Bayram Arifesi - Fikirlerinize ihtiyacım var

SouvveniR

❤+❤ = ❤❤
Anneler Kulübü
Kayıtlı Üye
5 Mart 2012
11.484
8.061
Hakikaten kayınvalide konulardan bana fenalık geldi.
Özellikle kendi yaşadıklarım beni artık ziyadesiyle sinir ediyor ve rahatsız ediyor.
Kendi kendime bile konuşmak istemiyorum artık bu mevzuları, ancak yine de fikir almak istiyorum.
Ben kendimce kararımı verdim sayılır, fakat yufka yüreğime söz geçiremiyorum....
Biraz uzun oldu, umarım sıkılmadan okur ve bana bir akıl verirsiniz.
Bundan sonra davranışlarım nasıl olmalı? Herkese karşı içimde dindiremediğim bir öfke var, eşime karşı bile (pasif kaldığı için).

2 hafta önce annem felç geçirdi.
Eşimden Allah razı olsun hakkını ödeyemem.

Annem ile yakın oturuyoruz.
Normalde hafta arası annem çocuklara bakıyor, sabah geliyor akşam gidiyor.
Haftasonları da evinde olduğu için hem kafasını dinliyor, hem de ben ona dinlensin diye pek ellemiyorum.
Cumartesi - Pazar günleri telefonda bile nadiren konuşuruz, rahatsız etmek istemiyorum onu.

Rahatsızlandığını anlamış annem ve elim ayağım uyuşuyor benim diye bizi aradı.
Pazar günü de eşim evine gitti annemin, sonra büyük oğlum yanında olduğu için hemen eve geldi.
"Anneni hastaneye götürmem gerek, durumu hiç hoşuma gitmedi" dedi.
Eşim doktor konularında titizdir ve Allah var, bazen benden daha mantıklı olabiliyor bu konularda.
Nokta atışı yaparak annemi Bakırköy Ruh ve S.H.H. götürdü.
Annem aynı zamanda bipolar ve kullandığı ilaçlardan bir tanesi denge bozukluğu, vücütta uyuşma vs. gibi yan etkiler barındırıyor.
Orada kan tahlillerinden yola çıkarak, ilaçtan kaynaklı olmadığı anlaşılınca, hemen nörolojiye sevk edilmiş.
Tomografi çekilmiş ve beyin damarlarından bir tanesi tıkalı çıktı.
Felç sol tarafına gelmiş, sol ayağını sürüyordu, sol kolunun gücü yoktu.

Ben konuyu öğrendiğimde yemek yapıyordum.
Eşim aradığında "annenin beyin damarlarından biri tıkalı" dediğinde beynimden kaynar sular döküldü.
Ne yaptığım yemeğe odaklanabildim ne de ortalıkta koşuşturan iki çocuğuma.
Ne yapacağımı şaşırdım.
Babam yurtdışında, hemen ona mesaj gönderdim, saat farkından daha geç gördü mesajımı.

Eşim eltimi aramamı söyledi, sakin olmamı.
Eltimler gelince de beni gelip alacağını söyledi.
Ben de hemen aradım, 1 vesaitlik mesafede oturuyor olmaları da avantaj tabii.
Eltim hemen hazırlanmış çıktılar yola.
Onlar geldikten 10 dk sonra eşimin eniştesi geldi aldı beni ve hastaneye gittik, kaynım da yanımızda geldi.

Kayınvalidemler farklı şehirde, kız kardeşinin yanındaydı.
Onlar da tesadüfen ertesi gün yola çıkıyorlarmış.
Durumu eşimden öğrendiler, ancak beni o gün aramadılar.

Hastaneye vardığımızda annemin yatışı yapılmıştı (Pazar günü) .
Onu görene kadar huzursuz bir haldeydim ama görünce içim rahatladı.
Devlet hastanesi olmasına rağmen, tek kişilik oda denk geldi bahtımıza.

Hastanede kaldığımız süre boyunca bir tek eşimin teyzesi geldi yanımıza (benim arkadaşlarım ve çevrem haricinde).
Pazartesi günü eşimin teyzesi "ben durayım da sen git bir üstünü başını değiş, çocuklarını gör" dedi.
Eve gittim akşam üstüydü, kıyafetlerimi değiştirdim, kendimi bir toparladım, çocuklarımı sevdim kokladım.
Eltim kayınvalidemleri sordu, dedim konuşmadık hiç, sen konuşmadın mı?
O da dedi hiç aramadılar mı diye, dedim yok aramadılar ne beni ne de annemi.

