- Konu Sahibi threedoorsdown
-
- #41
Eşinizle kendinizi kıyaslamayın. Sporcu değilsiniz sonuçta. Size o kadarı yetiyormuş. Depresif ruh halinizden dolayı da libidonuz düşmüştür. Spor veya yürüyüş yapacaksanız da görev gibi yapmayın, tadını çıkararak yapmaya çalışın. Doğayı seviyorsanız güzelliklere odaklanın. Deniz veya akarsu varsa onu seyredin bir süre, gökyüzünü seyre dalın. Çevrenizde canlılar varsa ona odaklanın.Tr de Boyle degildim, pilatese giderdim, yürürdüm, spor yapıyorum saniridim ama eşim benim 2-3 mislim yapıyor. Ben ona göre daha ağır kanlıyım. Bir de cinsel anlamda çok istekli değilim bence, premenopoz belirtileri mi yoksa ülke değişikliği mi bilmiyorum tabi.. bu durum da canımi sıkıyor yani onu geri çevirmek ya da istemeden olması..
Hiç yürümüyor değilim bu arada, spora da haftada 2 gün gidiyorum ama yarım saat, 40 dk en fazla.. yürüyüş de yine günde 1 saat filan. Ama o eski aktif hayatıma göre devede kulak bunlar..
Önce bir terapist bulun. Orada bulmak zorsa online terapist de iyi gelir. Zamanla da fikirleriniz netleşir. Tatile gidin bı ailenizi görün bir süre. Boşanmak isterseniz de bosanirsiniz yani o kadar da kötü birşey değil. Ailenizi etrafı değil kendinizi dinleyin. Etrafin daha memnun olduğunu görmedim ben. Böyle birilerini suçlamak durumu düzeltmek hayatınızın iplerini eline alın. Hangi ülke bilmiyorum ülke de önemli tabi. Zihniyet karakter çok etken yurtdışında uyum saglamak için. Ben de yurtdışında tüm.ve karakterine çok uyduğu için çok rahat dil öğrendim arkadaş edindim. Ama başka bir arkadasim burada , on yıldır söylenir . Bazen şartlar aynı olsa da karakter, önceki konfor alanı , yaşanmışlıklar , hayat deneyimi çok etken. Mesela başkası ev küçük der ben oh ve fikir özgürlüğü ne güzelmiş derim. Başkası bu insanlar mesafeli der ben oh ne güzel mesafeli derim mesela.Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Neden gitme ihtimalini düşünüyorsunuz ya da hayatınız boyunca hep bir ikinci plan mı oldu olduda evliliğimi yürütemedim sonrasında dönsem ne olur diye mi düşünüyorsunYorumlariniz için tesekkurler, dil kursuna gidiyorum, arkadaş da edindim.. koca buldum evleneyim yazan arkadaş da kendi bakış acisini yazmış sanırım… öyle olsaydım 40 yaşını beklemezdim :) aslında sormak istediğim şu size, tabi ki burdaki kimse çözüm bulamaz herkes kendi bakış açısından bişeyler yazar… ben kapsamlı bi şekilde hem evlililigimi, hem burdaki yaşantımı düşünüyorum. Kendime ve evliligime bir zaman taniyacagim… sadece sonunda yurutemezsek donecek olmak yenilgi mi sizce? Ya da utanilacak bişey mi ? Ben bu zamana kadar düzgün bir hayat yaşadım o yüzden aile, akraba vs yorumlarini da maalesef ciddiye alan biriyim.. elalem ne der duygusu var bende..
Seçtiğiniz hayata adapte olmayı deneyin. 40 yaşındasınız ben tamamen adaptasyon sorunu olduğunu düşünüyorum. Düzeniniz dağılmış çok normal yaşadığınız duygular. Bence psikolojik destek şart bir psikologla görüşün bunu yapan birçok tanıdığım var yurt dışında yaşayan. Kendinize bir motivasyon kaynağı bulun ve bu kadar karamsar olmayın. Kalsanız da dönseniz de elalem sizi iki gün konuşur üçüncü gün unutur merak etmeyin.Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Eşini sevseydin bunların hiçbirini düşünmezdin bence. Evliliğin ilk 4 ayı senin için masal gibi geçmeliydi. 4 ayda insan sevdiği adamı evde görmekten bıkar mı? Zaten 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşamışsınız, adamı daha yeni yeni tanımaya başlıyorsun.Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Bir de merhametli, vicdanlı bir adamsa daha ne olsun yahu bu özellikler pek bulunabilecek özellikler değil üstelik 50 yaşında bir adamdaEşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur.
