Cuma Zayıflama Yarışması 5. Takım

tadlandırıcı sakın kullanmayın arkadaşlar biraz önce bir yazı okudum tadlandırıcıların iştah açtığı yeme isteğini tetiklediği ispatlanmış....
Dikkatimi çeken bir yazı inşaallah faydası olur...
Metabolizmayı Hızlandıran Yiyecekler
Uygulamakta olduğunuz diyetinize ekleyeceğiniz yiyecekler ile metabolizma hızınızı arttırabilir ve daha fazla kalori yakılmasını sağlayabilirsiniz. Bu yiyecekler sağlıklı ve kesinlikle lezzetli. Normalde yakılacak olan kalorilerden çok daha fazlasını tüketebilmek için yardımcı özellikte.
Greyfurt: bu meyve neredeyse bir diyet yiyeceği haline gelmiş durumda. Tüm öğünlerde yenilerek uygulanan bir yöntemi bile var. Çünkü greyfurt çok yüksek lif içeriyor, kalorisi az ve yağ yakan enzimleri içeriyor. Ek olarak insülini düşürüyor. Yapılan bir çalışmada günlük öğünden hiç bir şey çıkarmadan sadece her yemekte bir greyfurt yemek ya da bir greyfurtun suyunu içmenin haftada 1 kilo verilmesine neden olduğu ispatlanmış.
Elma: Bir başka zengin lifli meyve. Elmadaki şekerlek çok konsantre ve tatlı yeme isteğini de köreltiyor. Tok tutma oranı çok yüksek. Ancak elma yenilerek tüketilmeli. Elma suyu aynı etkiyi sağlamıyor.
Acı Biber: Şili, arnavut biberi ya da jalapeno. Yenildikten sonraki yarım saatte metabolizmayı tetikleyerek hızını arttırıyor. vücut için termojenik etkisi var.
Yulaf Ezmesi: Kompleks karbonhidratlar içeriyor. Karbonhidrat tüketiminden endişe edilmesini söyleyen diyet programlarının aksine çok sağlıklı. Kilo almadan sorumlu olan kalitesiz ve basit karbonhidratlardan değil. Aksine kalori yakılması için vücuda sinyal veren insülin düzeyini etkiliyor. Kahvaltıda yenilen küçük bir kade yulaf ezmesi, günlük besin ihtiyacının yüzde onunu karşılıyor.
Hindi : Hindideki proteinler ve B vitamini zengin, yağlar ise düşük miktardadır. Yağların yakılması için gereken enerjiyi barındırıyor.
Badem: Çiğ badem besleyicidir. Ölçülü şekilde yağ asiti içerir. Sindirilmesi için daha çok enerji gerekeceğinden yağ yakımına katkı sağlar. Ancak günde en fazla bir küçük paketi tüketilmeli.
Yeşil Çay: Kafeinin yanında içerdiği EGCG maddesi, sinir sistemini ve beyni etkileyerek kalp hızını ve metabolizmayı hızlandırır. Ayrıca iştah bastırıcıdır.
Su: Metabolizmayı en yüksek hızda tutmakla görevlidir. tüm yaşamın olmazsa olmazı sudur. Susuz kalan vücut çalışmasını durdurur. Bazen vücut susadığında açlık sinyalleri gönderebilir. Bu yüzden kilosuna dikkat eden biri açlık hissettiğinde ilk olarak bir bardak su içmeyi denemelidir.
Bu besinler günlük öğünlere eklendiğinde metabolizmayı hızlandırır ve fazla yağları yakar. Enerji düzeyini maksimuma çıkarır. Yan etkisi kilo verdirmesidir...



du arada arkadaşlar ben eve gidiyorum akşam dönmeye çalışırım dönemezsem yarın görüşmek dileğiyle hoşçakalın
 
Şekerle ilgili bir yazı daha vardı onu da bulursam topiğe ekleyeceğim en kısa zamanda şimdilik hoşçakalın ....
 
