Ailelerimizi seçebilseydik şuan ki ailemizi ya da şuan ki çocuklarınız sizleri seçer miydi?

Ben babanizda cok buyuk hatalar gormedim, her anne babanin yapabilecegi turden seyler gibi gorunuyor. Benim de babam mukemmelliyetci bi insan. 30 kusur yasinda halen onun gozlerinde onay ararim bazen :) ne hissettiginizi cok iyi anliyorum ama o da bir insan neticede. Egrisiyle dogrusuyla, hatasiyla sevabiyla. "Kendimize sefkat gosterelim" ama bu sefkati anne babamiza da gostermeliyiz bence. Cok ekstrem hatalari olmadigi surece..
 
Bu olayla ilgili ben de bir konu açmıştım geçen ay
Valla ben seçsem kesinlikle babamı seçerdim, dünyadaki en büyük şansım bebeklikten beri bize yakın arkadaşı gibi davranan bir baba. Bu aralar aynı muhitte calisiyoruz, her akşam evde görmesine rağmen yine de karşılaşınca yüzünde güller açar, koşar kucaklar falan amaa onun daha uyumlu,daha sakin, daha anlayışlı bir eş seçmesini isterdim. Annem fazlasiyla dediğim dedik bir insandir. O uzgunse herkes uzulmeli, bir kişiye küssün,tüm ev halkina terör estirir. O mutluysa da herkes mutlu olmalı. Ona göre her zaman tek ve mutlak haklı vardır o da kendisidir Ve tabii kendine bayılır. Bizi överken bile 'tabii ki güzelsin,çünkü benim kızımsin. Seni ben doğurdum' der bir huyumu beğenmesin, 'ben nasıl böyle çocuk doğurdum!!!' der. 30 yaşına geliyorum, o kadar kısa zamandır farkında ki benim ondan bağımsız bir birey olduğumu, kendi hayatımın ,kendi fikirlerim olacağını, artık bebeklikteki gibi onun bir uzvu olmadığımı, hatta hala bazen unutuyor Ergenligim, üniversite yıllarım,üni bitip tekrar aynı eve taşındığım yıllar...annem, anne gibi değil de adeta big brother gibiydi, devamlı seni izliyor, hayatını didikliyor... 30 yaşıma geldim bir kere 'ben birisinden hoslaniyorum' bile demedim ona. Hep bir şeyleri gizledim, ya da bir derdim varsa anlatmadım, inanılmaz kötü bir dinleyicidir. Misal, kırk yılın başında iş ile ilgili canımı sıkan bir şeylerden bahsettim, cidden de anlatıp rahatladim. Ertesi gün hemen başladı 'kizim mesleğini yapsana, bu iş için mi okudun sen! , KPSSye girsene, beraber işletme açalım'
Yani ben beni eleştir ya da önerilerle gel diye anlatmadım ki, sadece dinlenme ihtiyaciyla anlattım.
Bu yüzden normalde çok paylaşımcı bir insan olmama rağmen,evde asla bir şey paylaşmam, annem beni asla tanimaz. Hatta sıradan bir KK takipçisi bile hayatım hakkında annemden daha çok bilgiye sahiptir
Bu nedenle seçme imkanım olsa babamı kesinlikle seçerdim ama annemi seçmezdim. Yine de,çevremde hep gordugum pasif, kendini savunmaktan aciz, dünyaya çile çekmiş olmak için gelen- kurban rolüne sarılmış annelerden daha iyi olduğunu düşünüyorum. En azından güçlü ve akıllı bir kadın ve onun için hiç endiselenmedim, başına ne gelirse gelsin,o bir yolunu zaten bulur diye dusunuyorum. Yakın arkadaş çevremde kendi hayatının zorlukları yetmezmiş gibi bir de aklının bir köşesinde hep 'annem ne yapar?' diye düşünen arkadaşlarım var. Onlari gozlemledikce bunun da bir nimet olduğunu anlıyorum .
Sizin konuya gelince, araba almanizdan belki de gerçekten korkmustur,iyi bir sürücü olduğunuza inanamamis olabilir. Ben de işim gereği trafik kazalarıyla ilgileniyorum, o hevesle alınan arabalar çoğu insanın tabutu oluyor, bu gerçeği farkındayım. Her gün binlerce insan ya kendi hatası,ya başkasının hatasıyla o arabalarda uzvunu ya da canını kaybediyor. Bir o kadar insan sabah güzel bir güne baslamisken yolda yaşadığı bir anlık dikkatsizlik sonucu birilerinin canına kiyiyor ve hapsi boyluyor. İşin içinde olduğum için babanızın korkusunu anlıyorum. Bence siz de bu konuda anlayış gösterin. Zaten dilediğinizi yapıp almışsınız.
Benim annem de bisikletimden çok rahatsız olur, caldirdigimda sevinmişti hatta. Çünkü başıma bir şey gelmesinden korkar. Ama ben yine de binerim:) 'negatifi cagirma' diye terslenirim ona ama neden bisikletimden nefret ettiğini de bildiğim için esasında çok kizamam.
Sizin durum da bundan ibaret bence.
O binme dedi diye binmeyecek değilim, siz de babanız hayır demiş ama almissiniz. Daha da dert edecek bir şey yok...
Acilma konusunda da ne yapıp edip söyleyin mutlaka, çünkü evden kapalı çıkıp dışarıda acilmak sizin de öz sayginizi düşürür bir yerde. Bu yasta, böyle bir şeye maruz kalmak sizi de yıpratır.
Bence ailenize sinirinizin özünde bu var. Kendiniz olamıyorsunuz ve sebebi aileniz, bu yüzden sinirlisiniz.
Ben de annemin bize hala uzvu muamelesi yapıp anksiyiteleriyle kucakladigi için dünyayı görme arzuma rağmen gönlümce gezemiyordum, fırsatları kaçırıyordum. Şehirler arasi bile ya yalan söylüyor-gizliyordum, ya da kavga hiir gür, 'icimde kötü bir his var kızım,gitme' psikolojik baskısıyla kös kös evden çıkıyordum. O zamanlar mesela anneme karşı içimde gerçekten büyük bir öfke vardı. Çünkü hayal ettiğim hayatı yasamamdaki tek engeldi. Sonra, 25 yaşındayken bir cesaret işten istifa edip uzun bir Avrupa turuna yazıldım, taksitleri odeye odeye sonra gelmek üzereyken anneme haber verdim.
Tepkisi tbaii oldu, veda bile etmedi. Ama sandığım kadar da kötü değildi. Sonrasında daha az tepkiler aldım, firsatlari degerlendirdim. Şimdiyse ha Ankara'ya gideceğim demişim ha amsterdama, annem için bir olay değil...
Benim mesela hep hayal ettiğim bu özgürlüğe kavuştuktan sonra anneme olan öfkem azaldı. Hatta son yıllarda hiç olmadigi kadar iyiyiz.
Eminim sen de açılma kararini soyleyip eninde sonunda sana saygı duymalarını sağladıktan sonra çok rahatlatacaksin ve babana olan hırsın yerini daha güzel duygulara bırakacak.
Tecrübe konuşuyor^^ o yüzden hiç erteleme, nasılsa kaçış yok, yap o konusmayi
 
