Eşim mi haklı ailem mi? Ben nasıl davranmalıyım?

Arkadaşlar biraz zor günler geçiriyorum bu aralar. Hepinize teşekkür ederim, tüm cevapları okudum. Tek tek cevaplamayı çok istesem de, ne zihnimi toparlayabiliyorum ne de şu an için mecalim var. Kusuruma bakmazsanız topluca cevap vereyim.

Bir arkadaşımızın yazdığı üzere, esasında ne yapılması gerektiğini biliyorum. Yapılanın yanlış olduğunu da biliyorum. Ancak bazen her doğru her durumda uygulanmıyor. Mesela 34 yaşındaki abimin koca adam olması ve buna rağmen dengesiz davranmasından bahsedilmiş. Evet doğru. Belki bundan 2 yıl önce bu şekilde davransaydı, rahatlıkla söylerdim yaptığının yanlış olduğunu. Ancak bu 34 yaşındaki adam, 5 yıl boyunca deli gibi sevip mücadeleler sonucunda evlendiği, sadece 9 yıl evli kalabildiği eşini kaybetti. Hem de yavaş yavaş gözünün önünde eriyerek kaybetti. Mesela abime kızıp çemkirmek istediğim her an gözümde bir sahne canlanıyor. Yengem, ölmeden bir ay önce artık ağrılarından hareket edemez durumdayken nadiren başardığı yatakta doğrulma hareketini yapmıştı. Odada ben, abim ve yengem... Zorlukla kalkıp abimin omzuna başını koydu. Seni çok seviyorum deyip gözünü kapattı. Ölmedi hayır, söylediği son cümlelerden biriydi sadece. Abim gözümün önünde o kadar çok ağladı ki, sırf rahatsız olmasın diye o pozisyonda saatlerce oturdu. Yengemin bir sonraki krizine kadar. Şimdi ben bu adama tam kendi sınırlarımı söyleyecek oluyorum, bu sahne geliyor gözümün önüne. Ve bunun gibi başka onlarca sahne. Sus diyorum idrak, onun saçmalamaya hakkı var. Sen idare et.

Kardeşime gelelim. Daha 23 yaşında. Çalışmaya başladığından beri maddi manevi abime destek oluyor. Kendine ait bir hayatı neredeyse yok. Yeğenleri eğlensin diye hafta sonu gezmek yerine onlarla oluyor. Hasta annemin hastane randevularına, pimpirikli hali dolayısıyla durmadan acile gitmesine katlanıyor. Hayatı boyunca maddi manevi destekle yaşamayı ancak başarabilen abime, kardeşi olduğu halde abilik yapıyor. Evet bana karşı oldukça bencil davranışları var. Evet ben bu konuda çok haklıyım. Ancak tepki vermek istediğimde "sus idrak. Çocuğun zaten genç yaşta hayatı mahvolmuş. Ailenin yükü omuzlarında. Bari seni yıpratsın, senin evinde şımarsın" diyorum.

Gelelim anneme. Her ne kadar ona öfkeli olsam da, 55 yaşından sonra kalıcı rahatsızlıkları olmasına rağmen yeniden iki çocuk büyütmeye başladı. Bu hiç kolay değil onun için. Babam huysuz bir insandır zaten, tek başına ömür tüketmeye yeter. Bir evin içinde kalabalık bir yaşam. Annem gibi çoğu zaman şımarık ve bencil olan bir insan için şu an içinde bulunduğu durum çok çok zor. Ömrünün sonuna kadar iki küçük çocuğun sorumluluğuna mecbur olacak. Ağzımı açsam "sen benim ne yaşadığımı biliyor musun" diyecek zaten. Ne diyeyim ki...

Bu noktada bahanemin olmadığı tek konu eşime karşı ailemin yaptıklarını savunmam. Bunun için onunla konuştum, haklı olduğunu söyledim. Bir daha ailem yüzünden onu kırmamaya azami gayet göstereceğim.


