2015 Eylül Anneleri ve Bebişleri ( Doğum Sonrası Paylaşımlar)


Balkabağı ile kefiri kes bence. Kefiri hiç verme, o da sonuçta mayalanmış bir tür süt ürünü
 
Bebeğiniz altıncı ayını bitirip ek gıdaya başlayınca, pek çok yiyeceğin tadına bakmak için istekli olacaktır. Ancak gıdaların bazıları ne yazık ki bebeğiniz için güvenli değildir. Bazı gıdalar boğulma tehlikesi yarattığı için, bazıları da bebeğinizin henüz gelişimini tamamlamamış sindirim ve boşaltım sisteminde rahatsızlık yaratacağından bir yaşından önce bebeklere verilmemesi gereken yasak yiyecekler arasına girer.

Bebeklere yasak yiyecekler

Şeker
Tuz
Bal
Çay
İnek sütü
Çikolata ve kakaolu gıdalar
Fındık, fıstık, ceviz, patlamış mısır, sakız gibi boğulma riski yaratacak yiyecekler (Fındık ve ceviz, 9. aydan itibaren öğütülerek verilebilir.)
Çilek, domates, kivi, fıstık ezmesi gibi alerji potansiyeli yüksek sebze ve meyveler
Deniz kabukluları ve midye kalamar gibi bazı deniz ürünleri
Soya fasulyesi, bezelye, lahana ve karnabahar, gibi sebzeler tavsiyem dikkatli ve 3 gün kuralına uyularak başlanmasıdır.
Salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş şarküteri ürünleri
Konserve , turşu ve dondurulmuş gıda
Diyet ürünleri
Hazır bitki çayları
Baharatlar (kırmızı biber, karabiber
 
bi de emzigi nasil biraktirabilecegimizi soylesen:))
 
KEFİR NEDİR ?

Kefir, kefir taneleri ile elde edilen Kafkas orjinli etilalkol ve laktik asit fermantasyonlarının bir arada oluştuğu tarihi geçmişi olan bir süt içeceğidir. Kefir çok karışık mikrobiyolojik yapıya sahiptir. Boyutları 0,5-3 cm arsasında değişir ve fındık yada buğday tanesi büyüklüğünde beyaz, beyaz-sarı arasında renklerde küçük karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir. <p> </p> <p>KEFİR NERDEN GELMİŞTİR ?</p> Kefirin anavatanı Kafkaslardır. İlk kez Batı Asya’ da Türkler tarafından yapılan ve günümüzde pek çok ülkeye yayılan fermente bir süt ürünüdür. Kafkasyalılar kefiri su yerine içmekte ve gençlik iksiri olarak kullanmaktadırlar. Kafkaslardan dünyanın her tarafına yayılan Türkler bu içeceklerini beraberinde dünyanın her tarafına götürmüşler ve yaymışlardır. Şu anda bilimsel araştırma yapan fakülteler başta olmak üzere kuruluşlar kefirin faydaları üzerinde ciddi çalışmalar yapmakta ve önemli sonuçlara ulaşmaktadırlar.

KEFİR NELERE İYİ GELİR ?

