• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Evli bir dul gibi hissediyorum

Evlenmeden önce nasıl biriydiniz? Evde kalmak sürekli ev işi yapmak kadında özgüveni törpülüyor. Siz özgüveninizi kaybettiğiniz için eşiniz uzaklaşıyor muhtemelen. Biraz onu hiç umursamadan kendi hayatınıza bakın ama evdeki değil, dışarda kendinize bir hayat yaratın. Evlenmeden önceki halinizi sevmiş şimdi muhtemelen o da mutsuz. Çocuk evliliği gerçekten öldürüyor malesef.
 
Yıllardır foruma üyeyim. Kendim gibi dertleri olanları okurum. Anlatsam ne derler diye de düşünürdüm. Keşke yazmak nasip olmasaydı.
17 yıllık evliyim. Evliliğim hayallerimin çöplüğü gibi. Sebepleri çok ama ana başlıklar olarak eşimin hiçbir zaman arkamda durmaması, beni yalnız bırakması, herhangi bir durumda seçtiği kişinin hiçbir zaman ben olmaması ( ailesi olur, arkadaşları olur hatta sokaktaki x bir şahıs için bile beni yalnız bırakır), çocukları yetştirme konusunda asla bir merakının araştırmasının olmaması( hep ben demeliyim şöyle yap böyle yap), telefona dalması, beni hastalandığımda yalnız bırakması tansiyonum 16/10 lardayken tek başıma ağladım geceler boyu. Neyin var demedi. Hem de kaç kere. İnanın tek tek yazsam okunmaz. Bu ve benzeri sebeplerle çoğu kez küslükler ve mesafeler girdi aramıza. İlk başlarda özürler dileyip barışmaya çalışır sözler verirdi. Hep bu sözleri tutacağına inanarak devam ettim. Ama tutmadı, zamanla çabamız bitti ikimizinde. En son "seni affetmiyorum şu an ama gözlemleyeceğim. Belki yıllar sürer sna tekrar güvenmem" diyerek devam dedim.
Şu an gene aramız soğuk ve beni artık iyice kaderime terk etti. Günlük ev işi ve çocuklar hariç iletişimimiz yok. Sadece arada konuşalım mı falan diyor. Ama ben ezberlediğim repliklerin hiçbirini duymak istemiyorum. Çok ağlıyorum. Çok üzülüyorum (Bu benim aptallığım, içimden nefret ve soğuma gelmiyor anlamıyorum) Ona belli etmeden. Çünkü zaten umurunda da değil belli etsem ne olur. Bana değer vermiyor. Bunu biliyorum.
Hiç kıymetli olmamak zoruma gidiyor. Çünkü gerçekten hak etmiyorum bu muameleyi. Onun gibi olmayı çok istiyorum. Duygusuz, merhametsiz, gaddar. Ama olamıyorum
Eşiniz pek çok erkeğe benziyor zaten ama siz sanki gereğinden fazla duygusalsınız.İnsan tansiyonu yülseldi diye geceler boyu niye ağlasın.Aşırı dramatik tavrınızdan eşiniz yorulmuş olabilir.Biz kadınlar kafamızda çok kuruyoruz , bunu azaltsak en çok biz mutlu olacağız aslında.
 
Bariz kötü olmayınca,karar vermesi daha zor bencede .Ki destek veren bir aile yoksa boşanıp da ne yapacaksınız ve anladığım kadarı ile hâlâ seviyorsunuz,bence bir çift terapisti farkındalık yaratabilir,hem boşanmayı düşünmeyin yılların emeği var onun vereceği veya vermeyeceği nafaka ile mi gecineceksiniz ,ha düzelmezse de durumunuz iyiyse kendinize odaklanın gezin tozun turlara katılın arkadaşlarınızla merkezden eşi çıkarın..
Aile desteğini şöyle söyliyim kayınvalidem ile çok sorun yaşadım. Cahilliğine verdim tabi cevabını da verdim ama anlamayan bir kadındı. Görmezden de geldim. En son çocuklarıma ve bana dil uzatınca, çocuklarımı aldım, senin yüzünü bir daha görmek istemiyorum dedim. Annem de olayın bir yanındaydı neden bir şey söylemedin dediğimde "senin için kimseyle aramı bozamam" dedi. (babamdan kalan evi abimin üzerine yapmaya çalışmıştı bir arada.) Ve daha bir sürü olay. Görüşmeyi kestim annemle. Babamla da küs ayrıldık gibi (yani öldü). O da eşime " sen bizim oğlumuz sayılırsın, kızım ölürse seni ben elimle evlendiririm" demişti. Ve zaten gençliğimi ve hayallerini de yemiştir kendisi. Bu sağlam ailede! Çoğu kararımın doğru olması beklenemez zaten. Hani demiştim ya hayatın ve eşimin daha kötü yanlarını görmemek için bir şey yapmıyorum. Bu travmalarımın etkisi. En azından bildiğim dünya bu. Hayat çok zor ve kırılgandı hep. Daha da zorlanmak istemiyorum.
 
