nişanlımın abisi

1Sen

Nirvana
Pro Üye
24 Ocak 2011
21.805
35.563
Ben 26 erkek kardeşim 24 yasinda. Zihinsel engelli ve otizmli. Ben 6 yillik evliyim, 2 tane çocuğum var. geçmiste anneme babama birsey olsa ben bakarim diye düşünürdüm. Ama zamanla boyle olamayacagini gormeye başladım. Mesela yemek yedigimiz zamanlar eşim onun hep fazla yedigini soyler. Beklemeden yedigini vs. Onun icin kucuk detaylar ama kardesim icin dusunemeyecegi seyler. Kardeşimin de takintilari var. Ama temizlik konusunda degil. Belirli konular hakkinda surekli konusur mesela. Değişik değişik sorular sorar. Bunlara tahammul etmek hic kolay değildir.
Benim kardesim calisabilir durumda. Suan calisiyor.
Yine de ileride bakmayi cok isterim. Ama simdiden bunun muhakemesini yapamiyorum...

Eşiniz bu konuda neden yorum yapıyor. Yediği kendine çocuğun , bundan kime ne ?

Bazı insanlar çok tuhaf oluyor.

Evet zordur , bakımları inanılmaz zordur da bazı insanlarda çok anlayışsız oluyor .
 

ramko

Guru
Kayıtlı Üye
21 Temmuz 2008
311
240
merhabalar. öncelikle yazacaklarım çok uzun olacak okuyan herkese çok teşekkürler.

ben yeni nişanlandım ve ne yazık ki içime dert olan şey nişanlımın abisi ile ilgili. nişanlımın babası erken yaşta vefat etmiş, kendisi şuan annesi ve abisi ile ikamet ediyor. yaşı 29. abisinin yaşı 40 ve hafif zihinsel engelli ve obsesif kompulsif bozukluğa sahip. yani kaba tabirle hem zeka açısından çocuk gibi hem de çok yoğun takıntıları var (böyle ifade etmek hiç hoş değil ancak herkes kafasında canlandırabilsin isterim). iki rahatsızlığından biri ile belki zor olsa da baş edilir ancak ikisi birlikte çok zor ne yazık ki. çünkü kendisi takıntılarının hatalı olduğunu anlayamıyor kendisini bilemiyor. örnek vermek gerekirse asla birisi ile fiziksel temasa geçmez, değil sarılmak tokalaşmaz bile. yemek yediğinde öğünleri ortalama 1-1,5 saat kadar sürer çünkü mesela önce çatal bıçağının o görürken yıkanması/silinmesi gerekir. yemekleri değil tabakları dahi birbirine değdiğinde o yemeği yiyemez. bunun dışında sürekli kendi kendisine anlamsızca şeyler konuşur, yemek sırasında da. o yüzden çok ağır yer. her gün el ayak yıkar ancak bunlar birisi kendisini uyarıp "yeter artık çıkmalısın" demezse saatlerce sürer. yani banyoda eğer birisi onu çıkarmazsa saatlerce kalıp el ayak yıkayabilir. banyosunu annesi yaptırır çünkü tek başına zorlanır. tuvalete girdiğinde de asla musluk ve sifona dokunamaz onları da annesi yapar (o konuya da geleceğim annesi 65 yaşında) her şeyi sayarak ve belli sayıda yıkar. olmazsa baştan başlar. erkek arkadaşıma çok sık giderim o da bana gelir. evlerinde çok kaldım yani. bir gün "masumlar apartmanı" dizisini izlerken "bunlar abimin yanında çok hafif" dedi. ne yazık ki benim gözlemlerim de öyle. bunlar dışında konuşmayı çok sever, birisini buldu mu hele de karşılık aldı mı saatlerce sohbet eder. ancak ne yazık ki zaman zaman anlamsız/mantıksız konuşur, çocuksu bir havası vardır ve genelde hep aynı şeyleri tekrar eder. yani bir saat konuşur ama söyledikleri temelde hep aynıdır. aynı cümleyi çevirip çevirip söylemek gibi.

