Sizce kim haklı? Ve ne yapmalıyım?.

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Söz verdiği günde gelmedi diye çocuğu kullanıp mevzuyu ajite etmeyin. Ortada bir cenaze var, olağanüstü bir durum. Çocuğunuz babasını bir gün geç görse psikolojisi bozulmaz. İnsanları da arayıp darlamışsınız boşuna.

Siz bu insanlardan nefret etmekte haklısınız zaten, torunlarını önemsemiyorlar gibi bahanelere sığınmanıza gerek yok.
 
Aşırı sinirliyim, sakinleşmiyorum ve mantıklı yorumlar bekliyorum.
Eşimle 6 yıllık evliyiz, 3,5 yaşında bir oğlumuz var, üç yılda sevgililik geçmişimiz var.
Eşim inanılmaz sakin, sessiz bir adamdır. İnsanlara asla hayır diyemez. Yumuşaktır. Sevgiliyken de tüm kavgalarımız bu nedenle çıkardık. Aşıktım, kalan falsosu da olmayınca evlendik.
Ben egeliyim. Ailem de epey rahat bir aile. Flört döneminden itibaren eşim evimize hep geldi gitt aralar da sorun yoktu.
Eşimin ailesi de muhafazakar, karadenizli bir aile. Nişanda her şey yolundaydı.
Eğitim de ve statüde de farklar vardı ama Ailecek ne olabilir ki iyi insanlar neticede dedik.
Gel gelelim düğün zamanı babasının babama yaptığı inatlaşma, o inatlaşmada babama ters konuşması oldu. Biz yine araya girdik eşimle evlendik.
Evlendikten sonra adamın karısından başka kimseyle diyalogu olmadığını keşfettim. Yani anasıyla bile kavgalı.
Bana inceden laf dokundurmaları oldu önemsemedim. Bebeğim doğana kadar. O zaman işte ipler gerilmeye başladı. Adam azıttıkça azıttı. Eşim de mülayim bana haklısın diyor, ben babasına kibar uyarıda bulunuyor o kadar.
En son saçma bir sebepten beni azarlamaya başladı. Sesi de yüksek olunca çocuk korktu ben kucağıma aldım. Bu adam hala bağırıyor. Ben de ipler orda koptu. Bana bağıramazsınız çocuk korkuyor diye ciyak ciyak bağırınca üstüme yürüdü, eşim araya girdi. O zamandan beri asla tek kelimemiz yok. Bize gelemiyorlar, ben yılda iki bazen üç kere gidiyorum. Beş günü aşmadan kalıyoruz. Ama onda da ben odadan çıkmıyorum. Pasif agresif bir şekilde devam ediyoruz.
Bu arada şöyle bir sorunu da var eşimin. Ben ailemin hediye ettiği evde oturuyorum. Şükür. Araba almak için de elimizdeki tüm birikimi koyduk bir miktar da desteğe ihtiyacımız var dedi eşim. Ben kredi çekelim desem de o ailemin parası var. Nasılsa ben çalışırken beraber biriktirdik, bana yardım ederler zaten sizinkilerin evinde oturuyoruz, bizimkilere de iyi olur dedi. Ben hiç istemesem de kendisi sormuş ailesi arabayı gereksiz bulduklarını, ufak şehirde oturduğumuzu söylemiş. Biz desteksiz aldık. Ama bunu diyen adam şimdi ilk fırsatta rşime özel şöförlük yaptırıyor. Asıl delirten bu
Ben bunu da takmadım bugüne kadar. Taki dargın olduğumuz kayınpederim, babası ölünce eşimi çağırana kadar. Üstelik ayrı şehirlerdeyiz. Eşim gidecek üç saat anasını babasını alacak on saatte karadenize gidecekler. Dönüşte de keza aynı şekilde on saat onların şehri üç saat bizim şehire geri dönecek. Manasız. Ama hadi dedim gitsin. Gitmeden önce de tembihledim. Çocuk sana karantinada alıştı, lütfen perşembe en geç dön diye. O çarşamba gece gelirim diye gitti. Gitti gideli telefonda ne zaman geleceğini sorsam bana tersleniyor. En son perşembe sabahtan çıkarız dedi. Onda aradım artık çıktın mı diye. Yok dedi. Oniki de oğluma arattım, baba gelecek misin diye. Çıkıyorum oğlum dedi. Yine çıkmadı. Artık kayınvalidemi aradım, oğlan bu gece söz verdi babam diyor, bu gece gelsin anne geç oldu neyi bekliyorsunuz diye. Çıkıyoruz şimdi dedi. Bunun üzerine kestim aramayı. Beşte eşim aradı bir saat oldu çıktık, 23te annemleri bırakırım birde evdeyim diye.
Bu olaydan sonra artık bayramda seyranda da gitmeme kararı aldım. Torununu bu kadar önemsemeyen bir aileye gitmek istemiyorum.
Eşim zaten suçlu. Bu hayır diyememesi beni bitirdi. Herkese böyle. Ama artık kayınaileme tahammülüm kalmadı. Sizce gitmemek çocuğa haksızlık mı? Ben gitmezsem onlar gelmez. Ama artık bu kadarına da dayanamıyorum.
Özetle sizce ne yapayım.
Sakinleşiyim mi yoksa bu gece canına okuyayım mı by adamın?
ben haklıyım değil mi?
sakinleşmeseniz ne olacak siz eşinizle kavga edeceksiniz hemde çocugunuzun önünde belki birbirinize bagıracaksınız. sonrası yok szi eşinizden eşiniz sizden uzaklaşacak ve siz 3. tekil şahıslar için hem kendinizi hem çocugunuzu üzeceksiniz. olan olmuş tmm babası ölmüş bu bir kez olacak bir durum bir daha olmayacagı için bir çay koyun tatlı talı hayatınıza devam edin. Kv ye gitme durumu eşiniz ve çocugunuz için gidin 1 gün iki gün ilerde zaten çocugun okulu kreşi gibi sosyal hayatı başlayınca onuda gidemezsiniz. üzmeyin üzülmeyin 3. tekil şahıslarıda hayatınızın merkezine koymayın .
 
