Ailem kardeşim yüzünden perişan, ben de izleyiciyim.

Benim ergenliğimde çok ağır geçti. Çok depresiftim bir de ben gece hiç uyumaz okula gider okuldan gelince uyurdum. Bunun için psikiyatride gitmiştim daha doğrusu annem tarafından götürülmüştüm. Evde kim ne derse aksini yapardım. Herkesin aynı geçmek zorunda değil. Şımarıklık falan yazanları da anlamıyorum herkes her süreci aynı yaşamak zorunda değil .
 
Geçen "Ne seni mutlu ederdi?" dedim, sonsuz uykuya dalmak diye cevap verdi. Her gün sabah uyandığında ölmek istiyormuş.

Bu önemli bir durum. Ölmek istemesinden bahsetmeye başlaması ciddi bir uyarı işareti. Psikologtan ziyade bir çocuk ergen psikiyatristi muhakkak görmelidir. Aile için de zor bir durum ama bu süreçte tedaviye ikna edebilmek için empatik yaklaşmanız ve onu gerçekten dinlemeniz gerekiyor. İlaç verildiyse kullanması da önemli, bu konuda da takibi yine aileye düşüyor.
 
Hayvanlar yoklukta insanlar varlıkta azarmış, senin kardeşin de böyle olmuş işte. Aşırı şımarık. Yoksulluk, muhtaçlık görmesi gerek diye düşünüyorum. Etrafınızda vardır belki öyle birileri. Psikolojik desteğin adı bile onun ekmeğine yağ sürmek olur. Kusura bakma ama nefret ettim kardeşinden. Allah yardımcın olsun.
bu yoruma şaştım kaldım.çocuklar saygılı aklı başında psikolojisi düzgün yetişsin diye onları yoksul ve muhtaç olarak mı bırakmalıyız?mesela ben herşeyi fazla fazla yapan bir anneyim.herkesin sevdiği beni defalarca tebrik ettiği bir çocuğa sahibim.beyninden kaynaklı ya da genetik bir psikiyatırlık sorunu da olabilir çocuğun.psikoloğa da götürmeyelim aç parasız bırakırsak düzelir haa.pessss.bu arada herkes de kınadığını yaşamadan ölmezmiş
 
Ben kıdemli bir ergen, yılların depresyon hastası ve psikolojiyle de ilgili biri olarak yorum yapmak istiyorum. Bizim bazı durumlarımızın, depresyonlarımızın amaan ergen diye hafife alınmasını doğru bulmuyorum. Bu yüzden önemli şeyler görmezden gelinebiliyor. Ergenlikten kaynaklı bir duygu durum sorunuysa bile bu konuda bir şeyler yapılması gerekir çünkü doktorumun da bana defalarca dediği gibi ergenlik gerçekten zor.

Bana yalnızca ortalama bir ergenlik bunalımı gibi gelmedi. Çünkü kardeşiniz kendine ciddi fiziksel zarar vermeye başlamış. Ergenlikte herkes bazen bunalır, dünyanın tüm yükü omuzlarında gibi hisseder ama kaç kişi kollarını jiletler? Artı birçok uzmanın dediği gibi ölme isteğinden bahsediyorsa karşımızdaki kişi bunu ciddiye almamız gerekir. ERGEN bile olsa. Kendimden biliyorum. Ben de depresyonumun en kötü olduğu dönemlerde duygu patlamaları yaşarken "Bir gün kendimi öldüreceğim göreceksiniz" derdim ama kimse inanmazdı. Olana kadar inanmadılar. Bu yüzden bu önemli bir nokta.
Son olarak aileyle ilgili bir sorun olmayabilir ama kardeşinizin okul hayatında, arkadaşlarıyla ilişkilerinde sorun olabilir. Akran zorbalığına maruz kalıyor olabilir. Her şey aileyle sınırlı değil.
İlk fırsatta kardeşinizi bir psikoloğun görmesi gerekiyor.
 
Son düzenleme:
Herkese merhaba.
Canımı aşırı sıkan ve artık sabrımın kalmadığı bir konuyu paylaşmak istiyorum.
5 yıl üniversiteyi başka şehirde okuduktan sonra aile evine döndüm. Döndüğümden beri kız kardeşimle (16 yaşında) aramız hem uzun süredir birbirimizi görmeyişimizden hem de kardeşimin ergenliğin etkisiyle kabuğuna çekilmesinden dolayı çok iyi değildi. Ama yine de geldiğim ilk günden beri çabalıyorum, arkadaşlarımla buluşurken onu da götürüyorum, cinsel kimliği konusunda yaşadığı çekinceleri dinliyorum ve onu yargılamayacağımı hissettiriyorum vs. Çoğu şeyi paylaşır hale geldik ve şu an daha yakınız fakat kardeşim hiç iyi değil.