bunlar dışında kendisi ile çok çok iyi anlaşırız. benimle sohbet etmeye bayılır. ortamda ben varsam herkes dururken benimle konuşur:) örneğin annesi kardeşi ben o hep beraber kahve içeriz o gelip bana afiyet olsun der. bana hayrandır. açıkçası ben de ona hayranım. bana sürekli Fear'ım diye hitap eder. bügun çok güzelsin, bugün ışıldıyorsun, evimizin güzel gelini vs der. ben de onunla sohbetten keyif alırım.

ancak kendisi ile ilgili derdim olan kısım GELECEK. ben nişanlanmadan hatta erkek arkadaşımla tanışmadan dahi önce onlar annesi ile arasında bu durumu konuşmuşlar. annesi nişanlıma "gün gelir abine bakamayacak duruma düşersem veya bana bir şey olursa, abini bir bakım merkezine yerleştir, düzenli ziyaret et, senden tek beklentim bu, gözüm arkada kalmaz, en iyi ve sağlıklısı bu olur" demiş. ki zaten abinin kimsenin dokunmadığı ve asla dokunmayacağı devletin engeli nedeniyle bağladığı bir maaşı da mevcut. yeterse yeter yetmezse üzeri tamamlanır. biz daha önce bir iki kez konuşmuştuk ancak ailem nişanlanırken bu konuyu asla açmadı, çünkü bir insana "sana bir şey olursa engelli çocuğuna ne olacak kim bakacak" demek istemediler. ancak kayınvalidem onlara durumu kendiliğinden açtı.

yine de benim içim içimi yiyor. bir yandan acaba evlendikten sonra bizde kalsa biz baksak nasıl olur diyorum. çünkü onu çok seviyorum, o benim adeta büyük bebeğim. bir yandan korkuyor ve çekiniyorum. çünkü normalde annesi hep yanında ancak biz karı koca 9-17 çalışıyor olacağız. o saatlerde ne yapacak? bunun dışında banyosunu annesi yaptırıyor, ben yapabilir miyim? bazen üzülüp kafasına bir şeyler taktığında inat edip büyük tuvaletine çıkmayıp (bilerek yapmayıp tutuyor) kabız oluyor ve annesi lavman yapıyor, nasıl olacak? musluk sifon tuvalet kapısı vs asla dokunmuyor biz yokken ne yapar? benim en çok aklımda kalan ve unutamadığım olay şu. erkek arkadaşım (artık nişanlım:)) bana bir keresinde şöyle iç döktü. "o bana abilik yapamadı, suçu değil elinden gelmedi, abim değil hiç büyümeyen küçük kardeşim gibi oldu, yeri geldi ben ona arka çıktım, hatta babamızı kaybettiğimizde ben ona baba oldum, ona durumu bildiğim halde bazen ister istemez çok kızgınım, arkamda olan beni kollayan bir abi isterdim, ama ben onsuz bir hayatı bilmiyorum, onsuz bir evde yaşamadım, o benim kanım". onun bu lafları çok içime dokundu, o ve ailesi bakım merkezinde daha iyi olacağına inanıyor, açıkçası ben de buna inanıyorum ama bir yandan da kıyamıyorum. sizce evlendikten sonra bakabilir miyiz? veya bir süre bakmayı denesek ancak sonra altından kalkamayıp bir merkeze yerleştirsek daha çok üzülür değil mi? onu asla bırakmam her hafta her özel günde görmeye gideriz buna eminim. ben şimdiden böyle özlemliyken müstakbel eşim benden daha hevesli tabiki. ama bir yanım hep buruk.
Bakim evleri kotu yerler degil ki sizlerde ziyaretine giderseniz orda daha guzel bakilir. Siz hem gencsiniz hem ilerde cocugunuzda olacak bir insana bakmak zordur heleki kisisel bakim daha zor. Bu arada bende dune kadar farkli dusunuyordum (krndi kizim otizimli)ama videolari izleyince vr kendimde arastirna yapinca aklima yatti Ahmet Bekiroglu diye bir hoca var onun seansina katilsin abiniz bir kere ne kaybedersiniz ki para dediginiz her zaman kazanilir. Allah yardimciniz olsun
 

