2010 Ekim Bebekleri Büyürken...

Merhaba arkadaşlar,
işler o kadar yoğunduki hiç fırsat bulamadım nete girmeye.neyseki bu haftadan sonra daha rahatım.özlemişim burayı.bana akıl verin kızlar.çok önemli bir karar vermemiz gerekiyor ama çok karışık kafam.eşim güzel bir teklif aldı.eğer ok derse yılbaşı sonrasında amerikaya gitmesi gerekiyor.proje 4 yıllık planlanmış.yani 4 yıl orda kalmamız gerekiyor.eşim ve kariyeri için çok iyi bir fırsat.ama benim için iş hayatımın da bitmesi demek gibi.aynı şekilde doruk için de çok karışık bir dönem olacak.daha çok erken yaşta iki ülke iki ayrı yaşam arasında bocalayacak diye korkuyorum.eşim çok istiyor biliyorum ama o da sen nasıl istersen diye topu bana attı.neye karar vereceğime şaşırdım.gereğinden fazla ağır bir sorumluluk

neyse esincim inan geçici bir dönem rüzgarınki.belli dönemlerde sinir bozucu tuhaf huylar edinebiliyorlar.ama üstüne gidersen inadına yapar sanki.eşinle yer değiştir.ortada eşin yatsın bir kaç gün.belki kendilğinden unutur.hiç başıma gelmediğinden tuhaf bir öneri ama ne bileyim zor gerçekten.eşinle olan durumlarıda akışına bırak.belli dönemlerde ilişkilerin sınandığına inanırım.öyle bir dönemdir sizinki de.çok üstüne gitme.yoksa ya kendilerini çok önemli sanıyorlar ya da çok haklı.bu arada hala ev arıyormusun bilmiyorum ama güzelobada geçen gün bir ev gördüm.kadın tam kiralık yazısını asıyordu.sahibinden.tutmadıysan ev , sorayım senin için.

arkadaşlar hepinizi çok öptüm.artık işlerim sakinleşti daha sık burdayım.. herkese iyi haftalar..
 

Yoğunluğun azalmasına sevindim canım, biraz dinlenirsin buralarda:)
Amerika işine gelince zaten gitmiştiniz değil mi, az çok orada sizi neyin beklediğini biliyorsun, buna göre çok zor değilse güzel olur herhalde böyle bir değişilik. Doruk için çok sorun olurmuş gibi gelmiyor bana, sonuçta ailesiyle birlikte, böyle farklı kültürler ve diller içinde yetişmesi bence beyninin en hızlı geliştiği bu dönemlerde daha bile yararlı olabilir, sonuçta onun öyle köklü alışkanlıkları da yok, o bence sizden daha kolay adapte olur oraya da buraya da. Bunlar benim düşüncelerim tabi, en doğru kararı siz verirsiniz ve de uzmanlar ne der bu konularda bilmiyorum ama ben olsam giderdim kesin:))

Ev tutamadık daha hala arıyoruz, aslında ev çok da bizim kriterlerimiz fazla herhalde, biraz eleme lazım. Mesala Şelale ile karpuzkaldıran arasında düşünüyoruz:)) oraları çık seviyorum bizim ofis de annemin evi de oralarda. Bir de yüksek apartman katlarını da sevmiyorum. Nasıl bulucam bu gidişle bilmem:)) Senin gördüğün neredeydi acaba?
 

canım peki 4 yıl sonra ne olacak sen işine dönebilecek misin eşinin durumu ne olacak onlar önemli ama doruk için endişelenme bence daha küçük hemen adapte olur bi de orda ekonomik olarak size getirisi ne olacak orda nerde kalacaksınız ne olacak tüm sorularının cevaplarını alabildin mi
hani gidiş size ekonomik olarak getirisi olacak ki rahat edesin umarım hakkında hayırlısı olur canım
 

