- Katılım
- 30 Ekim 2023
- Mesajlar
- 1.121
- Emoji Skoru
- 2.455
- Puanlar
- 63
İşiniz ne acaba özel olmazsa merak ettim deÖzelde çalışıyorum kurumsal bir firmada. Yaptığım iş homeoffice. Yarı zamanlı çalışmama rağmen (haftada 20 saat) şartlarım fena değil. Yemek kartıyla birlikte 40 bin TL alıyorum özel sağlık sigortasıda var. İşim yoğun değil üstten hiyerarşik bir baskı yok. Ama bunlara rağmen bendede tatminsizlik var. Kendi mesleğimi yap(a)miyorum belki en büyük etken budur. Belki kendi mesleğimi yapsaydım yine memnun olmadığım şeyler olacaktı bilmiyorum. Bence hangi sektör/alan olursa olsun memnuniyetsizlik hakim çoğu yerde. Hayallerinin peşinden gitmek güzel birşey ama bu ülkede realist olmaktan başka lüksümüz yok malesef. Ülke şartları ortada. Şartlardan kastım sadece ekonomik şartlar degil. Ülkenin alt yapı sıkıntılarından bahsediyorum daha çok. Bence arkadaşların dediği gibi elinizdekindende olacak adımlar atmayın.
Evliyim seyahat ediyorum yılda bir kaç defa benimki sadece mesleki tatminsizlik. İşim günümün çoğunu aldığı için. Gezip tozma özel hayat günde 2-3 saat ayrılabilen aktiviteler ama iş yolu hazırlığı eklersek 10 saatmacera aramayın.
özel hayatınızı canlandırın muhtemelen bekarsınız yada çocuk yok. seyehat edin gezin tozun
arayışınız bu ülkede çok ütopik
Siz neden mutsuzsunuz? Akademik kariyer yükselmenin olduğu bir alan yine de tatmin etmiyor mu?ben de aynı durumdayım.. öğretim görevlisiyim ve inanılmaz mutsuzum...kurum ,şehir değiştirme herşey şu anda değerlendirilebilir geliyor..ama nasıl olacak hiçbir fikrim yok..
Ben benimle aynı işi özelde yapanların durumunu biliyorum. O kısımla kıyaslamıyorum. Aslında yeterliliklerimden fazla görmüyorum kendimi oradan öyle algılanıyor olabilir. Benimle aynı sıralamada birisi ailesinin durumu olduğu için endüstri mühendisliği okuyabildi özelde bilg mühendisi arkadaşımla aramızda nerdeyse 50-60 bin fark var ben öndeydim. Gerçekten daha iyisini yapabilecek potansiyelim vardı yanlış tercih kurbanı oldum. Sıralamam da fena değildi şu an o sıralamayla sağlık yazmak delilik o zaman da öyleymiş gerçi. Ama gereksiz pompalanmış bir sağlık sektörü revaçta algısı vardı. 50-60 binke istanbulda hemşirelik okunuyordu 20 binle ftr şu an ftr 100 binin altına gerilemiştir herhalde. Ve daha iyi bir bölümde okuyup daha iyi bir alanda çalışsaydım yeterliliklerimi artırabilirdim. Neyin ne olduğunu bilmiyordum sadece. Şu an evet özel sektörde vasıfsızım kabul ediyorum. Ama kendi potansiyelimin altında kaldım bunu da kendimi üstün gördüğüm için söylemiyorum. Yapsaydın o zaman diyebilirsiniz ama hayat kavgasının içine düştüm geçim derdne düştüm ilk yıllarda para tatlı geldi bu bahsettiğim arkadaşlarım o zaman asgari ücret alıyordu çünkü. Ben aslında içinde bulunduğum kurum ve toplulukta yıllar içinde becerilerimi geliştirmek yerine körelttiğim için de mutsuzum. Bu dank ettiğinde ev kredisi dedim yüksek lisans yapıyorum dedim evlilik telaşı dedim işte şimdi böyle düşünüp duruyorum.
Merhaba bir yurt dışı projesinde yabancı dil müşteri temsilcisiyimİşiniz ne acaba özel olmazsa merak ettim de
Teşekkürler cevap için. BaşarılarMerhaba bir yurt dışı projesinde yabancı dil müşteri temsilcisiyim
Çok iyi geldi yorumunuz, tecrübenizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Sanırım ben bu aralar kendimi mesleğimle tanımlıyorum. Aslında ne para ne de meslek kariyer hırsı olan biri değildim hayatım boyunca. Son 2 senedir kendimi tanıyamıyorum. Sorun meslek seçiminden ziyade kamuda belki deBen sizi biraz anladım. Ben de oldukça iyi bir liseden mezunum. Arkadaş grubumla hala görüşüyoruz. Doktorlar, diş hekimleri, yurtdışında mühendislik yapanlar...Misal aynı puanı aldığım arkadaşım özelde diş hekimliği okudu ve bayaaa iyi kazanıyor. Üniversiteden mezun olur olmaz hemen işe girdim mesela, biraz daha şansımı deneyebilirdim özelde iş arama anlamında. Ama hemen para kazanmalıyım kafasına geçtim. Maddi manevi şartların herkesin farklı.
