Bana kalırsa lohusa depresyonu etkenlerden bağımsız düşünülmelidir. Evet, çevresindekilerin tutumu Ayşe’nin depresyonunu tetiklemiştir ancak salt sebep değildir. O sebeple etkenleri elemek yerine Ayşe’ye girdiği depresyon sürecinde yardım edilmelidir.
1. Aklının bir köşesinde bu durumun geçici olduğunu tutmalı. Annelik, zorlukları, uykusuzluklar, ağzı durmayan çevre vs. Hepsi geçecek. Zira lohusa insana o günler asla bitmeyecek ve hayatı bitmiş gibi gelir.
2. Aklına anneliğe dair ne kötü düşünce, pişmanlık gelirse gelsin bunların normal olduğunu bilmeli. Çoğu kadının anne olduktan sonra doğurmasa mıydım dediği bir dönem olur lohusalıkta. Sadece insanlar emzirmenin ne kadar harika bir duygu olduğunu anlatarak anneliklerinin havasını atarken yaşadıkları zorlukları saklamayı severler.
3. Bebeğin sorumluluklarını kesinlikle babasıyla paylaşmalı. Yapamaz diye birşey yok. Öğretsin, mutlaka yapar.
4. Bebeği birine emanet edebildiği her an kendine vakit ayırsın. Dışarı çıksın, az yürüsün. Nefes alsın.
5. Boşluk bulduğunda sevdiği şeylere zaman ayırsın. Boş vaktinin çoğunu uykuya ayırması gerekse de 15 dakikalık zamanları kendisine ayırsın.
6. Yemesine, içmesine dikkat etsin. Çikolatayı abartmamak kaydıyla mutluluk hormonu salgılamak adına yesin.
7. Yardım istesin.
8. En önemli kural, tekrarlıyorum. Hepsi geçecek. Unutmasın.
Bebeğini sağlıkla büyütsün.