Şu anki durumda gitme ihtimalimiz daha yüksek gibi.Doruk için tek endişem daha konuşması tam değilken bir de farklı bir ülkede daha gerilermi diye korkuyorum bir de bir sonraki sene kreşe vermeyi düşünüyordum.aslında yakın zamanda yaptığım planları gerçekleştiremeyecek olmam da beni üzüyor.Neyse benim gördüğüm ev bu şelalenin döküldüğü yerde gençlik parkı var.orası ile üst anayolda bim mağazası var,hatta küçük bir köprü var.işte o anayoldaki bimden şelaleye doğru giden yolda 4 katlı bir binanın ikinci katıydı.yeri çok güzel.bir bak istersen canım.
çok saol emelcim.işin ekonomik boyutu gerçekten çok iyi.o anlamda bir tedirginlik yaşamıyoruz.ama benim iş hayatımın bitmesi demek burda.amerikaya gidince çalışma şansım olmaz.hem doruk u gidip hele de orda bir bakıcıya bırakamam.yani oraya gidiş tamamiyle eşimin kariyerinin tavan yapması gibi bir şey, benimkinin de bitmesi tabi doruk için endişem de , planlanan 4 yıl kalınması.4 yıl sonra bir buraya dönsek doruk için tam okul zamanı ve alışması zor olur gibi.ne bileyim hangisi doğru şaşırdım.ama eşiminde artık bir dönüş yapması lazım şirkete.neyse dediğin gibi hakkımızda hayırlısı olur umarım..
 

Canim doruk icin endiselenme lovelininde dedigi gibi size getirisi ne olacak onu dusunup adim atin oraya gidipte husranla donenlerde var simdiki cocuklar cok akilli doruk icinde guzel bi deneyim olur erken yasta dil ogrenir
 
ben bıktım artık öksürükten balgamdan hırıltıdan
ne yapıcam şasırdım
öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum
ıhlamur en iyi balgam söktürücü
bol su içirmek
tarçın,zencefil,karanfil bir taşım kaynatıp içirmek öksürük için birebir
7-8 tane keçiboynuzu 5 10 dk kaynatıp 20 gün sabah akşam içirmek balgam için
1 çay kaşıgı toz zencefil ile bal vermek buda öksürük için
allah şifa versin tüm bebişlere
 
slm kızlar !baya oldu buraya takılmayalı...hayatımda çok şey değişti bu süreçte elazığdaydık aydına tain olduk..sonra birde eşim askere gidiriyor çoook dua edin ne olur hayırlsı ile gidip gelsin...öyle işte bunların dışında bir şey sorucam... oğluşuma gece sütünü nasıl bıraktırabilirim yardım edin çok uyanıyor hala emmiyor ama biberonla süt istiyor...
 

süt yerine su ver canım uyanınca bir süre böyle devam et sonra suyun miktarını azalt her uyandığında değil birinde ver yani birden bıraktırman zor olacaktıer
 
canım ya gece biberonla suda içiyor zaten süt süt diyor şu verince her seferinde şu içmiyor çok hırçınlarıyor off baba da gidecek ne olacak bakalım zaten odayı da ayıramıyorum bu süt yüzünden bıraksa belki de deliksiz uyur şu ana kadar hiç delilsiz uyumadım düşün artık. Sağlıklı olsun da diyorum hep.
 
Ahmet Enes'in hırçınlıkları yaramazlıkları durmaya başladı derken yeniden gündeme damgasını vurmuş bulunmakta!!!! Nasıl baş edebilirim diye netten araştırmaya koyuldum şöyle bir yazıyla karşılaştım daha bir çok şey buldumda ara ara paylaşıcam sizlerle en azından bir fikir olur hepimize uygulamak isteyen uygular yada okur geçer ne bilim işte =)

YARAMAZLIK KARŞISINDA NELER YAPMALI?

a. Çocuğa değişik seçenekler sunmak

Belirli sınırlamalar getirirken, aynı zamanda belirli bir serbestlik de tanınmış olur. Örneğin "Oyuncaklarını kendin mi toplamak istersin, yoksa sana yardım edeyim mi?" denilebilir.

b. Yapılması istenen davranışı bir oyuna dönüştürmek

Eğer çocuktan istenen davranış ilginç bir hale getirilirse çocuk bundan zevk alacaktır. Örneğin, ona "Hadi bakalım yarış yapalım, hangimiz daha çabuk elbisesini giyecek?" denilebilir.

c. İleriye dönük plan yapmak

Çocuk hep aynı olumsuz davranışları yineliyorsa, örneğin, bakkala gidildiği zaman sürekli bir şeyler istiyor, tatsızlık çıkarıyorsa, başka bir zamanda bunun doğru olmadığı ona öğretilmelidir. Bunun için, çocuğun karnının tok olduğu bir zaman bakkala götürülerek alıştırılmaya çalışılmalıdır. Sıkılmaması için de çocuğun yanında oyuncak ya da kitap vb. götürülebilir.

