- Katılım
- 10 Haziran 2023
- Mesajlar
- 900
- Emoji Skoru
- 1.864
- Puanlar
- 63
- Yaş
- 36
Hangi ülkedesiniz?Bi sakin olun hanfendi ne cevaplamaması daha postu yeni açtım. Belki sizin boş vaktiniz çok ama benim nefes almaya vaktim bile yok kucağımda sürekli kızım var bu sırada mı cevapları yazayım istersiniz? Destek istedim bu sayfayı bile yeni buldum karşılık mı bekliyorsunuz bazen insanların herşeye gücü ve vakti olmayabiliyor. Buarada kendime bu yakıştırmayı yapmadım. İnsanların o şekilde görmesinden bıktım sadece ! Sanki amerikada yaşıyor gibi kültürümüzden bi haber gibi konuşmayın. (Kendim yurtdışında oturuyorum buradaki türklerin vaziyeti görüşü bile değişmiyor!)
Nasıl okuyorsunuz çözemiyorum öperek uyandırma kısmını? Ekstra açıklama yapayım size: Kocama tabi ki sormayacağım ama bekar bir erkek sabah ilgiyi ilk kendi isteyecek tecrübe etmişlere sordum bu durumlar evlilikleri etkiliyor mu diye. Önden kendimi bilgilendireyim ki ona göre yol alayım belki de bekar biriyle olmayı düşünmeyeyim değilmi? Bunlar hayatın gerçekleri tekrar laylaylom bi ilişkiye atlamadan önden eksileri artıları tecrübeleri konuşmaya “özgürce” izin verilse keşke.
Hayat asıl 40 tan sonra başlıyor farkında değillerkırklıklar bugün de gömüldük çok şükür
Ben bir anne olarak yazımınızı yadırgadım. Ben hiç bir erkek için çocuğumu öpersem kıskanır mı diye düşünmem. Kıskanacaksa da cehennemin dibine gider.40a yakınsınız o halde. Ayrıca ne güveninden bahsediyorsunuz ego probleminiz mi var? En güclü sizsiniz dedimya merak etmeyin ben bu kafalara girmiyorum. Benim gibi olmamıssınız ama bu hayatta maddi güç ile herşeyin cözülemeyeceğini de anlayamamışsınız! Siz gibiler yüzünden daha çok anne kendini kötü hisseder. Bu hayatta annelik çok güzel bişey evet ama yorucu olduğunu söylemek bile suç değil mi sizin için? Hiç insan olmayalım çünkü, hep mükemmel anne olalım. Zorluğunu söyleyince hemen “aaaa çocuğuna yük diyor” olsun. Asıl sizin kafalar olmasın. Büyük konuşuyorsunuz. Çocuğunuz varmı yok mu bilmiyorum ama annelik empatisi duygunuz olmadığı aşikar. Dilerim ki birgün daha kendiniz lohusayken ve ayrılık acısını henüz yaşayamamışken 3 aylık ufacık kolik bebeği saatlerce sabahlara kadar yapayalnız susturmaya çalışmazsınız. Hayatta bazen yaşamam dediğimiz şeyleri yaşıyoruz bunun bedelini ağır travmalarla ödüyoruz. Bu sayfayı yeni keşfettim biraz destek istedim ve motive edici sözler bekleyebilir insan hiçbirimiz ilah değiliz! Ve bazen düşedebilirim evet bunu söylemektende gocunmam siz gibi özgüvenim aman düşecek diye dertlerim yok ! Iyi günler
İlişkiyi size verilen şans olarak gördüğünüz sürece... Olmaz.Sizce bekâr bir erkek, boşanmış ve çocuk sahibi bir kadına gerçekten şans verebilir mi?
Daha önce bu öpme meselesini cevapladım. Yük olarak damgalayanda sizsiniz ben değil. Bir anne çocuğunu yük görmez pişmanlığım çocuğuma iyi bir “baba” ve “yuva” sunamamakla ilgili. Kendimi suçlamamla ilgili bir problem yani. Çocuğuma da asla kötü hissettirecek bir anne değilim. Sanırım anlamak istemeyen anlamıyor. Zaten bütün yorumlarımı “begenmeme” nizden belli bildirim gelip duruyor. Neyse yorumunuza teşekkür ederim iyi günler dilerim size.Ben bir anne olarak yazımınızı yadırgadım. Ben hiç bir erkek için çocuğumu öpersem kıskanır mı diye düşünmem. Kıskanacaksa da cehennemin dibine gider.
