Bir çocuğum var fiziki ve psikolojik şiddet görüyorum ancak boşanmaya cesaretim yok.

Merhaba ben 8 yıldır görev yapan bir öğretmenim. Ortak arkadaş sayesinde şehirlerimiz yakın diye eşim ile tanıştırıldım. Görünüşü o kadar çok hoşuma gitmişti ki bu çocuk bana bakmaz bile diyordum ancak huyu berbatmış geç öğrendim. Evliliğimiz ilk yılında 3-4 bulaşık sabaha kaldı diye beni aşağıladı, kadın dediğin mutfaktan belli olur ne biçim kadınsın diye. Benden habersiz 2 kredi çekti maaşı sadece bunları ödemeye yeterdi benim maaşıma güvendi ama bana haber bile vermedi. Tartışmalar ilk aylarda bunlardan başladı. Aşağılaması hiç bitmedi. Yemeklerimi severek yer ancak okuldan çok yorgun döndüğüm için yemekleri yaparken ondan geldiğinde salata yapmasını istedim diye beni mi bekledin yaptırmak için diyen birisi. Ben evi süpürüp silmeye başlayınca arkadaşları ile buluşmaya gider. Hep hayallerim vardı benim gibi öğretmen olsun eve beraber gelir her şeyi beraber yaparız, gezeriz mutlu oluruz diyordum ama evin içindeki her iş kadının göreviymiş. O evin dışındakileri yaparmış o da alışverişmiş. Bir eğitimci nasıl bu kadar cahil olabilir hala aklım almıyor. Anlatamıyorum, sabredemiyorum, katlanamıyorum dayanamıyorum. İlk aylarda o beni aşağıladı sustum, vurdu sustum . Kades uygulamasına bastım, polisler geldi eşimin memurluğu yanmasın diye yanlışlıkla bastım dedim. Polisler de önemsemedi zaten. 3. yılda yaşadığım şiddet ve hakaretin dolmuşluğuyla kapının kilidini değiştirdim boşanacağım bu sefer dedim. Ama anneme bile söylemedim çünkü öncesinde beni kötüsü gidip iyisi gelmez diye geri göndermiş bir insan. Yani annem bile arkamda durmamıştı. İlk gün ailesinde kaldı 2. gün de ailesi benimle konuşmak için geldi ve bizi barıştırdılar. İlk günler güzeldi sonra yine hakaret, aşağılama, şideet başlıyordu kendine hakim olamıyordu ve artık ben de çıldırmış gibiydim Vileda sapını onun sırtında kırdım. Benim gücüm ona yetmiyordu ve o sinirle hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyordum. Balkondan kendimi atmayı düşündüm, günahından korktum. 4. yılımızda kredi ile ev satın aldık ve hamileydim de her şey çok güzel olacak dedik. Annem benimle ilgilenmeye geldi, taşınmaya yardım etmek için düşük tehlikem vardı. Eşim evde şortla gezmiyormuş kendi evinde mülteci gibi olmuş diye benimle tartışmaya başladı. Oysa kendi ailesi ile aynı mahalledeyiz ve benim annem başka şehirden ben doğum yapacağım diye gelmiş kalmak zorunda. Zaten kendimi çok yalnız hissediyorum bu şehirde. Annem 17 gün kaldı diye kavga çıktı hamileydim gözümü morarttı. Aileme de hep hakaret ediyor onları aşağılıyor. Bebeğim doğdu annem 3 gün görebildi sadece torununu ona dokundurmadı bile annem ağlaya ağlaya beni bırakıp gitmek zorunda kaldı. Annesi gelip bana hiç destek olmadı. Sezeryanla doğum yaptım 2 gün hastanede yattım evde 2. günden başladım iş yapmaya. Annem eşimin şimdiki hallerini görünce boşanmamı destekliyor ama şimdi de ben bebeğimden dolayı cesaret edemiyorum. A*ına koyiyim or*spu dedi bana bugün bebeğimin yanında. Bebeğim kucağımdayken saçımı yolduu, tekmeler attı ama ben de boş durmadım karşılık verdim. Sevgi saygı tamamen bitmiş bizde. Düzelir mi ya da nasıl boşanacağım. Evin kredisi benim üzerime 4 yılı var ödemelerimin, şimdi ücretsiz izindeyim bebeğimle ilgileniyorum . Benim burada kimsem yok. Tayin istesem memleketime asla tayinim çıkmaz. Burada da kalmak istemiyorum.
Bu evliliğe neden bebek???????????
Kadese annem uygulamayı indireyim sokakta filan lazım olur derken yanlışlıkla bastığında bile polisler apartmanı didik didik etmişti sizin umursamaz davrandılar demenize şaşırdım, belki sizin tavrınızla da alakalı olarak umursamamışlardır.
İllaki birileri arkanızda durmak zorunda değil. Maddi gücünüzde var sonuçta. Böyle bir ortamda kucağınızdaki bebenize yazık.
Aynı şiddeti ve hatta daha fazlasını o da görecek.
Boşandıktan sonra "özür grubu" tayini isteyebiliyorsunuz, bu da şansınızın daha yüksek olduğu anlam
Daha ne denir bilmiyorum ama inşallah ikinci bebeğiniz olmaz....
 