Ben kamuda kariyer uzmanıyım. Çok iyi bir okulda mühendislik bitirdim. Ama bir şekilde kamuda buldum kendimi. Eşim de benimle aynı okuldan mezun. Şu an maaş olarak da mesleki tatmin olarak da beni katlamış durumda. Hissettiğiniz şeyleri dönem dönem ben de hissediyorum ama açıkçası bu yaştan sonra konfor alanımı bozasım yok. Bunun iki sebebi var bence; iş arkadaşlarımı seviyorum ve de eşim iyi kazandığı için maddi şartlarımdan memnunum.
Tabi ki inanılmaz vizyonsuz memur da çok, ego patlaması yaşayan amirler, öyle 8-5 arasında çalışırım gerisine karışmam diyemiyoruz açıkçası her zaman. Sabahın 4ünde kalkıp iş seyahatine de gidip gecenin 12sinde de dönüyoruz, eve iş de getiriyoruz yeri gelince. Kamuda en rahat olanlar en az sorumluluğu olan, en rutin ve basit işleri yapanlar olur genelde.
Diğer yandan kendimi de pek kimseyle kıyaslamamaya çalışıyorum. Ezik de hissetmiyorum açıkçası. Kendimi sadece kazandığım para veya kariyerim üzerinden tanımlamıyorum. Çocuğumu büyütmüşüm, maddi olarak biraz olsun kendimi toplamışım. Bundan sonrası biraz daha keyfime odaklanmayı planlıyorum.
Siz de devam edin illa demek istemiyorum elbette. Sadece yalnız olmadığınızı bilin.
Arkadaşların dediği gibi, ücretsiz izin alıp aklınızdaki şeyleri deneyebilirsiniz.
Her mesleğin iyi yanları kötü yanları var tabii... Türkiye koşullarında kamu genel olarak özel sektörden iyi...Yalnız torpil, adam kayırmaca, kamuda çok fazla.. Bizim alanımızda da torpil çok fazla..Şehir değiştirmek istiyorum çakılı kadro kıpırdayamıyorum...Tavsiyem kamuda kalmanız..Herşeye rağmen mesai saatleri sosyal hakları özelden çok daha iyi..Siz neden mutsuzsunuz? Akademik kariyer yükselmenin olduğu bir alan yine de tatmin etmiyor mu?
Çakılı kadrolara yılda 1 üst yazı yollayıp istediğiniz şehri yazın diyorlar ama gerçekleştiriyorlar mı bilmiyorumHer mesleğin iyi yanları kötü yanları var tabii... Türkiye koşullarında kamu genel olarak özel sektörden iyi...Yalnız torpil, adam kayırmaca, kamuda çok fazla.. Bizim alanımızda da torpil çok fazla..Şehir değiştirmek istiyorum çakılı kadro kıpırdayamıyorum...Tavsiyem kamuda kalmanız..Herşeye rağmen mesai saatleri sosyal hakları özelden çok daha iyi..
Güzel özetlemişsiniz evet daha iyisi benim elimdeydi belki ben de süper bir öğrenci olmadım sınava girdiğim yıl. Tabiki imkanlar dahilinde kıyas ediyorum ama 50 bin sıralaması olanın mühendis olmaması gerek düşüncesine katılmıyorum sınav sadece düzenli ders çalışmayla kazanılanilir. başarı 150-200 bin sıralaması olup özelde mühendislik okuyup benim 2 katı kazananlar var aslında yan hakların yanında maaş da var tatmin etmeyen. İş arkadaşları da. Zaten tatmin etmeyen kalemlerin çokluğundan dolayı tutunacak dal bulamadım :) bu arada 150 bin sıralamayla mühendis olan arkadaşlarımı da meslek hayatlarında başarısız bulmuyorum çünkü içinde bulundukları sektör onları büyümeye analitik düşünmeye itti. İşlerinde iyilerEskiden 50-60 binle istanbul'da hemşirelik okunuyordu demiştiniz. Eskiden hemşireler çok kolay aranıyordu çünkü. O tarihlerde aynı sıralamaya mühendislik bölümü de geliyordur, ama o sıralamadan mühendis olanın niteliği de tartışmaya açık bir konu.
Yani anladigim kadariyla sizin önünuzde iki seçenek vardi:
1)ebelik, hemsirelik gibi memuriyet garantili bir bölüme girmek
2)mühendislik tarzı kulağa daha havalı gelen ama iş garantisi olmayan bir bölüme girmek.
