• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Boşanmalı mıyım?

Bsragngr4

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
23 Kasım 2017
Mesajlar
25
Emoji Skoru
-3
Puanlar
86
Yaş
32
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
 
Son düzenleme:
Aşağıda metni düzelttim ve yalnızca senin anlattığını netleştirdim.


---

🌸 Merhaba herkese,

Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliyken de çok tartışırdık.
Üniversiteyi kazandığımda okumamı istemedi. Küstü, aylarca konuşmadı. Gönlünü alarak okumaya gittim. Amcamların yanında kaldım ve ona sürekli rapor veriyordum:
“İndim, bindim, geldim…”

📌 Sosyal hayatım neredeyse sıfırdı.
Arkadaşlarımla dışarı çıkmamı, gezmemi istemezdi.


---

🎓 Okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi vardı. Biri ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi 5 dakikalık mesafedeydi.

Ben ailesiyle aynı binada oturmak istemedim ama babasının rahatsızlığını gerekçe göstererek duygu sömürüsü yaptı. Babam da “Otursunlar, ne olacak sanki?” dedi. Sevdiğim için kabul ettim.

👩‍🦳 İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaat verdi:
“Gelinime ev alacağım, araba alacağım, telefon alacağım…”
Ama bir bindallı bile almadılar.


---

👗 2016’da bindallı kiralamaya gittik.
500 TL’ye “çok pahalı” dediler.
Sonunda yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim.

👨‍👧 Babam alışverişe giderken bile tembihlerdi:
“Bir şey aldırma, masrafa sokma.”

💍 Düğün gecesi tüm takılarımı aldılar.
Ne kadar takı takıldı, ne vardı bilmiyorum.
Babası bankada kendi adına kasa açtırdı, takıları oraya koydular.


---

✈️ Balayından geldikten sonra kayınvalidem:
“Bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile ben de geleceğim,” dedi.

👀 Bir gün bana:
“Misafirin mi vardı?” dedi.
“Yok,” dedim.
“Salonun ışığı yanıyordu.”
“Nereden gördün?” dedim.
“Karşı binanın camından yansımasını gördüm,” dedi.

O zaman 22 yaşındaydım, saftım, susup oturuyordum.


---

🕰️ Eşimin haftada sadece bir gün izni vardı.
Babası ehliyetsiz ve arabasız olduğu için her yere birlikte giderdik.
Bazen günde iki düğün gezdiğimizi bilirim.

🧵 Bir gün dayılarına gidecektik. Masada bir havlu vardı.
“İşlemesi çok güzelmiş,” dedim.
Annesi:
“Bunu senin annen yapmalıydı ama ben yaptım,” dedi.

Annem en baştan demişti:
“Bohça yapmayalım, sadece aile içinde kalsın.”
Ama annem bohça yapmadı diye bana laf sokuldu.


---

🛒 İlk market alışverişimizde yağ, salça alıyordum.
Eşim:
“Ne yapıyorsun?” dedi.
“Yemeklik alıyorum,” dedim.
“Niye alıyorsun? Biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz,” dedi.

😳 Şok oldum ama yine sustum.

O işten gelmeden önce aşağı iner, annesiyle birlikte onu beklerdim.
Yemekleri genelde annesi yapardı. Ben yardım ederdim.
Misafir gelince kendi evimizde oturamazdık, onlara giderdik.

📺 Evdeyken de bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu.
İlgi istediğimde:
“Sen sürekli sevilmek istiyorsun,” derdi.


---

🏡 Birkaç ay sonra takılarla arsa almak istedi.
Sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi. Kabul etmedim.
Kendi üstüne yaptı.

Takılardan bana hiçbir şey kalmadı.


---

👭 Arkadaşlarımla görüşmek isterdim.
“Dışarı çıkma, eve gelsinler,” derdi.
Haftada bir annemlere giderdim.
“Ne çok gidiyorsun,” derdi.
Yatılı kalmama asla izin vermezdi.


---

💼 Evlendikten 2 yıl sonra babam sayesinde işe girdim.
“Maaşına dokunma, biriksin. Sana harçlık veririm,” dedi.
Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyordu.

🚗 Arabasını sattı. Babamın arabasını aldık.
55.000 TL idi.
Kendi hesabımdan 35.000 TL verdim, yine kendi üstüne yaptı.


---

🏠 Evde sadece mutfak dolabı vardı.
Ben çalışmaya başladıktan sonra parke, pimapen, cam balkon yaptırdık.
Ama evde sorun bitmedi.
5 kere mutfak borusu patladı.
Taşınalım dedim, istemedi.


---

🌧️ Sosyal hayat yoktu.
Yemek, gezme, tatil…
5 yıl tatile gitmediğimiz oldu.


