Biz hepsinde ayaklandık , söylemek istediğim de bu aslında ,yavaş yavaş aynı dili konuşucaz sanırım.... Hani vardır ya bardağı taşıran son damla , bu işte o damlaydı ...O bardakta herkesin bir damlası var aslında ... Ağaçla başladı evet , bu kadar büyümesinin nedeni de herkesin biriktirdiği damlalardır...Herkes yeter artık dedi ,budur olayın özeti...Budur anlatmaya çalıştığımız bizim ama anlatamadığımız
Ama siz resmen insanları provoke etmeye çalışıyorsunuz bu söylemlerle.Sizin bu yazdıklarınıza cevap verilmemesinin sebebi size hangi argümanlar ve belgeler sunulursa sunulsun "montaj,yalan,iftira,dış mihraklar" deyip sorgulamadan kendinizi karşıt fikirlere kapatmanız olabilir mi?Konunun ikide bir açık-kapalı tartışmasına dönmesinin sebebi de eylemin sebepleri tartışılırken söyleyecek birşey bulamayınca sırf muhalefet olabilmek için başörtüsü konusunun öne [/COLOR]sürülmesi olabilir mi?Yanlış anlaşılma olmasın ilk cümlemden sonra "siz" derken şahsınıza değil genel olarak hitap ediyorum.
selam irisim .Selam arkadaşlar , dün epeyce yazdım buralarda , şimdiye kadarki yazılanları da okudum .Benim tavrım malumunuz ,ondan da sıyrılarak bir soru sormak istiyorum eylemi destekleyenlere ,desteklemeyenlere , hükümet karşıtlarına/yanlılarına ...hepinize ;
Sürekli olarak bir dışgüç ,dış mihrak söylemi dolaşıyor ,bunu sıradan vatandaş olarak bizler bildiğimize göre ,iyi kötü de belgeleyebildiğimize göre ,istihbaratı dünya çapında ün salmış olan devletimiz de biliyordur değil mi ,bu konuda herkes hemfikirdir sanırım.Soruma geçiyorum ;
Madem hükümet de bunu biliyordu , dış güçlerin müdahalesiyle olay çok farklı noktalara gelecekti /hatta aylar öncesinden sinsice planlanan bir kışkırtmaydı , kamu malı bu kadar zarar görecekti , birçok insan hayatını kaybedecekti ,ekonomi çökecek ,ülke bölünecek ,hükümet dahi düşücek bu plan sonucuna göre , bir topçu kışlası daha mı değerliydi bütün bunlardan ? Başbakan olaylar daha hiç başlamadan ,sabahın köründe uyuyan insanlara saldırmak yerine çıkıp da dış güçlerin de kim olduğunu açıklayarak , bu oyuna gelmiyoruz ülke olarak ,ya da kendi üslubuyla " yemiyorum lan blöfünüzü , ülkemi bölmenize izin vermiyorum ,topçu kışlasını da yapmıyorum, gezi parkını da yıkmıyorum " deseydi olmaz mıydı acaba ?
Lütfen bu soruyu , " ama olmaz ki taviz mi verseydi çapulculara" yorumunu aşarak cevaplayın ...
Yemeğe gidip geliyorum
Eki Görüntüle 740643
Taksim Gezi Parkındaki işgalin sona erdirilmesinin ardından başlayan Duran adam eyleminde duyarlı bir vatandaş linç edilmek istendi.
Taksime iki çocuğuyla birlikte giden ve kıbleye dönerek huzur ve barış için dua eden Bülent Yapraklıoğlu, provokatörlerin saldırısına uğradı. Eylemciler, Bülent Yapraklıoğluna, Bizim kıblemiz AKM üzerinde fotoğrafı bulunan Atatürktür şeklindeki sözlerle hakaret etti, linç girişiminde bulunuldu.