İftar saati yaklaştığı için ve eşim de aç olduğu için, diğer evde olanlar da aç tabii ki.
Yemek sofrasını hazırladık eltim ile beraber.
O sıra kapı çaldı, gelenler kayınvalidem ve kayınpederim.
O kadar neşelilerdi ki anlatamam, zannedersiniz düğün evi ama benim evde varlığımdan haberdar değillerdi.
Kayınvalidem mutfağa yöneldiğinde gördü beni, ben "hoşgeldiniz" dedim o da "aaa Souvvenir'de buradaymış" dedi şaşırdı.
Evet, dedim, çocukları göreyim ve üstümü değiştireyim diye teyze kaldı hastanede bir kaç saatliğine dedim.
Mutfaktan çıktı, odaya girdi ve bir köşeye oturdu.
Ardından kayınpederim girdi içeriye ve mutfağa geldi, büyük oğlumu arayarak, yanımdaydı oğlum.
Beni gördü o da bir "aaa sen buradamıydın" dedi, o kadar.
Geçti eşinin yanına oturdu.

Ben şaşırdım verdikleri tepkiye.
Beklentim şuydu:
- Geçmiş olsun Souvvenir
- Annen nasıl oldu, doktorlar ne diyor?
- İyi mi? Elini kolunu oynatabiliyor mu? Durumu nasıl?

Bu kadarcık cümleleri kurmak bu kadar mı zordu?

Yemek yediler hep beraber, eşim de dahil.
Sofrayı topladım, çocuklarımı öptüm, kayınvalidemlere emanet ettim ve evden çıktım.
Arabada giderken, ağladım ve eşime şunları dedim:
"Ailene inanamıyorum, bu benim yaşadığım ve başıma gelebilecek en ağır üzüntü. Annemin beyin damarı tıkalı ve başına daha büyük bir felakette gelebilirdi, hatta şu an doktorların dediği üzere, risk altında, tekrardan bir felç yaşayabilir daha yıkıcı bir durumu olabilir, sadece yalın bir "geçmiş olsun" demek bu kadar mı zor onlar için? Neden bana böyle davranıyorlar, hadi beni geç el kızıyım, yeri geldi onlar her gün annem ile birlikte vakit geçirdiler, bu kadar mı zordu annemi dahi aramak? Bundan sonra bende bitti, kusura bakma, ailenin ne kadar vicdansız ve vurdumduymaz olduklarını çok iyi anladım. Şu zorunlu durumları atlatalım, evimin eşiğinden geçmelerini istemiyorum bilesin"

Eşim cevaben hiç birşey demedi.

Aynı hafta Cuma günü taburcu olduk hastaneden, gerekli bütün tekikler yapıldıktan sonra.
Annem çok daha iyi.
Çalıştığım için 2 hafta ücretsiz izin kullandım.
İlk haftası hastanede geçti.
İkinci haftası hem büyük oğlumu kreşe alıştırdım, hem de ufak oğlum için bakıcı buldum.
Kul darda kalmayınca, hızır yetişmez derler ya, bunu gerçekten yaşadım.
Rabbim o kadar büyük ki, herşeyim çok hızlı ve çabuk oldu.
Hemen bir bakıcı bulduk, inşallah başladığı gibi gider.
Oğlum kreşe alıştı hemen, her gün sorunsuz bir şekilde gidiyor, zaten haftanın 3 günü gidecek kısmetse.

Gelelim benim asıl sormak istediğim şeye.
Bunca süre zarfında, kayınvalidem bir kere olsun beni aramadı.
Ben eşime bu dediklerimden sonra, 2 sefer annemi farklı zamanlarda aradı.
Kısa bir görüşme geçti aralarında.

Dün akşam eşim ile aramızda şöyle bir diyalog geçti:
- Sen annene gidersin bayramda, beni de anneme bırakırsın çocuklarla beraber.
- Bayramdır ya, bayramda küslük olmaz.
- Lütfen kendini benim yerime koy, farz edelim ki senin anne veya babandan bir tanesi rahatsızlandı ciddi derecede. Benim annem babam da oralı olmadılar bu konuda, sen ne yaparsın? Hadi geçtim oralı olmamalarını insanız, yanlış anladık diyelim birbirimizi, bir insan geçmiş olsun ziyareti de mi yapmaz? Bir çay içmeyi bahane eder, torun sevmeyi bahane eder çalar kapını, bunu da mı yapamaz?
- Ben sana gel demiyorum zaten.

