canım dr 6 aylık rapor vereceğim dedi
ve 1 yıl çok dikatli olsun olun dedi
kadınlar gününüz kutlu olsunnnnnnnnnnn
lovelim ikimiz de hortlamışız :)
bu sabah 5 de uyandım ben
o saaten beri ayaktayım
kadınlar gününüz kutlu olsun :)
TÜM KADINLARIN GÜNÜ KUTLU OLSUN......
Gönül başka türlü olsun isterdi ama şimdilik böyle idare ediyoruz...
__gönül isterdiki...tarlada çalışan kadın bir günlüğüne dahi olsa çalışmasın.....
__gönül isterdiki...sinemaya gitti diye bir kadın kardeşi tarafından öldürülmesin...
__gönül isterdiki....kocası ölünce sorgusuz sualsiz,kocasının kardeşiyle evlendirilmesin....
__gönül isterdiki....ensest kurbanı olmasın....
__gönül isterdiki.....en yakınları tarafından eşya gibi pazarlanmasın...
__gönül isterdiki....aile içi eğitime öncelikli kız çocuklarından başlansın....
__gönül isterdiki....8 mart çiçekleri..sadece dr.kadın..mühendis kadın..öğretmen kadına gitmesin....
__gönül isterdiki.....bankacı,öğretmen,avukat kadınlar şiddete uğradığında sessiz kalmasın...
__gönül isterdiki....70 kiloluk kadın,40 kiloluk çırpı kadar kocasından dayak yemeyi kendine hak görmesin....
__gönül isterdiki....kendimiz çalıp ,kendimiz söyleyip ,kendimiz dinlemek zorunda kalmayalım...
Sağol canım seninde. neler yapıyorsun.kadınlar gününüz kutlu olsunnnnnnnnnnn
anam sabah 5 te ne işiniz var, yatın uyuyun, ben çok uykucuyum ya.lovelim ikimiz de hortlamışız :)
bu sabah 5 de uyandım ben
o saaten beri ayaktayım
kadınlar gününüz kutlu olsun :)
Güzel, gönül neler ister daha daha, ama çaresiz.TÜM KADINLARIN GÜNÜ KUTLU OLSUN......
Gönül başka türlü olsun isterdi ama şimdilik böyle idare ediyoruz...
__gönül isterdiki...tarlada çalışan kadın bir günlüğüne dahi olsa çalışmasın.....
__gönül isterdiki...sinemaya gitti diye bir kadın kardeşi tarafından öldürülmesin...
__gönül isterdiki....kocası ölünce sorgusuz sualsiz,kocasının kardeşiyle evlendirilmesin....
__gönül isterdiki....ensest kurbanı olmasın....
__gönül isterdiki.....en yakınları tarafından eşya gibi pazarlanmasın...
__gönül isterdiki....aile içi eğitime öncelikli kız çocuklarından başlansın....
__gönül isterdiki....8 mart çiçekleri..sadece dr.kadın..mühendis kadın..öğretmen kadına gitmesin....
__gönül isterdiki.....bankacı,öğretmen,avukat kadınlar şiddete uğradığında sessiz kalmasın...
__gönül isterdiki....70 kiloluk kadın,40 kiloluk çırpı kadar kocasından dayak yemeyi kendine hak görmesin....
__gönül isterdiki....kendimiz çalıp ,kendimiz söyleyip ,kendimiz dinlemek zorunda kalmayalım...
Buda güzel.Biz kadınlar; erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığı ileri sürülen, Adem'i Cennet'den kovdurtan Havva'nın kızları...
Biz kadınlar; zorda kaldığında kendini savunurken ya da erkeğine saldırırken, dişiliğini de kişiliğini de silah diye kullanan biz kadınlar, cins-i latifler...
Gözyaşlarıyla erkeği kaçırtan da kandıran da...
Dilberliğiyle erkeği ağlatan da, aldatan da...
Biz kadınlar; sınırsızca kıskanç, kaprisli, ama sınırsızca sevecen, özverili...
Öldüren de, güldüren de...
Rezil de eden, vezir de eden...
Biz kadınlar; eksik etek, kaşık düşmanı...
Biz kadınlar; erkeğin baştacı, gönül yoldaşı...
Biz kadınlar; ne alabildiğince özgür, ne de ezik...
İşte böyle biryerlerde...
Ve işte; 8 Mart DÜNYA KADINLAR GÜNÜ diye bir gün, bizim günümüzmüş...
Oysa hangi gün bizim değil ki ?...