Tüm bunlara rağmen bir gelişme yaşandı aslında. Kardeşim bugün beni aradı. "abla o gün için kusurumuza bakma. Ben aslında 21.30'da kuzenlerle vedalaşıp kapıdan çıkacakken abim geldi. Ben de oturucam ne kalkıyorsunuz dedi. Ondan dolayı gecenin yarısında geldik. Bir dahaki sefere söz hep sende olucaz" dedi. Ben de "kardeşim mevzu gecikmen değil. Bu tek seferlik olan bir şey de değil. Siz bana ne zaman gelseniz hep aynı şeyi yapıyorsunuz. Bunun anlamı bana ve eşime zerre saygınızın olmaması ve değer vermemeniz. Ben yemek yaptım diye gebermem, ancak gün boyu emek verip hazırlanıyorsam, yemek yer yemez koşarak kaçmanız ve geç saatlerde dönmeniz aptal gibi hissetmeme sebep oluyor. Bundan sonra kuzenlerle planınız varsa direkt onlara gidin. Bana gelmezseniz gücenmem. Zira böylesi daha çok üzüyor beni. Bana geldiğinizde de sadece bende kalın. Bir de tavuk, robot diyorsunuz ya normal olan bizim yaptığımız. Hiçbir çocuk 3'e 4'e kadar uyanık kalmamalı. Sizin saçma sapan düzeninize o çocukları da alet ettiniz"dedim. Haklısın abla deyip kapattı. Bakalım ne olacak bundan sonra.

Tekrar teşekkür ederim değerli fikirleriniz için.
 
Arkadaşlar biraz zor günler geçiriyorum bu aralar. Hepinize teşekkür ederim, tüm cevapları okudum. Tek tek cevaplamayı çok istesem de, ne zihnimi toparlayabiliyorum ne de şu an için mecalim var. Kusuruma bakmazsanız topluca cevap vereyim.

Bir arkadaşımızın yazdığı üzere, esasında ne yapılması gerektiğini biliyorum. Yapılanın yanlış olduğunu da biliyorum. Ancak bazen her doğru her durumda uygulanmıyor. Mesela 34 yaşındaki abimin koca adam olması ve buna rağmen dengesiz davranmasından bahsedilmiş. Evet doğru. Belki bundan 2 yıl önce bu şekilde davransaydı, rahatlıkla söylerdim yaptığının yanlış olduğunu. Ancak bu 34 yaşındaki adam, 5 yıl boyunca deli gibi sevip mücadeleler sonucunda evlendiği, sadece 9 yıl evli kalabildiği eşini kaybetti. Hem de yavaş yavaş gözünün önünde eriyerek kaybetti. Mesela abime kızıp çemkirmek istediğim her an gözümde bir sahne canlanıyor. Yengem, ölmeden bir ay önce artık ağrılarından hareket edemez durumdayken nadiren başardığı yatakta doğrulma hareketini yapmıştı. Odada ben, abim ve yengem... Zorlukla kalkıp abimin omzuna başını koydu. Seni çok seviyorum deyip gözünü kapattı. Ölmedi hayır, söylediği son cümlelerden biriydi sadece. Abim gözümün önünde o kadar çok ağladı ki, sırf rahatsız olmasın diye o pozisyonda saatlerce oturdu. Yengemin bir sonraki krizine kadar. Şimdi ben bu adama tam kendi sınırlarımı söyleyecek oluyorum, bu sahne geliyor gözümün önüne. Ve bunun gibi başka onlarca sahne. Sus diyorum idrak, onun saçmalamaya hakkı var. Sen idare et.

Kardeşime gelelim. Daha 23 yaşında. Çalışmaya başladığından beri maddi manevi abime destek oluyor. Kendine ait bir hayatı neredeyse yok. Yeğenleri eğlensin diye hafta sonu gezmek yerine onlarla oluyor. Hasta annemin hastane randevularına, pimpirikli hali dolayısıyla durmadan acile gitmesine katlanıyor. Hayatı boyunca maddi manevi destekle yaşamayı ancak başarabilen abime, kardeşi olduğu halde abilik yapıyor. Evet bana karşı oldukça bencil davranışları var. Evet ben bu konuda çok haklıyım. Ancak tepki vermek istediğimde "sus idrak. Çocuğun zaten genç yaşta hayatı mahvolmuş. Ailenin yükü omuzlarında. Bari seni yıpratsın, senin evinde şımarsın" diyorum.