Sahi kız çocukları gerçekten annesinin kaderini mi yaşıyor bu hayatta? Sizler annelerinizle nasılsınız? Yada kızlarınızla?
ve benim annemin kaderini yaşamamam adına var mı önerileriniz?


Konuyu okuyamadim cok uzun.
Bu kisma cevap vereyim, kizlar annesinin kaderini yasamiyor.
Kabugunu kiramayan herkes bir yere sıkısıyor, sıkısmayın. Gücünüzden emin olun, yeter.

Benim annem ozguvensiz, sorunlara ragmen babamdan cok zor bosanan bi kadin. Bosaninca cok bocaladi, sendeledi, cok zor topladi. Halbuki yeni hayati cok daha iyi olacakti.

Ben 29 yasindaki esimi kaybettim. Onun 60 yasindaki dagilmasini yasamadim. Koyvermedim kendimi.
 
Konu sahibi arkadaşım bence kendi kararlarini gayet güzel kendi veren ve bunun için çaba gösteren birisiniz.babanizin tutumuda belki yaşadıklarındandır bilmiyorum.ben olsam babam benim arabamı istediğinde mutlu olur onure olurdum.siz ise kin ve kötü duygular hissediyorsunuz.babanızı affedin ve kişisel kusurlarını birazda olsa babam hata etti geçti gitti diye düşünebilirsiniz.kin ve kötü duygularinizin mimari albabaniz ve onun mükemmelliyetci otoriter tavrı.zaten sizin araba almanızı istememesinde de o otoriteyi görebiliyorum.şoyle düşünün şuan bukadar güçlü olmanızda babanızın size hayır demesinin etkisi var ve size katkısı olmuş aslında.yalniz şu başörtü meselesi çok kafamı karıştırdı.uzuldum yani.ben çocukluğumdan beri kapaliyim ama hep Rabbimin bir emri diye çocukta olsam bilinçle kapandım ve örtüm benim ayrılmaz bir parçam gibi.fakat sizde öyle değilse eğer bir secimmi yapsanız yani kararmi alsanız.orda şapkalı,burda açık,diğer yerde kapalı bu böyle olmaz.oncelikle Meriss ne istiyor ve Meriss kim bu sorunun cevabını almalısınız.psikolog fatih civelekoglu nu dinleyiniz efendim.cok faydasını göreceksiniz.
 
