13.04.2009 29+2 oldum, 24. haftadan beri bebeğimin artık plesantamdan beslenemediğini biliyorum, 5 gündür hastanede yatıyorum. Öğle yemeğimi yerken bir doktor giriyor içeri, elime bir kağıt tutuşturuyor yemekten sonra ameliyathaneye git NST'ye gireceksin diyor. Gidiyorum beni NST'ye bağlıyorlar ama bir gariplik var benden sonra gelen bütün hamilelerin işi bitti gitti ben hala NST'ye bağlı olarak yatıyorum. Başımda iki doktor endişeli gözlerle bir alete, bir bana bakıyorlar. Yemek yemiş miydin diye soruyor birisi o an anlıyorum beni sezeryana mı alacaksınız diyorum başını sallıyor eşine haber ver diyor. Ağlamaya başlıyorum korkudan eşimin telefon numarası aklıma gelmiyor, telefonum yanımda değil odada kalmış. Telefon numarasını hatırlamıyorum ne olur gidip telefonumu alayım diyorum, yerimden kalkmama izin vermiyorlar, doktorun yüzünde ne kadar aptalsın bakışı beni azarlıyor sakin olsana diye. Gidip telefonumu getiriyorlar, eşimi arıyorum koş beni sezeryana alıyorlar diye. 10 dakika sonra eşim yanımda uçarak mı gelmiş, yanıma oturuyor ne yapalım buraya kadarmış sen oğlumuzu merak etme o bana emanet diyor. Küvez ne olacak diyor doktora, beni azarlayan uyuz doktor burada boş küvez yok, neresi boşsa oraya göndeririz madem doktorsunuz kendiniz ayarlayın küvezi diyor. Telefon konuşmaları, koşuşturmalar derken kendi hastanesinde boş küvez bulabiliyor eşim. Bense durmadan ağlıyorum, benim oğlum daha çok küçük. Hastabakıcı yeşilleri getiriyor giyiyorum, yürüye yürüye ameliyathaneye gidiyorum, asılmaya götürülen bir mahkum gibiyim. Spinal anesteziyle yapılacak ameliyatım, anestezi doktoru spinalimi hazırlıyor, bacaklarım uyuşuyor, masaya yatırıyorlar beni, yüzümün önüne yeşil bir örtü çekiyorlar. Doktorlar hafta sonu gittikleri partiden bahsediyorlar, birşeyler olur vücudumda, sanki bütün ameliyathane etrafımda dönüyor, nasıl da soğuk içerisi korkudan mı soğuktan mı bilmiyorum tir tir titriyorum. Doktor bebek geliyor diyor, dikkat edin çok küçük. Apar topar koşturuyor çocuk doktorları oğlumu almak için, hiç ses gelmiyor, bebekler doğunca ağlamaz mı? 2.30 oğlum doğdu. Doktor dikişimi atıyor, beni sedyeye alıyorlar. Oğlum nasıl diyorum, hiçkimseden ses çıkmıyor. Ameliyathaneden çıkarılırken kafamı çevirip bakıyorum bir küvezin başında 4 doktor uğraşıyorlar. Oğlum nasıl diyorum sedyeyi götüren hastabakıcıya bak uğraşıyorlar diyor. Ameliyathane kapısında bekliyor eşim, sen gördün mü oğlum nasıl diyorum, merak etme iyi olacak diyor. Beni çıkarıyorlar kapıda babamlar, kayınvalidem, halam bekliyor. Halam anne oldun kızım diyor. Öyle hissedemiyorum kendimi ne hamileyim artık ne de anne olabildim arafta kaldım sanki. Yoğun bakıma gitmek için asansörün kapısında beklerken sedyeyle hızla bir küvez geçiyor yanımdan, ben yoğun bakıma giderken bir kerecik yüzünü göremediğim oğlum başka bir hastaneye götürülüyor. Yoğun bakıma alıyorlar beni oğlum yaşıyor mu bilmiyorum, yanımda doğum yapmış anneler kucağında bebekleri, ben durmadan ağlıyorum. Sus diyor gelen geçen ağlama, nasıl ağlamayayım ki. Canım yanıyor, çok canım yanıyor, ameliyattan falan değil yüreğimin acısı canımı yakıyor. Yatağımın karşısında kocaman bir saat var, saniyeleri sayıyorum vakit geçmiyor. Gözüm kapıda bir haber bekliyorum. Nihayet akşam 10'da eşim görünüyor kapıda, omuzları çökmüş, yorgun argın içeri giriyor. Yaşıyor diyor bana, o andan itibaren ağlamayı kesiyorum, benim için hayat yeniden başlıyor. İşte benim doğum hikayem. Doğum günün kutlu olsun oğlum.
