Bebekli Hayat Bana Göre Değilmiş

Koalina, 3 ayı biraz geçti bebeğim. Bugün ilk kez çok garip bi his kapladı içimi.
Evet onu çok seviyordum zaten ama akşam uyurken baktım baktım gözlerim doldu bu kadar sevmekten. Eşime dedim ki ben bu sevginin altında eziliyor gibiyim. Nasıl taşıyacağım? Daha önce hiç bu kadar yoğun hissetmemiştim. Bunda bebeğimin son 1 haftadır beni görünce kocaman gülmesi, heyecanlanması, babasına bile baktığından farklı bakması gibi tepkileri de etkili diye düşünüyorum. O da beni seviyor galiba :)

Sık sık kendime “mükemmel olmak zorunda değilsin” sadece annesi ol diye hatırlatıyorum.
Mükemmel annelik peşinde koşmak sadece bizi yıpratır bence.
Gözlerim doldu okurken ne güzel anlatmissin ❤️
 
Hıı bi de uykusunu rayına oturtunca akşam 19.30 da uyudu bizimki
2,5 saatlik diZi izledik kesintisiz :)
Film izlemek mümkün olabilir yakında merak etme :KK70:

Ben en çok uyuyamamaktan korkuyodum ama bak şu an keyfi olarak uyanığım
Eşim de bebek de uyuyorlar :) benim ne zorum varsa..
O uyku düxeni nasıl olacak bilmiyorum. 5te uyandı mesela emdi uyur gibi oldu hala mıkır mıkır sesler ağlamalar. Gözğ de kapalı uyumak istiyor ama derdini çözemiyorum ki uyuyalım. Normalde emip uyuması lazım
 
69. Günden Güncelleme: Düşüncelerim ve hislerim ilk günkü kadar kötü değil o kriz durumları yok ama ağlamalar devam ediyor. Gittiğim doktor şimdiye kadar ciddi bir değişim olmalıydı diyerek ilaçları iki katına çıkardı.
Bir şeyler rayına oturuyor, artık daha iyi bakıyorum ve hatta en iyi ben bakıyorum hissi var. Eşim alınca bile sırtını ört, öyle tutma, sarsma gibi direktiflerim mevcut. Zor bir bebek mi sanırım hayır. Her bebek gibi ağlıyor, uzun uykuları yok, kolik değil...ama sorumsuz hayatımı bırakıp diken üstünde yaşamak hala zor benim için.
Eşim yardımcı mı hem evet hem hayır, bazı günler hiç bir şey yapmıyor, bazı günler fazla şey yapıyor. 7/24 bebek bakmadığı için zannederim, çok daha sabırlı ve sevecen. Zaten hep pozitif ve dobra o. Normalde ailenin güçlüsü benimdir ama bu sefer ciddi anlamda eşimle ayakta duruyorum. Bir filmin ortasında oğlumuz ağlayınca ben de başlıyorum ağlamaya izleyemiyoruz diye. Eşimse çok mu önemli film, izlenirz hep beraber izleyip daha çok eğleneceğimiz günler gelecek, bu bir süreç sabret diyip duruyorr. Bense hep bir telaş halindeyim. Her gün yüzüstü koymalıyım ki boyun kasları gelişsin, trlevizyona bakmasın ki otizmle uğraşmayalım, kendi haline bırakmayıp sürekli konuşayım ki çabuk konuşsun, yok zeka kartları yok kitap okumalar. Çocuk daha 3 aylık bile değil. Geriliyor ve yoruluyorum. Günlük bir yorgunluk değil bu zihnim yorgun, bütün anneler böyle mi? Bunun yanında da bir o kadar rahatım, kayınvalideme bırakıp eşimle sinemaya ve yemeğe gittiğimiz oldu ama yetmedi. İstersem 1 aylık bir tatile çıkayım anladım ki sorun günlük dinlenmelerde değil sorumluluk hissinde. Yapamayacaklarımda aklım hala ve nasıl yetiştiririm endişeleri... Ben ki yıllardır kuşlarımın sebebiyle tatile çıkamadım, her gittiğimiz yerde bir gece konaklamalı kaldık, dönüşümlü gittik ki bakan yok diye. Şimdi düşünüyorum onlar bile batmadı, lafını etmedim şimdi çocuk sebebiyle yapamayacaklarım neden bana fazla geliyor?
Evet daha bi alıştım, sevmeye başladım ama o büyük aşk yok. Anladım ki sevgi dedikleri şey de emekten kaynaklı. Şimdi ilk günleri düşğnüyorum, müthiş göğüs yaralarıyla uğraşmıştım, çok ağlamış ve acı çekmiştim. Şimdi onlar geçti daha 1 ay olmasına rağmen unuttum bile... Bugünler de böyle geçecek mi gerçekten? Geri dönüp baktığımda vay be ne günler atlatmışım der miyim?
Öncelikle bütün evlatlarımız bize hayırlı evlat olsun ve allahım bize bağışlasın inşallah diye gireyim konuya :halay: benimki 9 aylık olmak üzere daha bir yere bırakıp gidemedim sinema desen yolunu unuttum düzgünce uyumak yemek yemek desen ohooo o neydi gı diye cevap veririm bide ben hepten tek bakıyorum nerdeyse eşim 5 de gelmesine rağmen bir saat ilgilensin ben zaten yorgun geliyorum demeye başlar benim aile apartmanında oturmama rağmen yardıma gelenim değil eleştiriye gelenim çok (eşimin halası teyzesi annesi hepsi benim de olduğum binada) oğlum bana çok düşkün 7/24 beraber olduğumuz için muhtemelen , güne beraber başlayıp beraber bitiyoruz eşim yatak odasında ben oğlumla oturma odasında beraber yatıyorum (evimizde doğal gaz sobası var sadece olduğum odada) yani tüm gece de ben ilgileniyorum ve resmen uyku düşmanı bir oğlum var sürekli uyanıyor zaten pek uyumuyo ama ne biliyo musun sana sarılıyo oluşu seni görünce heyecanlanması sana gülücükler saçması şimdi bide bacağıma yatmayı öğrendi kendi kendini devirip yatıyo bacağıma sarılarak :KK200: hepsi için değer İnan ki onun bakışı sarılışı sen istediğin kadar öp hırpalayarak sev hiç sesi çıkmıyo çünkü annesi olduğunu nasıl sevdiğini biliyo hissediyo evlatlarımız :nazar: ben seni halen tam bebeğe alışamamış gördüm acaba çok yardımcı olmaları da alışmanı etkiler mi bir kaç gün hiç yardım alma kimseden sonra İnan senle daha güzel daha sakin durduğunu seninde onla daha huzurlu olduğunu göreceksin bu sorumluluğun altında ezilmiş gibisin ama belki de tam teslimiyet sağlarsan bebeğinle kendine herşey daha rayına oturacak sonrasında ister gene çık kocanla ister gene yardımcı olsunlar ama daha seyrek şekilde hatta öyle ki artık etmemelerini kendin söyliceksin evladınla mutluluklar dilerim canım benim :emir_bebek:
 