Biz mükemmel bir aile değiliz ama evimizde (küçükken yaramazlık yaptığımızda yediğimiz birkaç pataklama dışında) fiziksel şiddet yaşanmadı. Annemle babam arada kavga etseler de birbirlerine aşıklardır ve bize ebeveyn travması yaşatmadılar. Genel olarak da modern insanlar, giydiğimize gezdiğimize asla karışmazlar. Babam da eşekler gibi çalışıp bize orta seviye bir hayat sağladı. Hatta kardeşim doğduktan sonra ekonomik durumumuz iyiye gitti, kendisi benim gördüğüm yokluğu hiç görmedi ve istediği her şey yapıldı diyebilirim.
Ama kardeşim küçüklükten beri dünyanın en kötü hayatını yaşıyormuş gibi depresif. Hep mutsuz. Derslerine önem vermediği ve okula dahi gitmek istemediği için dersleri berbat. Kolunda jilet izleri yakaladık, zevk için yaptığını söylüyor ve "sanki kendimi mi öldürdüm abartmayın ya" gibi gevşek cevaplar verip bizi çileden çıkarttı. Annemle arası her daim kötü ve annemden nefret ediyor gibi. Evdeki tek bir şeye elini sürmez, yardım etmez, yediği tabağı bile uyarılarımıza rağmen yıkamaz.

Geçen "Ne seni mutlu ederdi?" dedim, sonsuz uykuya dalmak diye cevap verdi. Her gün sabah uyandığında ölmek istiyormuş.

Bunların yalnızca ergenlik olduğunu düşünmüyorum kardeşimin hakikaten psikolojisi iyi değil ve ben artık sabrımın son noktalarını yaşıyorum. "Ne yaşadın sanki" diyip tokatlayasım geliyor çocuğu. Yani bazılarınız kızacak hatta "korkunç abla" yaftalaması yapacak ama umrumda değil, çünkü tükeniyorum annemin perişan olduğunu gördükçe ve kardeşime daha da kinleniyorum. Hatta kardeşime baktıkça çocuk sahibi olmak istemediğimi düşünüyorum.
Kızlar çok yoruldum. Cumartesi gününe psikoloğa götüreceğiz. Daha önce psikiyatriste götürdük ama verilen ilacı kullanmadı uyuyamıyorum diye.

Lütfen bu çocuk düzelecek deyin... Artık bu evden kaçmak istiyorum.
Psikiyatriste değil psikoloğa (mümkünse çocuk ergen psikoloğu) götürün daha faydalı olacaktır. Ergenlik sonrası düzelebilir düzelmeye debilir. Bu süreçte kaybederseniz telafisi olmayan hatalar yapılabiliyor. Siz yine de onu ne kadar sevdiğinizi kendisinin sizler için kıymetli olduğunu her ne olursa olsun yanında olacağınızı hissettirin. Cinsel kimlik karmaşasından bahsetmişsiniz, eşcinsel olduğunu mu hissediyor? Bazı ergenler bu durum yüzünden (ne yazık ki) sahip olduğu bedene ait olmadığını hissedip hıncını bedeninden almaya çalışabiliyor. Ailenin kendisini kabullenmeyeceğini düşünüp aileye daha kötü davranabiliyor, anneden nefret edebiliyor vs.
 
Herkese merhaba.
Canımı aşırı sıkan ve artık sabrımın kalmadığı bir konuyu paylaşmak istiyorum.
5 yıl üniversiteyi başka şehirde okuduktan sonra aile evine döndüm. Döndüğümden beri kız kardeşimle (16 yaşında) aramız hem uzun süredir birbirimizi görmeyişimizden hem de kardeşimin ergenliğin etkisiyle kabuğuna çekilmesinden dolayı çok iyi değildi. Ama yine de geldiğim ilk günden beri çabalıyorum, arkadaşlarımla buluşurken onu da götürüyorum, cinsel kimliği konusunda yaşadığı çekinceleri dinliyorum ve onu yargılamayacağımı hissettiriyorum vs. Çoğu şeyi paylaşır hale geldik ve şu an daha yakınız fakat kardeşim hiç iyi değil.