Eşiniz pek çok erkeğe benziyor zaten ama siz sanki gereğinden fazla duygusalsınız.İnsan tansiyonu yülseldi diye geceler boyu niye ağlasın.Aşırı dramatik tavrınızdan eşiniz yorulmuş olabilir.Biz kadınlar kafamızda çok kuruyoruz , bunu azaltsak en çok biz mutlu olacağız aslında.
Yanlış anlaşma olmuş. Tansiyonum yükseldiği için ağlamadım. Üzüldüğüm ve ağladığım için tansiyonum yükseldi. Tansiyon hastalığı olanlar bilir üzüntü, stres en büyük sebeptir.
 
Aile desteğini şöyle söyliyim kayınvalidem ile çok sorun yaşadım. Cahilliğine verdim tabi cevabını da verdim ama anlamayan bir kadındı. Görmezden de geldim. En son çocuklarıma ve bana dil uzatınca, çocuklarımı aldım, senin yüzünü bir daha görmek istemiyorum dedim. Annem de olayın bir yanındaydı neden bir şey söylemedin dediğimde "senin için kimseyle aramı bozamam" dedi. (babamdan kalan evi abimin üzerine yapmaya çalışmıştı bir arada.) Ve daha bir sürü olay. Görüşmeyi kestim annemle. Babamla da küs ayrıldık gibi (yani öldü). O da eşime " sen bizim oğlumuz sayılırsın, kızım ölürse seni ben elimle evlendiririm" demişti. Ve zaten gençliğimi ve hayallerini de yemiştir kendisi. Bu sağlam ailede! Çoğu kararımın doğru olması beklenemez zaten. Hani demiştim ya hayatın ve eşimin daha kötü yanlarını görmemek için bir şey yapmıyorum. Bu travmalarımın etkisi. En azından bildiğim dünya bu. Hayat çok zor ve kırılgandı hep. Daha da zorlanmak istemiyorum.
Açıkçası ayrıldığınızda maddi olarak çok zorlanacaksaniz,mental olarak kötü döneme bir de maddi sıkıntı eklenirse iyice bunalım olur bu da hayatın gerçeği..
 
Yanlış anlaşma olmuş. Tansiyonum yükseldiği için ağlamadım. Üzüldüğüm ve ağladığım için tansiyonum yükseldi. Tansiyon hastalığı olanlar bilir üzüntü, stres en büyük sebeptir.
İşte migren vs vs birçok sinirsel hastalik böyle başlıyor kendinizden gidiyor bu kısmı çok tehlikeli o yüzden huzur yoksa sağlık gidiyorsa önemi yok hicbirseyin bende düşük tansiyon vardı 3 e iniyor o derece ciddi doktorum bunun bir ötesi yüksek tansiyon hop beyin kanaması olan bir tabloya dönmesi riski var dedi neydi sebebi tabiki üzüntü stres idi bunu bırakacaksiniz dedi kolaymış gibi iki kelime birakacaksiniz yani diyebilirdim nasıl bırakacağım sonra ben boşuna ben ben ben demiyorum artık o günden beri iyiyim .Sizde kendinizi düşünün sağlıktan gidiyor önce huzur .Boşuna demezlerdi eskiden elin ekmeği kanlı diye şimdi günümüzde kocanın ekmeğide kanlı lafları yutup yiyen yiyiyor .
 
Herkesi ve her şeyi olduğu gibi kabul edince bi ferahlama gelir insana.
Şimdi gerçekliklerimizden bağımsız konuşmak anlamsız olur. Adam bu, malzeme bu yani, değişmez, yaşlandıkça aksiliği huysuzluğu azalabilir o kadar (benim babamda bu oldu 60'ından sonra )
Ama sanırım sizdeki adamın aksiliği kavgası küfrü hakareti yok. E tamam, olduğu gibi kabul edin, bi köşede dursun, ekonomik olarak emeklerinizin karşılığını versin yeter.

Evet, duygusal olarak çook yalnızsınız, keşke bi mesleğiniz, ekonomik gücünüz olsaymış, o zaman 60 yaşında da olsanız boşanın sevgili bulun doya doya sevilin derdim. Ama diyemiyorum, daha da perişan olursunuz. O yüzden kabullenip şartları güzelleştirmenin yollarını bulacaksınız. Duygusal açlığınızı sosyalleşme ile kapatabilirsiniz.
 