O uyku düxeni nasıl olacak bilmiyorum. 5te uyandı mesela emdi uyur gibi oldu hala mıkır mıkır sesler ağlamalar. Gözğ de kapalı uyumak istiyor ama derdini çözemiyorum ki uyuyalım. Normalde emip uyuması lazım
Uyumayan bebek uyumuyo ne yazık ki yeni nesil bebeklerin büyük kısmı uyku düşmanı (bazıları hariç alttaki yengenin 3 çocuğu var üçü de delicesine uyurdu emerdi uyurdu başlarda olması gerektiği gibi ) :deli:
 
Keşke seni evimde misafir etme şansım olsaydı bir gün:) 3 yaşında ve 1 yaşında kızlarımla totomyer görmüyor zor çocuklar oyle sakinde değiller yine ben iyiyim derdin eminim:) canim senin yasadigin bu hissi ben 3. Çocuğumda nasıl yeteceğim diyerek yaşadım ama geçecek inşallah alışıyorum çok takmıyorum biraz daha rahat olmayı öğrendim belkide çoğu insan çocuklarımı yaramaZliklarini görünce allah sana sabır versin ben kafayı yerdim diyor ama hala yemedim sabirsizlik ve sinir oluyor iste bazen birds onu yenebilsem...Sadece bazen bu kadar sorumluluk yüklenmekle doğrumu yaptın diyorum kendime ama zamanı geri alamadığım için bunu düşünmüyorum çünkü 3. Kazara olmuştu bu aradada en büyük kizim 11 yaşında şuan bebekken saatlerce ağlardı ama şimdi geldi geçti diyorum ne gunlerdi
 
69. Günden Güncelleme: Düşüncelerim ve hislerim ilk günkü kadar kötü değil o kriz durumları yok ama ağlamalar devam ediyor. Gittiğim doktor şimdiye kadar ciddi bir değişim olmalıydı diyerek ilaçları iki katına çıkardı.
Bir şeyler rayına oturuyor, artık daha iyi bakıyorum ve hatta en iyi ben bakıyorum hissi var. Eşim alınca bile sırtını ört, öyle tutma, sarsma gibi direktiflerim mevcut. Zor bir bebek mi sanırım hayır. Her bebek gibi ağlıyor, uzun uykuları yok, kolik değil...ama sorumsuz hayatımı bırakıp diken üstünde yaşamak hala zor benim için.
Eşim yardımcı mı hem evet hem hayır, bazı günler hiç bir şey yapmıyor, bazı günler fazla şey yapıyor. 7/24 bebek bakmadığı için zannederim, çok daha sabırlı ve sevecen. Zaten hep pozitif ve dobra o. Normalde ailenin güçlüsü benimdir ama bu sefer ciddi anlamda eşimle ayakta duruyorum. Bir filmin ortasında oğlumuz ağlayınca ben de başlıyorum ağlamaya izleyemiyoruz diye. Eşimse çok mu önemli film, izlenirz hep beraber izleyip daha çok eğleneceğimiz günler gelecek, bu bir süreç sabret diyip duruyorr. Bense hep bir telaş halindeyim. Her gün yüzüstü koymalıyım ki boyun kasları gelişsin, trlevizyona bakmasın ki otizmle uğraşmayalım, kendi haline bırakmayıp sürekli konuşayım ki çabuk konuşsun, yok zeka kartları yok kitap okumalar. Çocuk daha 3 aylık bile değil. Geriliyor ve yoruluyorum. Günlük bir yorgunluk değil bu zihnim yorgun, bütün anneler böyle mi? Bunun yanında da bir o kadar rahatım, kayınvalideme bırakıp eşimle sinemaya ve yemeğe gittiğimiz oldu ama yetmedi. İstersem 1 aylık bir tatile çıkayım anladım ki sorun günlük dinlenmelerde değil sorumluluk hissinde. Yapamayacaklarımda aklım hala ve nasıl yetiştiririm endişeleri... Ben ki yıllardır kuşlarımın sebebiyle tatile çıkamadım, her gittiğimiz yerde bir gece konaklamalı kaldık, dönüşümlü gittik ki bakan yok diye. Şimdi düşünüyorum onlar bile batmadı, lafını etmedim şimdi çocuk sebebiyle yapamayacaklarım neden bana fazla geliyor?
Evet daha bi alıştım, sevmeye başladım ama o büyük aşk yok. Anladım ki sevgi dedikleri şey de emekten kaynaklı. Şimdi ilk günleri düşğnüyorum, müthiş göğüs yaralarıyla uğraşmıştım, çok ağlamış ve acı çekmiştim. Şimdi onlar geçti daha 1 ay olmasına rağmen unuttum bile... Bugünler de böyle geçecek mi gerçekten? Geri dönüp baktığımda vay be ne günler atlatmışım der miyim?
Canım burada taşlanır mıyım mükemmel anneler tarafından bilmiyorum ama bu dediklerini ben hiç yapmıyorum. Yüz üstü yatırıp dakika tutmadım hiç ya da zeka kartı filan almadım bile. Biz izlerken de arada televizyonu görüyor. Hem sadece oradaki ışıkları görüyor. 1-2 dakika gördü diye de otizmli olacağını düşünmüyorum.