d. Olumlu davranışını takdir etmek

Çocuk olumlu bir davranış gösterdiğinde bu davranışı nedeniyle onurlandırılmalıdır. Bu, her zaman çocuğa hediye alınması anlamına gelmez; ona sarılıp "Bugünkü güzel davranışından dolayı çok mutlu oldum, teşekkür ederim" demek de onu çok mutlu edecek, ilerideki davranışları için yüreklendirecektir. Ama bazen işler yolunda gitmeyebilir. Eninde sonunda, çocuk anne ya da babasını dinlemediğinde, onların nasıl davranacağını, gerçekten söylediklerini yapıp yapmayacaklarını sınamak isteyecektir. Eğer çocuk ebeveynleri dinlemiyor ise, bu durumda başvurulacak bazı yöntemler vardır:

1. Doğal sonuçlar

Çocuk yaptığı hareketin doğal sonuçlarına katlanmasını öğrenmelidir. Ancak bu sonuçlar çocuk için herhangi bir tehlike yaratmamalıdır. Örneğin, çocuk sütünü kasıtlı olarak dökmüşse, o öğünde yeniden süt içemeyecek ya da eğer oyuncağını kırmışsa artık o oyuncakla oynayamayacaktır.Bu kendisinin yaptığı davranışların bir sonucu olduğu için de anne ya da babayı suçlamayacaktır (kendi düşen ağlamaz kuralı). Böylece çocuk sütünü bir daha dökmemesini, oyuncağı ile daha dikkatli oynamasını kısa zamanda öğrenecektir.

2. Mantıklı sonuçlar

Çocuğun doğal sonuçlarla öğrenmesi en iyisidir. Ancak bu her zaman işe yaramayabilir. Örneğin, anne çocuğa oyuncaklarını toplamasını söylemişse ve çocuk da bunu yapmıyorsa ne yapılabilir? İşte bu durumda, çocuğun hareketiyle ilgili bir sonuç yaratılabilir. Anne, eğer çocuk oyuncaklarını toplamazsa onları kaldıracağını ve akşama kadar oyuncaklarla oynayamayacağını ona söyleyebilir. Bunu söylerken annenin söylediği şeyi gerçekten yaparak ciddi olduğunu çocuğa göstermesi gerekir. Fakat bunu bağırarak değil, yumuşak bir ses tonu ile söylemelidir.

3. Çocuğun çok istediği bir şeyi kısıtlamak

Mantıklı bir sonuç çıkarmak her zaman mümkün olmayabilir. Çocuk ebeveyni dinlememekte ısrar ediyorsa, çocuğa çok istediği başka bir şeyin kısıtlanacağı söylenebilir. Ancak bu yöntem uygulanırken bazı noktalara dikkat edilmelidir: Beslenme gibi çocuğun gerçekten gereksinimi olan şeyler kısıtlanmamalıdır. Bu yöntemin etkili olabilmesi için kısıtlanacak şey çocuğun gerçekten çok istediği bir şey olmalıdır.
Ebeveyn söylediği şeyi gerçekten yapmalıdır. Örneğin, davranışını düzeltmediği sürece çocuğa dondurma yiyemeyeceği söylenmiş, fakat herhangi olumlu bir gelişme olmadığı halde, anne ya da baba onun gönlünü almak için biraz sonra dondurma almışsa, bu yöntem doğaldır ki işlemeyecektir.

4. Belli bir süre bir yerde bekleme cezası

Bu ceza, diğer yöntemler işe yaramadığında en son çare olarak kullanılabilir. Bu yöntem, çocuk diğer çocukları ısırdığında, vurduğunda ya da buna benzer durumlarda kullanılabilir. Çocuk önce bir kez ikaz edilir, eğer aynı davranışı sürdürürse, ona önceden belirlenmiş bir odaya ya da odanın bir köşesine gitmesi, orada bir süre, genellikle de bir sandalyede sessiz bir biçimde beklemesi söylenir. Eğer oraya gitmemekte direnirse, kucaklanarak oraya götürülür ve bir süre orada kalması sağlanır. Bu cezanın neden verildiği birkaç cümle ile ona anlatılmalıdır. Çocuğun bekletildiği oda ya da yer çocuk açısından herhangi bir tehlike içermemelidir.
Çocuğun orada bekleme süresi kabaca her yaş için 1 dakika olarak belirlenir (Örneğin, 4 yaşında bir çocuk için 4 dakika gibi). Eğer ceza süresi çok uzun tutulursa, çocuk neden oraya konulduğunu bir süre sonra unutacaktır.

