• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Erkek arkadaşım için yardıma ihtiyacım var...

perfectblue

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
29 Nisan 2026
Mesajlar
2
Emoji Skoru
0
Puanlar
1
Yaş
26
Merhaba.

Sanırım biraz uzun bir yazı olacak ya da bilmiyorum her neyse.

Bir sorunum var. Daha doğrusu erkek arkadaşımın bir sorunu var.

Yardım, tavsiye alabileceğim birileri lazım. Aklıma burası geldi.

Öncelikle 26 yaşındayım. Erkek arkadaşım da 25. 8 senelik bir ilişkimiz var ama dümdüz ilerleyen normal bir ilişki olmadı hiçbir zaman. Hep ayrılmalı barışmalı tuhaf, toksik bir ilişkiydi. 2 sene hiç konuşmadığımız da oldu. Neyse. Şu an tekrar birlikteyiz. Ama konu bu değil.

Konu erkek arkadaşım ve psikolojik sıkıntısı. Onu kısaca tarif etmem gerekirse içe dönük, derin, sürekli düşünen, takıntılı, kuşkucu, kuruntulu, mükemmeliyetçi, eleştirel, depresif bir kişilik. Genelde odasından hiç çıkmayan ve müzikle ilgilenen biri. Onu tanıdığımdan beri bu şekilde. Psikolojik olarak iyi değil. Çok fazla kaygı, korku yaşıyor. Mesela ölüm kaygısını çok sık yaşıyor. Her an ölecekmiş, kötü bir şey olacakmış gibi hissediyor. Bu yüzden panik ataklar geçiriyor. Uyuyamıyor. Dolayısıyla sürekli alkol alıyor. Evet maalesef alkol bağımlılığı var. Neredeyse her gün içiyor. İçmemesini söylesem de boşa. Ama onun da aslında içmek istemediğini, sadece kafasındaki düşünceleri bastırmak istediğini biliyorum. Elinden bir şey gelmiyor. Zihniyle sürekli bir savaş içinde. Travmaları da var. Aynı zamanda hayatın anlamsızlığından şikayetçi. Her şey boş geliyor. Varoluş sancıları var. Çoğu zaman gerçeklik algısını yitiriyor, depersonalizasyon deniyor buna. Dünya ona gerçek hissettirmiyor. Bir türlü iç huzuru yakalayamıyor. Hep huzursuz ve agresif. Sadece iyi hissetmek istediğini söylüyor ama bunu başaramıyor. Ben de bir noktaya kadar iyi gelebiliyorum ama ben de artık bir şey yapamıyorum.

Çok uzun bir süre tedavi görmeyi reddetti. Çünkü bu durum her ne kadar ona kötü hissettirse de bunun gerçek hissettirdiğini söylüyordu. Ama en sonunda ısrarlarıma dayanamayıp devlet hastanesinde psikiyatriye gitmeye başladı. Yaklaşık 1 buçuk aydır antidepresan kullanıyor. Lustral. Bir tık iyi geldiğini söylüyor ama çok da iyi gelmedi hâlâ aynıyım diyor. Bu durumun asla geçmeyeceğini düşünüyor. "Ben aslında her şeyin farkındayım; mantıklı olanı görebiliyorum ama beynim göremiyor. Beynim benden bağımsız. Ben iyi olmaya çalışırken o bana kötü hissettiriyor" diyor. İlacın tek başına yeterli gelmeyeceğinin farkındayım o yüzden farklı tedavi yöntemleri de denemeye çalışıyoruz. Mesela az önce ona kendi çapımda bilişsel davranışçı terapi uygulamaya çalıştım. Bir işe yaramadığını söyledi. Yani aslında o bir anda olsun bitsin iyileşeyim istiyor. Ama iyileşmenin bir anda olmayacağını, zamana ihtiyacı olduğunu ona hatırlatıyorum. En son görüntülü konuşurken bıktım deyip ağladı ve onu öyle çaresizce izlemek beni yaraladı. Bir kurtarıcı olmadığımın farkındayım ama yine de iyi olması için bir şeyler yapmak istiyorum.