Gelelim anneme. Her ne kadar ona öfkeli olsam da, 55 yaşından sonra kalıcı rahatsızlıkları olmasına rağmen yeniden iki çocuk büyütmeye başladı. Bu hiç kolay değil onun için. Babam huysuz bir insandır zaten, tek başına ömür tüketmeye yeter. Bir evin içinde kalabalık bir yaşam. Annem gibi çoğu zaman şımarık ve bencil olan bir insan için şu an içinde bulunduğu durum çok çok zor. Ömrünün sonuna kadar iki küçük çocuğun sorumluluğuna mecbur olacak. Ağzımı açsam "sen benim ne yaşadığımı biliyor musun" diyecek zaten. Ne diyeyim ki...

Bu noktada bahanemin olmadığı tek konu eşime karşı ailemin yaptıklarını savunmam. Bunun için onunla konuştum, haklı olduğunu söyledim. Bir daha ailem yüzünden onu kırmamaya azami gayet göstereceğim.


Tüm bunlara rağmen bir gelişme yaşandı aslında. Kardeşim bugün beni aradı. "abla o gün için kusurumuza bakma. Ben aslında 21.30'da kuzenlerle vedalaşıp kapıdan çıkacakken abim geldi. Ben de oturucam ne kalkıyorsunuz dedi. Ondan dolayı gecenin yarısında geldik. Bir dahaki sefere söz hep sende olucaz" dedi. Ben de "kardeşim mevzu gecikmen değil. Bu tek seferlik olan bir şey de değil. Siz bana ne zaman gelseniz hep aynı şeyi yapıyorsunuz. Bunun anlamı bana ve eşime zerre saygınızın olmaması ve değer vermemeniz. Ben yemek yaptım diye gebermem, ancak gün boyu emek verip hazırlanıyorsam, yemek yer yemez koşarak kaçmanız ve geç saatlerde dönmeniz aptal gibi hissetmeme sebep oluyor. Bundan sonra kuzenlerle planınız varsa direkt onlara gidin. Bana gelmezseniz gücenmem. Zira böylesi daha çok üzüyor beni. Bana geldiğinizde de sadece bende kalın. Bir de tavuk, robot diyorsunuz ya normal olan bizim yaptığımız. Hiçbir çocuk 3'e 4'e kadar uyanık kalmamalı. Sizin saçma sapan düzeninize o çocukları da alet ettiniz"dedim. Haklısın abla deyip kapattı. Bakalım ne olacak bundan sonra.

Tekrar teşekkür ederim değerli fikirleriniz için.
Güzel sonuca bağlanmış. Abinize yeğenlerinize çok üzüldüm. Diyecek söz bulamadım. İnşallah bundan sonra yüzlerini güldürsün Allah. Eşiniz konusunda da en azından onun yanında olsanız yani haklısın anlıyorum seni ama durum bu gibi konuşsanız yeter adam anlayışsız biri gibi durmuyor.
 
Bir evlilikte sizi huzursuz eden insanlari hayatinizdan uzak tutun.
Aileniz sonuçta atamazsiniz ama sizin bir evliliginiz var öncelikle ne olursa olsun eşinize ve size saygi duymalari gerekiyor.ailenizin yetişme tarzindan dolayi erkek kardeşleriniz rahat hal ve tavir içerisinde ve bu durum ilerleyen dönemlerde sizi daha çok yıpratir. Öncelik her zaman evunizin huzuru.mutluluklar
 
Önceki konunuzda "oğluma uzaydan gelmiş gibi davranılıyor, asla şefkat gösterilmiyor, ilgilenilmiyor, her şeysi eleştiriliyor, en ufak hatasında sertçe uyarılıyor" yazmışsınız şimdi de burada "ailemin oğluma karşı kötü davranışı yok" diyorsunuz hangisi doğru? Zaten çocuğu kendi evlerinde insan yerine koymuyorlarmış bir de çocuğun kendi evine gelip düzenini bozuyorlar. Daha ne yapacaklar? Hala burada görgüsüz ve saygısız ailenizi temelsiz bir şekilde savunuyorsunuz, madem öyle konuyu açmanızın sebebi neydi ki?
 