İlla bekar erkekle evlenmek mi gerekiyor? Yada illa evlenmek mi lazım? Sevgiliniz olur adam güven verirse çocukla iyi anlaşırlarsa evlenirsiniz. Olmazsa da hayat devam ediyor.
Çocuğa ayak bağı gibi baktığınız her cümlenizden belli.
Anneniz siz 3 yaşındayken evlenmesine engel bir yük olarak baksa ne hissederdiniz
80 yaşındaki Ajda pekkan hala aktif sahneye çıkıyor konser veriyor . İdolümdürHayat asıl 40 tan sonra başlıyor farkında değillerhem hatalarımdan ders çıkarmış akıllı bir kadınım hem kendimi ve bedenimi tanıyorum ne istediğimi biliyorum zirvedeyim yani... konu sahibi demiş ya kırktan sonra Aşk yaşasam ne olur ki... Neler olmaz ki
Haklısınız. Bu küçüklükten gelen bişey sanırım. Annemde öyledir herşeyde kendini eksik hisseder. Bir yemek bile yapsa azıcık bişeyi baharatı eksik olsa hep dünya kadar açıklama yapar. Biz de hep başkalarının mutluluğunun önce geldiğini gördük. Kıyaslandık hep. Ve bunun şuan bedelini ödüyorum birinle konuşurken bile acaba ne düşünür diye konuşuyorum. Bu durumu düzeltmek için terapiye gidiyorum kızıma yansımasını istememİlişkiyi size verilen şans olarak gördüğünüz sürece... Olmaz.
Adam bu düşüncenizin kokusunu alır ve öyle davranır.
Çok gençsiniz uzun bir hayat var önünüzde. Yine seversiniz aşık olursunuz evlenirsiniz yine çocuğunuz olur...Şansı insanlara siz vereceksiniz... Size ve kızınıza yaklaşabilmek büyük bir şans çünkü. Olayı böyle görün.Haklısınız. Bu küçüklükten gelen bişey sanırım. Annemde öyledir herşeyde kendini eksik hisseder. Bir yemek bile yapsa azıcık bişeyi baharatı eksik olsa hep dünya kadar açıklama yapar. Biz de hep başkalarının mutluluğunun önce geldiğini gördük. Kıyaslandık hep. Ve bunun şuan bedelini ödüyorum birinle konuşurken bile acaba ne düşünür diye konuşuyorum. Bu durumu düzeltmek için terapiye gidiyorum kızıma yansımasını istemem
valla benim enerjimde bir değişiklik olmadı kişiden kişiye değişebilir 25 yaşında içi geçmiş insan da çok..Hic katilmiyorum ya. 33 yasimdayim evet 30lar öldüm bittim yaşlari değil ama 20yasinin enerjisiyle 30-40 bir degil bana göre sadece cinsellik icin konusmuyorum her anlamda öyle.
30un en iyi yaş olduğunu soyleyen 18-25 arasini yaşamamiştir diye dusunuyorum.