Bu günler geri gelmeyecek, neden kendine iş gibi, hatta askeriye gibi kurallar koyuyorsun canım? Eğlenmene bak. Sling veya kanguru aldın mı bilmiyorum ama almadıysan mutlaka bir tane temin et. Aç evde müzik, koy bebeğini slinge, dans edin beraber. Ya da spor yapmayı sever misin bilmiyorum ama bir dizi aç kendine, bebek slingdeyken sağa sola adımla. Benim bebeğim 2,5aylıkken diş çıkarttı, hem de 4tane birden geliyor, çıkarırken çok ağrısı oluyor. Normalde de çok ağlardı ama özellikle son üç haftadır morarana kadar ağlıyor. Bi kucakta sustuğu için koyuyorum slinge, müzik açıp dikkatini dağıtıyorum, hemencecik uyuyor. Ben de sonrasında ister dans edeyim, ister ev toplayayım :) bir de kart göstermek yerine genelde ev içinde yaptığım işleri anlatıyorum. Bebeğim slingde mesela hadi çay koyalım annem, şimdi bardakları diziyoruz, su içeyim bi vs vs kendi kendime konuşur gibi yapıyorum :KK48: genelde ona da elletiyorum. Bak annem cam şişe, bu peçeteyi alıp salyalarımızı silelim diye, hissetsin istiyorum farklı materyalleri..

Sen rahatladıkça bebeğin de rahatlayacak. Üstelik günden güne büyüyor, akıllanıyorlar. Geçen gün kızımla ce-e oynadık ilk defa. O oyunu anladı mı bilmiyorum ama ben yüzümü kapatınca beni araması, yüzünün düşmesi, beni görünce gözlerinin patlayıp gülmesi bambaşkaydı.

Sen 69 gün deyince saydım, bizim kız da 88 günlük olmuş. Gün, hatta hafta bile tutmuyorum. Takvimime ara ara şu haftalık olacak yazmıştım, o günler geldikçe haberim oluyor kaç hafta olduğu.. Aşı günlerini bileyim yeter benim için..

Dışarı çıkma meselesiyse bizde hassas bir konu şu an. Önceden çıkmak istesem buzlukta süt var, en olmadı zaten mama da kullanıyoruz, çok bunalırsam anneme bırakırım bebeğimi diyordum. Şimdi bebeğimde süt alerjisi çıktı, hem buzluktaki sütleri kullanamıyoruz hem de mamayı kestik. Önceden istesem bırakır sinemaya konsere giderim ama ben istemiyorum modundaydım. Bu moddan çıkıp, kızım bensiz duramaz düşüncesi beni çok yıprattı ilk günler ama buna da alıştım. Boncuk gözlerine, minik ellerine baktıkça, kalabalıkta beni fark edip bakışlarını bana kitlediğinde filan içimi öyle bir duygu kaplıyor ki tarifi yok :KK36: dediğin doğru yani canım, zamanla artıyor annelik duygusu da aşkı da :-)

Gece herkes uyurken benim uyanık olmam canımı çok sıkıyordu, boşluğa bakıp bebeğimi emziriyordum. Sonra aklıma geldi, gece emzirirken dizi açmaya başladım şöyle 15dklık olanlardan. Emzirirken de ne vakti anlıyordum, ne sıkılıyordum geceleri. Artık alıştığım için dizi açmasam da sıkılmıyorum bu arada :)

Çok uzattım canım ama son iki haftadır eşimle dört beş tane film bile izledik keyifle, bebeğimin o kadar huysuz olmasına rağmen bulduk boşluklar. Ya biz ona alıştık ya da o bize alıştı. Yine klişe olacak ama hepsi geçecek :-) akışına bırak önce, mükemmel olmaya çalışma, gerisi çok güzel olacak. Ablam Emira SY Emira SY hep diyor; annelik lastikli çarşaf katlamaya benzer, kimse nasıl yapılmasını gerektiğini bilmez ama herkes kendi yöntemini bulup bir şekilde yapar.

Kendi yöntemimizi bulacağız, az kaldı :KK36:
 
O uyku düxeni nasıl olacak bilmiyorum. 5te uyandı mesela emdi uyur gibi oldu hala mıkır mıkır sesler ağlamalar. Gözğ de kapalı uyumak istiyor ama derdini çözemiyorum ki uyuyalım. Normalde emip uyuması lazım


Uyku meselesi bence bebekten bebeğe göre değişmekle birlikte kesinlikle rutin oluşturmanın yararlı olduğu bir durum olduğuna inanıyorum.