Her gün bizim günümüz...
Çünkü biz kadınlar, bir kez olmaz dedik mi; Dünya durur, akan sular kurur. Kolay mı öyle erkekçe öfkelenip de isteklerimize boyun eğmemek?...Kolay mı öyle Dünya'yı biz kadınlara sormadan değiştirmek?...
Bütün bunların tersini söyleyecek biri varsa, beri gelsin...
Desin ki, "Ben dört duvarın arasında kadının tutsağı değilim"...
Desin ki; "Ben kadını kendime tutsak ederim"...
Var mı böyle bir yiğit?...
Biz kadınlar, böylesi bir Dünya'da; yine de bir tek günümüz olduğundan yakınır, tüm silahlarımızı takınır, haykırırız: "Siz erkeklere karşın, biz varız" diye...
yukardaki yazıları okurken içimden geçti, can dündarın yokmu diye. Ve sonunda geldi. Eline sağlık canım, günün anlam ve önemine uymuş.Bu Anlamlı Günümüz Kutlu olsun
Bir kadın güçlüdür aslında.
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez.
İster ki Erkeğin gücü kendisine huzur versin.
Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile Erkeğin yapmasını bekler.
Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de
erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir.
Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz.
Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.
Bir kadın sevgilidir aslında.
İçinde her zaman sevgiyi taşır.
Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.
Zor sever ama tam sever.
Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için
yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.
Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz.
Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz.
Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette.
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.
Can DÜNDAR
Zekeriya Peygamber duası
(Rabbi lâ tezerni ferden ve ente hayrülvarisin)
Yarabbi sen beni yalnız bırakma Zira sen varisinin hayırlısısın ve kimsesizlerin kimsesisin.
Zekeriya da hani Rabbine: «Rabbim! Beni tek başıma bırakma, sen varislerin en hayırlısısın» diye nida etmişti.
Bu dua evlad ve ensap sahibi olmak ve hayırlı mirasçısı kalmak ve dünya ve ahirette yalınız kalmamak için şimdiden okunacak duadır. Bilhassa evlada hasret çekenler yukarıda arz ettiğim gibi devam ederlerse Mevla muvaffak eder inşAllâh .
anlamı bu........ isteyenlere sırayla da okuyabiliriz.. çabuk okunuyor.. 100 kere çeksek 1000 e tamamlasak olur mesela...
Günaydın bayanlar dünya kadınlar gününüz kutlu olsun, bzim burda program var ama işlerde yoğun nasıl katılacam bilmiyorum.
Geshenk canım nasılsın.
venus ne zamandır sana laf atayım diyorum, nasılsın, bebeğin adı ne olacak. nasıl sevelim, bi isim tak oğluşuna.
Sağol canım seninde. neler yapıyorsun.
anam sabah 5 te ne işiniz var, yatın uyuyun, ben çok uykucuyum ya.
Güzel, gönül neler ister daha daha, ama çaresiz.
Buda güzel.
yukardaki yazıları okurken içimden geçti, can tanrıyarın yokmu diye. Ve sonunda geldi. Eline sağlık canım, günün anlam ve önemine uymuş.
Günaydın bayanlar dünya kadınlar gününüz kutlu olsun, bzim burda program var ama işlerde yoğun nasıl katılacam bilmiyorum.
Geshenk canım nasılsın.
venus ne zamandır sana laf atayım diyorum, nasılsın, bebeğin adı ne olacak. nasıl sevelim, bi isim tak oğluşuna.
sağolasın.. sende iyisindir inşallah...
bu can lar feci karışmış he.. ben yazmışım can yücel sen demişin tanrıyar altta yazıyor can dündarbiz diyelim buna can-ı gönülden bir şiir diye... hangi can olduğu önemli değil.. C an dan olsun da nasıl olursa olsun heyt
Kızım sen beni hiç takip etmiyongünaydın zerdalım....bende seni özledim karşılaşamıyoz senle..nasılsın bakalım..durumlar nasıl...dr için randevu aldınmmı?bebeğe isim yok henüz..bulamıyoruz kızın hazırdı ama bakalım oğlana düşünüyoruz..fikirlerinize açığım :))
Bağdat'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. Herkesten önce de hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin kapısından seslendi hamalın biri:
- Allah rızası için birazcık ekmek. Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.
Tandırın başındaki kadın taze ekmekleri kızına uzattı. "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmekleri güzelce katlayıp verdi aç hamala.
Hamalın sevincine sınır yoktu. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti? Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikazı durdurdu onu:
- Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?
