Gezi Parkı eyleminin sonuçları ;

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.

 

Bugüne kadar , bardak taşma noktasına gelene kadar , daha sessiz kalan , daha haklarından bi haber olanların ; tamam bugün bardak taştı , haydi sokağa demesi , sokağa çıkmasında sorun yok elbette , bunu yasal olarak gerçekleştirmemesi , bir de üstüne üstelik bu durumdan nemalanmak isteyenlerin varlıklarına göz yumulması ne kadar doğru peki arkadaşım ?

Aslında dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz , birilerinin her dönem bir diğerinden daha fazla canı yanar. Çünkü mevcut yönetimi şekillendiren o liderin kişilik özellikleri , yaşanmışlıkları ,inançları ..vs dir . Ve bu hiçbir zaman halkın % 100 ne hitap etmez.O sebeble kimin o günkü yönetimle ideolojisi çakışıyorsa , onun haklarında suistimal gerçekleşebilir.

Ama bazı noktalar vardır , halkın hemen hemen tamamın hem fikir olduğu ya da olabilmesi gerektiği ... İşte bahsi geçen kadına şiddet gibi , terör gibi ...

Herkes artık yeter ! dedi sözü bana çok yanlış geliyor bu noktada işte bu olay için .Böyle denildikçe de insanlar bir karşı gövde gösterisine girmek zorunda hissediyor kendini . Bu herkes kim ? Biz yeter demedik denilmeye başlanıyor.Bunu da göstermek için mitingler düzenleniyor.

Tablo çirkinleşiyor benim gözümde . Burada kendi varlığını duyurmaya ve göstermeye çalışan insanların suçu yok aslında .Onlar da bir şekilde ses çıkarmak istiyor.
Eğer sadece bu ideolojiyi savunan bir parti lideri olsa idi , Erdoğanın bu mitinglerini de haklı görürdüm .

Ama başbakan olması sıfatı ile yersiz olduğunu düşündüm her daim .Aslında yersiz de değil , çünkü seçim ve oy kaygısı ona bu hamleyi yaptırdı .Doğru değildi demek daha doğru sanırım .(bence)
 

valla iriss karşıt düşüncelerdeniz ama sizi takip ediyorum
yani eğer olmaz inşaallah ama olur ise gerçekten sokağa iner misiniz?
Samimi olarak soruyorum bunu
tabiki kimse sokaklara inmesin, kimse mağdur edilmesin ,kimse ezilmesin vs vs.
ümidimiz bu yönde ama maalesef kitle yönetiminde bunlar olan ve olabilecek şeyler
76.000.000 luk ülkedeki herkesi memnun etmek deveye hendek atlataktan güçtür çünkü
 

eylemler parklardaki forumlar aracılığı ile devam etmekte. maalesef dün Yeniköy forumunda bir saldırı oldu. herkesin sırayla söz alıp konuştuğu, çevreyi rahatsız etmemek adına alkış seslerinin bile onaylanmadığı bir eylemde neden gerek duyuldu bilemiyorum bu saldırıya ama bu tür provokasyonların da farkına varmak gerek.

sessizce kitap okuyan, parkta vaktini geçiren gençlerin üzerine su sıkıldı, biber gazı atıldı ve hukuki açıdan da sanırım şiddet içermeyen eylemlerde polisin böyle bir müdahalesi söz konusu olmamalı, kaldı ki polisin orantısız güç kullandığı da kabul edilmekte. o halde içinizdeki kin ve nefreti kustunuz demek biraz haksızlık olmuyor mu?

siz hala savunuyorsunuz dediğiniz eylemler; durma eylemi, forumlar ve eğer girişim başarıyla sonuçlanırsa yaz aylarında çeşitli mahallelerde açılacak çocukların ücretsiz eğitim alabileceği yaz okulları. bunların içinde vandalizme kayan ne var?

kullanılan dilden kimin nefret söylemini tercih ettiği de maalesef anlaşılmakta. ama keşke yerinde gözlemleme imkanınız olsa en azından forumları takip edebilseniz belki hedef aldığınız kitleye karşı önyargılarınız biraz olsun yıkılır.
 