13.04.2009 29+2 oldum, 24. haftadan beri bebeğimin artık plesantamdan beslenemediğini biliyorum, 5 gündür hastanede yatıyorum. Öğle yemeğimi yerken bir doktor giriyor içeri, elime bir kağıt tutuşturuyor yemekten sonra ameliyathaneye git NST'ye gireceksin diyor. Gidiyorum beni NST'ye bağlıyorlar ama bir gariplik var benden sonra gelen bütün hamilelerin işi bitti gitti ben hala NST'ye bağlı olarak yatıyorum. Başımda iki doktor endişeli gözlerle bir alete, bir bana bakıyorlar. Yemek yemiş miydin diye soruyor birisi o an anlıyorum beni sezeryana mı alacaksınız diyorum başını sallıyor eşine haber ver diyor. Ağlamaya başlıyorum korkudan eşimin telefon numarası aklıma gelmiyor, telefonum yanımda değil odada kalmış. Telefon numarasını hatırlamıyorum ne olur gidip telefonumu alayım diyorum, yerimden kalkmama izin vermiyorlar, doktorun yüzünde ne kadar aptalsın bakışı beni azarlıyor sakin olsana diye. Gidip telefonumu getiriyorlar, eşimi arıyorum koş beni sezeryana alıyorlar diye. 10 dakika sonra eşim yanımda uçarak mı gelmiş, yanıma oturuyor ne yapalım buraya kadarmış sen oğlumuzu merak etme o bana emanet diyor. Küvez ne olacak diyor doktora, beni azarlayan uyuz doktor burada boş küvez yok, neresi boşsa oraya göndeririz madem doktorsunuz kendiniz ayarlayın küvezi diyor. Telefon konuşmaları, koşuşturmalar derken kendi hastanesinde boş küvez bulabiliyor eşim. Bense durmadan ağlıyorum, benim oğlum daha çok küçük. Hastabakıcı yeşilleri getiriyor giyiyorum, yürüye yürüye ameliyathaneye gidiyorum, asılmaya götürülen bir mahkum gibiyim. Spinal anesteziyle yapılacak ameliyatım, anestezi doktoru spinalimi hazırlıyor, bacaklarım uyuşuyor, masaya yatırıyorlar beni, yüzümün önüne yeşil bir örtü çekiyorlar. Doktorlar hafta sonu gittikleri partiden bahsediyorlar, birşeyler olur vücudumda, sanki bütün ameliyathane etrafımda dönüyor, nasıl da soğuk içerisi korkudan mı soğuktan mı bilmiyorum tir tir titriyorum. Doktor bebek geliyor diyor, dikkat edin çok küçük. Apar topar koşturuyor çocuk doktorları oğlumu almak için, hiç ses gelmiyor, bebekler doğunca ağlamaz mı? 2.30 oğlum doğdu. Doktor dikişimi atıyor, beni sedyeye alıyorlar. Oğlum nasıl diyorum, hiçkimseden ses çıkmıyor. Ameliyathaneden çıkarılırken kafamı çevirip bakıyorum bir küvezin başında 4 doktor uğraşıyorlar. Oğlum nasıl diyorum sedyeyi götüren hastabakıcıya bak uğraşıyorlar diyor. Ameliyathane kapısında bekliyor eşim, sen gördün mü oğlum nasıl diyorum, merak etme iyi olacak diyor. Beni çıkarıyorlar kapıda babamlar, kayınvalidem, halam bekliyor. Halam anne oldun kızım diyor. Öyle hissedemiyorum kendimi ne hamileyim artık ne de anne olabildim arafta kaldım sanki. Yoğun bakıma gitmek için asansörün kapısında beklerken sedyeyle hızla bir küvez geçiyor yanımdan, ben yoğun bakıma giderken bir kerecik yüzünü göremediğim oğlum başka bir hastaneye götürülüyor. Yoğun bakıma alıyorlar beni oğlum yaşıyor mu bilmiyorum, yanımda doğum yapmış anneler kucağında bebekleri, ben durmadan ağlıyorum. Sus diyor gelen geçen ağlama, nasıl ağlamayayım ki. Canım yanıyor, çok canım yanıyor, ameliyattan falan değil yüreğimin acısı canımı yakıyor. Yatağımın karşısında kocaman bir saat var, saniyeleri sayıyorum vakit geçmiyor. Gözüm kapıda bir haber bekliyorum. Nihayet akşam 10'da eşim görünüyor kapıda, omuzları çökmüş, yorgun argın içeri giriyor. Yaşıyor diyor bana, o andan itibaren ağlamayı kesiyorum, benim için hayat yeniden başlıyor. İşte benim doğum hikayem. Doğum günün kutlu olsun oğlum.