Yaşadıklarınıza üzüldüm zor . Kimse boşanmak için evlenmez ancak bakış açınız değişmezse ikinci ve hatta üçüncü hatayı yapacak gibi duruyorsunuz bence . Çok da erken sayılmayan bir yaşta evlenmişsiniz aslında beklentileriniz nelerdi bilemiyorum. Çocuğunuz daha küçük enerjiniz zaten anca ona yetiyordur inanın belki de sizin için en hayırlısı budur kendinizi çok zorlamayın derim ben yaşım geçiyor hayatım bitti gitti diye fikirleri kafanızdan atmaya bakın . Çalışıyor musunuz bilmiyorum ama işinize çocuğunuza hayatınıza odaklanın gerekirse psikolojik destek alın . Bu süreçte başkalarına bakıp sanki en kötü hayat sizinkiymiş gibi hissetmeniz çok normal zaten mutsuz insanlar etrafına dikkatli bakıp kim nerde ne yapıyor diye inceler mutlu insanların böyle bir kaygısı olmaz pek . Hayat çok uzun bir yol. Karşımıza çıkan herşeyin üstesinden gelemeyebiliriz kimisi aileden yana şanssızdır kimisi evlattan kimsi işten güçten herşey insanlar için. Toplumun bir baskısı var bekar anneler üzerine özellikle bu yaşlarda size böyle hissettirilmesi sizin değil toplumun yanlışı.Merhaba, Lütfen yargılamadan yorum yaparsanız çok sevinirim. 27 yaşındayım ve 3 yaşında bir evladım var. Eski eşimden yaklaşık 2 yıldır ayrıyım. Bu süreç boyunca başka biriyle konuşmaya bile cesaret edemedim; kimseye güvenemedim. Ayrıca eski eşim ilk sevgilimdi ve uzak mesafe ilişkisiydi başka kimseyle bişey yaşamadım. Çok küçük yaşlarda tanışmış ve ilişkiye başlamıştık. O dönemki tecrübesizliğimle bazı şeyleri görememişim aldandım. Bugünkü aklım olsa o ilişkiye hiç başlamazdım. Ama o zamanlar çok gençtim ve bazı şeyleri anlayamadım. Evlendikten sonra aldatma, psikolojik şiddet ve daha birçok sorunla karşılaştım. Berbattı. Ve Çocuğum planlı değildi; korunurken hiç beklemediğim bir anda hamile kaldım. Tabi ki evladımı çok seviyorum ve onun varlığı için her gün şükrediyorum. Ancak annelik sürecini büyük ölçüde yalnız geçirdim. Çok zor dönemlerden geçtim ve çoğu zaman kendimi yapayalnız hissettim. Lohusayken aldatıldım hergün ağlardım. Bu süre de hep kendimi suçladım çocuğuma onun gibi baba verdiğim icin…Bir de gençliğimin en güzel yıllarını düşünüyorum. Ne kadar özlüyorum bilseniz hiç kıymetini bilememişim. Toksik bir uzak mesafe ilişkisi içinde geçmiş yıllar… Sevmenin ve sevilmenin ne olduğunu yakın ilişkiyle tam anlamıyla yaşayamadan zaman geçti. Şimdi 30 yaşıma yaklaşırken bunu dibine kadar hissediyorum. Yaşıtlarımın hayatlarını gezmesini tozmasını gördükçe, benim yaşadığım zorluklar ve yalnızlık duygusu bazen canımı çok yakıyor ve sıkıyor. Sevmek sevilmek istiyorum fakat bekar ve çocuksuzken ki gibi olmaz ki?Internette çok fazla yorum okuyorum. “İkinci evlilik pişmanlıktır”, “Bekâr erkek çocuklu bir kadınla evlenmek istemez” yada “Başkasının çocuğuna kimse bakamaz” gibi sık sık karşılaşıyorum. Diğer taraftan, çevremde gördüğüm bazı boşanmış erkeklerin de çeşitli sorunları oluyor. Elbette herkes için genelleme yapmak doğru olmaz ama bunlar ister istemez aklımı kurcalıyor.