Bu kadar bir konuşma geçti aramızda.
Siz olsanız ne yapardınız?
Bayramda ben gitmeyeceğim, o konuda kesin kararlıyım.
Diğer yanımda diyor ki "günahtır, büyüktür karşındaki insanlar, onlar hatasını anlamıyorlar, sen onların düştüğü hataya düşme" diyor...

Dip not: Çözüm bulduk. Benim, annem ve çocuklar ile birlikte tatile gitmem. Eşimin de ailesi ile vakit geçirmesi.

Ayrıca belirtmek istiyorum, geçen sene annem rahatsızlanmıştı (psikolojik olarak) çocuklara bakamadı, bu dönemde babam bakıcı parasını ödeyebilmemiz için, büyük oğlum için kreş ücretini karşılamıştı.

Şimdi yine annem rahatsızlandı, çocukların sorumluluğunu üzerinden aldık, elimizden geldiğince de anneme destek oluyoruz. Babam yine bakıcı parasını ödüyor.

İhtiyacım yok değil, elbetteki yetebilsem ödetmem babama, ancak bütün bunlara rağmen benim eşimde kalkıp kendi ailesin birgüne bir gün "benim karım bu, nasıl bu kadar umursamaz olabiliyorsunu" demiyor...

İçim eziliyor resmen...
 
Son düzenleme:
Insan bazen kendine yapilanlari tolere etsede sevdiklerine yapilani edemiyor. Kirilmakta cok haklisin. Cok gecmis olsun Allah bir daha gostermesin boyle bir sey. Bence tepkini koy ki hatalarini anlasinlar. Tabi algilayacak kapasite ve dusunce varsa... Bu tip kisiler her turlu karsidakini suclu cikarmayi basarir...
 
asla gitmezdim...

Ben de aynı fikirdeyim çünkü bir defaya mahsus birşey değil.
Tek üzüldüğüm konu, aynı durumları onlarda yaşadılar.
Kayınvalidem ilk oğlumun doğum zamanına denk gelen bir dönemde, ağır bir hastalık atlattı, ameliyat oldu.
Bizim evimizde pişen yemeklerin yarısı onlara gitti hep.
Yapamıyor, kayınpederim de bir yere kadar yapabilir diye ne piştiyse haftalarca tencere tencere yemek gönderdik.
Ben lohusaydım o zaman ve yemeklerin çoğunu annem yapmıştı.

O günler geliyor aklıma, kayınvalidem için gerçekten üzülmüştüm.
Ne kadar cahilmişim diyorum şimdi ise...
 
Insan bazen kendine yapilanlari tolere etsede sevdiklerine yapilani edemiyor. Kirilmakta cok haklisin. Cok gecmis olsun Allah bir daha gostermesin boyle bir sey. Bence tepkini koy ki hatalarini anlasinlar. Tabi algilayacak kapasite ve dusunce varsa... Bu tip kisiler her turlu karsidakini suclu cikarmayi basarir...

Algılama kapasitesinin olduğundan şüpheliyim artık.
Dediğiniz gibi, onun için hep karşı taraf suçlu.
Hep böyle oldu ve böyle de olacak sanırım.
Bir insan ne ise o, değiştiremeyiz, ancak değişmiyor diye de bu yaşanılanları hazmetmek istemiyorum.
 
eşiniz bu kadar iyi niyetli bi adamsa ben giderdim,bikaç saat durup annemi de bahane edip ayrılırdım,herkes bizim beklediğimiz şekilde vefalı olmayabiliyor ne yazık ki,insanlara karşı olan beklentimi sıfırın altına çekeli çok oldu,size de tavsiye ederim

+1

Eşimin hatrı için derdim ve bunu da eşime söylerdim.