Ben ortaokula Giderken ingilizce öğretmenimiz gözü mor gelirdi, eşinin dövdüğünu bilirdik. Siz yazınca aklıma o geldi , çocuktuk ama neden boşanmıyor bu adamdan derdik, o da zaten eşinden dayak yer öğrencilerden çıkarırdı hıncını. Siz de böylesiniz cok üzücü öğretmensiniz nasıl kendinize bunu yaparsanız.
 
Merhaba ben 8 yıldır görev yapan bir öğretmenim. Ortak arkadaş sayesinde şehirlerimiz yakın diye eşim ile tanıştırıldım. Görünüşü o kadar çok hoşuma gitmişti ki bu çocuk bana bakmaz bile diyordum ancak huyu berbatmış geç öğrendim. Evliliğimiz ilk yılında 3-4 bulaşık sabaha kaldı diye beni aşağıladı, kadın dediğin mutfaktan belli olur ne biçim kadınsın diye. Benden habersiz 2 kredi çekti maaşı sadece bunları ödemeye yeterdi benim maaşıma güvendi ama bana haber bile vermedi. Tartışmalar ilk aylarda bunlardan başladı. Aşağılaması hiç bitmedi. Yemeklerimi severek yer ancak okuldan çok yorgun döndüğüm için yemekleri yaparken ondan geldiğinde salata yapmasını istedim diye beni mi bekledin yaptırmak için diyen birisi. Ben evi süpürüp silmeye başlayınca arkadaşları ile buluşmaya gider. Hep hayallerim vardı benim gibi öğretmen olsun eve beraber gelir her şeyi beraber yaparız, gezeriz mutlu oluruz diyordum ama evin içindeki her iş kadının göreviymiş. O evin dışındakileri yaparmış o da alışverişmiş. Bir eğitimci nasıl bu kadar cahil olabilir hala aklım almıyor. Anlatamıyorum, sabredemiyorum, katlanamıyorum dayanamıyorum. İlk aylarda o beni aşağıladı sustum, vurdu sustum . Kades uygulamasına bastım, polisler geldi eşimin memurluğu yanmasın diye yanlışlıkla bastım dedim. Polisler de önemsemedi zaten. 3. yılda yaşadığım şiddet ve hakaretin dolmuşluğuyla kapının kilidini değiştirdim boşanacağım bu sefer dedim. Ama anneme bile söylemedim çünkü öncesinde beni kötüsü gidip iyisi gelmez diye geri göndermiş bir insan. Yani annem bile arkamda durmamıştı. İlk gün ailesinde kaldı 2. gün de ailesi benimle konuşmak için geldi ve bizi barıştırdılar. İlk günler güzeldi sonra yine hakaret, aşağılama, şideet başlıyordu kendine hakim olamıyordu ve artık ben de çıldırmış gibiydim Vileda sapını onun sırtında kırdım. Benim gücüm ona yetmiyordu ve o sinirle hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyordum. Balkondan kendimi atmayı düşündüm, günahından korktum. 