Konunuz o kadar tanıdık geldi ki .. Ben hep babam gibi biriyle evlenmekten çok korkmuştum, duam da hep o yöndeydi. Şükür ki tamamen zıt karakterde biriyle evlendim. Bekarken bende hep düşünürdüm annemin kaderini mi yaşayacağım acaba? Babalarımız hemen hemen aynı karakterde. Benim ki daha bile kötü olabilir :) (Malesef) düğünümü ben yaptım bir kuruş desteği olmadı. Ablamın bileziğini taktı o da sırf ben rezil olmayalım dedim diye. Geri iade ettim tabi sonra. Maddi, manevi öyle bir baskı ile büyüdüm ki bunun etkilerini şimdi gözlemliyorum. Panik atağım var ve inanılmaz Asosyalim. Hep aşağılanacağım korkusu yüzünden topluluk önünde konuşma yapamadım anında kalp çarpıntısı, kulak çınlaması oluyordu. Eve giriş, çıkış saatlerimize öyle karışırdıki bir süre sonra çıkmayaya başladım iş dışında. Aşağılamaları, hakaretleri bitmedi. Ailemden uzaktayım şimdi. Bunu ben istedim. Şuan çok rahatım ama kendi içimde hapis gibiyim aşamıyorum bazı şeyleri. Çocukluk, aile önemli. Tek temennim ileride bir gün çocuğum olursa eğer, her anlamda mutlu olmasını sağlamak olacak
 
Başınız sağ olsun Allah rahmet eylesin çok üzüldüm eşiniz için..
 
gecen gün aniden aklıma gelip hüngür hüngür ağladığım mesele..işin kötüsü hep en şanslı olduğunu düşünüp öyle olmadıgını idrak etmek. babam maddi yönden elinden geleni yapsa da manevi olarak cook yaraladı. ne sevgi ne destek. hep elalem için yasadık. giyim kusam eve giriş saati konusma sekli. sevgilimiz olursa öldürceğini söylerdi namusumuza laf gelirse. okulda cok basarılıydık bunla hava atardı ama bize ve anneme yaptıkları unutulmaz... ihtiyaclarımızı alırdı ama yüüzümüze vururdu sizin için ömrümü harcadım bu yasta çalışıyorm ölürsem ölürüm diye herkesin ortasında. hatta dayım utanıp derdi öyle deme diye kızardı. annem çilekeş fedakar iyi yapma hep ezilmiş. bizim için tahammül ettiğini söyler hep. bu yüklerin altında mükemmeliyetçi,onaylanma ihtiyacı ile yanıp tutuşan kaygılı kontrolcü, başarısızlık korkusundan iş yapamayan biri oldum. hep yalan dolan. çevrem beni farklı tanır duygusallıgımı gizlerim hep duygusuz özgüvenli rahat lider gibi davraıp ailemi övüp kimsye içimi açamadan geçiyo günlerim. suan aramız daha iyi ama ekonomik baüımsızlığımı elde edip erkenden hayatımı kurduğum için. seçer miydim ? sanmıyorum. kendimle savaşım bitmiyo ne istedğimi bile bilmiyorum
 
Asla kendi ailemi seçmezdim onlar yüzünden hiç kimseye kendime bile güvenmediğim için tedirgin kırgın duygusal ve yorgun biriyim belki bu sebeple çocuklarım da ilerde sorsalar beni seçmezler dediğim oluyor
 
Kimse mükemmel değil biz de değiliz
Kusurlarımızla varız bu hayatta.
Her anne baba kendi öngörüsüne göre bizim hayatımızı sekillendiriyor
Yani art niyet olmadığı sürece ailemizi olduğu gibi kabul etmeliyiz.
Ben ailemin kendi yaşadıkları döneme göre bir kaç tık üzerinde olduklarını görüyorum.
Benim babam da mukemmelliyetci kişilik ozelikle eğitim konusunda taviz yoktu
Çocukken başarıya karşı aşağılık duygusunu çok yaşıyordum
Basarisiz olunca babama ne diyeceğim korkusu vardi akademik anlamda.
Şuan iyiki öyle yapmış diyorum.
Babamın en büyük öğretisi kız cocuklari okumalı okutulmali idi.
İyiki onun kızıyım şükür.
Şuan hayata özgüvenli bakiyorsam başıma ilerde birşey gelirse enazindan kendi hayatımı kurabilecegim bir işim var.
İyiki ben böyle bir ailenin çocuğuyum diyorum.
 
