Eş ailesi nedeniyle evliliğimi benimseyemiyorum

Esinizin ailesi ile anlasamiyorsunuz, tartışma yaşıyorsunuz. Hayatınızı her anlamda kontrol etmek isteyen insanlar. Bayramda ve özel günlerde bulusursunuz, zamanla iyiye giderse diyalogunuzun devamı gelir. Bu şekilde sürekli bir tartisma yaşanıyor, iki taraf arasında yüz yüze bakacak durum kalmaz böyle giderse. Eşinizin bilmem kac yıllık anne babası, gitsin görsün yani. İlla sizi çanta gibi taşımasına gerek yok ama rica edin laf tasimasin. Sizde kendi islerinize-hayatiniza bakarsınız. Eş ailesinde iyiye denk gelirseniz ikinci aileniz gibi olur ama gelmezseniz zorlamaya da gerek yok.
 
Evlilik dahil 2.5 yıldır beraberler aslında ne kadar az dimi düşününce
5 senedir tanıyorum eşimi, bunun 2.5 senesinde beraberdik. Öncesinde onunla ilgili olumsuz bir izlenimim olmadı. Çekirdek ailesi dışında çevresinde sevilen biri, bunlar arasında ortak tanıdıklarımız da var.
 
Çok ama çok teşekkür ederim. Gerçekten acı çekiyorum, adaletsizlik yapmaktan da çok korkuyorum bir yandan. Nihayetinde hiçbirimiz ailemizi seçemiyoruz. Ben onu kesinlikle zorlamazdım, bu doğru, kendisi de zorlamadığını iddia ediyor ama sorumluluğu üzerime atıyor. Sen görüşmezsen ben de görüşmem diyor. Minimum seviyede mesafeli görüşmek en doğrusu, umarım bunu uygulayabiliriz.
 
Nişan döneminde resmen Allah size her şeyi göstermiş ama siz inatla hayır evleneceğim demişsiniz.
evladınız olunca evlilk daha da yük gelecek size.
Çok doğru, keşke şu an baktığım gibi bakabilseydim. Belirli bir mesafeden yaşayınca durumun ciddiyetini farkedemedim. İçine girince anladım.
 
Paragraflar ayırdığınız kayınaile suçlu olsun istiyorsunuz ama asıl sorun bu alıntıladığım kısaca geçtiğiniz paragrafta. Eşiniz düşündüğünüz gibi size kıymet veren, sizi önceliklendiren biri olsaydınız bunların hiçbirini yaşamazdınız. Ayrıca öfkeli değilken herkes iyidir zaten. Önemli olan tartışmada nasıl davrandığı. Eğer tartışma sonucunda fikri değişmiş olsa tekrar tekrar gündeminizde ailesi olmazdı. Eşiniz safa yatıyor, siz kavga gürültü mücadele ediyorsunuz. Bir insanın ebeveyn evi mobilyalarının yenilenmesinin düğün masrafı olduğunu sanması için doğduğu günün ertesinde evlenmesi lazım.
 
Tavsiyeniz için çok teşekkür ederim. En makul seçenek bu gibi görünüyor. Eşimin de kabul etmekten başka bir şansı yok, diğer türlüsünü ben kaldıramıyorum.
 
Siz öncesinde başka bir hayal kırıklığı yaşadınız mı yani toplamda tanışma süreniz çok az değil mi
Nişanda anlattığım şeyler dışında büyük bir hayal kırıklığı yaşamadım sanırım. Aileler dahil olana kadar eşimle mutluyduk. Beş senedir tanışıyoruz, iki buçuk senedir birlikteyiz. Onu çocukluğundan beri tanıyan ortak tanıdıklarım da var. Ama işte ailesi dışarıya karşı iyi oynadığı için gerçek yüzlerini görememiş kimse.
 
Yazdıklarınız beni çok düşündürdü. Ben de bu evlilik sürdürmeye değer mi diye sorgularken aslında içten içe bundan korkuyorum. Zor bir çocukluk yaşadım, babam çok sorunlu biriydi eskiden ve bizi olur olmadık yerlerde utandırırdı. Eşimin ailesine duyduğum öfkeyi eşime mi yansıtıyorum, onu mu günah keçisi yapıyorum diye hep kendimi sorguluyorum bu yüzden. Zamanında yaşadığım şeyleri yaşatmayayım istiyorum. Ama o da bu kadar saf olamaz, bu nedenle de güvenimden oldu zaten. Şimdi bin dereden su getirse arınamaz, unutturamaz yaşananları. Fikri değişmiş gibi yapıyordur belki de...
 
Açıkçası sadece nişanda yaşanan şeyler bile başlı başına büyük. Benim yaşım sizden daha küçük o yüzden çok tavsiye vermek istemiyorum ama evli bir çiftin sadece kavga etmediği zamanlarda değil, kavga ederken de iyi olması gerektiğini düşünüyorum. Belki bir çift terapisi ve eşinizle sizin ayrı ayrı alacağınız terapiler iletişim, sınır koyma konusunda yardımcı olabilir.
 
Eşinizin ailesi eşiniz yüzünden hayatınızda olan insanlar. En başta ailesiyle sizi bu kadar yüz göz etmemesi gerekirdi. Olan olduktan sonra artık kendisinin arayı bulması ya da yalnız görüşmesi gerekirdi. Mobilya ödetmeye, altınları almaya çalışmak vs. bunlar çok çirkin şeyler. Üzerine hala ya hep birlikte görüşelim ya hiçbirimiz diyor. Yine sorumluluğu sizin üzerinize yıkıyor. Siz görüşmeme kararı alsanız, ileride anne-babasına bir şey olsa günah keçisi siz olacaksınız. Bu arada da her öfkelendiğinde "senin yüzünden..." laflarına muhattap olacaksınız.