4. yılımızda kredi ile ev satın aldık ve hamileydim de her şey çok güzel olacak dedik. Annem benimle ilgilenmeye geldi, taşınmaya yardım etmek için düşük tehlikem vardı. Eşim evde şortla gezmiyormuş kendi evinde mülteci gibi olmuş diye benimle tartışmaya başladı. Oysa kendi ailesi ile aynı mahalledeyiz ve benim annem başka şehirden ben doğum yapacağım diye gelmiş kalmak zorunda. Zaten kendimi çok yalnız hissediyorum bu şehirde. Annem 17 gün kaldı diye kavga çıktı hamileydim gözümü morarttı. Aileme de hep hakaret ediyor onları aşağılıyor. Bebeğim doğdu annem 3 gün görebildi sadece torununu ona dokundurmadı bile annem ağlaya ağlaya beni bırakıp gitmek zorunda kaldı. Annesi gelip bana hiç destek olmadı. Sezeryanla doğum yaptım 2 gün hastanede yattım evde 2. günden başladım iş yapmaya. Annem eşimin şimdiki hallerini görünce boşanmamı destekliyor ama şimdi de ben bebeğimden dolayı cesaret edemiyorum. A*ına koyiyim or*spu dedi bana bugün bebeğimin yanında. Bebeğim kucağımdayken saçımı yolduu, tekmeler attı ama ben de boş durmadım karşılık verdim. Sevgi saygı tamamen bitmiş bizde. Düzelir mi ya da nasıl boşanacağım. Evin kredisi benim üzerime 4 yılı var ödemelerimin, şimdi ücretsiz izindeyim bebeğimle ilgileniyorum . Benim burada kimsem yok. Tayin istesem memleketime asla tayinim çıkmaz. Burada da kalmak istemiyorum.
Ben severek ayrıldım.O yüzden kabullenemedim.Ama siz aynı evin içinde bunları yaşadığınız için zamanla sevginiz gitmiştir.O yüzden eğer ki hayat şartları zorlamayacaksa adamda duzelme yok gibi ayrilin derim.
 
Ne kadar çalışmasam da bende öğretmenim başta konuyu okuyunca maddi gücünüz olmadığını düşündüm ama öyle değiliz. Biz birer eğitimciyiz böyle bir düşünceye sahip olmamalıyız. Sırf anne olacağım diye böyle bir kocayla yaşamanın kime ne yararı var bu kadar mı kendinizden nefret ediyorsunuz. Şimdi çok eleştiri alacağım ama iyi bir eş çocuktan daha önemli benim için. Önce eşiniz iyi olacak ki çocuğunuzu sağlam yetiştirebilin.
 
annen başta hata etmiş şimdi üzülüyor güya kızına. Bebekten önce de şiddet varmış ama bebek de yapmışsınız . Dayağı tek yemeyeyim bebek de mi yesin dediniz . Adam adam değil ya kocasız duramam deyip susup oturacaksınız ya da boşanacaksınız. Ekonomik özgürlüğünüz, arkanızda bir aileniz , rahat düzgün bir işiniz var tüm bunlara rağmen şiddete razı gelirseniz artık biraz da seçiminizdir.
 
