Yeni işiniz, hayatınız hayırlı olsun, bol şans diliyorum öncelikle size.
Çok şükür anneniz, babanız hayatta, arkanızdalar. Yuvadan dışarı atılan ilk adımların insanı tedirgin etmesi çok normal. Çok cesurca, kendiniz için harika bir karar vermişsiniz. Bu adımı atmak bir çok korkunuzu yenmenizi sağlayacak emin olun. Kim bilir ne zaman görüşebileceğiz diyorsunuz ama hasretlerinden deliye dönerseniz, iş bir bilete bakar. Kim tutabilir sizi? İmkansız engeller yok aranızda. Olmadı bir otobüse atlar, bir gece yanlarında kalır, sonra işinize geri dönersiniz. Hiç alışamazsanız, aileniz orada, her zaman dönebileceğiniz yuvanız da öyle.
Durumlarımız benzemiyor ama belki size biraz cesaret olur diye anlatmak istedim. 16 yaşımda ailemi kaybettim. Bir başıma yobazlığın nirvanasında akrabalarla baş başa kaldım. Hem okumak, zorla evlendirilmemek için onlarla savaşmam, hem kendi hayatımı inşa etmem gerekiyordu. Üstelik o zamana kadar anne&babamın dizinin dibinden ayrılmamış, dünyadan bihaber, çekingen, asosyal, kendine pek güveni olmayan, liseli bir ergendim sadece. Yuvadan dışarı uçmadım, resmen itildim yani, öyle ani oldu ki, hazır mıyım değil miyim diye düşünmek aklıma bile gelemedi. Ve başaramazsam gönül rahatlığıyla dönebileceğim bir yuva da yoktu, bir kara delik vardı sanki. O kara deliğin korkusu pes etmemi engelledi. 16 yaşımda başardım ayakta kalmayı, kendime bir yol tutturmayı. Üniversiteyi kazandım, burslar buldum, akrabalarla mahkemeler cabası... Bakınız, hala hayattayım. =) Siz 22 yaşında, elinde mesleği olan, korkularının üstüne gidebilen genç bir kadınsınız. İleri bir adım atma cesaretinizi kaybetmediğiniz sürece her şeyin üstesinden gelirsiniz. Bir gün geri adım atmak isterseniz, o hakkınız da hala duruyor.