Eşinizin anne babası hiçbir şeyiniz. Sorun arayı bulmayan, işlerin bu raddeye gelmesine izin veren ve öfkelendiğinde sizi kırmaktan çekinmeyen eşinizde. İyiyken herkes iyidir. Daha 2.5 yılda bunları yaşadıysanız devamını düşünün.
 
Paylaştığınız için teşekkür ederim, eşiniz çok şanslı karşısında sizin gibi biri var. Benim eşim de aylarca konuşmadı ama ailesi sınırdan anlamıyor, ailesinin değişmesini beklemiyorum açıkçası ama eşim evliliğinin devam etmesini istiyorsa değişmek ve kaybettiği saygıyı kazanmak zorunda.
 
Kısım kısım okuyarak yorum yazıyorum.
Birincisi evlenirken kayın ailenin eşyalarını yenileyip düğün masrafına saymak hangi yörenin adeti? Ve bu yalana kim inanır? 30+ yaşındaki kocanızın cidden buna inanarak mı hareket ettiğini düşündünüz? Yaşıtız konu sahibi, kurban olayım bu y kuşağına ne oluyor? Niye herkese her şeye böyle güveniyoruz biz? Bak ilk burada işaret gelmiş, ta burada başlamış.
Dini nikahta yapılan zaten başlı başına saçmalık. Nikah yapılırken rızam yok demek ne ya? Valla bu işin ederi tam yeri ve zamanında çıkacak bir cıngarmış. Ama iyi sabretmiş aileniz.
Altın konusunda vermemeniz tam isabet ama el öpmeye diye gidip kafede beklemeniz hiç olmamış. Bu insanlara el öpmeye gidilir mi ya? Hiç gitmeyecektiniz, bari etrafa yaydığı dedikodunun altını doldurmuş olurdunuz. Ben olsam şaşırdım hadi gittim kapılarına, kavga çıktı diyelim. Eşimi orada bırakır çeker giderdim evime. Ne bekleyeceğim kafede mafede.
Valla lafı evirip çevirmeyerek yorumumu noktalıyorum. Beğenmiyorsan boşan git defol diyen koca ile iyiyken iyi olmak bir ölçüt değil. Bak mesela ben de iyiyken çok iyiyimdir. Ama bir de sinirliyken, olay çıkmışken görmek lazım. İyiyken herkes iyi konu sahibi.
Kısacası güvenmemekte, benimsememekte sonuna kadar haklısınız. Altını verseydiniz, eşya borçlarını ödeseydiniz sizden iyisi olmazdı. Sorunun temeli burada. Sizi yönetemedikleri için kızgınlar, şahsınızla alakası yok. Siz değil de Fatma olsaydı, yine aynısı olurdu. Eşiniz de içten içe uymanızı bekliyor, ondan böyle oluyor bence.
 
Tavsiyenizi çok yerinde buldum, teşekkür ederim. Devam edersek bir terapiste gitmemiz gerektiğini, öbür türlüsünü kaldıramayacağımı söyledim eşime. Umarım faydası olur.
 
Bir ömrü bu aileyle heba edemezsiniz zaten sonunda hasta olursunuz. Ya eş ailesini hayatınıza dahil etmeyeceksiniz (eşiniz görüşürse görüşsün ama size yansıtmasın gerçi eşinizi de yer bitirir bunlar) ya da boşanacaksanız. Ama lütfen çocuk konusunda çok dikkat edin, eğer yarın öbür gün ayrılacaksaniz bu aileyle aranızda çocuk bağı oluşturmayın, çocuk da arada derede hasta/perişan olur. Hiç normal değiller.. Okurken fenaliklar geçirdim
 
İleride beni suçlamasından korkuyorum, böyle bir karar verecekse kendisi versin istiyorum ben de. Ama aileyi kesip atmak da gerçekçi gelmiyor. Bunca sene bu muameleyi normal karşılayıp bundan sonrasında mı sorun edecek... Eşimin sorumluluk alması lazım, yoksa dediğiniz gibi devamı iyiye gitmeyecek, farkındayım.
 
Masallah yine deccalden az evvel dogmus bir es ailesi. Bosverin bu saatten sonra iliskinizin duzelecegini dusunmuyorum, ne kadar az gorusurseniz hatta gorusmezseniz sizin icin daha iyi. Esiniz aradaki dengeyi bir sekilde kurabilirse ne ala, kuramazsa olacaklar uc asagi beş yukari belli.
 
Söyledikleriniz kulağıma küpe olacak. Ne desem bilmiyorum, çok doğru. Keşke bu para mevzularında geri adım attıklarında alttan almak yerine gereken tepkiyi verseydim. İnsan yaşarken bazen göremiyor işte. El öpmeye gitmek benim de içime sinmedi, annesi telefonları açmayınca ben evlerine gitmeden doğrudan cafeye geçtim. Eşimin evden almak istediği eşyalar vardı ve annesiyle derdi ne diye konuşmak istedi. Kavga edip sinirden ağlayarak çıktı. Son paragraf için ayrıca teşekkür ederim, hislerimi onaylamanız kalbimi biraz olsun ferahlattı. Hep sorun bende mi diye kendimi sorgulamaktan o kadar yoruldum ki.
 
Çocuk düşünmüyoruz, çok doğru söylediniz, olsa da perişan olurdu arada.
 
Sesli güldüm, nasıl isabetli bir tabir bu Teşekkür ederim, ben de böyle düşünüyorum.
 
Katılıyorum, bu noktada görmezden gelerek ben de hata yaptım. Şimdi de bedelini ödüyorum. Allah beterinden korusun.
 
`