Boşanan bir öğretmen arkadaşımla da konuştum ben, boşanınca her şey harika mı oluyor, anne ayrı şehirde baba ayrı şehirde okulda anneler günü babalar günü için etkinlikler yapılacak, mahkemede çocuğu almak için iki taraf kavga edecek. Ben bilmiyorum cidden burada boşanıp mutlu olan kaç kişi var ya da evlilikleriniz gerçekten harika mı, dört dörtlük eşleriniz var çok şanslısınız ama ben o şanslı kişi değilim. Birisi demişti ya öğretmenler odasında dedikodun yapılacak diye mi boşanmıyorsun evet tam da öyle benim arkamdan kimse bir evliliği bile yürütemedi demesinler diye deneyeceğim. Sizin gibi klavye delikanlıları çok güzel konuşur çünkü. Ben sizi tanımadığım halde bile ilk mesajları okumaya başladığımda ağlama kirizne girdim ben cahilim ben tam bir salağım, bebeğimi de yaktım kendimi de yaktım diye ama şuan bakıyorum da oturduğunız yerden yorum yapmak size çok kolay. Benim yaşadıklarımı kimse bilmiyor, ben tamamen sindirildim bu evlilikte ve eski güçlü halimi özlüyorum ama olmuyor. İlk başta bütün mesajlara hak verdim ancak şuan benim yerimde olsanız siz de beceremezdiniz boşanma sürecini başlatmayı yeni bir hayat kurmayı. Oturduğunuz yerden konuşmak çok kolay ama.
Hamileyim. Hayal edemiyorum eşimin gözümü morarttıgını, haftaya annem gelecek hayal edemiyorum eşimin anneme git diyeceğini, 3 günlükken annemin ağlaya ağlaya gideceğini, hayal edemiyorum bebeğim doğunca kucagımdayken beni döveceğini. Kendinizi kandırmaya devam edin. Herkesin evliliği kötü sanıyorsunuz ama değil. Evet kavga ediyoruz, evet anlaşılmayan şeyler oluyor ama böyle insan dışı muamele görmüyoruz. Herkes seçtiği hayatı yaşar. Ama üzücü olan sizinle beraber o minik de bu hayatı yaşayacak. Keşke siz her gün hakaret duysanız memnunsanız hergün dayak yeseniz de o çocuk şahit olmasa, acıdım size.
 