Artık ben de tükenmiş durumdayım. Çünkü en son konuşurken intihar etmek istediğini söyledi.

Bu arada şunu da ekleyeyim. Bu çocuk hiç evden çıkmamış biri değil. Yani askerliğini de yaptı, daha önce farklı işlerde de çalıştı. O zamanlarda da aynı hissettiğini söylüyor. Yani sürekli evde olmasıyla, asosyal olmasıyla alakalı bir durum değil tamamen.

Bana, bize bir tavsiyeniz, gösterebileceğiniz bir çıkar yolunuz var mıdır? Şimdiden teşekkür ederim.
 
Merhaba.

Sanırım biraz uzun bir yazı olacak ya da bilmiyorum her neyse.

Bir sorunum var. Daha doğrusu erkek arkadaşımın bir sorunu var.

Yardım, tavsiye alabileceğim birileri lazım. Aklıma burası geldi.

Öncelikle 26 yaşındayım. Erkek arkadaşım da 25. 8 senelik bir ilişkimiz var ama dümdüz ilerleyen normal bir ilişki olmadı hiçbir zaman. Hep ayrılmalı barışmalı tuhaf, toksik bir ilişkiydi. 2 sene hiç konuşmadığımız da oldu. Neyse. Şu an tekrar birlikteyiz. Ama konu bu değil.

Konu erkek arkadaşım ve psikolojik sıkıntısı. Onu kısaca tarif etmem gerekirse içe dönük, derin, sürekli düşünen, takıntılı, kuşkucu, kuruntulu, mükemmeliyetçi, eleştirel, depresif bir kişilik. Genelde odasından hiç çıkmayan ve müzikle ilgilenen biri. Onu tanıdığımdan beri bu şekilde. Psikolojik olarak iyi değil. Çok fazla kaygı, korku yaşıyor. Mesela ölüm kaygısını çok sık yaşıyor. Her an ölecekmiş, kötü bir şey olacakmış gibi hissediyor. Bu yüzden panik ataklar geçiriyor. Uyuyamıyor. Dolayısıyla sürekli alkol alıyor. Evet maalesef alkol bağımlılığı var. Neredeyse her gün içiyor. İçmemesini söylesem de boşa. Ama onun da aslında içmek istemediğini, sadece kafasındaki düşünceleri bastırmak istediğini biliyorum. Elinden bir şey gelmiyor. Zihniyle sürekli bir savaş içinde. Travmaları da var. Aynı zamanda hayatın anlamsızlığından şikayetçi. Her şey boş geliyor. Varoluş sancıları var. Çoğu zaman gerçeklik algısını yitiriyor, depersonalizasyon deniyor buna. Dünya ona gerçek hissettirmiyor. Bir türlü iç huzuru yakalayamıyor. Hep huzursuz ve agresif. Sadece iyi hissetmek istediğini söylüyor ama bunu başaramıyor. Ben de bir noktaya kadar iyi gelebiliyorum ama ben de artık bir şey yapamıyorum.

Çok uzun bir süre tedavi görmeyi reddetti. Çünkü bu durum her ne kadar ona kötü hissettirse de bunun gerçek hissettirdiğini söylüyordu. Ama en sonunda ısrarlarıma dayanamayıp devlet hastanesinde psikiyatriye gitmeye başladı. Yaklaşık 1 buçuk aydır antidepresan kullanıyor. Lustral. Bir tık iyi geldiğini söylüyor ama çok da iyi gelmedi hâlâ aynıyım diyor. Bu durumun asla geçmeyeceğini düşünüyor. "Ben aslında her şeyin farkındayım; mantıklı olanı görebiliyorum ama beynim göremiyor. Beynim benden bağımsız. Ben iyi olmaya çalışırken o bana kötü hissettiriyor" diyor. İlacın tek başına yeterli gelmeyeceğinin farkındayım o yüzden farklı tedavi yöntemleri de denemeye çalışıyoruz. Mesela az önce ona kendi çapımda bilişsel davranışçı terapi uygulamaya çalıştım. Bir işe yaramadığını söyledi. Yani aslında o bir anda olsun bitsin iyileşeyim istiyor. Ama iyileşmenin bir anda olmayacağını, zamana ihtiyacı olduğunu ona hatırlatıyorum. En son görüntülü konuşurken bıktım deyip ağladı ve onu öyle çaresizce izlemek beni yaraladı. Bir kurtarıcı olmadığımın farkındayım ama yine de iyi olması için bir şeyler yapmak istiyorum.