---

👶 4 yıl sonra çocuğumuz oldu.
Babası çocuğa kendi babasının adını koymak istedi. Kabul etmedim.
Ezanı eşimin okumasını istedim, babası okudu.

Çocuk olunca aramızdaki mesafe daha da arttı.

🍼 3 aylıkken işe döndüm.
Uykusuzluk, süt sağma, mobbing…

Yöneticilerin usulsüzlüklerini şikâyet ettim.
Eşim yanımda olmadı.
Şimdi dava var, yeni yönetim sözleşme yaptı, maaşımı iyileştirdi.


---

💔 Eşimden görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başladım.
Koşulsuz sevgi…
Beni kıskanmaya başladı.
O zaman ilgi göstermeye başladı.

Bir gün bana:
“Sen sürekli sevilmek istiyorsun,” dediği için,
Ben de ona aynı cümleyi kurdum.


---

🚬 Sigara içtiğimi biliyordu.
Bırak dedim, bırakamadım.
Bir gün söyledim, sinirlendi.
Duvar yumrukladı, eşyalar fırlattı.
“Çocuğu ne yapacağımızı konuşalım,” dedi.

Bir gün sakız yüzünden:
“Sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun,” dedi.

👩‍⚖️ Kendi soyadımı kullanmak istedim, laf etti.
Ablasının da kendi soyadını kullandığını gördüm.
Söyledim.
“Keşke benim soyadımı hiç almasaydın,” dedi.


---

💸 Çocuktan sonra kendi paramı harcamaya başladım.
Masraflar, okul, kreş…
Her sene kurban parasını benden alır.
Robot süpürge, kahve makinesi…
Hep “sen öde” dedi.

🎁 Ailesine hediye alırım.
Altınları babasının kasasına koyarız.
Ben artık kendi altın hesabımda biriktiriyorum.


---

🚗 Otomatik vites araba istedim.
Bahaneler bitmedi.
Hevesim kırıldı, vazgeçtim.


---

💔 “Seni seviyorum,” diyor ama hissettirmiyor.
3 kez biyopsi oldum.
Hiçbirinde yanımda olmadı.

Annesini hastanede saatlerce bekledi.
Benim yanımda olmadı.


---

📦 Geçenlerde sigara paketi buldu.
Küstü.
Ben yaklaşınca uzaklaştı.

“Boşanalım,” dedim.
Eşyaları topladım.
Sonra sarıldı, barıştık.


---

💰 Okul parasını isteyince:
“Senin paran yok mu?” dedi.
Altın meselesi yüzünden yine tartıştık.


---

😔 Sanki artık çok yorulmuşum gibi…
Gerçekten çok yoruldum.

❓ Siz olsanız ne yapardınız?
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Okumak için izin aldığınız, hayır dese ana, baba emeğini çöpe atmaya istekli olduğunuz bu hayatı bir leş için harcadığınız için size hiç üzülmedim. Dünyada tek erkek oymuş gibi verdiğiniz tavizler sonucu bunları yaşıyorsunuz,keşke o adamı sevmek yerine kendinizi sevseydiniz Gurur, kendine saygı, kendini sevmek güzeldir, var olduğu bedene huzur ve özgürlük getirir....
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Valla sizce ne yapmalısınız bence boşanmayın adam sevgiliyken de aynıymış kabul edip evlendikten sonra bir yavruyu babasız bırakamazsınız ha böyle baba mı olur olunmaz ama ne mutlu bize ki eşlerimizi kendimiz seçiyoruz ee gün sonunda da seçümlerimizin sonuçlarını yaşıyoruz siz kandırılmamışsınız kabul etmişsiniz….
 
Aşağıda metni düzelttim ve yalnızca senin anlattığını netleştirdim.


---

🌸 Merhaba herkese,

Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliyken de çok tartışırdık.
Üniversiteyi kazandığımda okumamı istemedi. Küstü, aylarca konuşmadı. Gönlünü alarak okumaya gittim. Amcamların yanında kaldım ve ona sürekli rapor veriyordum:
“İndim, bindim, geldim…”

📌 Sosyal hayatım neredeyse sıfırdı.
Arkadaşlarımla dışarı çıkmamı, gezmemi istemezdi.


---

🎓 Okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi vardı. Biri ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi 5 dakikalık mesafedeydi.

Ben ailesiyle aynı binada oturmak istemedim ama babasının rahatsızlığını gerekçe göstererek duygu sömürüsü yaptı. Babam da “Otursunlar, ne olacak sanki?” dedi. Sevdiğim için kabul ettim.