ramko

Guru
Kayıtlı Üye
21 Temmuz 2008
311
240
Bahsettiğiniz şekilde olan bir kuzenim vardı ve bir dönem annesine düşmanlık takıntısı olduğu için bizde kaldı. Kaynınızın size oöan sevgisi hayranlığı kzuenimde de bana karşı vardı ama size şu kadarını söyleyim aynı evde yaşamak çom çok çok zor. Öyle uzaktan sevmek üzülmek gibi değil. Başta hevesle kabuş edersiniz ama zamanla ağır gelir bu sefer de onu sokağa atmış gibi olursunuz. Ne güzel anne anlayışıymış ki sen bak dememiş nişanlınıza. Benve asla ve asla bizde kalsın dememyin.
Ya insanlar normal kardesi istemiyor ev ev uzerine olmuyor dediginiz gibi davulun sesi uzaktan guzel ama yakindan ne kadar rahatsiz ediyor bir sure sonra. Bencede bastan sorumluluk alinmamasi lazim
 

merveozel

Üye
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
18 Aralık 2020
107
56
merhabalar. öncelikle yazacaklarım çok uzun olacak okuyan herkese çok teşekkürler.

ben yeni nişanlandım ve ne yazık ki içime dert olan şey nişanlımın abisi ile ilgili. nişanlımın babası erken yaşta vefat etmiş, kendisi şuan annesi ve abisi ile ikamet ediyor. yaşı 29. abisinin yaşı 40 ve hafif zihinsel engelli ve obsesif kompulsif bozukluğa sahip. yani kaba tabirle hem zeka açısından çocuk gibi hem de çok yoğun takıntıları var (böyle ifade etmek hiç hoş değil ancak herkes kafasında canlandırabilsin isterim). iki rahatsızlığından biri ile belki zor olsa da baş edilir ancak ikisi birlikte çok zor ne yazık ki. çünkü kendisi takıntılarının hatalı olduğunu anlayamıyor kendisini bilemiyor. örnek vermek gerekirse asla birisi ile fiziksel temasa geçmez, değil sarılmak tokalaşmaz bile. yemek yediğinde öğünleri ortalama 1-1,5 saat kadar sürer çünkü mesela önce çatal bıçağının o görürken yıkanması/silinmesi gerekir. yemekleri değil tabakları dahi birbirine değdiğinde o yemeği yiyemez. bunun dışında sürekli kendi kendisine anlamsızca şeyler konuşur, yemek sırasında da. o yüzden çok ağır yer. her gün el ayak yıkar ancak bunlar birisi kendisini uyarıp "yeter artık çıkmalısın" demezse saatlerce sürer. yani banyoda eğer birisi onu çıkarmazsa saatlerce kalıp el ayak yıkayabilir. banyosunu annesi yaptırır çünkü tek başına zorlanır. tuvalete girdiğinde de asla musluk ve sifona dokunamaz onları da annesi yapar (o konuya da geleceğim annesi 65 yaşında) her şeyi sayarak ve belli sayıda yıkar. olmazsa baştan başlar. erkek arkadaşıma çok sık giderim o da bana gelir. evlerinde çok kaldım yani. bir gün "masumlar apartmanı" dizisini izlerken "bunlar abimin yanında çok hafif" dedi. ne yazık ki benim gözlemlerim de öyle. bunlar dışında konuşmayı çok sever, birisini buldu mu hele de karşılık aldı mı saatlerce sohbet eder. ancak ne yazık ki zaman zaman anlamsız/mantıksız konuşur, çocuksu bir havası vardır ve genelde hep aynı şeyleri tekrar eder. yani bir saat konuşur ama söyledikleri temelde hep aynıdır. aynı cümleyi çevirip çevirip söylemek gibi.

bunlar dışında kendisi ile çok çok iyi anlaşırız. benimle sohbet etmeye bayılır. ortamda ben varsam herkes dururken benimle konuşur:) örneğin annesi kardeşi ben o hep beraber kahve içeriz o gelip bana afiyet olsun der. bana hayrandır. açıkçası ben de ona hayranım. bana sürekli Fear'ım diye hitap eder. bügun çok güzelsin, bugün ışıldıyorsun, evimizin güzel gelini vs der. ben de onunla sohbetten keyif alırım.

