Boşa geçen 10 yıl ve boşanma kararı.

80 k üç kişinin sürekli dışardan yemesiyle biter zaten. Eşin de maaşı faturaları ödüyodur bitti para doğal olarak
 
Siz öğretmen misiniz gerçekten?
Sizin ve benimle ilgili yapılan olumsuz yorumlara pusuda bekliyor gibi ya beğenmeme ya da anlamsız gülme emojisi atanların derdi nedir çözemedim.Evet 19 ..yılımı tamamladım meslekte.Normalde empatisi yüksek bir insanım.Burda açılan konulara da elimden geldiğince kırmadan empati kurarak yorum yapıyorum.Bunu çoğu kişi de biliyor.O gün çok dalgındım ve canım sıkkındı.Normalde konuyu iyice okumadan yorum yapmam.Konu çok uzundu ve ilk defa geneli okumadan yorum yaptım.Ki olayı farkedince konu sahininden özür de diledim iyi dileklerimi de belirttim.Kafam dalgın olduğu için bir arkadaşın yaptığı yorumu da farklı anladım.Bunun öğretmen olmayla ne alakası var ve nasıl bir ilişki kurdunuz.Gayet insani bir şey.Bir insanın tanımadığı birine bu kadar kinlenmesini şaşkınlıkla izliyorum.Sizin gibilerle aynı havayı solumuş olmak da üzücü.
 
Siz öğretmen misiniz gerçekten?
Ya bosver gerçekten şimdi onun mutluluğunu çekemeyen kıskanç biri ilan edileceksin durduk yere. Yani okuduğunu nasıl o kadar yanlis anlıyor her konuda anlam veremiyorum. Daha geçen baska konuda günde kac kere kıyafet değiştirip hepsini bir kere giyip yıkadığından bahsetmişti. Bir üye de karbon ayak izinden bahsetti haliyle yani dünya kaynakları kısıtlı ve böyle kullanmamamız lazim ya. Anlamadım diyor, yani nasıl anlamadın mesela neyi anlamadın? Bir de ben kendimi övmek için yazmadım, baskalari gibi övgü peşinde degilim falan diye de açıklayıp guya laf sokuyor Herkesin onun mutluluğunu kıskandığı için kendisine ters davrandığını sanıyor. Halbuki kendisi gelip eşini gömen seyler yazıyor, bekarlığı özledim evliliğe alışamadım diye kac kere yazdı. 2 gun sonra çıkıp iyi ki eşim olmuş diye övünce insanlar da e bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyor. Nedense konu butununu asla anlamıyor ve mutluluğunu çekemiyorlar sanıyor. Branşını merak ediyorum ama edebiyat diye de aklimda kalmış sanki. Öyleyse daha da tuhaf yani.
 
Eşiniz memur o da sizin kadar alıyordur ve yeni memur olmamışsa ki 10 yıldır evlisiniz. Nasıl kirada oturuyorsunuz, benim çevremdeki evli çocuklu memurların en az bir evi arabası var. Mune da demiş zaten böyle bir kocayla başta evlenmeniz zaten hataymış. Umarım kendinizi toplarsınız ve bir düzen oturtursunuz,çünkü sorunlarınızı alıp daha az sorunlu bir yere gitmiyorsunuz.Ama bana kalırsa siz bu düzeninizi de ararsınız, kocanızla dağınık da olsa bir hayatınız var çünkü.
 
Kinlenme mi? Yok valla tanımadığım insana kinlenecek, pusuya yatacak bi tip değilim. Öğretmenim diyenin okumaya üşendiği bir toplumda yaşamak üzücü asıl. Hava solumaksa konu.
 
Valla o kadar tanımıyorum sadece öğretmenim diyen birinin okumadım çok uzun diye yorum atması skandal tadında geldi bana. Bi de aynı havayı solumak falan demiş, beni bırak, çoluk çombağa üzül ille üzüleceksen. Bi de destan yazmış, okuyamadım çok uzun diye cvp yazacaktım sonra dedim bırak ndndnn.
 
evcil domuzunuza davayı açtığınız için çok tebrik ederim. hiç de romantize etmeyin; yürütememek, iletişimsizlik, anlaşmazlık gibi kibar kelimelere sığınmayın. bu domuz sizden düpedüz nefret ediyormuş ve elinden geldiğince sizi sömürmüş. "çok iyi başlamıştı, çok romantikti, çok ilgiliydi" gibi bahanelere de sığınmayın çünkü eşiniz afilli bir narsist. "bana hak vermemek için yanlış olan şeyi savunur" gibisinden bir cümle de eklemiştiniz mesajlardan birine. bunun neresi iletişim problemi? sizden nefret etmesini istemediğiniz herhangi bir arkadaşınıza bile minimum da olsa uyum sağlarsını. siz herhangi birine bu kadar psikolojik işkence eder miydiniz? bunca sene evli kalmanıza hayret ettim sadece. en kısa zamanda depresyon döneminden çıkıp öfke dönemine girmenizi temenni ederim, iyileşme süreci böyle başlar. eşiniz anormal ve topluma uyum sağlaması imkansız bir insan ve siz böyle bir ortamda yaşamayı, oğlunuzun gelişimsel olarak en önemli yıllarında böyle bir adamla aynı ortamda büyümesini hak etmediniz! güzel günler ve boşanma sürecinde bolca sabır dilerim...
 