2. Ayın içinde rutine başladık biz
Ondan önce 23 gibi uyuyordu yorgunluktan bitmiş oluyorduk.

Her akşam aynı saatte yıkamaya başladık
Önceleri işe yaramadı gibi oldu, hep aynı saatte ağlıyordu. Meğer çok uykusu gelip uyuyamadığından ağlıyormuş. Saatini kaçırıyormuşuz çünkü. O uyku işaretlerini aldığımız anda uyutma sürecine başlıyoruz artık
Şimdi 19.30-20.00 arası bi saatte gece uykusuna başlıyor. Sabah da 7.15-8.00 arası uyanıyor. Aralarda eğer kaka yapmazsa altını açmadan o tam uyanmadan alıp besliyorum. Rüya beslenmesi diyorlarmış buna. Hiç uykusu bölünmemiş oluyor. Kakası varsa mızmızlanıyor ama. O zaman bezi çıkarıp tuvalete tutuyorum ben yoksa uyumuyor.

Bir de bazı bebekler gürültülü uyurlarmış
Sağa sola dönmeler mıkırdanmalar
Eğer ağlamıyorsa müdahale etmeyin uyku geçişleri (rem-nonrem) gürültülü olabilir diyorlar. Gözü bile açık olabilirmiş.
 
Canım burada taşlanır mıyım mükemmel anneler tarafından bilmiyorum ama bu dediklerini ben hiç yapmıyorum. Yüz üstü yatırıp dakika tutmadım hiç ya da zeka kartı filan almadım bile. Biz izlerken de arada televizyonu görüyor. Hem sadece oradaki ışıkları görüyor. 1-2 dakika gördü diye de otizmli olacağını düşünmüyorum.

Bu günler geri gelmeyecek, neden kendine iş gibi, hatta askeriye gibi kurallar koyuyorsun canım? Eğlenmene bak. Sling veya kanguru aldın mı bilmiyorum ama almadıysan mutlaka bir tane temin et. Aç evde müzik, koy bebeğini slinge, dans edin beraber. Ya da spor yapmayı sever misin bilmiyorum ama bir dizi aç kendine, bebek slingdeyken sağa sola adımla. Benim bebeğim 2,5aylıkken diş çıkarttı, hem de 4tane birden geliyor, çıkarırken çok ağrısı oluyor. Normalde de çok ağlardı ama özellikle son üç haftadır morarana kadar ağlıyor. Bi kucakta sustuğu için koyuyorum slinge, müzik açıp dikkatini dağıtıyorum, hemencecik uyuyor. Ben de sonrasında ister dans edeyim, ister ev toplayayım :) bir de kart göstermek yerine genelde ev içinde yaptığım işleri anlatıyorum. Bebeğim slingde mesela hadi çay koyalım annem, şimdi bardakları diziyoruz, su içeyim bi vs vs kendi kendime konuşur gibi yapıyorum :KK48: genelde ona da elletiyorum. Bak annem cam şişe, bu peçeteyi alıp salyalarımızı silelim diye, hissetsin istiyorum farklı materyalleri..

Sen rahatladıkça bebeğin de rahatlayacak. Üstelik günden güne büyüyor, akıllanıyorlar. Geçen gün kızımla ce-e oynadık ilk defa. O oyunu anladı mı bilmiyorum ama ben yüzümü kapatınca beni araması, yüzünün düşmesi, beni görünce gözlerinin patlayıp gülmesi bambaşkaydı.

Sen 69 gün deyince saydım, bizim kız da 88 günlük olmuş. Gün, hatta hafta bile tutmuyorum. Takvimime ara ara şu haftalık olacak yazmıştım, o günler geldikçe haberim oluyor kaç hafta olduğu.. Aşı günlerini bileyim yeter benim için..

Dışarı çıkma meselesiyse bizde hassas bir konu şu an. Önceden çıkmak istesem buzlukta süt var, en olmadı zaten mama da kullanıyoruz, çok bunalırsam anneme bırakırım bebeğimi diyordum. Şimdi bebeğimde süt alerjisi çıktı, hem buzluktaki sütleri kullanamıyoruz hem de mamayı kestik. Önceden istesem bırakır sinemaya konsere giderim ama ben istemiyorum modundaydım. Bu moddan çıkıp, kızım bensiz duramaz düşüncesi beni çok yıprattı ilk günler ama buna da alıştım. Boncuk gözlerine, minik ellerine baktıkça, kalabalıkta beni fark edip bakışlarını bana kitlediğinde filan içimi öyle bir duygu kaplıyor ki tarifi yok :KK36: dediğin doğru yani canım, zamanla artıyor annelik duygusu da aşkı da :-)

Gece herkes uyurken benim uyanık olmam canımı çok sıkıyordu, boşluğa bakıp bebeğimi emziriyordum. Sonra aklıma geldi, gece emzirirken dizi açmaya başladım şöyle 15dklık olanlardan. Emzirirken de ne vakti anlıyordum, ne sıkılıyordum geceleri. Artık alıştığım için dizi açmasam da sıkılmıyorum bu arada :)

Çok uzattım canım ama son iki haftadır eşimle dört beş tane film bile izledik keyifle, bebeğimin o kadar huysuz olmasına rağmen bulduk boşluklar. Ya biz ona alıştık ya da o bize alıştı. Yine klişe olacak ama hepsi geçecek :-) akışına bırak önce, mükemmel olmaya çalışma, gerisi çok güzel olacak. Ablam Emira SY Emira SY hep diyor; annelik lastikli çarşaf katlamaya benzer, kimse nasıl yapılmasını gerektiğini bilmez ama herkes kendi yöntemini bulup bir şekilde yapar.