Önceki konunuzda "oğluma uzaydan gelmiş gibi davranılıyor, asla şefkat gösterilmiyor, ilgilenilmiyor, her şeysi eleştiriliyor, en ufak hatasında sertçe uyarılıyor" yazmışsınız şimdi de burada "ailemin oğluma karşı kötü davranışı yok" diyorsunuz hangisi doğru? Zaten çocuğu kendi evlerinde insan yerine koymuyorlarmış bir de çocuğun kendi evine gelip düzenini bozuyorlar. Daha ne yapacaklar? Hala burada görgüsüz ve saygısız ailenizi temelsiz bir şekilde savunuyorsunuz, madem öyle konuyu açmanızın sebebi neydi ki?

Tüm o davranışlarının onlara göre olan sebebini de yazmıştım önceki konuda. Yeğenlerime karşı olan ayarsız koruma ve sahiplenme hallerinden kaynaklandığını da belirtmiştim. Ne yazdığımı gayet net hatırlıyorum merak etmeyin.

Kötü davranıştan anladığınız ne bilmiyorum. Önceki konumda belirttiğim her davranış bana göre kötü evet. Kötüden ziyade ayrımcılık içeren, oğlumun hareketli olması münasebetiyle de eleştirel yaklaşımlar. Ancak onların dünyasında ve algısında kötü davranmak "şiddet göstermek, avazı çıktığı kadar bağırmak, hiç sevmemek" olduğu için, kötü davranmıyorlar. Bunu geçtim konu açıldığında, konudaki durumların aynı şekilde devam ettiğine dair bir garanti mi veriyor konu sahipleri? O konuda vuku bulan bazı durumlar artık olmuyor. Değiştiler birçok konuda. He başka şeyler oluyor, ben de bunlar için yardım istedim zaten.

O zaman kötü davranıyorlardı oğluma, şimdi davranmıyorlar. Demek ki değişmişler en azından bu konuda. Temelsiz şekilde savunmuyorum, öyle yapsam burada yaptıkları yanlışları yazmam. Şu an için oğluma o konuda yazdıklarımı yapmıyorlar. Bunu illa belirtmem gerektiğini düşünmedim. Saygılar.
 
O zaman da aileme laf ettiriyor gibi hissediyorum. Mecburen savunmaya geçiyorum eşime karşı. Az evvel evde öyle çok ses oldu ki eşim "kapıyı kapatır mısın" dedi. Annemler duymasın diye kırk takla attım. Bak bu saatte daha yeni geldiler mesela. Telefonla teyzemi arayıp uyandırdılar. Oraya gideceklermiş kalmaya. Giderken bir de dalga geçiyorlar. "bunlar robot gibi saatli yatıyorlar gidip orda sabahlayalım biz" diyerek.

Kardeşleriniz kaç yaşında? Çalışmıyorlar mı?
 
Eşiniz haklı.
Uygun bir üslupla annenize eşinizin erken kalktığını, bir işe gitmek zorunda olduğunu söyleyin.
Küserlerse de küssünler ya ne saçma şey, töbe
 
Arkadaşlar biraz zor günler geçiriyorum bu aralar. Hepinize teşekkür ederim, tüm cevapları okudum. Tek tek cevaplamayı çok istesem de, ne zihnimi toparlayabiliyorum ne de şu an için mecalim var. Kusuruma bakmazsanız topluca cevap vereyim.