Şekerle ilgili bir yazı daha vardı onu da bulursam topiğe ekleyeceğim en kısa zamanda şimdilik hoşçakalın ....

canımm teşekkür ederim bilgilendirdin beni eeee şimdi napacam ben çaysız duramıyorum şekersiz çay içemiyorum acaba günde kaç şeker hakkımız var paylaştırsam bardaklara :)
günde 6 küp şeker çok fazla olurmu kızlarrrr
 
slm 1 gün gelemedim neler olmuşşyyaaa
ferihan sende haklısın ben kendi adıma savunamıyorum kendimi
bir atılım yapamadım
sende emek veriyosun karşılığını bekliyosun
haklısın tabi
ama ben kendi adıma genelde gece 12 den sonra girebiliyorum
doğal olarakta diyalog olamıyor kimseyle yazıp çıkıyorum

doğrusu kilo da veremedim

ama şuda varki bizim mevcudumuz az
sayımız az yani
kişi sayısı artsa yorumda artar bence

ama genede hayırlısı neyse o olsun

ben o zaman başka bir takım denerim sanırım

zorla olamaz gönül işi bu

yürüyüşlerime devam ediyorum
diet bir iki kırma oluyor malesef yazmayayım daha iyi

benden bu kadar
bakalım ne olucak a e olunnn
 
banucum bencede sayımız az en azından kalabalık olunca 1 yada 2 kişi gelmeyince yokluğu belli olmaz ama şimdi 2 kişi gelmeyince takım bomboş oluyor neyse hayırlısı bakalım
 
herkese günaydın kızlar bugün yine yürüyüşle başladım güne kahvaltıda 1 dilim kepek ekmek 2 ince dilim peynir yedim şimdide çay içiyorum :)
 
Şekerin Yararları - Zararları|
Jul 18, 2008İngiliz bilim adı Judkin şekerin zehir olduğunu söylemiştir. Zehir insanı ürküten bir sözcüktür. Halbuki biz iyiliği, hoşluğu tanımlamada şeker ve tatlı sözcüklerini kullanırız. Sevdiklerimize şekerim, tatlım diye hitap ederiz, iyi insanın niteliklerini “şeker gibi” diye belirtiriz. Dini bayramlarımızdan biri “Şeker Bayramı”dır. Şeker yiyebildikleri için insanları mutlu sayar, herkesin şeker yiyebilmesini dileriz. Bütün bu inançlarımızın karşısına nasıl olur da duyduğumuzda irkildiğimiz zehir sözcüğüyle çıkılır. Bu çelişkiyi kavramanın tek yolu “her şeyin fazlası zararlıdır” ilkesini benimsemekle olur.
Şeker, şeker pancarının fabrikalarda işlenerek şeker kısmının ayrılmasıyla elde edilir. Buna göre pancar doğal besin olmasına karşın, şeker saf besindir. Şeker saf enerji kaynağı sayılır. Ancak şeker tek başına alındığında protein, vitaminler ve madenler olmadığından vücutta şekerden enerji oluşamaz. Bu nedenle şeker “boş kalori kaynağıdır”. Özellikle küçük çocuklara şekerli mamalar çok verildiğinde büyüme ve gelişme durur ve çocuk hastalanır. Bu hastalığa kuvaşiorkor “şeker bebeği” denmiştir.[/B][/B]

Ağzımızdaki mini canlılar da şekeri çok severler, özellikle sık aralıklarla şeker aldığımızda bu mini canlılar şekeri yiyerek asit yaparlar. Bu asit de dişleri çürütür. Bu nedenle, özellikle gelişme çağında şekerin çok ve sık tüketilmesi diş çürüklerinin başta gelen nedenidir.



Şeker; un, yağ, ceviz, fıstık, kaymak gibi besinlerle karıştırılıp kalori değeri çok yüksek tatlılar yapılır. Şekerlemelerin esası da şekerdir. Tatlı ve şekerlemeler zevkle sevilerek yenir. Böylece kişi farkında olmadan harcadığından çok kalori alır ve şişmanlar. Şişmanlık bir çok hastalığa zemin hazırlar.
Şekerin zehir etkisi yapmaması için, dengeli ve yerinde kullanılması gerekir. Yediğimiz ekmek de sindirildiğinde şekere çevrilir. Bu nedenle, insanın şeker gereksinmesi yoktur. Tatlı tat arzumuzu doyurmak için enerji alımımızı artırmamak koşuluyla şekerden yapılan tatlılardan yiyebiliriz. Beden hareketi az olanlar, ağır tatlılardan sakınmalıdırlar. Bebekler, şekere alıştırılmamalıdırlar.