ÇOCUKLARININ YANINDA BABAYA LİNÇ GİRİŞİMİ
Taksim AKMye yakın bir alana gelen Bülent Yaprakoğlu biri kız biri erkek çocuğuyla birlikte yönünü kıbleye dönerek dua etmek istedi. Bu sırada Duran adam eyleminde bulunan gruptan bazı kişiler harekete geçtiler, Bülent Yaprakoğlu ve çocukların üzerine yürüyerek küfür ve hakaret ettiler.
KIBLEYE DÖNDÜM, DUA ETTİM
Bülent Yaprakoğlu, önceki akşam Taksim Meydanına iki çocuğuyla birlikte gittiğini söyledi.
Amacının Taksim Meydanına giderek ülkenin huzur ve barışı için çocuklarıyla birlikte dua etmek olduğunu ifade eden Yapraklıoğlu, Çocuklarımla birlikte kıbleye dönerek ülkemizin barış ve huzuru için dua ettim. Bu sırada eylemci gruplarından bazıları üzerime yürüyerek küfür, hakaret etti ve Bizim kıblemiz Kâbe değil, kıblemiz Atatürk dediler. Bu olaya basın mensupları da şahittir dedi.
Gazetemize konuşan psikolog ve tarihçiler; Atatürk üzerinden çatışma zemini oluşturulmak isteniyor. Bu kişilerin insani bakış açıları kaybolmuş, kin ve intikam duyguları bürümüş dedi.
YÜKSEL: ATATÜRK ÜZERİNDEN ÇATIŞMA ZEMİNİ OLUŞTURULMAK İSTENİYOR
Araştırmacı Yazar Müfid Yüksel, söz konusu olayda söylenen Bizim kıblemiz Kâbe değil, kıblemiz Atatürk söyleminin ciddi bir psikolojik savaş taktiği olduğunu belirterek, (Kâbe arabın olsun Çankaya yeter) diye bir şiir vardı. Bu kişiler o zihniyetle hareket etmeye çalışıyorlar. Zamanında Çankaya, Kâbe karşıtlığı yapmışlardı. Şimdi aynı şekilde Atatürk üzerinden çatışma kültürü oluşturmaya çalışıyorlar. Daha doğrusu toplumsal psikolojik eylem biçimi olarak duran adam meselesini gündeme getirdiler. Semboller üzerinden bir çatışma ortamı oluşturmaya çalışıyorlar. Mustafa Kemal ile kıbleyi karşı karşıya getirmek toplumsal bir çatışmayı oluşturmak demektir. Bu tür söylemler bir taban oluşturma çabası için yapılan söylemlerdir. Bu kişilerin amacı; Nişantaşı ile Fatih barışmasın sürekli çatışma ortamı yaşansın söylemidir. Türkiyede Atatürkü koruma kanunları var. Bu kişiler bazı hassasiyetleri kaşımaya çalışıyorlar. Atatürk sembolü üzerinden toplumda çatışma oluşturmak artık eskisi gibi karşılık bulmuyor dedi.
SAYGILI: BU KİŞİLERİN GÖZLERİNİ KİN VE İNTİKAM BÜRÜMÜŞ
Prof. Dr. Sefa Saygılı da, Bülent Yapraklıoğluna linç girişiminde bulunanları psikolojik yönünden değerlendirdi. Prof. Dr. Saygılı, Bu kişilerin düşünmekten, muhakeme etmekten yoksun, kin ve nefret dolu kişiler olduğu anlaşılıyor. Bu kişileri insanlığa davet etmek lazım diye düşünüyorum. Merhamet, empati, kişilikleri ve insani bakış açıları kaybolmuş gibi görünüyor. Bu kişilerin gözlerini kin ve intikam bürümüş dedi.
(habervaktim.com)
Eki Görüntüle 740643
Taksim Gezi Parkındaki işgalin sona erdirilmesinin ardından başlayan Duran adam eyleminde duyarlı bir vatandaş linç edilmek istendi.
Taksime iki çocuğuyla birlikte giden ve kıbleye dönerek huzur ve barış için dua eden Bülent Yapraklıoğlu, provokatörlerin saldırısına uğradı. Eylemciler, Bülent Yapraklıoğluna, Bizim kıblemiz AKM üzerinde fotoğrafı bulunan Atatürktür şeklindeki sözlerle hakaret etti, linç girişiminde bulunuldu.
