Olmuyor...

Sizin psikolojinizde ölünce düzeleceğine nasıl inanıyorsunuz? Bu bir olasılıksa hayattayken niye düzeleceğine inanmıyorsunuz?
Ölünce düzeleceği için değil. Dünyadan kurtuluyorum düşünceme göre. İnancım da var, cezamı çekecem yaparsam.
 
Rica ederim ne demek. Maalesef böyle insanlar hep var hep bir yarış halinde en kötüsünü kendi yaşadıkları zannederler. Mümkün olduğunca umursamayın çünkü kendi yaşadığınız zorlukları ve hayatı siz biliyorsunuz. Çok teşekkür ederim geçti şükürler olsun ki. Sizinde en kısa sürede bu süreci atlatmanız dileğiyle Size iyi gelen şeyler varmış bakın demekki. Bu da güzel bir şey ne iyi geliyorsa onu yapın güçlü olduğunuzu biliyoruz mutlaka bir gün toparlanacaksınız
 
Herkes evlatlarını kendi nasıl yetiştiyse maksimum o şekilde yetiştiriyor onları da suçlamayın niyetleri değil formatları bu. Üstün Dökmen’in bir sözü var “Anne babalarınızın sayılacak kadar sayılabilecek kadar hataları vardır ama sayılamayacak kadar da iyilikleri vardır.”Konuşun güzelce, suçlayıcı olmadan -ben dili kullanın.Önünüzde uzun bir gelecek var, hayatınız aile yanı ile sınırlı kalmayacak.Hayallerinizin peşinden var gücünüzle koşun.Bolca dua edin.Allah en oldurmazları oldurur.Ben sizin için dua edeceğim
 
Ölünce düzeleceği için değil. Dünyadan kurtuluyorum düşünceme göre. İnancım da var, cezamı çekecem yaparsam.
Kuzum burada vayyyy çok mutluyuz vs diyenlere bakma . Reel hayatında da bakma. Herkesin zaman zaman çok zor durumları hayatları oluyor. Tek benim sanma sakın. Hayat herşeye rağmen çok güzel. İnsanın hayatında kariyerli iş , eş , çocuk olmasa da olur. Bak bahar geldi . Al küçük termos bir kahve, çok bir parka git iç. Ailelerimizi de biz seçmiyoruz . Kimi kadınlar ömürleri boyunca istedikleri hayatı yaşayamıyorlar aile baskısından ya da ailenin kafa yapısından. Ölmeyi düşünmüyorlar ama. Başka mutlu edecek şeyler buluyorlar kendilerine . Sen tek başına da değerlisin bunu hiç unutma. Henüz de geç değil . 60 yaşında değilsin gençsin. Kurabilirsin hayatını şu andan başlayarak. Lütfen bir psikiyatra git verdiği ilaçları kullan. Uzun uzun yürüyüşler yap. Depresyona yürüyüş çok iyi gelir. Hobi bul kendine , belediye kursları olur. İmkanı olan bir şehirde isen spora yazıl . Kafanı meşgul et hep. Sen çok fazla düşünmeye başlamışsın boşluktan. Hayatın kötü yanlarını tabi ki bulursun bu şekilde . İyi yanlarına odaklanmalısın. Başaracaksın inanıyorum ben.
 
Canım sen depresyondasın, ciddi derecede hemde. Hiç bir şey yapasın gelmez o yüzden. Hangi dine mensupsun ya da bir inancın var mı? Ben kendi dinim İslam, bu tür durum yaşadım ve kurtuluşum delalül hayrati kitabını takip ederek salavat günlük ders yaptım; tabi bu sırada namazlara da başladım. Namazdan sonra herhangi bir namazımda 3 ayet'el kürsi okuyup sağıma soluma önüme üfledim 100 defa estağfurullah el azim çektim, " Rabbim tüm günahlarımdan beni bağışla tövbe ediyorum" dedim. Eüzü besmele, tekrar bir ayet'el kürsi daha okudum. Niyet ettim dersimi çekmeye dedim. Rabıta yaptım, bir yere bağlı değilsen direk Mescid-i nevebi düşünerek o yeşil ravzaya girdiğini kapısında durduğunu, hz. Muhammed mustafa (sav) peygamberimize bağlı olarak içini döke döke anlattım, neden gittin neden bıraktın bak dedim biz kaybolduk bak hiçbir şey yapamıyorum dua istedim. La ilahe illallah çektim 3 defa. 300 estağfurullah el azim ve etubu ileyh çekip onun ruhuna hediye eyledim. Üç ihlas felak nas ve fatiha da okuyup hediye ettim. Her gün bunu tekrarladım. Delalül hayrati hayatımın parcası oldu asla ayırmadım. her yatsıdan sonra bir sayfa iki sayfa kuran calıstım okudum. Şimdi hem evliyim hem çalışıyorum hem evin düzeni hem hayatımın düzeni araba kullanıyorum geziyorum spor yapıyorum sohbetlere katılıyorum faaliyetliyim. Bence bana faydası olduysa herkese olur. Farklı dine ya da bir inanca tutunmuyorsan en azından bir arastır. Tv net mucize 0.1 arılar film belgesel izle.
 