Bana kalsa ben hiç gitmeyeceğim bana hiç iyi gelmiyor gidince yüzünü görmek sesini duymak. Ama çocuğum bensiz gitmiyor, onlar da gelmez, gelemez. Gelmeyeceklerini söyledim herkese. E bu çocuğu uzak tutmuş olacağım o zaman, bunu da yapamadım bir türlü. İleride babaannemden beni uzak tuttun der mi dedim, kendi hislerin yüzünden akrabalarından koparma dedim. Ama geldiğim noktada şunu gördüm bu konudan sonra başka mevzulardan patlıyorum. Sanırım artık gitmeyeceğim. Babasıyla isterse gider gitmezse de benlik bir durum değil.


E bak simdi babasi ile gider diyorsun. Demek babasi ile durabilir. Bence o sekil en iyisi. Babasi ile gider bir hafta sonu orda kalir ve döner. Esinede sorumluluk vermis olursun cocuk üzerine. Yoksa oraya gidip, odadan çikmamak tavir sergilemek degil, saygiszilik oluyor ve ergence oluyor.

Simdide esine eve geldiginde, cocuk yattiktan sonra bu olayi derinden konus. Seni neler rahatsiz ettigini düzgün bir üslüp ile anlat. Ama sende esini darlama annesi babasi konusunda. Simdiki olayda siz birbirinizin davranisini güçlendirdiniz. Yani sen adami sürekli araman, adam darlanmis gibi his edip sana yalan söylemesine dahada itti. Ki bu davranis cidden yanlis. Keske esine ilk aradaginda sadece deseydin "istedigin kadar kalabilirsin, ama bana bir dogru düzgün tarih ver ki, ben ona göre kendimi ayarlayim" diye. Neticede bir cenaze var, orda uzun zaman görmedigi baska aile üyeleride vardir. Ortam çekmistir yani.

