Dert yok, Sohbet var.... :)

benim kv ve kp, isteme-nişan dönemindeki ayıplarını kapatmak istiyorlar o yüzden görüşmek istiyorlar,
annem de kibarca reddediyor.
ben yokken ailemin arkasından atıp tuttuklarına yüzde yüz eminim.. eşimle de çekiştirdiklerini biliyorum.
tartışma anlarında eşimin bana normalde söylemeyip ağzından kaçırdığı düşünceleri oluyor çünkü..
bunlar da hayat tarzıyla alakalı şeyler..

benim ailem de eşimin ailesi de aman çocuklar mutlu olsun da karışmayalım diyen insanlar.
o yüzden iki ailenin biraraya gelme zorunluluğu yok diye düşünüyoruz eşimle..
biraraya gelmeleri imkansız da değil..
babam muhabbetli insandır, bir iki espri patlatır o pas verir ben golü atarım idare ederiz bir şekilde.
 

sizin benimsediğiniz tercihlerin benim tarzım olmadığını esprili bir şekilde yazdım sadece.. yoksa bodoslama eleştirmek haddim değil..
 
sizin benimsediğiniz tercihlerin benim tarzım olmadığını esprili bir şekilde yazdım sadece.. yoksa bodoslama eleştirmek haddim değil..

Yok zaten eleştiri olarak algılamadım ama açıklama ihtiyacı duydum birden. insanlar bambaşka hayatlar yaşıyorlar elbette.. Ben çok uzun süre Türkiye'de yaşamadım. Sanırım farklı kültürlerin etkisiyle hayatımı böyle biçimlendirdim. Doğal olarak yakın çevremden bile çok insan yadırgıyor. Yeri geldi eleştirildim o yüzden ben de herhalde direk açıklama yapıp durumu izah psikolojisine giriyorum :44:
 

sizin benimsediğiniz tercihlerin benim tarzım olmadığını esprili bir şekilde yazdım sadece.. yoksa bodoslama eleştirmek haddim değil..

aslında bu bana çok uzak değil..
ben de kıskanırım eşimi yalan yok, ama kendisi benden ayrı bir şeyler yapmak istese ve bana da fırsat verse ben mutlu olurum..
Bir de benim kıskançlığım öyle abartılı değildir. hayatı zindan etmem yani.. mızmızlanarak söyler geçerim, unuturum gider..

Galiba bunların olabilmesi için henüz erken.. Birkaç yıl sonra olabilir diye düşünüyorum..
 

onun etkisi büyük sanırım..

önemli olan kesinlikle eşlerin birbirlerinden beklentisi..

eşinizle bu noktalarda birbirinizi tam olarak dengelediğiniz için güzel bir uyum sağlamışsınız..

türk erkeği genelde rahat bırakılmak ister, ama karşılığını asla vermez.. yani ben sizin gösterdiğiniz anlayışı eşime göstersem dahi (ki göstermem mümkün değil ) bunun karşılığında aynı özgürlük alanını bana asla sunmaz (eşim de uzun süre yurtdışında yaşamış biri)

bu yüzden hem eşinizi, hem sizi tebrik etmek isterim :)
 
bişeyi çok merak ediyorum kızlar
kürtaj hakkındaki düşünceleriniz nedir?

yani günah külyekün günah mıdır?
aldırılabilecek bir durum var mıdır?
yoksa aldırıp aldırmamk çiftin insiyatifine mi kalmıştır?
 

Yeri gelir ben de kıskanırım ama 1 dakika sürmez. Bir de iş çevirecek adam iş yerinde öğle tatilinde bile yapacağını yapar diye düşünüyorum. İlla karısı olmadan gece dışarı çıkması gerekmez. Önemli olan kendine ve eşine saygı...Saygı duymayı biliyorsan yanlış yapmazsın gibime geliyor.
 

İstenmeyen bir gebelikse aldırırdım sanırım ben.
 

Evet eşim bunları kaldırmayabilirdi de.ama en az benim kadar kadın haklarını savunuyor. bu açıdan gercekten şanslıyım.Hatta iş yerinde kadınların örgütlenip, erkek üst yöneticilerin mobbingine ve küfürlü konuşmalarına karşı bir kadın kolu kurmalarına ve kadın haklarını daha fazla savunmalarına bile ön ayak oldu...Türkiyede tipoloji bambaşka...Bağlılık ve bağımlılık karıştırılıyor. Erkekler kadının kendilerine bağımlı olmasını istiyorlar, bağlı olmaları yeterli görülmüyor. Tabi kendilerine sınırsız hak tanıyorlar her konuda.
 

aaaaaa sen bana saygısız mı diyosun şimdi

hanım hanımmm parçalarım seni



tabi canım yapacak adam her türlü yapar.. o noktaya kesinlikle katılıyorum..
 