Merhaba ben 8 yıldır görev yapan bir öğretmenim. Ortak arkadaş sayesinde şehirlerimiz yakın diye eşim ile tanıştırıldım. Görünüşü o kadar çok hoşuma gitmişti ki bu çocuk bana bakmaz bile diyordum ancak huyu berbatmış geç öğrendim. Evliliğimiz ilk yılında 3-4 bulaşık sabaha kaldı diye beni aşağıladı, kadın dediğin mutfaktan belli olur ne biçim kadınsın diye. Benden habersiz 2 kredi çekti maaşı sadece bunları ödemeye yeterdi benim maaşıma güvendi ama bana haber bile vermedi. Tartışmalar ilk aylarda bunlardan başladı. Aşağılaması hiç bitmedi. Yemeklerimi severek yer ancak okuldan çok yorgun döndüğüm için yemekleri yaparken ondan geldiğinde salata yapmasını istedim diye beni mi bekledin yaptırmak için diyen birisi. Ben evi süpürüp silmeye başlayınca arkadaşları ile buluşmaya gider. Hep hayallerim vardı benim gibi öğretmen olsun eve beraber gelir her şeyi beraber yaparız, gezeriz mutlu oluruz diyordum ama evin içindeki her iş kadının göreviymiş. O evin dışındakileri yaparmış o da alışverişmiş. Bir eğitimci nasıl bu kadar cahil olabilir hala aklım almıyor. Anlatamıyorum, sabredemiyorum, katlanamıyorum dayanamıyorum. İlk aylarda o beni aşağıladı sustum, vurdu sustum . Kades uygulamasına bastım, polisler geldi eşimin memurluğu yanmasın diye yanlışlıkla bastım dedim. Polisler de önemsemedi zaten. 3. yılda yaşadığım şiddet ve hakaretin dolmuşluğuyla kapının kilidini değiştirdim boşanacağım bu sefer dedim. Ama anneme bile söylemedim çünkü öncesinde beni kötüsü gidip iyisi gelmez diye geri göndermiş bir insan. Yani annem bile arkamda durmamıştı. İlk gün ailesinde kaldı 2. gün de ailesi benimle konuşmak için geldi ve bizi barıştırdılar. İlk günler güzeldi sonra yine hakaret, aşağılama, şideet başlıyordu kendine hakim olamıyordu ve artık ben de çıldırmış gibiydim Vileda sapını onun sırtında kırdım. Benim gücüm ona yetmiyordu ve o sinirle hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyordum. Balkondan kendimi atmayı düşündüm, günahından korktum. 4. yılımızda kredi ile ev satın aldık ve hamileydim de her şey çok güzel olacak dedik. Annem benimle ilgilenmeye geldi, taşınmaya yardım etmek için düşük tehlikem vardı. Eşim evde şortla gezmiyormuş kendi evinde mülteci gibi olmuş diye benimle tartışmaya başladı. Oysa kendi ailesi ile aynı mahalledeyiz ve benim annem başka şehirden ben doğum yapacağım diye gelmiş kalmak zorunda. Zaten kendimi çok yalnız hissediyorum bu şehirde. Annem 17 gün kaldı diye kavga çıktı hamileydim gözümü morarttı. Aileme de hep hakaret ediyor onları aşağılıyor. Bebeğim doğdu annem 3 gün görebildi sadece torununu ona dokundurmadı bile annem ağlaya ağlaya beni bırakıp gitmek zorunda kaldı. Annesi gelip bana hiç destek olmadı. Sezeryanla doğum yaptım 2 gün hastanede yattım evde 2. günden başladım iş yapmaya. Annem eşimin şimdiki hallerini görünce boşanmamı destekliyor ama şimdi de ben bebeğimden dolayı cesaret edemiyorum. A*ına koyiyim or*spu dedi bana bugün bebeğimin yanında. Bebeğim kucağımdayken saçımı yolduu, tekmeler attı ama ben de boş durmadım karşılık verdim. Sevgi saygı tamamen bitmiş bizde. Düzelir mi ya da nasıl boşanacağım. Evin kredisi benim üzerime 4 yılı var ödemelerimin, şimdi ücretsiz izindeyim bebeğimle ilgileniyorum . Benim burada kimsem yok. Tayin istesem memleketime asla tayinim çıkmaz. Burada da kalmak istemiyorum.
Yazdıklarını hayretle okudum eğitimci biri olarak bu adamı nasıl çekiyorsunuz zaten elinde güzel mesleğin var çocuk olmuş ama böyle evlilik çekilmez. benim etrafım memur dolu karı koca birlikte ortak her işi yapıyorlar senin de eşinden farkın yok sen herşeyi tek yükleme sırtına eğer anlatın gibiyse saygı bitmiş sizde sevgi de kalmamıştır bence. Boşanmıcaksanda kendinden taviz verme yönet onu mecbur bırak herşeye. çocuga rağmen aynı kişilikse de bence yoluna bak çekme derim
 