Artık ben de tükenmiş durumdayım. Çünkü en son konuşurken intihar etmek istediğini söyledi.

Bu arada şunu da ekleyeyim. Bu çocuk hiç evden çıkmamış biri değil. Yani askerliğini de yaptı, daha önce farklı işlerde de çalıştı. O zamanlarda da aynı hissettiğini söylüyor. Yani sürekli evde olmasıyla, asosyal olmasıyla alakalı bir durum değil tamamen.

Bana, bize bir tavsiyeniz, gösterebileceğiniz bir çıkar yolunuz var mıdır? Şimdiden teşekkür ederim.
Tablo anlattığınız kadar ağırsa lustral yeterli gelmeyebilir. Tekrar iyi bir psikiyatra gidin bence. Gerekirse yatarak tedavi verirler. Siz bilişsel davranışçı terapi eğitimi falan mı aldınız? Yetkinliğiniz yoksa işleri daha da kötüleştirebilir bu.
 
Siz psikolog, psikiyatrist değilsiniz. Tedavi merkezi hiç değilsiniz.
Önceliği kendinize vermenizi tavsiye ederim.
Düzenli olarak psikolojik tedavi,terapi almayı kabul etmeyip, alkole devam ediyorsa kendi hayatını yakma derim.
Heleki evlenmeyi düşünme bile.
 
Mesela az önce ona kendi çapımda bilişsel davranışçı terapi uygulamaya çalıştım. Bir işe yaramadığını söyledi.
Şimdi okudum. Siz psikolog ya da psikiyatr mısınız? Kendinizi nasıl yetkin hissettiniz?
Ayrıca psikolog/psikiyatr da olsanız yakınınıza uygulayamayacağınızı bilmeniz gerekir.
 
1000104442.webp


Arkadaşlar uyguladığımız şey şöyle bir düşünce kayıt formuydu sadece ciddi bir terapi uygulamadım yani. Oradaki soruları sordum, o da cevapladı o kadar.
 
Bir hekim değilim durumunu bilemem ama böyle ruhsal sıkıntılar sevdiğin insanla paylaştıkça hafifler diye düşünüyorum. Eğer sizi seviyorsa sırf sizi sevdiği ve sizinle bir gelecek için kendini düzeltmeli. Hayatta hiçbir amacı yoksa bile sırf buna tutunmalı. Ama dediğim gibi durumunu teşhisini bilemem o yüzden de kafama göre konuşmak istemiyorum
 
Enerjini harcamana değmez bence yazık tedavi olup iyileşip gelsin derim kusura bakmasın hayat zaten zor kendisi de bir yük... Allah sabır versin...
 
Merhaba.

Sanırım biraz uzun bir yazı olacak ya da bilmiyorum her neyse.

Bir sorunum var. Daha doğrusu erkek arkadaşımın bir sorunu var.

Yardım, tavsiye alabileceğim birileri lazım. Aklıma burası geldi.

Öncelikle 26 yaşındayım. Erkek arkadaşım da 25. 8 senelik bir ilişkimiz var ama dümdüz ilerleyen normal bir ilişki olmadı hiçbir zaman. Hep ayrılmalı barışmalı tuhaf, toksik bir ilişkiydi. 2 sene hiç konuşmadığımız da oldu. Neyse. Şu an tekrar birlikteyiz. Ama konu bu değil.