Sen o cümleyi kurmadigin için ve esin onun ailesinden hazm etmedigini bildigi için, yalan söyledi. Tabiki karakter olarak hayir diyememeside çabasi. Hani esinin yanlislari var, ama seninde yaptigin iletisim hatalarin var, yanlislarin var. Etraflica bu konulari bir düsün. Objektif olmaya çalis ve öyle esin ile konus. Birbirinize karsi daha dürüst olmayi deneyin.
 
Konunun ana teması değil ama yine de yazmak istedim. Kayındeperinizi affedemezsiniz, affetmeyi denediniz mi bilmiyorum ama boşa uğraşıp kendinize zulmetmeyin. Affetmek için karşı tarafın samimi olarak pişman olması ve bu davranışların tekrarlanmaması lazım, ikisi de yok. Pek olacağını da sanmıyorum. Hani belki başta iyi kötü frekansınız tutsaydı sonra bunlar yaşansaydı oturur konuşurdunuz kırıldığınızı anlatırdınız siz de. Ama iletişiminiz baştan beri kötüymüş zaten, bu durumda yanlarına gidip odadan çıkmasanız bile orada durduğunuzda hem siz sınırlarınıza taciz ediliyor diye kinlenirsiniz (üstüme yürüyen adamın evine gidiyorum-açıkçası bu benim başıma gelse ve telafi edilmese ben de kinlenirdim), hem de bu hareketinizi eşinizin ailesi ‘baksana bizi adam yerine bile koyup yanımıza çıkmıyor’ diye yorumlar. Böyle devam ettirdiğiniz sürece iki taraf da birbirine iyice kinlenir. Torunlarını nene dedesinden koparıp oğlunuza haksızlık etmeyin ama artık büyümeye başlamış bir iki seneye babasıyla gidebilirler memlekete. Siz biraz kendinizi geri çekseniz olur sanki. Zamanla öfkeniz diner de iletişim kurabileceğiniz bir ortam olursa belki anlatırsınız meramınızı.
 
E bak simdi babasi ile gider diyorsun. Demek babasi ile durabilir. Bence o sekil en iyisi. Babasi ile gider bir hafta sonu orda kalir ve döner. Esinede sorumluluk vermis olursun cocuk üzerine. Yoksa oraya gidip, odadan çikmamak tavir sergilemek degil, saygiszilik oluyor ve ergence oluyor.

Simdide esine eve geldiginde, cocuk yattiktan sonra bu olayi derinden konus. Seni neler rahatsiz ettigini düzgün bir üslüp ile anlat. Ama sende esini darlama annesi babasi konusunda. Simdiki olayda siz birbirinizin davranisini güçlendirdiniz. Yani sen adami sürekli araman, adam darlanmis gibi his edip sana yalan söylemesine dahada itti. Ki bu davranis cidden yanlis. Keske esine ilk aradaginda sadece deseydin "istedigin kadar kalabilirsin, ama bana bir dogru düzgün tarih ver ki, ben ona göre kendimi ayarlayim" diye. Neticede bir cenaze var, orda uzun zaman görmedigi baska aile üyeleride vardir. Ortam çekmistir yani.

Sen o cümleyi kurmadigin için ve esin onun ailesinden hazm etmedigini bildigi için, yalan söyledi. Tabiki karakter olarak hayir diyememeside çabasi. Hani esinin yanlislari var, ama seninde yaptigin iletisim hatalarin var, yanlislarin var. Etraflica bu konulari bir düsün. Objektif olmaya çalis ve öyle esin ile konus. Birbirinize karsi daha dürüst olmayi deneyin.
+1
Benzer şeyleri yazmışız. Oğlan da yakında gidebilir babasıyla ya sürekli kendinize yapışık alıştırmamış olursunuz hem.
 
cenaze işlemleri en az bir hafta sürer. geleneklerıde bılıyorsundur. ölen kişi kp derin babası olduğuna göre halıyle hayırlı evlatsa cenaze işleriyle ilgilenir. biri ölünce hadi gömdük bitti gitti olmuyor.(yakını ölen kişi için)taziyeye gidip gelmekle bir tutulmasın.e gidip gelme işide eşinde. birde dedesi.sık boğaz etmen çok yersiz. heleki cenaze konusunda. eğlence değil düğün değil.
 