Bir haftadır sürekli düşündüğüm bir durumda var. Evlenmeden önce benimle tanışmak isteyen, ciddi düşünen bir adam vardı. İyi bir ailede yetişmiş, düzgün biri olarak tanınıyordu. Fakat ben ona bir şans vermedim ve o dönem sevgilim olan kişiyle evlendim. Salak kafam. Ona şans vermemiş olmaktan dolayı bir haftadır pişmanlıktan gebereceğim. Daha önce aklıma bile gelmeyen bu konu son günlerde beni geceleri uyutmayacak kadar etkiliyor. Ve “Keşke onu tanısaydım, belki daha huzurlu bir hayatım olurdu. Belki çocuğumun da güzel bir yuvası ve iyi bir babası olurdu.” diye düşünüp duruyorum. O kişi hâlâ evli değil ve bekâr. Bu yüzden bazen aklıma “Acaba hâlâ bir şansımız olabilir mi?” sorusu geliyor. Tabii ki gidip bir adım atamam. Ayrıca o da artık istemez muhtemelen; sonuçta o zamanlar bekâr ve çocuksuzdum, hayat şartları çok farklıydı. Sizce bekâr bir erkek, boşanmış ve çocuk sahibi bir kadına gerçekten şans verebilir mi? Tabi ailesi bildiğim kadarıyla ailesi bu tür durumlara çok sıcak bakmaz. Belki de uzun zamandır sevgi ve ilgi görmediğim için bu kişiyi zihnimde olduğundan daha fazla büyütüyorumdur. Bilmiyorum. Tek bildiğim kafayı yiyeceğim bi yandan bunları düşündüğüm için günlük bakım verdiğim ufak kızımdan dolayı vicdan azabı da çekiyorum. Genel anlamda bekar olmasada evlenmiş boşanmış erkekle olup mutlu olan varmı? Hayatımı gençliğimi kaçırdım mıYani yanlış anlaşılmasın ama 40 yaşından sonra aşk yaşasam ne olur ki gençlikteki gibi heyecan mı olur, herşeyi kaçırdığımı hissediyorum. Önceden çok özgüvenli, bakımlı ve güzel hissediyordum ve beni isteyen çoktu. Ama şuanda resmen kimsenin kolay kolay istemeyeceği pozisyona düştüm. Sanki “ikinci el” gibi. Şuan bile ağlayarak yazıyorum kendimi düşürdüğüm durum yüzünden… Resmen gençlik yılımda “1” buluşma flört gibi hisleri yaşayamadan geçti. Sanırım artık çok yoruldum annelik, aldatılma, boşanma vs bana cok fazla geldi bide önümdeki belirsizlik..
Bu konuda dışarıdan bir bakış açısına ihtiyacım var. Siz ne düşünüyorsunuz…
30 yaşında işsiz umutsuz , ilişki durumu berbat ailesi toksik genç kadın olmaktansa sizin gibi olmayı ben de tercih ederdim . Yaşayacak maddi manevi imkanlar yoksa o gençlik zaten yaşanamıyor ki.valla benim enerjimde bir değişiklik olmadı kişiden kişiye değişebilir 25 yaşında içi geçmiş insan da çok..üniversite yıllarım harikaydı nerde akşam orda sabah..25 yaşımda evlendim 6 yıllık flört sonrası yine harikaydı 30uma kadar..30 yaşımda anne oldum çocuğumla birlikte bambaşka enerji geldi aynı tempoda geziyorum herhaftasonu deniz plaj bar konser meyhane hiç bişeyden geri kalmıyorum..şu an 38 yaşındayım ben bişey hissetmedim farklı olarak..çalışıyorum her öğlen yürüyüşümü yapar günde 15 bin adım atarım takviyemi sporumu aksatmam öyle yani kişiye bağlı bişey
Siz gerçekten bankacı mısınız çok şaşırdım inanın yazıyı okurken kafamda çalışmayan hatta üniversite okumamış birisi canlandıÜzgünüm varsayımlarınızın hepsi yanlış. Bankacıyım işim gücüm var, yurtdışında oturuyorum maddi durumum iyi kızımla büyük bir dairede oturuyorum. Yani istediğim herşeyi alabiliyorum ayrıca güzel ve bakımlıyım da. Kimseye de muhtaç değilim. Kendimi ikinci el görmüyorum. Sadece etraftaki bu “algıdan” bıktım. Hayatta hiç mi yalnız hissettiğiniz sevip sevilmek istediğiniz dönemler olmadı? Evet en güçlü sizsiniz. Kendiniz diyorsunuz değer verin her halinize diye, sonra da “40 yasinda bekar, cocuksuz senden bin kat daha iyi durumda” diye küçümser gibi kıyaslıyorsunuz sanırım 40+ sınız ve o yazdığımı biraz üzerine alındınız. Fakat ben kötü niyetle kastetmedim. Sadece gençlikte yaşanan heyecan bi başka olur diye düşündüm.