HERŞEYE RAĞMEN YAŞAYABİLİYORSAK HALA İÇİMİZDE TAŞIDIĞIMIZ UMUTTAN DEĞİL Mİ? YOKSA ÖLMEK KOLAY, ZOR OLAN YAŞAYABİLMEK İÇİMİZDEKİ CANLI CENAZEYE RAĞMEN VE CANLI TUTABİLMEK UMUDU ÜZERİMİZE GELEN HAYATA İNAT.
13.04.2010 İLK BEBEĞİMİZİN DOĞUMUNA 15 GÜN, İLK HAMİLEMİZİ ÖĞRENMEYE 3 GÜN, İKİNCİ HAMİLEMİZİ ÖĞRENMEYE 4 GÜN KALDI
NİSANDA HAMİLE KALACAKLAR LİSTESİ
[table="head"]Kullanıcı Adı|SAT|BAT
Sinannuray|16.03.2010|16.04.2010
Hadibakem|17.03.2010|17.04.2010
Denizim16|28.03.2010|24.04.2010
Aabeyazmelek|30.03.2010|
Premete|30.03.2010|01.05.2010
Evrimsus|02.04.2010|02.05.2010
Seymacim|07.04.2010|
Limburg1985|10.04.2010|
Eburcu|13.04.2010|
Özlenen2010|25.04.2010|[/table]
canım inan çok kötü oldum dün geceden beri ağlıyorum o anları tekrar tekrar yaşadım kızım 15 gün küvezde kalacaktı ben dayanamam sabaha kadar yatmadım doğum yaptığım halde yoğun bakımın kapısında bekledim kızım bi kere ağlar sesini duyarım herkezin bebeği yanında ağlıyodu içim o kadar yanıyoki ne kadar umut etsek yeni bebeklerimizde olsa hiçbişey bizim için eskisi gibi olmayacak herşey boş ve anlamsız ben yeni bebek istemiyorum sadece kızımı istiyorum onu çok özledim allahım dayanamıyorum
canım inan çok kötü oldum dün geceden beri ağlıyorum o anları tekrar tekrar yaşadım kızım 15 gün küvezde kalacaktı ben dayanamam sabaha kadar yatmadım doğum yaptığım halde yoğun bakımın kapısında bekledim kızım bi kere ağlar sesini duyarım herkezin bebeği yanında ağlıyodu içim o kadar yanıyoki ne kadar umut etsek yeni bebeklerimizde olsa hiçbişey bizim için eskisi gibi olmayacak herşey boş ve anlamsız ben yeni bebek istemiyorum sadece kızımı istiyorum onu çok özledim allahım dayanamıyorum
Sinanuraycım lütfen böyle söyleme, karnındakini incitme. Ben bunları sizi üzmek için yazmadım. Bugün çok buruğum, beni anlarsınız. Birileriyle paylaşmalıydım içimden geçenleri yoksa çatlayacaktım ve paylaşabileceğim sizden başka kimsem yok. Üzdüysem özür dilerim. Beni ayakta tutan tek şey yeniden anne olabileceğim umudu, hatta belki şu an içimde oluşuyor minik yavrum. Öyle olmasaydı dayanamazdım. Yoksa giden gitti, bir daha geri gelmeyecek, yeri dolmayacak, asla herşey eskisi gibi olmayacak ama şimdikinden daha iyi olacak.
