- Katılım
- 19 Aralık 2013
- Mesajlar
- 120
- Emoji Skoru
- 66
- Puanlar
- 298
- Konu Sahibi gunestengelenmutluluk
-
- #1
Ama bunlar çok derin konular. Buradan yardımcı olmak çok zor.Evlilik bitmiş midir yoksa bu süreçler geçince düzelir mi nasıl anlarım? Ya da bitmeli mi kurtarmalı mıyım nasıl anlarım? Alma verme dengesi nasıl kurulur?
Evet kolay değil. Ama önceden tüm zorlukları birlikte aşardık birbirimize destek olurduk. Ama artık bu kalmadı buraya geldikten sonra.Göc etmek kolay degil sizin gibi evli gelip ilk 1-3 yil icinde bosanan cok ornek gordum. Ustune de bi de cocuk yapsaniz daha beter olacakmiş zaten
Evet kolay değil. Ama önceden tüm zorlukları birlikte aşardık birbirimize destek olurduk. Ama artık bu kalmadı buraya geldikten sonra.
Evet yorulduk. Eşim erkek olduğu için kendini daha fazla sorumlu tutuyor. Yapmak istediklerini yapamadığı için kendini yetersiz de hissediyor. Ama ben bunların düzelebileceğine bugüne kadar inanıyordum. Ama bir noktada ben de bu yükü kaldıramamaya başladım manevi olarak.Bu anlattıklarınla bitmiş bir evlilikten çok, uzun süre üst üste yük taşımış iki yorgun insanı düşündürüyor.
Göç, maddi sıkıntılar, sağlık sorunları ve sürekli mücadele hali en sağlam ilişkiyi bile yıpratabilir. Bu yüzden şu an kesin karar vermeden önce bu yüklerin etkisini de hesaba katmak gerekir.
Bir de bu süreçte çocuk sahibi olmamış olmanız bence avantaj önce ilişkinizi ve hayat düzeninizi toparlayıp sonra daha sağlıklı karar verebilirsiniz.
Geri dönsek düzelir mi diyorsunuz?Sosyal medyada özellikle göç eden insanları çok farklı yansıtıyorlar.
Göç ettiniz ve harika bi hayata geçtiniz
Kimse sıfırdan başlamaktan özlemden gurbetten eski alışkanlıklardan bahsetmiyor.
Bir çok kişi bi gazla yurtdışına gidip bunalıma giriyor.
Tamamen yabancı kalıyorsun eğer orda doğup büyümediysen.
Burda 0 ı tüketmediysen yurtdışı tüm olanaklarına rağmen güzel değil.
Denkliği olan bir diplomam var istesem dili halledip göç edebilirim, bekarım da bağlayan bir şey yok. Burda da harika bi hayatım yok ama ağır fakirlik yaşamıyorsam ve orda beyin göçü adı altında çağırılmıyorsam ( bisürü imkan sunuyorlar çünkü) gitmek istemem.
Her bakımdan ülkenden farklı bir ülkede bi yaştan sonra gitmek bunalım yaşatır bence.
Bence asıl sorun sevginin bitmesi değil, ikinizin de uzun zamandır hayatta kalma modunda olması. İnsan yoruldukça önce sabrı, sonra şefkati azalıyor.Evet yorulduk. Eşim erkek olduğu için kendini daha fazla sorumlu tutuyor. Yapmak istediklerini yapamadığı için kendini yetersiz de hissediyor. Ama ben bunların düzelebileceğine bugüne kadar inanıyordum. Ama bir noktada ben de bu yükü kaldıramamaya başladım manevi olarak.
Eşim normalde bana karşı nazik davranırdı hassas davranırdı ama bu yorgunluklardan olacak ki eskisi gibi değil bana karşı. Daha tahammülsüz. Ben de eskisi gibi olmadığından içten içe kırılıyorum. Daha fazla soruna tahammüllü olmadığı için kendimi tam anlamıyla açamıyorum. Çünkü kendinde eksiklik hisseder ve bu daha çok evliliğe zarar verir diye. Ama aslında eski ilgi ve şefkat olmaması beni daha çok mutsuz ve yorgun yapıyor. Duygusal açıdan çok yalnız hissediyorum.