Çıkıyorum evden bunu paylaşayım öyle kaçayım dedim ortadan girdim geriye dönük bakamadım

Bu arada ikisini de çok severim Cem ve Uğur dündarı

%99: Ses ver! - YouTube
 
Son düzenleme:
Hiç de onun ülkesi değildir

Onun da ülkesi demiştir. Bazen bir '' da '' çok şey ifade eder.
Elbette onunda ülkesidir , o da T.C vatandaşıdır değil mi ?


ya kimin ülkesi valla halkımız geçte olsa uyandı kimi seçeceğini iyi biliyo demokrasi demokrasi dediniz alın size demokrasi

İşte tam yukarıdaki arkadaşa bu mesajı yazdım ki , bu cevabı gördüm .Kendi yazdığını tekzip gibi olmuş arkadaşım .

Onun ülkesi değil , onunda vatandaşı ve aynı zamanda Başbakanı olduğu sadece.
 
artık siyasi hic bir yorum yazmam cunku yonetimin dürüstlüğüne inanmıyorum. Hic kimseyle kavga etmedigim halde
3 gun uzaklaştırma aldım. Bu tam bir sacmalık. Birde demokrasiden bahsediyorsunuz önce sitede bunu saglayın üyelerinize
karşı sonra atıp tutun.
 

zaten aynı dili konuşuyoruz bakın başbakan açıklamasında ağaçlara hiç bir zarar verilmeden makinalarla kökünden çıkarılıp başka yere ekiliceğini açıkladı zarar vrilmiycek dedi hı diğer olaylara gelince haklı olduğunz tarafalr var yok demiyorm öezllikle kadına şiddet konusu daha iyi şekilde kdınlarımız koruna bilir bunun lamacimisi yok tecavüz olaylarıda aynı şekilde suçları çok ağır olabilir ama bugün istanbulda 3 köprü yapılması hava alanları yapılması ne biliyim yenilikler yapılması çok güzel şeyler budurumda destek olunmalı köstek değil bence bugün taksime polise kamu araçlarına veilen zararın haddi hesabı yok
 
Avrupa'dan Geri Vites!
Erdoğan’a karşı “küstah” eleştirilerde bulunup, ortalığı yakıp-yıkan-terör estiren ve biri polis 4 kişinin ölümüne yol açan eylemcilere destek yağdıran ABD ve Avrupa Parlamentosu, olayların yatışmaya başlamasından sonra çark etmeye başladı.

Önceki gün Ankara’da Başbakan Erdoğan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ı ziyaret eden ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone, ABD olarak Türk demokrasisine güvendiklerini ve AK Parti ziyaretinde bu güveni yinelediklerini belirterek, “Çünkü bizim, ifade özgürlüğü, demokratik toplantı özgürlüğü konusunda aramızda bir görüş farkı yok.

Ben inanıyorum ki ilişkilerimiz hala güçlü ve sağlıklı. ABD olarak Türk demokrasisine güveniyoruz, Türk halkı ve hükümeti ile ilişkimiz devam ediyor” demişti.

AVRUPA’DAN ÖZELEŞTİRİ: Türkiye’ye tutarlı davranmadık

Önceki gün Brüksel’de AP Dış İlişkiler Komitesi üyeleri Türkiye’yle yaşanan gerginliği tartışırken Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helen Flautre ise, “Yargı ve temel haklar ile adalet, özgürlük ve güvenlik fasıllarını açmış olsaydık şimdi çok daha tutarlı olurduk ve kendimi daha iyi hissederdim” demişti Yeşiller grubunun Fransız üyesi Flautre, AB’nin bu dönemde Türkiye ile ilişkileri zayıflatmak yerine güçlendirmenin yollarını araması ve diyalog kapısını açık tutması gerektiğini ifade etmişti.