Eşiniz gece vardiyasında çalışıp, gündüz de çocuğunuza bakıyorsa bence bir erkekten daha fazla birşey beklemeyin. Siz hiç gece vardiyasında çalıştınız mı? Gündüz boş dediğiniz adam gündüz uyuması gerekiyor. Hele memur mesaisi ile hiç kıyaslamayın. Bence siz eşinizi sevmiyorsunuz ve herşey kafanızda bitmiş. Boşanın ama boşanmakta sizi depresyondan çıkaracak mı önce onu düşünün. Boşanınca maddi problemleriniz bitecek mi? Çocuğunuzun hayatı düzene girecek mi? Siz işten geldiğinizde evi derli toplu görünce bütün mutsuzluğunuz bitecek mi?
 
Ay devam edin davamıza boşanın yahu. Gerçekten değmez bu adama emekleriniz. Boşanın az kendinize gelin. Hayat böyle birşey olsa yaşamak ne kadar zulüm olur insana
 
Bir gece çalışıyor, 1 gece çalışmıyor. Ama gündüz hep evde yani çalışmıyor sistem bu şekilde. Tabi ki uyuması gerekiyor, ama uyumadığı çok zaman oluyor.
Valla kadın yoğun işten gelip ev işi yemek çocuk yapıyor. Adam da bir zahmet gece çalıştı diyelim gündüz uyudu ikindiye kadra. E kalk da yap ev işi. Ertesi gün ve akşam hele çamaşır vs komple halletmesi lazım. Kadın olsa o boş gününde tüm ev işlerini yapar çocuğa bakar gayet. Bu adama ne oluyor yani
 

Peki ne önerirsiniz? Hani bir erkekten daha fazla bir şey beklenmez dediğiniz için sormak istedim. Peki kadından anne olması, kadın olması, çalışıp para kazanması neden bekleniyor o zaman? Kadın bunları yapabiliyor da erkek neden yapamıyor da daha fazlasını beklemeyin yazmışsınız bunu anlamadım? Hiç gece vardiyasında çalışmadım ama ben çok mesai' ye kaldım. Eşimde hiç bu nasıl iş böyle olur mu demedi açıkçası. Bu arada memur mesaisi ile kıyaslamayın demişsiniz ama benim eşim devlet memuru. Ben özel sektör çalışanıyım.

Eşimi sevmiyorum evet, kafamda bittiği içinde dava açtım. Çünkü hiç bir zaman yaşadığım şeylerde duygusal anlamda beni destekleyip anlayış göstermemiş bir insan, sorarlar adama bir insan hiç mi haklı olmaz diye? Hatta ben açık açık yoruldum bir karar verdim diye açıklama yaptığımda bile '' seni borca sokmak lazım '' diye cevap vermiş biri.

Bu işte bir terslik olması lazım.
Normal bir insan, mutsuz bir insanı onu daha da mutsuz olacağı bir şeyle elinde tutmaya çalışmaz.

Şuan eşim bir şeyleri kurtarmaya, düzeltmeye çalışıyorken bile kendisinin hiç bir hatası olmamışta, ben durup dururken dava açmışım gibi lanse ediyor.

11 yıl boyunca uğraştım, sabrettim, bekledim. Demek ki umudum varmış, sevgim varmış. Hatta hediye aldım, kendini değerli hissetmesini istedim. İlk zamanlar güzeldi anlayışlı, her şeye parlamayan, en ufak bir yanlışta kendini kaybetmeyen oh dedim tamam ya, bu sefer olacak. 2. hafta agresif tavırları tekrar ortaya çıktı.

Hata o kadar ezberlemişim ki, önce bağıracak gibi oluyor bir iki kez, kendini tutmaya çalışıyor. Ben anlıyorum zaten orada bir sonraki aşamayı. Hiç değişmedi, değişeceğine de artık ben inanmıyorum zaten.

Ya hu bir yere gidiyoruz, yolu hatırlayamadım başka bir yoldan soktum orası da kapalıymış diye hakaret hak mıdır? Haritayı telefonda hemen açamadım diyelim '' telefon kullanmayı mı bilmiyorsun, gerçekten bazen beni şaşırtıyorsun'' cümleleriyle küçümsemeler. Bu arada bunlar bizim her gün yaşadığımız muhabbetler. Ben ne alakası var diye atağa geçince de özürlü gibisin, yaşlılar gibisin diye daha da alevlendiriyor ortalığı.