valla benim enerjimde bir değişiklik olmadı kişiden kişiye değişebilir 25 yaşında içi geçmiş insan da çok..üniversite yıllarım harikaydı nerde akşam orda sabah..25 yaşımda evlendim 6 yıllık flört sonrası yine harikaydı 30uma kadar..30 yaşımda anne oldum çocuğumla birlikte bambaşka enerji geldi aynı tempoda geziyorum herhaftasonu deniz plaj bar konser meyhane hiç bişeyden geri kalmıyorum..şu an 38 yaşındayım ben bişey hissetmedim farklı olarak..çalışıyorum her öğlen yürüyüşümü yapar günde 15 bin adım atarım takviyemi sporumu aksatmam öyle yani kişiye bağlı bişey
Kızım ister mi, kabul eder mi, erkek- baba figürüyle büyümedi, beni paylaşır mı, adamdan tedirgin olup huy değiştirir mi... Asıl sormanız gerekenler bunlar ama siz hep erkek tarafından bakıyorsunuz. Adamlar istediği kadar sevsin, çocukla anlaşamazsa beraberlik, evlilik ihtimali 0. Bana ne gözle bakılıyor, şunu yapsam bunu söylesem elalem ne der yazıyorsunuz. Kariyeri geliri iyi olan, maddi olarak yere sağlam basan bir kadın olarak hala yurt dışındaki Türk toplumu diyorsunuz. Taşının, yabancıların olduğu bölgelerde yaşayın? Biraz fazla kira ödersiniz ama dedikodudan bakışlardan uzak huzurlu yaşatsınız. Yabancı erkekler boşanmış kadına 2.el gözüyle bakmaz. Saydığınız baskılar sorunlar çıkarsa bizim tayfadan çıkar.Haklısınız. Desteğiniz için çok çok teşekkür ediyorum. Aslında genel anlamda pozitif bi insanım bu yazdıklarımın aksine hep olumlu düşünüyorum ama yazdığım gibi 1 haftadır nedense bunlar kafamda dönüp durdu.. bi boşluk hissettim sanırım. Ama dediğiniz gibi kendime gelmeliyim
yok işte bunlar bende yok kalabalık gürültüden rahatsız olmuyorum oynayıp meyhanede göbek atıp gece yarısı dönüp çocuğumun kursu için sabah kalkıyorum sorun yok..hatta 2. çocuk düşünebilirim sadece 38 yaşında sağlıklı hamilelik nasıl olur bilemiyorumEskisi gibi olmamak domuşup butun gun evde yatmak degil ki sporumu ben de yapiyorum, ben de geziyorum hatta eskisinden daha sık ulke degistirerek geziyorum. Olay o degil benim icin ya.
Benim kafam ses cekmemeye başladi mesela cocuk sesine bile tahammulum yok eskiden de yoktu da simdi hic yok.eskiden bir ton gezip sigara dumani dolu gurultulu muzikli alkol ortamindan gecenin 3-4üne kadar sarhos olup o saatte uyuyup sabah 9da zipkin gibi derse giriyordum. Şuan yapamam gercekten, başim agriyor uykusuz kalinca uykumu almam lazim yapmakta istemem.
Cocuk yapsam bambaska bir enerji gelmez muhtemelen hayatim kayar
Şu konuya yapılacak en kapsamlı yorum sanırım bu olmalı ciddiyim insanı kendine getirirKızım ister mi, kabul eder mi, erkek- baba figürüyle büyümedi, beni paylaşır mı, adamdan tedirgin olup huy değiştirir mi... Asıl sormanız gerekenler bunlar ama siz hep erkek tarafından bakıyorsunuz. Adamlar istediği kadar sevsin, çocukla anlaşamazsa beraberlik, evlilik ihtimali 0. Bana ne gözle bakılıyor, şunu yapsam bunu söylesem elalem ne der yazıyorsunuz. Kariyeri geliri iyi olan, maddi olarak yere sağlam basan bir kadın olarak hala yurt dışındaki Türk toplumu diyorsunuz. Taşının, yabancıların olduğu bölgelerde yaşayın? Biraz fazla kira ödersiniz ama dedikodudan bakışlardan uzak huzurlu yaşatsınız. Yabancı erkekler boşanmış kadına 2.el gözüyle bakmaz. Saydığınız baskılar sorunlar çıkarsa bizim tayfadan çıkar.