Kendi yöntemimizi bulacağız, az kaldı :KK36:

Güzel lafmış valla :)
Ben yuvarlayıveriyorun lastikli çarşafı :KK70:
 
Koalina maksimum 1 yaşında kesersin gece memesini, uyutursun akşam 7de. Atarsın bebek arabasına, istersen dünyanın öbür ucuna git. Sabaha kadar film izle. Hele bi yaz sezonu gelsin, al çocuğu denize git, havuza git. Göz açıp kapayana kadar geçiyor yaz. Suyun için çok yoruluyorlar.

Sen bu mükemmel anneliğe çok takmışsın kafayı. Robot yetiştirmeye odaklanmışsın. Dediğin her şeyi ben yapmadım mı? Yaptım. Ama “yapmak zorundayım, yapmalıyım, mutlaka böyle olmalı” demedim. Başka kimsem yoktu zaten yanımda, bebekle konuştum oynadım. Hep göğsümde yüz üstü uyuttuğum için o kafa hep kalkıyordu zaten. Zeka kartı hiç almadım. Evde kendim oyuncak yaptım. Bi uğraşı lazımdı çünkü. Şimdi o döneme bakıyorum -ki 2-3 hafta için 2 çocuklu bir hayata gireceğim- ne kadar boş vaktim varmış.

Tak ayağına bileğine çıngıraklı bilekliklerden aç filmini izle gündüz. Çevir yüzünü çocuğun sana doğru. Bi tane oyuncaklı halılardan al. Kasmazsan çok rahat inan. Gün sayıyorum ben doğuma, tek çocuk yetmedi. Diğeride doğsunda biraz meşgale çıksın diyorum. Kafanı rahatlatırsan çok eğleneceksin.
 
4. Aydan sonrası çok değişiyor. Bir kere sizi görünce gülmeye başladı mı sizi tanımasının verdiği gurur ve etkileşime geçebilmesi var. Aşk olayını anlamadım yalnız, çok seversin tamam da çocuğuna aşk hissetmek tuhaf değil mi zaten? Ben anneme karşı bir aşk hissetmediğim gibi çocuğuma da aşk hissetmiyorum ama seviyorum o ayrı.
Bu arada bizim doktor 3 yaşına kadar aktivite önermedi sadece oyun oynayın ve sevin başka bir aktiviteye ihtiyacı yok diyor. Zaten ben bireyleri öğretmeye çalışsam da çalışmasam da kendi hazır olunca bir anda yapmaya başlıyor.
69. Günden Güncelleme: Düşüncelerim ve hislerim ilk günkü kadar kötü değil o kriz durumları yok ama ağlamalar devam ediyor. Gittiğim doktor şimdiye kadar ciddi bir değişim olmalıydı diyerek ilaçları iki katına çıkardı.
Bir şeyler rayına oturuyor, artık daha iyi bakıyorum ve hatta en iyi ben bakıyorum hissi var. Eşim alınca bile sırtını ört, öyle tutma, sarsma gibi direktiflerim mevcut. Zor bir bebek mi sanırım hayır. Her bebek gibi ağlıyor, uzun uykuları yok, kolik değil...ama sorumsuz hayatımı bırakıp diken üstünde yaşamak hala zor benim için.
Eşim yardımcı mı hem evet hem hayır, bazı günler hiç bir şey yapmıyor, bazı günler fazla şey yapıyor. 7/24 bebek bakmadığı için zannederim, çok daha sabırlı ve sevecen. Zaten hep pozitif ve dobra o. Normalde ailenin güçlüsü benimdir ama bu sefer ciddi anlamda eşimle ayakta duruyorum. Bir filmin ortasında oğlumuz ağlayınca ben de başlıyorum ağlamaya izleyemiyoruz diye. Eşimse çok mu önemli film, izlenirz hep beraber izleyip daha çok eğleneceğimiz günler gelecek, bu bir süreç sabret diyip duruyorr. Bense hep bir telaş halindeyim. Her gün yüzüstü koymalıyım ki boyun kasları gelişsin, trlevizyona bakmasın ki otizmle uğraşmayalım, kendi haline bırakmayıp sürekli konuşayım ki çabuk konuşsun, yok zeka kartları yok kitap okumalar. Çocuk daha 3 aylık bile değil. Geriliyor ve yoruluyorum. Günlük bir yorgunluk değil bu zihnim yorgun, bütün anneler böyle mi? Bunun yanında da bir o kadar rahatım, kayınvalideme bırakıp eşimle sinemaya ve yemeğe gittiğimiz oldu ama yetmedi. İstersem 1 aylık bir tatile çıkayım anladım ki sorun günlük dinlenmelerde değil sorumluluk hissinde. Yapamayacaklarımda aklım hala ve nasıl yetiştiririm endişeleri... Ben ki yıllardır kuşlarımın sebebiyle tatile çıkamadım, her gittiğimiz yerde bir gece konaklamalı kaldık, dönüşümlü gittik ki bakan yok diye. Şimdi düşünüyorum onlar bile batmadı, lafını etmedim şimdi çocuk sebebiyle yapamayacaklarım neden bana fazla geliyor?
Evet daha bi alıştım, sevmeye başladım ama o büyük aşk yok. Anladım ki sevgi dedikleri şey de emekten kaynaklı. Şimdi ilk günleri düşğnüyorum, müthiş göğüs yaralarıyla uğraşmıştım, çok ağlamış ve acı çekmiştim. Şimdi onlar geçti daha 1 ay olmasına rağmen unuttum bile... Bugünler de böyle geçecek mi gerçekten? Geri dönüp baktığımda vay be ne günler atlatmışım der miyim?
 