Siz şimdi eşinizin dedesinin cenazesine gitmesini mi dert edindiniz.
Küs olduğunuz k. Pederi taşıyacak ne gerek var dediğiniz durum adamın babası. Oğlundan değil de fırıncıdan mı bunu isteyecekti.
Sizin derdiniz hiç bir şekilde söz verip yapmaması değil. Sizin derdiniz k.pedere olan hırsınız.
Yok arabaya para vermemişler yok şu yok bu...
Benim için de hayatta maddi beklentiler ve karşılıklarla ilgili önem verdiğim detaylar vardır fakat ölüm bu ya.
Hırsınız bu konuda çok çirkin kalmış.
 
Aşırı sinirliyim, sakinleşmiyorum ve mantıklı yorumlar bekliyorum.
Eşimle 6 yıllık evliyiz, 3,5 yaşında bir oğlumuz var, üç yılda sevgililik geçmişimiz var.
Eşim inanılmaz sakin, sessiz bir adamdır. İnsanlara asla hayır diyemez. Yumuşaktır. Sevgiliyken de tüm kavgalarımız bu nedenle çıkardık. Aşıktım, kalan falsosu da olmayınca evlendik.
Ben egeliyim. Ailem de epey rahat bir aile. Flört döneminden itibaren eşim evimize hep geldi gitt aralar da sorun yoktu.
Eşimin ailesi de muhafazakar, karadenizli bir aile. Nişanda her şey yolundaydı.
Eğitim de ve statüde de farklar vardı ama Ailecek ne olabilir ki iyi insanlar neticede dedik.
Gel gelelim düğün zamanı babasının babama yaptığı inatlaşma, o inatlaşmada babama ters konuşması oldu. Biz yine araya girdik eşimle evlendik.
Evlendikten sonra adamın karısından başka kimseyle diyalogu olmadığını keşfettim. Yani anasıyla bile kavgalı.
Bana inceden laf dokundurmaları oldu önemsemedim. Bebeğim doğana kadar. O zaman işte ipler gerilmeye başladı. Adam azıttıkça azıttı. Eşim de mülayim bana haklısın diyor, ben babasına kibar uyarıda bulunuyor o kadar.
En son saçma bir sebepten beni azarlamaya başladı. Sesi de yüksek olunca çocuk korktu ben kucağıma aldım. Bu adam hala bağırıyor. Ben de ipler orda koptu. Bana bağıramazsınız çocuk korkuyor diye ciyak ciyak bağırınca üstüme yürüdü, eşim araya girdi. O zamandan beri asla tek kelimemiz yok. Bize gelemiyorlar, ben yılda iki bazen üç kere gidiyorum. Beş günü aşmadan kalıyoruz. Ama onda da ben odadan çıkmıyorum. Pasif agresif bir şekilde devam ediyoruz.
Bu arada şöyle bir sorunu da var eşimin. Ben ailemin hediye ettiği evde oturuyorum. Şükür. Araba almak için de elimizdeki tüm birikimi koyduk bir miktar da desteğe ihtiyacımız var dedi eşim. Ben kredi çekelim desem de o ailemin parası var. Nasılsa ben çalışırken beraber biriktirdik, bana yardım ederler zaten sizinkilerin evinde oturuyoruz, bizimkilere de iyi olur dedi. Ben hiç istemesem de kendisi sormuş ailesi arabayı gereksiz bulduklarını, ufak şehirde oturduğumuzu söylemiş. Biz desteksiz aldık. Ama bunu diyen adam şimdi ilk fırsatta rşime özel şöförlük yaptırıyor. Asıl delirten bu
Ben bunu da takmadım bugüne kadar. Taki dargın olduğumuz kayınpederim, babası ölünce eşimi çağırana kadar. Üstelik ayrı şehirlerdeyiz. Eşim gidecek üç saat anasını babasını alacak on saatte karadenize gidecekler. Dönüşte de keza aynı şekilde on saat onların şehri üç saat bizim şehire geri dönecek. Manasız. Ama hadi dedim gitsin. Gitmeden önce de tembihledim. Çocuk sana karantinada alıştı, lütfen perşembe en geç dön diye. O çarşamba gece gelirim diye gitti. Gitti gideli telefonda ne zaman geleceğini sorsam bana tersleniyor. En son perşembe sabahtan çıkarız dedi. Onda aradım artık çıktın mı diye. Yok dedi. Oniki de oğluma arattım, baba gelecek misin diye. Çıkıyorum oğlum dedi. Yine çıkmadı. Artık kayınvalidemi aradım, oğlan bu gece söz verdi babam diyor, bu gece gelsin anne geç oldu neyi bekliyorsunuz diye. Çıkıyoruz şimdi dedi. Bunun üzerine kestim aramayı. Beşte eşim aradı bir saat oldu çıktık, 23te annemleri bırakırım birde evdeyim diye.
Bu olaydan sonra artık bayramda seyranda da gitmeme kararı aldım. Torununu bu kadar önemsemeyen bir aileye gitmek istemiyorum.
Eşim zaten suçlu. Bu hayır diyememesi beni bitirdi. Herkese böyle. Ama artık kayınaileme tahammülüm kalmadı. Sizce gitmemek çocuğa haksızlık mı? Ben gitmezsem onlar gelmez. Ama artık bu kadarına da dayanamıyorum.
Özetle sizce ne yapayım.
Sakinleşiyim mi yoksa bu gece canına okuyayım mı by adamın?
ben haklıyım değil mi?