BİR DESTEK DE AVRUPALI MUHAFAZAKARLARDAN

Gezideki olayların başlamasıyla birlikte kinlerini kusan Avrupa ülkeleri, Başbakan Erdoğan’a karşı adeta savaş başlatmış, İstanbul’ta terör estiren göstericilere destek vermişti. Buna rağmen Avrupa Parlamentosu’nda temsil edilen siyasi partiler arasında yer alan Avrupa Muhafazakar ve Reformistleri İttifakı’dan (AECR) ise, dün Erdoğan hükümetine deskek veren açıklamalar geldi. AECR dün , Erdoğan hükümetine övgüler yağdırarak, Taksim Gezi Parkı olayları sonrasında Türkiye’ye destek açıklaması yaptı. AP içindeki 4. büyük siyasi parti olan AECR’den “Türkiye’deki olaylar, AK Parti’nin ekonomi ve siyasi reformlar konusundaki ispatlanmış başarısını başka yöne çekmemeli” başlığıyla açıklama yapıldı. Açıklamada, Türkiye’de çıkan olaylar ile Arap Baharı karşılaştırması yapmanın tamamıyla yakışıksız olduğu belirtilerek, “Türkiye, çoğulcu, çok partili bir demokrasidir” denildi. Mart ayında Türkiye’de özgür ve adil seçimlerin yapılacağını hatırlatan AECR, “AK Parti hükümeti ekonomik özgürlük ve siyasi normalleşme bakımından büyük adımlar kaydetmiştir” ifadesini kullandı. Türkiye’nin mülkiyet haklarını güvence altına aldığı ve güçlü büyümeye sahip bir ülke olduğu hatırlatılan açıklamada, Türkiye’de ayrıca azınlıklar ve siyasetin sivilleşmesi açısından ilerleme kaydedildiği belirtilerek şöyle denildi: “Şiddetin durulmasını ümit ediyoruz. Suriye’deki trajik olaylar ve bölgedeki istikrarsızlık göz önüne alındığında, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ortaklığın her zamankinden daha önemli olduğu kanısındayız. Bazı Avrupalı siyasi liderler tarafından kullanılan kışkırtıcı dili de üzüntüyle karşılıyoruz.”
 

avrupa bile anladı yaptıkları haksızlığı
 
ABD'deki Türklere yönelik yayın yapan ilk iş portalı Turk Avenue web sitesinin genel yayın yönetmenliğini de yapan, 12 yıldır ABD'de yaşayan Cemil Özyurt'un Gezi olayları çerçevesinde anne ve babasına yazdığı mektup okuyanları duygulandırdı.

İşte o mektup;

Sevgili anneciğim ve babacığım, bugün (19 Haziran) sizlerden, güzel memleketimden ayrılıp Amerika'ya gelmemin 12. yıl dönümü. Sizlerin de ömrünüzden nerdeyse bir 65 yıl geride kaldı. Bugüne dek ömrünüzün büyük kısmı geçim sıkıntısı ile geçti. Bir tahta bavulla evler, mahalleler, şehirler değiştirdiniz.

1960'larda Ankara'da bir göz odada başlayan hayat sınavında, çok şükür kimseye de muhtaç olmadan bugünlere geldiniz. Türkiye'nin son 40 yılına damga vurmuş tüm partilerine de sırayla oy verdiniz. Eskiden yaptığınız oy tercihleriniz çok yargılanmış mıydı bilmiyorum. Ama bizim sosyal medya dediğimiz -sizin çok da haşır-neşir olmadığınız- ortamda, oylarınızı mevcut hükümete makarna ve kömür karşılığı verdiğinizi söyleyip aşalığayanların videoları, resimleri, yorumları ile dolu. Allah'tan babam görmüyor. Çok sinirlenir.

Gün olmasınki, sizin gibi ömrü boyunca onurlu, vakur duruşundan taviz vermemiş çokları benzer suçlamalarla ezilmeye çalışılmasın. Zaten bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olarak görülmemeye alışkınsınız. Küçük yaşta Doğu'dan İç Anadolu'ya geldiğinde hor görülmekten sokağa çıkamayan annem, yıllar geçti o linç mekanizması çok değişmedi. O zamanlar 'Gavur Kürt'tün' şimdi 'makarnacı, bidon kafalı'. Küçük bir ilçeden Başkent'e okumaya giden babam, sen de okuduğun okulda az alay edilip dalga geçilmedin, dışlanıp hor görülmedin. Ama siz 'olsun kader' deyip çekmeye alışkınsınız. Ama ben alışamadım işte. Ağrıma gidiyor. Acaba yaşadığım memlekette insanların bir birine gösterdiği saygıdan mı etkileniyorum, nedir?

Babaannemin yufka ekmeğinin arasına sürdüğü bir kaşık tereyağı ile gününü geçirmiş, bir kuru ekmek azıkla 8 kilometre yol yürüyüp okula gitmiş, ilk rugan ayakkabısı alınınca sevinçten kilometrelerce koşmuş, her dara düştüğünde 'yaa sabır, bu da geçer' deyip dua etmiş, darlıkta sıkıntıda çalmamış, çırpamış, bir gün olsun muhtarın, belediyenin, kaymakamın kapısını yardım için çalmamış babam, oyunu bir ton kömüre değiştirmişsin.