Kullanımı ( içimi ) ve hazmı çok kolay olan kefir hücre yenileme özelliğine <p>sahiptir. Mucize içecek kefir özellikle bağırsaklardaki maddelerin küreselleşmesini önlediğinden ömür uzatıcı olduğuna inanılır. Kafkasyalıların kefirin yararlarını bildiklerinden çocuklarına ile su gibi içirirler. Kafkasya’ da yüzyıldan fazla yaşamak çok sıra dışı bir durum değildir. Protein , yağ , laktoz ve mineraller bakımından hayli zengin ilaç tedavisi kesilmeden kullanıldığı zaman kandaki kötü kollestrolü azaltır, tansiyonu düşürür, idrarı sulandırır, vücuttan atılması gereken maddelerin gidişini kolaylaştırıyor, bağırsak hareketlerini hızlandırıyor, bulaşıcı, sarılık , eklem hastalıkları, ishal , kabız , kan kaybı, idrar torbası hastalıları, doğum sorunları, şeker düşürüyor ve en önemlisi KANSERİ GECİKTİRİYOR... Hazmının kolay , proteince zengin oluşu NEDENİ İLE Kefir hastalar ve çocuklar için önemli bir besindir.Hatta 20-30 günlük çocuklara bile günde bir iki kaşık içirilmesi önerilmektedir. Doktorlar, hastalarına ilaçların yanında birde kefir içmelerini tembihliyor.</p> <p>Ayrıca yapılan araştırmalarda kefirin kadın ve erkeklerde cinsel gücü arttırdığı da bildirilmiştir. Hücre yenileme sayesinde de kadınlar tarafından cilt maskesi olarak kullanıldığı da bilinmektedir.</p> <p>Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel SEZGİN, Japonya’ da fareler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre kefirin içinde yer alan maddelerin kanseri %53,6 oranında azalttığını ve ayrıca kefirin kanseri önleyici ilaçlarla kullanılması halinde kanserin tekrarlanma riskinin %67 oranında azalttığını da ortaya çıkarttığını belirtmiştir.( 22.02.2002 Star Gazetesi )</p> Ayrıca kefir sinirsel rahatsızlıklara, iştahsızlık ve uykusuzluk içinde yararlı olmaktadır.Ülser yüksek tansiyon , bronşit, astım hastalarının tedavisinde de kullanılmaktadır. <p> </p> <p>KEFİRİ KİMLER KULLANIR ?</p> Kefiri yaşı ne olursa olsun her yaştaki insan kullanabilir. Yan etkisi yoktur. Çocuklara bile rahatlıkla verilebilir. <p> </p> <p>KANSER HASTALARI TERCİH EDİYOR ?</p> Kefir, vücut direncini arttırıyor, sindirim sistemine yararlı oluyor. Bağırsakta kanser oluşturan etkenleri engelliyor. İlaç değil ama, kanser hastası olanlar, bu özellikleri nedeniyle kefiri tercih ediyor... Yapılan çalışmalar, kefirin, iştahsızlık ve uykusuzluğa da iyi geldiğini göstermiştir. <p> </p> <p>KEFİR TANESİ</p> Kefir Tanesi; fındık yada buğday büyüklüğünde, renkleri beyaz, beyaz-sarı arasında küçük karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir. Boyutları 0,5-3 cm arasında değişir. Taneler sütü fermente edici rol oynar, en önemli özelliği fermantasyon sonunda süzülerek tekrar kullanılabilmesidir.Kefir taneleri kazein ve birbirleri ile ortak yaşayan mikroorganizmaların meydana getirdiği jelatinimsi koloniler oluştururlar. Çok karışık bir mikrobiyolojik yapıya sahiptir. Değişik araştırmacılar, değişik bölgelerden aldıkları kefir tanelerinde farklı sayıda, oranda ve cinste mikroorganizma tespit etmiştir.Tanede genel olarak laktik asit bakterileri, laktozu fermente eden ve edemeyen mayalar mevcuttur. Bazı tanelerde enterokok ve koliform grubu bakterilere de rastlanmıştır. Kefir tanesinde saf toz halde liyofilize kültürler üretilmiştir. Avrupa ülkelerinde ve A.B.D. de genellikle saf kültürlerden kefir üretilirken , Rusya , Asya , Doğu Avrupa ve Ortadoğu bugüne kadar laboratuvar koşullarında kefir tanesi üretmek mümkün olmamıştır. <p> </p> BESİN DEĞERLERİ <p> </p> Kefir, vücudun temel fonksiyonlarında ve çeşitli faaliyetlerinde kullanılan mineraller ve esansiyel aminoasitler bakımından zengindir. Kefirde bulunan proteinler kısmi sindirimi yapılabilen ve bu nedenle vücut tarafından kolay değerlendirilebilir yapılardır. Kefirde bol miktarda bulunan ve esansiyel amino asitlerden bir tanesi olan triptofanın , mineral maddelerden kalsiyum ve magnezyumun sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğu bilinmektedir.Vücudumuzda en çok bulunan ikinci mineral madde olan fosfor, hücre gelişimi ve enerji ihtiyacının karşılanması için karbonhidratların , yağların ve proteinlerin kullanımında kolaylık sağlamaktadır. Kefir B12 , B1 ve K vitamini bakımından da zengindir. B u vitaminlerin yeterli alınması durumunda gerek böbrek, karaciğer ve sinir sistemine gerekse deri rahatsızlıklarına sayısız fayda sağladığı bilinmektedir.
 
El ayak ağız hastalığını duymuş muydunuz?