Bu arada çok geçmiş olsun. İnşallah daha sağlıklı günlere kavuşursunuz. Allah şifasını versin.
 
eşiniz bu kadar iyi niyetli bi adamsa ben giderdim,bikaç saat durup annemi de bahane edip ayrılırdım,herkes bizim beklediğimiz şekilde vefalı olmayabiliyor ne yazık ki,insanlara karşı olan beklentimi sıfırın altına çekeli çok oldu,size de tavsiye ederim

Eşim iyi niyetli bir adam, o muhakkak.
Ancak annemin hastalığından sonra bende kalmasını istiyordum, çünkü her an herşey olabilir.
İkinci bir doktora götürmeden içim zaten rahat etmeyecek.
Çok fazla tomografi ve MR çekildi, filmler de cabası.
Radyasyona çok maruz kaldı ve kolları delik deşik oldu anacığımın.
Biraz dinlensin istiyorum.

Annemin farklı rahatsızlıkları da var sanırım.
İnsan bir günde 5 LT su içer mi? Annem aşırı derecede su içiyor.
Hastaneden çıkınca 1 hafta bende kaldı, zor dayandı annem.
Çünkü eşim onun çok su içmesine, geceleri durmadan uyanıp lavaboya gitmesine vb. bir çok konuya taktı.
Kızmak babında değil, ancak "niye böyle, neden böyle" ile bunalttı annemi.

Annem de evimde daha rahatım diyor, bende kalmıyor.
Benim ise aklım onda kalıyor, ya aniden bir şey olursa diye.
En azından 2. bir doktora gidene kadar bende kalsaydı içim daha rahat olurdu.
Anneme anlatıyorum eşimin kötü niyetli olmadığını, aslında annemi düşündüğünü, normal olmayan durumların onun dikkatini çektiğini ama annem de haklı.
Annemin yerinde olsam ben de haliyle rahatsız olurdum.
ama elimden de birşey gelmiyor.
 
Ben olsam gitmem
İnsan kendine yapılanı unutuyor bazen ama sevdiklerine yapılanı asla unutmuyor
Ola ki gittim ne yüzüm Güler ne de konuşurum gelmek istemediğimi zorla geldiğini resmen. Elli ederim
Eşeğin hatrı yoksa sahibin vardır diye söz var
Hiç mi hatırınız yokmuş ki aramamışlar
 
Ya git yada gitme demek istemiyorum ama kv sor yada icinden gecenleri söyle. Haketmiyorlar bence de.
Eşler bir sekil de olaylarin ustunu kapatmaya calisiyolar ama bu durum seni daha sa yalnizlastirir. Konusup çozume ulastir. Soyliceklerini kendin direk yüzlerine söyle.

Sanırım en doğru olan bu.
Söyleyececklerimi direkt yüzlerine söylemem ve içimdeki ağırlığı üzerimden atmam.
 
+1

Eşimin hatrı için derdim ve bunu da eşime söylerdim.

Bu arada çok geçmiş olsun. İnşallah daha sağlıklı günlere kavuşursunuz. Allah şifasını versin.

Çok teşekkür ederim geçmiş olsun dilekleriniz için.
Amin inşallah, Allah kimseye yaşatmasın gerçekten zormuş.
Başa gelmeden de hiç birşey bilinmiyor.

Eşimin hatrı için daha önce bir çok şeye sustum.
Olgunluk gösterdim ama ben kendi olgunluğum ile kaldım.
Yine bu şekilde davranmakta istemiyorum.
Diğer yandan eşimi de kırmak istemiyorum fakat eşim aynı durumda olsaydı, benim ailemi silerdi...
 
Bence git canom benim bende bir konu actım bende eşimden yana muzdaribim ama bak senin eşin o kadar anlayışlı iken 1 kerede olsa büyüklüğü sen yap git hem eşinin gözünde yükselirsin hem hakkında konusamazlar hemde esin senin icin karımda haklı hastalık söz konusu ama büyüklük etti geldi benim icin der. Sen kazanırsın. Ama esine sadece senin icin gidiyorum de sonra bizi haber et
 
Eşim iyi niyetli bir adam, o muhakkak.
Ancak annemin hastalığından sonra bende kalmasını istiyordum, çünkü her an herşey olabilir.
İkinci bir doktora götürmeden içim zaten rahat etmeyecek.
Çok fazla tomografi ve MR çekildi, filmler de cabası.
Radyasyona çok maruz kaldı ve kolları delik deşik oldu anacığımın.
Biraz dinlensin istiyorum.