Konu erkek arkadaşım ve psikolojik sıkıntısı. Onu kısaca tarif etmem gerekirse içe dönük, derin, sürekli düşünen, takıntılı, kuşkucu, kuruntulu, mükemmeliyetçi, eleştirel, depresif bir kişilik. Genelde odasından hiç çıkmayan ve müzikle ilgilenen biri. Onu tanıdığımdan beri bu şekilde. Psikolojik olarak iyi değil. Çok fazla kaygı, korku yaşıyor. Mesela ölüm kaygısını çok sık yaşıyor. Her an ölecekmiş, kötü bir şey olacakmış gibi hissediyor. Bu yüzden panik ataklar geçiriyor. Uyuyamıyor. Dolayısıyla sürekli alkol alıyor. Evet maalesef alkol bağımlılığı var. Neredeyse her gün içiyor. İçmemesini söylesem de boşa. Ama onun da aslında içmek istemediğini, sadece kafasındaki düşünceleri bastırmak istediğini biliyorum. Elinden bir şey gelmiyor. Zihniyle sürekli bir savaş içinde. Travmaları da var. Aynı zamanda hayatın anlamsızlığından şikayetçi. Her şey boş geliyor. Varoluş sancıları var. Çoğu zaman gerçeklik algısını yitiriyor, depersonalizasyon deniyor buna. Dünya ona gerçek hissettirmiyor. Bir türlü iç huzuru yakalayamıyor. Hep huzursuz ve agresif. Sadece iyi hissetmek istediğini söylüyor ama bunu başaramıyor. Ben de bir noktaya kadar iyi gelebiliyorum ama ben de artık bir şey yapamıyorum.

Çok uzun bir süre tedavi görmeyi reddetti. Çünkü bu durum her ne kadar ona kötü hissettirse de bunun gerçek hissettirdiğini söylüyordu. Ama en sonunda ısrarlarıma dayanamayıp devlet hastanesinde psikiyatriye gitmeye başladı. Yaklaşık 1 buçuk aydır antidepresan kullanıyor. Lustral. Bir tık iyi geldiğini söylüyor ama çok da iyi gelmedi hâlâ aynıyım diyor. Bu durumun asla geçmeyeceğini düşünüyor. "Ben aslında her şeyin farkındayım; mantıklı olanı görebiliyorum ama beynim göremiyor. Beynim benden bağımsız. Ben iyi olmaya çalışırken o bana kötü hissettiriyor" diyor. İlacın tek başına yeterli gelmeyeceğinin farkındayım o yüzden farklı tedavi yöntemleri de denemeye çalışıyoruz. Mesela az önce ona kendi çapımda bilişsel davranışçı terapi uygulamaya çalıştım. Bir işe yaramadığını söyledi. Yani aslında o bir anda olsun bitsin iyileşeyim istiyor. Ama iyileşmenin bir anda olmayacağını, zamana ihtiyacı olduğunu ona hatırlatıyorum. En son görüntülü konuşurken bıktım deyip ağladı ve onu öyle çaresizce izlemek beni yaraladı. Bir kurtarıcı olmadığımın farkındayım ama yine de iyi olması için bir şeyler yapmak istiyorum.

Artık ben de tükenmiş durumdayım. Çünkü en son konuşurken intihar etmek istediğini söyledi.

Bu arada şunu da ekleyeyim. Bu çocuk hiç evden çıkmamış biri değil. Yani askerliğini de yaptı, daha önce farklı işlerde de çalıştı. O zamanlarda da aynı hissettiğini söylüyor. Yani sürekli evde olmasıyla, asosyal olmasıyla alakalı bir durum değil tamamen.

Bana, bize bir tavsiyeniz, gösterebileceğiniz bir çıkar yolunuz var mıdır? Şimdiden teşekkür ederim.


Bu çocuğun ailesi ne diyor bu duruma? 22-23 değil, 25 yaşında biri. Okulu yok mu? Kimin evinde kalıyor masraflarını kim ödüyor?