ÇOCUKLARININ YANINDA BABAYA LİNÇ GİRİŞİMİ
Taksim AKMye yakın bir alana gelen Bülent Yaprakoğlu biri kız biri erkek çocuğuyla birlikte yönünü kıbleye dönerek dua etmek istedi. Bu sırada Duran adam eyleminde bulunan gruptan bazı kişiler harekete geçtiler, Bülent Yaprakoğlu ve çocukların üzerine yürüyerek küfür ve hakaret ettiler.
KIBLEYE DÖNDÜM, DUA ETTİM
Bülent Yaprakoğlu, önceki akşam Taksim Meydanına iki çocuğuyla birlikte gittiğini söyledi.
Amacının Taksim Meydanına giderek ülkenin huzur ve barışı için çocuklarıyla birlikte dua etmek olduğunu ifade eden Yapraklıoğlu, Çocuklarımla birlikte kıbleye dönerek ülkemizin barış ve huzuru için dua ettim. Bu sırada eylemci gruplarından bazıları üzerime yürüyerek küfür, hakaret etti ve Bizim kıblemiz Kâbe değil, kıblemiz Atatürk dediler. Bu olaya basın mensupları da şahittir dedi.
Gazetemize konuşan psikolog ve tarihçiler; Atatürk üzerinden çatışma zemini oluşturulmak isteniyor. Bu kişilerin insani bakış açıları kaybolmuş, kin ve intikam duyguları bürümüş dedi.
YÜKSEL: ATATÜRK ÜZERİNDEN ÇATIŞMA ZEMİNİ OLUŞTURULMAK İSTENİYOR
Araştırmacı Yazar Müfid Yüksel, söz konusu olayda söylenen Bizim kıblemiz Kâbe değil, kıblemiz Atatürk söyleminin ciddi bir psikolojik savaş taktiği olduğunu belirterek, (Kâbe arabın olsun Çankaya yeter) diye bir şiir vardı. Bu kişiler o zihniyetle hareket etmeye çalışıyorlar. Zamanında Çankaya, Kâbe karşıtlığı yapmışlardı. Şimdi aynı şekilde Atatürk üzerinden çatışma kültürü oluşturmaya çalışıyorlar. Daha doğrusu toplumsal psikolojik eylem biçimi olarak duran adam meselesini gündeme getirdiler. Semboller üzerinden bir çatışma ortamı oluşturmaya çalışıyorlar. Mustafa Kemal ile kıbleyi karşı karşıya getirmek toplumsal bir çatışmayı oluşturmak demektir. Bu tür söylemler bir taban oluşturma çabası için yapılan söylemlerdir. Bu kişilerin amacı; Nişantaşı ile Fatih barışmasın sürekli çatışma ortamı yaşansın söylemidir. Türkiyede Atatürkü koruma kanunları var. Bu kişiler bazı hassasiyetleri kaşımaya çalışıyorlar. Atatürk sembolü üzerinden toplumda çatışma oluşturmak artık eskisi gibi karşılık bulmuyor dedi.
SAYGILI: BU KİŞİLERİN GÖZLERİNİ KİN VE İNTİKAM BÜRÜMÜŞ
Prof. Dr. Sefa Saygılı da, Bülent Yapraklıoğluna linç girişiminde bulunanları psikolojik yönünden değerlendirdi. Prof. Dr. Saygılı, Bu kişilerin düşünmekten, muhakeme etmekten yoksun, kin ve nefret dolu kişiler olduğu anlaşılıyor. Bu kişileri insanlığa davet etmek lazım diye düşünüyorum. Merhamet, empati, kişilikleri ve insani bakış açıları kaybolmuş gibi görünüyor. Bu kişilerin gözlerini kin ve intikam bürümüş dedi.
(habervaktim.com)
''Bardağı taşıran son damla'' deyimini anlamaya çalışırsanız, bardağın içinde tüm keşkelerinizi görebilirsiniz hanımefendi.