Ceza süresi için saat kurulur, saat çaldığında çocuğa cezasının bittiği söylenir. Çocuk bu süreyi uslu bir biçimde tamamlarsa, sevecen bir biçimde kucaklanır ve "Tatlım, cezalı olduğun için orada kalmak zorundaydın" gibi sözler söylenir ve olay orada kapanır. Bu durumu çocuk ile tartışmak gerekirse en az birkaç dakika geçmesi beklenmelidir. Eğer ceza süresi içinde çocuk gene bağırır çağırır ve olayı protesto ederse, saat yeniden kurulur ve süre baştan başlatılır. Bu yöntemle, genellikle 2 hafta içinde çocuk uyum sağlamayı öğrenecektir.

Etkili bir eğitim için bazı öneriler

Çocuğun neler yapıp neler yapamayacağına karar verilmelidir. Her çocuk aynı hızda büyüme ve gelişme göstermez. Ebeveyn çocuğa bir şey söylediğinde çocuk yapmıyor ise, bu kasıtlı olabileceği gibi çocuk onu anlamadığından ya da yapamadığından da olabilir.

Ebeveynler konuşmadan önce iyice düşünmelidir. Daha önce çocuğa herhangi bir uyarıda bulunmuş ya da bir kural koymuşlarsa ona uymaları gerekir. Bununla birlikte, çocuktan beklenen davranış ya da konulan kurallar gerçekçi olmak zorundadır. Bir diğer önemli nokta da, ebeveynin her zaman aynı biçimde davranması, bir gün farklı diğer gün farklı kurallar koymamasıdır. Çocuklar ne zaman nasıl davranacaklarını çabuk öğrenirler. Bunun için de zaman zaman ebeveynin koyduğu kuralları sınarlar ve onun sınırlarını öğrenmeye çalışırlar. Örneğin, bakkalda huysuzluk yapan bir çocuğu sakinleştirmek için anne ona sakız, şeker gibi şeyler alırsa, bir daha bakkala gittiğinde çocuk yine aynı biçimde davranacaktır.Bunu önlemek için ebeveyn her zaman aynı biçimde davranmalı ve kendi koyduğu kuralları çiğnememelidir.

Çocuk huysuzlandığında onun duyguları da dikkate alınmalı ve onun neden öyle davrandığını anlamaya çalışmalıdır. Eğer davranışın nedeni bulunursa çözüm arkasından gelecektir. Ebeveyn onu anladığını çocuğa söylemelidir. Örneğin, "Arkadaşın gittiği için üzülüyorsun, biliyorum, ama yine de oyuncaklarını toplamalısın" gibi onu anladıklarını ifade etmek oldukça yararlı olacaktır.Anne ve babalar da yaptığı hatalardan ders almasını öğrenmelidir. Herhangi bir biçimde yanlış davrandıkları zaman önce sakinleşmeli, gerekirse çocuktan özür dilenmeli, bundan sonra nasıl davranacağını ona söylemelidir. Çocuğa doğru davranışları öğretmek çocuk eğitiminde elbette ki çok önemlidir. Ancak, çocuk kendini kontrol etmesini ebeveynlere ve diğer büyüklere bakarak daha çok öğrenir. Onun için ebeveynlerin söyledikleri ile yaptıklarının tutarlı olması zorunludur. Büyükler gibi çocuklar da zaman zaman bazı hatalar yaparlar. Önemli olan, bu yanlış davranışlardan yola çıkarak, doğruların ona sevecen bir biçimde öğretilmesidir.

Çocuk eğitiminde tokatın yeri var mı?

Eskiden ebeveynlerden tokat yemek çocuk terbiyesinin neredeyse ayrılmaz bir parçasıydı. Bu yüzden, şimdiki erişkinler arasında tokat yemeyen birini bulmak oldukça zordur. Günümüzde de özellikle kırsal kesimde ve büyük şehirlerin varoşlarında çocuklar hala büyüklerinden tokat yemektedir. Hatta okullarda bile zaman zaman öğretmenlerin dayağa başvurduğu bilinen bir gerçektir. Peki bu "cennetten çıkma" olduğu tabir edilen dayağın çocuk eğitiminde yeri var mı? Amerikan Pediatri Akademisi tokatın çocuk eğitiminde kullanılmaması gerektiğini, eğer çocuğun cezalandırılması gerekiyorsa ona alternatif diğer yöntemlerin kullanılmasını önermektedir. Dayak atmanın çocuk eğitiminde yeri yoktur, çünkü: O an için işe yaramış görünse bile, çocuğun davranışını değiştirmede aslında daha önce söz edilen bir sandalyede bekleme cezasından daha etkili değildir.