Yıllardır foruma üyeyim. Kendim gibi dertleri olanları okurum. Anlatsam ne derler diye de düşünürdüm. Keşke yazmak nasip olmasaydı.
17 yıllık evliyim. Evliliğim hayallerimin çöplüğü gibi. Sebepleri çok ama ana başlıklar olarak eşimin hiçbir zaman arkamda durmaması, beni yalnız bırakması, herhangi bir durumda seçtiği kişinin hiçbir zaman ben olmaması ( ailesi olur, arkadaşları olur hatta sokaktaki x bir şahıs için bile beni yalnız bırakır), çocukları yetştirme konusunda asla bir merakının araştırmasının olmaması( hep ben demeliyim şöyle yap böyle yap), telefona dalması, beni hastalandığımda yalnız bırakması tansiyonum 16/10 lardayken tek başıma ağladım geceler boyu. Neyin var demedi. Hem de kaç kere. İnanın tek tek yazsam okunmaz. Bu ve benzeri sebeplerle çoğu kez küslükler ve mesafeler girdi aramıza. İlk başlarda özürler dileyip barışmaya çalışır sözler verirdi. Hep bu sözleri tutacağına inanarak devam ettim. Ama tutmadı, zamanla çabamız bitti ikimizinde. En son "seni affetmiyorum şu an ama gözlemleyeceğim. Belki yıllar sürer sna tekrar güvenmem" diyerek devam dedim.
Şu an gene aramız soğuk ve beni artık iyice kaderime terk etti. Günlük ev işi ve çocuklar hariç iletişimimiz yok. Sadece arada konuşalım mı falan diyor. Ama ben ezberlediğim repliklerin hiçbirini duymak istemiyorum. Çok ağlıyorum. Çok üzülüyorum (Bu benim aptallığım, içimden nefret ve soğuma gelmiyor anlamıyorum) Ona belli etmeden. Çünkü zaten umurunda da değil belli etsem ne olur. Bana değer vermiyor. Bunu biliyorum.
Hiç kıymetli olmamak zoruma gidiyor. Çünkü gerçekten hak etmiyorum bu muameleyi. Onun gibi olmayı çok istiyorum. Duygusuz, merhametsiz, gaddar. Ama olamıyorum
Boşayın gitsin asla düzelmez hatta o kendini haklı görüp senin abarttığını falan döylicektir her zaman
 
Teşekkür ederim tüm güzel, sert de olsa gerçek yorumlarınız için. Bizi biz kadınlar anlıyoruz. Doğruyu bilmek ve onu yapabilecek mental ve fiziksel gücü bulmak çok farklı. Yıllarca bu durumu devam ettirmemin sebebi aslında kafa karışıklığımdı. Bunları yaparken bir yandan da tam tersi şeyler de yaptı. Bir şey almak istiyim şimdi bile hadi bana pırlanta yüzük al desem hemen alır. Ya da hadi x bir ile gezmeye gidelim, yurtdışına Paris e gidelim desem elinden geleni yapar. Yemeği yapar, evi temizler. Evlendikten sonra ikinci üniversite okudum. Formasyon için başka bir ile gitmem gerekti. Hafta sonu beni servise bıraktı aldı( servis çok erken bir saatteydi ve güzergahı eve çok uzaktı.) yemeğimi hazırladı, çocuklara baktı. Yani yüzde yüz kötü değildi. Beni.çok sevdiğini devamlı söyler. Ben de tabi inanmak istedim.
Önce gömdüm şimdi aklıyor gibi oldu biraz ama ateşi ve buzu aynı anda tattım. O yüzden anlayamadım.

Şu mesajı okuyana kadar lojistik destek ve/veya hizmetin var olduğunu bu yüzden sanırım ikilemde kaldığınızı yazacaktım.

Eşiniz terapiye gitmeli veya aile terapisi denemelisiniz son kurşunum diyorsanız.

Eşiniz çekinik biri mi?
Herhangi otoriter bir tutumda, mesela ailesi gibi, içine kapanıyorsa bu sizi seçmemek için değil gibi geldi bana.
Cevabınıza göre daha derin bir gözlemimi paylaşabilirim.

Duygusal yalnızlık zordur.
Ama terapiyi ısrarla öneririm.
 
Eşiniz pek çok erkeğe benziyor zaten ama siz sanki gereğinden fazla duygusalsınız.İnsan tansiyonu yülseldi diye geceler boyu niye ağlasın.Aşırı dramatik tavrınızdan eşiniz yorulmuş olabilir.Biz kadınlar kafamızda çok kuruyoruz , bunu azaltsak en çok biz mutlu olacağız aslında.
Tansiyonu yükseldiği için ağlamıyor eşinin bu durumunda bile onunla ilgilenmemesine, görmezden gelmesine ağlıyor.
 