Facebook'ta, Twitter'da sözde arkadaşım dediğim kişiler öyle diyor ve ısrarlılar. Her fırsatta, her fotoğraf karesinde, her videoda öyle yazıyorlar.

'Acaba bunu yazdığımda birinin kalbini kırar mıyım?' diye de düşünmüyorlar. Çünkü onların yedi sülalesinde oyunu kömür ve makarna için veren kimse yok. Onların hepsi Fransız mürebbiyelerle büyütülmüş, aydınlanmış ve evrimini tamamlamış mükemmel insanlar.

Hani okuduklarım beni üzüyor, kalp kırıklığı oluyor ya! Karşı tarafı kıracak bir şey de yapamıyorum. Beni 'İki günlük dünyada kalp kırmaya değer mi oğlum?' diyerek büyüten annem. Altı baş horanta bir sofranın başına oturup da, yokluk, imkansızlık içinde 'bugün ne yapsam' diye gün boyu sancılanan annem.

Kışın yiyelim diye mantılar kesip, turşular kuran, elaleme muhtaç olmamak için eski eteklerinden bana ilkokul önlüğü diken annem. Komşusundan bile ödünç bir bardak pirinç isteyemeyen annem, oyunu bir koli makarnaya değişmissin yaa…

Eğitim seviyeniz yüksek olmadığı için şimdilik oylarınızı makarna ve kömüre değiştiriyorsunuz ama sizi aşağılayanlar emin olun çok iyi aydınlatıyorlar çevrelerini. Işıklarından gözümüz kamaşıyor. Küçümseyip hor gördükçe, daha da iyi hissediyorlar kendilerini. Ötekileştirdikçe akıllarınca değersizleştiriyorlar, değersizleştirdikçe de daha bir mutlu oluyorlar.

Bazıları söylediklerine üzülüp utanıyordur belki. Bazısında utanma duygusu da yok, yüz de yok. Onun için onlarla hesabı öbür dünyaya bırakıyorum. Şimdi sana sorsam annem, 'Aman oğlum iki günlük dünyada değer mi, kötü söz sahibinindir boşver,' diyeceksin. Ama onlar boş vermiyor anne. 10 yıldır hakarete devam ediyorlar. Hem de uslanmadan, dinlenmeden.

Benim cahil, eğitimsiz, aydınlanamamış, makarnaya oyunu değişen annem, bir ton kömüre safını değiştiren babam, yine seçimler yaklaşıyor. Sizi ve verdiğiniz oyu beğenmeyenler, size başka sıfatlar da takmaya hazırdır. Onun için siz makarna ve kömüre oyunuzu değiştirmeye devam edin. İnsanlıktan, adamlıktan nasibi almayanlar elbet hak ettikleri nasiplerini bir gün bir yerde bulurlar. Ya da Mevlam bir şekilde buldurur. Şimdi içim rahat. Bu yazıyı önce sizin, sonra da ülkemiz güzel geleceğine sadece dua ederek katkı sağlayan tüm makarnacı ve kömürcü anne-babalara ithaf ediyorum. Ellerinizden öpüyorum.

Oğlunuz Cemil, New York 19 Haziran 2013
notkuyanlar vardır ama okumayanlar için alıntı yaptım.
 

ben neticeye bakarım haticeye değil
 




Sebeb bu olabilir mi ?
 
İçimdeki insanlık duygusu var olduğu sürece çok haklısıın canım.Keşke bende duyarsız boşvermiş biri olsaydım

taksimde okadar insan evine kaçgün ekmek görüremedi eylemciler yüzünde siz onlara ağlayın bence boş şeyleyre değil polise taş atıyo molotof kokteyl atıyo poliste tarzijkli su atınca vay nrymiş polis şiddet uyguluyo varmı böyle bişey ya şimdi biri gelip saldırsa siz kendinizi korumazmısınız
 

bende anlamadım 2 gün banlandım
artık yazmam kolay kolay
davosada gelmem
one mınut anacımmmmmmmmmmmmmmmmmm
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…