Tokat atmak çocuğa sorumluluk öğretmez, tersine onun daha da kızmasına ve hırçınlaşmasına neden olur. Ebeveynlerin çoğu, daha sonradan tokat attıkları için pişmanlık duymaktadırlar. Sürekli tokat yiyen çocukta zamanla bu yöntem de artık işe yaramaz olacaktır. Tokat atmak, şiddetine bağlı olarak çocukta ciddi fiziksel hasarlara neden olabilir. Sürekli dövülen çocuklarda depresyon, alkol kullanımı, diğer çocuklara saldırganlık daha sık görülür, hatta erişkin olduklarında kendi eş ve çocuklarını dövme ve suç işleme oranları diğer kişilere göre daha fazla olmaktadır.

Yapılan çalışmalar, dayak yiyen çocukların, erişkin olduklarında diğer kişileri onları sevseler bile- daha çok cezalandırma eğiliminde olduklarını ortaya koymuştur. Onun için, hekimler olarak bizler, çocuk eğitimi konusunda ebeveynlere doğru yolu göstermeli, sağlıklı bir nesil yetiştirmek için her türlü şiddetten kaçınmaları gerektiğini onlara olabildiğince öğretmeye çalışmalıyız. Son söz olarak, Dorothy Law Nolte'un aşağıdaki satırları bu konuda söylenmesi gerekenleri çok güzel bir biçimde dile getirmiyor mu?

Çocuk yaşadıklarından öğrenir...

Eğer bir çocuk eleştiriyle yaşarsa,kınamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk düşmanlıkla yaşarsa, savaşmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk utançla yaşarsa, suçlu hissetmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk hoşgörü ile yaşarsa, sabırlı olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk övgüyle yaşarsa, değer vermeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk alayla yaşarsa, utanmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk adil yaşarsa, adaleti öğrenir.
Eğer bir çocuk güvenceyle yaşarsa, inanmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk dürüstlükle yaşarsa, doğruyu öğrenir.
Eğer bir çocuk yüreklendirmeyle yaşarsa, kendine güvenmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk arkadaşlıkla yaşarsa, dünyada sevgiyi bulmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk onaylamayla yaşarsa, kendinden hoşlanmayı öğrenir.
 


Allah kavuştursun şimdiden ... biberon yerine bardağın içine pipet koyarak denesen belki ilgisini çeker içmek daha bi keyifli gelir ona ben biberonu o şekilde bıraktırdım birlikte içiyorduk bana bi bardak ona bi bardak içinde pipetler özendirerek oynayarak alıştırmaya çalıştım faydalıda oldu...gece sütünü nasıl bırakır hiçbir fikrim yok gece süt vermiyorum emmeyi bıraktığından beri kestim... ağlasada duymamazlıktan geldim...kolay oldu benim için bırakması hiç öyle uğraş vermedim ...
 
merhaba ben aranıza yeni katıldım. daha doğrusu sizleri hep dışarıdan takip ediyordum ama hiç zamanım olup yazamıyordum. harika bir paylaşım ağınız var. süper destek oluyorsunuz birbirinize. benimde bir kızım var 4 ekim doğumlu. ismi Alya bende öğretmenim okulöncesi öğretmeni. bu arada sanırım herkes griplerle boğuşuyor son yazılanları takip ettiğime göre. bnm annem astım hastasıdır ve hafif öksürüğü başlasa hemen toz zencefil zerdeçal ve balı karıştırıp yer çok iyi gelir hem ilerlemez öksürüğü hemde iyileşir. ben kızıma da yapıyrm faydasını gördüm. bu arada çocuklara bol bol nar yedirin gripsavar doğanın mucizesi... benden minik tavsiyeler....
 