Biz de eşimle elimizde olmayan sebeplerden dolayı bir yıldan fazla ayrı kaldık. Ayda bir mutlaka görüşsek bile geldiğinde asla anlaşamıyorduk. Bizim bebeğimiz de vardı. Bence en zoru bebeğin olması. Ne güzel düzeninizi kurmadan düşünmemişsiniz. Ortada sevgi ve fedakarlık varsa çözülemeyecek bir durum olmaz bence. Ama birinden gidiyorsa hep sevgi de bitmişse işte o zaman zor. Bu sene düzenimizi kurduk. Beşinci senemiz inanın yani bu sene evli olduğumu anlıyorum. Hayat biraz stabil hale gelince kavgalar da azalıyor.Bu hayatı artık kaldıramıyorum. Gerçekten tükenmiş hissediyorum. Yalnız hissediyorum. Evliyim. Evlendiğimden beri düzen oturtmaya çalışıyoruz. 6. yılımızı doldurmamıza az kaldı. 1,5 yıl önce yurtdışına göç ettik. Gelmeden önce 2 yıl dildi vizeydi uğraştık. Bebek yapmayı bu nedenle erteledik. Burda da hala rahatlayamadık hala sorunlar var. Bir şey düzeltiyoruz bir şey bozuluyor. Gerçekten ikimiz de çok yorulduk. Üzerine sağlık problemleri de başladı. Mutlu bir evliliğimiz varken artık yorgun tükenmiş mutsuz bir evliliğe dönüştü. Duygusal olarak da iletişim olarak da eskisi gibi değiliz. Bu noktaya gelene kadar iş aile maddi hedeflere ulaşamama gibi her türlü etken durumlar var. Evlilik bitmiş midir yoksa bu süreçler geçince düzelir mi nasıl anlarım? Ya da bitmeli mi kurtarmalı mıyım nasıl anlarım? Alma verme dengesi nasıl kurulur? Desteğinizi bekliyorum şimdiden teşekkür ederim
Sizin adınıza sevindim. Umarım biz de mutlu bir sona ulaşabiliriz. Hep birinden gidiyorsa meselesini anlayamıyorum aslında. Bu konuda sorguladığımda bir sonuca varamıyorum. Örnek verebilir misiniz?Biz de eşimle elimizde olmayan sebeplerden dolayı bir yıldan fazla ayrı kaldık. Ayda bir mutlaka görüşsek bile geldiğinde asla anlaşamıyorduk. Bizim bebeğimiz de vardı. Bence en zoru bebeğin olması. Ne güzel düzeninizi kurmadan düşünmemişsiniz. Ortada sevgi ve fedakarlık varsa çözülemeyecek bir durum olmaz bence. Ama birinden gidiyorsa hep sevgi de bitmişse işte o zaman zor. Bu sene düzenimizi kurduk. Beşinci senemiz inanın yani bu sene evli olduğumu anlıyorum. Hayat biraz stabil hale gelince kavgalar da azalıyor.
Geri dönsek düzelir mi diyorsunuz?
Buraya da sadece maddi bir beklentiyle gelmedik aslında. İyice de düşündük. Ama dediğiniz gibi o ilk senelerin zorlukları anlatılmaz yaşanır. Bir şekilde tutunmuştuk ama eşim tekrar işsiz kaldı. Ben de işimde pek mutlu değilim. Ve çok yorgunuz. Ama bu kadar emek vermişken ben geri dönmek de istemiyorum. Ama hissediyorum ki eşim artık çok yorgun ve dönmeye daha sıcak bakıyor.
Ama benim kafama takılan şu ki. Birlikte karar aldık. Aslında beni eşim ikna etti. Çünkü onun işleri istediği gibi gitmiyordu. Ben de o mutsuzken mutlu olamayacağım için bu seçeneği kendime de bir fırsat olarak gördüm. Ama onun işleri burda hala yoluna girmedi.
Eşinizle de nasıl problemler olduğunu bilmeden yorum yapmak çok zor.Bu hayatı artık kaldıramıyorum. Gerçekten tükenmiş hissediyorum. Yalnız hissediyorum. Evliyim. Evlendiğimden beri düzen oturtmaya çalışıyoruz. 6. yılımızı doldurmamıza az kaldı. 1,5 yıl önce yurtdışına göç ettik. Gelmeden önce 2 yıl dildi vizeydi uğraştık. Bebek yapmayı bu nedenle erteledik. Burda da hala rahatlayamadık hala sorunlar var. Bir şey düzeltiyoruz bir şey bozuluyor. Gerçekten ikimiz de çok yorulduk. Üzerine sağlık problemleri de başladı. Mutlu bir evliliğimiz varken artık yorgun tükenmiş mutsuz bir evliliğe dönüştü. Duygusal olarak da iletişim olarak da eskisi gibi değiliz. Bu noktaya gelene kadar iş aile maddi hedeflere ulaşamama gibi her türlü etken durumlar var. Evlilik bitmiş midir yoksa bu süreçler geçince düzelir mi nasıl anlarım? Ya da bitmeli mi kurtarmalı mıyım nasıl anlarım? Alma verme dengesi nasıl kurulur? Desteğinizi bekliyorum şimdiden teşekkür ederim