Hayatta şöyle bir şey her insan toplumun dayattığı ideal insan olmuyor. Belki hatta büyük ihtimal arkadaşının karakteri huyu böyledir. Özünde, mayasında böyle olan birisi ne kadar değişebilir. Kendi kimliğini, karakterini yıkıp bambaşka biri olacak değil.

Sadece tembel olur, sadece kaygı bozukluğu böyle iki üç sivri özelliği-yanı olur bunlar halledilir. Ama genel olarak sorunları olan biri hep böyledir. Ve belki böyle olmaktan mutludur. Mutluluk sadece neşeli olmak değil, bazı insanlar huzursuzluk kaygı endişe sever.

Seninki askerliğini bile yapmış. İster bedelli ister altı ay, askerliğini yapabilmiş birisinden bahsediyorsun istese düzelirdi senin beklediğin gibi. Askere alırken böyle ciddi sorunları olanları almazlar seninki bir yerde aklı başında standart birisi. Bırak evde otursun. Sen kendi hayatına bak. Birilerine iyi gelmek istiyorsan bir sürü yardım kuruluşu var.
 
Merhaba.

Sanırım biraz uzun bir yazı olacak ya da bilmiyorum her neyse.

Bir sorunum var. Daha doğrusu erkek arkadaşımın bir sorunu var.

Yardım, tavsiye alabileceğim birileri lazım. Aklıma burası geldi.

Öncelikle 26 yaşındayım. Erkek arkadaşım da 25. 8 senelik bir ilişkimiz var ama dümdüz ilerleyen normal bir ilişki olmadı hiçbir zaman. Hep ayrılmalı barışmalı tuhaf, toksik bir ilişkiydi. 2 sene hiç konuşmadığımız da oldu. Neyse. Şu an tekrar birlikteyiz. Ama konu bu değil.

Konu erkek arkadaşım ve psikolojik sıkıntısı. Onu kısaca tarif etmem gerekirse içe dönük, derin, sürekli düşünen, takıntılı, kuşkucu, kuruntulu, mükemmeliyetçi, eleştirel, depresif bir kişilik. Genelde odasından hiç çıkmayan ve müzikle ilgilenen biri. Onu tanıdığımdan beri bu şekilde. Psikolojik olarak iyi değil. Çok fazla kaygı, korku yaşıyor. Mesela ölüm kaygısını çok sık yaşıyor. Her an ölecekmiş, kötü bir şey olacakmış gibi hissediyor. Bu yüzden panik ataklar geçiriyor. Uyuyamıyor. Dolayısıyla sürekli alkol alıyor. Evet maalesef alkol bağımlılığı var. Neredeyse her gün içiyor. İçmemesini söylesem de boşa. Ama onun da aslında içmek istemediğini, sadece kafasındaki düşünceleri bastırmak istediğini biliyorum. Elinden bir şey gelmiyor. Zihniyle sürekli bir savaş içinde. Travmaları da var. Aynı zamanda hayatın anlamsızlığından şikayetçi. Her şey boş geliyor. Varoluş sancıları var. Çoğu zaman gerçeklik algısını yitiriyor, depersonalizasyon deniyor buna. Dünya ona gerçek hissettirmiyor. Bir türlü iç huzuru yakalayamıyor. Hep huzursuz ve agresif. Sadece iyi hissetmek istediğini söylüyor ama bunu başaramıyor. Ben de bir noktaya kadar iyi gelebiliyorum ama ben de artık bir şey yapamıyorum.

