ayrıca azrail ile ilgili kıssanı okuyunca şu aklıma geldi
kişi nasıl yaşarsa azrailide okadar iy görür ve ölümden kormadan gidermiş ve bu cansız bedenine yansırmış
yani yaşayışımıza bağlı azraili nasıl göreceğimiz
heybetli ürkütücümü??
yoksa sevdiğimiz bi surettemi?[/COLOR]
sevgili b&m ; ben de sizler gibi o ölüm anını,sonrasını vs. çocukluğumdan beri çok merak ederdim ve çocukken fırsatını buldukça da büyüklerime sorardım onlarda benim anlayabileceğim tarz da anlatırlardı..
Ölüm bir evden bir başka eve taşınmak gibidir.İnsan için 4 ev vardır.
1.ev: ana rahmi
2.ev:dünya
3.ev: berzah alemi''kabir hayatı''
4.ev: ruhlar alemi. her bir evin başka bir güzelliği başka bir şanı var senin yapman gerekenler daima bu dünya evini temiz ve her an bir misafir gelecekmiş gibi derli toplu tutman,doğru olman,dürüst olman,iyilik sever,hayır sever biri olman vs. vs.yapmam gereken herşeyi anlatırlardı ve derlerdi ki bir sonraki evin bir öncekinden çok daha iyi ve çok daha güzel olsun ve aramızdan ayrılanlar bir diğer evlerine taşındılar sakın onlar için üzülme vede ağlama sadece mutluluklarına bir mutluluk daha eklemek için dua et ve onları hiç duasız bırakma böyle anlattılar ölümü bana...
ve zaman içerisinde büyüdüm ve ölümü daha iyi anlıyorum...
bir gün bu can kuşu bu beden kafesinden azad olup uçup gidecek belki nurlar alemine,belkide karanlıklar dünyasına varacaktır?Doğumla başlayıp,ölümle devam eden bu sır yolculuğun bu durağında acaba insanın başına neler gelmektedir? ölüm nasıl bir olaydır? bunu ancak yaşayarak öğrenebiliriz.. öğrenenlerse geriye dönüp bu yaşadıklarını bizlere anlatamazlar..
Ancak ölüm sırasında mü'min; ölüm meleği Azrail'in güzelliğiyle meşguldur ve hiç bir acı ızdırap duymaz.Nasıl ki ;Hz. Yusuf'un güzelliği karşısında mısır kadınları ellerindeki meyve bıçaklarıyla meyve yerine parmaklarını kesmiş ve hiç bir acı duymamışlarsa, Azrail'de bir mü'minin canını almaya geldiğinde çok çok güzel görünecek ve mü'min ölüm meleği Azrail'in güzelliğiyle meşgul olduğu için hiç bir acı ve ızdırap duymayacaktır.
bir mü'min dünya' ya veda etmek üzereyken gökten yüzleri güneş gibi parlayan melekler,ellerindeki cennet kefeniyle ve cennet kokularıyla yere inerler ve o kimsenin görebileceği bir yere otururlar.Sonra ölüm meleği kalkıp onun baş ucuna gelir ve önce makamını gösterir sonrada ey güzel can Allah'ın affına ve rızasına kavuşmak üzere artık çık der.O kulun canı, testinin ağzından sızan bir damlacık su gibi akı verir.Melek onu alır cennetten getirilen bir kefene sarar ve ona güzel kokular sürer.Melekler o burcu burcu kokan canı alıp göklere yükselirken,yanlarından geçtikleri diğer melekler bu güzel kokunun ne olduğunu sorarlar,onlar da ; Dünya'da şu güzel vasıflarla söz edilen falan oğlu falandır derler.Dünya semasından başlayıp yedinci kat göğe çıkıncaya kadar her semanın önde gelen melekleri o kimseyi uğurlarlar.Nihayet Allah Teala'nın huzuruna varınca Cenabı Mevla bu kulumu cennetin en yüce yerine kaydedin! şimdi onu tekrar yer yüzüne götürün.Ben insanı topraktan yarattım,yine oraya döndüreceğim ve tekrar oradan çıkaracağım buyurur. O güzel insanın ruhu tekrar cesedine iade edilir ve artık kabir hayatı başlar....
ve bu konuyla ilgili son olarak ; Allah kaldıramayacağımız hiç bir yükü omuzlarımıza yüklemesin, hepimize hayırlı ömür ve hayırlı ölüm nasip etsin.. ölürken de O ölüm meleği Azrail'i hepimize güzel göstersin.. ölmüşlerimizin de ruhları şad mekanları cennet olsun...