Yeniden 60 kilo! Basaracagim ))


Afiyet olsun canım çok güzel gözüküyor.
 
Bugün
Kahvaltı: 2 yum. 5 tane sucuk (ev yapımı)
9 zeytin,3 ceviz,3 kayısı

Öğlen: 1 kase Yoğurtlu çorba, 10 çiğ fındık

Akşam: 1 t.firinda karnibahar,1 k.yogurt,
1 k.salata (salatamin içinde 1 y.k nohut vardi.Annemlere nohutlu pilav yaptim bende salatama koydum bide pilav piştimi diye baktim)

1 litre su ancak olmuştur.
30 dk yürüyüş.

Hastalarimiza geçmiş olsun Rabbim şifa versin.
Yemegi hazirlarken uyudu oğlum kalkti ateşli ve kustu.
Onunla uğraşıyorum.
Hepinize iyi geceler görüşürüz.
 
Iyi geceler kizlar
Bugünkü menum
Sabah 8 zeytin 2 yk lor yeşillik çay
Ogle misafirlikteydik 5 sıkım mercimek köftesi marul çay
Ara türk kahvesi
Akşam sade et döner yogurt
Ara çeyrek elma 3 dlm portakal 1 dlm ayva

Mercimek köftesi olabilir mi sürekli yaptığım bir şey de değil en masum o geldi. Pohaca irmik tatlısı tuzlu kurabiye ve kuru meyveli kek vardı.
 

Sana masum gelen o seyin icinde bir suru yag var hatirlatayim.. bir yerlere giderken sana bir kac kez soyledigim o "badem/ceviz/kuru kayisi ve meyve"yi cantana atmayi unutma... Hic biri yaninda degilse ev sahibinden 1 dilim peynir, yanina domates salatalik ve yesillik ne varsa iste...

Lutfen artik cozum uretmeyi ogren.. sadece bunlar vardi diye bir cevabi kabul etmiyorum.. kilo vermek istiyorsan alternatif uretmeyi uretmeyi ogrenmeli ve yanina artik su badem ceviz vs almalisin... Bu konuda tekrar uyarida bulunmayacagim, diyet disina cikarsan malesef birlikte devam edemeyecegiz...

Not: kendinizin yaptigi disinda (az yag ve tuz orani kullanacaginizi dusunerek) baskalarinin yaptigi kisir, mercimekli kofte, diyet oldugu soylenen hersey yasak.. kilo vermek emek ister ve o emegi verdiginizi gormek istiyorum

Sevgiler
 
günaydın hayırlı cumalarınız olsun

saba h çok güzel bir yazı okudum buyurun sizde okuyundedim:
Muhteşem kadınlara
  • DÜŞÜNDÜM DE…