Şeker ve tatlı yendikten sonra ağız iyice yıkanmalı ve dişler hemen fırçalanmalıdır. Şekerleme ve tatlılar sık aralıklarla yenmemelidir.
Özellikle yaşlı, bedensel hareketi az olan kişiler için en uygun tatlılar sütlü tatlılardır. Bu tatlılar, hem tatlı yeme isteğimizi karşılar, hem de kemik sağlığı için gerekli kalsiyum, protein ve B vitaminleri sağlar. Meyveli tatlılar ile aşure de ağır tatlılara göre daha az kalori verdiklerinden hareketi az olanlar için uygundur.


ohaoldumsmile
Arkadaşlar benim bu yazıda dikkatimi çeken çekerin işlenmiş olduğu için zararlı olması sabahları işe giderken şeker fabrikasının önünden geçiyoruz inanırmısınız bacalardan çıkan bulut mavimsi Allah bilir nasıl bir değişim gerçekleşiyor. ve şunu da ekleyeyim 1 küp şeker insanın bütün gün boyunca hiç bir şey yemese dahi kalori ihtiyacını karşılıyor. :bbo: yani aldığımız kaloriyi düşünün artık kafamçokkarıştı
şimdi niye acıkıyoruz o zaman diyorsunuzdur. cevap şu midemiz biyolojik olarak kendini programladı da oyüzden...
Bizim düsturumuz yaşayacak kadar yemek yemek olmalı....CADIARZU
Ahhh Ahh bu öğrendiklerimi 6 yıl önce öğrenseydim inanın şuan burda olmazdım .mafoldumben

neyse zararın neresinden dönersek kardır....
 
Arkadaşlar bakın bir yazı daha buldum.....


Şeker Yeme, Çocuğuna Yedirme! Mesaj Linki

--------------------------------------------------------------------------------

“12 YAŞINDA YAŞLANDIRIYOR”

- Çocukların enerjiye ihtiyacı var diye belli miktarlarda yemeleri doğru değil mi?

- Asla doğru değil.

- Peki enerji ihtiyacımızı nasıl karşılayacağız?

- Taş devri döneminde insanlar hayvan avlar ve bitki toplar. Şeker sadece meyvede var. Meyve esas olarak bir kültür bitkisi. Doğal ortam sebze ağırlıklıdır. İnsan eli ne kadar fazla değmişse bir gıda maddesine, o oranda olumsuzlaşıyor. O dönemde, insanların kan şekeri 60 dolayındaymış. Bu devirlere geldikçe şekerle tanışıyor ve alışkanlıkları değişiyor. Dolayısıyla ortalama kan şekeri de değişiyor. Şimdi 100’lerdeyiz, 120’de şeker hastalığı. Biliyorsunuz şimdi şeker hastalığı iki türlü. Bir doğumsal genetik özelliklerle alakalı tip 1 diabet. Bir de edimsel tip 2 diabet. Pankreas organının artık yeterince insülin üretememesiyle ortaya çıkar. Yaşlanma süreci olarak kabul edilir. 60’lı yaşlarda görülmesi beklenir. Ama şu anda 12 yaşındaki çocuklarda tip 2 diabet var. Sağlıklı beslenmede şekerin hiç yeri yok. Tamamen bir damak alışkanlığıdır.

“ŞEKER TÜKETİMİYLE HASTALIK ARTIŞ EĞRİSİ PARALEL”

Kısmen ya da tümüyle beslenme alışkanlıkları sonucu oluşan kronik, aslında önlenebilir hastalıklar, çok büyük bir toplum sağlığı sorunu haline gelmiştir. ABD’de 20 yaş üstü erişkinlerin yüzde 65’i ya şişman ya daha da ileri aşamada. 64 milyon insanın koroner kalp hastalığı, 11 milyon insanın şeker hastalığı, 37 milyonun kolesterol yüksekliği vardır. Ülkemizde kalp hastalığı sıklığı bu boyuta henüz gelmemiş gözükse bile, şeker hastası sayısının dört milyon olduğu göz önünde bulundurulursa, yakın zamanda vahim bir tablo ile karşı karşıya kalacağımız açıktır.