Biz mükemmel bir aile değiliz ama evimizde (küçükken yaramazlık yaptığımızda yediğimiz birkaç pataklama dışında) fiziksel şiddet yaşanmadı. Annemle babam arada kavga etseler de birbirlerine aşıklardır ve bize ebeveyn travması yaşatmadılar. Genel olarak da modern insanlar, giydiğimize gezdiğimize asla karışmazlar. Babam da eşekler gibi çalışıp bize orta seviye bir hayat sağladı. Hatta kardeşim doğduktan sonra ekonomik durumumuz iyiye gitti, kendisi benim gördüğüm yokluğu hiç görmedi ve istediği her şey yapıldı diyebilirim.
Ama kardeşim küçüklükten beri dünyanın en kötü hayatını yaşıyormuş gibi depresif. Hep mutsuz. Derslerine önem vermediği ve okula dahi gitmek istemediği için dersleri berbat. Kolunda jilet izleri yakaladık, zevk için yaptığını söylüyor ve "sanki kendimi mi öldürdüm abartmayın ya" gibi gevşek cevaplar verip bizi çileden çıkarttı. Annemle arası her daim kötü ve annemden nefret ediyor gibi. Evdeki tek bir şeye elini sürmez, yardım etmez, yediği tabağı bile uyarılarımıza rağmen yıkamaz.

Geçen "Ne seni mutlu ederdi?" dedim, sonsuz uykuya dalmak diye cevap verdi. Her gün sabah uyandığında ölmek istiyormuş.

Bunların yalnızca ergenlik olduğunu düşünmüyorum kardeşimin hakikaten psikolojisi iyi değil ve ben artık sabrımın son noktalarını yaşıyorum. "Ne yaşadın sanki" diyip tokatlayasım geliyor çocuğu. Yani bazılarınız kızacak hatta "korkunç abla" yaftalaması yapacak ama umrumda değil, çünkü tükeniyorum annemin perişan olduğunu gördükçe ve kardeşime daha da kinleniyorum. Hatta kardeşime baktıkça çocuk sahibi olmak istemediğimi düşünüyorum.
Kızlar çok yoruldum. Cumartesi gününe psikoloğa götüreceğiz. Daha önce psikiyatriste götürdük ama verilen ilacı kullanmadı uyuyamıyorum diye.

Lütfen bu çocuk düzelecek deyin... Artık bu evden kaçmak istiyorum.
Bence önce tahlil yaptırın vücuttaki bazı değerlerin çok düşük olması ruh halini çok etkiliyor
 
Yani ben de ergenken koluma jilet atıyordum tamamen arkadaşımdan etkilendiğimden yaptığımı daha yeni yeni anlıyorum zaten 20li yaşlardayım ben bu yaşıma kadar kötü iyi ne yaptıysam arkadaş ortamından oldu eşcinsel arkadaşım vardı ben de eşcinselim dönemi yaşadım tamamen özentilikti benim ergenliğim ve annemle inanılmaz boş kavgalar ediyordum çok üzüldüm yazını okurken kendimi gördüm resmen ben sadece birazcık ödlek olduğumdan ölmek gibi bir düşüncem yoktu benim fikrim arkadaşlarına bi bakın sosyal medyada girdiği çıktığı şeyleri kontrol edebiliyorsanız edin ama ona hissettirmeyin benim düşüncem böyle yardım edebildiysem ne mutlu bana
 
Psikiyatriste değil psikoloğa (mümkünse çocuk ergen psikoloğu) götürün daha faydalı olacaktır. Ergenlik sonrası düzelebilir düzelmeye debilir. Bu süreçte kaybederseniz telafisi olmayan hatalar yapılabiliyor. Siz yine de onu ne kadar sevdiğinizi kendisinin sizler için kıymetli olduğunu her ne olursa olsun yanında olacağınızı hissettirin. Cinsel kimlik karmaşasından bahsetmişsiniz, eşcinsel olduğunu mu hissediyor? Bazı ergenler bu durum yüzünden (ne yazık ki) sahip olduğu bedene ait olmadığını hissedip hıncını bedeninden almaya çalışabiliyor. Ailenin kendisini kabullenmeyeceğini düşünüp aileye daha kötü davranabiliyor, anneden nefret edebiliyor vs.
Ya yok be kuzum, KudrAlobar KudrAlobar eski mesajlarını, konularını çıkardı ortaya, anne de baba da leş.... el birliğiyle delirtmisler çocuğu. İyileştirmek gibi bir niyetleri olduğunu da sanmıyorum.
 