Ölünce düzeleceği için değil. Dünyadan kurtuluyorum düşünceme göre. İnancım da var, cezamı çekecem yaparsam.
Neden kendini cezalandırıyorsun? Sen ceza için gelmedin, sevilmek için varsın sevgi için var oldun. Ne diyor Rabbim? "Ya Muhammed sen olmasaydın bu kainatı yaratmazdım." Allahın senden beklentisi yok ki insanların senden beklentisi var. Allah sadece muhabbete, kalbe ve sevgiye bakıyor. Sen onu seversen o da seni sever. Sen onun dostlarını, evliyaları, hz. Muhammed sav seversen o da seni korur, kollar. Zikirle kalbin huzura kavuşur.
 

Yeter artık ama.
 
Yoo gayet depresyon bu
 
Allah razı olsun sağolun
 
Yoo gayet depresyon bu
Şöyle anlatsam açıklayıcı olur mu acaba: Bir karıncayı toprakla yaprakla yiyecekle düzenlediğiniz bir kutuya koydunuz. Hadi burda yaşa dediniz. Karınca ben burayı sevmedim, yapamıyorum, al beni burdan dedi. Depresyon mu bu? Ben de bu kutuyu denedim olmadı, oynamak istemiyorum ben.
 
Evet çok daha kötü, hatta korkunç durumda olan insanlar var. Ben eş ve çocuk falan istemiyorum ki zaten. Kendi düzenimde huzurla yaşamak istiyorum.
Zaten çok küçükten beri sorunlarım var. Aşırı farkındalık, bu yüzden yalnızlık, fazla iyi niyetten ezilme kendini kullandırma vb. Ailem özellikle annem de canımı acıtınca yararlarıma tuz bastı hep. Bir şeyleri yanlış veya eksik yapmak da eklendi hayatım boyunca.
Ama kendime bir hedef koydum ve ona tutundum şimdi. Para biriktirip eve çıkacam
Teşekkür ederim
 
5 sayfadır birçok insan sizi depresyonda olduğunuza dair ikna etmeye çalışıyorsa biraz kulak verseniz iyi ederseniz. Bunu gerçekten herkes sizin iyiliğinizi istediği için söylüyor. Depresyonda mental durumu olumlu yönde değiştirmenin en önemli adımı kabulleniştir çünkü farkına varıp kavullenirseniz size yardım da ulaştırılabilir.
İnanın bana bir hekimin koltuğunda avaz avaz bağırarak ağladığım ve "doktor bey, ben delirdim mi?" diye sorduğum bir an oldu. Oturduğum koltukta git gide küçülerek yok olduğumu hissediyordum. Ama o nokta bir kabullenişti ve hekim "hayır, ve şimdi düzeltmeye başlıyoruz." dedi. Ve düzeldi.
İnanlara kulak verin. Size yardım ederler.
 
Kutuyu değiştir şartları değiştirebilirsen, o zamana kadar destek al çünkü gerçekten depresyon böyle bişey. Psikiyatri bi kere görsün nolur bre
 