Ben de neredeyse seninle aynındurumdayım. Eski hayatımı öyle özlüyorum ki tamamen boşluğa düştüm. Hangi ülkedesin bu arada? Mesela ben kesinlikle bu ülkeden gideceğim. Eşim yapabilrse Avrupa’ya o da olmadı kendi ülkeme. Kimse inin ne dediğinin bir önemi yok. Çoğu kişinin böyle bir deneyimi bile olmadı ki sana başarısız gözüyle baksınlar. Göç etmek özellikle belli bir yaştan sonra çok daha zor. Kendine zaman tanı ve şefkatli ol.Yorumlariniz için tesekkurler, dil kursuna gidiyorum, arkadaş da edindim.. koca buldum evleneyim yazan arkadaş da kendi bakış acisini yazmış sanırım… öyle olsaydım 40 yaşını beklemezdim :) aslında sormak istediğim şu size, tabi ki burdaki kimse çözüm bulamaz herkes kendi bakış açısından bişeyler yazar… ben kapsamlı bi şekilde hem evlililigimi, hem burdaki yaşantımı düşünüyorum. Kendime ve evliligime bir zaman taniyacagim… sadece sonunda yurutemezsek donecek olmak yenilgi mi sizce? Ya da utanilacak bişey mi ? Ben bu zamana kadar düzgün bir hayat yaşadım o yüzden aile, akraba vs yorumlarini da maalesef ciddiye alan biriyim.. elalem ne der duygusu var bende..
Evet yurtdışında ilk yıllar zor oluyormus, başka arkadaşlarım da yaşadıklarımın normal olduğunu söylüyor. Daha önce de bir yurtdışı yaşantım olmuştu ama o geçici olduğu için sanırım boyle dokunmamisti, o zaman keşfettiğim hersey ilginç geliyordu. Yaşadıklarım konusunda kendimi suçlayamıyorum o yüzden…Bence öncelikle bir kadin doktoruyla hormonlar için sonra da bir cinsel terapistle görüşün derim. İlk cinsel ilişkiniz eşinizle olduysa hele muhtemelen onun da zorluğunu yasiyorsunuz. Eşinizi de bu sürece dahil ederek asacaginizi düşünüyorum.
Sonrasında tavsiyem eşinizle konuşun gerekirse haftada 2 gün ev disinda bir yerde çalışsın bir süre. Siz de parasız da olsa bir kurtuluşta çalışın ve ise yarar şeyler yyapın.
Yurtdisinda ilk yıllar maalesef çok zor oluyor. Benim ilk yılım degil ama biraz daha yoğunluğun azaldığı dönemlerim cok zor geçmişti. Ben de destek almıştım hatta ilaç da kullanmıştım. Şimdi başıma oyle dertler geldi ki vaktinde girdiğim depresyona da evden çıkmadığım günlere de kızıyorum gerçekten. Insanin sagligi yerinde olunca her sey mümkünmüş gerçekten. Sabah 7de kalkıp yürümediğim günlere üzülüyorum şimdi. Derdiniz belli, çözümü zahmetli olsa da belli. Her sey mükemmel olacak diye bir sey yok, adım adım ilerleyin nereye gelse burdan iyidir.