    Düşündüm de ;
    Hayata bir kadın olarak bakmak ne güzel !...
    Belim artık bir çay bardağı inceliğinde değil belki ama incecik zevklerim oluştu dünden bugüne.
    Güzel bir kitap,yemek,manzara ve müzik hayatımın en keyifli anlarını sunuyor bir süredir.
    Eski kilomda değilim tamam ama tüm fazlalıkları da attım hayatımdan. Buna rağmen kendimi dolu dolu ve zengin hissediyorum.
    Okuma gözlüğümü henüz boynumda taşımamakta inat etsem de sürekli çantamda artık. Gözlerimin eskisi kadar iyi gördüğü söylenemez ama tüm yaşanmışlıkları arşiv gibi taşıyorum gözlerimde .
    Öyle yüksek sesle müzik dinlemek , bağırtılı çağırtılı kalabalık yerler eskisi kadar ilgimi çekmiyor. Hafifi bir müziğin eşlik ettiği sakin bir ortamdaki sohbetlerin tadı hiçbir şeyde yok.
    Deli gibi alışveriş yapmıyorum artık. Öyle çok güzel görünme çabam da azalmış. Elbette üstüme başıma dikkat ediyorum ama artık son moda kıyafetler, kozmetikler ve takılar ilgimi eskisi kadar çekmiyor artık. Bir mağaza ya da kuaförde geçirdiğim uzun zamanlar sıkıyor. Yakışanın da yakışmayanın da farkındayım. Başkalarının takdir etmesi güzel ama en çok da kendime güzel görünmeyi seviyorum.
    Öyle çok insan tanıma hevesim de kalmadı. Samimi birkaç dost yetiyor da artıyor bile.
    Yolunda gitmeyen işlere ,açılmayan kapılara eskisi kadar direnç göstermiyorum. Çünkü artık biliyorum ki kendimi paralasam da hayatın kendine ait bir öğretme biçimi var. Evrensel sistem olması gerekeni benden iyi biliyor ve kendi zamanını bekletiyor.
    Ne mutsuzken mutlu olmaya ne de herşey kötü iken yolunda olduğuna inandırmaya çalışıyorum kendimi. Her ne yaşıyorsam o karanlığın içinden geçip oradaki öğretiyi anlamaya çalışıyorum ki; bir gün gün ışığına çıktığımda kıymetini bileyim ufak tefek şeyleri dert etmeyim.
    Her ne yaşıyorsam bir benzerini hemen herkesin yaşadığını biliyorum artık. Bu yüzden yaşadıklarımı dramatize edip çok abartmadan ve kendime acımadan kabule geçiyorum. Sabır…nasıl da güzel bir kelimedir.
    Böyle zamanlarımda önemli görüşmelerimi ya da işlerimi erteliyorum. Biliyorum ki düşük enerjiyle yola çıktığım hiçbir işten hayır gelmez. Hayatımı rölantiye aldığım dönemler bunlar.
    Boş viteste araba kullanmak gibi. Ne gaza basıyorum ne frene…Bu zamanlarımı kendi içime dönmek ve kendimi daha iyi tanımak için kullanıyorum.
  • Biliyorum ki kaybı ancak böyle kazanca çevirebilirim.
    Biliyorum ki geçecek…bundan öncekiler gibi…
    Herşey geçer…
    Şikayeti çoktan bıraktım. Sürekli çözüme odaklanıyorum ki enerjim doğru yere kanalize olsun.
    Huzurum ve mutluluğum haklı olmamdan çok daha önemli artık.
    Kin ve intikam duygularımı çoktan hayatımdan çıkardım. İster kader deyin ister ilahi adalet adı önemli değil ama sistem olması gerekeni bir şekilde yerine getiriyor nasıl olsa.
    Bana iyi gelen insanlarla görüşüyorum. Hayallerimi, umutlarımı desteklemeyen ve şikayet odaklı insanlara yer yok artık hayatımda.
    Listemin en tepesinde sağlık var artık. Kalanların hepsine çizik attım.
    Zamanın usul usul yaklaşan adımlarını seviyorum.
    Çünkü onun ortaya çıkardığı bu kadını seviyor ve zamanla kime dönüşeceğini merak ediyorum.
    Daha yaşlı belki ama daha farkında ve duyarlı.
    O yüzden çok daha güzel…



    Serpil Ciritci
 
yine gym sevda hocanın yazısını paylaşayım sizler ;

Doymuyorsunuz‍Hocam yemekten kalkıyorum açım,yiyorum açım,gece bile yiyorum,hiç doymuyorum,aç yatamıyorumAnam ne yapacagım!Konu uzun,takipte kal!Sorunu çözelim️Öncelikle iştah ve açlık hislerini birbirinden ayır.İki sebepten yemek yersin.Birinci sebep açlık,ikincisi ise iştah ve aşerme!Açlık,yemek ihtiyacı,vücudunda oluşan kimyasal değişikliklere (genelde yemekten sonra meydana gelen düşük glikoz seviyeleri) karşı ortaya çıkan fiziksel reaksiyon!Bedeninin işleyebilmesi için gerekli olan yakıtı sağlayan içgüdüsel ve koruyucu bir mekanizmaİştah ve aşerme ise yiyeceğe karşı duyduğun arzu veya istek(pis boğaz ve Agobun kazı diyoruz)Yemeğin kokusuna,görüntüsüne,bazen sesine karşı duyusal bir reaksiyon.İştahın hormonsal faktörler,DUYGUSAL durumun ki mesela stres düzeyin ile artış veya azalış gösterir.Ayrıca iştah düşüncelerinden,duygularından ve yiyecek ile kurduğun duygusal bağdan etkilenir.Açlık hissin ise yediğin yiyecekler ve metabolizman ile bağlantılı olabilir!Beyin açlık veya tokluk hissi veren sinyalleri değişik hormonlardan alırBu hormonlardan bahsedeceğim ama genel olarak beyine doyma hissi insülin ve leptin hormonu ile gider!(beyin varsa)Bu sinyaller bazı üreten noronlar ile birleşir ve beynin ödül merkezine giden dopamin akışını değiştirerek yiyeceğe karşı olan isteğini kontrol eder!Dopamin ödül sinyali iletir.Dolayısıyla düşük dopamin seviyeleri fazla iştah veya atıştırma ile bağdaşır.Beynindeki hipotalamus bölgesi iştahın ana kontrol merkezidirİnsülin hormonu;insülin pankreasta hücreler tarafından yediğin karbonhidrat içeren yiyeceklere karşı salgılanır.Yediğin karbonhidratın glisemik indeksi ve glisemik yükü ile doğru orantılıdır.İnsülin yağları depo eden hormondurAz ve sık yediğin zaman sürekli yağlar bu depoya gönderilir ve depo edilir.Yemek yediğin zaman insülin yükselir ve 2 saat sonra düşmeye başlar. Ve acıkma hissi ortaya çıkar