Çok uzun bir süre tedavi görmeyi reddetti. Çünkü bu durum her ne kadar ona kötü hissettirse de bunun gerçek hissettirdiğini söylüyordu. Ama en sonunda ısrarlarıma dayanamayıp devlet hastanesinde psikiyatriye gitmeye başladı. Yaklaşık 1 buçuk aydır antidepresan kullanıyor. Lustral. Bir tık iyi geldiğini söylüyor ama çok da iyi gelmedi hâlâ aynıyım diyor. Bu durumun asla geçmeyeceğini düşünüyor. "Ben aslında her şeyin farkındayım; mantıklı olanı görebiliyorum ama beynim göremiyor. Beynim benden bağımsız. Ben iyi olmaya çalışırken o bana kötü hissettiriyor" diyor. İlacın tek başına yeterli gelmeyeceğinin farkındayım o yüzden farklı tedavi yöntemleri de denemeye çalışıyoruz. Mesela az önce ona kendi çapımda bilişsel davranışçı terapi uygulamaya çalıştım. Bir işe yaramadığını söyledi. Yani aslında o bir anda olsun bitsin iyileşeyim istiyor. Ama iyileşmenin bir anda olmayacağını, zamana ihtiyacı olduğunu ona hatırlatıyorum. En son görüntülü konuşurken bıktım deyip ağladı ve onu öyle çaresizce izlemek beni yaraladı. Bir kurtarıcı olmadığımın farkındayım ama yine de iyi olması için bir şeyler yapmak istiyorum.

Artık ben de tükenmiş durumdayım. Çünkü en son konuşurken intihar etmek istediğini söyledi.

Bu arada şunu da ekleyeyim. Bu çocuk hiç evden çıkmamış biri değil. Yani askerliğini de yaptı, daha önce farklı işlerde de çalıştı. O zamanlarda da aynı hissettiğini söylüyor. Yani sürekli evde olmasıyla, asosyal olmasıyla alakalı bir durum değil tamamen.

Bana, bize bir tavsiyeniz, gösterebileceğiniz bir çıkar yolunuz var mıdır? Şimdiden teşekkür ederim.
Siz onun annesi değilsiniz.
Kendini kurtarmak istemeyeni kimse yardımcı olamaz.
Gün gelir o iyileşir ama giden sizden gitmiş olur.
 
Gerçek bir terapiste görürseniz? Hatta götürmüşken "neden böyle melankolik bir tip ile birlikteyim koca bir kadın olarak" diye siz de mi yardım alsanız?
 
Merhaba.

Sanırım biraz uzun bir yazı olacak ya da bilmiyorum her neyse.

Bir sorunum var. Daha doğrusu erkek arkadaşımın bir sorunu var.

Yardım, tavsiye alabileceğim birileri lazım. Aklıma burası geldi.

Öncelikle 26 yaşındayım. Erkek arkadaşım da 25. 8 senelik bir ilişkimiz var ama dümdüz ilerleyen normal bir ilişki olmadı hiçbir zaman. Hep ayrılmalı barışmalı tuhaf, toksik bir ilişkiydi. 2 sene hiç konuşmadığımız da oldu. Neyse. Şu an tekrar birlikteyiz. Ama konu bu değil.

Konu erkek arkadaşım ve psikolojik sıkıntısı. Onu kısaca tarif etmem gerekirse içe dönük, derin, sürekli düşünen, takıntılı, kuşkucu, kuruntulu, mükemmeliyetçi, eleştirel, depresif bir kişilik. Genelde odasından hiç çıkmayan ve müzikle ilgilenen biri. Onu tanıdığımdan beri bu şekilde. Psikolojik olarak iyi değil. Çok fazla kaygı, korku yaşıyor. Mesela ölüm kaygısını çok sık yaşıyor. Her an ölecekmiş, kötü bir şey olacakmış gibi hissediyor. Bu yüzden panik ataklar geçiriyor. Uyuyamıyor. Dolayısıyla sürekli alkol alıyor. Evet maalesef alkol bağımlılığı var. Neredeyse her gün içiyor. İçmemesini söylesem de boşa. Ama onun da aslında içmek istemediğini, sadece kafasındaki düşünceleri bastırmak istediğini biliyorum. Elinden bir şey gelmiyor. Zihniyle sürekli bir savaş içinde. Travmaları da var. Aynı zamanda hayatın anlamsızlığından şikayetçi. Her şey boş geliyor. Varoluş sancıları var. Çoğu zaman gerçeklik algısını yitiriyor, depersonalizasyon deniyor buna. Dünya ona gerçek hissettirmiyor. Bir türlü iç huzuru yakalayamıyor. Hep huzursuz ve agresif. Sadece iyi hissetmek istediğini söylüyor ama bunu başaramıyor. Ben de bir noktaya kadar iyi gelebiliyorum ama ben de artık bir şey yapamıyorum.