👩‍🦳 İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaat verdi:
“Gelinime ev alacağım, araba alacağım, telefon alacağım…”
Ama bir bindallı bile almadılar.


---

👗 2016’da bindallı kiralamaya gittik.
500 TL’ye “çok pahalı” dediler.
Sonunda yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim.

👨‍👧 Babam alışverişe giderken bile tembihlerdi:
“Bir şey aldırma, masrafa sokma.”

💍 Düğün gecesi tüm takılarımı aldılar.
Ne kadar takı takıldı, ne vardı bilmiyorum.
Babası bankada kendi adına kasa açtırdı, takıları oraya koydular.


---

✈️ Balayından geldikten sonra kayınvalidem:
“Bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile ben de geleceğim,” dedi.

👀 Bir gün bana:
“Misafirin mi vardı?” dedi.
“Yok,” dedim.
“Salonun ışığı yanıyordu.”
“Nereden gördün?” dedim.
“Karşı binanın camından yansımasını gördüm,” dedi.

O zaman 22 yaşındaydım, saftım, susup oturuyordum.


---

🕰️ Eşimin haftada sadece bir gün izni vardı.
Babası ehliyetsiz ve arabasız olduğu için her yere birlikte giderdik.
Bazen günde iki düğün gezdiğimizi bilirim.

🧵 Bir gün dayılarına gidecektik. Masada bir havlu vardı.
“İşlemesi çok güzelmiş,” dedim.
Annesi:
“Bunu senin annen yapmalıydı ama ben yaptım,” dedi.

Annem en baştan demişti:
“Bohça yapmayalım, sadece aile içinde kalsın.”
Ama annem bohça yapmadı diye bana laf sokuldu.


---

🛒 İlk market alışverişimizde yağ, salça alıyordum.
Eşim:
“Ne yapıyorsun?” dedi.
“Yemeklik alıyorum,” dedim.
“Niye alıyorsun? Biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz,” dedi.

😳 Şok oldum ama yine sustum.

O işten gelmeden önce aşağı iner, annesiyle birlikte onu beklerdim.
Yemekleri genelde annesi yapardı. Ben yardım ederdim.
Misafir gelince kendi evimizde oturamazdık, onlara giderdik.

📺 Evdeyken de bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu.
İlgi istediğimde:
“Sen sürekli sevilmek istiyorsun,” derdi.


---

🏡 Birkaç ay sonra takılarla arsa almak istedi.
Sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi. Kabul etmedim.
Kendi üstüne yaptı.

Takılardan bana hiçbir şey kalmadı.


---

👭 Arkadaşlarımla görüşmek isterdim.
“Dışarı çıkma, eve gelsinler,” derdi.
Haftada bir annemlere giderdim.
“Ne çok gidiyorsun,” derdi.
Yatılı kalmama asla izin vermezdi.


---

💼 Evlendikten 2 yıl sonra babam sayesinde işe girdim.
“Maaşına dokunma, biriksin. Sana harçlık veririm,” dedi.
Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyordu.

🚗 Arabasını sattı. Babamın arabasını aldık.
55.000 TL idi.
Kendi hesabımdan 35.000 TL verdim, yine kendi üstüne yaptı.


---

🏠 Evde sadece mutfak dolabı vardı.
Ben çalışmaya başladıktan sonra parke, pimapen, cam balkon yaptırdık.
Ama evde sorun bitmedi.
5 kere mutfak borusu patladı.
Taşınalım dedim, istemedi.


---

🌧️ Sosyal hayat yoktu.
Yemek, gezme, tatil…
5 yıl tatile gitmediğimiz oldu.


---

👶 4 yıl sonra çocuğumuz oldu.
Babası çocuğa kendi babasının adını koymak istedi. Kabul etmedim.
Ezanı eşimin okumasını istedim, babası okudu.

Çocuk olunca aramızdaki mesafe daha da arttı.

🍼 3 aylıkken işe döndüm.
Uykusuzluk, süt sağma, mobbing…

Yöneticilerin usulsüzlüklerini şikâyet ettim.
Eşim yanımda olmadı.
Şimdi dava var, yeni yönetim sözleşme yaptı, maaşımı iyileştirdi.


---

💔 Eşimden görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başladım.
Koşulsuz sevgi…
Beni kıskanmaya başladı.
O zaman ilgi göstermeye başladı.

Bir gün bana:
“Sen sürekli sevilmek istiyorsun,” dediği için,
Ben de ona aynı cümleyi kurdum.


---

🚬 Sigara içtiğimi biliyordu.
Bırak dedim, bırakamadım.
Bir gün söyledim, sinirlendi.
Duvar yumrukladı, eşyalar fırlattı.
“Çocuğu ne yapacağımızı konuşalım,” dedi.