Yarin basimiza ne gelecegini bilmiyoruz. Eger herseyi bu kadar dusunseydik hayat yasanmaz olurdu. Oluruna birakmayi ogrenmek lazim. Dusunseniz de hesap da yapsaniz hayat bildigi gibi ilerliyor. Yarinin ne getirecegi belli degil. Cok kasmamak lazim.
 
Herkesin kaderi kendine özel.
Kendinizi de şartlandırıp kötüyü çekmeyin üzerinize.
Son olarak beterin beteri var demişler.
Önünüze bakın...
 
Bu öneriyi genelde ailesiyle duygusal olarak bağı kuvvetli kişiler yapıyor. Annem çocukluğumuzdan beri erkek kardeşimi bizden ayırdı. Kendimi anladığım günden bu yana eleştiri aramızdaki tek bağ oldu. Kız kardeşimle benim için tek önem verdiği şey beden sağlığımız. Yaşıyorsak problem yok. Üzülmüşüz,kırılmışız,ruhen dağılmışız zerre anlam ifade etmiyor. Ki dedem sayesinde kendi de bu ayrımcılığa maruz kalmış bir insan. Annem genç bir anne beraber tatile gideriz orda küser. Burnumuzdan gelir. Annemde toplanırız kardeşimle dışarı çıkalım desek bir saat çocuklara bakmaz. Kalmaya gidelim ister. Çocuklara kızar. Çocuklarla inatlaşır. Aramamızı ister. Arayınca sürekli laf sokar. Aslında o kadar çok şey var ki. Hatırlayıp moralimi bozmak istemiyorum. Erkek kardeşime de tam tersi o üzülmesin küsmesin diye hiç bir tavır trip yapmaz. Kardeşim kaç kez borç yaptı. Antalya’ya tatile gitti. 10 15 bin ödedi laf etmedi. Kız Kardeşimin eşi askere gitti başka gelirleri de yoktu. 2 evi var ailemin kirayı kardeşime verirler dedim vermedi. Ondan bundan zekat topladı kardeşim için. Bizim çocuklarımıza bir gün baksa akşam şurayı yerlerde. Şimdi gelinimiz çalışacak torunumu severim bakarım diyor. (Burdan görümcelik yapacağım düşünülmesin yeğenime bakıcının bakmasını zaten ben de istemem) Sadece bize olmayan hoşgörüsü oğluna Gani Gani var. Bunu gördükçe de içimdeki çocuk ta ben de ondan uzaklaşıyorum. Bu arada çevreye karşı da bizi çok önemsediğini gösterir her zaman. Ama tüm sülale onun oğluna hasta olduğunu bilir. Bizi ailede babam kayırmasaydı şu an psikolojim bu halde bile olmazdı. Ailede babam kızları annem oğlunu tutar gibi bi haldeydik. Ama annem çok baskın e babam da işte bu iş bizi kurtarmadı en nihayetinde.
 
Sürecimiz aynı geçmiş gibi. Tek farklı yanı ben doğmayı seçerdim. Yaşamayı hayatı hayallerimi seviyorum.
Çocuğumla birlikte yaralarımın farkına vardım,ona iyi anne olmak isterken kendime iyi geldim. Anne olduğumda nasıl anne olmamam gerektiğini iyi biliyordum zaten. Okudum,araştırdım. Şükür çocuğumla ilişkim yolunda. Psk desteği de almak istiyordum hatta bir yeri aradım ama pandemiden dolayı zoom üzerinden görüşme yapacakları için emin olamadım. Sürecin biraz düzelmesini bekliyorum.
 
