zeynep hanım size söyledikleriniz açısından kesinlikle katılorum ancak..bazı şeyleri fazlasıyla yaşamış görmüş olarak şunu söyleyebilirm,bazen ilişkiyi yalnız yaşayan bilir..şiddetin her türlüsüne karşıyım lakin işi o konuma dek getirmemek gerektiği gerçeğinide atlamamak lazım..her koca melek değil malesef..sizin ki sakin öbürü öfkeli,kimisi eşinin peşinde divane olur,kimisi anlamaz böyle şeylerden..herkesin eşi farkı yapıdadır.herkes boşanırsa toplumda evli insan kamaz.Dolayısıyla en akılcı yöntem bazen karşı tarafın huyuna suyuna göre davranış sergilemektir..madem o evlilik yapıldı o halde sürmesi için maksimal şartlar denenmeli..her yola başvurulmalı.Şimdi arkadaşımız bize belki bazı şeyleri eksik anlatıyor bile olabilir.Saygı duyarım,anlatmak istemediği şeylerde olabilir.Eğer ciddi anlamda psikolojik sorunları olan birisi dğeilse davranışımızı gözden geçirerek ilşkiyi düzgün şekilde yönlendirebiliriz.geçimsizlikte tek çare boşanmak değildir.Çünkü özellikle türk toplumunda boşanıldıktan sonra yaşanılacak travmalar (ki bunlar sosyal sözlü,gizliden baskıyla uygulanan ama çok derinlere işleyen bir şiddet türüdür) bazen evlilik içersinde bunaltan tartışmalardan daha ağır ve hezeyanlı olabiliyor.Ben işe objektif olarak bakılması gerektiği inancındayım..Seda arkadaşımızın asıl anlatmak istediğide aslında bu idi..Hakikaten neden eşimize misafirden daha az hürmet gösteririz ki? asıl hak eden misafirmizmidir ki o hürmeti..? bu ve benzeri türde tarafsız düşüncelerle yolumuzu bulabilir işi boşnmaktan daha akılcı yöntemlerle çözüme ulaştırabiliriz..
O yüzden sevgili glorya hanımcım hemen boşanma taraftarı olmayınız..Çok bilmişlik etmediğimi başından bir sürü durum geçmiş ve bunları tecrübelerle sabit oluşundan dolayı yazdığımı bilmenizi isterim.Madem o evden çıktınız,o halde bir müddet eşinizi arayıp sormadan şöyle bir kendiniz dinleyin,nasıl olamlıydı,hatalar nerede başladı? şiddete götürecek noktalarda ben olayı başka şekilde yöönlendirse idim nasıl olurdu? kırılma noktalarını bulup o noktalarda daha mantıklı hareket edebilirmiyidim? gibi sorularla içsel değerlendirmelerde bulunun..Belkide gerçekten eşinizin ya da belkide gerçekten siiznde hatalı olduğunuz kanaatine varabilirsiniz.Ben bekara karı boşamak kolaydır sözüne katılıyorum..Ve unutmayınız ki;her kapının ardında yaşananı insanlar kendileri bilir.Herkesin evinde sorunları vardır,sakın ha herkesin hayatını toz pembe zannederek hareket etmeyiniz..Ve en son eğer gerçekten en iyinin boşanmak olduğuna karar vermişssenizde arkanza dönüp asla bakmayınız..
allah hakkınızda hayırlısını versin..sevgiyle kalın..[/QUOTE
Benim ilk sayfalarda ki yorumlarıma bakmışsanız zaten fikirlerimi görmüşsünüzdür.Ben anlaşabilmek için sakin olunmasını ,birbirini dinlemek vs vs gibi şeylerin olmamasını zaten söylemem ve git boşanda diyemem.Benim üzüldüğüm şey erkekleri haklı çıkarıp kadınların dayağı resmen hakettim yedim kıvamında bulmasına ve erkeklerinde ee bak işte 2 dayak attım sesi çıkmıyor artık diye böbürlendirilmesine kesinlikle karşıyım. Kadınlar böyle yaparsa erkeklerde böyle düşünür.Tüm suç üzerlerine alınarak kadınlar kendilerini suçlu hissediyor,erkeğin yanlış yaptığını anlaması gerekirken kadın kendini e bak ben tutmadım çenemi yedim dayağımı hakettim pozisyonuna düşürüyor. Kimse kimseden üstün değildir, burda okuyorum hep ,kadınlar kocalarında dayak yemiyorlar diye seviniyorlar bide,Allaha şükür kocama sesimi çıkarmadım o da vurmuyor diyorlar ve hep aman herşeye he he de diye öğüt veriyorlar,ben demiyorum bağrış çağrış olsun insanlar kavga etsin ama tartışma olucaksada olucak ,ezik bir şekilde herşeye he he diyen bir insanda sonunda patlar , insan içindekileri söylemeli,karşımdaki sinirlenicek diye ben niye yutayım lafları.Gencecik kızlar kul köle oluyor ,burası için söylemiyorum ama o kadar çok konularda rastlıyorum ki gerçekten üzücü bence