ancak kendisi ile ilgili derdim olan kısım GELECEK. ben nişanlanmadan hatta erkek arkadaşımla tanışmadan dahi önce onlar annesi ile arasında bu durumu konuşmuşlar. annesi nişanlıma "gün gelir abine bakamayacak duruma düşersem veya bana bir şey olursa, abini bir bakım merkezine yerleştir, düzenli ziyaret et, senden tek beklentim bu, gözüm arkada kalmaz, en iyi ve sağlıklısı bu olur" demiş. ki zaten abinin kimsenin dokunmadığı ve asla dokunmayacağı devletin engeli nedeniyle bağladığı bir maaşı da mevcut. yeterse yeter yetmezse üzeri tamamlanır. biz daha önce bir iki kez konuşmuştuk ancak ailem nişanlanırken bu konuyu asla açmadı, çünkü bir insana "sana bir şey olursa engelli çocuğuna ne olacak kim bakacak" demek istemediler. ancak kayınvalidem onlara durumu kendiliğinden açtı.

yine de benim içim içimi yiyor. bir yandan acaba evlendikten sonra bizde kalsa biz baksak nasıl olur diyorum. çünkü onu çok seviyorum, o benim adeta büyük bebeğim. bir yandan korkuyor ve çekiniyorum. çünkü normalde annesi hep yanında ancak biz karı koca 9-17 çalışıyor olacağız. o saatlerde ne yapacak? bunun dışında banyosunu annesi yaptırıyor, ben yapabilir miyim? bazen üzülüp kafasına bir şeyler taktığında inat edip büyük tuvaletine çıkmayıp (bilerek yapmayıp tutuyor) kabız oluyor ve annesi lavman yapıyor, nasıl olacak? musluk sifon tuvalet kapısı vs asla dokunmuyor biz yokken ne yapar? benim en çok aklımda kalan ve unutamadığım olay şu. erkek arkadaşım (artık nişanlım:)) bana bir keresinde şöyle iç döktü. "o bana abilik yapamadı, suçu değil elinden gelmedi, abim değil hiç büyümeyen küçük kardeşim gibi oldu, yeri geldi ben ona arka çıktım, hatta babamızı kaybettiğimizde ben ona baba oldum, ona durumu bildiğim halde bazen ister istemez çok kızgınım, arkamda olan beni kollayan bir abi isterdim, ama ben onsuz bir hayatı bilmiyorum, onsuz bir evde yaşamadım, o benim kanım". onun bu lafları çok içime dokundu, o ve ailesi bakım merkezinde daha iyi olacağına inanıyor, açıkçası ben de buna inanıyorum ama bir yandan da kıyamıyorum. sizce evlendikten sonra bakabilir miyiz? veya bir süre bakmayı denesek ancak sonra altından kalkamayıp bir merkeze yerleştirsek daha çok üzülür değil mi? onu asla bırakmam her hafta her özel günde görmeye gideriz buna eminim. ben şimdiden böyle özlemliyken müstakbel eşim benden daha hevesli tabiki. ama bir yanım hep buruk.
Çok temiz kalplı bir insansın nişanlına da kıymet verıyorsun ki ailesini aile abisini abi bilmişsin ama sen daha çok gençsin bu yaşda böyle bir sorumluluk çok fazla.
Evliliğinin sonunu bile getirebilir,insan yükü ağırdır ve kendi çocukların olacak bir gün sorumlulugun daha çok artacak bu kadar kendini yıpratmak olur genç yaşında hem ilerde çocukların istemeyedebilir çocuklarının gelişiminde psikolojisini etkileyebilir sen bilirsin ama bakım merkezıne yatırman en hayırlısını elınden geldıgıncede bol zıyaretıne git hem senı de belkı takıntı yapabılır bunu da bılemezsın
 


Hostesin Kirmizi Fulari

🕊 Hostesiniz Konuşuyor 💬🌸
Kayıtlı Üye
18 Ağustos 2009
4.322
1.985
Bunu yaşamayan bilemez. Benim amcam da aynı durumda. Bakın hanımefendi, sizin bi çocuğunuz olacak. Böyle bi sorumluluk almak çok büyük bi karar. Altından kalkamayacaginiz ise girmeyin. Ileride pişman olabilirsiniz.
 