Merhaba ben 8 yıldır görev yapan bir öğretmenim. Ortak arkadaş sayesinde şehirlerimiz yakın diye eşim ile tanıştırıldım. Görünüşü o kadar çok hoşuma gitmişti ki bu çocuk bana bakmaz bile diyordum ancak huyu berbatmış geç öğrendim. Evliliğimiz ilk yılında 3-4 bulaşık sabaha kaldı diye beni aşağıladı, kadın dediğin mutfaktan belli olur ne biçim kadınsın diye. Benden habersiz 2 kredi çekti maaşı sadece bunları ödemeye yeterdi benim maaşıma güvendi ama bana haber bile vermedi. Tartışmalar ilk aylarda bunlardan başladı. Aşağılaması hiç bitmedi. Yemeklerimi severek yer ancak okuldan çok yorgun döndüğüm için yemekleri yaparken ondan geldiğinde salata yapmasını istedim diye beni mi bekledin yaptırmak için diyen birisi. Ben evi süpürüp silmeye başlayınca arkadaşları ile buluşmaya gider. Hep hayallerim vardı benim gibi öğretmen olsun eve beraber gelir her şeyi beraber yaparız, gezeriz mutlu oluruz diyordum ama evin içindeki her iş kadının göreviymiş. O evin dışındakileri yaparmış o da alışverişmiş. Bir eğitimci nasıl bu kadar cahil olabilir hala aklım almıyor. Anlatamıyorum, sabredemiyorum, katlanamıyorum dayanamıyorum. İlk aylarda o beni aşağıladı sustum, vurdu sustum . Kades uygulamasına bastım, polisler geldi eşimin memurluğu yanmasın diye yanlışlıkla bastım dedim. Polisler de önemsemedi zaten. 3. yılda yaşadığım şiddet ve hakaretin dolmuşluğuyla kapının kilidini değiştirdim boşanacağım bu sefer dedim. Ama anneme bile söylemedim çünkü öncesinde beni kötüsü gidip iyisi gelmez diye geri göndermiş bir insan. Yani annem bile arkamda durmamıştı. İlk gün ailesinde kaldı 2. gün de ailesi benimle konuşmak için geldi ve bizi barıştırdılar. İlk günler güzeldi sonra yine hakaret, aşağılama, şideet başlıyordu kendine hakim olamıyordu ve artık ben de çıldırmış gibiydim Vileda sapını onun sırtında kırdım. Benim gücüm ona yetmiyordu ve o sinirle hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyordum. Balkondan kendimi atmayı düşündüm, günahından korktum. 4. yılımızda kredi ile ev satın aldık ve hamileydim de her şey çok güzel olacak dedik. Annem benimle ilgilenmeye geldi, taşınmaya yardım etmek için düşük tehlikem vardı. Eşim evde şortla gezmiyormuş kendi evinde mülteci gibi olmuş diye benimle tartışmaya başladı. Oysa kendi ailesi ile aynı mahalledeyiz ve benim annem başka şehirden ben doğum yapacağım diye gelmiş kalmak zorunda. Zaten kendimi çok yalnız hissediyorum bu şehirde. Annem 17 gün kaldı diye kavga çıktı hamileydim gözümü morarttı. Aileme de hep hakaret ediyor onları aşağılıyor. Bebeğim doğdu annem 3 gün görebildi sadece torununu ona dokundurmadı bile annem ağlaya ağlaya beni bırakıp gitmek zorunda kaldı. Annesi gelip bana hiç destek olmadı. Sezeryanla doğum yaptım 2 gün hastanede yattım evde 2. günden başladım iş yapmaya. Annem eşimin şimdiki hallerini görünce boşanmamı destekliyor ama şimdi de ben bebeğimden dolayı cesaret edemiyorum. A*ına koyiyim or*spu dedi bana bugün bebeğimin yanında. Bebeğim kucağımdayken saçımı yolduu, tekmeler attı ama ben de boş durmadım karşılık verdim. Sevgi saygı tamamen bitmiş bizde. Düzelir mi ya da nasıl boşanacağım. Evin kredisi benim üzerime 4 yılı var ödemelerimin, şimdi ücretsiz izindeyim bebeğimle ilgileniyorum . Benim burada kimsem yok. Tayin istesem memleketime asla tayinim çıkmaz. Burada da kalmak istemiyorum.
Eşiniz neden ayrılmıyor sizden?
 
Aman kimse sana boşanmış bir evliliği devam ettirmiş demesin ama her gün gözüne yumruğu ye morarirsa da kapı çarptı dersin gider kocanın elini opersin . Al sana bedavadan mor far . Bazı kadınlar gerçekten hak ediyor.
 