Bir arkadaşımızın yazdığı üzere, esasında ne yapılması gerektiğini biliyorum. Yapılanın yanlış olduğunu da biliyorum. Ancak bazen her doğru her durumda uygulanmıyor. Mesela 34 yaşındaki abimin koca adam olması ve buna rağmen dengesiz davranmasından bahsedilmiş. Evet doğru. Belki bundan 2 yıl önce bu şekilde davransaydı, rahatlıkla söylerdim yaptığının yanlış olduğunu. Ancak bu 34 yaşındaki adam, 5 yıl boyunca deli gibi sevip mücadeleler sonucunda evlendiği, sadece 9 yıl evli kalabildiği eşini kaybetti. Hem de yavaş yavaş gözünün önünde eriyerek kaybetti. Mesela abime kızıp çemkirmek istediğim her an gözümde bir sahne canlanıyor. Yengem, ölmeden bir ay önce artık ağrılarından hareket edemez durumdayken nadiren başardığı yatakta doğrulma hareketini yapmıştı. Odada ben, abim ve yengem... Zorlukla kalkıp abimin omzuna başını koydu. Seni çok seviyorum deyip gözünü kapattı. Ölmedi hayır, söylediği son cümlelerden biriydi sadece. Abim gözümün önünde o kadar çok ağladı ki, sırf rahatsız olmasın diye o pozisyonda saatlerce oturdu. Yengemin bir sonraki krizine kadar. Şimdi ben bu adama tam kendi sınırlarımı söyleyecek oluyorum, bu sahne geliyor gözümün önüne. Ve bunun gibi başka onlarca sahne. Sus diyorum idrak, onun saçmalamaya hakkı var. Sen idare et.

Kardeşime gelelim. Daha 23 yaşında. Çalışmaya başladığından beri maddi manevi abime destek oluyor. Kendine ait bir hayatı neredeyse yok. Yeğenleri eğlensin diye hafta sonu gezmek yerine onlarla oluyor. Hasta annemin hastane randevularına, pimpirikli hali dolayısıyla durmadan acile gitmesine katlanıyor. Hayatı boyunca maddi manevi destekle yaşamayı ancak başarabilen abime, kardeşi olduğu halde abilik yapıyor. Evet bana karşı oldukça bencil davranışları var. Evet ben bu konuda çok haklıyım. Ancak tepki vermek istediğimde "sus idrak. Çocuğun zaten genç yaşta hayatı mahvolmuş. Ailenin yükü omuzlarında. Bari seni yıpratsın, senin evinde şımarsın" diyorum.

Gelelim anneme. Her ne kadar ona öfkeli olsam da, 55 yaşından sonra kalıcı rahatsızlıkları olmasına rağmen yeniden iki çocuk büyütmeye başladı. Bu hiç kolay değil onun için. Babam huysuz bir insandır zaten, tek başına ömür tüketmeye yeter. Bir evin içinde kalabalık bir yaşam. Annem gibi çoğu zaman şımarık ve bencil olan bir insan için şu an içinde bulunduğu durum çok çok zor. Ömrünün sonuna kadar iki küçük çocuğun sorumluluğuna mecbur olacak. Ağzımı açsam "sen benim ne yaşadığımı biliyor musun" diyecek zaten. Ne diyeyim ki...

Bu noktada bahanemin olmadığı tek konu eşime karşı ailemin yaptıklarını savunmam. Bunun için onunla konuştum, haklı olduğunu söyledim. Bir daha ailem yüzünden onu kırmamaya azami gayet göstereceğim.