Sinanuraycım lütfen böyle söyleme, karnındakini incitme. Ben bunları sizi üzmek için yazmadım. Bugün çok buruğum, beni anlarsınız. Birileriyle paylaşmalıydım içimden geçenleri yoksa çatlayacaktım ve paylaşabileceğim sizden başka kimsem yok. Üzdüysem özür dilerim. Beni ayakta tutan tek şey yeniden anne olabileceğim umudu, hatta belki şu an içimde oluşuyor minik yavrum. Öyle olmasaydı dayanamazdım. Yoksa giden gitti, bir daha geri gelmeyecek, yeri dolmayacak, asla herşey eskisi gibi olmayacak ama şimdikinden daha iyi olacak.
canım elimde ayağımda son günlerimde çok şişme vardı hemde hiç yokken birden bire oldu
albümin yoktu bende yüksek tansiyon yoktu,preeklemsi son ana kadar yoktu ki ben de ondan şüpheleniyorum araştırdım bnde
idrarda praoteinde yoktu hiç şeker falan da yoktu
yani anlıyacağın hiç bişey yoktu bebeğimde gerilikte yoktu ama sadece zayıtı biraz çünkü ben iyi beslenemiyordum sürekli çıkartıyordum o yüzden çok zayıflamıştım
ama yani yok yok yok yok
Allah'ın takdiri ilahisi birden bire oldu işte bütün testlerim hastanedeykende tekrar yapıldı ama bişey bulunamadı
sadece birden bire tansiyon yükselmiş olabilir ve o yüzden olmuş olabilir dendi
yani anlık saniyelik bir olay ne zaman öldüğünüde otopsiyle anlarız dediler.
kurtarabilseydik bile mutlaka beyni oksijensiz kaldığı için hem küvözde kalır hemde sonra gene kaybedebilirdik yada oksijensizlikten beyninde sorun olabilir dendi.
sonra ben test yaptırdım gene kan değerlerimimn hepsi normal çıktı ama başka bir test yaptırcak 15-20 gün sonra senin için rahatlasın diye dedi ama bir problem gözükmüyor dedi.
sonra gidip yaptırcam haber veririm sanada zaten
bol bol dua ediyorum zaten sürekli inş Rabbim sesimizi duyar da bizde mutlu olur seviniriz ve bebişlerimizi sağlıklı bir şekilde hem kucaklarız hemde büyütebiliriz.
çok varmış zaten bu olaylar eskidende ve şimdi bütün herkesin tekrardan sağlıklı bir sürü bebkleri oldu inşallah bizim de olur inşallah o günler,güneş bizim içinde bir gün doğar,
AMİİİİİİİİİİİİİİNNNNNNNNNN.