Perili_MeLek

Rüzgarda Savruk Başına Buyruk!
Kayıtlı Üye
8 Mayıs 2014
3.544
5.304
Şuan bütün ihtiyaçlarını annesi yaptığı için sana kolaymış gibi yapabilirim gibi görünen şey gün geldiğinde yapamazsın.
Sakın nişanlına bundan bahsetme. İnsanları ve kendini kandırma.
Yapamazsın.
Düşüncen çok güzel, çok içten ama ne kendine ne de abiye bunu yapma.
 

captain price

erkek değilim ben
Kayıtlı Üye
29 Nisan 2015
26.502
91.100
Benim kardeşim engelli. Yuruyemiyo ve zihinsel. 27 yaşında. Yani tüm öz bakımı her şeyi annemin üzerinde. İlerde de ablam ve bende. Şimdi ben kendi kardeşime bakarım, altını degistiririm. Ama başkasının kardeşine yapamam. Sevsem de yapamam yani o tip şeyler bambaşka. Kardeşim ağzı açık yemek her döker saçar. Asla tiksinmem. Ama başkası yapsa tiksinirim.

Geçen sene annem ameliyat oldu. Lavman gerekti, ben yaptım. Ama başkasına yapamam yani bunu hatta babama bile yapamam belki.

Bu tip şeyler sevgi ile alakalı değil. Biraz mekanik düşünmek lazım. Yetişkin erkek sonuçta. Kadin da olsa kan bağı yoksa, alışkanlık yoksa çok zor.

Bakım evi en doğru seçenek gibi duruyor. Ben kardeşime kendim bakarım ama sizin durum daha başka.
 

mavikk

Üye
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
14 Haziran 2019
90
55
Bahsettiğiniz şekilde olan bir kuzenim vardı ve bir dönem annesine düşmanlık takıntısı olduğu için bizde kaldı. Kaynınızın size oöan sevgisi hayranlığı kzuenimde de bana karşı vardı ama size şu kadarını söyleyim aynı evde yaşamak çom çok çok zor. Öyle uzaktan sevmek üzülmek gibi değil. Başta hevesle kabuş edersiniz ama zamanla ağır gelir bu sefer de onu sokağa atmış gibi olursunuz. Ne güzel anne anlayışıymış ki sen bak dememiş nişanlınıza. Benve asla ve asla bizde kalsın dememyin.
Merhaba arkadaşlar konunun üzerinde baya zaman geçmiş aktif olanlar yardımcı olabilirler mi çok çaresiz ve çıkmaz durumdayız tecrübesi bilgisi olanların yönlendirmesine ihtiyacım var.benimde abim sıkıntılı baya 35 yaşında ama çocuk gibi davranışları raporu var hafif düzeydee zihin var A tipik otizm tanısı konuldu tansii geç konuldu çünkü hiç bilinmedi taki toplumsal beklentileri yerine getiremeyinceye kadar hep geçmişte yaşıyor olumsuz olayları konuşur,herkes onun için kötü psikolojik ilaçlar kullanmaya başladı dahada kötü oldu sürekli yatıyor aşırı kilo aldı annemle babam bakıyor ama onlarında gücü kalmadı ne maddi ne manevi babam kalp hastası borçları çok yaşları 60.asiri agrasif asla söz dinlemez geceleri kalkıp yemek yer gündüz uyur vs bu durumda ne yapılabilir maddi destek verilir mi nereye başvurmam lazim nolur yardımcı olun
 

Yazarhanim

The Pursuit of Happyness!!!
Anneler Kulübü
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
20 Ocak 2021
629
1.152
Konunuza bakılırsa merhametli bir insansınız. Benim fikrimce elbette birlikte yaşayın. Allah annesine ömür versin. Olmazsa gelecekte bir bakıcı tutarsınız yatılı. Abinin de zaten engelli maaşı var, sizde destek olursunuz. Bence bakım evine koymayın. Allah size ecrini kat be kat verir. (My name is Khan izlemediyseniz izleyin)
 

