Çok uzun süre sonunda ilk defa aklımdan geçiyor

maviyesiltuna

hep tatlı yoktur hayatta tuzlu ve ekşi vardır.
Kayıtlı Üye
22 Ağustos 2014
3.697
2.296
evliliği sürdürmek istiyorsan eğer eczanelerde sakinleştirici damla satılıyor zararsız
çayına damlatın eşinizin şeker hastalığı var mı
eşiniz baya şımarmış olabilir birazda siz eşinizin ayağına basın
 

ilkbahar_15

Takvimlerden haberin var mı?Geçiyor yıllar
Kayıtlı Üye
16 Ekim 2018
1.690
3.156
Neden bu kadar ezdiriyorsunuz kendinizi?Siz sineye çektikçe şımarmış eşiniz.Size saygı duymuyor,değer vermiyor,Kaybetme korkusu hiç yok.Ağzının üstüne kürekle vurmalık resmen.Ya haddini bildirecek,biraz çaçaron olacaksınız.Yada böyle alışmış adam,böyle gider.Bir değişim göstermez.Siz üzülmeye devam eder durursunuz.Şikayetlenmeyi bırakın.Adama ya adam gibi adam olursun,ya da seni istemiyorum mesajını her türlü vereceksiniz.Siz aman çocuk etkilenmesin,aman şöyle mi derken,adam iyice arsızlaşmış,sizi korkutup,sindirmiş.
 