:Saruboceq::Saruboceq:
13.04.2009 29+2 oldum, 24. haftadan beri bebeğimin artık plesantamdan beslenemediğini biliyorum, 5 gündür hastanede yatıyorum. Öğle yemeğimi yerken bir doktor giriyor içeri, elime bir kağıt tutuşturuyor yemekten sonra ameliyathaneye git NST'ye gireceksin diyor. Gidiyorum beni NST'ye bağlıyorlar ama bir gariplik var benden sonra gelen bütün hamilelerin işi bitti gitti ben hala NST'ye bağlı olarak yatıyorum. Başımda iki doktor endişeli gözlerle bir alete, bir bana bakıyorlar. Yemek yemiş miydin diye soruyor birisi o an anlıyorum beni sezeryana mı alacaksınız diyorum başını sallıyor eşine haber ver diyor. Ağlamaya başlıyorum korkudan eşimin telefon numarası aklıma gelmiyor, telefonum yanımda değil odada kalmış. Telefon numarasını hatırlamıyorum ne olur gidip telefonumu alayım diyorum, yerimden kalkmama izin vermiyorlar, doktorun yüzünde ne kadar aptalsın bakışı beni azarlıyor sakin olsana diye. Gidip telefonumu getiriyorlar, eşimi arıyorum koş beni sezeryana alıyorlar diye. 10 dakika sonra eşim yanımda uçarak mı gelmiş, yanıma oturuyor ne yapalım buraya kadarmış sen oğlumuzu merak etme o bana emanet diyor. Küvez ne olacak diyor doktora, beni azarlayan uyuz doktor burada boş küvez yok, neresi boşsa oraya göndeririz madem doktorsunuz kendiniz ayarlayın küvezi diyor. Telefon konuşmaları, koşuşturmalar derken kendi hastanesinde boş küvez bulabiliyor eşim. Bense durmadan ağlıyorum, benim oğlum daha çok küçük. Hastabakıcı yeşilleri getiriyor giyiyorum, yürüye yürüye ameliyathaneye gidiyorum, asılmaya götürülen bir mahkum gibiyim. Spinal anesteziyle yapılacak ameliyatım, anestezi doktoru spinalimi hazırlıyor, bacaklarım uyuşuyor, masaya yatırıyorlar beni, yüzümün önüne yeşil bir örtü çekiyorlar. Doktorlar hafta sonu gittikleri partiden bahsediyorlar, birşeyler olur vücudumda, sanki bütün ameliyathane etrafımda dönüyor, nasıl da soğuk içerisi korkudan mı soğuktan mı bilmiyorum tir tir titriyorum. Doktor bebek geliyor diyor, dikkat edin çok küçük. Apar topar koşturuyor çocuk doktorları oğlumu almak için, hiç ses gelmiyor, bebekler doğunca ağlamaz mı? 2.30 oğlum doğdu. Doktor dikişimi atıyor, beni sedyeye alıyorlar. Oğlum nasıl diyorum, hiçkimseden ses çıkmıyor. Ameliyathaneden çıkarılırken kafamı çevirip bakıyorum bir küvezin başında 4 doktor uğraşıyorlar. Oğlum nasıl diyorum sedyeyi götüren hastabakıcıya bak uğraşıyorlar diyor. Ameliyathane kapısında bekliyor eşim, sen gördün mü oğlum nasıl diyorum, merak etme iyi olacak diyor. Beni çıkarıyorlar kapıda babamlar, kayınvalidem, halam bekliyor. Halam anne oldun kızım diyor. Öyle hissedemiyorum kendimi ne hamileyim artık ne de anne olabildim arafta kaldım sanki. Yoğun bakıma gitmek için asansörün kapısında beklerken sedyeyle hızla bir küvez geçiyor yanımdan, ben yoğun bakıma giderken bir kerecik yüzünü göremediğim oğlum başka bir hastaneye götürülüyor. Yoğun bakıma alıyorlar beni oğlum yaşıyor mu bilmiyorum, yanımda doğum yapmış anneler kucağında bebekleri, ben durmadan ağlıyorum. Sus diyor gelen geçen ağlama, nasıl ağlamayayım ki. Canım yanıyor, çok canım yanıyor, ameliyattan falan değil yüreğimin acısı canımı yakıyor. Yatağımın karşısında kocaman bir saat var, saniyeleri sayıyorum vakit geçmiyor. Gözüm kapıda bir haber bekliyorum. Nihayet akşam 10'da eşim görünüyor kapıda, omuzları çökmüş, yorgun argın içeri giriyor. Yaşıyor diyor bana, o andan itibaren ağlamayı kesiyorum, benim için hayat yeniden başlıyor. İşte benim doğum hikayem. Doğum günün kutlu olsun oğlum.
HERŞEYE RAĞMEN YAŞAYABİLİYORSAK HALA İÇİMİZDE TAŞIDIĞIMIZ UMUTTAN DEĞİL Mİ? YOKSA ÖLMEK KOLAY, ZOR OLAN YAŞAYABİLMEK İÇİMİZDEKİ CANLI CENAZEYE RAĞMEN VE CANLI TUTABİLMEK UMUDU ÜZERİMİZE GELEN HAYATA İNAT.