Eşiniz neden ayrılmıyor sizden?
Niye ayrılsın. Önünde aciz korkak titreyen ve onun asagilamalarina tahammül edip egosunu okşayan üzerine onla sevişen ona evli erkek statüsü veren üzerine canı sıkılınca dayak atıp kendini daha erkek hissettiği birde bu ekonomik krizde çalışıp eve para getiren bir salak var . Siz böyle bir salaktan ayrilirmiydiniz? Salak diyorum çünkü bir insan psikolojik olarak sindirilik dayağa tahammülü hale getirilebilir bu mümkün anlıyorum lakin ben bu evliliği devam ettiremedi dedirtmem diye kendince kadınlık gururu yapıyorsa salaktir. Dümdüz salak. Adam bir daha böyle ahmak kadını bok bulur millet cin gibi anasından emdigini burnundan getirtiyor adamın .Birde ben bu evliliği devam ettirmedi dedirtmem diyor 😁😁 bazen çocuğum olursa okutmam evde eğitim verdiririm diyorum böyle ahmaklarin kendini savunamayan sosyal zekası sıfırlarin elinde heba olmasın .
 
böyle bir durumda insanlardan nasıl bir yorum bekliyorsunuz?
yediğiniz dayağı şiddeti geçtim bir de ondan bir çocuk getiriyorsunuz dünyaya. onun ne suçu var?
eğitimcisiniz bir de.

kızıyorum kızıyorum ama kendime hakim olmaya çalışacağım.

bakın siz çok değerlisiniz anlıyor musunuz? Psikolojisi bozuksa şiddete meyilliyse bu onun suçu. Çok şükür ki mesleğiniz elinizde maaşınızı alıyorsunuz ne diye her gün şiddet hakarete maruz kalıyorsunuz? Memuriyeti yanmasın diyorsunuz bırakın ya yansın. O dayağı atmadan önce düşünecekti. O size gözünüz mosmor işe gönderirken düşündü mü? Yaşadığınız şeyleri bir gram düşündü mü? Siz niye düşünceksiniz? Darp raporu al maddi manevi ne varsa kopar ondan al tayinini başka şehre git kendine ve çocuğuna yeni hayat kur.

Haberlerde bir sürü ölüm haberleri alıyoruz. Üzülüyoruz. Ama bazılarımız inatla sonunu getirtmeye hazırlanıyor sanırım. Siz onlardan olmayın. Lütfen hayatınıza kendinize ve çocuğunuza değer verin ve o adamdan uzaklaşın.
 
Bazı üyeler konu sahibinin öğretmen olmasına çok şaşırmış ancak ben yıllarımı bu mesleğe vermiş ve onlarca öğretmen tanımış biri olarak hiç şaşırmadım. Öğretmen olduğunuzu söylemeseniz bile “Bu üye %99 öğretmen.” derdim.
Lütfen siz de şaşırmayın artık çünkü öğretmenlerin çok büyük bir kısmı bu profilde. Eskiden eğitimli cahillerdi. Uzun bir süredir eğitim fakültelerinin içi boşaltıldığı için artık hen cahiller hem de eğitimsiz. Bunun temel sebeplerinden biri öğretmenliğin genelde Anadolu’da yoksulluktan kurtulup sınıf atlama aracı olarak görülmesi. Tabii bu profilin eğitim fakültesinden girer girmez tutmaya başladığı bir checklist de var:
1. Atan
2. Birini bul (tercihen üniversiteden olmazsa atandığın okuldan.)
3. Aday öğretmenliğin kalkmadan evlen.
4. Orta sınıf bir ikinci el araba al.
5. Çocuk yap.
6. Kredi çekip ev al.
7. Çocuğa anneler bakarken kredi taksitlerini ödemek için DYK kovala.
8. İkinci çocuğu yap.
9. Herkese evliliğinin ne kadar harika olduğunu göster.
10. Bir çocuk daha yap. (Opsiyonel)
11. Oyunda kal ve ne olursa olsun sürdür.
Ay bir öğretmen kadın olarak yazıyorum, mükemmel ozetlemissiniz öğretmenlerin durumunu. Öğretmenler odasında çay içerken kadinlardan dinledigim şeyleri düşünüyorum da gerçekten akıl almaz bir avamlık bu mesleğin genel hali.
 
X