Tüm bunlara rağmen bir gelişme yaşandı aslında. Kardeşim bugün beni aradı. "abla o gün için kusurumuza bakma. Ben aslında 21.30'da kuzenlerle vedalaşıp kapıdan çıkacakken abim geldi. Ben de oturucam ne kalkıyorsunuz dedi. Ondan dolayı gecenin yarısında geldik. Bir dahaki sefere söz hep sende olucaz" dedi. Ben de "kardeşim mevzu gecikmen değil. Bu tek seferlik olan bir şey de değil. Siz bana ne zaman gelseniz hep aynı şeyi yapıyorsunuz. Bunun anlamı bana ve eşime zerre saygınızın olmaması ve değer vermemeniz. Ben yemek yaptım diye gebermem, ancak gün boyu emek verip hazırlanıyorsam, yemek yer yemez koşarak kaçmanız ve geç saatlerde dönmeniz aptal gibi hissetmeme sebep oluyor. Bundan sonra kuzenlerle planınız varsa direkt onlara gidin. Bana gelmezseniz gücenmem. Zira böylesi daha çok üzüyor beni. Bana geldiğinizde de sadece bende kalın. Bir de tavuk, robot diyorsunuz ya normal olan bizim yaptığımız. Hiçbir çocuk 3'e 4'e kadar uyanık kalmamalı. Sizin saçma sapan düzeninize o çocukları da alet ettiniz"dedim. Haklısın abla deyip kapattı. Bakalım ne olacak bundan sonra.

Tekrar teşekkür ederim değerli fikirleriniz için.

Çok güzel konuşmuşsunuz kardeşinizle, takdir ettim, olması gereken de buydu zaten. Ailecek başınız sağolsun, yengenize Allah rahmet eylesin. Çok doğru yazdıklarınız ben halledeceğinize eminim gerisini de.
 
Arkadaşlar biraz zor günler geçiriyorum bu aralar. Hepinize teşekkür ederim, tüm cevapları okudum. Tek tek cevaplamayı çok istesem de, ne zihnimi toparlayabiliyorum ne de şu an için mecalim var. Kusuruma bakmazsanız topluca cevap vereyim.

Bir arkadaşımızın yazdığı üzere, esasında ne yapılması gerektiğini biliyorum. Yapılanın yanlış olduğunu da biliyorum. Ancak bazen her doğru her durumda uygulanmıyor. Mesela 34 yaşındaki abimin koca adam olması ve buna rağmen dengesiz davranmasından bahsedilmiş. Evet doğru. Belki bundan 2 yıl önce bu şekilde davransaydı, rahatlıkla söylerdim yaptığının yanlış olduğunu. Ancak bu 34 yaşındaki adam, 5 yıl boyunca deli gibi sevip mücadeleler sonucunda evlendiği, sadece 9 yıl evli kalabildiği eşini kaybetti. Hem de yavaş yavaş gözünün önünde eriyerek kaybetti. Mesela abime kızıp çemkirmek istediğim her an gözümde bir sahne canlanıyor. Yengem, ölmeden bir ay önce artık ağrılarından hareket edemez durumdayken nadiren başardığı yatakta doğrulma hareketini yapmıştı. Odada ben, abim ve yengem... Zorlukla kalkıp abimin omzuna başını koydu. Seni çok seviyorum deyip gözünü kapattı. Ölmedi hayır, söylediği son cümlelerden biriydi sadece. Abim gözümün önünde o kadar çok ağladı ki, sırf rahatsız olmasın diye o pozisyonda saatlerce oturdu. Yengemin bir sonraki krizine kadar. Şimdi ben bu adama tam kendi sınırlarımı söyleyecek oluyorum, bu sahne geliyor gözümün önüne. Ve bunun gibi başka onlarca sahne. Sus diyorum idrak, onun saçmalamaya hakkı var. Sen idare et.

Kardeşime gelelim. Daha 23 yaşında. Çalışmaya başladığından beri maddi manevi abime destek oluyor. Kendine ait bir hayatı neredeyse yok. Yeğenleri eğlensin diye hafta sonu gezmek yerine onlarla oluyor. Hasta annemin hastane randevularına, pimpirikli hali dolayısıyla durmadan acile gitmesine katlanıyor. Hayatı boyunca maddi manevi destekle yaşamayı ancak başarabilen abime, kardeşi olduğu halde abilik yapıyor. Evet bana karşı oldukça bencil davranışları var. Evet ben bu konuda çok haklıyım. Ancak tepki vermek istediğimde "sus idrak. Çocuğun zaten genç yaşta hayatı mahvolmuş. Ailenin yükü omuzlarında. Bari seni yıpratsın, senin evinde şımarsın" diyorum.

