Nasıl gidiyor? gitmiyor, durdu...

kalliope85

Geçici Olarak Hesap Pasiftir !
tek ayak cezası
Kayıtlı Üye
8 Mayıs 2011
164
208
103
İzmir
Durdu benim hayatım. üniversiteden mezun olup sonraki en verimli 1 yılımı da (toplam 3.5 yıl) o hak etmeyen adama verince... kpss,bankalar,kariyer... hepsini sallayıp sıradan işlerle özel sektörde sıradan pozisyondaki işlerle zaman geçirince...o adamın aslında sevdiğim adam olmadığını kafamda yarattığım mükemmel adam olmadığını,yalancının teki olduğunu anlayıp tiksinip ayrılınca...üzerinden 1 yıl geçip de o adamı unutup yeni ilişkilere yelken açıp güvensizlik sorunu yaşayıp yeni adamları da harcayınca...bi süre yalnız kalıp kendi içimde kendi derinliğimde boğulup insanlardan uzaklaşmaya başladığımı fark edince...son işten de ayrılıp ailemle evde oturmaya ve sadece kilo almaya.. arkadaşlarımla dışarı çıkmamaya başlayınca...

anladım.

bi şey oldu.

benim hayatım durdu.

mücadelem durdu. yeniden iş bulup eve çıkıp özgür ve eğlenceli günlere arkadaşlarımla yelken açma hayallerim durdu. yeni bir iş yeni bir aşk yeni gülecek bi neden lazım şarkısını söylemeyi bıraktım. ben... ben durdum.

bi baktım etrafıma, yaşıtlarım kariyer de yapmış evlenmiş de... yahut en azından düzenli güzel bi ilişkisi var.

ben?.. güzel bi kadın, zeki, iyi kötü kültürlü ve oturaklı bi kadın olmama rağmen. öylesine kapamışım ki kendimi dünyaya ve insanlara... yapayalnız kalmışım.

bi baktım şöyle etrafıma... aynaya... ben bana ne kadar da kötü davranmışım? zamanı ne kadar da hoyratça harcamışm onun bunun peşinde?..

gençliğimi geri verseler bu kez en çok kendimi severim diyordu bi şarkıda.

bi baktım şöyle aynaya. ben durmuşum. hayat akıp gitmekte... bense durmuş bakıyorum. içimde hiç bi mücadele isteğiyle.
 
:) :)

İlahî... Sabah sabah gülümsedim.

O hayat muhtemelen durmadı. Sadece kabuk değiştiriyor. İnsan arka arkaya bir sürü şey yaşar, yaşarken yaşadıklarının telaşıyla ne oluyor bana ne oluyor hayatıma diye bakmaz, sonra, elenmesi gerekenler elenir, bazen geriye bir şeyler kalır, bazen hiç bir şey kalmaz, yaşanmış olanların verileri süzülür, kalbe ruha yerleşir, bizi kimliğimizi oluşturmaya başlayacak yeni yapıtaşlarını oluşturur, eskiye yabancılaşırız, ama yeninin ne olacağını da bilemeyiz, işte o an bir "yahu ne oluyor" anıdır, koca bir boşluk uzanıyor gibi gelir önümüzde, ürkütücüdür, halbuki yeni beyaz sayfamızdır, yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizle, dönüştüğümüz, değiştirğimiz yeni halimizle yürüyeceğimiz yola açılan sayfadır falan...

Diğerleri ne yaptıysa yaptı, herkesin hayat hikayesinde, hızlı gittiği, durakladığı, yavaşladığı, depar attığı yerler, zaman dilimleri farklı farklı. hayat bir 100 metre koşusu değil, uzun soluklu bir maraton. bugün gerisinde kaldıklarınızı, 5 sene sonra hiç umulmadık kulvarlarda yakalarsınız.

Allah bundan sonra iyilerle karşılaştırsın, öğrendiklerinizi anlamayı, anladıklarınızla adım atmayı nasip etsin :)
 

Bu söz güzeldi. Arkadaşlarıma bakıyorum farklı yaşamlar, farklı hayatlar ben neden gerideyim diyorum. Neden onlar bazı şeylere kolaylıkla ulaşırken ben bu şekilde kaldım diyorum. Herşeyin hayırlısı ama kalliope85 hayat durduysa tekrar başlatacağız. Ha birden gaza yüklenip son sürat değil bu japonlardaki kaizen olabilir adım adım.. Mesela bugünü farklılaştıracak zihninde kurduğun ideal hayat resmindeki bir adımı atabilirsin. Daha doğrusu atabiliriz. Bende aynı şekilde bir adım atmalıyım sadece bir hareket ama düzenli olacak. Dipte olduğumuzu düşünüyorsak ne güzel demişler yukarı çıkmaktan başka alternatifimiz yok.
 