Herkese merhaba.
Canımı aşırı sıkan ve artık sabrımın kalmadığı bir konuyu paylaşmak istiyorum.
5 yıl üniversiteyi başka şehirde okuduktan sonra aile evine döndüm. Döndüğümden beri kız kardeşimle (16 yaşında) aramız hem uzun süredir birbirimizi görmeyişimizden hem de kardeşimin ergenliğin etkisiyle kabuğuna çekilmesinden dolayı çok iyi değildi. Ama yine de geldiğim ilk günden beri çabalıyorum, arkadaşlarımla buluşurken onu da götürüyorum, cinsel kimliği konusunda yaşadığı çekinceleri dinliyorum ve onu yargılamayacağımı hissettiriyorum vs. Çoğu şeyi paylaşır hale geldik ve şu an daha yakınız fakat kardeşim hiç iyi değil.

Biz mükemmel bir aile değiliz ama evimizde (küçükken yaramazlık yaptığımızda yediğimiz birkaç pataklama dışında) fiziksel şiddet yaşanmadı. Annemle babam arada kavga etseler de birbirlerine aşıklardır ve bize ebeveyn travması yaşatmadılar. Genel olarak da modern insanlar, giydiğimize gezdiğimize asla karışmazlar. Babam da eşekler gibi çalışıp bize orta seviye bir hayat sağladı. Hatta kardeşim doğduktan sonra ekonomik durumumuz iyiye gitti, kendisi benim gördüğüm yokluğu hiç görmedi ve istediği her şey yapıldı diyebilirim.
Ama kardeşim küçüklükten beri dünyanın en kötü hayatını yaşıyormuş gibi depresif. Hep mutsuz. Derslerine önem vermediği ve okula dahi gitmek istemediği için dersleri berbat. Kolunda jilet izleri yakaladık, zevk için yaptığını söylüyor ve "sanki kendimi mi öldürdüm abartmayın ya" gibi gevşek cevaplar verip bizi çileden çıkarttı. Annemle arası her daim kötü ve annemden nefret ediyor gibi. Evdeki tek bir şeye elini sürmez, yardım etmez, yediği tabağı bile uyarılarımıza rağmen yıkamaz.

Geçen "Ne seni mutlu ederdi?" dedim, sonsuz uykuya dalmak diye cevap verdi. Her gün sabah uyandığında ölmek istiyormuş.

Bunların yalnızca ergenlik olduğunu düşünmüyorum kardeşimin hakikaten psikolojisi iyi değil ve ben artık sabrımın son noktalarını yaşıyorum. "Ne yaşadın sanki" diyip tokatlayasım geliyor çocuğu. Yani bazılarınız kızacak hatta "korkunç abla" yaftalaması yapacak ama umrumda değil, çünkü tükeniyorum annemin perişan olduğunu gördükçe ve kardeşime daha da kinleniyorum. Hatta kardeşime baktıkça çocuk sahibi olmak istemediğimi düşünüyorum.
Kızlar çok yoruldum. Cumartesi gününe psikoloğa götüreceğiz. Daha önce psikiyatriste götürdük ama verilen ilacı kullanmadı uyuyamıyorum diye.

Lütfen bu çocuk düzelecek deyin... Artık bu evden kaçmak istiyorum.
Psikiyatriste götürün
 
Herkese merhaba.
Canımı aşırı sıkan ve artık sabrımın kalmadığı bir konuyu paylaşmak istiyorum.
5 yıl üniversiteyi başka şehirde okuduktan sonra aile evine döndüm. Döndüğümden beri kız kardeşimle (16 yaşında) aramız hem uzun süredir birbirimizi görmeyişimizden hem de kardeşimin ergenliğin etkisiyle kabuğuna çekilmesinden dolayı çok iyi değildi. Ama yine de geldiğim ilk günden beri çabalıyorum, arkadaşlarımla buluşurken onu da götürüyorum, cinsel kimliği konusunda yaşadığı çekinceleri dinliyorum ve onu yargılamayacağımı hissettiriyorum vs. Çoğu şeyi paylaşır hale geldik ve şu an daha yakınız fakat kardeşim hiç iyi değil.

Biz mükemmel bir aile değiliz ama evimizde (küçükken yaramazlık yaptığımızda yediğimiz birkaç pataklama dışında) fiziksel şiddet yaşanmadı. Annemle babam arada kavga etseler de birbirlerine aşıklardır ve bize ebeveyn travması yaşatmadılar. Genel olarak da modern insanlar, giydiğimize gezdiğimize asla karışmazlar. Babam da eşekler gibi çalışıp bize orta seviye bir hayat sağladı. Hatta kardeşim doğduktan sonra ekonomik durumumuz iyiye gitti, kendisi benim gördüğüm yokluğu hiç görmedi ve istediği her şey yapıldı diyebilirim.
Ama kardeşim küçüklükten beri dünyanın en kötü hayatını yaşıyormuş gibi depresif. Hep mutsuz. Derslerine önem vermediği ve okula dahi gitmek istemediği için dersleri berbat. Kolunda jilet izleri yakaladık, zevk için yaptığını söylüyor ve "sanki kendimi mi öldürdüm abartmayın ya" gibi gevşek cevaplar verip bizi çileden çıkarttı. Annemle arası her daim kötü ve annemden nefret ediyor gibi. Evdeki tek bir şeye elini sürmez, yardım etmez, yediği tabağı bile uyarılarımıza rağmen yıkamaz.