Karadenizli olarak şöyle izah edeyim; bizde cenazeler çok mühimdir, definden sonra öyle bir gün kalıp dönemezsin memleketten çok ayıplanır, insanlar gelir gider taziyeler kabul edilir, o sırada tüm tanıdıklarla görüşülür, cenaze evinde aşırı bir yoğunluk olur, akrabaları, tanıdıkları evine gelip giden insanları öyle bırakıp dönemezsin. Ölen eşinizin dedesi yakın akraba yani, sadece onun kaybına saygı göstermeniz gerekir, çok şükür evladınız sağ salim sıhhatli yanınızda çocuk özledi diye olay çıkarılmaz, sakinleşin ve biraz anlayışlı olun, cenaze bu gezmeye gitmemiş adam.
 
Herkese tekrar teşekkür ederim.
Eşim dün gece yorgun geldi haliyle hemen uyuduk. Öğlen de çocuk uyuyunca sakin bir şekilde derdimi anlattım. O da sakince karşılık verdi. İkimizde rahatsızlıklarımızı söyledik. Ben babasına olan hırsımdan dolayı saçmaladığımı, ama bana net tarih veremediği için gerildiğimi, bunu hep yapmasının beni yorduğunu söyledim.
O da babam babannemle ve amcamla tartışıp durdu, göremedik bile. Ortam gergindi. Tam net kim dönecek kim gelecek belli olmayınca net bir şey söylemedim. Senin de sıkboğaz etmen iyice gerdi dedi.
Babası konusunda bana hak verdiğini, istersem hiç gitmeyenibileceğimi ama onunla ilişkisinin kesemeyeceğini söyledi. Yani herkesle kavgalı biliyorsun, tartışsam da anlayacak kapasitesi yol. Zaten çok konuşmam etmem, mesafeliydil ezelden beri. Ama bundan daha mesafeli de olamam babam neticede dedi. Haklı.
Özetle sorunu çözdük. Sizin sayenizde oldu. Buraya yazmasam ben gece geldiğinde cidden şirretleşirdim, o da yorgunluk gerginlik bana aynı sertlikte cevap verirdi, sonucu da hayırlı olmazdı sanırım. Beni frenlediniz.
Daha iyi oldu böyle.
Konumu kapatabilir misiniz? Mune Mune
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
X