Gocmenlikte kalici statu alana kadar ki surec cok zor. Ilk 5-6 sene diyebiliriz. Zaten kalici statu olmadan istediginiz isleride bulmaniz zor. Yeniden emekleyip yurumeye ogrenicek bir bebegin yerine koyun kendinizi. 1-2 sene hic birsey, anca alisma sureci.Bu hayatı artık kaldıramıyorum. Gerçekten tükenmiş hissediyorum. Yalnız hissediyorum. Evliyim. Evlendiğimden beri düzen oturtmaya çalışıyoruz. 6. yılımızı doldurmamıza az kaldı. 1,5 yıl önce yurtdışına göç ettik. Gelmeden önce 2 yıl dildi vizeydi uğraştık. Bebek yapmayı bu nedenle erteledik. Burda da hala rahatlayamadık hala sorunlar var. Bir şey düzeltiyoruz bir şey bozuluyor. Gerçekten ikimiz de çok yorulduk. Üzerine sağlık problemleri de başladı. Mutlu bir evliliğimiz varken artık yorgun tükenmiş mutsuz bir evliliğe dönüştü. Duygusal olarak da iletişim olarak da eskisi gibi değiliz. Bu noktaya gelene kadar iş aile maddi hedeflere ulaşamama gibi her türlü etken durumlar var. Evlilik bitmiş midir yoksa bu süreçler geçince düzelir mi nasıl anlarım? Ya da bitmeli mi kurtarmalı mıyım nasıl anlarım? Alma verme dengesi nasıl kurulur? Desteğinizi bekliyorum şimdiden teşekkür ederim
Yani çok evlilikle alakalı değil de yan etmenler ile alakalı sorununuz var gibi,yani evli olmasaydınız da iş maddi sağlık sorunu yaşayabilirdiniz... Eşiniz size karşı,iyi düşünceli anlayışlı mı,iş olarak da çalışıp çabalıyor mu kazandığını evinize harcıyor mu?evet ise sorun yan etmenler evlilik değilBu hayatı artık kaldıramıyorum. Gerçekten tükenmiş hissediyorum. Yalnız hissediyorum. Evliyim. Evlendiğimden beri düzen oturtmaya çalışıyoruz. 6. yılımızı doldurmamıza az kaldı. 1,5 yıl önce yurtdışına göç ettik. Gelmeden önce 2 yıl dildi vizeydi uğraştık. Bebek yapmayı bu nedenle erteledik. Burda da hala rahatlayamadık hala sorunlar var. Bir şey düzeltiyoruz bir şey bozuluyor. Gerçekten ikimiz de çok yorulduk. Üzerine sağlık problemleri de başladı. Mutlu bir evliliğimiz varken artık yorgun tükenmiş mutsuz bir evliliğe dönüştü. Duygusal olarak da iletişim olarak da eskisi gibi değiliz. Bu noktaya gelene kadar iş aile maddi hedeflere ulaşamama gibi her türlü etken durumlar var. Evlilik bitmiş midir yoksa bu süreçler geçince düzelir mi nasıl anlarım? Ya da bitmeli mi kurtarmalı mıyım nasıl anlarım? Alma verme dengesi nasıl kurulur? Desteğinizi bekliyorum şimdiden teşekkür ederim
Başta farklı şehirlerde iş bulduk uzun bir süre o şekilde idare ettik. Sonra birimiz tekrar işsiz kaldı aynı şehirde iş bulmak da gerçekten zor. Ve ben de iş yerinde pek mutlu değilim. Bu yüzden oturmadı hala.Eşinizle de nasıl problemler olduğunu bilmeden yorum yapmak çok zor.
Düzeniniz neden oturmadı ona takıldım. İş mi bulamadınız ev mi bulamadınız
Sosyal medyada göç eden insanların her şeyi tozpembe yansıtması gibi avrupa güzellemelerinizden bazıları da yanlış. Türkiyedeki ceza sistemi daha ağır. Örneğin Almayada ömür boyu hapis cezası 15 yıl Türkiyede 25 yıl olması gibi.Şöyle anlatayım ;
Zeki Trikonun sahibine soruyorlar ‘ Neden Türk Supermodel yok?’
O da diyor ki ‘ Ben çok supermodel yapmaya çalıştım, yurtdışında Magazin yok, erkek arkadaş yok, 50 m2 evde şatafat yok,kabul etmiyor bizim mankenler’
Yurtdışının artıları; araba fabrikaları gırla olduğu için Türkiye’deki kadar uğraşmadan istediğin arabayı almak, refakatsiz olsan bile ( ki zaten öyle ) ameliyat olabilmek ve diğer sağlık hizmetlerinden yararlanmak, çocuğuna güzel eğitim aldırmak + çocuğunun gelecek kaygısının olmaması, her şeyin en kalitelisini uygun fiyatla yemek ( kötülerini yallah geldiği ülkeye) Euro üzerinden para kazanıldığı için Türkiye’de harika tatiller yapmak emlaklar almak. Yaşlanınca çocuklarına yük olmak zorunda kalmamak, dermansız bir hastalığa düşünce ötenazi hakkının olması, Tr de biri seni yolda bıçaklasa, tecavüz etse cok bi ceza almaz ama Avrupa’da ceza alır vs vs
Eksileri de işte anlattığım gibi
Dönün ya da dönmeyin diyemem.