Ne zaman ki şeker pancarından şeker üretilmesi Avrupa’da ortaya çıktı, soğuk iklimlerde de şekere dönüşebilecek bir besin maddesi keşfedildi, toplumların şeker tüketimi arttı. Toplumların şeker tüketiminin artış eğrisiyle, hastalıkların artış eğrisi bire bir örtüşüyor. Çünkü; şeker sadece kalorisiyle, şişmanlatıcı etkisiyle zarar vermiyor, doğrudan kimyasal yapısıyla da çok tehlikeli. “Şeker yiyeyim oradan aldığım kaloriyi başka yerden kısarım” demek çok yanlış. İnsan vücudunun şeker almasına gereksinim yoktur.

“KANSER HÜCRESİ DE ŞEKERLE BESLENİYOR”

- Ama, beyin sadece glikozla beslenmiyor mu?
- Doğru. Ancak, bu glikozu her türlü karbonhidrat içeren bitkiden vücut elde ediyor. Kanser hücresi de şekerle besleniyor. Özellikle kemoterapi gören asla şeker yememeli.

Şeker pancarından veya şeker kamışından elde ettiğimiz şeker ‘sakaroz’, iki ayrı molekülden oluşan bir birleşik moleküldür. Sakarozu biz yer yemez vücudumuzda glikoz ve fruktoza ayrışır. Glikoz kan şekerimizin de adıdır. Hemen kana karışır ve kan şekerini yükseltir. Vücudumuz şekerin zararlı olduğunu bildiği için korkudan hemen insülin salgılar. Çok fazla miktarda şeker yemişsek, gereğinden fazla insülin salgılanır. İnsülin o şekeri hemen alır vücudun bir enerji açığı varsa kısmen enerjiye dönüştürür. Ama insan vücudu çok tasarruflu bir biyolojik bünye. Çok az enerjiyle çok işler yapabilir. Mutlaka yediğiniz şekerde bir fazlalık olacaktır. Bu fazla şeker, insülin aracılığı ile ya kas ve karaciğerdeki şeker depolarına götürülecek ki, vücudumuzun şeker deposu 120 gram kadardır. Orası da sürekli doludur, hiç boş kalmıyoruz çünkü. İnsülin bu şekeri alacak ve yağa dönüştürecek. Dolayısıyla sizin yediğiniz şeker vücudun değişik bölgelerinde yağlanmalara sebep olacak. İnsülin salgılandığı için bir de tokluk hormonu salgılanır. Hiç olmazsa şekerin glikoz bölümü bir derecede tokluk yarattığı için daha fazla şeker yemenizin de önüne geçmiş olur.

Şekerin ikinci bölümü olan fruktoz; çok az oranda insülin salgılatır. Dolayısıyla sınırsızca yiyebiliriz. Fruktoz günde 15 gram kadar vücudumuzda metabolize edilebiliyor. Değişik kimyasal süreçlerin içine katılabiliyor. Bu da 30 gram şekerdir. Günde bundan fazla yenirse karaciğerde trigliserite dönüşür. Trigliserit kan yağıdır. Bu hem karaciğer yağlanmasına, hem damar sertliğine, hem de vücudumuzun yağlanmasına yol açar. Bugün Amerika’da alkole bağlı sirozdan daha çok, karaciğer yağlanmasına dayalı sirozdan karaciğer nakli gereksinimi duyuluyor.

“MEYVE YİYORSAN, ŞEKER YEME”

- Yiyeceklere ve içeceklere bunu tercüme edersek.

- Bir kutu meşrubatta 35 gram; 200 gram meyvede 30 gram şeker vardır. İnsanoğlunun 200 gram meyve dışında hiç şeker yememesi gerekir. Diyelim ki çok aşerdiniz, 2 parça çikolata yediniz, o gün meyve yemeyin. Bir matematik yapmak zorundayız. Elbette, meyveden elde etmiş olduğumuz bir takım vitamin ve antioksidanları da feda etmiş oluyoruz.

- Meyvelerin şeker oranları farklı değil mi?

- İncir ve muz en çok şeker içerenler. Ama onun dışındaki meyveler aşağı yukarı aynı.