Bazı şeyler bekleyerek olmuyor bunu anladım, değer bilinci kişinin içindedir, benim kendi kendime bunu ona yükleyemeyeceğimi anladım.
Sevseydi zaten değer de otomatik gelirdi bunu anladım.
Bir 10 yıl daha geçse yine bu şekilde süreceğini anladım.
İdrak ettiğim çok şey var açıkçası, akabinde de davayı açtım.
 


Yani herkes gece çalışanların eve gelip yatıp akşama işe gitmek için kalktığını düşünüyor ama öyle değil o iş. Eşim zaten 1 gece çalışıyor, 1 gece çalışmıyor evde gündüz zaten hep evde. Ama ben tatilde bile laptop açan çalışan bir insanım, maalesef iş yüküm çok ağır. Eşime sorsanız ama ortada sorun yok her iş böyle.
 
Eşiniz boş konuşuyor. Ev işlerini listeleyin yapsın. Gerekirse her odanın temiz halinin resmini çekin bu şekilde olacak deyin. İşleri detaylı anlatin.
 

Mutlaka, o konuda kendime çok esneğim. İyi bir anıyı hatırlar özleyebilirim de. Kendime hiç kızmıyorum ya da özleyeceksen neden ayrılacaksın diye kendimi eleştirmiyorum. Toksik bile olsa 11 yıl evlilik+9 yıl flört. Asla kolay değil.
Bu arada baba evim çok daha düzenlidir. Her gün yemek pişer, her gün gereken yapılır. Yani iş paylaşımı olacağı çok açık. Yaşına rağmen evde kurup sürdürdüğü bir düzen var.
Sabah sporuna gider, markete gider erkek kardeşim yese de yemese de evde hep yemek pişer. Ne bileyim o yaşta, o yapamasa anlarım.
 
Eşiniz boş konuşuyor. Ev işlerini listeleyin yapsın. Gerekirse her odanın temiz halinin resmini çekin bu şekilde olacak deyin. İşleri detaylı anlatin.


Onları hep konuştuk zamanında
Ben hep şuna inanırım, şimdi alıştığı bir Demre olduğu için aşırı şaşırıyor aldığım karara, ben ne kadar bu hep sürmeyecek desem de muhtemelen hiç inanmadığı için hiç bir şey değişmedi.
Çünkü Demre o hak vermediği onaylamadığı şeyleri kabul etmese bile hiç gitmedi, hep sindirdi. Bir şekilde yaşadı, yaşıyordu.
3 kuruş fazla para alsa saklamadı paylaştı, ortaya koydu.
Ben şuna inanırım hep insanlar değişmez. Değişim gelişimle başlar. Yani ben istediğim için olmaz, o beni elinde tutmak için değişmek istese gene olmaz.
Kendisi için isterse olur ancak. Kendisinde bir şey olmadığına inanan bir insan zaten değişemez de.
Ancak ben hayatından çıktıktan sonra, ne zaman ki hayatına başka biri girer o zaman şuan bana hiç hak vermese bile, bunları yapmaz diye düşünüyorum.
Bazı insanların değişmesi için kaybetmesi gerekir. Başka yolu yok.
Kaybettikten sonraki değişimi de ancak başkasına yarar zaten.
 
Son düzenleme:
Aynen öyle. Şuan ne asamadindasiniz boşanma mı, konunuzu okumuştum ama unuttum açıkçası. Ev işi e yardım etmeyen koca konusu çok fazla malum.
 
Aynen öyle. Şuan ne asamadindasiniz boşanma mı, konunuzu okumuştum ama unuttum açıkçası. Ev işi e yardım etmeyen koca konusu çok fazla malum.

Davamız açıldı ama asla durmuyor her şey normalmiş gibi davranıyor. Çalışmayan kadınlar bile evde eşinden destek isterken, çalışan kadınların destek görmemesi çok içler acısı, bir de çalışmamasına imkan yok bu kadının geçinmek için öyle de bir durum.
Bana hatalıyım affet diyor ama yanımda telefonda boşanmamız hakkında konuştuğunda ; bende ne olduğunu anlayamadım, bir şey olmadı, şiddet, kumar, aldatma yok diyor.
Sonra otur bu adamın değişmesini bekle.
 
Boşverin yaa on yılda değişmeyen şimdi mi değişecek. Zaten zihniyeti de boşanma davası varken bile aynı. Çalışmayan kadına da tabiki yardım edecek eşi. Çalışan kadına ise ev işini yarı yarıya yapacak yok öyle yardım falan. Ayrilmakla en iyisini yapıyorsunuz. Ev işi kadına yigilinca kadın sınırlı oluyor. Bu kez de sınırlı mutsuz karın olarak şikayet ediyorlar. Boşandıktan sonra kadınlar rahatlıyor valla gençleşiyor. Kendine vakit ayırıyor vs. Erkekler de ya perisan oluyor .
 
şimdi davayı açmışsınız. avukatınız otel kayıtlarına ve paranın gidebileceği her yere bakmalı. bu para olayı hiç normal değil.
 
`