Levvrek

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
22 Nisan 2012
164
110
Iyi niyetiniz cok guzel, kalbimi isittiniz ama maalesef bu mumkun degil gibi gorunuyor. Su anda onunla sadece kisa zamanlar gecirip ilgileniyorsunuz, banyosunda ona yardim edebileceginizi dusunuyor musunuz gercekten? Ya da tuvaletinden sonra nasil yardimci olabileceksiniz? En dogrusu maalesef bir bakimevi olacaktir... Cok uzgunum ama bu sekilde dusunuyorum...
 

Mumofcats

Oysa sana çıkıyor bildiğim bütün yollar 💕
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
8 Ağustos 2020
300
612
23
Size çok saygı duydum. Ama yanlış anlamadıysam kayınvalideniz hala sağ ve sağlıklı. Evlenin ailenin içine girin ve ondan sonra yapıp yapamayacağınızın muhakemesini tutarsınız birinin arkasından sifon çekmeyi hayal etmek bile zor geldi bilemedim. Çok erken bence bunları düşünmek için
 

Vera00

Üye
Kayıtlı Üye
15 Kasım 2020
139
143
28
merhabalar. öncelikle yazacaklarım çok uzun olacak okuyan herkese çok teşekkürler.

ben yeni nişanlandım ve ne yazık ki içime dert olan şey nişanlımın abisi ile ilgili. nişanlımın babası erken yaşta vefat etmiş, kendisi şuan annesi ve abisi ile ikamet ediyor. yaşı 29. abisinin yaşı 40 ve hafif zihinsel engelli ve obsesif kompulsif bozukluğa sahip. yani kaba tabirle hem zeka açısından çocuk gibi hem de çok yoğun takıntıları var (böyle ifade etmek hiç hoş değil ancak herkes kafasında canlandırabilsin isterim). iki rahatsızlığından biri ile belki zor olsa da baş edilir ancak ikisi birlikte çok zor ne yazık ki. çünkü kendisi takıntılarının hatalı olduğunu anlayamıyor kendisini bilemiyor. örnek vermek gerekirse asla birisi ile fiziksel temasa geçmez, değil sarılmak tokalaşmaz bile. yemek yediğinde öğünleri ortalama 1-1,5 saat kadar sürer çünkü mesela önce çatal bıçağının o görürken yıkanması/silinmesi gerekir. yemekleri değil tabakları dahi birbirine değdiğinde o yemeği yiyemez. bunun dışında sürekli kendi kendisine anlamsızca şeyler konuşur, yemek sırasında da. o yüzden çok ağır yer. her gün el ayak yıkar ancak bunlar birisi kendisini uyarıp "yeter artık çıkmalısın" demezse saatlerce sürer. yani banyoda eğer birisi onu çıkarmazsa saatlerce kalıp el ayak yıkayabilir. banyosunu annesi yaptırır çünkü tek başına zorlanır. tuvalete girdiğinde de asla musluk ve sifona dokunamaz onları da annesi yapar (o konuya da geleceğim annesi 65 yaşında) her şeyi sayarak ve belli sayıda yıkar. olmazsa baştan başlar. erkek arkadaşıma çok sık giderim o da bana gelir. evlerinde çok kaldım yani. bir gün "masumlar apartmanı" dizisini izlerken "bunlar abimin yanında çok hafif" dedi. ne yazık ki benim gözlemlerim de öyle. bunlar dışında konuşmayı çok sever, birisini buldu mu hele de karşılık aldı mı saatlerce sohbet eder. ancak ne yazık ki zaman zaman anlamsız/mantıksız konuşur, çocuksu bir havası vardır ve genelde hep aynı şeyleri tekrar eder. yani bir saat konuşur ama söyledikleri temelde hep aynıdır. aynı cümleyi çevirip çevirip söylemek gibi.