Geçen "Ne seni mutlu ederdi?" dedim, sonsuz uykuya dalmak diye cevap verdi. Her gün sabah uyandığında ölmek istiyormuş.

Bunların yalnızca ergenlik olduğunu düşünmüyorum kardeşimin hakikaten psikolojisi iyi değil ve ben artık sabrımın son noktalarını yaşıyorum. "Ne yaşadın sanki" diyip tokatlayasım geliyor çocuğu. Yani bazılarınız kızacak hatta "korkunç abla" yaftalaması yapacak ama umrumda değil, çünkü tükeniyorum annemin perişan olduğunu gördükçe ve kardeşime daha da kinleniyorum. Hatta kardeşime baktıkça çocuk sahibi olmak istemediğimi düşünüyorum.
Kızlar çok yoruldum. Cumartesi gününe psikoloğa götüreceğiz. Daha önce psikiyatriste götürdük ama verilen ilacı kullanmadı uyuyamıyorum diye.

Lütfen bu çocuk düzelecek deyin... Artık bu evden kaçmak istiyorum.
oyy okuyunca bir an kendi yaşadıklarımı gördüm. ben yazmışım gibi. hepsi tamamen ergenlik bizimki atlattı ordan bildiriyorum. bu süreçte en önemli şey yargılamamak, sürekli destek olmak, sabırlı olmak ve gölge şeklinde takip etmek yani ona farkettirmeden ama hiç de yalnız bırakmadan. arkadaş çevresi inanılmaz etkiliyor bu süreci mümkünse farklı çevrelere yönlendirmek ciddi anlamda olumlu sonuçlar doğuruyor.
 
İlk hatanız çocuğu psikiyatriste götürmeniz olmuş.
Gitmesi gereken kişi ergen psikoloğu ve terapi alması lazım.
Her ergen ilaç kullanacak olsa ortada aklı yerinde insan kalmazdı.

Herkesin ergenligi farklı , çocuk belki evinde ailesinde sorun yasamadi ama okulunda yaşadı , arkadaşlarından zorbalık gördü ya da hayatında herşey iyi ama dünyanın hali ne olacak deyip kafaya takıyor , onun iç dünyasını bilemezsiniz , gerçekten eğer şu konuda yazdığınız şekilde yaklaşıyorsaniz kıza size açılması da mümkün değil.
Acilen ergen psikologuna götürün
Size katılıyorum. Piyanoya kemana dökülen para ergen psikiyatriste verilmeliydi. Müzik aleti çalmak istiyorsa kursa yazdırabilirlerdi. Tam ergenliğin başlarında farketselerdi bu noktaya gelmezdi belki. Israrla savunduğum bir şey var. Biz çocuklarımızı besleyip temiz ve güvende tutabiliriz. İyi okullara gönderip düzgün eğitim verebiliriz ama psikolojik yönden faydasız olabiliriz. Sadece anne babayız, çocuk gelişimi, psikiyatri uzmanı değiliz. Nasıl hastalanınca doktora götürüyoruz, ruhsal sıkıntıları olunca da hemen bir uzmandan yardım almalıyız.

Benim kızım bir kere stresten elinin üstünü çizmişti. Böyle desenli şekilli boyama değil, direk sert sert çizgiler. Hemen konuşmak istedim kızım neyin var diye. Bişey yok öylesine çizdim boyamak istedim dedi. Üstüne gitmedim panik yapmadım ama içimden çok endişelendim. Ben çocuğumu tanıyorum böyle bir şey yapmaz. Hemen okuldaki psikolojik danışmanlık öğretmenine mail attım lütfen bir ilgilenin diye. Meğer önemli bir sınavdan kötü not almaktan korkmuş çünkü öğretmenleri ısrarla son şansınız falan demiş. Ayrıca adet görme hakkında öğretmenler kız çocuklarıyla konuşmuş ona da korkmuş. Her ergen aynı tepkileri vermiyor. O günden beri her hafta pedagogla konuşuyor, kendine yük yapmış her şeyi. Sınava hazırlanması için bir kaç özel ders aldırdık ayrıca adetle ilgili alışveriş yaptık neyi nasıl kullanacağını gösterdim sorunlarını çözdük.
 
X