Kendini en çok yüksek ateş, el ve ayakta döküntü, ağız içinde aft benzeri yaralarla gösteren bu hastalığın halk arasında bilinen adı el ayak ağız hastalığı…



Enterovirüs denilen mikroplar neden olduğu el ayak ağız hastalığını Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İzlem Göçmen’den öğrendik…

El ayak ağız hastalığına sebep olan coxsackie A, coxsackie B ve enterovirüs 71 virüsleri, yaz ve sonbahar aylarında salgınlar yapar. Nadiren erişkinlerde ortaya çıkan bu hastalık kreş ve okula giden 10 yaşın altındaki çocuklarda daha sık görülür. Havuz mevsimin başlaması ile birlikte, enfekte havuz sularının yutulması ile hastalık salgın haline gelir. Klinik olarak; 4-6 gün gibi kısa bir kuluçka süresinden sonra, yüksek ateş, bademcikte, dilde ve yanak içinde aft benzeri yaralar oluşur. Avuç içi ve ayak tabanında kırmızı, bazen içi sıvı dolu, ağrılı döküntüler vardır. Nadiren de bacaklarda, kalçada ve genital organlarda bu döküntüler görülebilir. Döküntüler suçiçeğini andırır ancak boyut olarak suçiçeğinden daha küçüktür. Bu bulgular bir hafta içinde geriler. Bu dönemde ağız içindeki ağrılı yaralardan dolayı çocuklar iştahları olduğu halde yemek yiyemezler, daha çok çorba, süt gibi sıvı yiyecekler ve yoğurt gibi serin, ağızdaki yaraları ağrıtmayan yiyeceklerle beslenmeleri önerilir. Ağız içi yaraların ağrısını azaltmak ve iyileşme süresini hızlandırmak için çeşitli spreyler, döküntüler için kurutucu losyonlar kullanılabilir. Hastalık viral bir infeksiyon olduğu için antibiyotik tedavisi yoktur, kendi seyrini tamamladıktan sonra iyileşir. Hastalığı önleyecek bir aşı yoktur. Genellikle solunum ve ağız yoluyla, hastalığı taşıyan bir kişi ile yakın temasla ya da enfekte suların (havuz suyu gibi) yutulması ile bulaşabilir.



Enterovirüsler; Herpenjina (ani başlayan yüksek ateş, baş ağrısı, kusma, ağız içinde aftöz yaralar), akut hemorajik konjuktivit (ciddi göz ağrısı, ışığa bakamama, bulanık görme, gözde sulanma, gözde kırmızılık, göz kapağında şişlik), plörodini (göğüs ağrısı),bronşit, larenjit, ishal-kusma, aseptik menenjit, ensefalit, myokardit gibi hastalıklara da yol açabilir. Ancak bu hastalıklar el ayak ağız hastalığı kadar sık görülmez ve salgınlar yapmaz.

 
Canm nacizane fikrim çok sorumluluk almissin üzerine alışveriş fatura vs. Bunları eşine birakmalisin , herşeye yetmeye çalışırken hiçbirşey yetemez hale gelirsin Allah korusun, sana muhtaç küçücük bebeğin var onu dusun
 
Bebeklerde Uyku Düzeni Sağlama

Yeni anne baba olanların hayatlarındaki belki de en önemli değişiklik uyku düzeninin kaybolmasıdır. Yenidoğan bebekle birlikte anne baba için de uykusuz geceler başlar. İlk aylarda bebekler, gece ve gündüzü ayırt etmezler. Bazen bütün günü uyuyarak, geceyi ise uyanıp ağlayarak geçirirler. Zaman içerisinde gece uykusu daha uzun süreli olmaya başlayacaktır.

Bebekte düzenli bir uyku alışkanlığının gelişmesi için neler yapabiliriz ?

Bebeği uykusu geldiğinde, mümkünse uykuya geçmeden önce yatağına koyun.

Gece emzirilmesi veya altının değişmesi gerektiğinde, fazla ışık açmadan, usulca konuşup gürültü yapmadan, sadece gerekeni yapın. Gecenin oyun zamanı olmadığını zamanla anlayacaktır.

Gündüz uyandığında ise, göz teması kurarak, konuşarak, aydınlıkta tutarak, ayaklarından gıdıklayarak ona uyarı verin.

Bazı bebekler fonda hafif bir müzik duymayı tercih edebilirler.

Gündüz uykularının çok uzun sürmemesine gayret edin.

Gece uyanıp ağladığında hemen yanına koşmayın, belki de birkaç dakika içinde kendi başına tekrar uykuya dalmayı başaracaktır.

İlk haftalardan sonra, bebek kendi odasında, kendi yatağında uyumalıdır.

Bebeği uyutacak bir uyku ilacı yoktur, boşuna doktordan uyku ilacı istemeyin !
 