Öncelikle bütün evlatlarımız bize hayırlı evlat olsun ve allahım bize bağışlasın inşallah diye gireyim konuya :halay: benimki 9 aylık olmak üzere daha bir yere bırakıp gidemedim sinema desen yolunu unuttum düzgünce uyumak yemek yemek desen ohooo o neydi gı diye cevap veririm bide ben hepten tek bakıyorum nerdeyse eşim 5 de gelmesine rağmen bir saat ilgilensin ben zaten yorgun geliyorum demeye başlar benim aile apartmanında oturmama rağmen yardıma gelenim değil eleştiriye gelenim çok (eşimin halası teyzesi annesi hepsi benim de olduğum binada) oğlum bana çok düşkün 7/24 beraber olduğumuz için muhtemelen , güne beraber başlayıp beraber bitiyoruz eşim yatak odasında ben oğlumla oturma odasında beraber yatıyorum (evimizde doğal gaz sobası var sadece olduğum odada) yani tüm gece de ben ilgileniyorum ve resmen uyku düşmanı bir oğlum var sürekli uyanıyor zaten pek uyumuyo ama ne biliyo musun sana sarılıyo oluşu seni görünce heyecanlanması sana gülücükler saçması şimdi bide bacağıma yatmayı öğrendi kendi kendini devirip yatıyo bacağıma sarılarak :KK200: hepsi için değer İnan ki onun bakışı sarılışı sen istediğin kadar öp hırpalayarak sev hiç sesi çıkmıyo çünkü annesi olduğunu nasıl sevdiğini biliyo hissediyo evlatlarımız :nazar: ben seni halen tam bebeğe alışamamış gördüm acaba çok yardımcı olmaları da alışmanı etkiler mi bir kaç gün hiç yardım alma kimseden sonra İnan senle daha güzel daha sakin durduğunu seninde onla daha huzurlu olduğunu göreceksin bu sorumluluğun altında ezilmiş gibisin ama belki de tam teslimiyet sağlarsan bebeğinle kendine herşey daha rayına oturacak sonrasında ister gene çık kocanla ister gene yardımcı olsunlar ama daha seyrek şekilde hatta öyle ki artık etmemelerini kendin söyliceksin evladınla mutluluklar dilerim canım benim :emir_bebek:
Ya işte ben bu olayı sevmiyorum, o kadar kendimden geçip "değer" diyebilir miyim bilmiyorum.

Canım burada taşlanır mıyım mükemmel anneler tarafından bilmiyorum ama bu dediklerini ben hiç yapmıyorum. Yüz üstü yatırıp dakika tutmadım hiç ya da zeka kartı filan almadım bile. Biz izlerken de arada televizyonu görüyor. Hem sadece oradaki ışıkları görüyor. 1-2 dakika gördü diye de otizmli olacağını düşünmüyorum.

Bu günler geri gelmeyecek, neden kendine iş gibi, hatta askeriye gibi kurallar koyuyorsun canım? Eğlenmene bak. Sling veya kanguru aldın mı bilmiyorum ama almadıysan mutlaka bir tane temin et. Aç evde müzik, koy bebeğini slinge, dans edin beraber. Ya da spor yapmayı sever misin bilmiyorum ama bir dizi aç kendine, bebek slingdeyken sağa sola adımla. Benim bebeğim 2,5aylıkken diş çıkarttı, hem de 4tane birden geliyor, çıkarırken çok ağrısı oluyor. Normalde de çok ağlardı ama özellikle son üç haftadır morarana kadar ağlıyor. Bi kucakta sustuğu için koyuyorum slinge, müzik açıp dikkatini dağıtıyorum, hemencecik uyuyor. Ben de sonrasında ister dans edeyim, ister ev toplayayım :) bir de kart göstermek yerine genelde ev içinde yaptığım işleri anlatıyorum. Bebeğim slingde mesela hadi çay koyalım annem, şimdi bardakları diziyoruz, su içeyim bi vs vs kendi kendime konuşur gibi yapıyorum :KK48: genelde ona da elletiyorum. Bak annem cam şişe, bu peçeteyi alıp salyalarımızı silelim diye, hissetsin istiyorum farklı materyalleri..

Sen rahatladıkça bebeğin de rahatlayacak. Üstelik günden güne büyüyor, akıllanıyorlar. Geçen gün kızımla ce-e oynadık ilk defa. O oyunu anladı mı bilmiyorum ama ben yüzümü kapatınca beni araması, yüzünün düşmesi, beni görünce gözlerinin patlayıp gülmesi bambaşkaydı.

Sen 69 gün deyince saydım, bizim kız da 88 günlük olmuş. Gün, hatta hafta bile tutmuyorum. Takvimime ara ara şu haftalık olacak yazmıştım, o günler geldikçe haberim oluyor kaç hafta olduğu.. Aşı günlerini bileyim yeter benim için..

Dışarı çıkma meselesiyse bizde hassas bir konu şu an. Önceden çıkmak istesem buzlukta süt var, en olmadı zaten mama da kullanıyoruz, çok bunalırsam anneme bırakırım bebeğimi diyordum. Şimdi bebeğimde süt alerjisi çıktı, hem buzluktaki sütleri kullanamıyoruz hem de mamayı kestik. Önceden istesem bırakır sinemaya konsere giderim ama ben istemiyorum modundaydım. Bu moddan çıkıp, kızım bensiz duramaz düşüncesi beni çok yıprattı ilk günler ama buna da alıştım. Boncuk gözlerine, minik ellerine baktıkça, kalabalıkta beni fark edip bakışlarını bana kitlediğinde filan içimi öyle bir duygu kaplıyor ki tarifi yok :KK36: dediğin doğru yani canım, zamanla artıyor annelik duygusu da aşkı da :-)

Gece herkes uyurken benim uyanık olmam canımı çok sıkıyordu, boşluğa bakıp bebeğimi emziriyordum. Sonra aklıma geldi, gece emzirirken dizi açmaya başladım şöyle 15dklık olanlardan. Emzirirken de ne vakti anlıyordum, ne sıkılıyordum geceleri. Artık alıştığım için dizi açmasam da sıkılmıyorum bu arada :)

Çok uzattım canım ama son iki haftadır eşimle dört beş tane film bile izledik keyifle, bebeğimin o kadar huysuz olmasına rağmen bulduk boşluklar. Ya biz ona alıştık ya da o bize alıştı. Yine klişe olacak ama hepsi geçecek :-) akışına bırak önce, mükemmel olmaya çalışma, gerisi çok güzel olacak. Ablam Emira SY Emira SY hep diyor; annelik lastikli çarşaf katlamaya benzer, kimse nasıl yapılmasını gerektiğini bilmez ama herkes kendi yöntemini bulup bir şekilde yapar.