aynen arkadasım seni o kadar iyi anlıyorum ki benim hayatımda durdu resmen bende nereden başlayacagımı bilemiyorum evde surekli annemle tv izlemek tamam hoş ama bu yaşımı da bir daha bulamayacagımmm bir yerden bir ışık doğsa da bende yol alsam artık
 


biliyor musunuz ben, genel olarak çok mutlu olmasa bile daima neşeli bir insanımdır. öyle karalar bağlayıp oturmam, depresif depresif takılmam. sadece bazı anlar, kendimle kaldığım anlar, düşünürüm, şöyle bir dönüp bakarım. onun dışında ve ona rağmen inanılmaz neşeli bi insanımdır. yine de biri çıkıp sabahın 5inde buna benzer bi iç hesaplaşmasını içtenlikle dökseydi... dönüp "ilahi sen de" diyip...gülümsemezdim. :)
empati kurmaya çalışırdım. bana hafif ve geçici olduğunu bildiğim bi lise aşkından dahi bahsetse "ilahi sen de.. güldüm ben. geçecek bunlar. daha neee aşklar yaşayacaksın" der gibi olmuş bu yaklaşım :)
tabi ki bir boşluk. tabi ki hayat devam etmekte...biz de acılı tecrübelerle evrile evrile bunu öğrendik gayet tabi.
ama sadece nadiren yaşanan, dönüp bakılan iç hesaplaşmalarımdan birini yaşamışım. :) yoksa bakmayın siz 1 aya kalmaz iş bulur, 3 aya da eve çıkar toparlarım kendimi. ben güçlü bir kadınım. sadece biraz duraksadım. hepsi bu...

ama o ilk cümleyi es geçersek... geriye kalan yazılarınız çok hoşuma gitti :) bilhassa yaşarken yaşadıklarının telaşıyla ne oluyor demeyip sonra süzgeçten geçirme safhasının sonunda sormak bu soruyu... duygularıma tercüman olmuşsunuz :) dilerim dediğiniz gibi, bu da sadece bir duraksama dönemi olmakla birlikte çabucak toparlarım.
 
Son düzenleme:
başlamalı bi yerden kızlar...

ufak ufak umut tohumları ekiyorum ben de içime. spora başladım tv seyretmektense...
geceleri işsizliği düşünmektense internetten mesleki konularda kendimi geliştiriyorum illa ki bir iş bulacağım...borçlarımı düşünmektense ödeme planları yapıyorum,bankalarda taksitlendirmeyi araştırıyorum...
geçirdiğim sağlık sorunlarından sonra kayıplarımı düşünmektense,tüm vucuduma daha çok özen gösteriyorum...
yapıyorum aslında bunları. ama işte.. arada bi bu küçük çabalar, "ufak hesaplar" gibi geliyor dönüp kendimle yüzleşiyorum. yoksa, umutsuz değilim. her daim umut ekiyorum. sadece henüz meyvelerini vermedi çalışmalarım illa ki verecek.

bir de henüz benim olmayan sevgili... sana çok fena birikiyorum :) geldiğinde yorgun olacağım, allah sabır selamet versin
 
Son düzenleme:


:)) henüz senin olmayan sevgilide gökten zembille inmezse eğer oda biriktirdiklerini alıp gelirse, iki bulut çarpışıp fırtınalar koparır yağmurlar yağdırırsınız.
aşk tamda böle bişey zaten içi boş olmayan ...
 
Sevgili Kalliope85 hanım, ben gülmedim. Gülmem. Gülemem zaten, insan dönem dönem aynı yerlerden geçmişse, geçerken ne kadar güçlü, hayata karşı ne kadar yürekli olsa da o anların olanca ağırlığı altında yine de ezilmişse, aradan seneler akıp geçip, bir kere daha evladının aynı yerlerden geçiyor olduğuna sessiz ama çok kesif yürek burkulmalarıyla bu sefer de seyirci olmuşsa... Nasıl güler, neye güler, mümkün mü ?

Ben gülümsedim, ama maalesef bu beyaz alana klavye vuruşlarıyla geçirdiğimiz kelimeler, o gülümsemenin ne tonlamasını, ne içinde barındırdığı şevkati, ne empatiyi, ne de samimi yakınlık duygusunu aktaramıyor.

Muhakkak ki, benim beceriksizliğim. Özür dilerim.
 

Estağfurullah. haklısınız, sanal ortamları zaten en çok bu sebepten sevmem. ne tonlama, ne vurgu ne de mimik var; her şey yanlış anlamaya daha müsait. ben de belki alıngan bir dönemime denk gelmişimdir, o yüzden yanlış anlamış olabilirim :)
Sevgim ve saygımla güzel bir sonbahar geçirmenizi dilerim...
 
Bazen duraklamalar iyidir, nadasa verilmiş bir tarla gibi yeniliklere hazır olmanı sağlar. En azından kendi duran hayatım için bu böyle olmuştu. Sonra silkinip kendine geliyorsun, kapalı kaldığı için uyuşmuş kanatlarını açıp yeni hayatına "merhaba" diyorsun.
 

tşk ederim hepinize. ben de öyle düşünmeye başladım :) msjlarınız çok iyi geldi bana.
hepinize sevgiler...
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…