Bıraksam olmayacak ki. Kp çağırıp olanları bir bir anlattım. Bana kalktı ne çağırdın, onu mu dinleyeceğim. dedi bana ya. Ama gene anne baba hatası. Adam evlenene kadar hayatında hiçbir şey alamamış ödememiş. Faturalar ödenmeyecek, kesecekler sonra gene ben uğraşacağım. Alışveriş söylersem, unutmazsa 1-2 şey alır. Ekmek almayı alışverişten sayıyor adam. Yok ondan bu saatten sonra bir halt olmaz. Ya peynir bitti dedim, almadan gelmiş. Sabah kalktı, kahvaltı dedi. Peynir yok ki ne hazırlayayım dedim, sabahın köründe gitti aldı geldi de kahvaltı ettik.
Bazen son zamanlarda bazı olay ve zamanları unutuyorum. Beyin adamı komple silmek için uğraşıyor. Bindik bir alamaete gidiyorum kıyamete... Allaha havale ettim
 
6-12 Ay Uyku Eğitimi
6-12 ay arasındaki bebeğiniz günde ortalama 14 saat uykuya ihtiyaç duyar. Artık gece beslenmesini bırakmış ve deliksiz gece uykusu uyuyabiliyor olması önerilir. Deliksiz gece uykusu bebeklerin hem fiziksel hem de zihinsel gelişimi için oldukça önemli. Uykusunu almış bebekler, gün içerisinde öğrenmeye daha yatkın, keşfetmeye motivedirler. Daha az huzursuz olduklarından çevreleriyle kurdukları sosyal ilişkiler de daha olumlu olur. Çoğu anne baba, hala kendi uyuyamıyor diye bebeklerini alıştıkları şekilde uyutmaya devam ederler. Genelde kullanılan yöntemler emzirerek uyutma, kucakta veya ayakta sallama, hatta bazen pusetle gezdirme. Ancak sanılanın aksine, bebekler büyüdükçe birdenbire kendileri uyur hale gelmezler. Uykuya dalma da aynı yürüme, çatal kaşık kullanma gibi öğrenilen bir beceridir. Bu zamana kadar kendi kendini sakinleştirme ve uykuya dalma konusunda sizin desteğinize muhtaç olan bebeğiniz artık bu becerileri öğrenmeye hazırdır. 6.aydan itibaren bebeğinize uyku eğitimi verebilirsiniz.

Herhangi bir sağlık sorunu olmayan bebeğinize uyku eğitimi vermek istiyorsanız,bir uyku rutini oluşturmanız ilk adım olmalı. Bebekler tekrarla öğrenirler, bu yüzden günlük rutinler onları rahatlatır. Her akşam uyku saatinde benzer aktiviteleri tekrarlarsanız bir süre sonra bebeğiniz uyku saatinin geldiğini önceden anlayacak ve vücudu uykuya hazırlanmaya başlayacak. Uyku rutinlerinde hareketli oyunlar veya uyarıcı çizgi filmler yerine, sakinleştirici aktiviteleri tercih etmelisiniz. Örneğin ılık bir banyo, ardından kucakta besleme, masal veya ninni uyku öncesi için oldukça rahatlatıcı bir rutin. Uyku rutinini uyguladıktan sonra bebeğinize kendi uykuya dalması için bolbol fırsat vermelisiniz. Sakin ve rahatlamış bir halde onu yatağına koyun ve yatağın yanına çektiğiniz bir sandalyede oturun. Eğer ağlarsa bir süre kendini sakinleştirebilmesi için buna izin verin. Bu beceri ancak deneyerek öğrenilen bir beceri. İlk ağladığında hemen onu kucağınıza alıp orada uyutursanız kendi başına keşfetmesine engel olursunuz. Ancak, ilk günlerde ona destek vermek de gerekli. Bir iki dakika ağladıktan sonra onu kucağınıza alıp sakinleştirmelisiniz. Sakinleştiği anda onu hemen yatağına yatırın ki uykuya orada dalmayı öğrensin. Uyku eğitimini bu şekilde verdiğinizde hem kendi başına yeni beceriler geliştirebilmesini sağlarsınız, hem de bu süreçte onu yalnız bırakmayıp destek olursunuz. Uyumayı öğretirken dikkat etmeniz gereken konulardan biri her zaman aynı şekilde davranmak. Bebeklerin tekrarla öğrendiğini biliyoruz. Bu yüzden her seferinde onu sakinleştirip yatağa yatırdığınızda bir süre sonra artık kucakta değil yatakta uyuması gerektiğini kavrayacak. Oysa bazen çok ağlıyor diye memede, bazen kucağınızda, bazen de sallayarak uyutursanız kafası karışacak ve uyku eğitimi başarıya ulaşmayacak. Çocuklarla ilgili diğer her konuda olduğu gibi uyku eğitiminde de tutarlılık en önem verilmesi gereken konu. Uyku eğitimine başlamaya karar verirken tatil, taşınma, eve gelecek misafir gibi rutinleri etkileyecek durumları mutlaka hesaba katın. Gerekiyorsa daha sonraya erteleyin. Uyku eğitimi istikrarlı ve kesintisiz uygulanırsa başarıya ulaşır. Anne babaların bu konudaki endişeleri veya gerginlikleri bebeklerin de etkilenmesine neden olur. Ebeveyn olarak içinize sinmeyen bir yöntemi uygulamanız hem süreci uzatabilir hem de başarıya ulaşmasına engel olabilir. Bebeğinize uyumayı öğretmenin pek çok farklı yöntemi var. Bunların içinden size ve bebeğinize en uygun olanını seçmek için bir çocuk psikoloğundan yardım alabilirsiniz.