Hepimiz kolik bebekle uğraştık, susturduk susturamadık, yıprandık. Bütün annelerin bildiği yaşadığı bir şeyi siz yeni mi keşfettiniz? Evliliğin ilk zamanları beni aldatan kocamdan çocuk sahibi olsaydım şikayet edemezdim, kendin ettin kendin buldun derdim. Sadece ben değil çocuğum da çekecek bu hayatın zorluklarını derdim. Çocuk sahibi olmak hata değil ama bir gün gideceğini bildiğiniz aldatan psikolojik şiddet gösteren bir adamdan çocuk sahibi olmak hata. Siz istiyorsunuz ki hiç hatalarımla yüzleşmeyeyim, hepsi kapansın bitsin yeni sayfa açayım. Evet yeni sayfayı açın, hakkınız var, bekarsınız gençsiniz sevin sevilin ama uzun bir süre çocuğunuzun çıkarlarına göre yaşayacaksınız. Öz babalar kızıp bağırdı mı anneler çileden çıkıyor, elin adamı kızınıza ileri geri davranırsa nasıl dayanacaksınız? Sadece sizi sevmesiyle ya da sizin onu sevmenizle bitiyor mu iş?
Siz kendinize ikinci el derseniz hayatınıza sizin gibi düşünen insanları çekersiniz. Benim patronum bekar iken çocuklu bir kadınla evlenmiş. Eşini de eşinin çocuğunu da el üstünde tutuyor. Etrafımda daha önce evliyken ve çocuğu varken bekar adamlarla evlenen bir sürü kadın var.Merhaba, Lütfen yargılamadan yorum yaparsanız çok sevinirim. 27 yaşındayım ve 3 yaşında bir evladım var. Eski eşimden yaklaşık 2 yıldır ayrıyım. Bu süreç boyunca başka biriyle konuşmaya bile cesaret edemedim; kimseye güvenemedim. Ayrıca eski eşim ilk sevgilimdi ve uzak mesafe ilişkisiydi başka kimseyle bişey yaşamadım. Çok küçük yaşlarda tanışmış ve ilişkiye başlamıştık. O dönemki tecrübesizliğimle bazı şeyleri görememişim aldandım. Bugünkü aklım olsa o ilişkiye hiç başlamazdım. Ama o zamanlar çok gençtim ve bazı şeyleri anlayamadım. Evlendikten sonra aldatma, psikolojik şiddet ve daha birçok sorunla karşılaştım. Berbattı. Ve Çocuğum planlı değildi; korunurken hiç beklemediğim bir anda hamile kaldım. Tabi ki evladımı çok seviyorum ve onun varlığı için her gün şükrediyorum. Ancak annelik sürecini büyük ölçüde yalnız geçirdim. Çok zor dönemlerden geçtim ve çoğu zaman kendimi yapayalnız hissettim. Lohusayken aldatıldım hergün ağlardım. Bu süre de hep kendimi suçladım çocuğuma onun gibi baba verdiğim icin…Bir de gençliğimin en güzel yıllarını düşünüyorum. Ne kadar özlüyorum bilseniz hiç kıymetini bilememişim. Toksik bir uzak mesafe ilişkisi içinde geçmiş yıllar… Sevmenin ve sevilmenin ne olduğunu yakın ilişkiyle tam anlamıyla yaşayamadan zaman geçti. Şimdi 30 yaşıma yaklaşırken bunu dibine kadar hissediyorum. Yaşıtlarımın hayatlarını gezmesini tozmasını gördükçe, benim yaşadığım zorluklar ve yalnızlık duygusu bazen canımı çok yakıyor ve sıkıyor. Sevmek sevilmek istiyorum fakat bekar ve çocuksuzken ki gibi olmaz ki?Internette çok fazla yorum okuyorum. “İkinci evlilik pişmanlıktır”, “Bekâr erkek çocuklu bir kadınla evlenmek istemez” yada “Başkasının çocuğuna kimse bakamaz” gibi sık sık karşılaşıyorum. Diğer taraftan, çevremde gördüğüm bazı boşanmış erkeklerin de çeşitli sorunları oluyor. Elbette herkes için genelleme yapmak doğru olmaz ama bunlar ister istemez aklımı kurcalıyor.