Efsaaaa kullanıcısından alıntı
Taksim Gezi Parkı’ndaki işgalin sona erdirilmesinin ardından başlayan “Duran adam” eyleminde duyarlı bir vatandaş linç edilmek istendi.
Taksim’e iki çocuğuyla birlikte giden ve kıbleye dönerek huzur ve barış için dua eden Bülent Yapraklıoğlu, provokatörlerin saldırısına uğradı. Eylemciler, Bülent Yapraklıoğlu’na, “Bizim kıblemiz AKM üzerinde fotoğrafı bulunan Atatürk’tür” şeklindeki sözlerle hakaret etti, linç girişiminde bulunuldu.
ÇOCUKLARININ YANINDA BABAYA LİNÇ GİRİŞİMİ
Taksim AKM’ye yakın bir alana gelen Bülent Yaprakoğlu biri kız biri erkek çocuğuyla birlikte yönünü kıbleye dönerek dua etmek istedi. Bu sırada “Duran adam” eyleminde bulunan gruptan bazı kişiler harekete geçtiler, Bülent Yaprakoğlu ve çocukların üzerine yürüyerek küfür ve hakaret ettiler.
“KIBLEYE DÖNDÜM, DUA ETTİM”
Bülent Yaprakoğlu, önceki akşam Taksim Meydanı’na iki çocuğuyla birlikte gittiğini söyledi.
Amacının Taksim Meydanı’na giderek ülkenin huzur ve barışı için çocuklarıyla birlikte dua etmek olduğunu ifade eden Yapraklıoğlu, “Çocuklarımla birlikte kıbleye dönerek ülkemizin barış ve huzuru için dua ettim. Bu sırada eylemci gruplarından bazıları üzerime yürüyerek küfür, hakaret etti ve ‘Bizim kıblemiz Kâbe değil, kıblemiz Atatürk’ dediler. Bu olaya basın mensupları da şahittir” dedi.
Gazetemize konuşan psikolog ve tarihçiler; “Atatürk üzerinden çatışma zemini oluşturulmak isteniyor. Bu kişilerin insani bakış açıları kaybolmuş, kin ve intikam duyguları bürümüş” dedi.
YÜKSEL: ATATÜRK ÜZERİNDEN ÇATIŞMA ZEMİNİ OLUŞTURULMAK İSTENİYOR
Araştırmacı Yazar Müfid Yüksel, söz konusu olayda söylenen ‘Bizim kıblemiz Kâbe değil, kıblemiz Atatürk’ söyleminin ciddi bir psikolojik savaş taktiği olduğunu belirterek, “(Kâbe arabın olsun Çankaya yeter) diye bir şiir vardı. Bu kişiler o zihniyetle hareket etmeye çalışıyorlar. Zamanında Çankaya, Kâbe karşıtlığı yapmışlardı. Şimdi aynı şekilde Atatürk üzerinden çatışma kültürü oluşturmaya çalışıyorlar. Daha doğrusu toplumsal psikolojik eylem biçimi olarak ‘duran adam’ meselesini gündeme getirdiler. Semboller üzerinden bir çatışma ortamı oluşturmaya çalışıyorlar. Mustafa Kemal ile kıbleyi karşı karşıya getirmek toplumsal bir çatışmayı oluşturmak demektir. Bu tür söylemler bir taban oluşturma çabası için yapılan söylemlerdir. Bu kişilerin amacı; ‘Nişantaşı ile Fatih barışmasın sürekli çatışma ortamı yaşansın’ söylemidir. Türkiye’de Atatürk’ü koruma kanunları var. Bu kişiler bazı hassasiyetleri kaşımaya çalışıyorlar. Atatürk sembolü üzerinden toplumda çatışma oluşturmak artık eskisi gibi karşılık bulmuyor” dedi.