cnskaan

Yeni Üye
Anneler Kulübü
Kayıtlı Üye
2 Kasım 2020
1
0
30
Merhaba arkadaşlar, evlilikle ilgili bir çok sorun yaşıyorum. Ama sanırım bir birikim yaşadım. İlk defa boşanma fikri aklımda. Çocuğum var ve onun aile ortamında yaşamasını çok istiyorum. Ama bu yaşanılan şeyler içinde çok zor gibi geliyor bazen ben mi abartıyorum ben mi çok farklı ve başına buyruk bir insanım diyorum ama benim kişiliğime kadar yapılan hakaretler artık beni çok üzüyor. Normalde kendimi bile düşünmeyen bir insanım ben boşansam sıkıntı değil eşimin yaşadığı küçük yer ya o ve çevresine karşı nasıl olur diye düşünüyordum çocuğumun babası mutsuz olur diyordum. Çocuğum ya babasını hergün görmezse ne yapar diyordum. Evlendiğinde çocuğunuz olunca kimse kusura bakmasın ama dayak aldatma madde kullanımı parasal bozuk harcamalar maddi sıkıntı yaşatmazlar ol aldıkça hakaretten dolayı kimse dan die bırakamıyor. Her şeyi ama her şeyi düşünmeye çalışıyor. Hatta çocuğumun burada kuzenleri var okadar seviyor ki onları bile düşünmüştüm. Orada burada yazıyorum anlatayım bende eşimde aynı ildeniz. Ama ben hep batıda yaşadım Karadenize her yaz Bi aylığına falan gelirdik lise yıllarımda annem rahatsızlanınca gelemedik ve öyle devam etti yani ben hep batıda büyüdüm. Sonra eşimle tanışınca eşim oradan ayrılmak istemeyeceğini söyledi ben çok tecrübesizdim sadece ilk sevgilim olduğu için bu durumları bilemedim ve çok cahillik yaptım iki sene sonra evlendik. Ben dışa dönük biriyim. Gezmeyi seven yeni kişilerle tanışmayı yeni yerler görmeyi seven biriyim. Konsere sergiye gitmeyi severim. İşimle ilgili yeni şeyler öğrenmeyi severim seminerine çalıştayına giderim. Burası çok küçük ama yanındaki kişi sana uysa buradada aynı şeyleri yapabilirsin. Yakın illere gidersin senede bir güzel yerlere gidersin evlendikten sonra öyle haydi hergün gezelim kodunda biri olmadım hiç. Ama eşim bir pikniğe bile girmeyi sevmiyor. Evlenmeden önce bunları hiç anlayamadım. Çocuğumuz çok sıkılıyor evde inanın bu pandemi hele dahada onu etkiledi. Eşim il bir iki yıl büyümedi gidemeyiz derdi şimdi büyüdü çocuğum köyümüz var piknikte bile konuşur ben sevmiyorum pikniği bile birdaha bana piknik demeyin der. Halbuki çocuğumuzu çok seviyor oda öyle ve çocuğumuz piknik ne güzel bir şeymiş dedi yanında buna rağmen. Ailesi çok farklı. Annesi hep iş hep köy hep parayı kenara at onun bu tarlası şunun gelini parayı şöyle harcamış o şu savurganlığı yapmış hep böyle. Köyde çalışır çalışır ama ortada çokta bir şey olmaz ve hep yakınır yoruluyorum die yardım ediyorum elimden gelince ev işlerini yaparım yemeksiz koymam bahçe işinden anlamam ama bir şey olduğunda toplanması hep bende ayıklaması hep bendedir orda olduğum müddetçe. Ayrıca evliliğin başından beri ailemin yanına gitmeye eşimde kayınvalidemde laf eder. Eşim direk laf eder sen evlendin artık öyle 1 ay falan kalamazsın der 20 gün 15 gün kal gel. Halbuki 1 sene boyunca ailemden yada tanıdığım hiçkimse yi görmemişim düşünün kayınvalidem ilk evlendiğimde görümce için burada yakınız ama hiç gelmeye çay içmeye bile gelemiyor derdi ama görümce hiç oradan çıkmıyor hep kalıyor. Tabiki ben denilen her şeyi yapıyormuşum hayır gidip 1 1buçuk ay kalıyorum. Gelelim görümceme bana bir sözel sıkıntı vermemiştir belki ama benimle çok konuşmaz hatta zorla merhaba dedittirim. Arada konuşacağı tutar. Bazen ise kendi kendine bir şeye küser trip atar. Bunları bu son bir iki seneye kadar çektim ama özellikle bu son 1 sene artık canıma tak etti eşimin hakaretleri ve bu saçma sapan hareketlerden sonra artık sesimi yükselttim rahatsız olduğum konuları söylüyorum ama eşim ailesiyle ilgili özellikle her şeye kulp buluyor. Sen çok soğuk sun diyor onlara karşı görümcemin çocuğu ve benimkisi biraraya gelirler hep ben bakarım yemekleri kavga ederler ayırmaya uzlaşmaya çalışırım bazende uyarırım sizde bir şey söyleseniz ilgilenseniz çocukla die nie öyle diyormuşum ve küstürüyormuşum bu yüzden insanlar benle böyleymiş. Birde insanlarla yanlış diyalog kursupumu söylüyor sözlerini kesiyormuşum dinlemiyormuşum. Eşimle ilgili sorunlar bitmez hakaretler her zaman her gün eleştiri dilinde hep şunu yapalım vardır o gün gelir ee hafi yapalım dersin bir sürü neden çıkarır. Şuanda oturduğumuz evden memnun olmasakta başka ev alalım destekte ev bulurum kulp takar sürüsüyle derim o zaman şükredelim oturduğumuz ev zaten bizim üç beş bende sevdiğim bir şey yaptırayım derim dur bekle buluruz elbet der duvara çivi bile çaktırmaz. Hep ailesiyle ilgili derdi var oraya gittiğimde so ğuk ilgisiz mişim bir şey yaparken suratım hep asıkmış ama ben sohbet ettikleri konulara ayak uyduramıorumki hep insanlarla ilgili köylüleri akrabaları. Sürekli ailesinin yanında onu yap bunu yap bunu unutma bende sıkıldım yani köle gibi bu. Hatta anlatmayım size yemek yedik kaldırdım normalde çocuğun zamanında