Ruhen hazır değilsem, mutsuz, problemli bir çocuk yaratacağıma aldırmayı tercih ederim sanırım.
 

dine göre belli bir süreye kadar alınabiliyor diye biliyorum.. ama tam emin değilim..

allah böyle bir karar vermek zorunda bırakmasın kimseyi.. zor..
 
kürtaj çok boyutlu olarak ele alınması gereken bir konu..

öncelikle bebek, hem kadının hem erkeğin üzerinde hakkı olan bir varlık..
ikinci olarak, kadın bedeniyle alakalı..

tartışmaların ilki, bir hayatı sonlandırmanın söz konusu olması..dini, ahlaki ve hukuki boyutları...
ikincisi, rıza dışı ilişki-tecavüz sonucu hamile kalan bir kadının o çocuğu doğurmak zorunda kalması doğru mudur?
üçüncüsü, sağlıklı olamayacak bir çocuğun yaşamının anne karnındayken sonlandırılması yanlış mıdır?
son olarak aklıma gelen, doğacak çocuk sağlıklı bir ortamda yaşayıp büyüyebilecek midir?

bence kadının hakkı olan nokta, öncelikle hamile kalıp kalmayacağı olmalı..
artık bunun kontrol edilebileceği bir çağdayız..
sadece ben çocuk istemiyorum diyerek kürtaja kalkışmak çok doğru gelmiyor bana..
yine de büyük konuşmamak gerek..
 
aaaaaa sen bana saygısız mı diyosun şimdi

hanım hanımmm parçalarım seni



tabi canım yapacak adam her türlü yapar.. o noktaya kesinlikle katılıyorum..

ay dur dur...parçalama hemen...Saygı duymayan adam aldatırda herşeyi de yapar getirmiştim olayı.. Mekan neresi olursa olsun... İster pastane, ister hastane, ister meyhane...
 
benim düşünceme göre eğer plansız bir bebekse (doğum kontrol yöntemine rağmen hamile de kalınabiliyor sonuçta)
bu bebek aileyi mutusz, huzursuz edecekse
maddi manevi bebeğe hazır değiller ise
sağlık problemleri varsa

bence de bebek aldırılabilir

ama tabi hiç bir korunma yöntemi uygulanmadan
her sene ya da iki senede bir çocuk aldırılmasına karşıyım

bdv'de bir konu vardı da oradan geldi aklıma
 
Son düzenleme:

iki senede bir çocuk aldıran var mıdır ki?? Çocuk aldırmaya karşı olmadığım halde bu konuda hata yapma şansın çok olmamalı. (Ömrü hayatın boyunca 1-2). Bunun ötesi aptallıktır bana göre.
 

var var
ben hayatı boyunca 5 adet kürtajı olanı duydum ki
yuh dedim
 
ay dur dur...parçalama hemen...Saygı duymayan adam aldatırda herşeyi de yapar getirmiştim olayı.. Mekan neresi olursa olsun... İster pastane, ister hastane, ister meyhane...

evet kesinlikle..

hiçbir zaman "benim kocam benim haberim olmadan hiçbir şey yapamaz" diyemem.. dileyen, dilediğini, becerebildiği ölçüde kandırabilir vs..

ya da kendim dahil kimseye "bu asla şöyle birşey yapmaz" şeklinde bir güven duyamam.. kendime dahi yüzde yüz güvenemediğim için, kocama o kadar güvenmem, akıl sınırlarım içinde mümkün değil..

beşer şaşar.. allah şaşırtmasın.. olduktan sonra, ister barda tanışmış, ister otobüste ayak üstü.. hiç farkı yok..

------------------

yine de erkek arkadaşlarıyla her hafta alemlere akamaz, gidecekse beni de götürsün, beni götürmeyecekse gitmesin. beni götürmeden gidecekse de eve dönmesin, eve dönecekse de ben evde olmayayım
 
@rzme

naber???
 
Son düzenleme:
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…