Bir haftadır sürekli düşündüğüm bir durumda var. Evlenmeden önce benimle tanışmak isteyen, ciddi düşünen bir adam vardı. İyi bir ailede yetişmiş, düzgün biri olarak tanınıyordu. Fakat ben ona bir şans vermedim ve o dönem sevgilim olan kişiyle evlendim. Salak kafam. Ona şans vermemiş olmaktan dolayı bir haftadır pişmanlıktan gebereceğim. Daha önce aklıma bile gelmeyen bu konu son günlerde beni geceleri uyutmayacak kadar etkiliyor. Ve “Keşke onu tanısaydım, belki daha huzurlu bir hayatım olurdu. Belki çocuğumun da güzel bir yuvası ve iyi bir babası olurdu.” diye düşünüp duruyorum. O kişi hâlâ evli değil ve bekâr. Bu yüzden bazen aklıma “Acaba hâlâ bir şansımız olabilir mi?” sorusu geliyor. Tabii ki gidip bir adım atamam. Ayrıca o da artık istemez muhtemelen; sonuçta o zamanlar bekâr ve çocuksuzdum, hayat şartları çok farklıydı. Sizce bekâr bir erkek, boşanmış ve çocuk sahibi bir kadına gerçekten şans verebilir mi? Tabi ailesi bildiğim kadarıyla ailesi bu tür durumlara çok sıcak bakmaz. Belki de uzun zamandır sevgi ve ilgi görmediğim için bu kişiyi zihnimde olduğundan daha fazla büyütüyorumdur. Bilmiyorum. Tek bildiğim kafayı yiyeceğim bi yandan bunları düşündüğüm için günlük bakım verdiğim ufak kızımdan dolayı vicdan azabı da çekiyorum. Genel anlamda bekar olmasada evlenmiş boşanmış erkekle olup mutlu olan varmı? Hayatımı gençliğimi kaçırdım mıYani yanlış anlaşılmasın ama 40 yaşından sonra aşk yaşasam ne olur ki gençlikteki gibi heyecan mı olur, herşeyi kaçırdığımı hissediyorum. Önceden çok özgüvenli, bakımlı ve güzel hissediyordum ve beni isteyen çoktu. Ama şuanda resmen kimsenin kolay kolay istemeyeceği pozisyona düştüm. Sanki “ikinci el” gibi. Şuan bile ağlayarak yazıyorum kendimi düşürdüğüm durum yüzünden… Resmen gençlik yılımda “1” buluşma flört gibi hisleri yaşayamadan geçti. Sanırım artık çok yoruldum annelik, aldatılma, boşanma vs bana cok fazla geldi bide önümdeki belirsizlik..
Bu konuda dışarıdan bir bakış açısına ihtiyacım var. Siz ne düşünüyorsunuz…
Niye şaşırdınız ki, inanın eskiden, evlilikten önce daha doğrusu, bende özgüvenim yüksek gezmeyi falan çok seven ve karşımdaki değil ben seçerim düşüncesindeydim. Hayat beni bu hale getirdi. Eski eşim narsistti günden güne neleri kötü yaptığıma, kötü eş olduğuma ve küçümseyici tavırlarıyla değersiz olduğuma beni resmen inandırdı. Hatta inanır mısınız bi süre sonra ben buna inanıyordum :) haklı sanıyordum ve ondan başkası bana bakmaz falan diyordum. Hani ışığımı söndürdü derlerya, bunu tam anlamıyla yaşadım. Şimdi ise bide bunları yaşayınca, tam anlamıyla kendimi değersiz hissettiğim bi zamandayım işte. Yani bankacılar yada başka meslektekilerde böyle düşüşler yaşayabiliyor :) biraz da bu dönemde stresten kilo aldım. Sanırım biraz kilo verip daha cok dışarıya çıkmam gerekiyor. Yaşam enerjimi geri nasıl kazanacağım bilmiyorumSiz gerçekten bankacı mısınız çok şaşırdım inanın yazıyı okurken kafamda çalışmayan hatta üniversite okumamış birisi canlandı