yani yaşınız genç
hepimiz benzer dönemlerden geçtik
ben 36 yaşındayım
bir yazı da var bununla ilgili
çocukken -tabi gerçekten psikopat bir ailede yetişmediysek- ailemizi mükemmel aile görüyoruz
sonra büyüdükçe hiç de mükemmel olmadıklarını fark ediyoruz
bu dönem ergenlikle başlayıp sürüyor, büyük bir kızgınlık da duyuyoruz, kinleniyoruz arada
sonra fark ediyoruz ki onlar da dünyaya anne baba olarak gelmediler, onlar da insandı ve pek çok hata yaptılar
hele çocuk anne/babalarsa anne babanız benim gibi 20 25 yaşlarında evlendilerse aslında bizimle beraber büyüdüler.
Eşim pek çok şeyde anne ve babamın analizini ve bendeki yansımasını söylüyor
mesela okurken babanız demiş ya kaza yaparsan sorumlusu ben değilim diye aha dedim benim babam
benim babam araba için gerçi bana çok destek oldu ama büyük yatırımlarda hep felaket tellalıydı rahmetli.
amsterdama gidecektim bana "amsterdama gitme orayı sel basıyor" demişti mesela :).
Şimdi benim babam çok yumuşak mizaçlı bir insandı asla o yönden kızamıyorum ama yıllarca hep korktum bazı şeylerden
Şimdi onu suçlamanın, sizin de babanızı suçlamanın bir manası yok
Onlar da bazı yönden eksikler, o yönleri hatalı. Belki onlar da babalarından öyle gördüler, ondan öyle oldular.
Yapmamız gereken onların o yönünü sevmek ve kabullenmek ama onlar istiyor ve öyle diye bizim de öyle olmamız gerekmediğini bilmek.
 
Bunları düşünürsen mutsuz olursun.

Düşünmemeye çalış inan senden daha zor durumda kalanlar var.
Bunlardan biri de benim.
Evet kolay olmuyor zor oluyor.
Belki hergün aklımıza geliyor.
Düşünmemeye çalışacağız.

Kendimize hayatımıza odaklanacağız.

Ben görüşmüyorum kimse ile, çünkü beni gerçekten çok çok çok çok mutsuz ettiler.
Karşılarına çıkıpta şöyle böyle dediğinde de inan ki değişmiyorlar.
 
Belki düzgün bir ailede doğsaydım farklı düşünürdüm. Şuan hala nefes alıyorsam hala yaşamayı seçtiğim için.
Kurban kafasından çıkalı bir kaç yıl oldu.
Her şeyi yapabilirim gibi geliyor ama bazen gözümde büyüyor.
Bakmayın önceki mesajımda çok iç karartıcı yazmışım ama şuan halimden memnunum.
Gerçek bir psikopatla yaşamak, her an ölüm korkusu insanı yoruyordu.
Bazen güçsüz bazen yorgun hissediyorum alıntıladığınız mesajda yine öyle bir anıma denk gelmiş:)
Umarım bir gün çocuğum olursa bende güzel bir ilişki kurabilirim.
 
Tabi ki dönem dönem olabiliyor. Detay da bilmiyorum size dair öyle yorumunuza istinaden yazdım. Benim de öyle dönemlerim oluyor özellikle annemle mecburen yakın ilişkiler kurmak zorunda olduğum dönemlerde. Bunları yazmak ta kolay değil. Ama her şey farketmele farkındalıkla başlıyor iyileşme. İnşallah kurabilirsiniz.
 
Biraz abarttığını düşündüm.
Güzel bir çocukluk yaşattıklarını anlatmışsın.
Bir isterdik üç alırdı demişsin.
Bilmiyorum her şey dört dörtlük olamıyor zaten.
25 yaşındasın çocukluğundan sonra meslek hayatında herşeyi kendi çabanla hırsınla yapmışsın.
Çocukluktan sonra 25 yaşına kadar kaç seneden söz ediyorsun ki.. 18 den itibaren saysak 7 sene eder.
Sanki bir ömür tek başına mücadele vermişsin gibi.
Araba için destek beklemende haklısın bu arada.
 
Anne babamı seçerdim.
Çocukluğum güzel geçti.
33 yaşındayım.
Maddi manevi her zaman yanımda olurlar, her konuda destekçidirler. Ne bileyim iyiler yani, seçerdim tekrar

Çocuklarım da bu soruya olumlu cevap versin diye çabalamakta olan bir anneyim zaten.
Umarım 3 çocuğum da bir gün benden ve babalarından razı olurlar. Şimdilik küçükler ve mutlular, hayat ne gösterir bakalım.

Kız çocuğu annenin kaderini yaşar klişesine pek inanmam açıkcası. Annem mutlu bir kadın. Evliliği güzel. Ben de öyleyim. Ama bu annemin kaderini yaşıyor olduğumu göstermez sanırım.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…