Depresyon öyle bir şey ki; bu bir hastalık. Sen mesela diyorsun ki “Ben duygularımı dibine kadar yaşamak istiyorum, o yüzden ilaç kullanmayacağım.” Ama sorun şu: Senin o duyguların sağlıklı değil. Yanlış düşünüyorsun, yanlış hissediyorsun, yanlış bir pencereden bakıyorsun.
Bunların değişmesi için hem kendi çabanın olması gerekiyor hem de ilaç kullanman gerekiyor. İlaç kullanmanın amacı da şu: Artık o bakış açını değiştirebilmek. Hayata farklı bir açıdan bakabilmek ve duygularını farklı yorumlayabilmek.
Şu an hastalık durumunda olduğun için, yani depresyonda olduğun için duyguların daha kötümser ve bu seni dibe çekiyor. Dibe çekildikçe daha da dibe iniyorsun. Hayatın kötüye gittikçe daha da kötü hissediyorsun. Bu bir kısır döngü oluşturuyor ve seni adeta bir çukura çekiyor.
Mesela bi çocuğun doğduğundan beri gözü 5 derece olsun o çocuk dünyanın öyle olduğunu sanar. Ameliyatla düzeleceğini söyleseler çocukta pek bi anlam oluşturmaz çünkü onun normali odur. Ya da gözlük kullan deseler kabul etmese ben kendi gözlerimi kullanıcam dese saçma olmaz mı. Sen de kendi duygularımı yaşayacağım diyorsun ama duyguların düşünce yapın o çocuğun gözleri gibi hasta
Bunun değişmesi için önce kendini kabullenmen gerekiyor. Duygularının ve düşüncelerinin şu an sağlıklı olmadığını kabul etmen gerekiyor. Bakış açında bir problem olabileceğini kabul etmen gerekiyor.
Bu durum genetik olabilir, yaşadıklarından kaynaklanıyor olabilir. Başkalarının hiç etkilenmeyeceği şeyler sende travma oluşturmuş olabilir. Daha hassas bir yapın olabilir. Bunların hepsi mümkün ve bunlar çok doğal. İnsanlar birbirinden farklıdır.
Mesela düşün, bazı insanlar çok zor şartlarda yaşayıp yine de umutlu olabiliyor. Aynı durumu yaşayan iki kişiden biri daha güçlü kalabiliyor. Bu, bakış açısı ve dayanıklılıkla ilgili. Bu seni suçlamak için değil; bu senin seçimin de değil. Ama değiştirmek senin sorumluluğunda.
Bu noktada ilaçlar yardımcı olur. İlaçlar kötü değil. Önemli olan sana uygun olan doğru ilacı bulmak. Bunun için iyi bir psikiyatri doktoruna gitmek gerekiyor. Bazen bir ilaç işe yaramaz, yan etki yapar. O zaman değiştirilir. Deneme-yanılma süreci olabilir.
Doğru ilaç bulunduğunda, başlangıçta seni biraz durgunlaştırabilir. Tepkilerin azalabilir. Bu seni korkutmasın. Aslında bu, olaylara daha sakin bakabilmen için bir fırsat oluşturur. Önceden çok yoğun tepki verdiğin şeylere artık daha farklı yaklaşabildiğini fark edersin.
Bu süreçte şunu anlayacaksın: “Demek ki bu olaya böyle de bakılabiliyormuş.” Yani sorun tamamen olaylarda değil, senin bakış açında. Bu farkındalık çok önemli.
Ama sadece ilaçla olmaz. Senin de çalışman gerekiyor. Bu bir ayda, iki ayda olacak bir şey değil. Çünkü sen yıllardır aynı düşünce kalıplarıyla yaşıyorsun. Bunları değiştirmek zaman alır.
Adım adım ilerlemek gerekiyor:
1. Psikiyatriste gitmek ve uygun ilacı bulmak.
2. Mevcut durumunu kabullenmek.
Örneğin aile evindesin ve mutsuzsun. Bunu kabul et. Sürekli bundan kaçmaya çalışmak seni daha çok yıpratır.
3. Şükretmek.
Her gün bilinçli şekilde şükret. Sahip olduklarını düşün. Sağlığın, bedenin, duyuların… Bunlar sandığından çok daha kıymetli. Şükrettikçe zihnin olumlu şeyleri görmeye başlar.
4. Düşünce yapını değiştirmek.
İlaçlar bu süreçte sana destek olur. Psikoloğa gidebilirsen iyi olur ama bu mümkün değilse, faydalı kaynaklardan (çok güzel youtube videoları var sana gönderebilirim) öğrenmeye devam et.
Unutma, bu süreçte zaman zaman eskiye dönebilirsin. Bu çok normal. Ama devam edersen gerçekten değişim olur. Bir gün dönüp baktığında “İyi ki pes etmemişim” dersin.
 
Herkesin iyiliğim için yazdığını biliyorum ve minnettarım. Ben depresyon mu bu dedikçe kızıyorsunuz haklısınız.
Tamam randevu alıp gidecem ilk izin günümde.
 
Ne kadar güzel ve açıklayıcı. Hepsi de mantıklı. Teşekkür ederim. Psikoloğa gitme kararı aldım sizlerin sayesinde. Gidecem mutlaka.
Tekrar teşekkürler
 
`