uyumasını çok önemser ayda yılda bir bir yere gittiyse hep 9 10 da beni kaldırtır ama ailesinin yanında hep 11 buçuk 12 yi bulur oturmalarımız yine bir gün öyle çocuk ayakta uyurken yedik içtik kaldırdık konuştuk bana dediki yerde kırıntılar kalmış burayıda süpür öyle gidelim oda kırıntıları üstünde tamam dedim sen çekil Bi ordan süpürmeye gerek yok toplanılır bunlar dedim tamam o zamcan bende sigara içeyim gidelim dedi dedim sigara içme çocuğun uykusu var gidelim dedim neyse her şey normal bana göre kapıdan dışarı Bi çıktık apartmanda bana parmak sallıyor sen ailemin yanında bana terbiyesizlik yapamazsın birdaha yap bak noluyo falan. Zaten hep birdaha şunu yap bak sana napıorum yok gerekeni yaptırtma bana sözleri hep böyle. Allahım Bi ömür böyle kadınla geçermi. Benim derdim senle nasıl kadınsın bunlar hafif hakaretler. Boşanma tehditleri... Kapının önüne koyarımlar. Şerefsiz adi vb bunlarında işittim. Neyse en son bugün beni biraz daha boşanma düşüncesine iten olay şuydu. Sabah kalktım zaten evden çalıştığım için pandemi dolayısıyla sabah sekizde bilgisayar başında olmam lazım ama çocuğum sabah 7de kalkıyor zaten. İşimi hallettim çocuğumla ilgilendim oynattı kahvaltı yaptırdım o 12 1 uyur. Kahvaltısını hazırladım. O çay dökerken bana sinirlilikle seslendi zaten hep böyle her gün bir çok kez sinirlilikle eleştirilerde bulunur. Dedim noldu bu ne böyle ne biçim çay defalarca diyor anladım ama dedim ki neoldu sen söyle birdahakine düzelteyim bçnoldunu anlamıyorsun die çaydanlığın attı bu nedir bununla 5 kişiye çay servisi yaparsın böyle çaymı koyulur dedim bugünlük böyle olmuş sana göre para kıymeti yok die başladı gene (hep öyledir her şeyde beni para kıymeti bilmemekle suçlar) bende yine sesimi yükseltti dedim sen adam gibi niye söylemiyorsun bu başladı yine bağruosunda camlar açıktı kapattı hiç düşünmüosunda herkes duyuyor yine rezil ettin beni camları birdaha açmayacaksın gebertirim senide. Çocuğun yanında çocuk bile baba git sen yemeğini ye baba yemeğini ye git dedi ki 3 yaşında çocuk yani ben sustum bu hala devam kustu içindeki pislikleri. Hep böyle hergün milyonlar ca sinirli eleştiri ben bağırır cevap verirsem büyüyor vermemeye çalışıorum çünkü çocuğum etkileniyor ama bende sevgi saygı ve umut kalmadı eski beni özledim kendi kendime bile espri yapıp gülmelerimi özledim ben ailemle uzun uzun kahvaltı yapardım sohbet ederdim bununla ve ailesinde öyle konuşma yok bir şey söylersin kısa cevaplar bir şey konuşursun ne biçim konu bu der hayır cahil bir insan da değil hergün bir sürü kitap okur ama anlam veremiyorum bir insan kitaplardan neden hiçbir şey öğrenip hayatına uygulayamaz. Dindardır ama namaz kılmaz ama hep ahkam keser bir kez bile beni bir konuda haklı bulmaz bir kezde hanım sen bu konuda haklısın demez hep ben beceriksiz hep ben cahil. Tutumsuz. Sen ne yaptın diyor ben olmasam ne ev ne araban olurdu diyor nede köşede paran halbuki o ödediyse ben tüm evin yükünü ödedim fatura market pazar kenara para atmadan tutun evin ihtiyaçları üst baş kıyafet h at ta arabanın vergisinden tut kendi sigarasını bile ve yine yeterli para atmamakla suçlanıyorum.parasal açıdanda farklıyız tabi kenara para atarsın ama ben bukadar para göz olmayı zengin olma hırsın ı anlayamıyorum. Ayrılırsak f arklı şehirlerde olucaz çocuğumla ilgili bana baskı yaparım bu konularda çok düşüncem var böyle bir insanla evliyken bile düşman gibiyiz birde ayrılırsak işler iyice sarpa sarar ı çocuğumun iyiliği için deyip birbirimize uyumlu ve saygılı olmalıyız çünkü çok uzun oldu si zin görüşlerinizi bekliyorum umarım okursunuz hakkınızı helal edin.
Merhaba , size sadece tek olmadığınızı bir çok kadının bu durumu yaşadığını söyleyebilirim benim evliliğime dairde sevgim saygım umudum yok ama boşanmak seviyesi gerçekten kadının iğrenmesiyle başlıyor ve düğmeye basmak gerekiyor yapmazsak ileride yaşayamadığımız bir çok serüven için pişman olabiliriz. Evladınıza sarılın ve hayal kurmaktan korkmayın
 

Mervenurisik

Geçici Olarak Hesap Pasiftir !
ÜZGÜN
Kayıtlı Üye
8 Aralık 2019
93
92
23
Okurken size üzüldüm açıkçası. Mutlu olmadığınızı, ümitsizliğinizi hissettim. Siz elinizden geleni yapmışsınız. Daha ne yapabilirsiniz ki? Eşiniz ne yaptıklarınızın kıymetini bilmiş ne de sizin. Esas böyle bir adamla ömür geçmez. Söylediklerim size bekara karı boşamak kolay atasözü gibi gelebilir ama evlilik iki kişinin istemesi ile kurtarılır. Anlattıklarınızdan anladığım kadarıyla çabalayan tek kişi sizsiniz. Siz bıraktığınız an kopacak. Bırakın kopsun. Neden bu ağırlığı tek başınıza taşıyorsunuz ki? Size yarık değil mi? Sizin hiç kıymetiniz yok mu? Çok üzülüyorüm böyle kadınların haklı olup buna rağmen yine de kendilerinin çırpındıkları evlilikleri görünce. Allah yardımcınız olsun. İnşallah bundan sonraki hayatınız şuana kadar yaşadıklarınızdan çok daha iyi olur.