Hoşgeldiniz, benim kızımda 4 ekim dogumlu
toz zencefil ne kadar veriyorsunuz
 
Sevgili Fulyali ve Fadimsa hoşgeldiniz aramıza, böyle sayımızın artması ne güzel, farklı görüş, tecrübe ve paylaşımlarla zenginleşecek demektir topiğimiz:))

Bizimki gece emmeyi bıraktığında sütü de bıraktı. Zaten dişleri çok lekelendiği için doktor da uyarmıştı gece beslenmesin, artık gerek yok diye. Uyandığında ilk zamanlar su verdim, bir ara öyle sürekli uyanıp su içti ama yazdı ve sıcaktı ondan da olabilir. Şimdi biz de hala kesintisiz uyku uyumuyoruz. Her gece illa ki bir sebep bulup en azından 1-2 kez uyanıyor. Genelde de bizim yatakta yatmak için. Anlayacağınız ben de şöyle deliksiz bir uyku hasretindeyim, şöyle uykumu alıp da kendi kendime uyanacağım günlerin hayalini kuruyorum:))

Fadimsa, canım bence sen de ne yap yap bıraktır biberonu da gece beslenmesini de belki o zaman uyanmaz hem de dişleri çürümez.
Bence de en iyi çözüm su vermek, huysuzlansa da verme, bir kaç gece belki zorlanırsınız ama onun da direnci kırılacaktır. Önemli olan senin kararlı olman ve kuralı bozmaman. Tabi gecenin o saatinde, uyku sersemi, sütü verip sıcacık yatağa dönmek varken zor olacaktır ama böyle bir şey işte anne olmak:))

Meralcim paylaşımın için teşekkürler güzel bilgiler var gerçekten, ben de okumuştum bu yazıyı önceden unutmuşum bak. Hatta bazılarını uygulamaya da çalışmıştım. bir yerde bekletmeyi bir kaç kez uygulamıştım da, işe yaramadı sanırım bunun için küçükler daha.
Bu mu bu mu diye seçenek sunma taktiği de bizde hiç işe yaramıyor. Mesela:
"Yemeğini masa da mı yemek istersin, kendi sandalyende mi?" cevap "Hayır yemiycem, istemiyom!"
"Rüzgar parka mı gidelim, denize mi?" cevap "ı ıh gitmicem, kaylu aç, kaylu izliycem":))

Her çocuk farklı tabi.
 
Hoşgeldiniz, benim kızımda 4 ekim dogumlu
toz zencefil ne kadar veriyorsunuz

hoşbulduk :) 2 tatlı kaşığı bala 1 çay kaşığı zencefil ve 1 çay kaşığı zerdeçal silme olsunlar ağır gelmesin :) böyle koyu renkli macun kıvamında oluyor içmek istemiyolar ama antibiyotikten iyidir
 
 
merhaba hanımlar.sizi hep takip ediyorum ama yazmaya fırsatım olmuyorum.hasta olan bebekleri okuyunca bi tavsiyede bulunmak istedim.kızımın da geçen hafta çok şiddetli olmayan öksürüğü vardı.çok sık öksürmüyordu ama balgam olduğu çok net belli idi.ateşi de yok diye çok önemsemedim doğal yöntemleri denedim ama içim rahat etsin diyede doktora gittik.iyiki gitmişiz.bronşit başlangıcı dedi.göğsünü dinledi çok dolmuş ciğerler dedi.oysa keyfi pek yerinde gözüküyordu.demek istediğim inatçı öksürük ve balgamı önemsemek gerekiyormuş.malum bu yaşlarda bir bronşit olursak hayat boyu sıkıntı çekeriz.tüm bebeklere acil şifalar bol kesintisiz uykular...
 

hoşgeldiniz..
benim kızımda bi doktora göre alerjik astım başka doktora göre hiç bişeyi yok.dediğiniz gibi balgamlı oldugu zaman allah korusun astıma,bronşite kadar gidiyormuş dikkat etmek lazım.
 
konumuzla alaksı yok ama danışmak istediğim bi durumumuz var
tanıdık biyerden her hafta süt geliyor birazını içiriyorum birazınıda yogurt yapıyorum aldıgımız yogurtdan iyidir diye düşünüyorum özellikle süt ile ilgili çıkan haberlerden sonra. seçici olmaya özen gösteriyoruz ama yanlış mı yapıyoruz genelde cam şişede günlük süt alıyoduk sizce ne yapayım ayrıca yumurtamızda oradan geliyor tse onaylı değil yanı taze getiriyorlar yazın iyi oluyor otladıkları için ama kışın her tavuga yapıldıgı gibi yemle besliyorlar..yinede bu yumurtalar bana daha iyi gibi geliyor.şimdiden tşkler..
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…