Geriye bakıp eliyle işaret etti:
- İşte şu evden.
Adam kızgın şekilde salladı başını:
- Yanılmamışım, böyle zamanda başka kimin evinden alınabilir ekmek? diyerek eve doğru ilerledi.
Kapıyı açar açmaz da sordu:
- Kim verdi ekmeği hamala?
Hanım korkudan kızını gösterdi. Güya kızına acır, bir şey yapmaz diye düşünmüştü. Halbuki adamın şükürsüzlük ve cimrilik içine işlemişti. Elindeki sopayı hızla havaya kaldırdı, kızının ekmek veren eline öyle bir indirdi ki bilek zedelenip burkuldu, el çarpık kaldı. Söyleniyordu kendi kendine:
- Ben herkese ekmek versem bu evde ekmek kalır mı? diye.
Halbuki nimet şükür isterdi. Şükürsüzlük nimetin gitmesine sebepti. Nitekim bu şükürsüzlüğün akibeti de öyle olacaktı. Olmaya başladı bile. Kısa zamanda işleri bozuldu, çarşının en işlek yerindeki dükkanını satması da onun bozulan işlerini. Bir ara o hale geldi ki, evine ekmek alamaz duruma bile düştü. Nitekim bir akşam eve gelmiş, kızcağızına da acı sözü söylemişti;
- Artık benden ümidinizi kesin. Çünkü bu akşam ekmek alacak kadar da olsa elime para geçmedi. Çarşıya in, ekmek parası iste.
Kızcağız çarşıya inmiş, utana sıkıla sattıkları dükkanın karşısına geçerek bir tanıdık görürüm diye beklemeye başlamıştı. Kendisini gören dükkandaki adam hemen yanına gelerek:
- Sen masum birine benziyorsun, ne bekliyorsun burada? diye sormuştu. O da anlatmıştı gerçek durumu:
- Ekmek alacak paramız kalmadı, bir tanıdıktan ekmek parası istemek üzere bekliyorum burada.
Hemen elini cebine attı adam. Hatırı sayılır bir miktar parayı uzatarak "Al" dedi. "Bununla istediğin kadar ekmek alabilirsin. Ben de nimetin şükrünü eda etmiş olurum böylece."
Kızcağız elinin birini arkasına saklamış, ötekiyle parayı alırken adamın dikkatin çekti bu saklayış;
- Elinde bir yara bere varsa tedavi ettireyim, niçin saklıyorsun? Allah bana nimet verdi, şükrünü eda etmek için iyilik yapmam gerek, dedi.
Kızcağız önce açıklamak istememişse de adamın ısrarı üzerine anlattı elinin durumunu:
- Ben bir yoksula ekmek vermiştim. Babam yolda rastlayıp sormuş, o da evi gösterip 'İşte oradan aldım' demiş, bizi haber vermiş. Babam eve gelince elindeki sopayla ekmek veren elime öylesine bir darbe indirdi ki, elim böylece çarpık kaldı. Göstermekten utanır oldum. Bu yüzden de evde kaldım.
Bu açıklamayı dinleyen adam bağırmaya başlar:
- Komşular! Çabuk buraya gelin, ben hayalimdeki altın kalpli kızı buldum, hayat arkadaşım işte karşımda, siz de şahit olun... diyerek başlar anlatmaya:
- Ekmeği isteyen fakir bendim. Ben o gün bir hamaldım. Demek ki elinin çarpık kalmasına ben sebep olmuşum. Hem sebep olayım hem de seni bu halinle baş başa bırakayım. Buna Allah razı olmaz. Seni görünce içimden bir sevgi selinin koptuğunu anladım, bana ekmek veren kıza ne kadar da benziyor diye düşünmüştüm. Yanılmamışım. Baban şükürsüzlük ettiğinden Allah onun dükkanını elinden alıp bana nasip eyledi. Şimdi ise imtihan sırası bana geldi, ben de aynı şükürsüzlüğe düşmek istemem. Haydi gel, nikahımızı yaptırıp birlikte babanı sıkıntıdan kurtaralım.
Yola koyulurlar, ekmek veren eli sakatlayan şükürsüz babaya doğru...
"Şükrederseniz çoğaltırım, etmezseniz elinizden alır şükredene veririm. Şükürsüze de azabım şiddetli olur..." (Kur'an-ı Kerim, 14/7)
sml bak az evvel yalnız değildim şimdi çıktılar kaldım bende tam çıkacaktım seni gördüm.. hemen deme sakın yinemi sen burdasın falan diye
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?