Her ikisi de. Şimdi ise hayatın ve onun daha başka kötü yanlarını görmemek için buna devam ediyorum.
Ben sizin yerinizde olsam aynı onun size davrandığı gibi davranırım süslenirim püslenirim kendime çok iyi bakarım. Ve dışarıya dönerim arkadaş çevreme, aileme ben de onunla hiç ilgilenmem, hastayım dese yüzüne bile bakmam. Tamamen ilgimi başka bir yöne çekerim. Arkadaşlarımla gezerim. O yokmuş gibi davranırım bakalım öyle olunca ne yapacak ya da acil terapi alın o zaten evliliğinize şans verilip verilmeyeceğini söyler.
 
Bende aynı durumdayım . Gerçekten duygusal yalnizlik çok zor .
Benim farkım hiç benimsememis olmam ,hiç sevmemiş olmam.. salak gibi nasıl sa severim diye evlenmem ve asla bir türlü tanıdık bile gelmemesi ,yüzüne bakasim gelmemesi.. korkunç bir işkence . Ve on beş sene bu işkenceyi yapıyorum kendime ..😶
 
zorla güzellik olmaz. her türlü ilişki çift taraflı alışveriştir. tek taraflı almak hiç vermek yoksa onun adı faydalanmadır.
 
Yıllardır foruma üyeyim. Kendim gibi dertleri olanları okurum. Anlatsam ne derler diye de düşünürdüm. Keşke yazmak nasip olmasaydı.
17 yıllık evliyim. Evliliğim hayallerimin çöplüğü gibi. Sebepleri çok ama ana başlıklar olarak eşimin hiçbir zaman arkamda durmaması, beni yalnız bırakması, herhangi bir durumda seçtiği kişinin hiçbir zaman ben olmaması ( ailesi olur, arkadaşları olur hatta sokaktaki x bir şahıs için bile beni yalnız bırakır), çocukları yetştirme konusunda asla bir merakının araştırmasının olmaması( hep ben demeliyim şöyle yap böyle yap), telefona dalması, beni hastalandığımda yalnız bırakması tansiyonum 16/10 lardayken tek başıma ağladım geceler boyu. Neyin var demedi. Hem de kaç kere. İnanın tek tek yazsam okunmaz. Bu ve benzeri sebeplerle çoğu kez küslükler ve mesafeler girdi aramıza. İlk başlarda özürler dileyip barışmaya çalışır sözler verirdi. Hep bu sözleri tutacağına inanarak devam ettim. Ama tutmadı, zamanla çabamız bitti ikimizinde. En son "seni affetmiyorum şu an ama gözlemleyeceğim. Belki yıllar sürer sna tekrar güvenmem" diyerek devam dedim.
Şu an gene aramız soğuk ve beni artık iyice kaderime terk etti. Günlük ev işi ve çocuklar hariç iletişimimiz yok. Sadece arada konuşalım mı falan diyor. Ama ben ezberlediğim repliklerin hiçbirini duymak istemiyorum. Çok ağlıyorum. Çok üzülüyorum (Bu benim aptallığım, içimden nefret ve soğuma gelmiyor anlamıyorum) Ona belli etmeden. Çünkü zaten umurunda da değil belli etsem ne olur. Bana değer vermiyor. Bunu biliyorum.
Hiç kıymetli olmamak zoruma gidiyor. Çünkü gerçekten hak etmiyorum bu muameleyi. Onun gibi olmayı çok istiyorum. Duygusuz, merhametsiz, gaddar. Ama olamıyorum
17 yıl daha verme derim. Boşanabilirsin hiç bi engel yok .. duygusal bağ ilgilenme felan bunlar yok.. evliliği tek başına yürütüyorsun buna mecbur değilsin.
 
17 sene dile kolay. Ben sizler gibi insanların boşanacak güce sahip olduğunu düşünmüyorum çünkü kendi ağzınızla da söylediniz önce kötüleyip sonra akladım diye e zaten böyle böyle sürüp gitmiş evet kafanız karışıkmış her zaman hastalığında bir neyin bir demeyen adam ne hikmetse Paris'e gidelim deyince götürüyormuş komik geldi bana bu :) sizin eşinizi ve hayatı algılama biçiminiz değişmemiş bu saatten sonra da değişmez bence . Kendimde sıkıntılar yaşadım ama çok şükür böyle kapana kısılmış gibi hissetmedim çünkü öyle bir noktada kendimi seçebiliyorum siz kendinizi seçmiyorsunuz elinizde olanla idare edip böyle ara ara depresyon atakları yaşayıp hiçbir şey olmamış gibi devam ediyorsunuz bilmiyorum ya böyle hikayeleri duydukça ne kadar doğru tavır aldığım an varmış bir kez daha gördüm
 
Back
X