13.04.2010 İLK BEBEĞİMİZİN DOĞUMUNA 15 GÜN, İLK HAMİLEMİZİ ÖĞRENMEYE 3 GÜN, İKİNCİ HAMİLEMİZİ ÖĞRENMEYE 4 GÜN KALDI
NİSANDA HAMİLE KALACAKLAR LİSTESİ
[table="head"]Kullanıcı Adı|SAT|BAT
Sinannuray|16.03.2010|16.04.2010
Hadibakem|17.03.2010|17.04.2010
Denizim16|28.03.2010|24.04.2010
Aabeyazmelek|30.03.2010|
Premete|30.03.2010|01.05.2010
Evrimsus|02.04.2010|02.05.2010
Seymacim|07.04.2010|
Limburg1985|10.04.2010|
Eburcu|13.04.2010|
Özlenen2010|25.04.2010|[/table]
Geçmişi hızlıca okudum , beni soran arkadaşlarım olmuş...Ben İyiyim çok şükür , son zamanlar olduğu İçin bayağı ağırlaştı hareketlerim , bol bol dinleniyorum ...
Her gün bebişimin hareketlerini sayıyorum , kontrolümüze az kaldı , inşallah doktorum yüzümü güldürür , güzel şeyler söyler...Sezeryan tarihim netleşir netleşmez yazıcam ve hepiniz için doğumdan önce dua edicem...
Premetenin de dediği gibi yaklaşık 15 günlük bir zaman kaldı önümde...Çok heyecanlıyım , karmakarışık duygular içerisindeyim...Sezeryan gününde , önceki sezeryanımın gözümün önünden saniyesi saniyesine geçeceğine eminim...Benim için zor bir gün olacak ama sonrasında bebeğimi kucağıma aldığımda acılarım biraz hafifleyecek inşallah...
canım dün geceden beri yaşadıklarım zaten tekrar tekrar canlanıyo gözümde böyleyiz işte bi durgun bi dalgalı sakın kendini şuçlama benimde sizden başka anlatacak kimsem yok ne zaman ne hiseetesen yaz üzülme çübnki bende yazıyorum ve siz benim yaralarıma merhem oluyosunuz allah sizden razı olsun siz benim için çok değerlisiniz ben geceden başlamıştım ağlamaya bende buruğum buğün sakın kendini suçlama
13.04.2009 29+2 oldum, 24. haftadan beri bebeğimin artık plesantamdan beslenemediğini biliyorum, 5 gündür hastanede yatıyorum. Öğle yemeğimi yerken bir doktor giriyor içeri, elime bir kağıt tutuşturuyor yemekten sonra ameliyathaneye git NST'ye gireceksin diyor. Gidiyorum beni NST'ye bağlıyorlar ama bir gariplik var benden sonra gelen bütün hamilelerin işi bitti gitti ben hala NST'ye bağlı olarak yatıyorum. Başımda iki doktor endişeli gözlerle bir alete, bir bana bakıyorlar. Yemek yemiş miydin diye soruyor birisi o an anlıyorum beni sezeryana mı alacaksınız diyorum başını sallıyor eşine haber ver diyor. Ağlamaya başlıyorum korkudan eşimin telefon numarası aklıma gelmiyor, telefonum yanımda değil odada kalmış. Telefon numarasını hatırlamıyorum ne olur gidip telefonumu alayım diyorum, yerimden kalkmama izin vermiyorlar, doktorun yüzünde ne kadar aptalsın bakışı beni azarlıyor sakin olsana diye. Gidip telefonumu getiriyorlar, eşimi arıyorum koş beni sezeryana alıyorlar diye. 10 dakika sonra eşim yanımda uçarak mı gelmiş, yanıma oturuyor ne yapalım buraya kadarmış sen oğlumuzu merak etme o bana emanet diyor. Küvez ne olacak diyor doktora, beni azarlayan uyuz doktor burada boş küvez yok, neresi boşsa oraya göndeririz madem doktorsunuz kendiniz ayarlayın küvezi diyor. Telefon konuşmaları, koşuşturmalar derken kendi hastanesinde boş küvez bulabiliyor eşim. Bense durmadan