Ailenizin maddi durumu çok iyi olmadığı için ve/veya sizin bir an önce para kazanmanız gerektiği için mantıklı davranmak zorunda kalmışsınız ve birinciyi seçmişsiniz, ama ikinci seçenek de içinizde kalmış. İkinciyi secenlerle kendinizi karsilastirmissiniz. Yani her bölümün belli bir sıralaması olmalı, önüne gelen girmemeli, sizin kendinizi karsilastirdiginiz kişiler yanlış yerde bence, siz doğru yerdesiniz ama siz tam tersini düşünüyorsunuz "onlar doğru yerde, ben yanlış yerdeyim" gibi, o yüzden değişiklik düşünüyorsunuz.
Mecburiyetler sizi mantıklı davranmaya itmiş, böyle devam edin bence. Siz, sizin aldığınız maaşın yarısını alıp hiçbir iş garantisi olmadan çalışan insanların iş yerinde kahve makinesinden kahve içmesine, "ekip arkadaslariyla" mangal partisi yapmasına falan özleniyorsunuz. Cebinize giren para miktari ve is garantisi daha önemli, kahve makinesi falan eksik kalsın.
Kendinizi geliştirmeye önem veren veya bir uğraşı arayan birisiniz anladığım kadarıyla. O yönünüzü de kurslara giderek tatmin edebilirsiniz. Memuriyette dil tazminatı diye bi şey var, her memur yararlanabiliyor mu bilmiyorum, yararlanma hakkınız varsa bir dil kursuna gidebilirsiniz, minimum bir yıl hazırlık gerektirir, sizin için desarj edici bir challenge olur.
Bir de dil işini zaten yüksek lisans için halletmiştim dil tazminatı alıyorum :) o da aman aman bir şey değil bu yıl biraz arttıEskiden 50-60 binle istanbul'da hemşirelik okunuyordu demiştiniz. Eskiden hemşireler çok kolay aranıyordu çünkü. O tarihlerde aynı sıralamaya mühendislik bölümü de geliyordur, ama o sıralamadan mühendis olanın niteliği de tartışmaya açık bir konu.
Yani anladigim kadariyla sizin önünuzde iki seçenek vardi:
1)ebelik, hemsirelik gibi memuriyet garantili bir bölüme girmek
2)mühendislik tarzı kulağa daha havalı gelen ama iş garantisi olmayan bir bölüme girmek.
Ailenizin maddi durumu çok iyi olmadığı için ve/veya sizin bir an önce para kazanmanız gerektiği için mantıklı davranmak zorunda kalmışsınız ve birinciyi seçmişsiniz, ama ikinci seçenek de içinizde kalmış. İkinciyi secenlerle kendinizi karsilastirmissiniz. Yani her bölümün belli bir sıralaması olmalı, önüne gelen girmemeli, sizin kendinizi karsilastirdiginiz kişiler yanlış yerde bence, siz doğru yerdesiniz ama siz tam tersini düşünüyorsunuz "onlar doğru yerde, ben yanlış yerdeyim" gibi, o yüzden değişiklik düşünüyorsunuz.
Mecburiyetler sizi mantıklı davranmaya itmiş, böyle devam edin bence. Siz, sizin aldığınız maaşın yarısını alıp hiçbir iş garantisi olmadan çalışan insanların iş yerinde kahve makinesinden kahve içmesine, "ekip arkadaslariyla" mangal partisi yapmasına falan özleniyorsunuz. Cebinize giren para miktari ve is garantisi daha önemli, kahve makinesi falan eksik kalsın.
Kendinizi geliştirmeye önem veren veya bir uğraşı arayan birisiniz anladığım kadarıyla. O yönünüzü de kurslara giderek tatmin edebilirsiniz. Memuriyette dil tazminatı diye bi şey var, her memur yararlanabiliyor mu bilmiyorum, yararlanma hakkınız varsa bir dil kursuna gidebilirsiniz, minimum bir yıl hazırlık gerektirir, sizin için desarj edici bir challenge olur.
Sınavı geçecek kadar ya da denklik içim yetecek kadar biliyorlardır:) olabilir denenbilir her fikir kıymetli benim için şu anAlmanya’da ebelerin şartları da çok iyi değil sanırım ama ebe kıtlığı var. Herkes çift çizgiyi gördüğünüz an ebeyi aramaya başlayın diyor
Bilmiyorum denklik şartları nasıl ama benim doğum sonrası evime gelen ebenin çalışma şartları bana harika gelmişti. Belki araştırabilirsiniz. Yani klinik araştırmacı olarak çalışmaktan daha gerçekçi olabilir sizin için.
Bu arada yaşadığım şehirde birkaç Türk ebe var doğum sonrası ev bakımı için gelen asla Almanca konuşarak çalıştıklarına inanmıyorum