Gelelim anneme. Her ne kadar ona öfkeli olsam da, 55 yaşından sonra kalıcı rahatsızlıkları olmasına rağmen yeniden iki çocuk büyütmeye başladı. Bu hiç kolay değil onun için. Babam huysuz bir insandır zaten, tek başına ömür tüketmeye yeter. Bir evin içinde kalabalık bir yaşam. Annem gibi çoğu zaman şımarık ve bencil olan bir insan için şu an içinde bulunduğu durum çok çok zor. Ömrünün sonuna kadar iki küçük çocuğun sorumluluğuna mecbur olacak. Ağzımı açsam "sen benim ne yaşadığımı biliyor musun" diyecek zaten. Ne diyeyim ki...

Bu noktada bahanemin olmadığı tek konu eşime karşı ailemin yaptıklarını savunmam. Bunun için onunla konuştum, haklı olduğunu söyledim. Bir daha ailem yüzünden onu kırmamaya azami gayet göstereceğim.


Tüm bunlara rağmen bir gelişme yaşandı aslında. Kardeşim bugün beni aradı. "abla o gün için kusurumuza bakma. Ben aslında 21.30'da kuzenlerle vedalaşıp kapıdan çıkacakken abim geldi. Ben de oturucam ne kalkıyorsunuz dedi. Ondan dolayı gecenin yarısında geldik. Bir dahaki sefere söz hep sende olucaz" dedi. Ben de "kardeşim mevzu gecikmen değil. Bu tek seferlik olan bir şey de değil. Siz bana ne zaman gelseniz hep aynı şeyi yapıyorsunuz. Bunun anlamı bana ve eşime zerre saygınızın olmaması ve değer vermemeniz. Ben yemek yaptım diye gebermem, ancak gün boyu emek verip hazırlanıyorsam, yemek yer yemez koşarak kaçmanız ve geç saatlerde dönmeniz aptal gibi hissetmeme sebep oluyor. Bundan sonra kuzenlerle planınız varsa direkt onlara gidin. Bana gelmezseniz gücenmem. Zira böylesi daha çok üzüyor beni. Bana geldiğinizde de sadece bende kalın. Bir de tavuk, robot diyorsunuz ya normal olan bizim yaptığımız. Hiçbir çocuk 3'e 4'e kadar uyanık kalmamalı. Sizin saçma sapan düzeninize o çocukları da alet ettiniz"dedim. Haklısın abla deyip kapattı. Bakalım ne olacak bundan sonra.

Tekrar teşekkür ederim değerli fikirleriniz için.
Yazdiklarima cevap vermiyorsunuz ki onaylamiyorsunuz sanirim ama ben yinede son yazdiklariniza yorum yapacagim. Sonucunun tatliya baglanmasi guzel olmus fakat hala ailenizin yaptiklarini bize savunma derdindesiniz. Hayatta hepimiz zor zamanlar geciriyoruz ve acilarimiz var.bunlar bize digerlerini hice sayma istedigimizi yapma hakki vermez. Abiniz icin gecici bir sure olabilir digerlerinin gerekceleri hic elle tutulur degil. O soyle idare et bu boyle idare et. Insanlar idare edildikce bunu lutfettiginizi degil goreviniz oldugunu dusunurler. Aslinda boyle davranarak onlarin size davranislarini pekistiriyorsunuz. Oglunuz icinde yigenleriniz konusundaki hassasiyetiniz icin oyle davraniyorsunuz anliyorum ama bu merhammetten dogan yigenleriniz adina yaptiginiz pozitif ayrimi zamanla normale dondurebilirim desenizde ilerde herkes bunun devamini isteyecek. Direnc gosterseniz size tepki gosterilecek ve sizin cocugunuz etkilenecek. Hala ayni fikirdeyim sizi tanimiyorum o nedenle objektif yorum yapiyorum. Ailenizin hatalarini aklamak icin yazilmis son yaziydi.
 
X