum sıkıntı yaptım biraz. AÖF mezunu olup öğretmenlik yapan arkadaşlar bilgilendirebilir mi?
Olumsuz yorumları dikkate almayın.Bakin 13 yıllık sınıf öğretmeniyim.Atandigim yıl kpss de turkiye derecesi yaptim.Simdi 4 yıla egitim fakültesinden mezun onlarca insan var siz kolaya kaçıyorsunuz diye söyleniyor.Inanin egitim fakültelerinde o kadar muazzam egitim de verilmiyor.Bunu Turkiyenin eski üniversitelerinden birinden mezun olarak söylüyorum. Ogretmenlik zamanlar pişerek olur.Surekli kendinizi geliştirmeniz gerekiyor.Okuyun çok ama çok okuyun.Simdi üniversitelerin düzenlediği seminerler oluyor.Ihtiyac dahilinde katılmaya çalışın.Bu arada ders anlatımını hafife almayın.Sizin bilmeniz ile öğrenciye aktarabildikleriniz aynı olmayabilir.Onumli olan onlara ne kadar aktarabildiginiz
 
Öğretmenlik bir uzmanlık mesleğidir. Bunun eğitimi eğitim fakültesinde verilir. Mesela, nasıl her önüne gelen doktor, avukat, diş hekimi olamıyorsa, öğretmen de olmamalıdır. Formasyon alan herkese bu hakkı tanıdılar. Öğretmen olmak böyle bir şey değildir. Biz uygulamalı olarak dört yıl boyunca sıkı bir eğitim aldık. Stajlara gittik, dersler anlattık. Ödevler sunduk. Hocalarımız göz açtırmadı. Tam olduğumuzu düşündük, baktık ki mesleğe başlayınca işler aslında daha da karmaşık. 18.yılımdayım, hala ben dört dörtlük öğretmen oldum diyemiyorum. Bir önceki yıl yaptığımı, bir sonraki yıl beğenmiyorum ya da eksik buluyorum. Öğrenecek, yapılacak çok şey var. Bu iş sınıfta sadece kuru kuru ders anlatmak değil, çocukların yüreğine tesir edebilmektir. Bu meslek de hafife alınacak sıradan bir meslek değildir. Çünkü, muhatabımız çocuklardır, toplumun geleceğidir. İş, erbabına teslim edilmelidir.
 
Vardı bir tanıdığım. AÖF coğrafya mezunuydu. Ücretli öğretmenlik yaparken formasyon eğitimini de aldı. Atandı mı hiç bilmiyorum ama pek sanmıyorum.
 
Hani derler ya geçerken uğradim.Bende gecerken öylesine uğradim .Baya tartismalar fikir ayrılıkları yaşanmış .Zaman ne çabuk geçmiş .Yaklaşık 4 yila yakin olmuş tabi benim hayatımda bir çok değişiklik yaşandı .Dördüncü üniversitemin 3.sinifindayim. .Yurtdisi Yuksek Lisansim icin Yabanci dil kursu egitimine basladim.Ve evet Lisede Felsefe öğretmeniyim .Artık zaman değişti ne kadar donanımlı olduğuna bakiliyor.Hoşçakalın .
 
X