Kendi yöntemimizi bulacağız, az kaldı :KK36:
Çok güzel sözmüş :) kanguru da var sling de, slingi kullanmaadım kanguruyu da yenidoğan aparatıyla taşıması zor geliyor bana ama evde işim olur da mızıldarsa takıp yapıyorum. Onlar da bana aktivite oluyor işte yoksa bebekle nasıl ilgilenilir nasıl oyalanır bilemiyorum. İlk zamanlara göre daha rhatım tabi, zamanla belki daha rahat olur ama bilemiyorum...
Uyku meselesi bence bebekten bebeğe göre değişmekle birlikte kesinlikle rutin oluşturmanın yararlı olduğu bir durum olduğuna inanıyorum.

2. Ayın içinde rutine başladık biz
Ondan önce 23 gibi uyuyordu yorgunluktan bitmiş oluyorduk.

Her akşam aynı saatte yıkamaya başladık
Önceleri işe yaramadı gibi oldu, hep aynı saatte ağlıyordu. Meğer çok uykusu gelip uyuyamadığından ağlıyormuş. Saatini kaçırıyormuşuz çünkü. O uyku işaretlerini aldığımız anda uyutma sürecine başlıyoruz artık
Şimdi 19.30-20.00 arası bi saatte gece uykusuna başlıyor. Sabah da 7.15-8.00 arası uyanıyor. Aralarda eğer kaka yapmazsa altını açmadan o tam uyanmadan alıp besliyorum. Rüya beslenmesi diyorlarmış buna. Hiç uykusu bölünmemiş oluyor. Kakası varsa mızmızlanıyor ama. O zaman bezi çıkarıp tuvalete tutuyorum ben yoksa uyumuyor.

Bir de bazı bebekler gürültülü uyurlarmış
Sağa sola dönmeler mıkırdanmalar
Eğer ağlamıyorsa müdahale etmeyin uyku geçişleri (rem-nonrem) gürültülü olabilir diyorlar. Gözü bile açık olabilirmiş.
Aslında bir rutini vardı az çok ama eşim evde olunca veya kayınvalidemlere gidince bozuyorlar. Onlara göre çocuk bütün gün ayakta olacak ki gece uyusun, bu sefer uykuya geçemeyip çok mızırdıyor. 2 saat uyuyacağını biliyorum mesela, uyuynca 40 dakika sonra bi mızıldıyor gözü açılıyor ama görmüyor aslında. Hemen bir şekilde piş piş yapıp okşayıp falan geri daldırmak lazım. Gözünü açık gören kucaklayıp uyandı bu diye getiriyor, eşim de dahil. Öyle olunca da hem ben yoruluyorum hem geriliyorum çünkü uyanık olduğu zamanlar da etrafı falan izlemiyor, ağlamaklı, mız mız...
 