Çok uzun bir süre tedavi görmeyi reddetti. Çünkü bu durum her ne kadar ona kötü hissettirse de bunun gerçek hissettirdiğini söylüyordu. Ama en sonunda ısrarlarıma dayanamayıp devlet hastanesinde psikiyatriye gitmeye başladı. Yaklaşık 1 buçuk aydır antidepresan kullanıyor. Lustral. Bir tık iyi geldiğini söylüyor ama çok da iyi gelmedi hâlâ aynıyım diyor. Bu durumun asla geçmeyeceğini düşünüyor. "Ben aslında her şeyin farkındayım; mantıklı olanı görebiliyorum ama beynim göremiyor. Beynim benden bağımsız. Ben iyi olmaya çalışırken o bana kötü hissettiriyor" diyor. İlacın tek başına yeterli gelmeyeceğinin farkındayım o yüzden farklı tedavi yöntemleri de denemeye çalışıyoruz. Mesela az önce ona kendi çapımda bilişsel davranışçı terapi uygulamaya çalıştım. Bir işe yaramadığını söyledi. Yani aslında o bir anda olsun bitsin iyileşeyim istiyor. Ama iyileşmenin bir anda olmayacağını, zamana ihtiyacı olduğunu ona hatırlatıyorum. En son görüntülü konuşurken bıktım deyip ağladı ve onu öyle çaresizce izlemek beni yaraladı. Bir kurtarıcı olmadığımın farkındayım ama yine de iyi olması için bir şeyler yapmak istiyorum.

Artık ben de tükenmiş durumdayım. Çünkü en son konuşurken intihar etmek istediğini söyledi.

Bu arada şunu da ekleyeyim. Bu çocuk hiç evden çıkmamış biri değil. Yani askerliğini de yaptı, daha önce farklı işlerde de çalıştı. O zamanlarda da aynı hissettiğini söylüyor. Yani sürekli evde olmasıyla, asosyal olmasıyla alakalı bir durum değil tamamen.

Bana, bize bir tavsiyeniz, gösterebileceğiniz bir çıkar yolunuz var mıdır? Şimdiden teşekkür ederim.
Erkek arkadaşına benzer durumu yasiyorum.evliyim bı tane çocuğum var.antidepresandan önce anskiyete vardı antidepresandan sonra arkadaşının düşüncelerine benzedi halim.2seneyi gecgindir bunlarla mücadele ediyorum.3gundur bıraktım ilacı 2gun çok yoğun sıkıntı yaşadım.ama yine herkesin dediği gibi ilac deniyecegim.ama bazen hiç umudum kalmıyor.dun akşam bı sakinlik çöktü.bunu basarabildiysem yine yaparım diye umut ediyorum.Allah hepimize güzel kapılar açsın.2bucuk senede 6ilac denemesi.cok yordu .dayanabilcegim kadar ilaçsız eski halime donebilcekmiyim buna bakicam.sanmayinki tek ilaç .bicok özel tedavide aldım.disardan bakınca güzel bı hayatımda var.nazar mı değdi ne 😁erkek arkadaşına acil kalıcı şifalar diliyorum.esim.beni bırakmadı.ama senin ne yapman gerektiğini bilmiyorum.cunku yaşayanken zor .eşimde çok zorlanıyor.ama kışın döken yapraklar baharla birlikte çicek açıyor.umudumuz gün geçtikçe artsın.sanada doğru yolu versin.amin🌼
 
Kendisi ayriyeten psikoloğa gitse iyi olur. İlacı da hafif kalıyor olabilir. Tekrar doktora gitmesi lazım. Doktor ilaç ya da doz değişimi yapar muhtemelen.
 
Back
X