Teşekkürler yorumunuz içinÖnce bir terapist bulun. Orada bulmak zorsa online terapist de iyi gelir. Zamanla da fikirleriniz netleşir. Tatile gidin bı ailenizi görün bir süre. Boşanmak isterseniz de bosanirsiniz yani o kadar da kötü birşey değil. Ailenizi etrafı değil kendinizi dinleyin. Etrafin daha memnun olduğunu görmedim ben. Böyle birilerini suçlamak durumu düzeltmek hayatınızın iplerini eline alın. Hangi ülke bilmiyorum ülke de önemli tabi. Zihniyet karakter çok etken yurtdışında uyum saglamak için. Ben de yurtdışında tüm.ve karakterine çok uyduğu için çok rahat dil öğrendim arkadaş edindim. Ama başka bir arkadasim burada , on yıldır söylenir . Bazen şartlar aynı olsa da karakter, önceki konfor alanı , yaşanmışlıklar , hayat deneyimi çok etken. Mesela başkası ev küçük der ben oh ve fikir özgürlüğü ne güzelmiş derim. Başkası bu insanlar mesafeli der ben oh ne güzel mesafeli derim mesela.
Terapi evresinde kendinizi ne istediğinizi netlestirin. Akabinde boşanmak isterseniz bosanirsiniz Türkiye'de eski işiniz kadar olmasa da iş bulursunuz bir kaç yıla eski kariyerinize ulaşırsınız. Evi zaten kurarsınız tekrar. Aileniz de mecburen alışır ya da söylenir geçer. Yapacak birşey yok.
Aşk olmadan evlilik de zor yaa o da var. Ama eşiniz hayatı dolu yaşıyor ayak uydursaniz aşık olursunuz belki de kadınlar sonradan aşık olmaya daha yatkın. Ailenizle yılda iki ay gorusuyormussunuz zaten. Şimdi de bir ay yazın bir ay da kışın gidin görün bol bol. İş yerine de dil kursuna başlayın . Hem insanlarla kontak kurarsınız hem de kurs da bir mesai düzenli gidiyorsunuz sınavlar oluyor vs büyük bir meşguliyet. Akabinde de mesleki anlamda arastirirsiniz ne var ne yok diye. Bilmediğiniz firsatlar vardır illaki.
Bu mantikla bakarsak hepimiz cv gibi bi belge sunup evlenelim. Bi kagida yazalim egitim gecmisi, gunluk rutinimizi, spor aliskanlarimizi vs sonra karsilikli goruntumuzu de begenirsek hadi evlenelim. Neden insanlar birbirini tanima surecine giriyor cunku ruh, davranis, sana hitap edip etmemesi de onemli. Konu sahibine de hitap etmiyor bu kisi iste. Konu sahibi gerci mantiken evlenmis ama demek ki mantik evliligi insani degilmis.Bir de merhametli, vicdanlı bir adamsa daha ne olsun yahu bu özellikler pek bulunabilecek özellikler değil üstelik 50 yaşında bir adamda
Teşekkürler aynen öyle köklerinden ve baglarindan kopmak farklı birşey, daha önce de yurtdışı tecrübem olmasına rağmen evlilik başka biseymis, bunu yaşamadan anlayamazdım.Kadın kimlik krizi yaşıyor oradan biri de demiş ki eşini sevseydinkimlik krizi zor oluyor arkadaşlar yaşamanız için biraz da farkındalık lazım. Bu bir yol yolun sonu da var unutma.
Aslında sorun eş de değil burada ülke değiştirmek kim olsa bu tarz bir adaptasyon sorunu yaşardı destek alsa atlatır diye düşünüyorum.Bu mantikla bakarsak hepimiz cv gibi bi belge sunup evlenelim. Bi kagida yazalim egitim gecmisi, gunluk rutinimizi, spor aliskanlarimizi vs sonra karsilikli goruntumuzu de begenirsek hadi evlenelim. Neden insanlar birbirini tanima surecine giriyor cunku ruh, davranis, sana hitap edip etmemesi de onemli. Konu sahibine de hitap etmiyor bu kisi iste. Konu sahibi gerci mantiken evlenmis ama demek ki mantik evliligi insani degilmis.
Ozel hayatin da bu sebepten iyi degildir diye dusunuyorum. Cekim yok, sevgi yok, nasil olsun? Olan var mi, cookk. Ama herkese gore degil iste.
Bir de 1,5 yilda 5-6 kimi zaman uzun gorusmeyle nasil her seyi yakip ulke degistirdin gercekten anlayamadim. Bu ya buyuk bir askla ya da cok guvendigin bir dostunla yapilabilecek bir sey