Sevgiler, Uzman Klinik Psikolog Burcu Gençer
 
Tüketme kendini. Oluru yok diyosun oldurmak için kendini hırpalıyosun. Hiçbişey senden kıymetli değil ki
 
Canım kereviz i bir araştır istersen.
 
Bugün ilk defa muz yedik içine biraz sütümden koydum çok sevdi muhallebisinden sonra verdim akşam korktum dokunurmu diye 9 dan beri hiç kalkmadı maşallah. Bu geceyi rahat geçirirse her akşam vericem, vitamin şurubu gibi maşallah içinde yok yok banada çok iyi geliyor muz umarım onun mide ve bağırsak larinada iyi gelir..
 
Beeeennn gellldddiimmm huhhuuu:)


Kerevizin mucizevi bir gücü var. Öyle ki geçmişte Yunanlılar ve Romalılar tarafından hem tıpta hem de yemeklerde kullanılmış. Hipokrat, “Alt üst olmuş sinirleriniz için kereviz besininiz ve ilacınız olsun” demiş.

Geri Dön


Kerevizin faydaları

Kerevizin hem kökü, hem yaprakları hem de sapı yenebilir. Hepsi bol bol vitamin ve mineral barındırıyor. Ayrıca çok iyi bir potasyum ve demir kaynağı.

Aklınızda bulunsun

Kerevizin anne sütünü arttırıcı bir etkisi var. Ayrıca uykusuzluğa da iyi geldiği düşünülüyor.

Uyarı

Diüretik (idrar söktürücü) bir yiyecek. Gurmenizishalse su kaybını artırmamak için vermeden önce doktorunuza sorun.

Kerevizin içinde psoralens adlı bir madde var. Bu madde onu böceklerden koruyor. Ancak bu madde bazı insanlarda alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Küçük gurmenize az miktarda kerevizverdikten sonra alerji belirtileri olup olmadığını yakından takip etmelisiniz.

Diş çıkartma döneminde...

Diş çıkarma döneminde kaşınan dişler için kereviz sapları iyi bir çözüm olabilir. Kerevizin rahatlatıcı gücü diş huysuzluğuna da iyi geliyor. Kereviz saplarını kesip, güzelce yıkayıp, bir 10 dakika kadar buzlukta tutup, bebeğinize dişlerini kaşıması için verebilirsiniz. Plastik diş kaşıma aletlerinden çok daha faydalı olacağını göreceksiniz.

Kereviz tarifi araştırırken hem size hem de bebeğinize uygun tarifleri seçin. Kereviz yemekleriarasından kereviz salatasi, kereviz corbasi tüm aileye uygun olanlar arasında. Ayrıca kerevizi balık, tavuk ve mercimek çorbalarına da katabilirsiniz. Gurme Bebek tariflerinden bu ve benzeri, çocuklarınızın da bayılacağı kereviz yemekleri için tıklayın.

110 gram kerevizde;

A vitamini 494 IU
K vitamini 32.2 mcg
B6 vitamini 0.1 mg
C vitamini 3.4 mg
Folat 39.6 mcg
Kalsiyum 44.0 mg
Magnezyum 12.1 mg
Fosfor 26.4 mg
E vitamini 0,3 mg
Fosfor 39 mgr
Potasyum 286mg
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…