bunlar dışında kendisi ile çok çok iyi anlaşırız. benimle sohbet etmeye bayılır. ortamda ben varsam herkes dururken benimle konuşur:) örneğin annesi kardeşi ben o hep beraber kahve içeriz o gelip bana afiyet olsun der. bana hayrandır. açıkçası ben de ona hayranım. bana sürekli Fear'ım diye hitap eder. bügun çok güzelsin, bugün ışıldıyorsun, evimizin güzel gelini vs der. ben de onunla sohbetten keyif alırım.

ancak kendisi ile ilgili derdim olan kısım GELECEK. ben nişanlanmadan hatta erkek arkadaşımla tanışmadan dahi önce onlar annesi ile arasında bu durumu konuşmuşlar. annesi nişanlıma "gün gelir abine bakamayacak duruma düşersem veya bana bir şey olursa, abini bir bakım merkezine yerleştir, düzenli ziyaret et, senden tek beklentim bu, gözüm arkada kalmaz, en iyi ve sağlıklısı bu olur" demiş. ki zaten abinin kimsenin dokunmadığı ve asla dokunmayacağı devletin engeli nedeniyle bağladığı bir maaşı da mevcut. yeterse yeter yetmezse üzeri tamamlanır. biz daha önce bir iki kez konuşmuştuk ancak ailem nişanlanırken bu konuyu asla açmadı, çünkü bir insana "sana bir şey olursa engelli çocuğuna ne olacak kim bakacak" demek istemediler. ancak kayınvalidem onlara durumu kendiliğinden açtı.

yine de benim içim içimi yiyor. bir yandan acaba evlendikten sonra bizde kalsa biz baksak nasıl olur diyorum. çünkü onu çok seviyorum, o benim adeta büyük bebeğim. bir yandan korkuyor ve çekiniyorum. çünkü normalde annesi hep yanında ancak biz karı koca 9-17 çalışıyor olacağız. o saatlerde ne yapacak? bunun dışında banyosunu annesi yaptırıyor, ben yapabilir miyim? bazen üzülüp kafasına bir şeyler taktığında inat edip büyük tuvaletine çıkmayıp (bilerek yapmayıp tutuyor) kabız oluyor ve annesi lavman yapıyor, nasıl olacak? musluk sifon tuvalet kapısı vs asla dokunmuyor biz yokken ne yapar? benim en çok aklımda kalan ve unutamadığım olay şu. erkek arkadaşım (artık nişanlım:)) bana bir keresinde şöyle iç döktü. "o bana abilik yapamadı, suçu değil elinden gelmedi, abim değil hiç büyümeyen küçük kardeşim gibi oldu, yeri geldi ben ona arka çıktım, hatta babamızı kaybettiğimizde ben ona baba oldum, ona durumu bildiğim halde bazen ister istemez çok kızgınım, arkamda olan beni kollayan bir abi isterdim, ama ben onsuz bir hayatı bilmiyorum, onsuz bir evde yaşamadım, o benim kanım". onun bu lafları çok içime dokundu, o ve ailesi bakım merkezinde daha iyi olacağına inanıyor, açıkçası ben de buna inanıyorum ama bir yandan da kıyamıyorum. sizce evlendikten sonra bakabilir miyiz? veya bir süre bakmayı denesek ancak sonra altından kalkamayıp bir merkeze yerleştirsek daha çok üzülür değil mi? onu asla bırakmam her hafta her özel günde görmeye gideriz buna eminim. ben şimdiden böyle özlemliyken müstakbel eşim benden daha hevesli tabiki. ama bir yanım hep buruk.
Konunun başını görünce nişanlınız beraber yaşayalım diye bir teklif sundu siz istemediniz sandım. Böyle birinin bakımını üstlenmek gerçekten zor. Hemde çalışan insansanız siz yokken kim bakacak ki. Baştan evinize aldınız diyelim ki sonradan zorlandığınızı anladınız. Sizin yanınızdan ayrılmak ona zor gelmeyecek mi? Bence bakım evindeyken ilgilenmek ve sahip çıkmak sürekli ziyaret etmek daha mantıklı olur. Eğer orda çok mutsuz olursa tekrar düşünürsünüz bu konuyu.