Beyin açlık veya tokluk hissi veren sinyalleri değişik hormonlardan alırBu hormonlardan detaylı olarak bahsedeceğim!Ve şimdi sıkı dur bak neler olacak.Sorunların kaynağına iniyorum.İştah problemin varsa sıkılmadan oku ve kaydet!Karışık gibi,ilk zamanlar bana da karışık gelmişti ama sonra çözdümİştahını bozan hormonları öğreneceksin.Biraz maymun matematiği yapalımGlisemik indeks karbonhidratların vücutta verecekleri glisemik tepkilerine göre belirlenen sayısal bir değerdir.GI değeri 1 ila 100 arasında değişir,daha yüksek değerler kan şekerini daha hızlı yükselten gıdalara verilirzSaf glikoz bir referans noktasıdır ve glikozun glisemik indeksi 100’dür.Glisemik yük ise karbonhidrat içeren gıdaların yenilen miktarın (porsiyon ölçüsünün) kan şekerini etkileme hızıdırGlisemik yük,bir besinin glisemik indeksinin içerdiği karbonhidrat yüzdesi ile çarpılmasıyla elde edilen bir değerdirKarbonhidratlar sindirilerek glikoza dönüşür.Glikoz hücrelere sadece insülin hormonu yardımıyla girebilir.İnsülin bir anahtar gibi hücre yüzeyindeki insülin reseptörünün kilidini açar,glikozun içeri girmesini sağlar.İnsülin rezistansı bu reseptörler fazla glikozdan dolayı bozulma ve yorulma gösterdiğinde meydana gelir. Fazla glikoz hücreye girip enerji üretmek yerine kana karışarak yağa dönüşür ve kilo almaya sebep olurKan şekerinin azalması veya artması beyne etki ederek iştahı azaltır veya artırır.işte sebeplerden biri bu.Glukagon hormonu,karaciğerde depolanan glikozun hücrelerden kana karışmasını sağlar.Görevi kan şekeri seviyesinin düşmemesini sağlamak.Protein alımı,salgılanmasını destekler.Glukagon ayrıca protein gibi gıda grubundan glikoz üretilmesine yardımcı olur


devamı geldikçe paylaşırımmm..........
 
KIZLAR BU ARADA 31 GÜNLUK BİR PROGRAM HAZIRLADIM.2 PROGRAMI BIRLESTIREREK..AYNI ANDA BACAK KALCA VE BEL INCELTME...TABİİ BECEREBILIRSEM.
Eki Görüntüle 2228528

Harika olmus... Her ne olursa olsun yapmaya calis.. dusun ki, gunde sadece yarim saati sadece kendine ayiriyorsun.. cok mu?
 

Zaten yaptigim hatalar nedeniyle bu haldeyim sizden cok sey ogreniyorum ve yasam tarzimi degistirmeye calisiyorum basaracagima inaniyorum sanirim ogrenmem biraz zaman aldi.
Bir daha sizi ama en onemlisi kendimi uzmek istemiyorum.

Sabah kahvaltida 8 yesil zeytin (anne yapimi) 2 yk lor peyniri yesillik cay

Ogle kizlari avmye gezmeye getirdim sade filtre kahve aldim yaninda 2 ceviz 2 gun kurusu kayisi

Eve gidince buyuk ihtimalle 1 portakal yiyip 2 saat sonrasinda aksam yemegi yerim annem firina tavuk atacakti buyuk ihtimalle aksama tavuk yogurt salata yerim

Yolculuk icin disaridayken porsiyonluk yogurt alsam evdende ceviz kayisi alirim kucuk bir kaba az tavuk koyarim uygun olur mu ya da disaridayken almami onerebileceginiz baska bir sey var mi
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…