Bir gün sakız yüzünden:
“Sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun,” dedi.

👩‍⚖️ Kendi soyadımı kullanmak istedim, laf etti.
Ablasının da kendi soyadını kullandığını gördüm.
Söyledim.
“Keşke benim soyadımı hiç almasaydın,” dedi.


---

💸 Çocuktan sonra kendi paramı harcamaya başladım.
Masraflar, okul, kreş…
Her sene kurban parasını benden alır.
Robot süpürge, kahve makinesi…
Hep “sen öde” dedi.

🎁 Ailesine hediye alırım.
Altınları babasının kasasına koyarız.
Ben artık kendi altın hesabımda biriktiriyorum.


---

🚗 Otomatik vites araba istedim.
Bahaneler bitmedi.
Hevesim kırıldı, vazgeçtim.


---

💔 “Seni seviyorum,” diyor ama hissettirmiyor.
3 kez biyopsi oldum.
Hiçbirinde yanımda olmadı.

Annesini hastanede saatlerce bekledi.
Benim yanımda olmadı.


---

📦 Geçenlerde sigara paketi buldu.
Küstü.
Ben yaklaşınca uzaklaştı.

“Boşanalım,” dedim.
Eşyaları topladım.
Sonra sarıldı, barıştık.


---

💰 Okul parasını isteyince:
“Senin paran yok mu?” dedi.
Altın meselesi yüzünden yine tartıştık.


---

😔 Sanki artık çok yorulmuşum gibi…
Gerçekten çok yoruldum.

❓ Siz olsanız ne yapardınız?
Bunu niye yapıyorsunuz her konuda?
Cevaplarınız da yapay zeka zaten.
Herkes robot gibi konu açıp, cevap vermek zorunda değil.
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Zaten varı yoğu bunlara kaptırmışsınız elinizdekilere sahip çıkın en azından.

Bu adamdan da sevgi ve merhamet dilenmenin bir manası yok artık.

Keşke soyadımı hiç almasaydın dediği dakka boşardım ben.
 
Siz olsanız ne yapardınız?
Böyle biriyle baştan evlenmezdim, daha sevgiliyken okumak için bile onun rızasını almışsınız, arkadaşlarınıza sosyal hayatınıza karışmış, o yasak bu yasak. Siz bunları niye kabul ettiniz?
 
Aileme karşı çok efendi, saygılı. Babamda bu yüzden çok seviyor, içkisi yok kumarı yok daha ne istiyorsun diyor
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
İlişkinim başından k.çı görünüyormuş zaten. Neden evlendiniz ki?
 
Bunu niye yapıyorsunuz her konuda?
Cevaplarınız da yapay zeka zaten.
Herkes robot gibi konu açıp, cevap vermek zorunda değil.

Konu sahibi bu kadar yazmış emeği boşa gitsin istemedim.

Cevaplarıysa yapay zekayla verdiğim iddiası doğru değil

Binde bir olmuştur hatta bir kere linç yemiştim lince verdiğim cevaplara bile yapay zeka denmişti oysa ki çok makale okuduğum günlerde terim ağırlıklı günlük hayattada konuşurum.

Ayrıca hayat gözlemleme ve hata yapma konusunda ciddi mesai harcıyorum. Yapay zeka sanacak kadar yorumlarım iyiyse gururum okşanır
 
Aileme karşı çok efendi, saygılı. Babamda bu yüzden çok seviyor, içkisi yok kumarı yok daha ne istiyorsun diyor
Bunlar babanız için yeterli olabilir ama sizin için yeterli değil, içki içmemek kumar oynamamak iyi koca olmak anlamına gelmiyor, sizi maddi manevi sömüren hayatınızı yasaklarla kısıtlayan biriyle evlisiniz.
 
Aileme karşı çok efendi, saygılı. Babamda bu yüzden çok seviyor, içkisi yok kumarı yok daha ne istiyorsun diyor

Babanızdan farklı bir bireysiniz bu evliliği yaşayan sizsiniz babanız değil, siz ne istiyorsunuz bu önemli.
Ayrıca babanız eşinizin sizi maddi manevi sömürdüğünü bildiğini düşünmüyorum. Babanız eşinizi hala sevdiğine göre ona eşinizin hareketlerinden söz etmemişsiniz böyle konuşması normal.
 
Babanız nasıl bir baba ki içkisi kumarı yok diye damadından yana oluyor
Aynı baba, kızının okumasını istemeyen damada sen kim köpek diyemiyor

Çok sakin ve sabırlı birine benziyorsunuz.
Her kararınızın üstesinden gelirsiniz inanın
 
Back
X