69. Günden Güncelleme: Düşüncelerim ve hislerim ilk günkü kadar kötü değil o kriz durumları yok ama ağlamalar devam ediyor. Gittiğim doktor şimdiye kadar ciddi bir değişim olmalıydı diyerek ilaçları iki katına çıkardı.
Bir şeyler rayına oturuyor, artık daha iyi bakıyorum ve hatta en iyi ben bakıyorum hissi var. Eşim alınca bile sırtını ört, öyle tutma, sarsma gibi direktiflerim mevcut. Zor bir bebek mi sanırım hayır. Her bebek gibi ağlıyor, uzun uykuları yok, kolik değil...ama sorumsuz hayatımı bırakıp diken üstünde yaşamak hala zor benim için.
Eşim yardımcı mı hem evet hem hayır, bazı günler hiç bir şey yapmıyor, bazı günler fazla şey yapıyor. 7/24 bebek bakmadığı için zannederim, çok daha sabırlı ve sevecen. Zaten hep pozitif ve dobra o. Normalde ailenin güçlüsü benimdir ama bu sefer ciddi anlamda eşimle ayakta duruyorum. Bir filmin ortasında oğlumuz ağlayınca ben de başlıyorum ağlamaya izleyemiyoruz diye. Eşimse çok mu önemli film, izlenirz hep beraber izleyip daha çok eğleneceğimiz günler gelecek, bu bir süreç sabret diyip duruyorr. Bense hep bir telaş halindeyim. Her gün yüzüstü koymalıyım ki boyun kasları gelişsin, trlevizyona bakmasın ki otizmle uğraşmayalım, kendi haline bırakmayıp sürekli konuşayım ki çabuk konuşsun, yok zeka kartları yok kitap okumalar. Çocuk daha 3 aylık bile değil. Geriliyor ve yoruluyorum. Günlük bir yorgunluk değil bu zihnim yorgun, bütün anneler böyle mi? Bunun yanında da bir o kadar rahatım, kayınvalideme bırakıp eşimle sinemaya ve yemeğe gittiğimiz oldu ama yetmedi. İstersem 1 aylık bir tatile çıkayım anladım ki sorun günlük dinlenmelerde değil sorumluluk hissinde. Yapamayacaklarımda aklım hala ve nasıl yetiştiririm endişeleri... Ben ki yıllardır kuşlarımın sebebiyle tatile çıkamadım, her gittiğimiz yerde bir gece konaklamalı kaldık, dönüşümlü gittik ki bakan yok diye. Şimdi düşünüyorum onlar bile batmadı, lafını etmedim şimdi çocuk sebebiyle yapamayacaklarım neden bana fazla geliyor?
Evet daha bi alıştım, sevmeye başladım ama o büyük aşk yok. Anladım ki sevgi dedikleri şey de emekten kaynaklı. Şimdi ilk günleri düşğnüyorum, müthiş göğüs yaralarıyla uğraşmıştım, çok ağlamış ve acı çekmiştim. Şimdi onlar geçti daha 1 ay olmasına rağmen unuttum bile... Bugünler de böyle geçecek mi gerçekten? Geri dönüp baktığımda vay be ne günler atlatmışım der miyim?
anne olmanın zorluğu kişiden kişiye değişir bence
bazıları için öyle kolay ki
eminim burada sana yazan kadınların çoğu senin gibi
erken konuşsun, hemen yürüsün, aman zeki olsun vs..
ben 9 ay hamileliğimde bir fincan kahve içmedim
ama noldu bebeğim şimdi hasta
haftalık yemek listesi var güya gıda mühendisleri ile yaptığım vs...
yok şeker yemesin yok tuzu tatmasın
bazende biz kendimize yapıyoruz gibi
öğlen araları sırf 10 dakikada olsa kilometrelerce gidiyorum onu görmek için
annelik zaten bu
filmi de izlediğiniz günlere sayarsınız :)
benim bırakıp eşimle bir kahve içebileceğim insanlar yok
şöyle güzel bir banyoyu annem yada kayınvalidem geldiğinde oda yaklaşık ayda bir yapabiliyorum
yoksa sürekli kapıyı tıklatıp annnnnneeee diyen birisi var ve o herşeye değer :)
 
anne olmanın zorluğu kişiden kişiye değişir bence
bazıları için öyle kolay ki
eminim burada sana yazan kadınların çoğu senin gibi
erken konuşsun, hemen yürüsün, aman zeki olsun vs..
ben 9 ay hamileliğimde bir fincan kahve içmedim
ama noldu bebeğim şimdi hasta
haftalık yemek listesi var güya gıda mühendisleri ile yaptığım vs...
yok şeker yemesin yok tuzu tatmasın
bazende biz kendimize yapıyoruz gibi
öğlen araları sırf 10 dakikada olsa kilometrelerce gidiyorum onu görmek için
annelik zaten bu
filmi de izlediğiniz günlere sayarsınız :)
benim bırakıp eşimle bir kahve içebileceğim insanlar yok
şöyle güzel bir banyoyu annem yada kayınvalidem geldiğinde oda yaklaşık ayda bir yapabiliyorum
yoksa sürekli kapıyı tıklatıp annnnnneeee diyen birisi var ve o herşeye değer :)
Benim de yok normalde ailem başka şehirde. Kayınvalidemler de kış aylarında 40 km falan uzaklıkta. Ama bu zmaanları kötü geçirdiğşm için mümkün olduğunca kendime vakit yaratıyorum.
İşte ben değer diyemiyorum, der miyim onun derdindeyim. Anne kimliğiyle yaşamak istemiyorum, her şeyden önce Koalina'yım, kadınım; anne değil.
 
Benim de yok normalde ailem başka şehirde. Kayınvalidemler de kış aylarında 40 km falan uzaklıkta. Ama bu zmaanları kötü geçirdiğşm için mümkün olduğunca kendime vakit yaratıyorum.
İşte ben değer diyemiyorum, der miyim onun derdindeyim. Anne kimliğiyle yaşamak istemiyorum, her şeyden önce Koalina'yım, kadınım; anne değil.
kadınlar gerçekten müthiş yaratılmışlar
ben mesela şimdi işteyim akademisyenim
öğlen arası bir 10-15 dakika anneyim
öğleden sonra dersim var öğrenciyim
akşam evime gidince ev hanımıyım
çocuğumu bakıcıdan alınca anneyim
eşim gelince eşim
aslında hepsinde kendimimiz
sadece biraz zamana ihtiyacımız var
kendime illaki zaman ayırıyorum ama şuan sadece bana çok ihtiyacı olan birisi olduğu için eskiden 2 saat birşeye ayırıyorsam şimdi yarım saat
ama gelip geçiçi 3 yaşında herşey rutine oturacak inanıyorum
 
4. Aydan sonrası çok değişiyor. Bir kere sizi görünce gülmeye başladı mı sizi tanımasının verdiği gurur ve etkileşime geçebilmesi var. Aşk olayını anlamadım yalnız, çok seversin tamam da çocuğuna aşk hissetmek tuhaf değil mi zaten? Ben anneme karşı bir aşk hissetmediğim gibi çocuğuma da aşk hissetmiyorum ama seviyorum o ayrı.
Bu arada bizim doktor 3 yaşına kadar aktivite önermedi sadece oyun oynayın ve sevin başka bir aktiviteye ihtiyacı yok diyor. Zaten ben bireyleri öğretmeye çalışsam da çalışmasam da kendi hazır olunca bir anda yapmaya başlıyor.
Aşk dediğim o bahsettikleri hiç bir şeye benzemeyen sevgi...
Aktivite çok önemli mi onu da bilmiyorum neticede er ya da geç hepsi konuşacak yürüyecek
 
X