SAYGILI: BU KİŞİLERİN GÖZLERİNİ KİN VE İNTİKAM BÜRÜMÜŞ
Prof. Dr. Sefa Saygılı da, Bülent Yapraklıoğlu’na linç girişiminde bulunanları psikolojik yönünden değerlendirdi. Prof. Dr. Saygılı, “Bu kişilerin düşünmekten, muhakeme etmekten yoksun, kin ve nefret dolu kişiler olduğu anlaşılıyor. Bu kişileri insanlığa davet etmek lazım diye düşünüyorum. Merhamet, empati, kişilikleri ve insani bakış açıları kaybolmuş gibi görünüyor. Bu kişilerin gözlerini kin ve intikam bürümüş” dedi.
(habervaktim.com)
Bunu paylaşmaktaki amaç ne diye soruyorum böyle bir cevap alıyorum.E siz düzgünce sorulan sorulara böyle cevaplar verirseniz kusura bakmayın ama her yere çekilironu kışkırtanlara sorun.
neyi fark ettim biliyor musunuz, Atatürk ten korkmalarinin tek nedeni utanmalari. Cünkü; bu vatani bagimsizliga kavusturan, istedikleri gibi ibadet edebilmelerini saglayan, istedikleri ülkelere gidip, istedikleri gibi yasamalarini saglayan hep Atatürk.. simdi bir kisi sevmiyor diye onlarda sevmemek zorunda hissediyorlar, ama o kadar cok cekiniyorlar ki, cünkü herseylarini ona borclular...utaniyorlar, utanclarini kendileinden bile sakliyorlar...Ama bir hatirlatma; beni kandirabilirsiniz, komsunuzu, arkadaslarinizi, ailenizi ve hatta kendinizi, ama Allah i kandiramazsiniz....
Çok şekersiiin...
Merhaba,evet genel olarak konuştum.Sizin mesajınızı görmedim,elbette başınıza gelenleri paylaşmak hakkınız ama bunun yerinin bu başlık olduğunu düşünmüyorum.Başörtüsü konulu başlıklar var oralarda konuşulup tartışılabilir bunlar.Fakat genel olarak bu sitede siyasi her tartışmada başörtüsü konusu öne sürülüyor ne konuşulursa konuşulsun konu bir süre sonra başörtüsü oluyor ve tartışma anlamsızlaşıyor ben bundan rahatsızlığımı dile getirdim sadece.iyi akşamlar dilerim
selamlar Rosemarys_Baby, siz derken genelleme yapmışsınız ve kapalı açık konusunda başıma gelen bir olayı sizlerle paylaştıgım için cevap yazmak geregi duydum .
kendi adıma ,bu konularda inanın yazacak çok şeyim var fakat uslupda hata yapmaktan ve karşımdakina kırmaktan korkarım.birde biliyorumki burada birşeyler yazmak başkasının fikirlerini pek degiştirmeyecek . öylebir çabamda yok zaten . herkez düşüncesinde hürdür
Arkadaşım, mesajındaki "da"yı görmemişim bir arkadaş vurgulamış.biri bu ülke başbakanın değil diyo diğeride çok şekersin diyo bu ülke sadece sizin mi
Çoğu insanın bilmediği,
Bilindiği üzere Güneş ilk olarak doğudan doğar ve batıdan batar. Bu sebeple gün doğumu ilk olarak en doğudan başlar ve ilk ezan en doğuda okunur.
İşte en doğuda Japonyada bulunan camii yapımında katkısı olan kişi kişi ise MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'TÜR.
Bunu paylaşmaktaki amaç ne diye soruyorum böyle bir cevap alıyorum.E siz düzgünce sorulan sorulara böyle cevaplar verirseniz kusura bamayın ama her yere çekilir
Arkadaşım, mesajındaki "da"yı görmemişim bir arkadaş vurgulamış.
Ben "bu ülke başbakanın" dediğini zannederek onun değil dedim. Bu ülke ne başbakanın ne senin ne de benim, üzerinde yaşayan herkesin.
Sanırım bu açıklama yeterli olur konuyu sündürmenin anlamı yok.
Aksi halde ben de glip burada "biri çıkmış "siz bu kafa yapısıyla...." diye başlayan şeyler yazabiliyor bir sizin kafa yapınız mı doğru?" diyebilirim.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?