- Okuyucularımız söyleşimizden sonra bir reçete çıkartabilirler mi? Bunu yemeyeceğim, şunu yemeliyim diyebilir mi? Bu sistemin içindeyken, nasıl başaracaklar bunu?

Prof. Dr. Kenan Demirkol
 

Arkadaşım sen yazıları oku gönlünden ne geçiyorsa onu yap ama lütfen şekeri azalt çayı da boş ver fazla kafein selülit yapıyor zaten benneyaptımki
 
adigenissecim çok sağol arkadaşım verdiğin bilgiler çok çok çok önemli bilgiler şu an burda hepinize söz veriyorum şeker artık hayatımdan çıkmıştır ne bu yaaaaa madem o kadar kalori alıyoruz niye aç kalıyoruz boşu boşuna yok yok bitti benim için şeker
 

tebrik ederim vereliniortak kaydirigubbakcemile5
 
FERİHANNN
ferihancım 2 gündür yoksun yoğunluktan giremiyorsun galiba ama arkadaşım bize bi açıklama yapın 2 kişi konuşup duruyoruz burda kapatılacaksa durmayalım kimse yok kapatılmayacaksa yeni üyeler alalım bişeyler yapın lütfen muallakta kaldık böyle
 

takyoncum ben de gelip arada bakmama rağmen bir şey yazmıyorum çünkü durum ne olacak bilmiyorum .. fakat şu var ki ferihan bu liderlk işini artık yapamayacağını zaten söyledi.. sonuç olarak bir lider adayı çıkması gerekiyor... eğer ben yaparım her cuma hesaplamaları hallederim diyen varsa takım devam eder yeni üyeler alınır.... böyle biri çıkacak olursa ben bir kaç hafta yapılacakları gösterir hesaplamaları düzenler kısacası yardım ederim .. sizin durumunuza üzülüyorum kaç gündür acaba yine bu işi üstlensem mi diye sordum kendime ama yapamayacağıma karar verdim çünkü kimse çıkıp ben de varım demedikten sonra tek başıma taşın altına elimi sokmak hiç işime gelmiyor içimden de gelmiyor zaten..
 

kalliste ablam ben aday olurdum sırf takım kapanmasın diye ama hiç anlamadığım konu yapamayabilirim diye sesim çıkmıyor başka arkadaş varsa destekler yardımcı oluruz tabi ferihan yada sen inşallah bizi böyle garip boynu bükük bırakmazsınız kimsesiz kaldık galiba :1no2:mafoldumben:a015:
 
merhaba takımcığım hala takımım burası tabiki ama ben şunda artık ciddi anlamda eminimki kaptanlığı yapamıyorum kaç gündür geçmiş yazılara bakamadım bile elimde bir sürü proje var ve yetişmiyor ben işimi yetiştiremiyorum ki takımla ilgilenebileyim sizleride yalnız bırakmak istemem kaptanlık görevini üstlenecek bir arkadaş çıktımı aranızdan bilmiyorum varsa takım tabiki kapanmaz yoksa yapacak bişey yok inanın ki yetişemiyorum aklım hep burada ama çok fazla işim var gecem gündüzüm birbirine girdi resmen sizleride madur etmek istemezdim üzgünüm . geçmişe bakıp tekrar yazabilirsem yazarım öpüyorum herkezi .

takyoncum aramışsın sanırım geri dönüş yapamadım . takımla ilgili kalliste ablam gerekeni söylemiş yapabilirim diyorsan ne ala kaptanlık her cuma günü hesap bildirimlerini paylaşmak ama arkadaşlar kızmaasın malesef biz takım olarak motivasyonu yakalayamıyoruz . diğer takımlara şöyle bir göz gezdirin herkez birbirine öyle bir destek veriyorki öyle paylaşımlarda bulunuyorki kilo verme yüzdesi oldukça yüksek biz başaramadık bunu yinede takyoncum yapmak istersen kaptanlık burada olduğum zamanlarda yardımcı olmaya çalışırım . takımın kapanmasını bende istemem ama malesef bu görevi iyi bir şekilde sürdüremiyorum artık . kimseye faydam olmayacaksa kaptanlık yapmamın bir anlamı yok .
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…