ağlıyorum, benim oğlum daha çok küçük. Hastabakıcı yeşilleri getiriyor giyiyorum, yürüye yürüye ameliyathaneye gidiyorum, asılmaya götürülen bir mahkum gibiyim. Spinal anesteziyle yapılacak ameliyatım, anestezi doktoru spinalimi hazırlıyor, bacaklarım uyuşuyor, masaya yatırıyorlar beni, yüzümün önüne yeşil bir örtü çekiyorlar. Doktorlar hafta sonu gittikleri partiden bahsediyorlar, birşeyler olur vücudumda, sanki bütün ameliyathane etrafımda dönüyor, nasıl da soğuk içerisi korkudan mı soğuktan mı bilmiyorum tir tir titriyorum. Doktor bebek geliyor diyor, dikkat edin çok küçük. Apar topar koşturuyor çocuk doktorları oğlumu almak için, hiç ses gelmiyor, bebekler doğunca ağlamaz mı? 2.30 oğlum doğdu. Doktor dikişimi atıyor, beni sedyeye alıyorlar. Oğlum nasıl diyorum, hiçkimseden ses çıkmıyor. Ameliyathaneden çıkarılırken kafamı çevirip bakıyorum bir küvezin başında 4 doktor uğraşıyorlar. Oğlum nasıl diyorum sedyeyi götüren hastabakıcıya bak uğraşıyorlar diyor. Ameliyathane kapısında bekliyor eşim, sen gördün mü oğlum nasıl diyorum, merak etme iyi olacak diyor. Beni çıkarıyorlar kapıda babamlar, kayınvalidem, halam bekliyor. Halam anne oldun kızım diyor. Öyle hissedemiyorum kendimi ne hamileyim artık ne de anne olabildim arafta kaldım sanki. Yoğun bakıma gitmek için asansörün kapısında beklerken sedyeyle hızla bir küvez geçiyor yanımdan, ben yoğun bakıma giderken bir kerecik yüzünü göremediğim oğlum başka bir hastaneye götürülüyor. Yoğun bakıma alıyorlar beni oğlum yaşıyor mu bilmiyorum, yanımda doğum yapmış anneler kucağında bebekleri, ben durmadan ağlıyorum. Sus diyor gelen geçen ağlama, nasıl ağlamayayım ki. Canım yanıyor, çok canım yanıyor, ameliyattan falan değil yüreğimin acısı canımı yakıyor. Yatağımın karşısında kocaman bir saat var, saniyeleri sayıyorum vakit geçmiyor. Gözüm kapıda bir haber bekliyorum. Nihayet akşam 10'da eşim görünüyor kapıda, omuzları çökmüş, yorgun argın içeri giriyor. Yaşıyor diyor bana, o andan itibaren ağlamayı kesiyorum, benim için hayat yeniden başlıyor. İşte benim doğum hikayem. Doğum günün kutlu olsun oğlum.
canım benim eminim biz nekadar end,işelenme desek de korkuyosun ve onu kucağına alıp gözlerine bakana kadar da korkmaya devam ediceksin.
ama tadını çıkar hamielliğinin..
bizde hamile kaldığımızda aynı şeyleri yaşıcaz seninle şimdi yaşamadan ne söylesek boş.
uamrım kontrolün güzel geçer.
az kaldı bebişin gelicek.
ve hepimiz çok sevinicez.
darısı bize olsun.
bizim de meleklerimizin kardeşleri gelsin.dualarımız seninle tatlım hiç canını sıkma.
Ben de özlüyorum kuzularımı ah minnoşlarım, kuzularım benim, annesinin pamuk oğulları nerdesiniz
ahhh canım , seni o kadar iyi anlıyorum ki...Cennette doya doya pamuklarımızın kokusunu alıcağız , onları öpüp koklayacağız , onlarla sonsuz mutluluğu yakalayacağız inşallah...
Kızlar sanırım ben adet oluyorum
Üzülme canim bende oldum bu ay birdahaki ay beraber hamile kaliriz ...:teselli::teselli:
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?