Annemin farklı rahatsızlıkları da var sanırım.
İnsan bir günde 5 LT su içer mi? Annem aşırı derecede su içiyor.
Hastaneden çıkınca 1 hafta bende kaldı, zor dayandı annem.
Çünkü eşim onun çok su içmesine, geceleri durmadan uyanıp lavaboya gitmesine vb. bir çok konuya taktı.
Kızmak babında değil, ancak "niye böyle, neden böyle" ile bunalttı annemi.

Annem de evimde daha rahatım diyor, bende kalmıyor.
Benim ise aklım onda kalıyor, ya aniden bir şey olursa diye.
En azından 2. bir doktora gidene kadar bende kalsaydı içim daha rahat olurdu.
Anneme anlatıyorum eşimin kötü niyetli olmadığını, aslında annemi düşündüğünü, normal olmayan durumların onun dikkatini çektiğini ama annem de haklı.
Annemin yerinde olsam ben de haliyle rahatsız olurdum.
ama elimden de birşey gelmiyor.

Annenizle eviniz yakın mı,biribirinize daha yakın bi yere taşınmaya çalışın isterseniz sizin şuan annenizden dolayı içiniz yanıyor ve herkesin aynı hassasiyette olmasını bekliyorsunuz,o da o şekilde davranmayınca da bozuluyorsunuz,yerinizde olsam ben de alınırdım ama evliliğinizin sağlığı için aynı evde kalmaya çalışmayın sık sık dolaşın annenizi haftada bi iki gece orda kalın bu şekilde çözmeye çalışın durumu.
 
Çok zor bir durum ama gerçekten yazık.İnsanlar köprüyü geçene kadar değil ölene kadar akraba olmalılar diye düşünüyorum.Ben her daim iyimserim ama bu kadar iyimser olmakta iyi mi bilmiyorum..Ben derim ki git bayramdır ellerini öp ama ömür boyuda mesafeli ol.Eşinin hatrına..Eşinden allah razı olsun kendi oğlu gibi koşmuş ilgilenmiş eşin için onlar için değil..
 
Ben olsam gitmem
İnsan kendine yapılanı unutuyor bazen ama sevdiklerine yapılanı asla unutmuyor
Ola ki gittim ne yüzüm Güler ne de konuşurum gelmek istemediğimi zorla geldiğini resmen. Elli ederim
Eşeğin hatrı yoksa sahibin vardır diye söz var
Hiç mi hatırınız yokmuş ki aramamışlar

İşte içimi acıtan da bu.
6 senelik evliyim.
Kayınvalideme bir gün "sensin" demedim.
Ne zaman evime geldilerse en iyi şekilde ağırlamaya çalıştım.
Hiç bir zaman "benim de şuna ihtiyacım var" demedim, bir kere kapılarını çalıp "şu sorunum var" diye evinin yolunu aşındırmadım. Kısaca evliliğimiz veya çocuklarımız veya ev geçimimiz hakkında herhangi bir derdimize şahit olmadılar.
Kendi yağımızla kavrulduk ve her daim de kayınvalideme iyi davranıp onun ruhunu okşamaya çalışmışımdır.

Ters düştüğümüz çok oldu olmadı değil ancak ben hep geri adım da attım.
Büyüktür, eşimin hatrı vardır dedim hep.
Torunları var, onların mutluluğu için dedim.
Dedim de dedim, ama sanırım hiç bir şekilde hatır bildiremedim.
 
gitme soğuk davrn bi süre lafı geçince onlar hastalanınca illakı olur aramazsın gülerek eve gidersin olur biter geçmiş olsuna sırayla herşey ortada ciddi yanlış varsa aynı durumu kendileride yaşar merak etme. eşin gerçekten soylemışmı kaynanayı hastaneye götürdük diyip tetkit diyip geçiştirmişmi bu ciddi bi konu bilerek kimse böyle lanse etmez size davranışı acaba eşin durumu basıt mı aktardı sonuçta artık en ufak şeylerde hastanedyiz tabiki yinede geçmiş olsun denmeliydi tavrını koy gitme çocuklarıda götürme
 
hayır gitmezdim
annem benim kıymetlim onun rahatsızlığı bu kadar görmezden gelinse bile isteye imkan varken gelinmezse ya da aranmazsa annem Allah büyük konuşturmasın ama kapılarından geçmem
 
X